SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ortadoğu

Söz Bursa - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

BUMİAD’da 2026 ekonomisi masaya yatırıldı: Yatırımda Euro, borçlanmada Dolar dönemi Haber

BUMİAD’da 2026 ekonomisi masaya yatırıldı: Yatırımda Euro, borçlanmada Dolar dönemi

Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği’nde (BUMİAD) düzenlenen “Piyasalarda Bayrak Değişimi ve 2026’ya Dair Beklentiler” konulu etkinlikte, dünya genelinde yaşanan siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmeler karşısında, iş insanlarının belirlemeleri gereken stratejiler ele alındı. Etkinliğin açılışında konuşan BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, iş insanlarının oluşturdukları ekonomik değerle, ülke kalkınmasına büyük katkılarda bulunduğunu söyledi. Olası risk faktörlerinin savuşturulmasına yönelik izlenmesi gereken yol haritalarının belirlenmesinde uzman görüşlerinin önemine dikkat çeken Güler, uzman isimlerin konuk olduğu etkinliklerle, kriz yönetimi ve finans okur yazarlığı konularında farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından sunumda bulunan İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder, ekonomi dünyasının siyasal ve sosyal alanlardaki gelişmelerden bire bir etkilendiğini söyledi. Uluslararası risk faktörleri Ukrayna, Ortadoğu, Asya-Pasifik hattındaki gerilimlerin savaş riski taşımasa da sürekli belirsizlik ortamı oluşturduğuna vurguda bulunan Önder, “Şimdi bunlara İran krizi de eklendi. Bilindiği üzere İran para biriminin dolar karşısındaki yüksek oranlı değer kaybı, İran ekonomisini bir anda alt üst etti. Bu durumu protesto eden geniş halk kitlelerinin sokak eylemleri, bir noktadan sonra ayaklanmaya dönüştü. Geniş eylemlerin eriştiği boyut Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a askeri müdahalesini gündeme getirdi. Piyasalar, Amerika’nın İran’a sınırlı müdahalesini satın almış durumda. Ancak iş, İran’da rejim değişikliğine giderse, işte bu felaketin habercisi olur. İran’dan Türkiye’ye yönelebilecek mülteci akını, enflasyon oranını yeniden 3 haneli rakamlara çıkarabilir” diye konuştu. Yatırımlarda euro borçlanmalarda dolar Dolar-euro paritesinin iki para biriminden hangisinin yatırımlarda, hangisinin ise borçlanmalarda tercih edilmesiyle ilgili önemli ipuçları verdiğine işaret eden Önder, yatırım yaparken ‘eoru’nun, borçlanırken ise doların tercih edilmesinin isabetli olacağını vurguladı. 2025’deki yabancı para girişlerinin büyük oranda ‘euro’ endeksli gerçekleştiğini ifade eden Önder, “Dolar ve TL, Avrupa Birliği para birimi ‘euro’ karşısında geçen yıl değer kaybetti. Yıl boyunca kronik hal alan bu gerileme, girişimcilerin yatırımlarını yabancı varlıklara, borçlanmalarını ise yerli varlıklara yönlendirmelerini haber vermektedir” dedi. Robotik sistemlerle gelen işsizlik tehlikesi Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa merkezli robotik sistemler sürecine girildiğini, insan işgücünün bu süreçten olumsuz etkileneceğini ifade eden Önder, dijitalleşme süreciyle robot işçiler olgusunun da gündeme geldiğini belirtti. Dijitalleşmenin, hizmet ve üretim sektörlerinde insan emeğine olan ihtiyacı ortadan kaldıracağını ifade eden Önder, bu durumun dünya genelinde işsizliği de beraberinde getireceğini vurguladı. Kripto para birimleri geleceğe damga vuracak Dijitalleşmeyle beraber uluslararası ekonomilerde geçerli para varlıklarının, kripto para birimlerinden oluşacağını belirten Önder, firmaların portföylerinde yüzde 1.5 ilâ yüzde 3 oranında kripto paralar bulundurmalarının önemine dikkat çekti. Yükselen altın fiyatlarından da söz eden Önder, altındaki yükselişin 2026’nın ilk çeyreğinde devam edeceğini ancak yılın üçüncü çeyreğiyle birlikte altın fiyatlarının aynı çizgide sabit kalacağını ileri sürdü. Sunumun ardından, BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, konuk konuşmacı İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder’e teşekkür plaketi takdim etti. Programın sonunda BUMİAD yönetimi, BUMİAD üyeleri ve İş Leasing Marmara Bölgesi Şube Müdürü Ergün Önder hatıra fotoğrafında bir araya geldi.

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’ Haber

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu'daki çatışmalara, İran'daki protestolardan Suriye'deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD'nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi. "DÜNYA KAOSUN PENÇESİNDE" Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump'ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir." Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi. "ABD'NİN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR" Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir." "GRÖNLAND ÇIKIŞI NATO'YU TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR" Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi. 1946 yılında ABD Başkanı Truman'ın Grönland'ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi. "BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'DİR" Bahçeli, 19'uncu yüzyılda Osmanlı'ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail'den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır." "İRAN'IN SİYASİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN HAYAT MEMAT KONUSUDUR" İran'da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi. İran'ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Komşu ülke İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran'ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." "UZANTILARININ DA AKIBETİ AYNI OLMALIDIR" Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG'yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi. "MAZLUM ABDİ İSİMLİ TERÖRİST SİYONİZM'İN YANDAŞIDIR" Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm'in yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti. "GEREKİRSE ELİMİZİ DEĞİL GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ" Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu. Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Kılıçdaroğlu: "Cumhuriyet Halk Partisi derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir" Haber

Kılıçdaroğlu: "Cumhuriyet Halk Partisi derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir"

Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz. Bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz, derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi aziz milletimizi ahlaki uyanışa davet eden bir parti olmalıdır" dedi. Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda, "Cefaker yol ve dava arkadaşlarım ve bu ülkenin yurt sever evlatları. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisidir aynı zamanda devleti ve cumhuriyeti koruma iradesinin ta kendisidir. Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Partimizin kodları, geleneği ve iki büyük misyonu vardır. Birincisi siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap sorabilmek içinde hesap vermekten kaçınmamak gerekir. Hesap vermek her bir CHP'linin namus borcudur. Her siyasi parti ve her siyasetçi savrulabilir, geri durabilir, rüşvet ve yolsuzluk sarmalına tutunabilir ve hatta ihanet zincirine de tutunabilir. Ama bakın büyük bir ama ile söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz. Bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz, derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi aziz milletimizi ahlaki uyanışa davet eden bir parti olmalıdır" diye konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kardeşlik sürecinin içinde olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizer. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Ortadoğu'dan Asya'ya, Kafkaslardan Avrupa'ya, Altaylar'dan Tuna'ya söyleyecek sözü vardır. Türkiye Cumhuriyeti at sürdüğü ve şehit verdiği coğrafyalarda sıkışamaz. Gönül bağı kurduğu kardeş milletler sofrasında sıkıştırılamaz, sıkışıklığa gelemez. Cumhuriyet Halk Partisi Ortadoğu'da tökezlememizi bekleyen İsrail ve Amerika belasını bertaraf etmek ve memleketin ali menfaatleri için sürecin içinde olmak zorundadır. Risk almalıdır ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır. Milletimizin Cumhuriyet Halk Partisi'nden beklentisi kardeşlik sürecinde öncü olması ve sürece istikamet çizmesidir. Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir tarih önünde aziz milletimizle hak, hukuk ve adalet yürüyüşümüze devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Turizmciler 2025’ten umutlu Haber

Turizmciler 2025’ten umutlu

Sager Travel CEO’su Doğan Sager, şehrin turizm potansiyelinin birçok farklı sektöre de katkı sağladığını belirterek, 2023 yılında şehre gelmeyen turistlerin, 2024 yılında Bursa’ya 4 milyar lira kaybettirdiğinin altını çizdi. Bursa’daki yabancı turist sayısında 2024’te yüzde 6 düşüş olduğunu ancak turizmciler olarak 2025’ten umutlu olduklarını belirten Sager, “Ekonomide iyiye giden adımları gözlemliyoruz. Bir taraftan da yanı başımızda yıllardır devam eden Suriye’deki savaş sona erdi. Bu gelişmeler Türkiye’nin turizm potansiyelinin 2025 yılında daha iyi değerlendirilmesi için önemli fırsatlar” diye konuştu. ORTADOĞU PAZARINA SAHİP ÇIKMALIYIZ Ortadoğu’dan gelen misafirlerin Bursa turizmi ve etki ettiği diğer sektörler için önemine değinen Sager, “Son zamanlarda Ortadoğulu misafirlerden duyulan rahatsızlık, özellikle mülk sahibi Arapların Türkiye’de edindiği gayrimenkullerini satmasına neden oluyor. Bu aynı zamanda Arapların turizme olan katkısını da olumsuz etkiliyor. Bursa 50 yıldan fazla bir süredir Ortadoğu turizminin en önemli rotasıdır. Yaz sezonlarında Ortadoğu turizmi yavaşladığında esnafın ve turizmcilerin ekonomik olarak nasıl etkilendiği iyi biliyoruz. Bu yalnızca turizmciler için değil, turizmin etki ettiği yaklaşık 52 farklı sektör için önemli bir pazar. Bölgesel tepkiler olsa da yabancı misafirlerin, esnafa ve şehrin ekonomisine katkısı göz ardı edilmemeli. Bu nedenle Ortadoğu turizm pazarını iyi yönetmeliyiz” dedi.    YABANCI TURİSTLERİN TERCİHİ ULUDAĞ OLDU Öte yandan yabancı turist açısından güzel gelişmelerin de sürdüğüne dikkati çeken Sager, Uludağ’daki hareketlilikten çok memnun olduklarını, hem Bursa’daki hem de ülke genelindeki turizmciler açısından Uludağ’daki yabancı turist hareketliliğinin, yeni yılın ilk aylarında da  devam etmesini beklediklerini belirtti. Uludağ’ın Bursa için turizm anlamında vazgeçilmez bir merkez olduğunu hatırlatan Sager, “Uludağ’a katma değeri yüksek yatırımların yapılması gerekli. Şehrin tüm kırsal alanlarındaki, bungalov ve kır evleri probleminin Uludağ’da da baş göstermiş olması bizleri endişelendiriyor. Bu durum Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Uludağ’da, çarpık bir yapılaşmaya neden olmadan engellenmeli. Bu yapılarla ilgili belirli bir alan belirlenmeli, planlı olarak düzenlendiğinde Uludağ’ın turizmine cazibe katacağına, Bursa’daki doğa turizmi yelpazesini genişleteceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.          “BURSA’YI UÇURMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Bu yıl turizm alanında atılan en önemli adımlar birinin Bursa Yenişehir Havalimanı’na eklenen yeni iç hat rotaları ve doğrudan yurtdışı seferlerine açılması olduğuna vurgu yapan Sager, “Bu çalışmanın sonuç vermesinde payımız olması bizi mutlu ediyor. Havalimanımızın gelişmesi ve yeni rotalara ev sahipliği yapması için çalışmalarımız devam ediyor. Bursa’nın dünyada markalaşması için tam randımanlı işleyen bir havalimanı önemli. Bursa’yı uçurmaya devam edeceğiz” dedi. “2025 TURİZM İÇİN FIRSATLARLA DOLU BİR YIL” Son olarak 2023 yılında yaşanan bazı olumsuzluklar ve ekonomik çalkantılar sektörel olarak turizmcileri etkilese de 2025’ten daha da umutlu odluklarını ifade eden Doğan Sager, “Yanı başımızdaki Suriye’de savaş bitiyor, Ukrayna savaşının sonlandırılması için adımlar atılıyor. Daha sükunetli bir dünya ile Türkiye’ye olan seyahat talebi daha da artacak. Tekrar pazardaki payımız arttırmak için 2025 bizim önemli bir fırsat. Doğası, tarihi, kültürü ile bir turizm cenneti olan Türkiye, fiyat politikalarını dengeleyerek turizmdeki payını yeniden arttırabilecektir. Şu an da konaklama ve ulaşım fiyatlarımız yabancı turistler için oldukça cazip ve bu cazipliğini koruyarak 2025’te dengeli bir turizm sezonu geçirebiliriz” diye konuştu. Sager Travel CEO’su Doğan Sager, yeni yılın hem ülkemize hem de sektörümüze yeni umutlarla birlikte yeni ufuklar ve fırsatlar getireceğine inandığını belirterek, herkesin yeni yılını kutladı.

Trump tarih verip tehdit etti: Serbest bırakılmazlarsa Orta Doğu'da ciddi sonuçlar olacak Haber

Trump tarih verip tehdit etti: Serbest bırakılmazlarsa Orta Doğu'da ciddi sonuçlar olacak

ABD'nin seçilmiş Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yayınladığı mesajında Hamas'ı tehdit ederek, Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.Trump, “Herkes, Orta Doğu'da çok şiddetli, insanlık dışı ve tüm dünyanın iradesine aykırı şekilde tutulan rehineler hakkında konuşuyor. Ama hepsi laftan ibaret ve icraat yok. Şu hakikati ifade etmeme izin verin, eğer ABD Başkanlığı görevini gururla üstleneceğim 20 Ocak 2025 tarihinden önce rehineler serbest bırakılmazsa, bunun Orta Doğu'da ve insanlığa karşı bu zulmü işleyen sorumlular aleyhinde ciddi sonuçları olacak. Sorumlular, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzun ve efsanevi tarihi boyunca darbe indirdiği herkesten çok daha şiddetli bir şekilde vurulacak. Rehineleri derhal serbest bırakın” dedi. Gazze Şeridi'nde 101 İsrailli esir bulunduğu tahmin ediliyor. Hamas tarafından bugün yapılan açıklamada, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında 33 esirin hayatını kaybettiği duyuruldu. Hamas, esirlerin serbest bırakılması için İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamıyla çekilmesini ve savaşın sona ermesini talep ediyor. Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırıları sonucu çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu 44 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.