SON DAKİKA
Hava Durumu

#Orta Doğu

Söz Bursa - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCMB Başkanı Karahan: "KKM'de sınırlı bakiye kaldı" Haber

TCMB Başkanı Karahan: "KKM'de sınırlı bakiye kaldı"

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, "Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. "ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI İLE ENERJİ FİYATLARI KESKİN BİR ŞEKİLDE ARTTI" Karahan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Küresel ekonomik görünüme ilişkin süregelen belirsizliklerin jeopolitik gelişmelerden ötürü belirgin şekilde yükseldiğini ifade eden Karahan, "Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde" açıklamasında bulundu. "2026 YILINDA KÜRESEL BÜYÜMENİN BELİRGİN ŞEKİLDE İVME KAYBETMESİ BEKLENİYOR" Küresel ekonominin mevcut gerilimlerden ötürü önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Karahan, "Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye konuştu. "FİYAT ARTIŞLARININ İKİNCİL ETKİLERİNİ KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR PARA POLİTİKASI TEPKİSİ GEREKEBİLİR" Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Karahan, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı oldu olduğuna vurgu yaptı. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini söyleyen Karahan, "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu. Karahan, TCMB’nin yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin tespitlerini de aktardı. Sıkı para politikalarının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini söyleyen Karahan, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini dile getirdi. Hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiği bilgisini veren Karahan, bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığına dikkati çekti. İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini dile getiren Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergelerin ise yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış olduğunu söyleyen Karahan, yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının da gerilemekte olduğuna vurgu yaptı. "2026 YILINDA CARİ AÇIĞIN MİLLÎ GELİRE ORANININ UZUN DÖNEM ORTALAMASININ ALTINDA GERÇEKLEŞECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ" Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak arttığını ve milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade ederek, "Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi. Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor" dedi. "YILIN İLK DÖRT AYINDAKİ FİYAT ARTIŞLARINA BAKTIĞIMIZDA ENFLASYONUN GIDA VE ENERJİDE YÜKSELDİĞİNİ GÖRÜYORUZ" Yılın ilk çeyrekteki enflasyon görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını fakat yüksek seyrini de koruduğunu kaydetti. Karahan, şu ifadelere yer verdi: "Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda yavaşlama devam ediyor." "EŞEL MOBİL İSTEMİ, PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞLARIN ENFLASYONA YANSIMASINI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE SINIRLADI" Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdığını söyleyen Karahan, "Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandı. Sol panelden izleyebileceğiniz üzere, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan artış gösterdi. Tetiklenen maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına olan etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bu etkiyi anlamak için ortalama Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryo düşünelim. Eşel mobilin olmadığı bir durumda bu şok 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyonu 4,5 puan kadar yükseltir. Eşel mobille bu şokun enflasyon üzerindeki etkisi 1,3 puana geriliyor" değerlendirmesinde bulundu. "KİRA VERİLERİ, KİRA ENFLASYONUNDA EĞİLİMİN AŞAĞI YÖNLÜ OLDUĞUNA İŞARET EDİYOR" Karahan, son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığının altını çizerek, "Bu durum, hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber veriyor. Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim göze çarpıyor. Bu bağlamda, hizmet enflasyonu üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olabilecek bazı unsurlara değinmekte fayda var. Kira tarafında; gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" şeklinde konuştu. "KÜRESEL GERİLİMİN NE KADAR SÜRECEĞİ ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ AÇISINDAN KRİTİK BİR RİSK UNSURU" Enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere değinen Karahan, "Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. "ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, PİYASA OYNAKLIKLARININ SINIRLI KALMASINDA ETKİLİ OLDU" Ocak ayında, para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini anımsatan Karahan, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla tedbirler aldıklarını sözlerine ekledi. Karahan, söz konusu tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40’ta oluşmasını sağladık. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. İvedilikle attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu. Devam eden süreçte, Türk lirası ve döviz piyasalarına ilişkin adımlarımızı sürdürdük. Bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Mart tarihinden itibaren geleneksel yöntemle alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama yapmaya başladık. Bu süreçte enflasyon görünümü üzerinde oluşabilecek riskleri sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk." "KKM HESAPLARINDA ÇOK SINIRLI BİR BAKİYE KALDI" Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi. Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur" açıklamasında bulundu. Komisyon, Karahan’ın konuşmasının ardından milletvekillerinin konuşmasıyla devam etti.

Uludağ İçecek’ten Dubai hamlesi: Palm City FC’ye sponsor oldu! Haber

Uludağ İçecek’ten Dubai hamlesi: Palm City FC’ye sponsor oldu!

Uludağ İçecek Türk A.Ş., global büyüme stratejisi doğrultusunda Orta Doğu pazarındaki varlığını önemli bir sponsorluk anlaşmasıyla güçlendiriyor. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl ile Kulüp Başkanı Majesteleri Sheikh Ahmed bin Sultan bin Khalifa Al Nahyan arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Uludağ Premium markası Palm City FC’nin forma arkasında yer alacak. Bu iş birliğiyle Uludağ İçecek, markanın bölgedeki sportif görünürlüğünü ve dijital etkileşimini daha da artırmayı hedefliyor. Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, bu sponsorluğun sadece bir logodan ibaret olmadığını, markanın Dubai ve Körfez bölgesinde yoğunlaşan operasyonlarının bir yansıması olduğunu vurguladı. Kızıl, anlaşmaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu; "Uludağ İçecek Türk A.Ş. olarak 100 yılı aşan mirasımızı, bugün dünyanın en dinamik merkezlerinden biri olan Dubai’ye taşımanın gururunu yaşıyoruz. Kısa süre önce bölgede kurduğumuz 'Uludag Gulf Beverages LLC' şirketimizle özellikle HORECA (otel, restoran, kafe) sektöründe çok güçlü bir ivme yakaladık. Palm City FC, tıpkı Uludağ markası gibi geleneksel yapıya meydan okuyan, yenilikçi ve sınırları zorlayan bir vizyona sahip. Bu iş birliği, Dubai’deki yatırımlarımızı ve bölgeye olan inancımızı pekiştiriyor. Palm City’nin sahadaki hırsı ve dijital dünyadaki gücü, Uludağ Premium ve efsanevi gazozumuzun küresel marka yolculuğuyla mükemmel bir sinerji oluşturacak diye düşünüyorum." Dubai’de bir başarı hikayesi: Palm City FC Yalnızca 365 gün içinde sıfırdan inşa edilerek futbol dünyasında bir "startup" devrimi ortaya koyan Palm City FC, kısa sürede BAE 2. Lig şampiyonu olarak üst üste iki kez lig atlama başarısı gösterdi. Kulüp, son olarak Al Maktoum Stadyumu’nda oynanan dramatik finalde Hatta Club’ı penaltılarla mağlup ederek BAE FA Cup’ı müzesine götürdü. Başkanı Majesteleri Sheikh Ahmed bin Sultan bin Khalifa Al Nahyan liderliğinde, kraliyet desteğini modern ve yenilikçi bir vizyonla birleştiren kulüp, önümüzdeki sezondan itibaren BAE 1. Ligi’nde mücadele edecek. YILDIZLARLA DOLU KADRO VE DİJİTAL GÜÇ Global influencer ve girişimci Soheil Var tarafından kurulan Palm City FC, sosyal medyadaki 400.000’i aşkın takipçisi ve aylık milyonlarca izlenmesiyle dev bir dijital markaya dönüşmüş durumda. Geçen sene kadrosunda Cristian Tello ve Premier League deneyimli Barcelona’nın eski yıldızı olan Papiss Cissé ve halen "Sezonun Yıldızı" Alejandro Pozuelo gibi elit isimlerin forma giydiği kulüp; Khabib Nurmagomedov’dan Vincius Jnior’a kadar pek çok dünya yıldızıyla olan bağıyla da dikkat çekiyor.

Trump’tan İran iddiası: Çok şey teklif ettiler ama yetmedi! Haber

Trump’tan İran iddiası: Çok şey teklif ettiler ama yetmedi!

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD tarafına bir teklifte bulunduğunu öne sürerek, ABD'li müzakere heyetinin Pakistan'a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretini iptal ettikten sonra İran tarafından başka bir teklif aldıklarını iddia etti. Trump, "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu. İlginç bir şekilde, seyahati iptal etmemden sadece 10 dakika sonra, çok daha iyi bir kağıt parçası aldık. İran çok şey teklif etti ama yeterli değildi" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in İranlı heyet ile Pakistan'da gerçekleştirilmesi beklenen görüşmeleri iptal etmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Trump basın mensuplarının sorularını cevaplarken yaptığı açıklamalarda, Tahran yönetiminden taraflar arasındaki müzakerelere ilişkin bir teklif aldıklarını öne sürdü. Söz konusu teklifi yetersiz bulduğunu ifade eden ABD Başkanı, "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu" dedi. Trump, ABD'li müzakere heyetinin Pakistan ziyaretini iptal ettikten sonra İran tarafından başka bir teklif aldıklarını öne sürerek, "İlginç bir şekilde, seyahati iptal ettiğim anda, sadece 10 dakika sonra, çok daha iyi bir kağıt parçası aldık" ifadelerini kullandı. İran'ın tekliflerine yönelik değerlendirmesinde Trump, "İran çok şey teklif etti ama yeterli değildi" açıklamasını yaptı. "BİZİ İSTEDİKLERİ ZAMAN ARAYABİLİRLER" Trump, "Kiminle görüşmemiz gerekirse görüşeceğim ancak 2 gün beklememiz, insanların 16-17 saat yolculuk etmesine ihtiyacımız yok. Bunu bu şekilde yapmayacağız. Telefon üzerinden anlaşma sağlayacağız, bizi istedikleri zaman arayabilirler. Bütün kartlar bizim elimizde, her şeyi kazandık" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, taraflar arasındaki ateşkesin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine yönelik bir soruya, "Henüz düşünmedim" cevabını verdi. Trump açıklamalarında ayrıca, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerine yönelik söylemlerinin yeniden altını çizdi. İRAN YÖNETİMİNDEKİ "BÖLÜNME" İDDİALARINI SÜRDÜRDÜ İran yönetiminde "bölünme" yaşandığına yönelik açıklamalarını sürdüren Trump, "Birbirleriyle mücadele ediyorlar. Müthiş bir iç çatışma söz konusu. Birçok durumda liderlik konusunda kavga ediyorlar. Hatta lider olmamak için kavga ettiklerini düşünüyorum çünkü iki lider kademesini etkisiz hale getirdik" dedi.

Bahçeli'den Levent mesajı: "Saldırının yeri tesadüf değil" Haber

Bahçeli'den Levent mesajı: "Saldırının yeri tesadüf değil"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından ABD ve İran arasında yapılan ateşkes kararına ilişkin paylaşım yaptı. Paylaşımda, Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerine yer verdi. "TARAFLARIN KARŞILIKLI İRADE BEYANLARI, ÇATIŞMA RİSKİNİ ŞİMDİLİK ÇEKMİŞTİR" Bahçeli, savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmakta olduğunu ifade ederek, "Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hala canlı olduğunu göstermiştir. Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "ATEŞKESİN KALICI BİR BARIŞA EVRİLMESİ EN SAMİMİ TEMENNİMİZDİR" Türkiye’nin barıştan, istikrardan ve adil bir uluslararası düzenden yana olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Kalıcı çözümün yolu silahtan değil, diyalogdan geçmektedir. Aziz milletimizin ve bölge halklarının huzuru için, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi en samimi temennimizdir" dedi. "SALDIRININ İSTANBUL’DA LEVENT GİBİ KRİTİK BİR BÖLGEDE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ OLMASI TESADÜF DEĞİLDİR" Saldırının gerçekleştirildiği yerin tesadüfen seçilmediğinin altını çizen Bahçeli, "Bir yanda barış arayışları ve diplomatik temaslar devam ederken, diğer yanda İstanbul’da karanlık yüzünü gösteren birtakım malum çevrelerin vekalet unsurları eliyle gerçekleştirilen terör saldırısı, Türkiye’yi hedef almıştır. İstanbul Beşiktaş Levent’te meydana gelen menfur terör saldırısı, ilk etapta ‘İsrail Başkonsolosluğu hedef alındı’ şeklinde servis edilmiş olsa da, konsolosluğun boş olduğu gerçeği olayın mahiyetinin daha farklı olduğuna dair emareler göstermiştir. Saldırının, jeopolitik konumu ve güçlü finans altyapısıyla öne çıkan alternatif merkezlerden biri olan İstanbul’da Levent gibi kritik bir bölgede, uluslararası şirketlerin yoğunlaştığı bir alanda ve doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir. Ayrıca; İran-ABD gerilimi ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle Orta Doğu ve Asya merkezli bazı şirketlerin faaliyetlerini daha güvenli finans merkezlerine taşıma arayışlarının arttığı ve Türkiye’nin de bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünün en yüksek düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığı bir dönemde gerçekleştiği bilinmektedir" ifadelerine yer verdi. "TÜRKİYE, UMUDUN VE İSTİKRARIN ADI OLMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEKTİR" Aziz milletimizin huzur ve güvenliği asla bu tarz tehdit ve tehdidin gölgesi altında bırakılmayacağını ifade eden Bahçeli, "Bu kararlılığımızın en somut tezahürü kahraman polislerimizi canı gönülden kutluyor, fedakarca müdahaleleriyle büyük bir felaketin önüne geçen güvenlik güçlerimize ve süreci büyük bir dikkat ve titizlikle takip eden tüm güvenlik bürokrasisini tebrik ediyor, yaralı kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum. Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya, bölgede ise umudun ve istikrarın adı olmaya kararlılıkla devam edecektir" dedi.

İsrail Lübnan’da kara harekâtını genişletti: 98. Tümen sahada Haber

İsrail Lübnan’da kara harekâtını genişletti: 98. Tümen sahada

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyine seçkin 98. Tümen’i konuşlandırarak kara operasyonlarını genişletti. IDF, tanksavar hattında konuşlanmanın tamamlandığını açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan’ın güneyinde yürütülen kara harekâtının kapsamını genişlettiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, paraşütçü ve komando birliklerinden oluşan 98. Tümen’in bölgede aktif olarak görev yaptığı belirtildi. IDF, “98. Tümen, Lübnan’ın güneyinde hedef odaklı kara faaliyetinde. İsrail ordusu güçlerinin tanksavar hattında konuşlanması tamamlandı” ifadelerine yer verdi. İsrail, Lübnan’ın güneyinde yürüttüğü kara harekâtını genişletti. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, paraşütçü ve komando birliklerinden oluşan 98. Tümen’in bölgede hedef odaklı kara faaliyetlerine başladığı bildirildi. Açıklamada ayrıca İsrail ordusu güçlerinin tanksavar hattında konuşlanmasını tamamladığı ifade edildi. IDF, son bir hafta içerisinde Lübnan’ın güneyine yönelik operasyonların kapsamının genişletildiğini duyurdu. 98. Tümen’in sahadaki faaliyetlerinin 91., 36., 146. ve 162. tümenlerle eş zamanlı yürütüldüğü belirtilirken, operasyonların ileri savunma hattını güçlendirmek ve kuzeydeki sivillere yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla sürdürüldüğü aktarıldı. Açıklamada, bölgede operasyonel kontrol sağlanan noktalarda faaliyetlerin devam ettiği, militan unsurların ve altyapının hedef alındığı kaydedildi. Buna paralel olarak Hizbullah’a ait olduğu belirtilen noktalara yönelik ateş destekli saldırıların da sürdüğü ifade edildi. İsrail ordusuna göre, Lübnan’da yürütülen kara harekâtına şu anda beş tümen aktif olarak katılıyor. 146. ve 162. tümenler batı kesiminde ilerlerken, 91. ve 36. tümenler doğu hattında baskınlar düzenliyor. Ayrıca Shebaa Çiftlikleri bölgesinde konuşlu 210. Bölgesel Tümen’in de çeşitli operasyonlar gerçekleştirdiği bildirildi.

Bakan Gürlek’ten 12. Yargı paketi müjdesi! Haber

Bakan Gürlek’ten 12. Yargı paketi müjdesi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ''Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Diyarbakır Valiliği'ni ziyaret etti. Şeref defterini imzalamasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını paylaşmak için burada olduklarını söyledi. Herkesin şahit olduğu üzere Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını belirten Bakan Gürlek, "Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil, insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil, gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır. Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil, hakkın yanında olandır. Kıymetli kardeşlerim, yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgaller de benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye'mizin lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aklıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah'ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz. Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek’’ diye konuştu. ''BİZ BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ’’ Bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkeyi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakı'nın duruşunun ülke ve bölge için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade eden Bakan Gürlek, "Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Devlet Bahçeli'ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup, güçlü Türkiye davamıza hizmet eden terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz’’ şeklinde konuştu. ''DİYARBAKIR’IN BÖLGEMİZ AÇISINDAN TAŞIDIĞI STRATEJİK ÖNEMİN FARKINDAYIZ’’ Adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde iradelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şöyle devam etti: ''Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sisteminin en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışla hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarımızın adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmaların devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz. Büyüyen, gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır'ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik önemin farkındayız. Adalet Bakanı olarak Bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen çalışmaların sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz.’’ ''12. YARGI PAKETİMİZ İNŞALLAH KISA SÜREDE MECLİSE SUNULACAK’’ Adalet Bakanlığı olarak adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, etkin ve erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarını ifade eden Bakan Gürlek, şunları söyledi: ''Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatta her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz, ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. Yargı Paketimiz inşallah kısa sürede Meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum; milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye, terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklar binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır. Adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir.’’

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak" Haber

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak"

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD’nin İran’a yönelik kara harekatına hazırlandığı iddiaları için, "ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik kara harekatı ve işgal tehditlerine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Zülfikari, "ABD Başkanı, hiç şüphesiz Epstein dosyalarındaki geçmişi ve terör örgütü Mossad’ın baskısıyla siyonist rejimin başbakanının İran’a karşı yürütülen savaş ve saldırı sürecinde bir oyuncağı haline gelmiştir. Dünyanın en yalancı başkanlarından biri olarak tanınan Trump’ın ortaya koyduğu söylemlerinin temeli yoktur ve asla güvenilir değildir. Ne yazık ki ABD yönetimi, ordusunun komutasını, hatalı ve tehlikeli kararlarıyla ABD ordusunu adeta bir ölüm bataklığına sürükleyen birine teslim etmiştir" diye konuştu. "ABD ASKERLERİ BÖLGEDE HER GÜN ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA" ABD askerlerinin sahadaki durumuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikari, "ABD askerleri bölgede her gün ölümle karşı karşıya kalıyor. Yok edilen üslerden kaçan askerler, korkudan bölgedeki sivil ve ekonomik merkezlere sığınıyor, ancak orada da hedef alınıyor. ABD’li üst düzey komutanlar ise savaş alanından binlerce kilometre uzakta, cephedeki askerlerden direnç bekliyor. Trump bir gün savaş söylemleriyle gündem oluşturuyor, aynı gün geri adım atıyor. Bir yandan müzakereden söz ederken, saatler sonra savaş kararı alıyor. Bu dengesiz ve yalancı kişi, ABD halkına, Avrupa’ya ve özellikle Orta Doğu ülkelerine büyük zararlar verdi. ABD Başkanı yalnızca güç dilinden anlıyor" ifadelerini kullandı. "İŞGAL YALNIZCA HAYAL, SONUCU AĞIR OLUR" ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir kara harekatına ilişkin sert ifadeler kullanan İbrahim Zülfikari, "Trump’ın İran topraklarına yönelik kara harekatı ve işgal tehditleri yalnızca bir hayaldir. Biz uzun süredir böyle bir adımı bekliyoruz. İşgal ve saldırının sonucu, saldırganlar için yalnızca aşağılayıcı bir esaret ve ağır bir yenilgi getirecek, ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır" şeklinde konuştu. "ABD halkı bunun bedelini ağır öder" ABD yönetimine çağrıda bulunan Zülfikari, "ABD ordusunun komutanları ve yöneticileri İran tarihine bakmalı ve bu halkın işgalcilere nasıl karşılık verdiğini görmelidir. Dengesiz bir başkanın yanlış kararları yüzünden askerlerini esaret ve ölüme sürüklememelidir. Aksi halde bunun bedelini ABD halkı ağır şekilde ödeyecektir. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi.

İzzet Ulvi Yönter istifa mı etti? Bahçeli’den flaş yanıt Haber

İzzet Ulvi Yönter istifa mı etti? Bahçeli’den flaş yanıt

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İzzet Bey önümüzdeki günlerde akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için bugün kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için bir müsaade istemişlerdir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23.Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bahçeli, siyaset ve liderlik okulunda bilim insanlarının öğrencilerle birlikte dünya ve Türkiye üzerinde genel değerlendirme ve tartışma yapacaklarını belirtti. Bahçeli, "Yıl sonu itibariyle de yapılacak olan bir değerlendirmeyle 23. dönem sertifikasını hak etmiş olacaklardır. O sebepten dolayı bugün bizim için önemli bir gündür. Yeni bir müessesenin yeni bir faaliyetiyle hizmet sunan ve Türk siyasetine de örnek, öncü ve önderlik yapan bir kurum olarak hizmetlerini devam ettireceklerdir" ifadelerini kullandı. "BARIŞ ORTAMININ HUZUR ORTAMININ GERÇEKLEŞMESİ İÇİN DE ÇABA SARF EDİLİYOR" Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini aktaran Bahçeli, "Bugüne kadar ki uygulamış olduğu değerlendirmeler ışığında çevre ülkeler dahil olmak üzere dünyada ülkeler arası çatışmaya fırsat vermeyecek bir barış ortamının huzur ortamının gerçekleşmesi için de çaba sarf ediliyor. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bugünkü siyasi iktidar başta Dışişleri Bakanı da üstün bir gayret göstermek suretiyle barışın sağlanması silahların susması ve huzura kavuşulması açısından önemli temaslarda bulunuyorlar ve şu ana kadar yapmış oldukları değerlendirmeler ışığında Allah'a çok şükür çevrede önemli şiddet olayları büyük çatışmalar olmakla beraber şu an için Türkiye'yi bir birlik ve beraberlik içerisinde savaşın dışında tutan bir anlayışla muhafaza etmişlerdir" şeklinde konuştu. "TEMENNİMİZ EN KISA ZAMANDA SİLAHLARIN SUSMASIDIR Temennilerinin en kısa sürede savaşın durması olduğuna dikkati çeken bahçeli, "Temennimiz ise en kısa zamanda silahların susmasıdır. Ve bu silahları sustururken de süper güç olarak kendilerini nitelendirmiş Fakat iradeleri dışında her ülkenin iradesinin de çelişecek tarzda rejim değişikliklerini heves eden insanları hattı zatında insanlığa, demokrasiye ve ülkelerin varlığına saygı duymaya da davet ediyorum" diye konuştu. "İSRAİL'İN KARANLIK EMELLERİ SON BULMALI" Bir rejim değişikliği olacaksa önce İsrail'den başlanılması gerektiğini dile getiren Bahçeli, "İsrail'in karanlık emelleri son bulmalı. Bölgeye ve dünyaya tekrardan bir huzura kavuşması için gayret göstermelerini istiyoruz. Bunun da en önemli sorumlusu bugünkü şartlar içerisinde Amerika Birleşik Devletleri'ne düşmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bugünkü yönetimi çok konuşuyor, çok tartışıyor, çok farklı şeyler söylüyor" değerlendirmesinde bulundu. "İZZET BEY AKADEMİK KARİYER ÇALIŞMALARINA AĞIRLIK VERMEK İÇİN MÜSAADE İSTEMİŞLERDİR" MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'in istifasına ilişkin konuşan Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Kendisinin partimize çok büyük değerli çalışmaları olmuştur, katkıları olmuştur. Fakat İzzet Bey önümüzdeki günlerde akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için bugün kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için bir müsaade istemişlerdir. O çalışmaları yürütür inşallah memleketimize yine büyük hizmetleri dokunan bir şahsiyet olarak varlığı devam ettirir. Bizden istifa herhangi bir küskünlüğe dayalı değildir. Farklı partilerde görülen olaylara benzer bir yapı değildir. Bir arkadaşımızın hem siyasete hem de akademik kariyerine devam ederken kendi anlayışı çerçevesinde yapmış olduğu bir iş bölümünün sonucudur. Onun için kendisine akademik kariyerinde başarılar diliyorum. Kısa bir süre içerisinde de genel başkan yardımcısı olarak değerli bir kardeşimiz sorumluluğunu üstlenecek ve böylelikle de hizmet süreci devam edecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nde kırılma, kırgınlık, öfke, intikam gibi kavramlar şu bize göre çok yabancıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.