SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ortopedi

Söz Bursa - Ortopedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortopedi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında! Haber

Kosova ve Malezya’dan sonra rota Londra: Hayat Sağlık grubu avrupa pazarında!

Son dönemde sağlık turizmine yönelerek Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açan, ayrıca Malezya'nın Johor eyaletinde bir hastane açılması için iş birliği protokolü imzalayan Hayat Sağlık Grubu şimdi de İngiltere’ye odaklandı. Hayat Hastanesi, sağlık turizmi alanındaki uluslararası tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri kapsamında, 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da, Queen Elizabeth II Centre’da düzenlenen 3. Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na katılım sağladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Türk ile yabancı sağlık kurumlarını İngiltere pazarıyla doğrudan buluşturmayı hedefleyen organizasyon; B2B görüşmeler ve konferanslarla sektör temsilcilerine önemli iş birliği fırsatları sundu. Fuara, Hayat Hastanesi adına Hastane Müdürü Nurten Molla ile Uluslararası Hasta Hizmetleri Müdürü Yasemin Gilaner Acın katıldı. Etkinlik süresince İngiltere’den ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda hasta ve firma temsilcisiyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi; Hayat Hastanesi’nin hasta odaklı hizmet anlayışı, uzman hekim kadrosu ve modern tedavi olanakları uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Fuarı değerlendiren Hastane Müdürü Nurten Molla, İngiltere’nin yüksek gelir grubuna sahip ve sağlık bilinci yüksek nüfusunun sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu kaydetti. İngiltere’de ulusal sağlık sisteminde (NHS) yaşanan uzun bekleme sürelerinin Türkiye’yi sağlık turizminde güçlü bir alternatif haline getirdiğini, bu kapsamda Hayat Hastanesi’nin özellikle cerrahi müdahaleler, ortopedi, diş ve estetik alanlarında hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunan bir merkez olarak dikkat çektiğini dile getiren Nurten Molla şunları söyledi : “Açılışı Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş tarafından yapılan organizasyon, Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Bursa’nın da uluslararası sağlık turizmi alanında tanıtımına katkı sağladı. Hayat Sağlık Grubu olarak; son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başladık. Bu kapsamda geçen yıl Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtık. Asya tarafında ise, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladık. İmzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'nın Johor eyaletinde 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek. Hayat Hastanesi olarak, tüm bu çalışmalarla Asya, Afrika ve Avrupa pazarlarındaki bilinirliğimizi artırmayı, uluslararası hasta ağını genişletmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.”

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son Haber

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son

Omuz ağrıları, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açan önemli ortopedik sorunlar arasında yer alıyor. Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, omuz hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan omuz artroskopisi yönteminin, günümüzde hem başarı oranı hem de hasta konforu açısından öne çıkan cerrahi yaklaşımlardan biri olduğunu söyledi. Omuz artroskopisinin, rotator manşet yırtıkları, omuz sıkışma sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları, labrum (SLAP) lezyonları ve bazı kireçlenme problemlerinin tedavisinde başarıyla uygulandığını belirten Op. Dr. Tercan, bu yöntemin birkaç milimetrelik küçük kesilerden, kamera destekli olarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir cerrahi teknik olduğuna dikkat çekti. Bu sayede omuz ekleminin ayrıntılı şekilde görüntülenebildiğini ve gerekli cerrahi müdahalenin hassasiyetle yapılabildiğini ifade etti. Omuz artroskopisinin hastalara önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, “Bu yöntemle açık ameliyatlara kıyasla çok daha küçük kesi izleri oluşuyor, ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde azalıyor ve iyileşme süreci hızlanıyor. Minimal doku hasarı sayesinde enfeksiyon riski düşerken, estetik açıdan da daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Doğru hasta seçimi ve uygun rehabilitasyonla yüksek başarı oranlarına ulaşmak mümkün oluyor. Çoğu hastamız aynı gün ya da kısa sürede taburcu edilebiliyor” dedi. Artroskopik cerrahi sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Tercan, kişiye özel planlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının omuzun hareket açıklığının ve kas gücünün yeniden kazanılmasında kilit rol oynadığını belirtti. Erken tanı ve uygun cerrahi tekniklerle, uzun süredir devam eden omuz ağrılarının önemli ölçüde azaltılabildiğini kaydetti. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, açıklamasının sonunda, “Omuz bölgesinde ağrı, güçsüzlük ya da hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması, hem tedavi başarısını artırır hem de daha hızlı bir iyileşme süreci sağlar” diyerek hastaları erken başvurunun önemine dikkat çekti.

Diz ağrıları Ortopedi Polikliniklerine başvurularda ilk sırada Haber

Diz ağrıları Ortopedi Polikliniklerine başvurularda ilk sırada

BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, her yaştan insanı etkileyen yaygın sorunlardan biri olan diz ağrılarının ortopedi polikliniklerine yapılan başvurular arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, "Diz ağrısına eşlik eden eklemde şişlik, kızarıklık, sertlik, ateş gibi belirtiler varsa ve diz ağrısı günlük aktiviteleri engelliyorsa rahatsızlık ilerlemeden doktora başvurulması gerekir" dedi. Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları, diz kapağı kıkırdak sorunları ve diz kireçlenmesi gibi sık görülen rahatsızlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Op. Dr. Çuhadar, diz ekleminin yapısı gereği büyük bir yük taşıdığını ve iç-dış menisküsler ile ön-arka çapraz bağların eklem stabilitesinde kritik rol üstlendiğini aktararak, ani burkulma ve dönme hareketleri sırasında en sık menisküs yırtıklarının görüldüğünü ifade etti. Menisküs yırtıklarının; ağrı, takılma hissi, merdiven inip çıkarken zorlanma ve bazı hastalarda eklemde kilitlenme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Op. Dr. Çuhadar, tanıda fizik muayene ve MR görüntülemenin birlikte değerlendirildiğine dikkat çekti. Günümüzde menisküs tedavisinde genellikle artroskopik (kapalı) cerrahinin tercih edildiğini vurgulayan Op. Dr. Çuhadar, diz içine küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde hem tanının doğrulandığını hem de yırtık bölgenin onarıldığını, çoğu vakada yırtık kısmın çıkarıldığını; iyileşme potansiyeli olan seçilmiş olgularda ise menisküs tamirinin mümkün olduğunu kaydetti. Özellikle sporcularda yaygın görülen ön çapraz bağ kopmalarına da değinen Op. Dr. Çuhadar, dizde şiddetli şişlik, boşalma hissi ve kontrol kaybının tipik belirtiler arasında yer aldığını ifade ederek, kesin tanının MR ile doğrulandığını, aktif yaşam sürdüren ve dizde instabilite yaşayan hastalarda ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun artroskopik yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Bu ameliyatlarda hastanın kendi tendonlarının kullanıldığı bilgisini paylaştı. Diz kapağı kıkırdak aşınmalarının da önemli bir sorun olduğunu dile getiren Op. Dr. Çuhadar, merdiven çıkma, uzun süre oturma ve çömelme gibi hareketlerde artan ön diz ağrısının bu tabloyu işaret ettiğini söyleyerek, kilonun kıkırdak üzerindeki baskıyı artırdığını hatırlatarak, uygun egzersiz programları, özel dizlikler ve kıkırdak yapısını destekleyici tedavilerin başarılı sonuçlar sunduğunu aktardı. İleri yaşta daha sık görülen diz kireçlenmesinin eklem deformitesine, hareket kısıtlılığına ve dinlenme ağrılarına neden olabildiğini; tedavi sürecinde egzersiz, kilo kontrolü, ilaç uygulamaları, enjeksiyon tedavileri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu ifade eden Op. Dr. Çuhadar, ileri düzey kireçlenmelerde ise total diz protezi ameliyatının gündeme geldiğini, bu cerrahiyle hasarlı eklem yüzeylerinin çıkarılıp yerine özel protezlerin yerleştirildiğini belirtti.

Diziniz ağrıyorsa 'Nasıl olsa geçer' demeyin! Haber

Diziniz ağrıyorsa 'Nasıl olsa geçer' demeyin!

40 - 65 yaş arasında kıkırdak problemleri ön plana çıkarken, 65 yaş sonrasında ise kireçlenme en sık görülen etken oluyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, diz ağrılarında “nasıl olsa geçer” veya “hayatımı çok etkilemiyor” düşüncesiyle zaman kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, geç kalındığında diz ağrısına yol açan etken hastanın yürümesini bile önleyecek kadar şiddetlenebilir ve  ağrı sorunu kalıcı hale gelebileceğini söyledi. "Bu nedenle ağrı 2-3 gün içinde geçmezse, diz hareketleri kısıtlanmaya başlarsa hekime başvurulmalıdır” diyen Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, doğru tanı ve tedaviyle diz ağrılarının kontrol altına alınabileceğini, hatta bazı tablolarda tümüyle geçebileceğini belirterek, “Diz ağrılarında en zorlanılan hasta grubu kıkırdak hasarı olan hastalardır. Ancak günümüzde kıkırdak hasarı tedavilerinin hızla gelişmesi ve yeni tedavilerin literatüre girmesi sayesinde hastalar sağlıklı dizlere sahip olabilmektedir. Kıkırdak hasarı sorunu olan hastaların sabırlı olmaları ve yaşam tarzlarını tedaviye uygun olarak düzenlemeleri tedavinin başarısını arttıracaktır” dedi. MENİSKÜS YIRTIKLARI Dizlerde, kaval kemiği ile uyluk kemiğinin arasında yer alan ve yastık görevi gören C şeklinde iki kıkırdak mevcut. Bu kıkırdakların yapılarının bozulmasına “menisküs yırtığı” deniyor. Dizi aniden bükme ve rotasyon hareketi sırasında oluşan yırtıkta temel şikayet ise diz hareketleriyle artan ağrı oluyor. Ağrı hareket kısıtlaması oluşturacak şiddete ulaşabiliyor. Tedavide geç kalındığında yırtık eklem kıkırdağına zarar veriyor ve bunun sonucunda diz kireçlenmesi ile kronik ağrıya sebep olabiliyor.  NASIL TEDAVİ EDİLİYOR? Yırtılan menisküs artroskopik, yani açık ameliyatsız olarak tedavi edilebiliyor. Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, menisküs yırtıklarında  genellikle kapalı olarak uygulanan iki cerrahi yönteme başvurulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Kapalı olarak gerçekleştirilen menisküs tamir yönteminde menisküsler özel dikiş materyalleri ile primer olarak tamir edilmektedir. Yani, yırtık olan menisküs sağlam olan menisküse dikiş atılarak birleştirilmektedir. Bu yöntemle hastaların ileride gelişebilecek olan kireçlenme riski de azaltılmış olmaktadır. Genç yetişkinlerde menisküs yırtığının mutlaka tamir edilmesi gerekir, aksi halde erken kireçlenmeye neden olmaktadır. Hastanın 4 hafta boyunca ameliyat olan dizini koruması ve bu bölgeye yük vermekten kaçınması gerekmektedir. Menisektomi olarak adlandırılan diğer cerrahi yöntemde ise yırtılan kısım cerrahi olarak çıkarılmaktadır. Yırtık kısım alındığında hasta hızlıca normal hayatına dönebilse de menisküsün yıllar içinde azalması nedeniyle kireçlenmenin daha erken yaşta gelişme riski artmaktadır.” KIKIRDAK HASARI İlerleyen yaş veya fiziksel travmalara bağlı olarak diz eklemini oluşturan eklem hattındaki kıkırdakların yapısının bozulması dizlerde ciddi ağrıya neden olabiliyor. Fizik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle kıkırdak hasarı tespit ediliyor. Tedavi hasarın derecesine göre planlanıyor.   NASIL TEDAVİ EDİLİYOR? Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, kıkırdak hasarı olan dizin tümüyle iyileşmesinin henüz mümkün olmadığını belirterek “Tedavide hedef, şikayetleri hafifleterek hastanın konforlu bir hayat sürmesini sağlamaktır. Bu amaçla diz içi enjeksiyonlar, kıkırdak hapları ve kıkırdak ameliyatları yapılmaktadır. Kıkırdak hasarı olan hastanın tedaviye uyumu ise tedavinin başarısını belirlemektedir. Tedaviden etkin sonuç alınması için hastanın sabırlı olması, hekimine güvenmesi ve hayat tarzını hastalığına göre ayarlaması gerekmektedir” dedi..  KİREÇLENME ve TEDAVİSİ Dizlerde kıkırdak hasarının son aşaması “kireçlenme” olarak adlandırılıyor. Kireçlenme sorununda eklem kıkırdakları fonksiyonlarını tümüyle yerine getiremez hale geliyor. Dizlerde oluşan ağrıya genellikle sertlik ve şişliğin eşlik ettiği kireçlenme tablosunda hastalar yürüme ve merdiven çıkma gibi günlük aktivitelerini dahi yapamaz hale gelebiliyor.  Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, kireçlenme tespit edilen dizlerde ağrıları sonlandırmak için mutlaka eklem cerrahisinin uygulanması gerektiğini vurgulayarak  “Diz eklemi iç yan ve dış yan olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Bazı hastalarda kireçlenme tek bir kısımda oluşur ve bu tabloda kısmi diz protezi yeterli gelmektedir. İki kısımlı, yani dizin tam  kireçlendiği durumlarda ise total diz protezi uygun olmaktadır. Protez cerrahisinin ardından hastalar artık rahatlıkla ağrısız yürüyebilmekte ve sosyal hayatlarına dönebilmektedirler" diye konuştu.. Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş, son yıllarda protez takılma işleminin robot yardımıyla yapılabildiğine işaret ederek, cerrahi hataları minimalize eden robotlar sayesinde protezlerin daha uzun ömürlü olduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.