SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ödül

Söz Bursa - Ödül haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ödül haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi Haber

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "GERÇEK SANATÇI VE USTA İŞTE BU HAKİKATİN İZİNİ SÜREN EMEĞİYLE, YORUMUYLA, ESERLERİYLE BİZE YENİ UFUKLAR ÇİZEN İNSANDIR" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008'den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İSE LİSTEMİZE 10 YENİ İSİM DAHA EKLİYOR YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ VARLIĞIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİYORUZ" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz'ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı'yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu'yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat'ı, Mücellit Mehmet Karsı'yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer'i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı'yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman'ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca'yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp'i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "NE YAZIK Kİ BİZİM OLAN DEĞERLERİ BUGÜNÜN GENÇLERİNE ANLATMAKTA VE ZAMAN ZAMAN SIKINTI YAŞIYORUZ" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "SON 23 YILDA YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı' çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

Uludağ Enerji’ye Uluslararası finans ödülü: “Yılın yerel para birimi kredi anlaşması” Haber

Uludağ Enerji’ye Uluslararası finans ödülü: “Yılın yerel para birimi kredi anlaşması”

Uludağ Enerji, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım ve perakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. Finansal başarılar ödüllendiriliyor Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.

TSYD'den Ankara Binicilik Kupası: 120 sporcu katılacak ve 400 bin lira ödül dağıtılacak Haber

TSYD'den Ankara Binicilik Kupası: 120 sporcu katılacak ve 400 bin lira ödül dağıtılacak

Ahal Teke Atlı Spor Kulübü (ATASK) ev sahipliğinde, Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Ankara Şubesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek ‘TSYD Ankara Binicilik Kupası'nın tanıtım toplantısı kahvaltı programı eşliğinde gerçekleştirildi. Türkiye'de ilk kez yapılacak olan binicilik kupası, 1-2 Kasım tarihlerinde sporseverleri bir araya getirecek. Organizasyonda 120'ye yakın sporcu mücadele edecek ve toplamda 400 bin lira ödül dağıtılacak. ALİ SAİT KADIOĞLU: "BİNİCİLİK SPORU HEM DERNEĞİMİZ HEM TÜRK SPORU AÇISINDAN ÇOK KIYMETLİ" Binicilik kupasının bu yıl ilk defa yapılacağını ve bu organizasyonu her yıl tekrarlamak istediklerini belirten TSYD Ankara Şubesi Genel Sekreteri Ali Sait Kadıoğlu, "Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara Şubesi ve Ahal Teke Atlı Spor Kulübü adına çok kıymetli bir organizasyonun tanıtımı için sizlerle birlikteyiz. Binicilik sporu hem derneğimiz hem Türk sporu açısından çok kıymetli. Ahal Teke gibi yıllarını bu işe vermiş Türk biniciliğine onlarca milli sporcu kazandırmış bu kıymetli alanda, Türkiye Spor Yazarları Derneği adına ilk defa binicilik kupasını yapıyor olmak bizler için de çok büyük bir gurur kaynağı. Organizasyonumuz bu hafta sonu 1-2 Kasım tarihlerinde burada yapılacak. Yaklaşık 12 yarışma olacak ve yarışmaların sonunda toplamda 400 bin liralık para ödülü olacak. 120'e yakın sporcumuz bu yarışmalarda yer alacak. Bu kıymetli organizasyonu her yıl geleneksel olarak sürdürmek de bizim en temel isteklerimizden olacak" diye konuştu. ŞAHAP GÜRSOY: "TÜRK MİLLETİ DÜNYANIN ÜÇTE İKİSİNİ ATLARLA DOLAŞMIŞ" At ve atlı sporun Türk milleti için çok önemli olduğunu vurgulayan ATASK Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Gürsoy, "Türk milleti dünyanın üçte ikisini atlarla dolaşmış, Fetih süreçleri at sırtında olmuş. Atın Türkler için ne kadar önemli olduğunu emin olun en az biz biliyoruzdur. Tesisimizin adı olan Ahal Teke atları dünyada soykırıma uğramış tek hayvan ırkıdır. Bolşevik İhtilali'nde Türk köylerindeki görevinden dolayı Ahal Teke atlarının başına ödül koyuldu. Böyle bir tarihe sahip bir millet olarak atlı sporun önemine çok fazla değinmeyeceğim. At ve atlı spor Türk milleti için çok önemli. Türk gençlerine ben aydınlık Türkiye'nin yarınları diyorum. Çocuklarımıza verdiğiniz desteklerden dolayı da Türkiye Spor Yazarları Derneği üyelerine çok teşekkür ediyorum. Ahal Teke olarak yapacağınız bütün organizasyonda yanınızdayız" açıklamalarında bulundu. NİL ÇETİN: "KULÜBÜMÜZÜN BİZE VERDİĞİ DESTEK ÇOK BÜYÜK" Genç Biniciler Kategorisi'nde bronz madalyayla 3'üncülük elde eden milli sporcu Nil Çetin ise "Ahal Teke lisanslı binicisiyim. Sırbistan'da düzenlenen Balkan Şampiyonası'nda takım olarak Genç Milli Takımı ile 3'üncü olduk, bronz madalya getirdik. Önümüzde Antalya'da düzenlenecek ‘140 Cm Grand Prix' var, oradaki hedeflerimiz için çalışıyoruz. Kulübümüzün bize verdiği destek çok büyük" ifadelerinde bulundu. Kahvaltı programına, Ahal Teke Atlı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Gürsoy ve üyeleri olan Ulaş Atamtürk, Mustafa Küçük, Mehmet Ali Gelebek, Yılmaz Arı, Sedat Aksakallı, Dinçer Yıldırım, Sami Aydoğan ve Sinan Demirbaş ile Kulübün Denetleme Kurulu Başkanı Bünyamin Gezer katıldı. Programa ayrıca Genç Biniciler Kategorisi'nde bronz madalya kazanan milli sporcu Nil Çetin de yer aldı.

BUÜ'nün başarılı akademisyenleri ödüllendirildi Haber

BUÜ'nün başarılı akademisyenleri ödüllendirildi

Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesi arasında yer alan ve bu listede üst sıralara çıkabilmek için çalışmalarını sürdüren BUÜ, yürüttükleri projelerle üniversiteye katkı sağlayan akademisyenler için gerçekleştirilen belge takdim töreni bu ay da devam etti. Programa katılan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz tarafından öğretim üyelerine üniversiteye sağladıkları katkılardan dolayı belgeleri takdim edildi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Ana hatlarıyla bir araştırma üniversitesinin araştırmaya dönük Ar-Ge Koordinatörlüğünü ve onun altına doğru yayılan kurumsal organizasyonu şekillendirmiş bulunmaktayız. Şimdi geriye potansiyelimizi aktive etmemiz kalıyor. Bunun için de siz akademisyenlerin çabaları çok kıymetli. Bilimsel gücümüzü ve sizlerin deneyimini en iyi şekilde ortaya çıkarmak istiyoruz. Hepinize, üniversitemizin araştırma üniversitesi misyonu çerçevesindeki destekleriniz dolayısıyla kalpten teşekkür ediyorum. Başarılı akademisyen sayımızın artmış olduğunu görmenin üniversitemiz adına da gurur verici olduğunu belirtmek istiyorum. Sayının her ay artmasını temenni ediyor, hepinizi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. Bir araştırma üniversitesi olarak zamanla çok daha dinamik bir altyapıya sahip olunacağı vurgulayan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, "Bilindiği üzere araştırma bir ekosistemdir. Dolayısıyla ekosistemde değişik branşların olması ve öğretim üyelerinin veya araştırmacıların birbirleriyle daha sıkı ortamda karşılaşmaları gerekiyor. Bu bir takdir edilme toplantısı olmasının yanı sıra, belli bir kapasiteye sahip değişik branşlardaki araştırmacıların bir araya gelmesi açısından da önemli. Bu nedenle akademisyenlerin birbirleriyle olan irtibatı, üniversitemizin akademik alanda gelişmesine gerçekten ciddi katkı sağlayacaktır. Ben de hepinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyor, başarılarınızın devamı diliyorum" ifadelerini kullandı. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise, "Ar-Ge Koordinatörlüğü olarak 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren her ay böyle bir etkinlik düzenlemeyi planladık. Bu da ikinci etkinliğimiz. Q1 yayını olan, projesi onaylanan, stratejiden bütçesi açılan ve patenti tescil edilen hocalarımızı buraya davet ediyoruz. Proje yürütücülerimizi, makaledeki tüm hocalarımızı, personel olan hocalarımızı ve yine patentte yer alan tüm personel olan hocalarımızı çağırıyoruz. Verileri düzenli olarak biz takip ediyoruz ve Strateji Daire Başkanlığından, TTO’dan ve WoS üzerinden çekiyoruz. Sayının giderek artması da çok mutluluk verici. Bütün hocalarımızı tebrik ediyorum" dedi. Toplantı, Şubat ayındaki Q1 yayınları ve proje çalışmalarıyla ön plana çıkan akademisyenlere başarı belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.