SON DAKİKA
Hava Durumu

#Osmanlı

Söz Bursa - Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’ Haber

Devlet Bahçeli’den ABD’ye sert gönderme: "Gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir!’’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu'daki çatışmalara, İran'daki protestolardan Suriye'deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD'nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi. "DÜNYA KAOSUN PENÇESİNDE" Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump'ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump'ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir." Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi. "ABD'NİN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR" Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir." "GRÖNLAND ÇIKIŞI NATO'YU TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR" Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi. 1946 yılında ABD Başkanı Truman'ın Grönland'ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi. "BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'DİR" Bahçeli, 19'uncu yüzyılda Osmanlı'ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail'den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm'in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır." "İRAN'IN SİYASİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN HAYAT MEMAT KONUSUDUR" İran'da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran'a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi. İran'ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Komşu ülke İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran'ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır." "UZANTILARININ DA AKIBETİ AYNI OLMALIDIR" Suriye'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG'yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi. "MAZLUM ABDİ İSİMLİ TERÖRİST SİYONİZM'İN YANDAŞIDIR" Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm'in yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır, PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep'te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye'yi uyarıyoruz' diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı. Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti. "GEREKİRSE ELİMİZİ DEĞİL GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ" Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu. Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Haham Shapiro’dan Siyonizm eleştirisi: “Siyasi bir ideoloji” Haber

Haham Shapiro’dan Siyonizm eleştirisi: “Siyasi bir ideoloji”

Anti-siyonist Haham Yaakov Shapiro, İsrail'in gerçekleştirdiği eylemler, Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddetmek üzere tasarlanmış, siyasi bir ideoloji ve değerler bütünü olan Siyonizm'in sonucu olduğunu söyledi. Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi'nin bu yıl İznik'te düzenlediği 'Dünya Barışına Çağı Etkinlikleri'nde bu yıl ilan edilen '31. Barış Ödülü'ne layık bulunan Yahudi Haham Yaakov Shapiro, İsrail Devleti'nin gerçekleştirdiği eylemlerle Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddettiğini söyledi. Anti-siyonist Haham Yaakov Shapiro'nun mesajını, Papa Leo ve Fener Rum Kilisesi Başpapazının geçen ay 'Hristiyan Birliği' adına İznik'te gerçekleştirdiği '1. Konsilin 1700. yıl ortak ayinine' tepki göstermek amacıyla etkinliklerini İznik'te düzenleyen Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut tarafından okundu. ABD'de yaşayan Haham Yaakov Shapiro, Türk tarihinin iki önemli devleti Selçuklu ve Osmanlı'ya başkentlik yapan İznik'e gelmeyi çok istediğini ancak şartlarının buna imkân vermediğini, ödülün kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek şu mesajı verdi; "İsrail'in gerek içerde gerek dışarda, ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdiği eylemler, Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddetmek üzere tasarlanmış, siyasi bir ideoloji ve değerler bütünü olan Siyonizm'in sonucudur. Yahudilik şunu öğretir, Güçlü olan kimdir? Nefsine hâkim olandır. Bilge olan kimdir? Herkesten öğrenendir. Onurlu olan kimdir? Başkalarına saygı gösterendir. Siyonizm ise, kurucu babalarından biri olan Vladimir Jabotinsky'nin kendi ifadeleriyle, Yahudilerde bulunan tüm karakter özelliklerinin tam tersini savunmak üzere tasarlanmıştır. Bu ödülün bir hahama verilmesi, Yahudiliğin manevi ve uyumlu yollarına dönüşün, Siyonizm'i terk etmekten geçtiğini vurgulamaktadır. Bu onur için teşekkür ederim." Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut da Roma İmparatoru Konstantin'in, '325 yılında İznik Konsilini neden topladığı?' ve '1700 yıl önce nelerin yaşandığına ?' ilişkin düzenlenen konferansın açılışında şunları söyledi; "Haham Yaakov Shapiro'nun Siyonizm'in artık dünya barışının önündeki en büyük engel ve putperestlik olduğunu uzun zamandır görerek uyarması, Siyonistlerin kimlik hırsızlığı ile Yahudiliği kullanarak, İsrail'i var ettiğini ve Siyonizm'i tehlike olarak göstermesi, Siyonizm'e karşı, Yahudiler ile İsrail'in birbirinden ayrı tutulması gerektiğini, mevcut Filistin halkıyla barış içinde bir arada yaşamanın tarihi bir miras olduğunu ifade etmesi etkili oldu." Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi'nin bu yıl İznik'te düzenlediği ve açılışı; Papa ve Fener Rum Papazı'nın ortak ayin yaptığı Göl Bazilikasında mehteranın "İstiklal Marşı ve Harbiye Marşı"yla yapılan 3 günlük etkinlik arama konferansıyla sona erdi. Anadolu'nun 7 bin yıllık Türk yurdu olduğu, Türk Milletinin mülkiyetiyle birlikte vatan coğrafyasının ezeli ve ebedi egemeni olduğu, Türk Yurdundaki bütün tarihi ve kültürel mirasın tek sahibinin de Türk milleti olduğu vurgusunun yapıldığı "1700 Önce 1700 Sonra İznik" arama konferansının sonuç beyannâmenin önümüzdeki günlerde yayınlanacak.

İnegöl'de Muhtarlar Günü törenle kutlandı Haber

İnegöl'de Muhtarlar Günü törenle kutlandı

2015 yılında çıkan Başbakanlık genelgesinin ardından 2016 yılından bu yanan kutlanan 19 Ekim Muhtarlar Günü, tüm Türkiye’de olduğu gibi İnegöl’de de düzenlenen törenlerle kutlandı. 19 Ekim tarihinin Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle, resmi törenler bu sabah gerçekleştirildi. 09.00’da Atatürk Anıtında yapılan çelenk törenine; Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Muhtarlar Derneği Başkanı Oktay Garip, siyasi parti temsilcileri ve STK temsilcileri katıldı. MUHTARLIK MÜESSESESİ DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞIDIR Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan törende, Muhtarlar Derneği Başkanı Oktay Garip anıta çelenk sunumunu yaptı. Ardından günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Oktay Garip, “Muhtarlık müessesesi 1829’dan günümüze bu topraklarda aziz milletimize hizmetini sürdürmektedir. Genel ve yerel sorunların ilgili kurum ve kuruluşlara iletilmesine köprü rolü oynayan muhtarlık müessesesi, Osmanlı’dan günümüze taşınan önemli bir yerel yönetim birimidir. Yerel yönetimlerin mihenk taşları olan köy ve mahalle muhtarlıklarımız vatandaşlarımızın ilk devlet ve hizmet kapısıdır. Muhtarlarımız köylerimizde ve mahallelerimizde özveriyle çalışmış, devletimizin her zaman gören gözü, işiten kulağı olmuştur. Her geçen gün büyüyen bu güzel şehirde milletimizden aldığımız güçle 116 muhtarımız ile görevimizi yerine getirmekte, milletimizin acısıyla hüzünlenip, derdiyle dertlenip, sevinciyle sevinmekteyiz. Muhtar siyasetten uzak, tarafsız, tamamen kendi kişiliğiyle toplumda kabul görmüş halkın güvenoyu ile seçilmiş en önemli kanaat önderidir. Yerel yönetimin kılcal damarı ve demokrasinin temel taşıdır. Bu büyük camianın bir parçası olmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin banisi Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demiş olduğu gibi; muhtar, demokrasinin temel taşıdır” dedi. MUHTARLARIMIZ HALKIN SEÇTİĞİ YERELDEKİ ÖNEMLİ TEMSİLCİLER Oktay Garip’in ardından İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. 19 Ekim’in Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle törenin bir gün gecikmeli yapıldığını hatırlatan Başkan Taban, “Çok kısa bir zaman önce bir seçim gerçekleşti ve bu seçim neticesinde her bir muhtarımız kendi bölgesinde seçilme başarısı gösterdi. Her birinizi tebrik ediyorum. Halkın seçtiği yereldeki önemli temsilciler muhtarlarımız. Özellikle yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde çalışan, büyük bir özveri ve disiplinle halkın istek ve taleplerini alarak ilgili noktalara paylaşan birimlerimiz muhtarlıklarımız. Hem geçmiş dönemlerimizde hem mevcut dönem içerisinde birlikte çok güzel çalışmalar yapmaya gayret ettik. Hem kırsal mahallelerimizde hem merkez mahallelerimizde mahallelerimizin sorunlarını, problemlerini ortadan kaldıracak çalışmalar ortaya koymuş olduk. Burada başta kıymetli muhtarlarımız olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımızın emek ve gayretleri var. İnşallah dönemimizin kalan zaman diliminde de çok daha güzel çalışmalar yapmak için canla başla gayret edeceğiz” dedi. VEFAT EDEN MUHTARLAR ANILDI Konuşmasında dönem içerisinde yaşamını yitiren muhtarlara da değinen Başkan Taban, “Döneme birlikte başladığımız ancak ani vefatlarıyla aramızdan ayrılan muhtarlarımız var. Hamidiye Mahallesi Muhtarımız Cemalettin İlgezdi, Orhaniye Mahallesi Muhtarımız Veli Çetin ve Tokuş Mahallesi Muhtarımız İsmail Yavuz vefat ettiler. Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum. Yine geçmiş dönemlerde de kaybettiğimiz, şehrimiz ve mahallelerimiz için hizmet veren, kaybettiğimiz pek çok büyüğümüz var. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerinde bulundu. EN GÜZEL İMKANLAR CUMHURBAŞKANIMIZ TARAFINDAN MUHTARLARIMIZA SAĞLANACAKTIR Başkan Alper Taban, Muhtarlar Günü olarak bir gün olmasının da çok kıymetli olduğunu işaret ederek “Devletimizin muhtarlık müessesesine verdiği önemi ortaya koyuyor. Bazı talep edilen hak ve birtakım imkanların sunulması anlamında ben en güzel imkanların Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından muhtarlarımıza sağlanacağına eminim. Bu vesileyle tüm muhtarlarımızın gününü kutluyorum” diye konuştu. MUHTARLIK, BİR KEZ DAHİ YAPILSA BİR RÜTBE GİBİ ÖMÜR BOYU TAŞINAN ÇOK KIYMETLİ BİR MAKAM Törende kürsüye gelen son isim ise Kaymakam Eren Arslan oldu. Muhtarlık müessesesinin bizim kadim geleneğimizde, kültürümüzde ve yönetim anlayışımızda temel taşı olarak geçmişten bugüne devam eden çok kıymetli bir müessese olduğunu dile getiren Kaymakam Arslan, “Muhtarlık, herhangi bir adaylık olmadan bir partiye mensubiyet olmadan o mahalle halkının ve yaşayanların teveccüh gösterip seçtiği, önder ve ilk müracaat edilen insan olarak kabul edilen çok kıymetli bir müessese. Toplumumuzda muhtarlık bir kez dahi yapıldığı zaman bir rütbe gibi ömür boyu taşınan çok onurlu bir makam, mevki. Ben geçmişten bugüne kadar şehrimize, beldemize mahallelerimize hizmet etmiş tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Ebediyete irtihal edenleri rahmetle anıyorum. Hali hazırda görevine devam eden muhtarlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından tören sona erdi. Törenin ardından Belediye Başkanı Alper Taban; Kaymakam Eren Arslan ve muhtarları Belediye Binasında misafir etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.