SON DAKİKA
Hava Durumu

#Osteoporoz

Söz Bursa - Osteoporoz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osteoporoz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'dan korkutan 'Sinsi Tehlike' uyarısı: İlk kırık oluşana kadar belirti göstermiyor! Haber

Bursa'dan korkutan 'Sinsi Tehlike' uyarısı: İlk kırık oluşana kadar belirti göstermiyor!

İnsan ömrü uzadıkça, sağlıklı yaş almanın ve hayat kalitesini korumanın önemi her geçen gün daha da artıyor. Ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte vücudumuzda kaçınılmaz biyolojik değişimler meydana geliyor. Bu değişimlerin en sessiz ve derinden ilerleyeni ise kemiklerin zamanla yoğunluğunu ve gücünü kaybetmesidir. Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz, genellikle hiçbir belirti göstermeden ilerleyen ve ilk kırık oluşana kadar fark edilmeyen sinsi bir sağlık sorunudur. Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Uğurcan Süner, yaşlanan nüfusla birlikte artış gösteren osteoporoz ve buna bağlı kemik kırıklarına karşı hayati uyarılarda bulundu. Kemik erimesinin, kemiğin iç mimarisini zayıflatarak en küçük travmalarda bile kırılma riski oluşturduğunu belirten Süner, özellikle ileri yaş grubundaki kalça kırıklarının ciddiyetine dikkat çekerek, "Osteoporoz nedeniyle zayıflayan kemikler, basit bir ev içi düşmede ya da hafif bir çarpmada bile kırılabilir. İleri yaş grubunda karşılaştığımız kalça kırıkları, tıbbi bir problem olmanın ötesinde, hastanın yaşam kalitesini doğrudan tehdit eden dinamik bir krizdir. Bu kırıklar; ani hareket kısıtlılığına, uzun süreli yatağa bağımlılığa ve dolayısıyla bireyin bağımsızlığını kaybetmesine yol açar. Bilimsel veriler ve klinik tecrübelerimiz gösteriyor ki, kalça kırıkları yaşlı bireylerde genel sağlık durumunu bozarak yaşam süresini dahi kısaltabilen ciddi sonuçlar doğurmaktadır" dedi. Kemik sağlığı dendiğinde akla ilk gelen unsur kalsiyum olsa da, kalsiyumun vücut tarafından kullanılabilmesi için D vitamininin şart olduğunu vurgulayan Süner, şunları aktardı: "D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilmesini sağlayarak kemik matrisini güçlendirir. Ancak işlevi bununla sınırlı değildir. D vitamini aynı zamanda kas gücünü ve nöromusküler dengeyi destekler. Klinik gözlemlerimizde, kırık şikayetiyle hastaneye başvuran ileri yaş tablosundaki hastaların çok büyük bir kısmında ciddi oranda D vitamini eksikliği tespit ediyoruz. D vitamini yetersiz olduğunda sadece kemikler zayıflamaz; kaslar güç kaybeder, denge bozulur ve refleksler yavaşlar. Bu durum da düşme sıklığını artırarak kırık riskini ikiye katlar." Toplumda sadece kalsiyum veya D vitamini takviyesi alarak kemik erimesinin önüne geçilebileceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Op. Dr. Uğurcan Süner, korumanın çok yönlü olması gerektiğinin altını çizdi. Süner, "Tek başına vitamin ve mineral takviyeleri, kırıkları önlemede her zaman bir sonuç vermez. Kemik canlı bir dokudur ve uyarılmaya ihtiyaç duyar. Dolayısıyla bütüncül bir yaklaşım şarttır. Dengeli ve protein odaklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kontrollü güneş ışığı kullanımı ve eğer osteoporoz tanısı konmuşsa doktor kontrolünde yürütülen düzenli ilaç tedavisi bir bütün olarak uygulanmalıdır" dedi. Ortopedi ve travmatoloji kliniklerinde sıkça karşılaşılan en büyük eksikliklerden birinin, kırık sonrası kemik kalitesinin takipsiz bırakılması olduğunu söyleyen Op. Dr. Uğurcan Süner, "Maalesef kalça veya omurga kırığı gelişen hastalar, cerrahi olarak tedavi edildikten sonra işin 'kemik erimesi' boyutu genellikle ihmal ediliyor. Oysa bir kez osteoporoza bağlı kırık yaşayan bir hastanın, ikinci bir kırık geçirme riski katlanarak artar. Kırık tedavisinin hemen ardından hastaların kemik yoğunluğu ölçülmeli, D vitamini ve kalsiyum seviyeleri rehberler eşliğinde optimize edilmeli ve mutlaka kişiye özel bir anti-osteoporotik tedavi planlanmalıdır" diye konuştu. Süner, yaş alma sürecinde kemik sağlığını korumak ve bağımsız bir yaşam sürmek için şu basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı: "Harekete Geçin: Kemik yoğunluğunu artırmak ve korumak için düzenli yürüyüşler ve vücut ağırlığıyla yapılan hafif egzersizleri yaşam tarzı haline getirin. Doğru Beslenin: Süt ve süt ürünleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kaliteli protein kaynaklarını sofranızdan eksik etmeyin. Güneşten Güvenli Şekilde Yararlanın: Cildin D vitamini sentezleyebilmesi için gün içinde koruyucu kullanmadan, kısa süreli (15-20 dakika) güneş ışığı alın. Ev İçindeki Düşme Risklerini Sıfırlayın: Evdeki kaygan halıları ve kilimleri kaldırın, yaşam alanlarında kesintisiz ve güçlü bir aydınlatma sağlayın, banyo ve tuvaletlere tutunma barları yerleştirin. Kontrollerinizi Aksatmayın: Özellikle 65 yaş üstü tüm bireyler, menopoz sonrasındaki kadınlar ve daha önce hafif bir travmayla kırık geçmişi olanlar mutlaka bir uzmana başvurarak kemik sağlığı taramalarını yaptırmalıdır." Op. Dr. Uğurcan Süner, erken dönemde alınacak küçük önlemlerin, ileri yaşta hareket özgürlüğünü ve hayatı kurtaracağını belirterek sözlerini tamamladı.

Boyunuz mu kısalıyor? Kamburluk mu başladı? Sebebi "Sessiz Hastalık" olabilir! Haber

Boyunuz mu kısalıyor? Kamburluk mu başladı? Sebebi "Sessiz Hastalık" olabilir!

BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden “sessiz hastalık” olarak tanımlandığını söyledi. Dr. Akpınar, erken tanının kırıkları önlemede hayati önem taşıdığını vurguladı. Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan osteoporozun, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, hastaların çoğunun ilk kırık yaşanana kadar hastalığının farkında olmadığını söyledi. “Özellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen ani boy kısalması, kamburlaşma ya da sırtta oluşan sürekli ağrılar, osteoporozun ilk sinyalleri olabilir. Ancak çoğu zaman bu belirtiler yaşlılığa bağlanarak göz ardı edilir. Oysa erken dönemde yapılacak kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak için çok değerlidir” dedi. Kırıklar Hayat Kalitesini Azaltıyor Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, “Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir” diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti. Sağlıklı Kemikler İçin Önlem Alın Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu: “Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır.” “Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir,” diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı: “Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.