SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özgür Özel

Söz Bursa - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özkan Yalım: "Özgür Özel'e helikopter ve lüks araç araştırdık" Haber

Özkan Yalım: "Özgür Özel'e helikopter ve lüks araç araştırdık"

Tutuklu bulunan eski CHP Milletvekili ve Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, savcılıkta verdiği ek ifadede çarpıcı iddialarda bulundu. Yalım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımına sunulmak üzere milyon dolarlık helikopter ve lüks makam aracı araştırmaları yapıldığını, kurultay sürecinde ise Özel'e ulaştırılmak üzere milyonlarca liralık nakit para teslimatları gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Savcılık makam odasında alınan ifadesinde, tutuklu bulunan Özkan Yalım'a çeşitli dijital mesaj içerikleri ve yazışmalar tek tek soruldu. Yalım'a, telefon inceleme raporunda yer alan ve "İş Adamı Hasan Karadağ Güneydoğu Havacılık" isimli şahıstan gelen, fiyatları 3.8 ile 10 milyon dolar arasında değişen Sikorsky ve Agusta tipi helikopterlerin sunum ve mali karşılaştırma raporlarına ilişkin mesajları soruldu. "Helikopter talimatı ve görüşmeler" iddiası Yalım ifadesinde, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımına sunulmak üzere alınmak istenen helikopterle alakalı olarak, parti yönetiminde mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olan Özgür Karabat benimle WhatsApp üzerinden irtibata geçerek araştırma yapmamı istedi. Güneydoğu Havacılığın sahibi Hasan Karadağ'a ulaştım. Özgür Özel özellikle Sikorsky tipi olmasını istemişti. Alternatifleri üçe indirdik; biri Türkiye'de, biri Dubai'de, biri Almanya'daydı. Hasan Karadağ, CHP Genel Merkezine geldi; genel merkezin 4. veya 6. katında Özgür Karabat, ben ve Hasan Karadağ görüştük. Karar vermesi için Özgür Özel'e iki hafta içinde rapor verilecekti ancak ben gözaltına alınıp tutuklandığım için sonrasını bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "ÖZGÜR ÖZEL'İN EVİNİN DUVARINA PARA BIRAKTIM" Yalım ifadesinde, "2023 yılı Eylül ayı içerisinde parayı Özgür Özel'in evinin giriş kapısındaki bahçe duvarının üzerine bıraktım. Yanımda tutuklu Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan da vardı. Özel'i aradım, parayı getirdiğimi söyledim. Bana parayı giriş kapısının kenarındaki duvarın üzerine bırakmamı ve aracıma geri dönmemi söyledi. Aynen yaptım" dedi. Valiz içinde 1 milyon TL Yalım, "Özgür Özel'e ikinci verdiğim parayı karakutusu olan çocukluk arkadaşı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettim. Özel, 13 Ekim 2023'te WhatsApp'tan bana ‘Özkan yarın sağlam bir paket olarak Denizli'de benim valizimin içerisine koy' mesajı gönderdi. Ertesi gün aradığımda ‘Demirhan ile hallet' dedi. Denizli'de CHP il başkanlığına yakın bir yerde, koyu renkli spor çanta içerisindeki 1 milyon TL'yi Demirhan Gözaçan'a teslim ettim" İfadelerini kullandı. "MAYBACH VE AUDİ A8 LÜKS ARAÇ TEKLİFLERİ ALINDI" Telefonda yer alan "S450d 4 Matic Örnek ve Araç Bilgilendirme Formu Maybach" içerikli belgeler ve fiyat listeleri sorulan Yalım, filo şirketi olduğu için lüks araç fiyat araştırmasını bizzat kendisinin yaptığını kabul ederek, "Özgür Özel, kullandığı Audi A8 makam aracının eskidiğini belirterek yeni bir araç almak istediğini söyledi. Benim şirketim adına kayıtlı araç filom olduğu için daha uygun fiyat alabiliyordum. Ankara Koluman firmasından lüks donanımlı iki adet Mercedes S450d (19.5 milyon TL ve 20.2 milyon TL) ile bir adet Mercedes Maybach S580 (31.6 milyon TL) için fiyat teklifleri alıp genel başkana ve şoförüne ilettim" dedi. Soruşturma dosyasındaki diğer WhatsApp yazışmalarını da yanıtlayan Özkan Yalım, parti içi dinamiklere ve belediye kadrolarına dair, ‘'Veli Ağbaba bana WhatsApp üzerinden isimler göndererek Uşak Belediyesi'nde işe sokmamı istedi. Ayrıca belediye otoparklarından sorumlu Ulaş Küçükakın'ın vatandaşlardan şahsi hesabına açıktan para topladığını tespit ederek görevden aldık ve hakkında emniyete suç duyurusunda bulunduk'' ifadelerini kullandı. Şüpheli müdafileri, müvekkillerinin 56 yaşında, 3 dönem milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış bir isim olduğunu vurgulayarak, "Önüne konulan metni imzaladı" şeklindeki kamuoyu algısının bağımsız yargıya ve savunma makamına hakaret olduğunu ifade ettiler. Yalım'ın tüm iddiaları yer, zaman ve tanık göstererek samimi bir şekilde anlattığını, adalete yardımcı olduğunu belirterek bihakkın tahliyesini, mahkeme aksi kanaatte ise ev hapsi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep ettiler.

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi Haber

Muhittin Böcek: İmamoğlu benden 15 milyon euro istedi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "ÖZGÜR ÖZEL'İN YÖNLENDİRMESİYLE 950 BİN EURO GÖTÜRDÜM" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel'in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa'ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara'daki bir toplantının ardından Özgür Özel'in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa'ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İMAMOĞLU İLE İSTANBUL POLAT OTELDE KRİTİK GÖRÜŞME Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul'a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İMAMOĞLU, 'TERCİHİM SENDEN YANA' DEDİ, 15 MİLYON EURO İSTEDİ" Böcek'in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. BÖCEK: "5 MİLYON EURO'YU "HAVALA" SİSTEMİ İLE İLETTİM" Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "BANKNOT VE TELEFON YAZILI KÂĞIDI İMAMOĞLU'NA TESLİM ETTİM" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti. BÖCEK: "KALAN PARAYI İMAMOĞLU TUTUKLANDIĞI İÇİN VERMEDİM" Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice'nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu'nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. BÖCEK: "ÖZGÜR ÖZEL DAHİ ONUN GÖRÜŞÜ DIŞINDA HAREKET EDEMİYORDU" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. BÖCEK: "İMAMOĞLU'NUN KİŞİSEL HIRSLAR CHP'Yİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEDİ" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP'ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek'in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan kritik açıklamalar: CHP tartışması, Netanyahu'ya tepki ve terörle mücadele

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşananlara ilişkin, "Bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir" dedi. Kurtulmuş, Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile TBMM'de ortak basın açıklaması düzenledi. Türkiye'nin son yıllarda Afrika ile dış politika faaliyetlerini yeni bir perspektif ve bakış açısıyla ele aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Bu bakış açımızın üç tane temel ayağı vardır. Bunlardan birisi Afrika, Afrikalılarındır. Yani Afrika'ya dışarıdan müdahale edilmesini asla tasvip etmeyen bir anlayışla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. İkincisi Afrika'nın sorunlarına Afrikalılar tarafından çözümler bulunmalı. Yani dışarıdan çözüm dayatmalarına da karşı olduğumuzu ve bunu da kabul etmediğimizi belirten bir yaklaşımdır. Üçüncüsü ise Afrika'nın doğa kaynakları, yer altı ve üstü kaynaklarının bir şekilde sömürülmesi değil, tam tersine Afrikalı halklarla, dostlarımızla, milletlerle birlikte kazan-kazan prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirme yasası olur. Bu çerçevede Türkiye-Afrika ilişkileri de önemli bir gelişme halindedir. Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca 2002'de Afrika'da 12 olan Türkiye'nin büyükelçiliği sayısı bugün itibarıyla 44'e ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "CUMHURBAŞKANIMIZA HİTAP EDEN BU SÖZLERİNİ TAMAMIYLA KENDİSİNE İADE EDİYORUZ" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızın açıklamaları, İsrail'in bölgedeki yayılma politikalarına karşı Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen ve Türkiye'ye karşı herhangi bir şekilde saldırgan ya da kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözlerdir. Bu çerçevede katliamın sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk, kadın ve bütün Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu bu perspektife karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Cumhurbaşkanımıza hitap eden bu sözlerini tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetinin olmadığını bir kere daha Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz" dedi. "CHP'NİN PARTİ İÇİNDEKİ ÇEKİŞMELERİ KENDİ ARALARINDA ÇÖZMELERİNİ TAVSİYE EDERİZ" Bir basın mensubunun CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, "CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesi ve kendi arasındaki bu sürtüşmeleri, çekişmeleri bir şekilde kendi aralarında çözmelerini ümit ederiz, tavsiye ederiz. TBMM Başkanlığı olarak partilerin içtüzükleri, parti Meclis gruplarının iç yönetmenlikleri çerçevesinde karar veririz. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir" diye konuştu. CHP içindeki tartışmalara TBMM'nin asla taraf olmayacağının altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için CHP'nin de bu tartışmaları bir an evvel geride bırakarak, kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde kurmalarını tavsiye ve temenni ederim" dedi. "BU TARTIŞMAYI ÇÖZECEK MAKAM TBMM DEĞİLDİR" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Başkanı Özgür Özel‘in Meclis'teki makam odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilmesine yönelik bir talebi olup olmadığı sorusu üzerine Kurtulmuş, "Bunların hepsi büyük resmin içinde bir detaydır. Meclis Başkanlığı atması gerektiği adımı zamanı geldiğinde o şekilde atar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Arada bir çelişki varsa, arada bir tartışma varsa, tartışmanın tarafı, çelişkinin tarafı ya da bu tartışmayı çözecek makam Türkiye Büyük Millet Meclisi değildir" cevabını verdi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAHLARINI BIRAKTIĞININ TESPİT EDİLMESİNİN ANLAŞILMASIYLA PARALEL OLARAK GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELER DE MECLİS'TE YAPILMALIDIR" Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve bu kapsamda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin, "Komisyon raporu bir yol haritasıdır. Bu ortak mutabakat metninin özellikle altıncı ve yedinci maddeleri de yol haritasını belirlemek üzere konulmuş somut tekliflerdir. Bu maddelerin gereğinin yerine getirilmesi lazım. Kritik eşik olarak tanımlanan terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi, örgütün kendisini tamamıyla gerçekten feshettiğinin anlaşılmasıyla paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim" değerlendirmesini yaptı.

Özgür Özel’in eski makam şoförü Cem Yüzer, rüşvet soruşturmasında gözaltına alındı Haber

Özgür Özel’in eski makam şoförü Cem Yüzer, rüşvet soruşturmasında gözaltına alındı

İstanbul merkezli yürütülen rüşvet ve çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması kapsamında Manisa'da düzenlenen operasyonda, Şehzadeler A.Ş. Genel Müdürü Cem Yüzer ile Anıl Demir gözaltına alındı. Şüphelilerden Cem Yüzer'in CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in eski makam şoförü olduğu, Anıl Demir'in ise soruşturma kapsamında tutuklanan Demirhan Gözaçan'ın şoförlüğünü yaptığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen rüşvet ve çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması Manisa'ya uzandı. Soruşturma kapsamında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği ifadeler, MASAK raporları ve HTS kayıtları, operasyonun düğmesine basılmasını sağladı. Tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ifadesinde Denizli'de 1 milyon TL'yi Demirhan Gözaçan'a teslim ettiğini söyledi. 'Rüşvet ve suç örgütü' üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunan Demirhan Gözaçan ile bağlantılı olduğu belirlenen isimlere yönelik yürütülen derinlemesine incelemelerde yeni detaylara ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Gözaçan ile birlikte hareket ettikleri tespit edilen Şehzadeler A.Ş. Genel Müdürü Cem Yüzer ile Demirhan Gözaçan'ın şoförü Anıl Demir hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Düzenlenen operasyonda şüphelilerin ikametlerinde arama yapıldı. Aramaların ardından Cem Yüzer ve Anıl Demir gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.

Özgür Özel rest çekti: "O kürsüyü atanmışa bırakmayız" Haber

Özgür Özel rest çekti: "O kürsüyü atanmışa bırakmayız"

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Yarın benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak" dedi. Özel, MYK toplantısı devam ederken gazetecilere açıklama yaparak, bir kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in sözlerine işaret etti ve grup toplantısını yapacağını açıkladı. Özel, 21 Mayıs günü büyük yankı uyandıran butlan kararına dikkat çekerek, "Bu noktada beklenen elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin birlik ve beraberlik halinde derhal kurultaya gitmesine omuz vermekken, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye’de böyle düşünen, Genel Merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok. Bütün kamu hukuku hocaları, seçim hukuku hocaları, herkes aksine derhal kurultay yapılmasının gerektiğini söylüyorlar, yazıyorlar. Uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanıyor, hukuk dergilerinde yayınlanıyor, aynı metinlerde buluşuyorlar. Ama bir hukukçu ve bir kişi 'kurultay yapamayız' diyor. Ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. Biz mesela Esenyurt kayyumunu neden eleştiriyoruz? Kayyum olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor, kalem bastırıyor. Kayyum olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanıyor. Ve seçilmemiş bir Genel Başkan, bu kez de partimize sahip çıktığımız günlerde 24’ünde, sabahın 07.00’sinde önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçmeyecek tiplerle partiye gelip saldırılmıştı. Bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar" ifadelerini kullandı. "ÜZÜLEREK TAKİP EDİYORUM" Özel, 96 milletvekilinin oy kullandığı ve 106-107 milletvekilinin Grup Başkanlığı’nda desteklediği, 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte grup toplantısı için bulunması gereken 46 sayısının bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup iç yönetmeliğinde yazdığı ve Meclis Başkanlığı’nın da takdir ettiği gibi Grup Başkanı ya da Grup Yönetim Kurulu tarafından ilan edilecekken, bir grup toplantısı yapılma niyetinin olduğunu belirterek, "Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var. Ve burada şöyle bir üzüntüm var arkadaşlar. Bu süreç şöyle başladı ve ilerledi bütün şeffaflığı ile söyleyelim. Sizlerin geçtiğimiz hafta hem ‘geçmiş olsun’ hem amcam için başsağlığı dilekleriyle 40’a yakın gazeteci arkadaşımız görüşme talep edince, toplu bir görüşme yaptık şu salonda. Soruları yanıtladım. Bir arkadaşımız da sordu. Dedi ki, ‘Görkemli bir grup yaptınız. Haftaya da yapacak mısınız?’ Ben de dedim ki ‘Haftaya ayın 9’u, Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü. Ben grup yapmayacağım ve Manisa’da olacağım. Grup toplantısını 16’sında yapabiliriz.’ Ardından burada ayın 9’unda Kemal beyin grup yapmaya geleceği söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok, sokaktaki tepkinin bini bir para. Ama bu Meclis’te Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümüne gitmemden bir fırsat bilinerek, ‘Burada grup toplantısı yapacağız.’ Ve sonradan gördük işte bayramlaşmada olduğu gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için, hani her hafta buraya gelen Ankara’nın Çankaya, Mamak, bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye’den zoraki bir kalabalık. Ve o sabahki, sabah 07.00 kitlesini arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum" şeklinde konuştu. "ONLARI PARTİMİZE YAKIŞMAYAN İNSANLARDAN ARINMAYA DAVET EDİYORUM" Özel, açıklamalarına şöyle devam etti: "Burada şunu söyleyeyim. İyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden 3 belediye başkanımız. Daha bu iş çıktığında ben şunu önerdim arkadaşlar, ‘Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.’ Bu reddedildi. Bugün sabah dahi, ‘Genel Merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız. Ben Manisa’da olmak istiyorum.’ Bu da reddedildi. ‘Niye bu toplantı’ sorusuna da şu cevap veriliyor. ‘Özgür Özel Manisa’ya gideceğini söyledi basın mensuplarına. Biz de grup toplantısı yapmaya karar verdik.’ Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal bey böyle ifade etmiş, ‘Özgür Özel dedi ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum’ diye. Grup Başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına, biz yapmayacaktık. Ama yarın Grup Başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek’i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek’i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum. Buradan bir alternatif grup toplantısı, başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar, onun için 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmeleri kendilerine bırakıyorum. Ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri, hani ‘arınma’ diyorlar ya öncelikle onlardan arınmaya, Cumhuriyet Halk Partilileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum kendilerini." "O KÜRSÜYÜ ATANMIŞA BIRAKMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL" Özel, grup toplantısı yapılmak istendiği takdirde yolun belli olduğunu kaydederek, öncelikle bine yakın toplanmış olan imzanın kurultay başvurusunu işleme almak olduğunu ifade etti. Özel, "Kurultayı toplamaktır. Kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde, bu partinin tüm milletvekilleri seçilmiş Genel Başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılar. Burada hiçbir mahsuru yok, beis yok. Ama burada son dört seçimi AK Parti yargısı yok kabul etti diye, 2020 yılındaki Genel Başkanlık sıfatıyla kaybettiğiniz kongreden sonra, burada milletvekillerinin 110 tanesi Grup Başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler Grup Başkanına tanımlanmışken, burada gelip de ‘2020 yılından Genel Başkanım ve grup toplantısı yapacağım. Kitlemi de kendim taşıyacağım. Antalya’dan, İzmir’den otobüs kaldırıp kitle getireceğim ve sabah 07.00 ekibinden de destek isteyeceğim.’ Bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir. Yapılması gereken, derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu arada dönemde bu oldu bittilere partimizi ve milletimizin yetkisini emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği Grup Başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir" diye konuştu. "YARIN FERDİ ZEYREK'İN DEDİĞİ GİBİ BEN BURADA LAZIMIM" Özel, hukuken de siyaseten de meşruiyetin aranacağı yerin hukuk zemini ve siyaset zemini olduğuna işaret ederek, "Meclis zemininin hem de elde olmayan rakamlarla bir fırsatçılıkla buna alet edilmeye çalışılmasını ve Cumhuriyet Halk Partililerin burada öyle bir görüntünün parçası olmalarını hiç arzu etmiyoruz. Kemal beyden beklenen, 24 Nisan sabahı yapılan, yaptıkları hatayı tekrar etmeleri değil; bir sağduyu göstermeleri. Hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olanları, saymış - sevmiş, oy vermiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye daha sebebiyet vermek değil; hiç olmazsa bu sefer olsun yakışanı yapmaktır. Yarınki grup toplantımıza partililerlerimizi davet ediyoruz. Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesinin bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını özellikle de insani bir taraftan da tercih ediyorum. Bir yandan da şunu söylemem lazım. Çok düşündüm, ‘Ne yapmalıyım’ diye. Ferdi’nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi; ‘Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.’ O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun" dedi.

Süleyman Bülbül'den sert tepki: "YDK'nin aldığı bu karar yok hükmündedir" Haber

Süleyman Bülbül'den sert tepki: "YDK'nin aldığı bu karar yok hükmündedir"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Süleyman Bülbül, "Mahkeme kararında daha önce Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin kararlarının ve tüm kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin tedbir hükmü olmamasına rağmen YDK'nin Merkez Yönetim Kurulu'na yönelik böyle bir karar alınmasına talebi kesinlikle tüzüğe, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıdır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) ‘mutlak butlan’ sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı 1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi. Toplantıda alınan kararla, Özgür Özel döneminde YDK’de alınan kararların yok hükmünde sayılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe yazılmak üzere Merkez Yönetim Kurulu’na yazı gönderilmesine karar verildi. Yapılan açıklamada, karara ilişkin şu ifadelere yer verildi: "Bilindiği üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas ve 2026/658 Karar sayılı ilamı ile ‘4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Kurultayın ve sonradan yapılan olağanüstü tüm Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların, Mutlak Butlan (Kesin Hükümsüzlük) nedeni ile iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine’ karar verilmiştir. Verilen Kesin Hükümsüzlük kararı söz konusu olmakla 4-5 Kasım 2023 tarihi sonrasında oluşmuş Yüksek Disiplin Kurulu'nun ve aldığı kararların da yok hükmünde olduğu değerlendirilmektedir. Hal böyle olunca ekli listede yazılı hakkında disiplin işlemi uygulanmış üyeler özelinde, telafisi imkansız zararlara neden olunmuş bulunduğundan, bu üyeler hakkında verilmiş disiplin kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve kararların icrası durdurularak parti kayıtlarının düzeltilmesi hususunda karar verilmesi ve aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına durumun yazı ile bildirilmesi özelindeki Kurulumuz düşüncesini, saygı ile bilgi ve takdirlerinize sunarız" ifadeleri kullanıldı. Toplantıda alınan karara Süleyman Bülbül, Saniye Karalar ve Gülşah Deniz Atalar karşı oy kullandı. YDK Üyesi Süleyman Bülbül, bu karara 3 üye olarak Saniye Barut ve Gülşah Deniz Atalar ile birlikte muhalefet şerhi sunduklarını belirterek "Bölge Adliye Mahkemesi'nin 36’ncı Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu karar tedbiren sadece 4-5 Kasım 2023 öncesindeki yönetime, genel başkan, Parti Meclisi ve YDK üyelerine yönelik bir karardır. Bu Bölge Adliye Mahkemesi vermiş olduğu tedbir kararı dışında diğer konularda tedbir kararı vermemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin vermemiş olduğu bir tedbir kararlarının Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 4-5 Kasım 2023'ten sonra Yüksek Disiplin Kurulu kararlarını da iptal edeceği ve haklarında disiplin işlemi yapılanların kararlarının yok hükmünde sayılacağı ve bu çerçevede Merkez Yönetim Kurulu'nun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na üyeliklerinin işlenmesi konusunda yazı yazılmasına yönelik kararı yok hükmündedir" değerlendirmesinde bulundu. Daha önce hakkında disiplin cezaları verilmiş üyelerin hakkında sadece Parti Meclisi'nin bağışlama yetkisi olduğunu vurgulayan Bülbül, "Bu çerçevede mahkeme kararında daha önce Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin kararlarının ve tüm kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin tedbir hükmü olmamasına rağmen YDK'nin Merkez Yönetim Kurulu'na yönelik böyle bir karar alınmasına talebi kesinlikle tüzüğe, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıdır. Bu çerçevede YDK'nin ve MYK'nin, BAM kararında disiplin işlemlerine ve yapılan tüzük değişikliğine dair bir tedbir kararı yok iken ve işbu şahsın hukukuna ilişkin kararlardan olan BAM 36’ncı Hukuk Dairesi'nin 2026 taksim 32 esas ve 2026 taksim 658 karar sayılı kararı henüz kesinleşmemişken bu disiplin kararlarının icrasını durdurmak ve parti kayıtlarının düzeltilmesi konusunda karar vermek ve aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazıyla bildirmek yetkileri YDK'ye ait olmadığı gibi Merkez Yönetim Kurulu'nda da yoktur" diye konuştu.

CHP'de deprem yaratan dosya: Özgür Özel hakkındaki iddialar Ankara'ya gönderildi! Haber

CHP'de deprem yaratan dosya: Özgür Özel hakkındaki iddialar Ankara'ya gönderildi!

CHP kurultayındaki iddialar kapsamında CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'ın hakkındaki dosya yetkisizlik kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait cep telefonlarında yapılan incelemeler ve şüpheli beyanları doğrultusunda bazı tespitler yapıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in Özkan Yalım’dan farklı tarihlerde "siyasi rüşvet" olarak değerlendirilen maddi menfaat talep ettiği ve bu taleplerin karşılandığı yönündeki iddialar hakkında; HTS kayıtları, baz istasyonu eşleşmeleri ve mesajlaşma tutanaklarının değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda, iddiaların "fezleke düzenlenmesini gerektirebilecek nitelikte" olduğu ifade edilerek, Özgür Özel hakkında "rüşvet almak" suçlamasına ilişkin değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Öte yandan, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yürütülen incelemede ise, delegelerin iradesinin etkilenmesine ve kurultaya hile karıştırıldığına yönelik iddialar ele alındı. İddialar kapsamında CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın organizasyon ve koordinasyon içinde yer aldığı, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ile İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın ise söz konusu eylemlere iştirak ettiği yönünde değerlendirmelere yer verildi. Bu çerçevede, ilgili milletvekilleri hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet suçlaması yönünden dosyanın ayrıldığı ve 4 Haziran tarihinde "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği kaydedildi. Soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürüleceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.