SON DAKİKA
Hava Durumu

#Osmanlı

Söz Bursa - Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl Mobilyası vitrine çıktı Haber

İnegöl Mobilyası vitrine çıktı

Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’ün vitrine çıktığı 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı başladı. 150 dolayında üretici firmanın stantlarda yeni sezonun trendlerini belirleyen modellerini sunduğu fuar, 18 Nisan Cumartesi gününe kadar devam edecek. Fuar alanının yanı sıra İnegöl 5 bin dolayında üretici firma, bini aşkın mobilya mağazası ve mobilya AVM’leriyle 5 gün boyunca adeta mobilya şöleni yaşatacak. İhracatı, istihdama ve ülke ekonomisine katkısı, sektöre yön veren tasarım odaklı üretim anlayışı ile Türkiye’nin mobilya başkenti unvanını taşıyan İnegöl’de, ahşabı sanata dönüştüren kabiliyetin yarım asırlık fuar tecrübesiyle sergilendiği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı kapılarını açtı. İnegöl Mobilyasının vitrini konumundaki fuar organizasyonu 14-18 Nisan tarihleri arasında mobilya şöleni havasında gerçekleşecek. 5 gün sürecek fuarda 150 dolayında üretici firma fuar alanında yeni sezonun trendlerini sunarken, İnegöl şehri bu süreçte; 5 bin üretici firması, bini aşkın mağaza ve mobilya AVM’leriyle topyekun şekilde sektöre damgasını vuracak. 54. MODEF COŞKULU TÖRENLE KAPILARINI AÇTI İnegöl’de firmaların uzun uğraşlarla ortaya koydukları yeni sezon ürünlerinin ilk kez görücüye çıktığı fuarın ilk günü, görkemli bir açılış törenine ev sahipliği yaptı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay başta olmak üzere; sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sektör profesyonelleri, üreticiler, yurtdışı ve yurtiçinden ziyaretçiler fuar açılışında yerini aldı. İNEGÖL MOBİLYASI KÜRESEL BİR MARKA OLMA YOLUNDA İLERLİYOR Fuar açılışında protokol üyeleri ve sektör temsilcileri mobilya sektörüne yön veren konuşmalar yaparken, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl’den fuara katılan, şehir dışından ve yurt dışından gelen misafirlere yönelik bir konuşma yaptı. Fuar süreçlerinin İnegöl’de şehir olarak çok heyecanlı bir dönem olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, “İnegöl her yeni bir güne, yeni bir mobilya üretme heyecanıyla başlıyor. İnegöl denince tabii ki akla ilk mobilya geliyor. İnegöl mobilyası; kalitesi ve özgünlüğü ile küresel bir marka olma yolunda ilerliyor. 1500'lü yıllarda Osmanlı donanmasına kereste imalatıyla başlayan, kadırgalılara kürek imalatı yapan İnegöl, günümüzde mobilyanın modasını belirleyen mobilyanın başkenti olma noktasına ulaşmıştır. Bugün bu fuarı gerçekleştirmemizde de büyük emeği olan esnaflarımıza, mobilyacılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. TÜRK MOBİLYASI DÜNYADA TERCİH EDİLİR HALE GELİYOR Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise İnegöl’ün ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu: “Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkânları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın %28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının %1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir.” MODEF, TÜRKİYE’NİN MOBİLYA GÜCÜNÜ SERGİLİYOR Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, “Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28.000 metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış; bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır” dedi. Bakan Bolat, sektör temsilcilerine yönelik konuşmasında; dünya ekonomisindeki gelişmeler ve beklentiler, Türkiye ekonomisi, dış ticaret verileri, ihracatçılara yönelik finansman imkanları ile vergisel kolaylıklar ve mobilya sektörüne yönelik destekler gibi konulara da değindi. Konuşmalar sonrası protokol üyeleri MODEF Fuar Alanını gezerek İnegöllü üreticilerin stantlarını ve ürünlerini yakından inceledi. İş insanlarıyla fuara ve sektöre yönelik beklentiler üzerine de istişareler edildi.

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu! Haber

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu!

Yıldırım Belediyesi; ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı kültür sanat sezonu çalışmaları kapsamında ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ düzenledi. Türkiye’nin seçkin tarihçilerini bir araya getiren sempozyum Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethine ışık tutacak. Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

Bursa’nın beyaz incisi: Süt Helvası’nın hikayesi ve tam ölçülü tarifi Haber

Bursa’nın beyaz incisi: Süt Helvası’nın hikayesi ve tam ölçülü tarifi

Bursa denilince akla gelen ilk tatlılardan biri olan Süt Helvası, özellikle Ramazan aylarında iftar sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Osmanlı saray mutfağında "helva-i hakani" olarak bilinen ve sultanların sofrasını süsleyen bu lezzet, Bursa’da esnaf lokantalarından ev mutfaklarına kadar her yerde başköşede yer alıyor. PÜF NOKTASI: ÜSTÜNÜN YANIK DOKUSU Süt helvasını diğer sütlü tatlılardan ayıran en büyük özellik, fırında yakılan o meşhur üst tabakasıdır. İpeksi dokusu ve damakta bıraktığı hafif köz tadıyla Bursa Süt Helvası, hem hafif hem de doyurucu bir final sunuyor. Malzemeler: *1 litre süt *1 su bardağı toz şeker *100 gram tereyağı *1 su bardağı un *1 yumurta sarısı *Bir paket vanilya Yapılışı: Hazırlık: Sütün yarısını şekerle birlikte tencereye alın ve şeker eriyene kadar ısıtın (kaynatmayın). Kalan süte yumurta sarısını ekleyip çırpın ve tencereye ilave edin. Kavurma: Tereyağını bir tavada eritip unu ekleyin. Unun kokusu çıkana kadar hafifçe kavurun (rengi çok dönmemeli). Birleştirme: Kavrulan una sütlü karışımı yavaş yavaş ekleyerek topaklanmaması için hızlıca çırpın. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin ve vanilyayı ekleyin. Fırınlama: Hazırladığınız karışımı bir fırın kabına dökün. 200 dereceye ayarlı fırının sadece üst ızgarasını açarak, üzeri nar gibi kızarana kadar yaklaşık 10-15 dakika pişirin.

Osmanlı’dan günümüze Ramazan geleneği: Badem şekerinin 3 saatlik tatlı yolculuğu Haber

Osmanlı’dan günümüze Ramazan geleneği: Badem şekerinin 3 saatlik tatlı yolculuğu

Elazığ'da her Ramazan olduğu gibi bu yıl da kentin 'beyaz altını' olarak dillendirilen bademin, şeker yolculuğu başladı. Ramazan ayından standart düzeyde yapılan badem şekeri 11 ayın sultanının gelmesiyle rekor üretime geçiyor. Osmanlı döneminde yapıldığı bilinen, Elazığ'da Ramazan ayında hemen her eve giren, yurt dışına da gönderilen badem şekeri, bu yıl da birçok işletmede yapılmaya başlandı. Yılın 11 ayında çok az üretimi olan ve kentte 'beyaz altın' olarak dillendirilen badem şekerinin üretimi, Ramazan ayında ise rekor kırıyor. Günlük üretim ve tüketimi yaklaşık 5 kat artan badem şekeri için ustalar tatlı bir telaş içine giriyor. Kilogramı 500 liradan alıcı bulan ve ağırlıklı olarak yerli bademle hazırlanan kentin 'beyaz altını' 3 saatte hazır hale geliyor. Badem, 1 saat boyunca kavrulmasının ardından 2 saat de özel kazanda şekerleniyor. Vatandaşlar, iftardan sonra çayın yanında kan şekerini düzenlediğini belirttikleri badem şekerine rağbet gösteriyor. Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayan badem şekeri ustası Coşkun Ceylan, "Badem şekeri, Osmanlı’dan gelen bir gelenektir. Özellikle Elazığ’da normal zamanlarda da talep oluyor ama Ramazan aylarında sofraların olmazsa olmazı oluyor. Orucunu açan mutlaka çayın yanında badem şekerini içiyor. Normalde badem şekerinin en lezzetlisi şekeri az olandır. Çayın yanında o damak tadını oluşturmalıdır. Normal zamanlarda 150-200 kilogram badem şekeri satarken, Ramazan ayında 5 katına 750 kilogram civarında satış gerçekleştiriyoruz. Bu da insanların talepleri üzerine oluyor. Dışarıda yaşayan Elazığlı vatandaşlara da buradan çok gönderiyoruz. Badem şekeri soflardan sonra çayın vazgeçilmezidir. Fiyat, geçen sene badem ağaçlarına don vurmasından dolayı ister istemez badem fiyatlarını yükseltti. Geçen sene kilosunu 300 liraya verdiğimiz badem şekeri 500 liradan satılıyor" dedi.

Başkan Mustafa Bozbey: "Bursa köklü bir medeniyetin hafızasıdır" Haber

Başkan Mustafa Bozbey: "Bursa köklü bir medeniyetin hafızasıdır"

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın Fethinin 700. yılı kutlamaları kapsamında düzenlediği programa konuk olan Tarihçi, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, katılımcıları Osmanlı’nın kuruluş çağına götürdü. Bursa’nın tarihsel birikimini ve kültürel hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen ‘Bellek Bursa’ söyleşilerinin son konuğu, Tarihçi, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan oldu. "Uçbeyliğinden Cihanşümul İmparatorluğa: Osmanlı’nın Kuruluş Dinamikleri" başlığıyla gerçekleştirilen söyleşiye tarih meraklıları yoğun ilgi gösterdi. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen programda, Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci siyasi, askeri ve sosyolojik boyutlarıyla değerlendirildi. Uç beyliği yapısından imparatorluğa uzanan sürecin dinamiklerinin anlatıldığı program, dinleyenleri tarihi bir yolculuğa çıkardı. “GEÇMİŞTEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ” Programa katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın sıradan bir kent olmadığını, köklü bir medeniyetin hafızası olduğunu vurguladı. Bursa’nın, Osmanlı’nın doğduğu ve bir dünya imparatorluğuna dönüşme yolculuğunun başladığı kadim bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bu toprakların tarihini doğru anlamak ve gelecek kuşaklara aktarmak sorumluluğunu taşıyoruz. ‘Bellek Bursa’ etkinlikleri kentimizin kültürel mirasını diri tutuyor. Akademik ve entelektüel birikimi de hemşehrilerimizle buluşturuyor. Geçmişten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz. Bursa, 700 yıllık fetih ve medeniyet birikimine sahip bir kent. Kentin kültürel ve tarihsel değerlerini yaşatmaya yönelik etkinlikleri artırarak sürdüreceğiz” dedi.

Ulu Cami’de 450 yıllık gelenek şehri aydınlatıyor: İlk mesaj ‘Kul Hakkından Sakın!’ Haber

Ulu Cami’de 450 yıllık gelenek şehri aydınlatıyor: İlk mesaj ‘Kul Hakkından Sakın!’

İslamiyet’in en büyük 5 mabedi arasında gösterilen 627 yıllık Bursa Ulu Cami'ye Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan mahyasının asılmasına başlandı. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı'nca belirlenen tema olan ‘Ramazan, cami ve hayat’ mahyalarda yer alacak. Bu çerçevede Bursa İl Müftülüğünce ilk 15 gün için belirlenen ‘Kul hakkından sakın’ sözü asılı kalacak. Sonraki 14 günde ise ‘Zekat, berekettir’ yazısıyla geceleri aydınlatacak. Ramazan-ı Şerif'in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti'nden günümüze uzanan mahya geleneği, Bursa Ulu Cami'de hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti'nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’daki caminin iki minaresi arasına halatlar ve 200 ampulden oluşan mahya sistemi kuruldu. İstanbul'daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan Bursa'ya gelen ekip, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul'daki mahya atölyesinde hazırlanarak Bursa'ya getirilen ‘Kul hakkından sakın’ ustalarca caminin minareleri arasına asılmaya başlandı. Yaklaşık 8 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi. Ancak şiddetli rüzgar, zaman zaman ekiplere zor zamanlar yaşattı. "HİÇ BİR TELEVİZYONUN VE SİNEMANIN OLMADIĞI DÖNEMDE, TEK GÖRSEL YAYIN MAHYA" Mahya ekibi şefi 69 yaşındaki Kahraman Yıldız, mahyacılığın Osmanlı'dan bu yana devam eden 400 yıllı aşkın Osmanlı sanatı olduğunu söyledi. Eskiden zeytinyağı ile yapıldığını belirten Yıldız, "Eskilerde bütün selatin camilerde Ramazan ayında akşamları asılırdı. Ramazan ayının bir süsüydü. Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde tek görsel yayın olarak varmış. İnsanlar, camileri gezerek feyz alırlarmış. İstanbul'daki mahyalarımızı astık. Bursa Ulu Cami'ye geldik. 50 yılı aşkındır bu işi yapıyorum. 2013 yılında emekli oldum. Bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ata yadigarı sanatımız ölmesin diye çabalıyoruz. İnşallah bizden sonra da bu mesleği devam ettirirler. Bizler ata yadigarı mesleği 50 senedir yapıyoruz" diye konuştu.

Vani Mehmet Camii hak ettiği hizmete kavuştu Haber

Vani Mehmet Camii hak ettiği hizmete kavuştu

Kestel Belediyesi, ilçede vatandaşların ibadetlerini daha huzurlu ve konforlu bir ortamda gerçekleştirebilmeleri amacıyla Vani Mehmet Camii’nin ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirilen müştemilat yapımını tamamlayarak hizmete sundu. Kestel Belediyesi, Belediye Başkanı Ferhat Erol’un öncülüğünde ilçede hem manevi hem de sosyal yaşamı güçlendirmeye yönelik birçok çalışma gerçekleştiriyor. Bu kapsamda, Kestel’in tarihine ve manevi kimliğine yön veren önemli şahsiyetlerden Vani Mehmet Efendi’nin adını taşıyan ve ilçemizin köklü değerlerinden biri olan Vani Mehmet Camii’nin ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirilen müştemilat yapımı tamamlandı "KESTEL'İN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ" İbadet mekânlarını yalnızca fiziki yapılar olarak değil, çevresiyle birlikte ele aldıklarını belirten Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, şunları söyledi: "İlçemizdeki camilerimizden yükselen ezan seslerinin Kestel’in semalarını kuşatması, gönüllerimizi adeta bir huzur bahçesine çeviriyor. Bu anlayışla Vani Mehmet Camii’mizde gerçekleştirdiğimiz müştemilat çalışmasıyla hem sosyal hem de fonksiyonel alanlar oluşturarak vatandaşlarımızın kullanım konforunu artırdık. Vani Mehmet Efendi, Kestel’imizin manevi mimarlarından, ilçemizin kurucu değerlerinden biridir. Osmanlı ilim ve irfan geleneğinin önemli temsilcilerinden olan Vani Mehmet Efendi, yalnızca bir âlim değil; bıraktığı eserler ve yetiştirdiği talebelerle bu toprakların kimliğine yön veren önemli bir şahsiyettir. Kestel’in tarihine ve ruhuna damga vurmuş böyle bir ismin emaneti olan bu camiye sahip çıkmak, bizim için sadece bir hizmet değil, aynı zamanda bir vefa borcudur." Gerçekleştirilen çalışma ile cami çevresindeki düzenin güçlendirildiğini ifade eden Başkan Erol, yapının çevresiyle birlikte bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak daha işlevsel ve düzenli hale getirildiğini kaydetti. Başkan Erol sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Kestel’in değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Geçmişimizden aldığımız güçle, geleceğe daha sağlam adımlar atıyoruz. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran ve ihtiyaçlara kalıcı çözümler sunan hizmetleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Caminin hizmet kapasitesi de artırıldı. Kestel’imiz gelişiyor, güzelleşiyor."

İznik’te tarihe sprey boyalı ihanet: 2 bin yıllık surlar tanınmaz halde! Haber

İznik’te tarihe sprey boyalı ihanet: 2 bin yıllık surlar tanınmaz halde!

Bursa'nın tarihi ilçesi İznik'te yaklaşık 2 bin yıllık surların duvarlarına sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan ve kentin simgeleri arasında yer alan tarihi surlarda oluşan görüntü kirliliği, turizmciler ve vatandaşların tepkisine neden oldu. İznik ilçe merkezini çevreleyen tarihi surların çeşitli noktalarına sprey boya ile isimler, kalp figürleri, araç markaları ve telefon numaraları yazıldığı görüldü. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bölgede ortaya çıkan manzara, "tarih kentine yakışmadı" yorumlarına neden oldu. İznik'te turizm işletmeciliği yapan Ali Karaman, gördükleri tablo karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, "Şu an karşı karşıya olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. Bu surlar yaklaşık 2 bin yıllık tarihi yapılardır. Sprey boyayla yazılar yazılması, aşk ilan edilmesi İznik gibi bir turizm ve tarih kentine yakışmıyor. Sevmek, aşkı ifade etmek elbette güzel bir duygu ancak bunun yeri tarihi surlar değildir. Daha uygun ve saygılı platformlar tercih edilmelidir" dedi. İznik'in dört medeniyete başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğuna dikkat çeken Karaman, tarihi yapılara zarar verilmesinin geçmişe saygısızlık olduğunu vurguladı. Karaman, "Bu surlar ecdadımızın bizlere bıraktığı bir mirastır. Yapılan bu davranış, geçmişimize büyük bir saygısızlıktır. Özellikle bunu yapan kişilere sesleniyorum; lütfen bir daha böyle bir teşebbüste bulunmayın. İznik'e zarar veriyorsunuz, aslında kendi geleceğinize zarar veriyorsunuz. Tarihimizi korumazsak İznik'in bir anlamı kalmaz. Bu şehir tarihiyle ön planda olan bir yer" dedi. Surların birçok noktasında sprey boya ile yazılmış yazılar bulunduğunu belirten Karaman, bu görüntülerin turistler üzerinde olumsuz bir iz bıraktığını ifade ederek, "Yerli ve yabancı ziyaretçiler bu yazıları gördüklerinde tarihe zarar verildiğini düşünüyor. Bu durum biz turizmcileri derinden üzüyor" diye konuştu. Tarihi surların çevresinin düzenlenerek yürüyüş alanlarına açılması gerektiğini de dile getiren Karaman, "Surların etrafı açılıp halkın rahatça yürüyebileceği bir platform oluşturulursa hem sahiplenme artar hem de bu tür olumsuzlukların önüne geçilebilir" ifadelerini kullandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, surlara zarar veren kişi ya da kişilerin tespit edilerek gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.