SON DAKİKA
Hava Durumu

#Numan Kurtulmuş

Söz Bursa - Numan Kurtulmuş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Numan Kurtulmuş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Numan Kurtulmuş: 'İmralı yasadan yararlanamaz' Haber

Numan Kurtulmuş: 'İmralı yasadan yararlanamaz'

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve 'ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim' diyen insanlar bundan istifade edebilecek. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisi yasanın bu haliyle yaralanması mümkün değildir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakırköy MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen 17’inci Milli İrade Buluşması, "Terörsüz Türkiye" programına katıldı. Programa TBMM Başkanı Kurtulmuş’un yanı sıra Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve çok sayıda davetli yer aldı. "5 yılda, 8 yılda, 10 yılda gelinen noktayı Türkiye 1 yılda katetmiştir" Programda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Türkiye için fevkalade önemli dönüm noktalarından birisinden geçiyoruz. Bu sürecin oldukça iyi bir şekilde anlatılması, toplumumuz tarafından benimsenmesinin temin edilmesi bakımından sadece siyasete değil, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerimize, kanaat önderlerimize ve toplumda gerçekten etkisi olan her bir kardeşimize çok büyük sorumlulukları düşüyor. Dünyanın içinde bulunduğu dönem belki de yakın tarihimizin hiçbir zaman şahit olmadığı kadar kırılgan bir dönem. Türkiye çok büyük fırsatlarla çok büyük risklerle eş zamanlı karşı karşıya durumda. Dolayısıyla Türkiye'nin öncelikle kendi iç kalesini tahkim etmesi, içerisindeki meselelerini halletmesi ve bölgesinde de güçlü bir ülke olarak, güçlü bir merkez ülke olarak yoluna devam etmesi lazım. Yasanın da sizi temin ederek söylemek söylerim ki bir tek cümlesinden bir tek kelimesinden asla toplumun büyük kesimlerinin rahatsız olması mümkün değil. Dolayısıyla gelinen süreç önemli bir demokrasi başarısıdır. Önemli bir sınavdır. Ve Türkiye ayrıca bütün geçmiş çatışma çözümleri örneklerine bakıyoruz. Başkalarının diyelim İran'ın ya da farklı başka yerlerdeki örgütlerle devletin bütün konuşması süreçlerinde 5 yılda,8 yılda, 10 yılda gelinen noktayı Türkiye bir yılda katetmiştir. Bu büyük bir başarıdır. Önemli bir başarıdır" dedi. "KÜRT EVLADININ HANGİ GEREKÇEYLE OLURSA OLSUN ELİNE SİLAHI ALARAK DAĞA ÇIKMASINI MÜMKÜN KILMAYACAK BİR ORTAMI OLUŞTURMAK" Bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin lehine işlediğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ediyorum aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba bütün uluslararası ilişkiler okullarında bütün kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model Türkiye modelidir. Ben bu modelde en başta geçen başta bu süreçteki üstün liderliği dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza, Devlet Bahçeli'ye, siyasi partileri destek veren bütün liderlerine huzurlarınızda teşekkürü bir kere daha bir borç olarak telafi ettiğimi ifade etmek istiyorum. Şimdi değerli arkadaşlar Türkiye'nin bu Terörsüz Türkiye yoluna girmesiyle ilgili öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, bölgedeki gelişmeler de bizim lehimize bir takım durumları ortaya çıkardı. İçeride siyasal iklimin terörist Türkiye'yi kabul etmesi partilerin bir uzlaşıyı ortaya koyabilmesi aslında toplumsal mutabakatın da çıktığını gösteriyor. Suriye'nin güneyindeki unsurların İsrail tarafından ayaklandırılarak orada bir Dürzi ayaklanmasının ortaya çıkarılması çok şükür önlendi ve Suriye'nin kendi içerisinde hatta ve hatta Dürzilerin içerisindeki makul çoğunluğun da direnmesiyle orada bir ayaklanma ortaya çıkmadı. Uzatmak istemiyorum. Bu bölgedeki bu gelişmelerin tamamı da Türkiye'nin lehine olan bir gelişmedir. 27 Nisan 2025’de İmralı’nın yaptığı açıklamayla birlikte örgüt de yeni bir sürece girdi. Çok açıkçası örgütün tasfiye edeceğini, örgütün artık silahlı mücadele dönemini geride bırakması gerektiğini ve Türkiye için doğru yolun demokratik bir mücadele olduğunu çok açık bir şekilde beyan etti ve arkasından da bir şekilde tekraren bu beyanlar kamuoyuyla paylaşıldı. O zamanlar itiraz eden bazı arkadaşlara da şunu diyordu; ‘Elinde silah olan ve kırk yılı aşkın bir süre Türkiye Devleti'ne Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle savaşan örgüt diyor ki silahları mı bırakacak'. Biz adama silahları bırakma mı diyecektik? Silahları bırakacaksan gel bakalım. Bu silahları bırakacaksın. Yolu yöntemi budur. Bugüne kadar gelmemizde örgütün bu silah bırakma iradesinin de önemli bir etkisi olduğunu ifade etmek isterim. Şunun da altını çizmek isterim. Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi asıl on yıllar boyunca silah satıldığını silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele, bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmak, inşallah bunu sağlayacağız" dedi. Bunun asla bir partinin ya da iktidarın meselesi olmadığını Türkiye'nin meselesi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren koyduğu perspektif bu bizim siyasi hayatımızın en önemli projesidir. Türkiye'ye yapacağımız en büyük katkıdır ve Türkiye'yi terörden kurtarmış olursak bunun mutlaka bölgede de terörün ortadan kalkmasına vesile olacağına olan inancıdır. Dolayısıyla burada hem siyasi ilginin hem örgütün iradesinin hem bölgesel şartları hem içeride Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ortaya konulan siyasi iradenin hepsinin birleştiğini hepsinin bütünleştiğini biliyoruz ve buraya kadar da bunların hepsi bir arada geldiği için farklılıkla geldi. Ayrıca bu süreçlerde örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde ilk sefer Türkiye'de konu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşınmış ve milletin bir gözü milletin vekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ortak bir iradeyle hareket etmiştir. Başından itibaren şunu söyledim. Bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç veren, kuvvet veren, destek veren herkesin başarısı olacaktır. Eğer Allah muhafaza bu duvar yıkılacaksa hep beraber altında kalacağız. Hiç kimsenin buradan kurtuluşu yok" diye konuştu. "İMRALI DAHİL ÖRGÜTÜN HİÇBİR ÜST DÜZEY YETKİLİSİ YASANIN BU HALİYLE YARALANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR" Terörsüz Türkiye yasasına ilişkin üç sigortaya dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu yasanın içerisinde üç tane sigorta vardır. Şöyle bir şey var 'ya, ya örgüt silah bırakmazsa?' Öyle mi? Burada yasanın metni burada. Üç tane sigorta var. Birincisi birinci madde. Birinci madde yine raporda kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün silahlarını bıraktığı bütün unsurlarıyla birlikte kendini feshettiği devletin güvenlik birimleri tarafından kontrol edildikten, tespit edildikten sonra konunun ülkenin en büyük güvenlik kurulu olan Milli Güvenlik Kurulu'nda benimse benimsetmesi ve kabul edilmesiyle birlikte yasa uygulamaya girer. Yani o kadar garanti alındı ki bütün unsurlarıyla birlikte örgütün tasfiyesi silahların tespiti bununla ilgili sahada gözlemlerin yapılması bu da yetmiyor. Milli Güvenlik Kurulu'nda bu konunun gündeme getirilmesi, Milli Güvenlik Kurulu'nda kararlaştırılması ve ondan sonra bu yasa uygulamaya girecek. Birinci sigortamız bu. İkinci sigortamız yasanın yedinci maddesinde belirlenmiş olan kurum Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Başkanlığında Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, Milli Sipariş Teşkilatı Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'den oluşan bir kurum ortaya çıkacak. Bu kurum tek tek dosyaları inceleyecek, bu dosyalarla ilgili kararları verecek. Bu dosyalarla ilgili kararları da ilgili mahkemelere göndererek bunların uygulanmasıyla ilgili talepte bulunacak. Hatta yasada bu kurula idari, adli ve yasal düzenlemelerle ilgili teklifte bulunma yetkisi de verilmiştir. Bu şu demek, bu kurulum onaylamadığı hiçbir şey olmayacak demektir. Üçüncü bir sigortayı daha yasa ortaya koyuyor. 7’nci maddenin içerisinde o da bu süreçlerin kontrol edilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir izleme komisyonu. Siyaset partilerden oluşacak bir izleme komisyonu. Bu izleme komisyonu da Allah'ın izniyle süreçleri izleyecek, raporlayacak, yeri geldiği zaman, ilgililere tavsiyelerde bulunacak. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil. Bundan sonra da bunu ilanihaye devam eden bir yasa olarak tasarlamadık. Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve 'ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim' diyen insanlar bundan istifade edebilecek. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisi yasanın bu haliyle yaralanması mümkün değildir" diye konuştu. "AMAÇ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAHLARINI BIRAKMASI VE KENDİSİNİ TASFİYE ETMESİDİR" Terörsüz Türkiye hedefinen amacına değinen Kurtulmuş, "Artık bu memleketin hiçbir yerinde hiçbir dağında, hiçbir obasında silah sesi olmasın. Hiçbir şehrinde bombalar patlamasın. Hiçbir yerde insanlar terörün kurbanı olmasın ve bu ülkenin insanları birlik ve beraberlik içerisinde yollarına devam etsinler. Eğer Türkiye bu teröre harcadığı kaynakları teröre kaybetmiş oldukları insan gücünü eğer Türkiye kaybetmeseydi inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye olurdu. Şu anda var olduğundan sevindiğimiz birçok altyapı hizmetlerinin 30 evvel gerçekleşmesi mümkün olurdu. Ama maalesef Türkiye bunları gerçekleştiremedi. Tabii ki bu yasa her şey değil. Bu yasayla her şey bitecek değil. Tekrar ifade ediyorum. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir. Bu rapor Türkiye'de terörsüz Türkiye kapısını aralamıştı" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE'DE TERÖRDEN DOLAYI BİR TEK KİŞİ ÖLMÜYOR, BİR TEK KİŞİNİN BURNU KANAMIYOR" Çıkartılan yasanın Terörsüz Türkiye kapısını sonuna kadar açtığını belirten Kurtulmuş, "Bu kapı önümüzde bir yol açmıştır. Bu yol öyle hukuki siyasi falan sözlere de hiç gerek yok. Bu yol kardeşlik yoludur. Bu yol bütünleşme yoludur. Bu yol Türkiye'nin bütün şehirlerinin bütün kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yoludur. İnşallah bunu sağlayacağız. İki senedir Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor. Bir tek kişinin burnu kanamıyor. Türkiye'nin artık dağlarında terör değil, Türkiye'nin dağlarında bahar şenlikleri konuşuluyor. Türkiye'nin dağlarında insanlar bir araya geliyor. Doğulusu, batılısı hep bir arada şenlik havası içerisinde geleceğin aydınlık Türkiye'sini kutluyorlar. Sevgili kardeşlerim aynı şeyi Mardin'de, Şanlıurfa'da diğer şehirlerimizde, Anadolu şehirlerimizde de görüyoruz. Terörün geride kalmasıyla birlikte Allah'ın izniyle sadece ve sadece kardeşlik hakim olacak. Allah'ın izniyle Türkiye'de bir daha bütün terör ve ayrılık sözleri geride kalacak. Ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık yapan bir söze bu memlekette yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Türkiye büyük bir mesafe katetmiştir. Türkiye'nin bir arada olmasıyla bu birliği beraberliği sağlamasıyla birlikte Allah'ın izniyle bölgede de terörsüz bölgenin kapıları sonuna kadar açılacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gönlünde ve zihninde Türk'ü Kürt'ten, Kürt'ü Arap'tan, Sünni'yi Alevi'den ayırmadığı için bu işi Allah rızası için yapıyor. Bunun için bu bir siyasi proje olmaktan ziyade bir insani projedir. Aynı şekilde dedim meclis başkanı da aynı kafada. Meclis başkanı da bu ülkenin insanlarına aynı şekilde bakıyor ve bu ülkeyi Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı vesaire birbirinden ayrı görmüyor. Allah'ın izniyle bu bakış açısı en büyük avantajımızdır. İkincisi bütün bunları yapabilmek için ülkenin güçlü ve muktedir olması lazım" dedi.

Numan Kurtulmuş: '40 yıllık terör süreci bitiyor' Haber

Numan Kurtulmuş: '40 yıllık terör süreci bitiyor'

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de, Kürtler de, diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir" dedi. 10 Ağustos Pazartesi günü başlayan Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun kapanış programı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşti. Program, genç hafız Muhammed Esed Can'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. "GENÇ DİPLOMASİ FORUMU'NUN BUNDAN SONRA GELENEKSEL BİR HALE GELECEĞİNİ GÖRÜYORUZ" Programda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğinin başkan yöneticilerini ve tüm katılımcıları selamladı. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda etkinliği gerçekleştirenlere teşekkür eden Kurtulmuş, "Ümit ediyoruz ki bu adada bundan sonra da yapılacak olan çalışmalarla Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulması ve dünyanın gerçekten güçlü, aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesi mümkün olsun. Özellikle bugün burada icra ettiğimiz 6 günlük bu programın son toplantısıyla birlikte aslında Genç Diplomasi Forumunun artık bundan sonra geleneksel bir hale geleceğini görüyoruz. İnşallah bundan sonra devam edecektir ve çok başarılı çalışmaları ileriye doğru taşıyacaksınız" dedi. "AMERİKA'NIN LİDERLİĞİNİ YAPTIĞI, DÜNYANIN HER YERİNİ YÖNETTİĞİNİ ZANNETTİĞİ BİR DÖNEM GERİDE KALDI" Dünya siyaseti ve dünyayı anlamak bakımından zor bir dönem olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda kurulmuş olan dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları, bütün kuralları ve hatta kavramları hak ile yeksan olmuş, geçerliliğini yitirmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın o yıkıntılarının ardından kurulan sistemle birlikte 45 yıl devam eden Soğuk Savaş dönemi dünyayı ikiye ayırmış, bir tarafta Sovyetler Birliği ekseninde bir dünya, onun karşısında da Amerika Birleşik Devletleri ekseninde iki kutuplu bir dünya hükümran olmuştu. O dönemin içerisinde adı üstünde Soğuk Savaş'ın gereği olarak birçok ülkede çatışmaların, gerilimlerin ve iki tarafın büyük mücadelelerinin sürdüğünü hatırlıyoruz. O ülkelerden birisi de Türkiye'ydi. Özellikle o dönemde Türkiye, Soğuk Savaş'ın maalesef o soğuk yüzüne şahit olmuş en talihsiz ülkelerden birisiydi. Bunu ne için söylüyorum? Soğuk Savaş'ın ideolojik kamplaşmalarının bir sonucu olarak Türkiye'de 1980 öncesi özellikle sağ ve sol ayrımı ortaya konulmuş, binlerce gencecik evladımız bu çatışmalarda yitirilmişti. Şimdi 90'dan sonra yeni bir dünya ortaya çıktı. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin sembolü Berlin Duvarı'nın yıkılmasıydı. 1990'dan sonra 2021 yılının yazına kadar, yani Amerika Birleşik Devletleri Afganistan'dan apar topar çekildiği, o uçaklardan insanların yere düşer gibi uçaklara sarıldığı o görüntülerle birlikte tek kutuplu dünya sistemi de çöktü. Amerika'nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE YENİ DÜNYANIN, ÇOK MERKEZLİ DÜNYANIN EN ÖNEMLİ ÜLKELERİNDEN BİRİSİDİR" Yeni bir dönemin açıldığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu dönemin bundan sonra nasıl tecelli edeceğini, nasıl şekilleneceğini bugünden tahmin etmek tamamıyla mümkün olmayabilir. Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki, nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin en önemli birincil özelliği çok kutuplu, daha doğrusu çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak; bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır. Sizi temin ederek söylüyorum; Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir ve Türkiye yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Şimdi bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil; akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri yani hazırlık yapan ülkeler bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allaha çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır" şeklinde konuştu "TÜRKİYE SORUN ÇÖZÜCÜ, MÜZAKERECİ DİPLOMASİ ANLAYIŞIYLA MASADA HER ZAMAN OLUMLU KATKI SUNAN ÜLKELERDEN BİRİSİ OLMUŞTUR" Türkiye'nin müzakereci bir dış politika anlayışına sahip olduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları söyledi: "Önümüzdeki mesele ne kadar zor olursa olsun hiçbir meselenin diplomasi masasında konuşulmaması mümkün değildir. En zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye'nin lehine sonuçlar devşirebilecek bir dış politika algısına ve gücüne sahibiz. Bu sadece Türkiye'nin meseleleri değil, Türkiye'nin etrafındaki ülkeleri ilgilendiren meselelerde de böyledir. Örneğin Rusya ile Ukrayna arasındaki meselede bütün Batı ülkeleri sorunu çözmek konusunda aciz kalırken burada, İstanbul'da 2022 yılının Mart ayında Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde iki taraf aynı masa etrafında toparlandı ve müzakere etmeye başladılar. İnşallah birçok bölgede devam eden çatışmalar da Türkiye'nin bu anlayışı sayesinde çok ciddi şekilde çözüm istikametinde ilerleyecektir." "TÜRKİYE'NİN BİR TANE EKSENİ VARDIR, O DA KENDİSİNİN MİLLİ, YERLİ EKSENİDİR; TÜRKİYE'NİN EKSENİDİR" Türkiye'nin dış politikasının bir diğer özelliğinin aktif bir dış politika olduğunu belirten Kurtulmuş, "Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın bölge ülkesi, belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafya açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada Türkiye aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir. Türkiye birkaç hafta evvel NATO zirvelerine parlamenter başkanı hem liderler zirvelerine ev sahipliği yaptı. Türkiye NATO üyesi, Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi, Türkiye Avrupa Birliği'nin aday ülkelerinden birisi, Türkiye Balkanlar'ın bir parçası, Türkiye Kafkaslar'ın parçası, Türkiye geniş coğrafyamızda Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirmekte olan bir ülke. Yani bir seferde saydığınızda onun üzerinde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Grubu'ndan tutun birçok Körfez İşbirliği'ne kadar birçok çevreyle ilişkisi olan bir ülke. Yani Türkiye'nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklı aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta biliyorsunuz Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur, Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye'nin eksenidir" değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE OLARAK PARLAMENTER DİPLOMASİ ALANINDA DA ÇOK GÜÇLÜ BİR ÇABAYI ORTAYA KOYUYORUZ" Türkiye'nin dış politikasının önemli özelliğinin ilkeli olması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Biz bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapı arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemiyoruz. Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz, ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde onlara da hizalanma mecburiyetine getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır. Bir başka önemli özelliğimiz ise dış politikada çok katmanlı bir dış politika izliyoruz. Başta Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da iş birliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri Komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, NATO gibi, AKPM gibi, Avrupa Parlamentosu gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "BÜTÜN YARDIM KURULUŞLARIYLA AFRİKA'DA, ASYA'DA, BALKANLAR'DA, KAFKASLAR'DA, AVRUPA'DA VAR OLAN BİR ÜLKEYİZ" Türkiye'nin kültürel diplomasisine de değinen Kurtulmuş, "Türkiye kültürel diplomasi bakımından dünyada en aktif şekilde faaliyet gösteren ender ülkelerden birisidir. Dünyanın her yerinde Türkiye'nin kültürel diplomasi kurumları; TİKA'sı, Kızılay'ı ve bütün yardım kuruluşlarıyla Afrika'da, Asya'da, Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Avrupa'da var olan bir ülkeyiz. Kültürel diplomasi kurumlarımızın her birisi iftiharla söyleyebilirim ki sanki bir Dışişleri Bakanlığı gibi hareket etmekte ve ülkelerde oluşturdukları ağlarıyla bütün dünya milletlerine ellerini tariz etmektedir. Bunun Türkiye'nin yükselen yükselişi olacağına inandığımız önümüzdeki dönemde fevkalade güçlü bir imkanımız olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye'nin dış politikadaki bir başka yaklaşımı ise özellikle Osmanlı'nın çöküş döneminden itibaren sürekli parçalanma, bölünme sürecine girmiş olan geniş coğrafyamızda birleşmenin, bütünleşmenin, bir araya getirmenin, derlenip toparlanmanın adresi olmak niyetimizdir. Bunu fevkalade güçlü bir şekilde de ortaya koyuyoruz. Bildiğiniz gibi Birinci Cihan Harbi sonrasında dağılmış Osmanlı coğrafyası, emperyalistlerin Sykes-Picot adı verilen bölme planı çerçevesinde iki temel fay hattı üzerinde bölünüp parçalandı. Bunlardan birisi etnik farklılıkların ayrıştırılma vesilesi haline getirilmesi, ikincisi ise mezhebi ve dini çatışmaların bir ayrılık vesilesine dönüştürülmesidir" ifadelerine yer verdi. "BU COĞRAFYADA DERLENME VE TOPARLANMA VAKTİDİR, BİR ASIRLIK AYRILIĞI ALLAH'IN İZNİYLE GERİDE BIRAKIYORUZ" "Ne yazık ki bu emperyalist plan maalesef coğrafyamızda ciddi bir şekilde tuttu" diyen Kurtulmuş, "Birbirlerinden sınırlarla ayrılmış olan halklar birbirlerine düşman edilmeye çalışıldı. Ülkeler, bağımsız olarak ortaya konulan ülkelerin içerisinde de etnik ve mezhebi çatışmalar oluşturulmaya çalışıldı. Binlerce, on binlerce, hatta milyonlarca insanın bu İslam coğrafyasının iç çatışmalarında hayattan koparıldığını hepimiz biliyoruz. Sudan'daki iç çatışmanın herhangi bir şekilde makul sebebi anlatılabilir mi? Aynı şekilde Irak'ta, Suriye'de süren 10 yılı aşkın savaşta o çatışmanın halklar nezdinde makul bir nedeni var mıydı? Şimdi bu coğrafyada derlenme ve toparlanma vaktidir. Bir asırlık ayrılığı Allah'ın izniyle geride bırakıyoruz; derleniyoruz, toparlanıyoruz ve hep beraber güçlü bir bölge olarak ayağa kalkıyoruz" ifadelerini kullandı. "CUMHURİYETİMİZİN İLK ASRININ YARISINI HEBA ETTİĞİMİZ TERÖR MESELESİNİ GERİDE BIRAKIYORUZ" Gençlere seslenen Kurtulmuş, "Belki biz görmeyeceğiz ama gençler siz göreceksiniz. Bu bölge halklarının Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Acem'iyle, Sünni'siyle, Şii'siyle hep beraber bir ve bütün olduğu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah'ın izniyle hepiniz göreceksiniz. Hepiniz bu süreçte mücadele edeceksiniz. Terörsüz Türkiye meselesi sizi temin ederim ki bu sürecin ilk adımıdır. Bu coğrafyada bizim ülkemizde yaklaşık Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de, Kürtler de, yine diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir. Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın sözü değil, ayrıştırmanın sözü değil, ötekileştirmenin sözü değil, kardeşliğin ve beraberliğin sözü olacaktır. Ve böylece sadece Türkiye'nin sınırları içinde değil, Türkiye'nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir" dedi. "DEMOKRASİYİ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞANLARIN BUGÜN HİÇBİRİSİNİN İSİMLERİ HATIRLANMIYOR" Gençlerin bu çerçevede önünün açık olduğunu aktaran Kurtulmuş, "Şöyle baktığım zaman sizin yaşlarınıza dönüyorum. Sizin yaşlarınıza döndüğüm zaman, o zamanlar neyi önümüzde büyük hedef olarak gördüysek Allah'a çok şükür bu hedeflerin tamamının gerçekleştiğini görüyoruz. Daha tamamlanacak bazı hedefler daha vardır hiç şüphesiz. Ama örnek olsun diye söylüyorum, burada içinde bulunduğumuz ada, rahmetli Menderes ve arkadaşlarının hapsedildiği, daha sonra az ilerideki 50 metre ilerideki o duruşma salonunda idama mahkum edildiği ve ne yazık ki sonradan da başka bir yerde infazlarının yapıldığı, demokrasinin katledildiği, insanların sesinin kesildiği, insanların siyasi iradesinin hiçbir şekilde kıymetli olmadığı o dönemlerin hatıralarını taşıyor. Allah rahmet eylesin. Demokrasiyi katledenler, halkın karşısına geçenler, bu ülkenin seçilmiş başbakanını ve iki değerli bakanını idam edenler, bu milletin önüne çıkarak demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışanların bugün hiçbirisinin isimleri hatırlanmıyor. Ama bu memlekette demokrasi mücadelesi verenler, halkın adına mücadele edenlerin hepsinin isimleri altın harflerle tarihe yazılmıştır ve kıyamete kadar hatırlanacaktır. Bu çerçevede rahmetli Menderes'i ve arkadaşlarını, rahmetli Turgut Özal'ı, rahmetli Necmettin Erbakan'ı hayırla, şükranla yad ediyoruz" diye aktardı. "ALLAH'A ÇOK ŞÜKÜR BUGÜN ARTIK TÜRKİYE'DE HER YERDE BAŞÖRTÜLÜ KARDEŞLERİMİZ DE BAŞI AÇIK KARDEŞLERİMİZ DE KAMUNUN HİZMETİNDEDİR" Türkiye'de son 25 yıldır verilen demokrasi mücadelesinin en zor virajların da milletin önüne geçerek liderlik yapan ve demokrasi zıttı güçleri püskürten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin kıyamete kadar hayırla yad edeceğini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben rahmetli Necip Fazıl'ın, üstadın 'Ayasofya mutlaka açılacaktır' sözünü sizden daha küçük yaşlarda birkaç sefer dinlemiş olan birisiyim. O temenniyi dinlerken ve hayatımız boyunca Ayasofya'nın önünde yaptığımız mitinglerde 'Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın' diye bağırırken hem dua ediyor hem temennide bulunuyor ama bir taraftan da acaba açılır mı diye içimizden geçmiyor değildi. Milletin iradesinin, millet egemenliğinin sembollerinden birisi olan Ayasofya'nın ibadete açılması gerçekleşmiştir. Ayasofya kıyamete kadar ibadete açık kalacaktır. Ben üniversite öğretim üyeliği yıllarında o acıları yaşamış olan genç kardeşlerimizin başörtüsü yüzünden nasıl üniversitelerden döndürüldüğünü dün gibi hatırlıyorum. Bir milletvekili arkadaşımızın Fazilet Partisi Milletvekilimiz Merve Kavakçı'nın nasıl meclise sokulmayarak evinden dışarıya bile çıkarılmadığı o günleri dün gibi hatırlıyorum. Allah'a çok şükür bugün artık Türkiye'de her yerde başörtülü kardeşlerimiz de başı açık kardeşlerimiz de Türkiye'de kamunun hizmetindedir, milletvekilidir, savcıdır, hakimdir, validir, kaymakamdır, doktordur, öğretmendir; velhasıl hiçbir ayrıcalığa tabi tutulmamaktadır. Şimdi önümüzde bir şey kaldı; tam da sizin toplantınızın konusu o. Yıllardır adil ve hakkaniyetli bir düzenden bahsederdik. Cumhurbaşkanımız 'Dünya 5'ten büyüktür' diye ilk Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştuğunda, dünyanın birçok ülkesini temsil eden oraya gelenler 'Ya bu adam ne diyor?' diye bakıyorlardı. Ama şimdi 'Dünya 5'ten büyüktür' sözü artık dünyanın mazlum milletleri için yeni bir motto olmuş, yeni bir dua, yeni bir imkan haline gelmiştir." "TÜRKİYE BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR ÜLKE OLMUŞTUR" Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere yeni bir dünya sisteminin kurumlarıyla, kurallarıyla ve bütün kavramlarıyla yeniden inşa edildiğini gençlerin göreceğini söyleyen Kurtulmuş, "Dünyada bütün insanların fıtratta eşit olduğu, bütün ülkelerin de egemenlikte eşit olduğu bir dünyayı sadece kağıt üzerinde değil, fiiliyatta da göreceksiniz ve bunun kuruluşu için sizler öncülük yapacaksınız. Türkiye büyük ve güçlü bir ülke olmuştur. Şimdi sizin göreviniz yeni bir dünyayı inşa etmektir. Allah'ın izniyle bunu yapacak birikime, tecrübeye, güce ve Allah'ın izniyle insan gücüne sahipsiniz. Allah yolunuzu açık etsin. Kaldı ki bizim sahip olmadığımız büyük bir avantaja da sahipsiniz. Ülke şimdi çok daha güçlü. Bu söylediğimiz konuları anlayan fevkalade güçlü bir yönetim Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye'de iş başındadır. Halkımızın önemli bir desteği var ve Türkiye önüne koyduğu meselelerin neredeyse hepsini birer birer çözerek yoluna devam eden muktedir bir ülke" dedi. Program, toplu aile fotoğrafı çekimi ve hediye takdimleriyle sona erdi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Bu tüm Türkiye'nin başarısıdır" Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Bu tüm Türkiye'nin başarısıdır"

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkat ve titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu süreci sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız" dedi. Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi yasalaştıktan sonra gazetecilere açıklama yaptı. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tarihi bir güne şahitlik ettiklerini söyleyerek, "Uzun saatler süren bir oturumun sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekili arkadaşımızın oylarıyla tasarı, teklif kabul edilmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Öncelikle şunu söylemek isterim ki, geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları, aslında 'Terörsüz Türkiye' yolunda kapının aralanmasıydı. Bugün burada alınan sonuçla birlikte de bu kapı açılmıştır. Şimdi Türkiye'nin önünde sadece bir yasanın kabulü değil, bununla birlikte tam manasıyla terör örgütünün silahlarını bırakması, kendisini feshetmesiyle birlikte ülkenin hemen her yerinde huzurun, barışın, kardeşliğin ve gerçekten dayanışmanın hakim olacağı yeni bir dönemi hep birlikte inşa edeceğiz. Burada bu sürecin bu noktaya kadar gelmesinde emeği olanlara milletimiz adına şükranlarımızı ifade ediyoruz. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi bu sürece başlangıcından itibaren çok büyük bir güç vermiş ve sürecin önünün açılmasına büyük destek olmuştur. Yine aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, bugün de 11'den itibaren oturumun bitişine kadar mecliste dikkatle süreci takip etmesi ve her zor kavşakta fevkalade büyük bir vukufiyetle yol açıcı önerileriyle birlikte bu noktaya kadar gelinmiştir. Komisyon çalışmaları sırasında titizlikle komisyona destek veren 50 milletvekili arkadaşımıza, bütün siyasi partilere, o günkü adıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, DEM Parti'ye, Yeni Yol Grubu'na ve diğer bütün grubu olmayan partilerden de katılan bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Başından itibaren AK Parti grubu da meclisin birinci partisi olarak her aşamada sürece fevkalade büyük bir öncülük yapmıştır. Arkadaşlarımızın hepsinin emeği var olsun" ifadelerini kullandı. Konunun çok önemli olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye'de Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla başlayan bu 'Terörsüz Türkiye' hedefi aynı zamanda bir Türkiye modelinin inşasıdır. Bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan dünyadaki diğer bütün uygulamalarından farklı olarak tamamıyla yerli, milli, Türkiye'nin kendi siyasi kararlılığı içerisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücü içerisinde ortaya konulmuş olan bir çalışmadır, çabadır. Şunu da takdirle ifade etmek isterim ki, zaman zaman bazı eleştirilerin olduğuna hep beraber şahit oluyoruz. O da özellikle yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde parlamentonun hiçbir gücünün kalmadığı, parlamentonun hiçbir etkisinin kalmadığı gibi maksadını aşan yorumlarla karşılaşıyoruz. Bugün burada yapılan müzakere ve onun sonucu ortaya konulan bu siyasi kararlılık parlamentonun fevkalade büyük bir gücü olduğunu ve bu siyasi gücün de Türkiye'nin en önemli kazanımlarından birisi olduğunu ortaya koyuyor. Ben bütün emeği geçen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu sürece katkı sunan bütün siyasi partilerimizi, siyasi partilerin yöneticilerini, genel başkanlarını tebrik ediyorum. Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkat ve titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu süreci sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız" dedi. Teklifin 467 milletvekili oyuyla kabul edildiğini hatırlatan gazeteciye Kurtulmuş, "Bu çok nadir görülen bir şey. Anayasa oylamalarında bile bu kadar yüksek bir konsensüs ortaya çıkmaz. Fevkalade büyük bir mesele ve bu sürecin siyasi partiler eliyle millet tarafından da sahiplenildiğini gösteriyor. Yani eğer bu siyasi partilerin bağlıları, bu siyasi partilere destek olan insanlar destek vermemiş olsalardı milletvekilleri ve onların bağlı olduğu siyasi partiler gelip bu kadar büyük bir desteği ortaya koyamazlardı. Tarihi bir başarıdır, onun için çok önemsiyoruz. Bu aynı zamanda şunu da gösteriyor, Türkiye eğer iyi çalışılır, üzerinde titizlikle müzakere edilirse en zor meselesini bile ittifakla aşabilecek bir siyasi kudrete sahiptir" şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşananlara ilişkin, "Bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir" dedi. Kurtulmuş, Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile TBMM'de ortak basın açıklaması düzenledi. Türkiye'nin son yıllarda Afrika ile dış politika faaliyetlerini yeni bir perspektif ve bakış açısıyla ele aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Bu bakış açımızın üç tane temel ayağı vardır. Bunlardan birisi Afrika, Afrikalılarındır. Yani Afrika'ya dışarıdan müdahale edilmesini asla tasvip etmeyen bir anlayışla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. İkincisi Afrika'nın sorunlarına Afrikalılar tarafından çözümler bulunmalı. Yani dışarıdan çözüm dayatmalarına da karşı olduğumuzu ve bunu da kabul etmediğimizi belirten bir yaklaşımdır. Üçüncüsü ise Afrika'nın doğa kaynakları, yer altı ve üstü kaynaklarının bir şekilde sömürülmesi değil, tam tersine Afrikalı halklarla, dostlarımızla, milletlerle birlikte kazan-kazan prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirme yasası olur. Bu çerçevede Türkiye-Afrika ilişkileri de önemli bir gelişme halindedir. Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca 2002'de Afrika'da 12 olan Türkiye'nin büyükelçiliği sayısı bugün itibarıyla 44'e ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "CUMHURBAŞKANIMIZA HİTAP EDEN BU SÖZLERİNİ TAMAMIYLA KENDİSİNE İADE EDİYORUZ" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızın açıklamaları, İsrail'in bölgedeki yayılma politikalarına karşı Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen ve Türkiye'ye karşı herhangi bir şekilde saldırgan ya da kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözlerdir. Bu çerçevede katliamın sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk, kadın ve bütün Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu bu perspektife karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Cumhurbaşkanımıza hitap eden bu sözlerini tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetinin olmadığını bir kere daha Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz" dedi. "CHP'NİN PARTİ İÇİNDEKİ ÇEKİŞMELERİ KENDİ ARALARINDA ÇÖZMELERİNİ TAVSİYE EDERİZ" Bir basın mensubunun CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, "CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesi ve kendi arasındaki bu sürtüşmeleri, çekişmeleri bir şekilde kendi aralarında çözmelerini ümit ederiz, tavsiye ederiz. TBMM Başkanlığı olarak partilerin içtüzükleri, parti Meclis gruplarının iç yönetmenlikleri çerçevesinde karar veririz. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir" diye konuştu. CHP içindeki tartışmalara TBMM'nin asla taraf olmayacağının altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için CHP'nin de bu tartışmaları bir an evvel geride bırakarak, kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde kurmalarını tavsiye ve temenni ederim" dedi. "BU TARTIŞMAYI ÇÖZECEK MAKAM TBMM DEĞİLDİR" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Başkanı Özgür Özel‘in Meclis'teki makam odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilmesine yönelik bir talebi olup olmadığı sorusu üzerine Kurtulmuş, "Bunların hepsi büyük resmin içinde bir detaydır. Meclis Başkanlığı atması gerektiği adımı zamanı geldiğinde o şekilde atar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Arada bir çelişki varsa, arada bir tartışma varsa, tartışmanın tarafı, çelişkinin tarafı ya da bu tartışmayı çözecek makam Türkiye Büyük Millet Meclisi değildir" cevabını verdi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAHLARINI BIRAKTIĞININ TESPİT EDİLMESİNİN ANLAŞILMASIYLA PARALEL OLARAK GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELER DE MECLİS'TE YAPILMALIDIR" Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve bu kapsamda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin, "Komisyon raporu bir yol haritasıdır. Bu ortak mutabakat metninin özellikle altıncı ve yedinci maddeleri de yol haritasını belirlemek üzere konulmuş somut tekliflerdir. Bu maddelerin gereğinin yerine getirilmesi lazım. Kritik eşik olarak tanımlanan terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi, örgütün kendisini tamamıyla gerçekten feshettiğinin anlaşılmasıyla paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim" değerlendirmesini yaptı.

Numan Kurtulmuş'tan CHP'deki çelişki için net mesaj Haber

Numan Kurtulmuş'tan CHP'deki çelişki için net mesaj

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Meclis grubunun nasıl toplanacağı, her partinin kendi grup iç yönetmeliği çerçevesinde bellidir. Bu durum Meclis Başkanlığının, ‘Hayır, öyle değil şöyle yap’ diyeceği bir husus değildir. Ümit ederim en kısa süre içerisinde bu sorun çözülür" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi ziyaret öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP’deki 'mutlak butlan' kararı sonrası yaşananlara ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir, vazifesi de bu değildir. Meclis Başkanlığının tarafsızlık ilkesi gereği de bunu hassasiyetle korumaya dikkat ediyoruz.Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve Kılıçdaroğlu’nu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık. Hemen arkasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu’ndan gelen CHP Grubu’nun iç yönetmelikleri gereğince gerçekleştirilmiş bir grup toplantısı sonrasında, Özgür Özel'in Grup Başkanlığı ile ilgili yazıyı da kabul ettik. Gereğince de Sayın Özel'in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduk. Biz Meclis Başkanlığı olarak bize gelen yazılar çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Eğer bu yazılarda bir çelişki varsa ki öyle görünüyor, bu çelişkinin giderilme yeri TBMM Başkanlığı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir" ifadelerini kullandı. "MECLİS GRUBUNUN NASIL TOPLANACAĞI, HER PARTİNİN KENDİ GRUP İÇ YÖNETMELİĞİ ÇERÇEVESİNDE BELLİDİR" Yarın TBMM’de CHP’nin düzenleyeceği grup toplantısı tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Meclis’te 6 grup var, hiçbir siyasi partinin meclis grubunun nasıl işleyeceğine, nasıl karar alacağına ilişkin en ufak bir dahlimiz olmadı, olmayacaktır da. Dolayısıyla meclis grubunun nasıl toplanacağı, her partinin kendi grup iç yönetmeliği çerçevesinde bellidir. Bu durum Meclis Başkanlığının, ‘hayır, öyle değil şöyle yap’ diyeceği bir husus değildir. Ümit ederim en kısa süre içerisinde bu sorun çözülür. Eğer grup toplantısı usulüne uygun şekilde yapılırsa tabii ki TBMM TV her grubu yayınlar. Bana gelen iki yazıdan bahsettim. İkisinin arasında çelişki var. Çelişkinin giderilmesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına yazı yazıldı" dedi. "PARTİ İÇERİSİNDEKİ BU KAVGA VE AYRIŞMAYI ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ SÜRECİNE YANSITMAMALARINI TEMENNİ EDERİM" Terörsüz Türkiye süreci hakkında ise Kurtulmuş, "Parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim. Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim. Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarfettik, çok büyük bir emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım. Parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim. Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim. Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarf ettik, çok büyük bir emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım" dedi. "BU PARLAMENTO YENİ ANAYASA YAPMAZSA MİLLET, UZUN SÜRE YENİ ANAYASA LAFINA KULAK VERMEZ" Anayasa tartışmalarına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Anayasa meselesini Türkiye'nin en önemli ihtiyacı olarak görüyorum. Bu Meclis'in önceki meclislere göre anayasa yapabilme imkânı bakımından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir partinin tek başına anayasa yapma gücü yok. Bu müzakereye açık bir siyasi konum demektir. Nihayetinde herkesin bir ideal anayasa fikri vardır. Ama olabilecekler konusunda, komisyon çalışmasında da olduğu gibi bir uzlaşma zemini bence anayasa yapım sürecinde de ortaya çıkabilir. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle herkes fikrini masaya getirsin. Bu parlamento, anayasa yapma bakımından olumlu bir havaya sahipken ve açıkçası komisyon çalışmasında da çok önemli bir deneyimi ortaya koymuşken eğer yeni anayasa yapmazsa millet, uzun süre yeni anayasa lafına kulak vermez" şeklinde konuştu.

Özgür Özel’den rest: "Ara seçimden kaçmayın, şartınızı söyleyin" Haber

Özgür Özel’den rest: "Ara seçimden kaçmayın, şartınızı söyleyin"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunu tartışma kaldırmadığı bir noktadayız" dedi. Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM başkanlık makamında görüştükten sonra açıklama yaptı. Özel, Can Atalay'ın Meclis kütüğüne çoktan kaydedilmesi gerektiğini savunarak, "Burada şu hatırlatmayı yapmak isterim arkadaşlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına birinci kademe mahkemesinin uymamasının patenti bugün Adalet Bakanı'na ait. Yine birinci kademe mahkemesinin uymamasına güç verme, katkı sağlama, bunu savunma aktivizmi de bugünkü Adalet Bakanı'na ait. Kendisi ki aldığı bazı mahkeme kararlarında burada rahmetli Sırrı Süreyya Önder'e verdiği mahkumiyet kararlılığında on beşte on beşle bozulduğu kadar anayasaya aykırı olduğunu da hatırlayalım" dedi. Özel şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği diğer kararlarda Meclisin birlikte çözüm aradığı birçok konuda hem Meclisin önünü açacak hem Türkiye'yi rahatlatacak hem de bundan sonra yapılması gereken yasal düzenlemelerle ilgili süreç konusunda meclisin kararlılığını, birlikteliğini ve bu sürecin birtakım kazanımlarını basit incelik göreve başlaması kayyum atanan belediyelere, üçü Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait, 10 tanesi Dem Parti'ye ait seçilmiş belediye başkanlarının göreve dönmesi, geziden tutuklu olup defalarca haklarında hak ihlali kararı verilmiş olan kişilerin göreve dönmesi, Anayasa Mahkemesi'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hak ihlali kararı verdiği noktalarda gerektiği işlerin yapılması ve bunun ötesinde yapılması gereken işler konusunda altıncı ve yedinci madde veya kısımlar neleri söylüyorsa o konuda bir demokratik uzlaşıyla adımların atılmasının son derece önemli olduğunu bir kez daha ifade ettik, ifade etmek isteriz" ifadelerini kullandı. "BÜTÜN MUHALEFETİN ARA SEÇİMİ İSTEDİĞİ BİR NOKTADAYIZ" Ara seçim konusunda Özel, "Kendisine partiler arasındaki bir uzlaşıyla kendisine görev düşebileceğini söyledik. Biz de uzlaşıyı aramanın da Meclis Başkanının görevleri arasında olduğunu kendisine ifade etme imkanı bulduk" diye konuştu. Bütün muhalefetin ara seçim istediğini söyleyen Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunun tartışma kaldırmadığı bir noktadayız. Bu noktada biz Meclis Başkanımızın iç tüzük hem kendisinin görevlerini tanımlayan 14 ve 15 maddeleri hem de danışma kurulu Meclis ne çalışacak, ne karar verilecek, ne gereken karar verilecek. Uzlaşı aranan 19. maddesinin Meclis Başkanı tarafından işletilmesi ve hepimizin üzerinde büyük anayasaya uymak lazım" dedi. "ARA SEÇİMDEN KAÇMAYIN" Dün grup toplantısında gerekirse 50 veya 55 milletvekili istifasını istemesinin hatırlatılması üzerine Özel, "-İstifa ettirsin milletvekillerini, gelsin görelim- diyorlar. -22 istifa gelir, 20’sini kabul ederiz, ikisini etmeyiz-. Bunlar hani siyasi dilinde değil, normalde köyde anlatılır, çakallık derler. Pozisyonunuzu netleştirin diyorum. Diyorlar ki -siz ilk önce bir istifa ettirin bakalım-. Hiç ara seçimden kaçmayacağınızı söyleyin. Şartınızı söyleyin kardeşim" ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Siyasi partilerin grup başkanvekillerini kabul etti Haber

Kurtulmuş, Siyasi partilerin grup başkanvekillerini kabul etti

Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekillerini kabul etti. Kabulde, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda grup başkanvekilleriyle görüş alışverişi yapıldı. Meclis’teki kabulde, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya yer aldı. Kabulde, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda önümüzdeki günlerde kurularak ilk toplantısını gerçekleştirecek komisyonun çalışma yöntemi ve sürece ilişkin, TBMM'de grubu bulunan partilerin koordinatör grup başkanvekilleriyle görüş alışverişi yapıldı. Kurtulmuş, Meclis’te kurulacak komisyonla ilgili daha evvel partilerden aldığı görüşler ve şimdiye kadar yaptığı çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya katılan grup başkanvekilleri de partilerinin görüşlerini ifade etti. İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, partisinin komisyon çalışmalarına üye vermeyeceğini ve katılmayacağını iletti. Kurtulmuş, Türkiye’nin terörsüz geleceğinin inşasında Meclis’in üstleneceği sorumluluklara dikkati çekerek, bu süreçte Meclis'in ortak tutum sergilemesinin önemini bir kez daha vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.