SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğrenci

Söz Bursa - Öğrenci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenci haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer ve YASAV el ele: Yüzüncüyıl’a modern kız öğrenci yurdu geliyor! Haber

Nilüfer ve YASAV el ele: Yüzüncüyıl’a modern kız öğrenci yurdu geliyor!

Nilüfer Belediyesi, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde yapılması planlanan 144 öğrenci kapasiteli yükseköğrenim kız yurdunun yapımına destek veren Yarına Şans Ver Derneği (YASAV) ile bir protokol imzaladı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi Başkanlık Makamı’nda düzenlenen imza törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Bukle Erman ve Mahmut Demiröz, YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren ile YASAV Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. “KIZ ÇOCUKLARININ BARINMA SORUNUNU DAYANIŞMAYLA ÇÖZECEĞİZ” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışma kültürünün ilçe için taşıdığı değere dikkat çekti. Herkesin kendini rahat ve mutlu hissettiği bir kent için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Her zaman dayanışmanın sesi Nilüfer diyoruz. Nilüfer bir kadın kentidir ve böyle bir kentin belediye başkanı olarak sizlerle ortak proje üretmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kız çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde eğitime erişebilmesi için öncelikle güvenli ve hijyenik ortamlarda barınma sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Hayata geçirmek istediğimiz kız yurduna verdiğiniz destekten ötürü YASAV’a teşekkür ediyorum.” Nilüfer’de kadınlara, çocuklara, gençlere, dezavantajlı gruplara ve tarıma yönelik hassasiyetlerin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, ilçede yapımı devam eden üç yeni kreş projesinin de yine bu dayanışma ruhuyla ilerlediğini sözlerine ekledi. “HER KIZ ÇOCUĞU YARININ KENDİSİDİR” YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren ise dernek olarak kız çocuklarının eğitim, sosyal yaşam, spor ve sanat alanlarında eşit fırsatlarla yer almalarını önemsediklerini belirtti. Eren, “YASAV Turna Kızları projemizle kız çocuklarımızın potansiyellerini keşfetmelerini ve özgüvenlerini artırmalarını hedefliyoruz. Bu imza ile kızlarımıza destek olmak adına büyük bir adım atıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki, her kız çocuğu yarına şans değil; yarının kendisidir” dedi. Konuşmaların ardından, Yüzüncuyıl Mahallesi’nde inşa edilmesi planlanan yurt için protokol imzalandı.

Bozbey Bursa’nın röntgenini çekti: “Büyükşehir’in borcu bitti, BUSKİ’de tablo vahim!” Haber

Bozbey Bursa’nın röntgenini çekti: “Büyükşehir’in borcu bitti, BUSKİ’de tablo vahim!”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal belediyecilik anlayışını kentin her alanında hiçbir ayrım gözetmeden devam ettirdiklerini belirterek, “İnsanı merkeze alan, kimseyi geride bırakmayan ve dayanışmayı esas alan hizmet modeliyle Bursalıların yanında olmayı sürdürüyoruz” dedi. Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Şubat Ayı Değerlendirme Toplantısı’nda sosyal hizmetlerden sağlık alanındaki desteklere, su faturalarından BUSKİ yatırımlarına, Vakıflar ile yaşanan sıkıntılardan mali duruma kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki değerlendirme toplantısına, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerin yöneticileri ile basın mensupları katıldı. “TÜM SAVAŞLARIN DURDURULMASINI İSTİYORUZ” Bereketin, dayanışmanın ve paylaşmanın ayı olan Ramazan’a kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, buna rağmen dünyada savaşların tekrar gündeme gelmesinin üzücü olduğunu belirtti. Bu durumu kabul etmenin mümkün olmayacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “İnsanoğlunun barış ve huzura ihtiyaç duyduğu, yaşamı boyunca barış, huzur ve güven içerisinde yaşaması gerektiğine inanıyorum. Bu savaşı asla kabul etmiyorum. Tarafların bir an önce savaşı durdurmalarını ve hiçbir insanın, çocuğun, kadının aramızdan ayrılmasına gönlümüz razı değil. Dün sabah uyandığımızda bazılarına göre 56, bazılarına göre 130 çocuğumuzun hayatını kaybettiğini öğrendik. Bir çocuğun dahi böyle savaşlarda aramızdan ayrılması kabul edilemez. O çocuğun yaşamı var. Belki o çocuk gelecekte insanoğlunun mutlu ve huzurlu yaşamasını sağlayacak proje geliştirecekti. O çocukların ne günahı var? İnsana yapılan şiddeti, katliamı ve her türlü olumsuz davranışı kınıyoruz. Ramazan ayında bunların yaşanmasında acı bir tablo oluşturuyor. Tüm savaşların durdurulmasını istiyoruz. İnsanların kendi ülkelerinde özgürce, mutlu ve huzurlu yaşaması sağlanmalıdır” dedi. “RAMAZAN AYINI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE YAŞAYAN BELEDİYEYİZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin insan öncelikli ve eşitlik temeli anlayışıyla Bursa’nın her hanesinde huzurla yaşanması için kapsamlı hazırlık yapıldığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, güçlü bir kentin dayanışmayı büyüten, paylaşmayı çoğaltan ve kimseyi geride bırakmayan birlik ruhuyla hareket edeceğini ifade etti. Bu Ramazan’da da ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmayı sürdürdüklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Her gün hemşehrilerimizle bir araya gelerek; adım atmadık yer, sıkılmadık el, dokunmadık kalp bırakmıyoruz. Ramazan ayını ülkemizde en güçlü, ruhuna uygun şekilde kutlayan belediyesiyiz. Amacımız, hiçbir sofranın eksik kalmaması, Ramazan bereketinin Bursamızın her köşesinde hissedilmesidir” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR, RAMAZAN’DA DA VATANDAŞIN YANINDA 17 ilçedeki iftar programları, 4 sabit iftar noktası ve 3 kent lokantasında günlük 8.500 vatandaşa sıcak yemek ulaştırıldıklarını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, 14 ayrı noktada günlük 4.500 kişiye iftariyelik paketi dağıtıldığını ve sıcak çorba ikramında bulunulduğunu dile getirdi. Ramazan boyunca 1.060 mahallede teravih namazı sonrası vatandaşlarla buluştuklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ramazan’ın ilk 10 gününde 85 bine yakın vatandaşımızla iftarlarda buluştuk. 45 bin hemşehrimizle iftariyelik noktasında buluştuk. 220 bin vatandaşımızla da teravih sonrası bir araya geldik. Böylece Ramazan’ın bereketini kentimizin tamamına yayıyoruz. Kültürpark’ta kurulan Ramazan Meydanı başta olmak üzere kent merkezi ve ilçelerde birçok etkinlik düzenledik. Çölyak hastalarının Ramazan’ı huzurla geçirebilmeleri için destek paketlerini ulaştırdık. BESAŞ’ın ürettiği 450 gramlık Ramazan pidesini de 25 liraya verdik. Bursa’da Ramazan’ın huzurla, dayanışma içinde ve kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir atmosferde yaşanması için tüm birimlerimizle sahadayız. Herkese tekrar hayırlı Ramazanlar diliyorum” dedi. “FİZİKİ HİZMETLERİN YANINDA SOSYAL HİZMETLER DE ÖNEMLİ” Fiziki hizmetlerin yanında sosyal hizmetlerin de önemli olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, ülkede yaşanan zorlu ekonomik koşulların da kendilerini daha fazla sosyal projeyi hayata geçirmeye zorladığını anlattı. İhtiyaç sahibi insanların sayını azaltmanın yolunu bulmak zorunda olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak dayanışmayı büyütürken iki temel ilkeye büyük hassasiyet gösteriyoruz. Birincisi; kimseyi geride bırakmak istemiyoruz. İkincisi; yaptığımız her desteğin gerçek ihtiyaç sahibine ulaşması için çaba gösteriyoruz. İçişleri Bakanlığı’nın kriterleri çerçevesinde desteklerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. KADIN VE ÇOCUKLARA POZİTİF AYRIMCILIK Kadın hizmetleri konusunda Kadın Sığınmaevleri’yle ilgili çalışmaların devam ettiğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ŞÖNİM iş birliğiyle şiddete maruz kalan ya da barınma ihtiyacı bulunan kadın ve çocuklara güvenli ve destekleyici bir yaşam alanı sunduklarını hatırlattı. Kadın hakları ve savunuculuk hizmetlerini yerine getirmeye çalıştıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, psikososyal ve hukuki desteklerden toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına kadar yürütülen faaliyetlerle yaklaşık 65 bin kişiye erişim sağlandığını ifade etti. Mor Haritam Bursa uygulamasının da uluslararası ve ulusal alanda önemli başarılar elde ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, uygulamanın 2025’te ‘Yaşam ve Kapsayıcılık’ kategorisinde ödül aldığını, TİSK Ortak Yarınlar Ödül Programı’nda da ‘Kadınlar İçin Fayda Yaratanlar’ kategorisinde ödüle layık görüldüğünü anlattı. Tematik günlerde ilçelerde yapılan atölye, eğitim, kültürel geziler ve saha çalışmalarıyla binlerce kadına doğrudan ulaştıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, Kadın Dayanışma Merkezi’nin de danışmanlık, bilgilendirme ve yönlendirme hizmetlerini gizlilik ve güçlendirme ilkeleriyle sürdürdüğünü belirtti. “ON BİNLERCE ÇOCUĞA ULAŞTIK” Hoş Geldin Bebek Projesi’nin de ara vermeden devam ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, 2025 yılı içinde yaklaşık 10 bin yeni doğana ulaştıklarını ifade etti. Çocukların gelişimini önceleyen çalışmalarla 2025 yılında on binlerce çocuğa ulaştıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, çocukların gelişimine katkı sunan, ebeveynlerin sürece aktif biçimde katıldığı çok sayıda atölye çalışmasını da hayata geçirdiklerini aktardı. Bursa Aile Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nin 2025 yılında verdiği psikolojik danışmanlık ve diyetisyen hizmetlerinden 10 binden fazla insanın faydalandığını anlattı. 2026 yılında bu konuda hedefleri büyüttüklerini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerini artıracağız. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapasitesini güçlendireceğiz. Anne-baba destek programlarını büyütüyoruz. Kadın Dayanışma Merkezlerini yaygınlaştırıyoruz. Kadın Kulübü Mobil Uygulaması ile PED Otomasyon Dijital dayanışma ağı ve hijyen ürünlerine erişimin artırılması hedefliyoruz” dedi. KENT ULAŞIMDA ENGELLER KALKIYOR Engelli hizmetlerine de değinen Başkan Mustafa Bozbey, özel gereksinimli bireylerin kent yaşamındaki erişimlerinin kısıtlı olduğunu, bu engellerin kaldırılması için çalışma yürüttüklerini belirtti. Özel gereksinimli bireylere destekleri de aralıksız sürdürdüklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, hasta yatağı, tekerlekli sandalye gibi gereksinimli karşıladıklarını söyledi. Kent içi ulaşımda özel lift donanımlı araçlarla ulaşım desteği sağladıklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, engelli bireylere yönelik hizmetlerin daha etkin ve kapsayıcı biçimde yürütülmesi için kurumlar arası iş birliğine büyük önem verdiklerini vurguladı. Engelli-engelsiz, kadın-erkek hiçbir ayrım gözetmeden hizmet verdiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tüm kurumların çözüm yolları için birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. BİNALAR ERİŞİLEBİLİR HALE GETİRİLİYOR Gazi ve şehit ailelerine de desteklerinin sürdüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, kenti daha erişilebilir hale getirmek amacıyla çalıştıklarını, pek çok alanda dönüşüm adımları atıldığını belirtti. Hizmet tesislerinde, binalarda ve toplu taşıma araçlarında erişilebilirlik standartlarını hayata geçirdiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, çalışmaları Erişilebilirlik Belgesi ile de tescillediklerini dile getirdi. Engellilerin tekerlekli araçlarının bakım ve tamirlerinin de ücretsiz bir şekilde atölyelerde ve mobil araçlarla yapıldığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, günlük yaşamlarını daha güvenli ve konforlu hale getirdiklerini ifade etti. Akü şarj istasyon sayısını artırmaya devam ettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, özel gereksinimli bireylere yönelik eğitim ve spor çalışmalarını büyüttüklerini hatırlattı. BURSA YUVAM BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK Bursa Yuvam Çocuk Etkinlik Merkezleri’ni de büyütmeye devam ettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “2026’da öğrenci sayımız 3.000’i geçmiş durumda. Yeni alanlar için hazırlıklarımızı tamamladık. Hedefimiz yaklaşık 4.500 öğrenciye ulaşabilmek. Diğer taraftan gençlerimize ücretsiz YKS hazırlık eğitimleri veriyoruz. TYT denemeleri, ücretsiz sınav provası uygulamaları ve tercih danışmanlığı hizmetleri ile öğrencilerimizin yanında oluyoruz” diye konuştu. 10.000 ÖĞRENCİYE EĞİTİM DESTEĞİ Sosyal destekler konusunda ise sayı vermeyi doğru bulmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, 10.000’lerce insana destek verdiklerinin de altını çizdi. Emeklilere de bayramlarda verdikleri destekleri sürdüreceklerini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “19 Mart tarihine kadar emekli hemşehrilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız. Diğer taraftan öğrencilerimize kırtasiye desteği veriyoruz. 2.000 sanat okulu öğrencisi, 8.000 üniversite öğrenci olmak üzere toplam 10.000 öğrenciye eğitim desteği sunuyoruz. Üniversite öğrencilerine çorba ikramımız devam ediyor. Yılbaşından bugüne 32.000’e yakın çorba dağıtımı yaptık. Erkek Konukevi’nde hizmet sunuyoruz ancak standartları daha yüksek bir alanla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Anne Kart uygulamasını yaygınlaştırarak 10.000 annemize ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. “BÜYÜKŞEHİR OLARAK HER ALANDA ÇALIŞIYORUZ” Devam eden ve planlanan projeler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, ‘Pastam Glütensiz Olsun’, ‘Engelsiz İstihdam’ projelerinin tüm hızıyla devam ettiğini aktardı. ‘Bursa Engellilik Haritası’nın oluşturulduğunu, Kültürpark içerisinde ‘Gülümseten Bahçe – Erişilebilir Sosyal Etkinlik Alanı’ planlandığını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Sosyal destek konusunda bugüne kadar el atılmamış kesimler dahil olmak üzere Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her alanda çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmak, zor günlerinde elinden tutmak en önemli sorumluluğumuzdur” diye konuştu. “HİZMETLERİMİZİ KORUYUCU SAĞLIK YAKLAŞIMIYLA SÜRDÜRÜYORUZ” Sağlık alanında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, Büyükşehir Belediyesi’nin bir boşluk gördüğü için sağlık konusunda farklı projeler ortaya koyduğunu, vatandaşların hizmetine sunduğunu belirtti. Sağlığı temel bir insan hakkı olarak gördüklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Hizmetlerimizi koruyucu sağlık yaklaşımıyla sürdürüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir başarıya daha imza attık. 17 Kasım 2025 tarihinde Sağlığı Geliştiren Belediye unvanımızı 3 yıl süreyle yeniledik. Elde ettiğimiz bu başarı, sunduğumuz hizmetlerin uluslararası standartlarda olduğunu tescilleyen somut göstergelerden biridir” dedi. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE BÜYÜK ÖNEM 2025 yılında 26 ülkeden 500’ü aşkın uzmanın katılımıyla Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Toplantısı’na ev sahipliği yaptıklarını ve ‘Bursa Taahhüdü’nü dünya sağlık literatürüne kazandırdıklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın sağlıklı kentler vizyonunda küresel ölçekte söz sahibi kentlerden biri haline geldiğini dile getirdi. 2025 yılında iş sağlığı ve güvenliği alanında adeta bir seferberlik başlattıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, belediye çalışanlarına binlerce saat iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, personelin sağlık taramasından geçirildiğini, sahada gözetim faaliyetleri ve İSG kurul toplantıları yaparak süreci yakından takip ettiklerini kaydetti. “ON BİNLERCE İNSANIMIZI SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRDİK” ‘Güvenli Kent Bursa’ çalıştayını 2026 yılında Marmara ölçeğine taşıyarak daha geniş bir iş birliği zemini oluşturmayı hedeflediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, ‘Kamusal Alanlarda İSG’ panelinin de 7 Mayıs 2026’da Bursa’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Sorumlulukları olmamasına rağmen koruyucu sağlık hizmetlerini kent genelinde yaygınlaştırdıklarını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, binlerce insana doktor muayenesi, hemşirelik hizmeti ve laboratuvar hizmeti sunduklarını aktardı. İlk Yardım Eğitim Merkezi’nde düzenlenen seminerlerde çok sayıda vatandaşa ulaştıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, farkındalık çalışmalarıyla 25 bin vatandaşa eriştiklerini aktardı. Anne adaylarına yönelik gebe eğitimi ve emzirme danışmanlığı hizmetleri sunduklarını da belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Göz Nuru Koruma Vakfı ile de önemli iş birliklerine imza attık. Göz Nuru Koruma Vakfı ile geliştirdiğimiz projeye, İl Sağlık Müdürlüğü ‘siz yapamazsınız’ diyerek not koydu. Buna rağmen çocuklarımızın göz muayenelerinin yapılması tarafındayız. Bu açıdan projeyi önemsiyoruz” diye konuştu. “HER HANEYE DOKUNMAYA DEVAM EDİYORUZ” Evde bakım hizmetlerinin de artarak devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Bursamızda ihtiyaç duyulan her haneye dokunmaya devam ediyoruz. 72.000 hemşirelik hizmeti, 7.000 doktor muayenesi, 14.000 fizik tedavi uygulaması, toplam 5.000 psikolojik destek, özel beslenme planı ve diyetisyen hizmeti sunduk. Ayrıca 53.000 kişisel bakım destek ve 3.500 ev temizliği hizmeti gerçekleştirdik. Sadece tıbbi destek de sunmadık. ‘Evimi temizleyecek gücüm yok, kimsem yok’ diyen hemşehrilerimizin yanında olduk. 40.000 şehir içi ve yüzlerce şehir dışı hasta nakli gerçekleştirdik. Yaptığımız sorgulamalarda yüzde 98’in üzerindeki memnuniyet oranı çıkması, bizim için tüm ödüllerden çok daha değerlidir” dedi. 25.000 KİŞİYE SAĞLIK TARAMASI Hayata geçirdikleri Sağlık Otobüsü ile en uzak mahallelere ulaştıklarını, gezici sağlık hizmetinden 25.000’e yakın vatandaşın yerinde sağlık taraması ve bilgilendirme hizmeti aldığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, 2026 yılında bu hizmeti yaygınlaştıracaklarını hatırlattı. Gemlik Termal Tesisi’nde bulunan Fiziksel Aktivite ve Sağlık Danışmanlığı Merkezi’yle bölgesel hizmet ağını güçlendirdiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, yaşamın her evresinde Bursalıların yanında olduklarını ifade etti. KENTİN DOĞU VE BATISINA YENİ GASİLHANE Binlerce insana bağımlılıkla mücadele konusunda danışmanlık hizmeti sunduklarını, ihtiyaç duyanların tedaviye erişimini desteklediklerini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılık oluşmadan önce toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi ve vatandaşların sağlıklı yaşamla bağını kuvvetlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Cenaze hizmetlerini de sosyal belediyecilik anlayışıyla tamamen ücretsiz sürdürdüklerini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Doğuda ve batıda olmak üzere iki tane gasilhane projemiz var. Bu yıl doğudaki gasilhane projemizi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Şehir içinde 10.000, şehir dışında 2.000 olmak üzere cenaze nakil hizmetlerine kendi araçlarımızla destek verdik. Olgun gençlerimizi önceleyen çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Kaplıkaya Huzurevimizde konaklayan büyüklerimizin yüzde 30’u hizmetlerimizden ücretsiz olarak yararlanıyor. Bu oran, Türkiye’deki en yüksek uygulamalardan biridir. Amacımız; büyüklerimizin yaşamın içinde, üretken, sağlıklı ve mutlu bir şekilde yer almalarını sağlamaktır” diye konuştu. TİP 1 DİYABET HASTASI ÖĞRENCİLERE DESTEK Sağlık alanındaki yeni projeler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, yakın zamanda Merinos Bursa Olgun Gençlik Merkezi’ni açacaklarını, yeni huzurevinin yapımına bu sene başlayacaklarını, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik ‘Şeker Sensörü Desteği’ projesini de başlatacaklarını açıkladı. “BAŞARI; BÜYÜĞÜMÜZÜN DUASI, GENCİMİZİN YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMEDİR” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında sağlık alanında 230 binden fazla operasyonel işlem gerçekleştirerek güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bizim için asıl başarı; raporlardaki sayılar değildir. Evine gittiğimiz büyüğümüzün hayır duası, hayata yeniden tutunan gencimizin yüzündeki gülümsemedir. Bu anlayışla 2026 yılında da daha sağlıklı, daha dirençli ve daha mutlu bir Bursa için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. “FATURANIN ARTIŞINDAKİ ESAS SEBEP, KATI ATIK BEDELİDİR” BUSKİ’yle ilgili genel değerlendirme de yapan Başkan Mustafa Bozbey, “Su sayacı endeks ve kademe dağılımının Şubat 2026’da şu şekildedir. 1. Kademe (0–12 metreküp) yüzde 86. Bir buçuk milyon civarındaki sayaçtan bahsediyoruz. 2. Kademe (13–20 metreküp) yüzde 10,51, 3. Kademe (21 metreküp ve üzeri) ise yüzde 3,6’dır. 52 lira birinci kademe. İkinci kademe 100 lira diyelim. Üçüncü kademe 152 lira. Faturanın artışındaki esas sebep, ilçenin katı atık bedelidir. Sebebi ilçe belediye başkanlarıdır. Konunun troller tarafından fazla abartıldığı, BUSKİ’yi karalama ve yaralama noktasında toplumun manipüle edildiğini görüyoruz. Bursa artık su şehri değil. Günlük kullanım 530 binlerdeydi 440 binlere kadar düştü. Hemşehrilerimiz tasarruf ederek israfı da önledi. 440 binin yüzde 60’ını barajlardan elde ediyoruz. Yüzde 40’ını alternatif su kaynakları dediğimiz derin su kuyularından ve pınar su kaynaklarından elde ediyoruz. Şimdi derin su kaynaklarını durdurduk. Tamamını barajlarımızdan karşılamaya çalışıyoruz” diye konuştu. “ÇINARCIK ARITMA TESİSİNİ AÇTIĞIMIZDA NEFES ALACAĞIZ” Doğancı Barajı’nın yüzde 56, Nilüfer Barajı’nın yüzde 78.2, her iki barajın ortalama doluluk oranının yüzde 67,3 olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Çınarcık Barajı’nın ise yüzde 79,23 civarında doluluk oranına sahip olduğunu belirtti. 2024’te doluluk oranı ortalamasının yüzde 92, 2025’te yüzde 35 olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu israf etmeyeceğiz. Su çok kıymetli. Bursa’nın 10-20 yıl sonrası için daha farklı projeleri DSİ ile beraber yaşama geçirmesi gerekiyor. Derin su kuyularını kapattığımız için enerji tasarrufu da ediyoruz. BUSKİ’nin aylık elektrik ödemesi 110 milyon civarında. Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ndeki çalışmaları yakın zaman içerisinde bitireceğiz. Günlük 300.000 metreküp kapasiteli tesisi açtığımız bizler nefes alacağız” dedi. BUSKİ’DEN 17 İLÇEDEKİ 52 FARKLI NOKTADA ÇALIŞMA BUSKİ’nin bugün itibariyle 17 ilçede 52 farklı noktada çalışma yürüttüğünü açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, hem projeler geliştirildiğini hem de araç kapasitesinin artırıldığını vurguladı. Planlanan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, “Tirilye’nin içme suyu hatlarını tamamen değiştireceğiz. Kanalizasyon kısmını çözeceğiz. Arıtma tesisini yapacağız. Gri su dediğimiz sistemi de Tirilye’de uygulayacağız. Küçük bir yer olduğu için denizden arıtma sistemini oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu. “BÜYÜKŞEHİR’İN SGK VE VERGİ DAİRESİ BORCU BİTTİ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ve bütün şirketlerinin SGK ve Vergi Dairesi borcunun tamamen bittiğini de açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunların yanında birçok hizmeti de ara vermeden ürettiklerini söyledi. “EL KONULAN MÜLKİYETLERE DAVA AÇACAĞIZ” Vakıflar Genel Müdürlüğü ile ilgili son dönemde yaşanan gelişmeler hakkında da bilgilendirme yapan Başkan Mustafa Bozbey, şunları söyledi: “Tapusu BUSKİ’de olmasına rağmen son olarak da Bursa Mevlevihanesi’ni aldılar. BUSKİ 10 yıllığına Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis etmiş. 11 Şubat’ta Vakıflar, Mevlevihane’ye el koydu. Gerekçe olarak 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. Maddesine uyduruyorlar. Tapunun tescili 1936’da Vakıflar adına yapılmış. 1954 yılında Vakıf İdaresi, tüm hak ve hisselerini Belediyemize satmıştır. Taşınmaz 72 yıl boyunca Belediyemiz mülkiyetinde kalmıştır. Tüm restorasyon, bakım ve işletme giderleri Belediyemizce karşılanmıştır. Belediyemizin de değerlendirmesi var. Yapı ticari değil, kültürel amaçla kullanılıyor. Kamu yararı gözetilerek korunmuş ve yaşatılıyor. Mülkiyet devrine karşı geri alma davası hazırlığını yapıyoruz”. BURSA MEVLEVİHANESİ HAYAT BULDU Bursa Mevlevihanesi’ni yaşayan bir kültür merkezi haline getirdiklerinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, sema mukabeleleri, tasavvuf mûsikîsi programları, akademik söyleşiler, Osmanlı Türkçesi ve Farsça eğitimleri, kent sohbetleri ve tematik kültür etkinlikleriyle Mevlevî mirasını toplumla buluşturduklarını anlattı. Mevlevihaneyi 2024 yılında 74.403 kişinin ziyaret ettiğini, 2025 yılında ise yüzde 66’lık artışla 123.686 ziyaretçinin ağırlandığını, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla da 9.368 ziyaretçi tarafından gezildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, tablonun Bursa Mevlevihanesi’nin yalnızca geçmişi koruyan değil, kültürel mirası yaşayan ve yaşatan güçlü bir kamusal değer haline geldiğinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi. “VAKIFLAR EL KOYUYOR, BİR DE YAPMIYOR” Eskişehir Han’ın tapusunun BURFAŞ’a ait olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Cumhuriyet döneminde taviz bedeli ödenerek vakıf ilişkisi sonlandırılmıştır. Belediyemiz döneminde yapılan çalışmalar için güncel 82.240.000 lira harcama yapılmıştır. Tarihi Davut Paşa Hamamı’nın kamulaştırılması sürecinde mahkeme, işlemin Vakıflar eliyle yapılabileceğine hükmetmiş; ancak bugüne kadar Vakıflarca kamulaştırma yapılmamıştır. Bu nedenle bölgenin tarihi dokusunda istenen iyileştirme sağlanamamıştır. Vakıflar el koyuyor, bir de yapmıyor” dedi. “19 DEĞERE EL KONULMASINI BURSALILARIN TAKDİRİNE BIRAKIYORUM” Emirsultan Meydanı’nda hizmet veren kafeteryanın da Vakıflar mülkiyetine geçtiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, belediyenin çalışmalar için güncel 26.300.000 lira harcama yaptığını belirtti. Vakıflar tarafından benzer gerekçelerle Büyükşehir Belediyesi’nden alınan başlıca taşınmazları da sayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Tarihi Belediye Binası, Mahfel, Şehir Kütüphanesi, Balibey Han, Şefik Bursalı Sanat Galerisi, Mahkeme Hamamı, Tahsilat ve Eski Lojman, Hakkı Paşa Konağı, Hüsnü Züber Evi, İncirli Hamamı, Beyazıt Paşa Medresesi, Umur Bey Hamamı, Mudanya Tahir Ağa Hamamı, Hünkâr Köşkü civarındaki arsa, Darphane Kültür Merkezi ve diğer bazı taşınmazlar. Bursalılara ait olan toplam 19 değere el koyma cesareti gösteren bir kurum var. Bu durumu Bursalıların takdirine bırakıyorum” diye konuştu. “BUSKİ’NİN BORCUNDA YÜZDE 113 ARTIŞ VAR” Büyükşehir Belediyesi’nin mali durumu hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, “Büyükşehir Belediyesi’nin son ay içerisinde yüzde 2 düşüş sağlandı. Nisan 2024’ten bu yana borçlarda yüzde 32 düşüş sağlandı. Şirketlerde aynı şekilde son ayda binde 1 civarında düşüş var. Geldiğimiz günden bugüne de binde 3 civarında düşüş sağlandı. BUSKİ’ye geldiğimizde duru vahim. Son bir ayda binde 1, ama geldiğimiz günle bugün arasında yüzde 113 artış var. BUSKİ’nin yüzde 85 kredisi dövizdir. BUSKİ’nin 25 milyar 200 milyon civarında borcu var. Bunu elbette ödeyeceğiz. Ama Bursa olarak hep beraber ödeyeceğiz. Maalesef öyle” dedi. Toplantının ardından Başkan Mustafa Bozbey, Yıldırım ilçesi Arabayatağı Kapalı Pazar Alanı’ndaki iftar programına gazetecilerle birlikte katılarak orucu açtı.

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık" Haber

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinliklere yönelik tepkilere Erzurum'dan cevap verdi. Bakan Tekin, etkinliğin toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik ettiğini ifade ederek, "Türkiye'deki bütün okullarda, oruç tutan ya da tutmayan bütün çocuklarımız, Ramazan ayını milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşıladı" dedi. Bakan Tekin, Palandöken ilçesinde hayırsever bir aile tarafından yapılan 360 öğrenci kapasiteli ve 12 derslikli Makbule Küçükçalık İlkokulu'nun açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada hayırsever ailenin yaptırdığı okul için teşekkür etti ve bir okul yapımı sözü daha aldı. "MİLLETİMİZİ KÖKLERİMİZLE BARIŞIK ŞEKİLDE GELECEĞE TAŞIYORUZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de eğitim öğretim altyapısını önem verdiğini ifade eden Yusuf Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum'da 176 bin öğrencimiz varmış. 2025-26 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız düşmüş, 20 bin civarında azalmış. Peki 176 bin öğrenciye kaç öğretmenle eğitim veriyormuşuz? 2002 yılında 7 bin öğretmenimiz varmış. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş. Yani yaklaşık 2 katına çıkmış. Ben bu muhalefetin itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak, bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği salık veren, bunu teşvik eden ve birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' ile yola çıktık. Ramazan Ayını Milli Eğitim Bakanlığı olarak milletçe, çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlattık. Türkiye'deki bütün okullarda çocuklarımız oruç tutan tutmayan, bütün çocuklarımız Ramazan'ı bu anlamda; milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak, bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşılıyor" dedi. "KİMSENİN DİNİ İNANCINI SORGULAMADIK. O BİZİM İŞİMİZ DEĞİL" Bakanı Tekin, açılış sonrası Makbule Küçükçalık İlkokulu'nu inceledi, sınıflarda çocuklarla buluştu, onların hazırladığı Ramazan temalı gösterileri izledi. Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel vatandaşlık gibi kavramlarla milli değerlerin içinin boşaltılmak istendiğini vurgulayarak, "Benzeri kavramların empoze edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda geçtiğimiz yıl ‘Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması' temasıyla eğitime başladık. Bu yıl Eylül ayında mavi vatan, yeşil ve orman temaları üzerinden yola çıktık. Bu coğrafyadaki her şey, maddi-manevi her şey bizlere emanet. Bunları korumamız gerek. Bu yıl Şubat'ta ‘Bayrak' temasıyla okullarımızı açtık. Eğitim-öğretim süreci devam ederken çocuklarımıza bizleri bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak toplumsal duyarlılığı artırdık. Bayrakla ilgili duyarlılık toplumun tüm kesimlerine yayıldı. Şimdi de Ramazan üzerine bir girişimde bulunduk. Bununla alakalı gönderdiğimiz genelgede; kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı da bizi ilgilendirmiyor. Biz Ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna ortak etmek isteyen, hayır, dayanışma duygularımızı en üst noktaya çıkaran, toplumda küslükleri, dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı, muameleyi ortadan kaldıran bir kardeşlik iklimi oluşturmayı amaçladık. Bu milli bir değerimiz. Oruç tutup tutmakla alakalı değil. Bununla alakalı bir bildiri yayınladı. Bizim yayınladığımız genelgede Anayasa'dan bahsediyoruz, kanunlardan bahsetmişiz, milli birlik ve beraberlikten bahsetmişiz. Onlar ‘Taliban' demişler. Ne alakalası var. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir yerde de ‘Trump'ın payandası olmak istiyorlar" demişler. Bir karar verin" diye konuştu. Törene; Bakan Tekin'in yanı sıra, Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve hayırsever Makbule Küçükçalık'ın oğlu Yılmaz Küçükçalık katıldı.

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde! Haber

Erdoğan’dan Boğaziçi’ne 5 milyar liralık iki dev müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da "Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatında gençlerle yol yürüdüğünü, onların önünü açtığını dile getirdi. Gençlerle sık sık bir araya gelmeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün de aynı heyecanı, sevincinin yaşadığımı bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı gözlerindeki şu ışık ve kararlığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji topluyoruz. Geleceğe olan inancımızı büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı Türkiye Yüzyılı tutkumuzu gençlere baktıkça daha da perçinliyoruz. Birazdan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçirenleri yürekten tebrik ediyorum. Araştırma faaliyetlerinden inavosyan teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren 3 yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. 916 öğrencinin barınacağı 2 öğrenci yurdunun bu kadar kısa sürede nihayete erdirmek kolay bir iş değildir" diye konuştu. "SÖZDE ÖZGÜRLÜKÇÜ, FAKAT ÖZDE BASKICI BU ZİHNİYETE RAĞMEN HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYORUZ" "Bizim için ilim hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir" diyen Erdoğan, şöyle devam ett: "Bizim için öğrenci, yani talebe ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ilim ve kültür erbabının ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilim, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez bir ışık kaynağı oldu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar muhafaza edilmeye daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan tarafları giderip eksiklerini tamamlayarak daha da iyi hale getirmemiz gerekiyor. Özellikle üniversitelerimizi asli misyonlarını uygun şekilde araştırmaya özgün ve nitelikli bilgi üretmeye Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. 208 yüksek öğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz. Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimiz de buna adapte olmalı kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran, pas tutar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler engel çıkaranlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü, fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan ilerlemeye kararlıkla devam edeceğiz." "ÜNİVERSİTELERİMİZİN ÖZELLİKLE ULUSLARARASI BAŞARI LİSTELERİNDE DAHA YÜKSEK SIRALARA TIRMANMASI İÇİN TÜM İMKANLARIMIZI SEFERBER ETTİK" Üniversite ve hocaların bir yandan evrensel işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerinin önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Boğaziçi Üniversitesi'mizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını memnuniyetle karşılıyorum. Boğaziçi Üniversitesi'mizin dünyayın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yüksek öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine çok anlamlı katkılar sunacaktır. Üniversitelerimizin özellikle uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026'da bu rakam yüksek öğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 180 bine ulaştırdık. Üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2022'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin üretim çağı programıyla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılmasında da yanlarına oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu yıl ilk mezunlarını verecek" dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 2 MÜJDEYİ AÇIKLADI Konuşmasında 2 müjdeyi paylaşan Erdoğan, "Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Üniversitelerimiz için çalışmaya gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

ABD adaletinden Rümeysa kararı! Rubio’nun "Sınır Dışı" hamlesi mahkemeden döndü Haber

ABD adaletinden Rümeysa kararı! Rubio’nun "Sınır Dışı" hamlesi mahkemeden döndü

ABD'de göçmenlik mahkemesi, Mart ayında gözaltına alınan Rümeysa Öztürk'ün sınır dışı edilme davasını yeterli hukuki delil bulunmadığı gerekçesiyle sonlandırdı. ABD'de göçmenlik yargıcı, geçtiğimiz Mart ayında gözaltına alınan Tufts Üniversitesi doktora öğrencisi Türk vatandaşı Rümeysa Öztürk'ün sınır dışı edilmesi sürecini yeterli hukuki delil bulunmadığı gerekçesiyle sona erdirdi. Göçmenlik mahkemesi, ABD İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) Öztürk'ün sınır dışı edilebilirliğini ispat edemediğine hükmederek Öztürk hakkında başlatılan sınır dışı etme sürecini sonlandırdı. Öztürk'ün avukatları dün 2. ABD Temyiz Mahkemesi'ne sundukları mektupta kararı ayrıntılı olarak açıkladı. Avukatları aracılığıyla açıklama yapan Öztürk, "Bugün, adalet sisteminin kusurlarına rağmen, davamın ABD hükümeti tarafından haksızlığa uğramış olanlara umut verebileceğini bilerek rahat bir nefes alıyorum" dedi. Öztürk'ün avukatı Mahsa Khanbabai kararı memnuniyetle karşılarken, ABD göçmenlik sistemini "toplumumun değerli üyelerini" hedef almak için bir silah olarak kullanmasını sert bir dille eleştirdi. Khanbabai, "Göçmenlik yasalarını, Filistin insan haklarını ve Gazze'deki devam eden insani krizi savunan insanları susturmak için manipüle ettiler. Bu kararla, Yargıç Roopal Patel, Rümeysa için adaleti sağladı. Şimdi, diğer göçmenlik yargıçlarının da onun izinden giderek başkanın acımasız sınır dışı etme gündemini onaylamayı reddedeceğini umuyorum" ifadelerini kullandı. ÖZTÜRK'ÜN GÖZALTINA ALINMASI Yolda yürürken maskeli göçmenlik ajanları tarafından Mart ayında gözaltına alınan Öztürk'ün vizesinin iptali için bir yıl önce Tufts'ın öğrenci gazetesinde üniversitenin İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırıma verdiği tepkiyi eleştiren bir yazıyı kaleme alması gerekçe gösterildi. Öztürk hakkında ilk olarak üniversitenin de bulunduğu Boston'da federal mahkemeye serbest bırakılması için dilekçe verilmiş ancak dava daha sonra da Vermont'a taşınmıştı. Mayıs ayında, federal yargıç gözaltına alınmasının ifade özgürlüğü haklarının ihlali anlamına geldiğini savunarak Öztürk'ün serbest bırakılmasını talep etmişti. Öztürk Güney Louisiana'daki bir gözaltı merkezinde 45 gün tutulmuştu. RUBİO DOĞRULAMIŞTI ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bir basın toplantısında Türk öğrencinin F1 tipi öğrenci vizesinin iptal edildiğini doğrulayarak "vizeyi sadece eğitim amacıyla veriyoruz" demişti. Rubio açıklamasında, "Şu anda dünyadaki herhangi bir yerde vize başvurusu yaparsanız ABD'ye öğrenci olarak gelmek için başvurursanız ve bize gelmenizin nedeni sadece köşe yazıları yazmak değil, üniversiteleri tahrip etmek, öğrencilere zorbalık yapmak, binaları ele geçirmek, kaos çıkarmak gibi hareketlere katılmak olduğunu söylerseniz, size vize vermeyeceğiz. Eğer bize yalan söyleyip vizeyi alırsınız ve sonra o vizeyle Amerika'ya gelirseniz ve bu tür faaliyetlere katılırsanız vizenizi alacağız. Şimdi, bir kez vizenizi kaybettiğinizde, artık Amerika Birleşik Devletleri'nde yasal olarak bulunmuyorsunuz ve her ülkenin sahip olduğu bir hakkı kullanarak sizi ülkeden çıkarabiliriz. Yani, bu kadar basit" ifadelerini kullanmıştı.

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!" Haber

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki BTSO Baha Cemal Zağra Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda bazı öğrencilerin sandalyelere bağlandığını gösteren görüntülerin dehşet verici olduğunu ve kamuoyunda haklı bir infial yarattığını dile getirdi. Pala, “Velilerin paylaştığı videolarda özel gereksinimli öğrencilerin hem fiziksel hem de sözlü şiddete maruz kaldığı gözlenmektedir. Bakanlık, özel gereksinimli çocukların onurunu hiçe sayan bu uygulamaların neden önlenmediğini açıklamalıdır.” sözleriyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i açıklamaya davet etti. Prof. Dr. Pala, “Bu görüntüler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eğitim politikalarının yapısal sorunlarının sonucudur. Sınıfta fiziksel kısıtlama pedagojik bir yöntem değil, açıkça kötü muameledir. Milli Eğitim Bakanlığı “inceleme” yerine derhal kapsamlı bir soruşturma başlatmalı, sorumlular görevlerinden uzaklaştırılmalıdır. Tüm özel eğitim kurumlarında bilimsel temelli standart düzenlemeler uygulamaya konulmadıkça ve sorumlular hesap vermedikçe özel gereksinimli birçok çocuk ve aileleri gelecekte de sorun yaşamaya devam edilecektir.” dedi. Pala, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e 23 Aralık’ta kapsamlı bir soru önergesi iletti. Önergede idari süreç, denetim, öğrenci güvenliği ve personel niteliği alanlarında sorularına detaylı yanıt talep etti. “Sorumlular neden tespit edilemedi; idari sürecin detayları neden paylaşılmıyor?” Milletvekili Pala, kamuoyunun bilgi alma hakkını vurgulayarak, olayın ortaya çıkartılmasının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen Bakanlığın kamuoyuna net bir açıklama yapmadığını ifade etti. “Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlatıldığını duyurdu ancak bu açıklamada ne sorumluların tespitine ne de yürütülen idari süreçlere dair bilgi yer almaktadır. Aradan geçen iki haftada sorumlular neden tespit edilemedi ve idari sürecin detayları kamuoyuyla neden paylaşılmıyor?” diye sordu. Bu sürecin hızlı ve şeffaf yürütülmesinin zorunlu olduğunu yinelerken, çocukların ve ailelerin daha fazla mağdur olmaması için geçici koruyucu tedbirlerin derhal alınması gerektiğini vurguladı. “Özel eğitim ve rehberlik hizmetleri uzman kadrolara teslim edilmedikçe nitelikli bir eğitim sistemi inşa edilemez!” Pala, özel eğitim kurumlarında güç kullanımı, fiziksel kısıtlama ve alıkoymanın kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin uzman kadrolara teslim edilmesi, bireyselleştirilmiş eğitim programlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve denetimlerin bağımsız uzmanlarca yürütülmesi gerektiğini belirtti. Pala, çağrısını noktalarken, risk temelli düzenli denetim takviminin yayımlanması, ihbar mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin karar süreçlerine katılımını artıracak yerel izleme mekanizmalarının kurulması yönündeki çağrısını yineledi.

Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik: İz bırakan adımlar cesaret ister Haber

Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik: İz bırakan adımlar cesaret ister

Bursa Teknik Üniversitesinde her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 5’nci sezon 49’ncu bölüm konuğu; Beyçelik Holding CEO’su, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurlu Başkanı Baran Çelik oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “İz Bırakan Adımlar” başlıklı konuşmasını yapan Baran Çelik, Beyçelik markasının doğuşu ve gelişim serüveninden bahsederken, öğrencilere hedefe ulaşılan yolda atılacak önemli adımları aktardı. “En büyük birikimimiz tecrübemiz” Beyçelik Holding’in ana faaliyet alanının otomotiv tedarik sanayi olduğunu aktaran Baran Çelik, Türkiye’deki tüm, Avrupa’daki pek çok markaya tedarik sağladıklarını söyledi. Baran Çelik, farklı iş kollarında da var olduklarını, Beyçelik markası olarak İSO ilk 500 ve ikinci 500 sıralamalarında yer aldıklarını ifade etti. Baran Çelik, “Bugünkü başarımızı üniversite eğitiminin yanında, büyüklerimizden aldığımız tecrübeyi doğru kullanmaya borçluyuz. En büyük birikimimiz, bu tecrübeden geliyor ve bugün Beyçelik’in güven veren bir grup haline geldiğine inanıyoruz” dedi. “Hatalarınızı tekrarlamayın, tecrübeden faydalanın” Öğrencilere, tecrübelerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunan Baran Çelik, “Bu yolu giderken bizler de engellerle karşılaştık. Ancak her bir engel bize değerli tecrübeler kazandırdı. Unutmayın ki; kariyer yolculuğunuzda yapılan hataları tekrarlamamak, tecrübeli insanların bilgisinden faydalanmak ve o bilgiyi doğru şekilde kullanabilmek çok önemli” diye konuştu. “Şans kapıya geldiğinde hazır olan kazanır” Girişimcilik ve kariyer yolculuğunda dikkat edilmesi gereken hususları paylaşan Çelik, “Aslında şanslı insan yoktur; şans kapıya geldiğinde hazır olan insan vardır. Ve o pas eninde sonunda gelir, önemli olan o ana hazır olmaktır. Kariyer yolculuğunuzda başkalarının koyduğu hedefe değil kendi hedefinize yürümek de çok önemli. Çünkü ancak kendi belirlediğiniz hedefleri içselleştirdiğinizde başarılı olabilirsiniz; başkalarının sizin için koyduğu hedeflerle gerçek başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Bu nedenle kendi rotanızı kendiniz çizmelisiniz” ifadelerini kullandı. “Kendinizi sosyal ve kişisel alanlarda da geliştirmelisiniz” Eğitimin önemini vurgulayan Baran Çelik, “Bursa’nın tek teknik üniversitesinde öğrenci olduğunuz için çok şanslısınız. Ancak eğitim sadece üniversiteyle sınırlı değil, sosyal ve kişisel olarak da kendinizi geliştirmelisiniz. Bulunduğunuz şartların kıymetini bilmeli, zorluklar karşınıza çıksa da kendinize inanmalısınız ve cesur seçimler yapmalısınız. Çünkü iz bırakan büyük adımlar her zaman cesaret ister” ifadelerini kullandı. Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüm, yapay zekânın etkileri, sektörün dünyadaki gelişmelerine değinen Baran Çelik, öğrencilerden gelen soruları da cevapladı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik’e plaket takdimi ile devam eden program, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

"Öğretmene sahip çıkmanız, çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır" Haber

"Öğretmene sahip çıkmanız, çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır"

- Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Her zaman söylüyoruz, eğitimin taşıyıcı kolonu ve asli unsuru öğretmendir. Öğretmeni itibarlı kılamazsanız, eğitimde istenen hedeflere ulaşmanız mümkün değildir" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Ankara'nın Çankaya ilçesindeki bir okulda bazı öğrencilerin öğretmene uygunsuz ve çirkin tavırlarını eleştirdi. Başta kamu yönetimi olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin öğretmenin saygınlığını korumak için sorumluluk alması gerektiğini kaydeden Geylan, "Ankara Çankaya'da bir lisede bazı öğrencilerin ders sırasında öğretmenlerine yönelik uygunsuz ve alaycı davranışları sosyal medyada paylaşıldı. Çok çirkin, üzücü ve bir o kadar da düşündürücü bir durum. Her zaman söylüyoruz, eğitimin taşıyıcı kolonu ve asli unsuru öğretmendir. Öğretmeni itibarlı kılamazsanız, eğitimde istenen hedeflere ulaşmanız mümkün değildir" dedi. "Öğretmeni rencide eden davranışları pervasızca sergileyen nesilleri nasıl meydana getirdik diye düşünmemizin zamanı değil midir?" Yıllar içindeki değişikliklerle öğretmenin eğitim sürecindeki yetkinliğinin zayıfladığını aktaran Geylan, "İşte bunun sonucu olarak da örnek olayda olduğu gibi çirkinlikleri yaşar hale gelmişizdir. Başta kamu yönetimi olmak üzere toplumun tüm kesimleri öğretmenin saygınlığını korumak için sorumluluk almalıdır. ‘Bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' terbiyesiyle yoğrulmuş bir kültürün mensupları olarak, öğretmeni rencide eden davranışları pervasızca sergileyen nesilleri nasıl meydana getirdik diye düşünmemizin zamanı değil midir? Yıllardır Alo 147 gibi, CİMER gibi vasıtalar üzerinden mesnetsiz başvurularla öğretmeni huzursuz eden, saygısızlığın faillerini cüretlendiren uygulamalar bugün yaşadığımız tablonun sebeplerinden değil midir? Adeta öğretmeni tezgahtar, öğrenci ve veliyi müşteri gibi kabul eden ve 'müşteri her daim haklıdır' yaklaşımıyla meslektaşlarımızı ortada bırakan anlayışların müsebbiplerini sorgulamamız gerekmiyor mu? Artık yeter" diye konuştu. "Öğretmene sahip çıkmanız, çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır" Geylan, öğretmene sahip çıkmanın geleceğe sahip çıkmak olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kamu yönetimi gerekli tedbirleri hızlıca almalı, okullarımızda disiplin mevzuatı ve uygulamalarını tavizsiz düzenlemeli, ne veli ne öğrenci ne de başka bir unsurun öğretmenin saygınlığını rencide edecek tutumlarına müsamaha göstermemelidir. Buradan ailelerimize de çağrıda bulunmak isterim ki; sizin öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarınıza verdiğiniz kıymettir. Çocuğunuzun yetişmesinde, iyi eğitilmesinde, güzel bir geleceğe ulaşmasında sizden çok daha fazla öğretmenin dahli vardır. Öğretmene sahip çıkmanız, aslında çocuğunuzun hayalini kurduğunuz geleceğine sahip çıkmanızdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.