SON DAKİKA
Hava Durumu

#Otomasyon

Söz Bursa - Otomasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de bir ilk! Burçelik imzalı 'Mobil Roll Sizer' şantiyelerde devrim yaratacak Haber

Türkiye’de bir ilk! Burçelik imzalı 'Mobil Roll Sizer' şantiyelerde devrim yaratacak

Burçelik’in 58 yıllık makine imalatı ve çelik döküm deneyimiyle Ar-Ge çalışmaları kapsamında Türkiye’de ilke imza atarak geliştirdiği mobil kırıcı, kırma–eleme çözümlerinde yeni bir ürün kategorisi oluşturuyor. Yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirilen sistem sayesinde, inşaat sektöründe ortaya çıkan beton atıklar, taşınmaya gerek kalmadan yerinde işlenerek yeniden kullanıma kazandırılıyor. Mobil özelliği sayesinde farklı inşaat sahalarına kolaylıkla taşınabilen bu teknoloji, atık betonu yerinde işleyerek ikincil agrega haline getiriyor. Bu teknolojiyle elde edilen geri kazanılmış malzeme, dolgu uygulamalarında, yol, köprü ve alt yapı çalışmalarında ve yeni yapı elemanlarında kullanılabiliyor. Bu yaklaşım, atık depolama ihtiyacının azalmasına da önemli katkı sağlıyor. Şantiyeyi üretim sahasına dönüştüren teknoloji Mobil Roll Sizer, hibrit teknolojisi sayesinde fosil yakıt kaynaklı enerji tüketimini azaltırken, karbon emisyonlarını düşürerek çevresel etkinin minimize edilmesini destekliyor. Yeni ham madde kullanımını ve nakliye ihtiyacını azaltarak döngüsel ekonomi süreçlerine katkı sunuyor. Ayarlanabilir silindir aralıkları, metal ayrıştırma modülü ve yüksek kapasiteli kırma sistemi sayesinde ise homojen ve standartlara uygun nihai ürün elde edilmesine imkân tanıyor. “Atığı maliyet kalemi olmaktan çıkarıp ekonomik değere dönüştürüyoruz” Burçelik A.Ş. Genel Müdürü Derya Akçer, yeni projelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Kentsel dönüşüm sahalarındaki temel sorunlardan biri; beton atıkların taşınması ve depolanmasının yarattığı maliyet ve çevresel yüktür. Mobil Roll Sizer’ı geliştirirken doğrudan bu ihtiyaca yanıt vermeyi hedefledik. Yerinde geri dönüşüm yaklaşımı sayesinde lojistik maliyetlerini azaltıyor, enerji tasarrufu sağlıyor ve karbon emisyonlarını düşürüyoruz. Ayrıca atık malzemeyi daha sahada iken yeniden ekonomik değere dönüştürüyoruz. Milli teknoloji hamlesi vizyonuyla, Türk mühendislerimizin geliştirdiği bu yerli sistemle makine teknolojileri alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirirken, döngüsel ekonomiyi merkeze alan uzun vadeli bir çözüm sunuyoruz.” Kentsel dönüşümden madenciliğe geniş kullanım alanı Kentsel dönüşüm projelerine yönelik geliştirilen mobil kırıcının, madencilik ve farklı sanayi alanlarında da kullanılması hedefleniyor. Sistem; malzeme karakterizasyonu, mekanik ve hidrolik tasarım hesaplamaları, otomasyon süreç yönetimi, veri analizi ve kullanıcı arayüz tasarımı gibi önemli mühendislik bileşenleriyle entegre yapı sunuyor. Burçelik, bu ürünle yerli teknoloji geliştirme vizyonunu güçlendirirken, sürdürülebilir yapılaşmayı destekleyen çözümler üretmeye devam ediyor.

Hasanağa’dan Çin’e teknoloji köprüsü: Bursalı Dorukmak Çinli devlerin vazgeçilmesi oldu! Haber

Hasanağa’dan Çin’e teknoloji köprüsü: Bursalı Dorukmak Çinli devlerin vazgeçilmesi oldu!

Bursa Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde otomotiv sektörüne yönelik kauçuk parça üretimi yapan Dorukmak A.Ş, Çin’e gerçekleştirdiği ihracatla Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü ortaya koyuyor. Aftermarket toz lastiği alanında Avrupa’nın lideri, dünya genelinde ise ilk beş firma arasında yer alan Dorukmak, 2025 yılında başladığı Çin ihracatını 2026 yılında da istikrarlı biçimde sürdürüyor. Çinli otomotiv ana sanayi üreticilerinin Dorukmak’ı keşfetmesiyle başlayan ihracat sürecinde, Bursa’da üretilen toz lastikleri Çin’de imal edilen sıfır araçlarda kullanılıyor. Çinli firmalara tedarikçi olarak ürün gönderen Dorukmak, zorlu rekabet koşullarına rağmen kalite ve üretim teknolojisiyle tercih ediliyor. Dorukmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, Çin pazarına girişin önemine dikkat çekerek, “Çinli otomotiv ana sanayi üreticileri, ihraç ettiğimiz toz lastiklerini kendi üretim hatlarında rot-rotil gruplarında kullanarak sıfır araçlarına montajlıyor. Yılda yaklaşık 3 milyon adet toz lastiği satıyoruz. Araç türüne göre bir otomobilde 16 adete kadar toz lastiği yer alabiliyor” dedi. “ÇİN PAZARINDA KALİTEMİZLE ÖNE ÇIKIYORUZ” Çinli üreticilerle otomasyon ve verimlilik sistemleriyle fiyatta rekabet ettiklerini ancak kalite avantajıyla öne çıktıklarını vurgulayan Kurtuluş, “Çin’de üretilen toz lastikleriyle aynı fiyatta olmamıza rağmen, bizim ürünlerimiz daha kaliteli imal ediliyor. Otomasyon seviyemiz ve üretim verimliliğimiz sayesinde önemli bir rekabet avantajı yakalıyoruz. Böylece Çin dünyaya otomobil satarken, araçlarında bizim ürünümüzü kullanıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’den Çin’e otomotiv endüstrisi ürünü ihraç eden firma sayısının yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Dorukmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, Dorukmak’ın bu alanda istisnai bir konumda bulunduğunu belirterek, “Toz lastiğinde üretim adedi bakımından Avrupa’nın en büyüğü, dünya genelinde ise ilk beş firma arasındayız” ifadelerini kullandı. Dorukmak’ın üretim altyapısı ve kapasitesiyle dünya çapında örnek gösterilen firmalar arasında yer aldığını söyleyen Berke Kurtuluş, “7 bin metresi kapalı olmak üzere toplam 8 bin metrekarelik modern fabrikamızda, yaklaşık 200 kişilik ekibimizle ayda 10 milyon adet kauçuk parça üretiyoruz. Binek, hafif ticari ve ağır vasıta araçların süspansiyon sistemlerine yönelik ürün çeşitliliğimiz 1.000’in üzerine çıktı. Hem üretim çeşitliliğimiz hem de kapasitemizle global ölçekte güçlü bir oyuncuyuz” değerlendirmesinde bulundu.

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi Haber

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi

İMSİAD üyelerinin katıldığı Genel Kurul’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, birlik beraberlik mesajı verdi. Sözlerine “Aynı sektörün, aynı mesleğin, aynı şehrin ve aynı sorumluluğun paydaşları olarak bir aradayız” ifadeleriyle başlayan İMSİAD Başkanı Demir, İMSİAD çatısı altında bulunmanın ortak paydasıyla, sektörel birlikteliğin en güzel örneğini verdiklerini söyledi. İMSİAD üyeleri olarak sahada, şantiyede ve masada benzer tecrübeleri, benzer zorlukları yaşadıklarını belirten Demir, “İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren de tam olarak bu ortaklık duygusudur. Bu ortak zeminden baktığımızda, elbette sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini görüyoruz. Artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, bürokratik zorluklar, arsa ve iş gücünde erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir. Hepimizin iş yapma biçimini doğrudan etkilemektedir. Ancak tüm bu zorluklara rağmen sektörümüzün ülkemizin kalkınmasında, istihdamında ve şehirlerimizin geleceğinde vazgeçilmez bir rolü olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Deprem gerçeğiyle yüzleşmiş bir ülkede, güvenli ve nitelikli yapı üretimi artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur. Bu bilinçle 2026 yılına temkinli ama güçlü bir iyimserlikle giriyoruz” diye konuştu. Sektörde güç birliğinin önemine işaret eden Demir, “Hepimiz sahada, şantiyede ve masa başında benzer tecrübeleri yaşıyor benzer zorluklarla karşılaşıyoruz. İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren temel unsur da işte bu ortak kader ve sorumluluk bilincidir. Bu ortak zeminden baktığımızda, sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini hep birlikte görmekteyiz. Artan maliyetler, finansmana ulaşmada yaşanan güçlükler, bürokratik zorluklar, arsa ve işgücüne erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir” dedi. İMSİAD ÇÖZÜM ÜRETİYOR Ekonominin zorlu süreçlerinden geçerken sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Dernekler yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten, muhataplarıyla diyalog kuran, yol gösteren ve inisiyatif alan yapılar olmak zorundadır. İMSİAD olarak bu dönemde tam da bu anlayışı benimsedik. Sorunları konuşmakla yetinmedik, çözüm önerilerimizi masaya koyduk. Bu doğrultuda, yerel yönetimlerimizle, akademik odalarla, üniversitelerle, siyasi partilerle ve ilgili kamu kurumlarıyla yakın temaslar kurduk. Sektörün ihtiyaçlarını doğru bir dille anlatmaya, gerçekçi ve uygulanabilir öneriler sunmaya özen gösterdik. Attığımız her adımı, üyelerimizin sahadaki gerçekleri, sektörün ihtiyaçları ve Bursa’mızın geleceği doğrultusunda, ortak akıl ve istişare anlayışıyla planladık. Basın toplantılarımızda ve kamuoyuna yaptığımız açıklamalarda da bu çizgiyi koruduk. Amacımız algıyı yönetmek değil, gerçeği konuşmak, sektörü doğru anlatmak oldu. Kentsel dönüşümün önemi, riskli yapı stoku, arsa sorunu, finansman, vergilendirme ve enflasyon muhasebesi gibi konularda net ve tutarlı bir duruş sergiledik.” Sektörün yalnızca ekonomik şartlarla değil, hızla gelişen teknoloji, değişen çevre ve iklim koşulları, yeni mevzuat düzenlemeleri ve her geçen gün azalan iş gücü gerçeğiyle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Demir, inşaat sektörünün, klasik yöntemlerle yoluna devam edebilecek bir noktada olmadığını vurguladı. YEŞİL DÖNÜŞÜM FİRMALARIN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK İklim değişikliği, enerji verimliliği, karbon ayak izi, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşümün yapı sektörünün geleceğini doğrudan şekillendirecek başlıklar olduğunu belirten Demir, ulusal ve uluslararası düzenlemelerin firmaları daha çevreci, daha verimli ve daha planlı üretim modellerine yönlendirdiğini, bu süreci doğru okuyan ve kendini buna göre dönüştüren firmaların ayakta kalacağını ileri sürdü. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ SORUNU Sektörün en önemli sorunlarından birinin de nitelikli iş gücünün azalması olduğuna dikkat çeken Demir, “Usta bulmakta zorlanan, sahada verim kaybı yaşayan bir sektör yapısıyla karşı karşıyayız. Bu noktada çözümü yalnızca insan kaynağında değil, iş gücünü destekleyen sistem ve teknolojilerde aramak zorundayız. Endüstriyel üretim modelleri, prefabrik ve modüler yapı sistemleri, dijital şantiye uygulamaları, otomasyon ve yeni nesil yapım teknikleri; sektörümüz için artık bir alternatif değil, zorunluluk hâline gelmiştir. Daha az iş gücüyle, daha kaliteli, daha hızlı ve daha sürdürülebilir üretim yapabilen firmalar geleceği şekillendirecektir. İMSİAD olarak bu dönüşümü yalnızca izleyen değil; üyelerini bu sürece hazırlayan, yön gösteren ve destekleyen bir yapı olmayı hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. KENTSEL DÖNÜŞÜM DUYARLILIĞI Kentsel dönüşümün en fazla emek verdikleri başlıklardan biri olduğuna işaret eden İMSİAD Başkanı Şeref Demir, “Düzenlediğimiz kentsel dönüşüm zirvesiyle konuyu yalnızca teknik değil, sosyal, ekonomik ve şehircilik boyutlarıyla ele aldık. İlçe belediyelerimizle gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, yerel yönetimlerle sektörün aynı dili konuşmasının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük. Bursa Büyükşehir Belediyemizle Merinos–Soğanlı ve Altıparmak–Çarşamba bölgelerine ilişkin yürütülen çalışmalarda ise; yoğunluğu artırmadan, proje değeriyle finansmanı sağlanan, büyük ölçekli ve şehre değer katan dönüşüm modellerinin mümkün olduğunu ortaya koyduk. Burada altını özellikle çizmek isterim: Kentsel dönüşüm parsel bazlı değil, insan odaklı ve şehir ölçeğinde yapılmalıdır. Bursa yapı sektörünün; birlikte iş yapma kültürünü geliştirdiği takdirde, büyük alanları dönüştürebilecek güç ve kapasiteye sahip olduğunu ısrarla ifade ettik” dedi. Önümüzdeki dönemde üzerinde en fazla duracakları başlıklardan birinin de iş yapma kültürünü geliştirmek olacağını ifade eden Demir, tek tek yapılan işler yerine güçlerini birleştireceklerini, fonlar ve BES benzeri finansal enstrümanlarla desteklenen, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri üretmeyi hedeflediklerini dile getirdi. ŞEHRE DEĞER KATAN YAPILAR Amaçlarının ölçek büyüten, şehre değer katan ve birlikte kazanmayı mümkün kılan yapılar oluşturmak olduğuna dikkat çeken Demir, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu vizyonun önemli bir adımı olarak uzun süredir üzerinde çalıştığımız İMSİFED – İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nu kurmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Federasyonumuzla birlikte yalnızca Bursa merkezli değil; bölgesel ölçekte daha güçlü, daha organize ve daha etkili bir temsil kabiliyeti elde ettik. Geleceği konuşurken gençlerimizi ayrı bir yere koymak zorundayız. Bu anlayışla kurduğumuz GENÇ İMSİAD, derneğimizin vizyonunun en somut göstergelerinden biridir. Genç meslektaşlarımızın enerjisi, fikirleri ve girişimci ruhu sektörümüzün yarınları için büyük bir değerdir. Bu dönemde sektörümüzün görünürlüğünü artıran fuar ve sanayici–müteahhit buluşmalarıyla; iş birliklerini güçlendirdik, Bursa inşaat sektörünün gücünü vitrine taşıdık. Dijitalleşme alanında attığımız adımlar da bu vizyonun bir parçasıdır. Yenilenen internet sitemiz, taşeron ve malzeme modülleri ile üyelerimizin iş süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Bu dönemde İMSİAD yalnızca söylem üreten değil; sorumluluk alan bir yapı olduğunu da göstermiştir. Özellikle yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımızın; gerek 6 Şubat depremleri sürecinde, gerekse derneğimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında gösterdikleri özveri ve katkılar, bu dayanışma ruhunun en somut göstergesidir. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” Demir, geldikleri noktada yönetim kurulunun, komisyonların ve üyelerin emeğinin çok büyük olduğuna önümüzdeki dönemde de aynı anlayışla, ortak aklı önceleyen, teknolojiyi ve iş birliğini merkeze alan bir yaklaşımla yola kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi. Demir’in konuşmasının ardından, Divan Kurulu oluşturuldu. Divan Kurulu şu isimlerden oluştu: Ömer Kumova (Divan Başkanı), Mehmet Kurt (Divan Başkan Vekili), Muzaffer Rızvanoğlu (Yazman), Cem Kaleli (Yazman) Divan Kurulu, yönetim kademelerinin belirlenmesinden önce, faaliyet raporu ve denetim raporunu okutarak oylamaya sundu. Yapılan oylamada, her iki rapor da oybirliğiyle kabul edildi. Tek listeyle gidilen seçimde, oy birliğiyle İMSİAD’ın yeni dönemdeki yönetim birimleri şu isimlerden oluştu. YÖNETİM KURULU ASIL Şeref Demir (Akyükselen İnşaat), Muhammed Adiloğlu (Adiloğlu Grup), Nurcan Özdemir (EPSA Yalıtım), İbrahim Cem Oflaz (CETA İnşaat), Doğan Gündüz (Paris İnşaat), Yılmaz Avşar (Beydağ İnşaat), Eyyüp Ceylan (N.Ceylan İnşaat), Sait Zorlu (Sait Zorlu İnşaat), Sinan Sulu (YKS PVC), İbrahim Taşır (Taşırsan İnşaat), Latif Altay (Altay Tasarım İnşaat) YÖNETİM KURULU YEDEK Osman Yıldız (Emin Yıldız İnşaat), Mustafa Hakkı Taşolar (Taşolar İnşaat), Selma Özsabuncu (Şenortaklar Cam), Onur Şiar Demir (Senfoni Mimarlık), Mehmet Demirci (FM DEM İnşaat), Savaş Pişkindemir (Pişkindemirler İnşaat), Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu (Apeks Asansör), Burak Coşkun (Kurt Çini), Muhammet Kaya (Özkay Yapı), Mücahit Baylan (Baylan İnşaat), Nesim Yonat (Neyon Yapı) DENETİM KURULU ASIL Hacı Bekir Ergene (Ergene Mobilya), Nedim Yılmaz (3D Maket), Abdülkadir Fenerci (A Fener İskele) DENETİM KURULU YEDEK Sinan Özok (Ruşenoğlu Mimarlık), Osman Arslan (Diasansör), Şeref Yılmaz (Eşay İnşaat) DİSİPLİN KURULU ASIL Mahmut Sami Döven (DR Döven Mühendislik), Şinasi Güneş (Bemis Teknik Elektrik), İbrahim Dal (Uzdal İnşaat) DİSİPLİN KURULU YEDEK Şerefettin Demir (Demirkent İnşaat), Şükrü Merdim (Merdim İnşaat), Melikşah Kahveci (Kahveciler Hafriyat ve Yıkım) YÜKSEK DANIŞMA KURULU Ömer Kumova (Kumova Gayrimenkul İnşaat), Mehmet Kurt (LİK Yapı), Ali Tuğcu (Tuğcuoğlu Mimarlık), Murat Demir (Bursa Referans Yapı), Muzaffer Rızvanoğlu (Rızvanoğlu İnşaat), İsrafil Karataş (Karnur İnşaat), Hüseyin Ergün Kıratlı (Kıratlı İnşaat), Mümin Bostancı (Bostancı İnşaat) İMSİFED DELEGELERİ İSİM LİSTESİ ASIL Şeref Demir Akyükselen İnşaat İbrahim Cem Oflaz Ceta İnşaat Muhammed Adiloğlu Başolhan İnşaat Nurcan Özdemir Epsa Yalıtım Latif Altay Altay Tasarım İnşaat Hakan Özdemir Kapı Dünyası Yusuf Berat Rızvanoğlu Berat Rızvanoğlu İnşaat Sait Zorlu Sait Zorlu İnşaat İbrahim Taşır Taşırsan İnşaat Onur Şiar Demir Senfoni Mimarlık Selma Özsabuncu Şenortaklar Cam Hüseyin Kul Dekostar Yalıtım Şeref Yılmaz Eşay İnşaat Hacı Bekir Ergene Ergene Mobilya Özgür Şimşek Zone iNŞLAAT Kenan Taşköprü Ekip Birlik İnşaat Nedim Yılmaz 3D Maket Fatih Tahtalı Tahtalı Grup Ferdi Aslan FA Arslanhan İnşaat Berat Kılıçaslan Hikmet Kılıçaslan İnşaat Malzemeleri ******* YEDEK Mücahit Baylan Baylan İnşaat Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu Apeks Asansör Nesim Yonat Neyon Yapı Serdar Burak Uslu SBU Harita Aydın Yılmaz Albena İnşaat Salim Uçak Uçak Asansör Durali Balım Nekas Proje Mobilya Serkan Saltık Miray A.Ş. Uğur Yıldırım Asvip Asansör Gökhan Yavuz Endogaz Macid İlker Kıvam Grup Şenol Amil Bitek Yapı Şenol Tongal Bursa Cephe Bedri Polater FSM Yapı Hayri Altan Altınbaşak İnşaat Utku Akçay UAT Grup Müslüm Bankır MB Group İnşat Serhat Yıldız Seyil İnşaat Burak Coşkum Kurt Çini Muhammet Kaya Özkay Yapı Genel Kurul’un sonunda teşekkür konuşması yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, seçime tek listeyle gidilmesinin, İMSİAD’daki birlik beraberliği yansıttığına işaret etti. Divan Kurulu başta olmak üzere Genel Kurul’a katılım sağlayan bütün üyelere teşekkür eden Demir, önümüzdeki dönemde İMSİAD’ın hizmet binasını inşa sürecini de başlatacaklarını sözlerine ekledi. İMSİAD’ın yeni yönetim birimlerinin topluca fotoğraf çekiminin ardından Genel Kurul Toplantısı sona erdi.

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme Haber

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, göreve geldikleri 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılı hedeflerini paylaştı. Geçtiğimiz yılda küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide çarkların döndüğünü vurgulayan Başkan Kutlualp DOSABSİAD’ın üyelerini; sanayide yapay zekâdan yeşil dönüşüme, finansman yönetiminden tüketici trendlerine kadar geniş bir yelpazede geleceğe hazırladığını söyledi. Bursa iş dünyasının en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan; tekstilden otomotive, kimyadan gıdaya kadar pek çok sektörde faaliyet gösteren 600’e yakın firmayı bünyesinde barındıran bölgede üyelerine hizmet veren DOSABSİAD, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, dernek üyelerinin 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 55 bin kişilik istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine stratejik katkı sunduğunu vurguladı. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide üretim çarklarının dönmeye devam ettiğine dikkat çeken Kutlualp, 2025 boyunca üyelerin değişen koşullara hızlı uyum sağlaması için; sanayide yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm, finansman yönetimi ve tüketici trendleri başlıklarında çalışmaları yoğunlaştırdıklarını söyledi. Bu kapsamda yıl içinde düzenlenen eğitimler, bilgilendirme oturumları ve sektör buluşmalarıyla üyelerin güncel gelişmeleri sahaya daha hızlı yansıtmasına katkı sunduklarını ifade eden Kutlualp, DOSAB ile ilişkileri ve iş birliğini güçlendirme başlığında da somut adımlar attıklarını belirterek, “DOSAB komitelerinde DOSABSİAD yönetiminden arkadaşlarımızın da aktif katılımını sağlayarak, tam bir iş birliği ve eşgüdüm içerisinde hareket ettik.” dedi. Kutlualp, 2026 yılı için ise “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasını öne çıkardı. YAPAY ZEKÂ EĞİTİMLERİYLE ÜRETİMDE YENİ DÖNEM DOSABSİAD’ın yıl boyunca sanayiciye "pusula" olduğunu vurgulayan Kutlualp, "Rekabette öne geçmenin yolu, geleceği bugünden görmekten geçiyor. Bu vizyonla, dünyanın önde gelen trend analiz otoritesi WGSN ile üyelerimizi buluşturarak, 2026 ve sonrasının tüketici beklentilerini üyelerimizle analiz ettik. Sadece trendleri değil, teknolojiyi de üretime entegre ettik. AIT iş birliğiyle düzenlediğimiz yapay zeka eğitimlerinde, desen tasarımından üretim bandına kadar yapay zekanın sağladığı hız ve maliyet avantajlarını üyelerimize uygulamalı olarak gösterdik." dedi FİNANSMAN VE AR-GE KÖPRÜLERİ KURULDU Sanayicinin ihtiyaç duyduğu her alanda çözüm ortağı olduklarını belirten Kutlualp, "BUTEKOM’a yaptığımız stratejik ziyaretlerle, katma değerli üretimin anahtarı olan Ar-Ge ve inovasyon süreçlerini destekledik. Bununla birlikte ekonomi danışmanlarımızla düzenlediğimiz toplantılarda küresel piyasaları ve 2026 projeksiyonlarını mercek altına alırken; Türk Eximbank yetkilileriyle üyelerimizi bir araya getirerek, ihracatın finansmanı ve alacak sigortası gibi hayati konularda sanayicimize rehberlik ettik." diye konuştu. "BÜYÜK BİR AİLE OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK" DOSABSİAD’ın sosyal yönünün de çok güçlü olduğunu hatırlatan Kutlualp, “İşin merkezinde insan var; bu yüzden odağımız üretimin yanında ekip ruhunu da güçlendirmek. Bu yıl 18.’sini düzenlediğimiz Geleneksel Futbol Turnuvası ile DOSAB sahalarında birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik. Çalışanlarımıza yönelik stres yönetimi seminerleri ve Medicana Sağlık Grubu’yla imzaladığımız protokol ile, büyük DOSABSİAD ailesinin her ferdinin yanında olduğumuzu hissettirdik” ifadelerini kullandı. “VERİYİ DOĞRU OKUYAN SANAYİCİ BİR ADIM ÖNE GEÇİYOR” 2026 vizyonlarını “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla şekillendirdiklerini ifade eden Kutlualp, yeni dönemde veriye dayalı karar alma kültürünü üyeler arasında yaygınlaştıracaklarını söyledi. Kutlualp, “Üretimde hız kadar isabet de önemli. Veriyi doğru okuyan, maliyetini yöneten, sürdürülebilirlikte standart yakalayan sanayici bir adım öne geçiyor. 2026’da bu yaklaşımı sahaya indirecek programlara ağırlık vereceğiz” dedi. Yeni dönemde yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, kaynak yönetimi ve karbon ayak izi gibi başlıklarda firmalara yol gösterecek içerikler planladıklarını belirten Kutlualp; yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme tarafında ise eğitimleri sektör ihtiyaçlarına göre derinleştirerek devam ettireceklerini aktardı. Finansmana erişim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda da üyeler için daha fazla temas kuracaklarını dile getiren Kutlualp, “Eximbank başta olmak üzere ilgili kurumlarla temaslarımızı artıracak, firmalarımızın hem pazar hem finansman kanallarını güçlendirecek buluşmaları çoğaltacağız” ifadelerini kullandı. Kutlualp ayrıca 2026’da kurumlar arası iş birliği ve bilgi paylaşımı başlıklarını büyütmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, “DOSABSİAD çatısı altında güçlü bir ağ var. 2026’da ortak aklı büyüten, üyeler arası etkileşimi artıran, sahaya temas eden bir takvimle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

TOOG'dan yıl sonu atağı! T10F satışları 10 bini aşacak: İşte 0 faizli, 1 Milyon TL'ye varan kampanya detayları Haber

TOOG'dan yıl sonu atağı! T10F satışları 10 bini aşacak: İşte 0 faizli, 1 Milyon TL'ye varan kampanya detayları

Togg T10F'te yıl sonuna kadar satışların 10 bin adedin üzerine çıkmasının beklendiği öğrenildi. Togg Teknoloji Kampüsü'nde gerçekleştirilen basın gününde, üretim hattının bazı bölümleri gezdirildi. T10X ve T10F'in imalatına ilişkin bilgiler aktarıldı. T10X ve T10F'in aynı bantta arka arka üretimine şahit olan gazeteciler, gövde ve montaj üretim hatları gezerken, yöneticilerden detaylı bilgi aldı. Togg'un ilk üretimi olan T10X’in ardından kullanıcılarla buluşturduğu ikinci aracı T10F'in bu yıl 15 Eylül’de Türkiye’de, 29 Eylül’de Almanya’da satışa çıktığını aktaran yetkililer, Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenliğinin değerlendirildiği bağımsız Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldız alan bu aracın, Avrupa’nın en güvenli 3 aracından biri olduğunu vurguladı. Sürekli internetin içinde olan ve uzaktan güncellenebilen T10F'in, 160 kW / 218 beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş) versiyonlarının, iki farklı batarya seçeneğiyle 350 kilometreye (52,4 kWh batarya) ve 623 kilometreye (88,5 kWh batarya) varan menziller sunduğunu belirten yetkililer, aracın, hızlı şarj ile 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 batarya doluluk seviyesine ulaşabildiğini bildirdi. Tasarımı, ileri teknolojisi ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla öne çıkan T10F'in, "Gemlik", "Oltu" ve "Kula" renklerinin yanı sıra "Urla" ve "Mardin" renk seçeneklerine sahip olduğunu anlatan yetkililer, 15 Eylül'den kasım sonuna kadar 6 bin 92 kullanıcıyla buluştuğunu söyledi. "HEDEF 90 BİN" T10F'te yıl sonuna kadar 10 bin adetin üzerinde bir satış hacmine ulaşılmasının hedeflendiğini dile getiren yetkililer, T10X ile T10F'in toplam satışının yıl sonunda 90 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı. KAMPANYALAR Togg, stoklarla sınırlı kampanya kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılara T10F’in V1 ve V2 versiyonları için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli fırsat sunuyor. Bu fırsatın yanı sıra bireysel kullanıcılar 1 milyon 700 bin lira krediye yüzde 2,39 faizli 48 ay vadeli 68 bin 617 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar ise 1 milyon 900 bin lira krediye yüzde 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçenekle T10F sahibi olabiliyor. Togg’un daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisi de kampanyaya dahil edildi. Bu kapsamda bireysel ve kurumsal kullanıcılar T10X ve T10F 4More için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli alternatiften yararlanabiliyor. Ayrıca bireysel kullanıcılar 1 milyon 500 bin lira krediye yüzde 2,30 faizli 36 ay vadeli 68 bin 604 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar da 1 milyon 900 bin Tlira krediye 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçeneği tercih edebiliyor. ALMANYA İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI Bir otomobilden fazlası için yola çıkan Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya pazarına girdi. Her iki cihaz da 29 Eylül itibarıyla Almanya’da satışa sunuldu. Avrupa hedefleri kapsamında 2021 yılı mayıs ayında Stuttgart’ta Togg Europe GmbH’yı kuran Togg, o günden bu yana Avrupalı kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerine uygun mobilite çözümlerine odaklandı. Almanya, yaygın bir elektrikli araç altyapısı ve elektrikli araçların teşvik ve tercih edilmesi açısından da Avrupa pazarına açılmak için en uygun ülke olarak öne çıktı. TOGG TEKNOLOJİ KAMPÜSÜ 29 Ekim 2022’de resmi açılışı yapılan Togg Teknoloji Kampüsü, Gövde, Boya ve Montaj tesislerinin yanı sıra Ar-Ge Merkezi, Stil Tasarım Merkezi, Prototip Geliştirme ve Test Merkezi, Strateji ve Yönetim Merkezi ile Kullanıcı Deneyim Parkı birimlerini de barındırıyor. Kampüs, talebe göre hızla uyum sağlayabilen esnek bir üretim altyapısına sahip. Farklı model ve donanım kombinasyonları aynı hat üzerinde kısa sürede değiştirilebiliyor. Üretim hatlarının tamamı bu esnekliği destekleyecek şekilde tasarlanmış durumda. Üretim hatlarında 250 robot bulunan, 1,2 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilen kampüs, 230 bin metrekare kapalı alana sahip. Avrupa’nın en temiz boyahanesine sahip kampüs, kağıtsız, dijital çalışma prensiplerine göre dizayn edildi ve yüksek otomasyonu bulunuyor. Sadece gövde atölyesinde yüzde 90 otomasyon üretim sürdürülüyor.

Makine Sektörü MEEXX Fuarı’nda buluştu Haber

Makine Sektörü MEEXX Fuarı’nda buluştu

Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Makine sektörünün yenilikçi platformu olarak öne çıkan fuarda bu yıl toplam 30 bin metrekarelik alanda 120’ye yakın firma son teknoloji ürünlerini yerli ve yabancı alıcılarla buluşturuyor. Türkiye’nin önde gelen makine üretim ve ihracat merkezi Bursa, sektörde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Makine İmalatçıları Birliği ve KFA Fuarcılık iş birliğiyle bu yıl yeni bir vizyona kavuşan Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getiriyor. 6 Aralık’a kadar devam edecek fuara Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan nitelikli alım heyetleri de katılıyor. Makine Sektörü Teknolojik Bağımsızlığın Temeli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık ve MİB iş birliğiyle düzenlenen Bursa Fuar Merkezi’ndeki yılın son fuarında sektör temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Burkay, makine sektörünün yalnızca sanayi dalı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını temsil eden en stratejik alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Yapay zekâdan sensör teknolojilerine ve karanlık fabrikalara uzanan yeni üretim döneminde geri kalmanın mümkün olmadığını söyleyen Burkay, Bursa’nın makine üretiminde köklü tecrübesi ve dünya çapında söz sahibi firmalarıyla önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. “Üretmek Tek Başına Yeterli Değil” Burkay, “Türkiye makine sektörü 57 bin girişimcisi ve 28 milyar dolarlık ihracatı ile Türkiye’nin lokomotifi durumunda. Ancak bunun yanında sektörde 45 milyar dolar ithalat yapıyoruz. İthal edilen makinelerin yüzde 70’i ise ülkemizde üretimi yapılan makineler. Bu nedenle fuarların, teknolojimizi tanıtmak ve yerli üretimi küresel pazarlara taşımak adına kritik bir görevi var.” dedi. Üretmenin tek başına yeterli olmadığını, ürünlerin mutlaka dünya ile buluşturulması gerektiğini kaydeden Burkay, MEEXX’in hem yurt içi hem de yurt dışı alıcıların Bursa makine sektörünü yakından tanıması için önemli bir platform sunduğunu belirterek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Türkiye Avrupa’nın Dördüncü Büyük Makine İhracatçısı Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih İğrek, fuarı yeni adıyla yeni bir milat olarak gördüklerini belirterek destekleri için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a ve KFA Fuarcılık’a teşekkür etti. Konuşmasında makine sektörünün Türkiye ekonomisi için önemine dikkat çeken İğrek, “Yıllık makine üretimimiz 60 milyar doların üzerinde. 2024 ihracatımız 28 milyar dolar. 2002 yılına göre 14 kat artış sağladık.” dedi. Türkiye'nin makine ihracatında dünyada 13’üncü, Avrupa’da ise 4’üncü sırada olduğunu belirten İğrek, sektörün yüzde 70 yerlilik oranına, kilogram başına 6,2 dolar ihracat birim fiyatına ve 550 bin kişilik istihdam etkisine sahip olduğunu dile getirdi. “Fabrika Üreten Fabrikalarız” Küresel koşullara değinen İğrek, “Dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Küresel talep daralıyor, Avrupa’da ekonomik yavaşlama ve belirsizlik mevcut. Çin ve Güney Asya’nın agresif fiyat rekabeti tüm pazarları zorluyor. Finansman maliyeti yüksek, kurların yatay seyri ihracat baskısını artırıyor.” dedi. Buna rağmen Türk makine sektörünün dayanıklılığını vurgulayan İğrek, “Türk makine sektörü en dayanıklı, en hızlı uyum sağlayan sanayi yapılarından biri. Krizlerden güçlenerek çıkmakla ilgili anahtarları olan bir sektörüz.” ifadelerini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sözlerine atıfta bulunan İğrek, “Sayın Bakanımızın ifade ettiği üzere biz fabrika üreten fabrikalarız. Makine, Türkiye’nin en stratejik alanlarından biri. Son dönemde HAMLE, HiT-30, YTAK gibi tarihin en geniş kapsamlı yatırım teşvik programları devreye alınıyor. Kamu alımlarında yerli makine avantajı sağlanıyor, AB eko-tasarım ve yeşil dönüşüm destekleri mevcut. Tüm bu politikaları makine üretiminde bir üst lige çıkmamızı sağlayacak önemli adımlar olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. “MEEXX Yeni ve Kritik Bir Eşik Olacak” Bu sıçramanın mühendislik kabiliyetiyle oluşturulacak farkla yapılabileceğini belirten İğrek, “Artık sadece fiyatla rekabet dönemi bitmiştir. Hedefimiz daha ucuza üretmek değil, verimli ve akılcı üretmek olmalıdır. Küresel rekabette geride kalma lüksümüz yok. Bu dönüşümün içinde olmak zorundayız. Özellikle Ar-Ge’de paradigma değişimine ihtiyacımız var. Gücümüzü bilimle, mühendislikle, eğitimle artıracağız.” ifadelerini kullandı. Fuarın yeniden Bursa’ya kazandırılmasına katkı sunanlara teşekkür eden İğrek, “Dünya zor bir dönemden geçiyor, rekabet sert, pazarlar daralıyor. Ama Türk sanayisi güçlü ve köklüdür. Sektör vizyon sahibidir, mühendislerimiz yetenekli, girişimcilerimiz cesurdur. Bu nedenle iddiamız nettir: Türkiye makine ve teknoloji üretiminde bölgesel değil, küresel güç olacaktır. MEEXX bu yolda yeni ve kritik bir eşik olacaktır.” diye konuştu. “Birlik Beraberlik Ruhunu Sanayimize Yansıtmak Zorundayız” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise Bursa’nın birçok alanda olduğu gibi sanayide de Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Altun, “Riskler var, fırsatlar da var. Her millet kendi öz gücünden fırsat üretmek zorundadır. Biz fedakârlığı, birlik ve beraberliğiyle öne çıkan bir milletiz. Bu ruhu sanayimize de yansıtmak zorundayız” diye konuştu. Sektörün dayanışma, devlet desteği ve gerçeklerle uyumlu çok yönlü bir bakış açısıyla her krizi aşacağına inandığını dile getiren Altun, “Bu fuarlarda küçük bir temas, iyi bir diyalog büyük bir güvenin kapısını açabilir. Bu güveni Türk misafirperverliği ile birleştirerek başka milletlerde olmayan bu değerle rekabeti artırabiliriz. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, bereketli bir fuar diliyorum.” dedi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getiriyor. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alıyor. Fuarda ayrıca canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunuyor.

Bursa'da Makine sektörünün küresel buluşması için geri sayım Haber

Bursa'da Makine sektörünün küresel buluşması için geri sayım

Makine ve teknoloji sektörünün yenilikçi platformu Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX), Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle 3–6 Aralık 2025 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde sektör profesyonelleriyle buluşuyor. İmalat sanayi, otomasyon, robotik, kalıp ve prototipleme, dijital fabrikalar ve endüstriyel çözümler gibi birçok alanı kapsayan MEEXX, Türkiye’nin önde gelen sanayi buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin makine ve üretim teknolojilerindeki en kapsamlı buluşmalarından biri olan MEEXX için geri sayım başladı. Makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getirerek uluslararası iş birliklerine zemin hazırlamaya hazırlanan MEEXX, 6 ayrı salonda 28 bin metrekarelik alanda düzenlenecek. Fuara 110’dan fazla sektör temsilcisi katılacak. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan profesyonel katılımcılar da fuarı ziyaret edecek. Sektöre Değer Katan Stratejik Bir Organizasyon BTSO’nun sektörel kümelenme ve ihracat odaklı büyüme vizyonu kapsamında KFA Fuarcılık tarafından organize edilen MEEXX, Bursa sanayisinin makine alanındaki güçlü altyapısını görünür kılmayı ve Türkiye’nin makine ihracatının artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getirecek. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alacak. Fuar alanında sergilenecek son teknoloji ürünlerin yanı sıra, canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunacak.

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi Haber

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa iş dünyasının yapay zekâ ekosisteminde daha etkin yer almasını desteklemek amacıyla, MEXT Teknoloji Merkezi ve BUTEKOM iş birliğiyle Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirmesi Programı’nı hayata geçirdi. BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın ile BTSO Meclis ve Komite Üyelerinin yanı sıra Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ve KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör de katıldı. Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirmesi metodolojisi ve içeriği, sektörlerden başarı örnekleri ve uygulama deneyimleri, değerlendirme süreci ve raporlama detayları ile Bursa firmalarına özel uygulama planlarının paylaşıldığı toplantıya BTSO üyeleri büyük ilgi gösterdi. "KÜRESEL REKABETTE YENİ BİR DÖNEM" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, küresel ekonominin teknoloji odaklı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak, yapay zekânın bu değişimde kilit rol oynadığını ifade etti. Batmaz, "Küresel ekonomi, teknolojinin öncülüğünde baş döndürücü bir hızla yeniden şekilleniyor. Güç dengeleri değişiyor, ticaretin kuralları yeniden yazılıyor. Yapay zekâ, yeşil enerji, dijitalleşme ve veri ekonomisi, her sektörü yeniden tanımlıyor. 2030 yılına kadar iş süreçlerinin yüzde 60’ından fazlası otomasyon ve yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülecek. Dijital ekonominin küresel ekonomideki payı yüzde 20’yi aşmış durumda. İş dünyası liderlerinin yüzde 61’i dijital dönüşümü en önemli öncelik olarak görüyor, büyük kuruluşların ise yüzde 94’ü bir dijital dönüşüm stratejisine sahip. Günümüz rekabeti, veri analizi ve hızlı öğrenme üzerine kurulu. Eğer bir işlemi rakibinizden daha yavaş yapıyorsanız, maliyetiniz ne kadar düşük olursa olsun, er ya da geç sahneden çekilirsiniz" dedi. "TEHDİT DEĞİL FIRSAT OLARAK GÖRÜLMELİ" Batmaz, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu ile dijitalleşmeye yatkın olmasına rağmen, üretim, enerji ve lojistik gibi lokomotif sektörlerde dijital olgunluk düzeyinin küresel rakiplerin gerisinde kaldığını belirtti. BTSO’nun Bursa’da yapay zeka ve dijitalleşme hamlesine öncülük ettiğini vurgulan Batmaz, "Bugün başlattığımız Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı, MEXT ve BUTEKOM iş birliğiyle işletmelerimizin dijitalleşme seviyesini bilimsel bir kesinlikle ortaya koyacak ve geleceğe yönelik bir operasyonel kılavuz sunacak. Yapay zekâ, yavaş kalanlar için tehdit, hızlı adapte olanlar için ise bir sıçrama tahtası. Bursa iş dünyasını bu potansiyeli somut bir değere dönüştürmeye davet ediyorum." "YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜMÜNE REHBERLİK EDECEĞİZ" BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı’nın temellerinin 18-19 Haziran tarihlerinde Bursa Business School’da düzenlenen Next Level Yapay Zekâ Zirvesi’nde atıldığını söyledi. Akın, "Bursa’da ilk kez düzenlenen bu zirve, otomotiv sektörüne odaklanarak iki gün boyunca çok değerli firmaları ve geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdi. MEXT ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdik. Yapay zekânın önemi artık herkes tarafından biliniyor. İlk zirvemiz farkındalık oluşturmayı hedefliyordu. Bu programda ise o farkındalığı somut bir dönüşüme taşıyoruz. Yapay zekâ ile nasıl bir dönüşüm gerçekleştirmeliyiz, bu süreci kimler yönetecek ve şu an ne aşamadayız gibi sorulara yanıt arayacağız." dedi. DÖNÜŞÜM İÇİN DESTEKLER ÖNEMLİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın da programa tam destek verdiğini belirten Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: "MEXT ile iş birliği içinde örnek projeler geliştiriyoruz. Ben tüm sanayicilerimize MEXT ve BUTEKOM’u görmelerini tavsiye ediyorum. Bundan 15 yıl önce bu konuları anlattığımızda bize gülüyorlardı. Ancak şimdi sektörde kalıcı olmak istiyorsanız bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. O dönemde bu bilinç düzeyinde olsaydık bugün yaşadığımız pek çok sorunun önüne geçebilirdik. Bursa’da yapay zekâ ile ilişkili otomotiv ve makine gibi güçlü sektörlerimiz var. Sağlık ve hizmet sektörlerini de bu çalışmalara dahil edebiliriz. Yine özellikle 48, 50 ve 69’uncu meslek komitelerimizde önemli teknoloji üreticileri bulunuyor. Bu çalışmalar bu firmalarımıza da yeni iş alanları açacak ve umarım başarılı projeler uluslararası platformlara taşınacak" dedi. YAPAY ZEKÂNIN AMACI VERİMLİLİK BUTEKOM Genel Müdürü Murat Kurtlar, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının temel amacının verimlilik artışı olduğunu söyledi. Kurtlar, "Dijitalleşme ya da yapay zekâ uygulamalarına yalnızca bu teknolojileri kullanmak için adım atmak yanıltıcı olur. Bunların tek amacı işletmelerde verimlilik sağlamaktır. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nde bu doğrultuda, gelişen teknolojilerle sürekli kendimizi yeniliyoruz. BUTEKOM, Bursa Model Fabrika, Enerji Verimliliği Merkezi, BTSO MESYEB ve BUTGEM’de sürdürülebilirlik, sosyal gelişim, çevre koruma ve ekonomik büyüme gibi temel alanlara odaklanıyoruz" dedi. "YOL HARİTASINA İHTİYACIMIZ VARDI" BUTEKOM olarak çok önemli bir programı hayata geçirdiklerini ifade eden Kurtlar, "MEXT iş birliğiyle ilk pilot uygulamayı BUTEKOM’da gerçekleştirdik. Veriyle çalışıp çalışmadığımızı, veriyi ne kadar etkin kullandığımızı ve veriyle neler yapabileceğimizi değerlendirmek için bir yol haritasına ihtiyacımız vardı. Bu program, işletmelerimizin bu sorulara yanıt bulmasına ve verimlilik odaklı bir dönüşüm gerçekleştirmesine katkı sağlayacak. Programın faydalı sonuçlar getireceğine inanıyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından MEXT Teknoloji Merkezi uzmanları tarafından programın detayları paylaşıldı. Programda yer alan firmalar, yapay zekâ hazırlık seviyelerini keşfederken, sektörel kıyaslama konumlarını tespit etme imkânı bulacak. Somut yol haritaları ve öncelikli adımlar belirlenecek. Ayrıca firmalar MEXT tarafından hazırlanan 100’den fazla senaryo arasından özel fırsatlar yakalayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.