SON DAKİKA
Hava Durumu

#Omega-3

Söz Bursa - Omega-3 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Omega-3 haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Masa başı iş hasta ediyor Haber

Masa başı iş hasta ediyor

Masa başı ve hareketsiz çalışma hayatı duruş bozukluklarının yanı sıra kalp hastalıklarından diyabete, kronik ağrılardan metabolik yavaşlamaya kadar geniş bir sağlık krizine de davetiye çıkarıyor. Ofis çalışanlarında en sık görülen şikayetlerin başında gelen bel, boyun ve sırt ağrıları, aslında vücudun "artık hareket et" diyen bir imdat çağrısı olarak kabul ediliyor. Masa ve sandalye seçimi önemli Omurga sağlığını korumada ilk adımın çalışma masa ve sandalyesinin ergonomik yapılandırılması olduğuna dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Sandalyenizin bel desteğine sahip olması ve yüksekliğinin ayarlanabilir olması bir lüks değil, zorunluluk olmalı. Dirsekler masaya paralel, 90 derecelik bir açıyla durmalı ve monitörünüz göz hizasında yaklaşık 50-70 cm uzakta konumlanmalı. Bel fıtığı olan çalışanlar için dik duruş hayati önem taşır. Sandalye ile sırt arasında boşluk kalmamalı. Eğer ayaklarınız yere tam basmıyorsa bir destek kullanılmalı. Vücut ağırlığı ayaklara aktarılamazsa tüm yük beldeki disklere biner” dedi. Görme problemleri boyun sağlığını bozuyor Görme bozuklukları ve yetersiz ortam aydınlatmasının da boyun sağlığını doğrudan tehdit edebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Çünkü kişi ekrandakileri net görebilmek veya okuyabilmek için farkında olmadan boynunu öne doğru bükerek 'kaplumbağa duruşu' sergiler, bu da servikal omurgaya binen yükü katlayarak artırır. Bunun yanı sıra göz yorulduğu zaman da boyun bükülmesine nede olur. Işık ve ekran mesafesi doğru ayarlanarak boyun fıtığı riski ciddi oranda azaltılabilir” diye konuştu. Telefon boyun ile omuz arasına sıkıştırılmamalı Telefonu boyun ile omuz arasında sıkıştırmak gibi basit görünen hataların da sinir köklerinde ciddi hasarlara yol açabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Mutlaka kulaklık kullanın ve klimanın doğrudan vücudunuza temas etmemesine özen gösterin. Çünkü soğuk hava akımı kas spazmlarını ve fıtık ağrılarını tetikler” dedi. Hareket şart Saatlerce kıpırdamadan çalışmanın disklerin arasındaki sıvı dolaşımını durdurduğunu hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “En büyük ilaç harekettir. Yarım saatte bir ofis içinde kısa yürüyüşler ve iki saatte bir de germe egzersizleri yapılarak dolaşım canlandırılmalı. Çayınızı kendiniz alın, aracınızı uzağa park edin ve asansör yerine merdivenleri tercih edin. Boynunuz içinse saat yönünde ve tersine yapılan yavaş rotasyonlar ile yana doğru nazik germe hareketleri, gün boyu biriken gerginliği dağıtır” şeklinde konuştu. Stres yönetimi de ergonomik koltuk kadar önemli İş stresinin sadece zihni değil, doğrudan kasları da etkilediğini paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Stresli olduğumuzda farkında olmadan omuzlarımızı yukarı kaldırır ve boyun kaslarımızı kilitleriz. Bu kronik gerginlik, bir süre sonra fıtık ağrılarını tetikleyen en büyük faktör haline gelir. Stres yönetimi, en az ergonomik koltuk kadar önemlidir. Gün içinde 10-15 dakikalık meditasyonlar veya derin nefes egzersizleri kas geriliminizi düşürür. İmkânınız varsa haftalık rutininize yoga veya pilates ekleyin” tavsiyesinde bulundu. İdeal kiloda olmaya özen gösterilmeli, sigara içilmemeli Bel sağlığını korumak için ideal kiloyu korumanın ve disklerin beslenmesini bozan sigaradan uzak durmanın da hayati önem taşıdığına değinen Prof. Dr. Göçmen, “Yatış pozisyonunda diz desteği kullanmak ve 2-3 cm topuklu ayakkabılar seçmek omurganın doğal kavisini destekler. Doğru beslenme alışkanlıkları ve hekim kontrolünde kalsiyum, Omega-3 ve D vitamini desteği almak da kemik yoğunluğunu ve doku onarımını destekleyerek omurga sisteminin direncini artırır. Bu yaşam tarzı değişiklikleri, bel omurları üzerindeki mekanik baskıyı azaltarak fıtık ve yıpranmaları önlemeye yardımcı olur” dedi.

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç Haber

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarında tatlı telaşı başladı. Ağır şerbetli tatlıların aksine, sindirimi kolay ve hafifliğiyle bilinen Güllaç, içeriğindeki mineral ve Omega-3 deposuyla uzmanların ilk tavsiyesi oluyor. BÜTÇEYİ YORMAYAN LEZZET Artan girdi maliyetlerine rağmen diğer tatlılara oranla daha ekonomik bir hazırlık sürecine sahip olan Güllaç, sadece süt, şeker ve güllaç yaprağı ile muazzam bir lezzete dönüşüyor. Hem ev hanımlarının hem de Bursa’daki pastanelerin gözdesi olan bu geleneksel lezzet, "fiyat-performans" ürünü olarak bu Ramazan’da da zirvede. TAM BİR MİNERAL DEPOSU Güllacı sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı yapan ise üzerine ve arasına eklenen malzemeler. İşte Güllacın vücuda faydaları: Mineral Kaynağı: İçeriğindeki nar, ceviz, badem veya fındık sayesinde vücuda kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum kazandırıyor. Bağışıklık Dostu: Özellikle ceviz ve fındıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri sayesinde bağışıklığı güçlendirirken, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kan Şekeri Dengesi: Sütlü bir tatlı olması sebebiyle, şerbetli tatlılara göre kan şekerini daha dengeli yükseltiyor ve iftar sonrası oluşan ağırlık hissini en aza indiriyor. UZMANINDAN TAVSİYE: "GÜLLACI NARLA SÜSLEYİN" Beslenme uzmanları, Güllacın üzerine eklenecek nar tanelerinin hem görsel bir şölen sunduğunu hem de güçlü antioksidan özelliğiyle iftar sonrası vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Malzemeler: 1 paket (300-400 gr) Güllaç yaprağı 2 litre süt (Güllacın bol sütlü olması makbuldür) 2,5 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir) 1 paket vanilya (Opsiyonel) 2 yemek kaşığı gül suyu (Gerçek geleneksel lezzet için) Arası İçin: 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi veya fındık Üzeri İçin: Nar taneleri (Olmazsa olmazı!) Adım Adım Hazırlanışı: Sütü Hazırlayın: Sütü ve şekeri derin bir tencereye alın. Şekerler eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Püf Noktası: Süt kaynar olmamalı, parmağınızı yakmayacak sıcaklıkta (yaklaşık 50-60 derece) olmalıdır. Çok sıcak olursa güllaç hamur olur, soğuk olursa yapraklar sütü çekmez. Aromayı Ekleyin: Sütü ocaktan aldıktan sonra vanilya ve gül suyunu ekleyip karıştırın. Yaprakları Islatın: Geniş bir tepsiye veya borcama güllaç yapraklarını parlak kısımları üste gelecek şekilde tek tek yerleştirin. Her katı bir kepçe yardımıyla bolca sütle ıslatın. Ara Katı Oluşturun: Yaprakların yarısına geldiğinizde araya bolca dövülmüş ceviz veya fındık serpiştirin. Kalan Yapraklar: Kalan yaprakları da aynı şekilde sütle ıslatarak üst üste dizin. En son kalan sütü tüm tepsinin üzerine gezdirin. Dinlendirme: Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin, ardından buzdolabında en az 2-3 saat dinlenmeye bırakın. Altın Değerinde İpucu: Cevizi ara kata koyduğunuzda bekledikçe sütün rengini karartabilir. Eğer güllacınızın bembeyaz kalmasını istiyorsanız, cevizi servis esnasında üzerine de ekleyebilirsiniz.

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor Haber

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade ederek akciğer sağlığı için taze sebze ve meyve yemenin önemli olduğunu söyledi. İnsan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi sürecine metabolizma denir. Oksijenle beraber işlenen gıdaların doğru metabolize olması için sağlıklı solunum sistemine ihtiyacı vardır. Sağlıklı ve çeşitli seçilen besinler ile oluşturulan dengeli bir beslenme planı sağlıklı nefes almayı ve akciğer sağlığını korumayı destekler. Karbonhidratlar metabolize olurken daha çok, yağlar ise daha az karbondioksit üretirler. Bu sebeple solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağlı diyet uygulamaları daha rahat nefes almalarını sağlar. Akciğer sağlığını korumak için, taze meyve sebze tüketimi, antioksidanlardan zengin vitamin-mineral alımı, yeterince sıvı tüketimi ile ideal kilonun korunması önemlidir" diye konuştu. Medicana Bursa Hastanesi Diyetisyen Hande Güngör, akciğer sağlığı için 10 besin grubunu şöyle sıraladı; "Lif bakımından zengin olan arpa, yulaf ve mercimek gibi gıdalar, B vitamini, magnezyum, selenyum ihtiva eder. Bu gıdalar akciğer sağlığını destekler. Taze sebzeler, yüksek lif ve flavanoid içeriği sayesinde akciğer fonksiyonunu iyileştiren pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana, pazı gibi besinlerin aynı zamanda KOAH ve akciğer kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Taze meyveler, özellikle elma, yaban mersini gibi yüksek antosiyanin ile akciğerlerin oksidatif hasardan korunmasına katkı sağlar. Fonksiyonel gıdalar, yüksek antioksidan, antiinflamatuar içerikleri ile zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi gıdalar damar sağlığına katkıda bulunarak akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki gösterir. Omega-3 kaynağı besinler, hamsi, sardalya, deniz somonu gibi besinlerin kaynakları olan omega-3 ün yeterli alımı, hava yolu damar geçirgenliğini arttırarak akciğer sağlığını korur. Kuruyemişler, özellikle selenyumun en zengin kaynaklarından olan brezilya cevizi, yüksek antioksidan içeriğiyle solunum ve vücut direnci fonksiyonlarını iyileştirici etki gösterdiği bilinmektedir. Yoğurt, kalsiyum, fosfor ve selenyum açısından zengin olması sebebiyle KOAH riskini azalttığı tespit edilmiştir. Zeytinyağı, yüksek polifenol içeriği ile akciğer fonksiyonlarının bozulmasıyla seyreden solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ifade edilmiştir. Antioksidan yönünden zengin vitaminler ve mineraller, yüksek antioksidan etki gösteren C ve E vitaminin yeterli alımı akciğer fonksiyonunu destekler. Su, akciğer fonksiyonlarının sürdürülmesi için önemli bileşenlerden olan mukus yapısının korunması için yeterli miktarda su gerekir. Kilo başına 30-33 miligram su tüketimi kişinin günlük sıvı ihtiyacını karşılamasını sağlar. İdeal kiloyu koruyarak dengeli ve yeterli bir beslenme planı uygulayan kişilerin hastalık riski azalır, enfeksiyonlara karşı direnci artar, vücut direnci sistemi güçlenir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.