SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özlük Hakları

Söz Bursa - Özlük Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özlük Hakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzman erbaş kanun teklifi komisyonda kabul edildi Haber

Uzman erbaş kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Milli Savunma Komisyonu, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, "Kanun teklifi sadece bazı mevzuat değişikliklerini içeren teknik bir düzenleme değildir. Bu teklif aynı zamanda ülkemizin güvenliği için gece gündüz görev yapan kahraman personelimizin ve güvenlik teşkilatlarımızın ihtiyaçlarına cevap verme iradesinin bir sonucudur. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ayrılmaz bir parçası olan personelimiz sınır ötesi harekâtlardan hudut güvenliğine, terörle mücadeleden kritik üs bölgelerindeki görevlere kadar devletimizin en zor ve en riskli vazifelerinde büyük bir fedakârlıkla görev yapmaktadırlar. Kar, kış, dağ, bayır demeden ailelerinden ve sevdiklerinden uzak şekilde vatan nöbeti tutan personellerimiz, ordumuzun operasyonel gücünün en önemli unsurlardan biridir. Devletimize sadakatle hizmet eden personellerimizin görev süreleri boyunca ve görev sonrasında karşılaştıkları sorunların çözülmesi sadece bir personel politikası meselesi değil, aynı zamanda bir vefa meselesidir" ifadelerini kullandı. "DÜZENLEMENİN OLUMLU OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUZ" Teklifin beklenen bir düzenleme olduğunu ifade eden CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan ise, "Takipçisi olduğumuz ve muhalefet olarak sık sık dile getirdiğimiz düzenlemenin olumlu olduğunu değerlendiriyoruz. Zaten beklenen bir düzenlemeydi, gecikmiş bir düzenlemeydi hatta. Milli Savunma Komisyonu adı üzerinde milli bir Komisyon. Ve bu Milli Komisyon'un gereklerini, şartlarını yerine getirmek için biz ilk günden beri sorumluluğumuzun farkında olarak birlik beraberlik içerisinde ama eleştirilerimizi de söylemekten geri kalmadan bu Komisyon çalışmalarını götürmeye çalışıyoruz" dedi. TEKLİFTE ÖNCE ÇIKAN MADDELER Teklif ile Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük hakları düzenlenecek, sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam imkanı sağlanacak. Bu kapsamda en az 7 yıl hizmet yapan ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olan erbaş ve erler, kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik personeli, zabıta memuru, itfaiye eri olabilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina olduğu için askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunurken, subaylara ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle de değişiklik yapılıyor. Buna göre Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, Kanun'da yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacak. Teklifle Uzman Erbaş Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. 26 Haziran 2019'da askerlik süresinin kısalması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin uzman erbaş olabilmesi için "müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak" şartı yeterli olurken, bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmelerine yönelik düzenleme yapılıyor. Uzman Erbaş Kanunu'na "Sicil" başlığı ekleniyor. Düzenleme ile uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp, bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsayacak" 17 maddelik teklif, Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edildi.

AK Parti’den TSK personeli ve sözleşmeli erler için yeni kanun teklifi Haber

AK Parti’den TSK personeli ve sözleşmeli erler için yeni kanun teklifi

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 17 maddelik MSB Teşkilatı ve TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini TBMM Başkanlığı’na sunduklarını belirtti. Güler, yedi yıl görev süresini dolduran sözleşmeli er ve erbaşların kamuda istihdam edilmesini kolaylaştırdıklarını söyledi. Güler, 17 maddelik MSB Teşkilatı ve TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini TBMM Başkanlığı’na sunduklarını aktardı. Güler, yedi yıl görev süresini dolduran sözleşmeli er ve erbaşların kamuda istihdam edilmesini kolaylaştırdıklarını söyleyerek, "Mevcut uygulamadaki verimsizlikleri ortadan kaldırmak adına infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli, kadro ve sözleşmeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına yapılacak alımlarda yüzde 10 kontenjan ayrılması zorunluluğu getiriyoruz. Bu şekilde 7 yıllık görev süresini tamamlamış olan sözleşmeli erbaş ve erlerimiz bu alanlarda yetişmiş bir personel olarak askeri disiplin içerisinde hem sportif, fiziki gelişmişliği ve uzmanlığıyla beraber bu kadrolarda çok daha faydalı olacağını da düşünüyoruz. Diğer bir kanun teklifimiz de terör örgütleriyle mücadelede idari, istikrar ve güvenlik teminatı sağlamak arzu ediyoruz. Özellikle FETÖ başta olmak üzere farklı terör örgütleriyle ve tüm şer odaklarıyla mücadelemiz aktif ve kararlı bir şekilde devam ediyor. Kritik görevlerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, Merkez, Taşra, Yurtdışı Teşkilatı, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve MİT personeliyle askeri ve kolluk öğrencileri ve bunların adayları hakkında terör iltisakı nedeniyle tesis edilen idari işlemlere karşı açılan idari davalarda göreve iade yönünde verilen mahkeme kararlarının uygulanması için nihai kararların kesinleşmesi şartını getiriyoruz. Kritik görev icra eden bu alanlarda güvenlik risklerini bertaraf etmek ve idari istikrarı korumak adına bu adımı elzem görüyoruz. Kararın kesinleşmesi sonrasında göreve iade edilen personelin özlük hakları geriye dönük olarak hak kaybı yaşanmayacak şekilde ödeneceğinden hiçbir mağduriyeti de burada sebebiyet vermeyeceğini de ifade etmek istiyoruz. Diğer bir maddemizle uzman erbaş hakları ve sicil güvencesi Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda uzman erbaşlarımızın özlük haklarında kanunilik ilkesini tüm tam manasıyla oluşturmak istiyoruz. Sicil yılı kapsamını, notlandırma esaslarını ve astubaylara geçiş şartlarını doğrudan kanunlaştırarak hukuk güvenliğini sağlamış oluyoruz. Ayrıca asker alma kanunu kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulan vatandaşlarımızın da uzman erbaşlığa başvurabilmelerini de önüne açıyoruz. Diğer bir kanun maddemizde zor şartlarda görev yapan denizaltı personelimize destek sağlıyoruz. Zor şartlar altında çalışan denizaltı personelimize her daim göreve ve harbe hazır tutmak ana gayesiyle özellikle dar ve kısıtlı alanda sıcak yatak usulüyle zorlu görevler icra eden denizaltı personelimize daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında yurt içi limanlarda da gemide konaklama imkanı sağlayarak burada bir kaybı önlemeye çalışıyoruz. Çünkü kendilerinin daimi olarak bulunduğu limanlar dışındaki diğer limanlarda denizaltından çıkışlarda maalesef konaklama giderleri ödenmiyor da bunu da en azından kısmi olarak telafi etmiş olacağız. Diğer bir madde de eğitim faaliyetlerin devamlılığını sağlamak için Milli Savunma Bakanlığı bir üyesindeki eğitim ve öğretim kurumlarında ders vermek üzere görevlendirilen emekli subay (7:09) ve astsubaylarımız ile öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi uygulamasını 2029-2030 eğitim öğretim dönemi sonuna kadar uzatıyoruz ve burada herhangi bir zafiyetin oluşmasını da engellemiş oluyoruz" ifadelerini kullandı. Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya yönelik iptal kararı vermesinden sonra, bu konunun 12. yargı paketinde yer alıp almayacağına ilişkin soruya Güler, 12. Yargı paketinin çalışıldığını belirtti. Güler, "Anayasa Mahkememizin iptal ettiği süresiz nafaka kararı henüz resmi gazetede gerekçeli olarak yayınlanmadı. Anayasa Mahkememiz tabii burada kanunumuzda verilebileceğine dair ama Yargıtay içtihatlarıyla süresiz hale gelen uygulamada burada hangi gerekçeye dayandığını bilmiyoruz. Tabii o gerekçeli karar çünkü 9 aylık bir süre verildi. Gerekçeli karar resmi gazete yayınlandıktan sonra buradaki gerekçeye uygun olarak kanun maddemizi hazırlarız ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunarız. Anayasa Mahkememiz nasıl bir bakış açısıyla bunu değerlendirdi? Onu gündemimize alıp önümüzdeki tabii bu hemen bu yargı paketinde yer alması mümkün değil. Çünkü gerekçe henüz daha ortada yok. 9 aylık zaten bir süre var. Önümüzdeki aylarda bu yayınlandıktan sonra değerlendirilir" şeklinde konuştu. 'Terörsüz Türkiye' kapsamında teklif hazırlandığı iddialarına yönelik ise Güler, "Yapısal manada gerek idari, gerekse de kanun düzleminde geçici ve müstakil kanun yapılacağını zaten ifade ediyor. Dolayısıyla bizim buradaki odaklanmamız gereken husus şu. Terörsüz Türkiye, bölgemizin terörden arındırılmış, sadece Türkiye değil, hem ülkemizde hem de bölgemizde asla silahın ve şiddetin bir daha konuşulmayacağı, bir daha bu topraklarda yer alamayacağı bir mahiyette kalıcı çözümleri imza atmak. Tabii bu kararlı duruşumuz Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, kararlı duruşu, açıklamaları, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin yine yol gösterici, kararlı duruşu, açıklamaları yine tabii DEM ve heyetinin bu manada çalışmalarımız devam ediyor. Ama henüz elimizde bir taslak diyeceğiniz, bir yasal teklif diyeceğiniz bir şey varsa öyle bir durum yok. Ama bunu güçlendirecek, bunu kalıcı hale getirecek, silah bırakmanın varlığını tamamen ortadan kaldıracak geçici ve müstakil bir kanun çalışmaları da tabii olacaktır" dedi.

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa teşkilatı, sendikal mücadelenin öncü isimlerinden biri olan Hilmi Şanlı’nın yeniden Genel Sekreterlik görevine seçilmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı. Türk Diyanet Vakıf-Sen’in 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 8. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin güvenini bir kez daha kazanan Hilmi Şanlı, yeni dönemde de Genel Sekreter olarak görevini sürdürecek. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına yapılan açıklamada, Bursa’da Diyanet çalışanlarının hak mücadelesinde ilk savunucular arasında yer alan Hilmi Şanlı’nın, sendikal duruşu, ilkeli tavrı ve kararlı mücadelesiyle uzun yıllardır teşkilata yön verdiği vurgulandı. Açıklamada, Şanlı’nın yalnızca bir sendika yöneticisi değil, aynı zamanda bilgisi, tecrübesi ve güven veren duruşuyla yol gösteren bir isim olduğu ifade edildi. Sendikal mücadelesini hak ve adalet ekseninde, ayrım gözetmeden ve cesaretle yürüten Hilmi Şanlı’nın duruşunun, Türk Diyanet Vakıf-Sen teşkilatı için açık bir istikamet çizdiği belirtilirken; Diyanet ve vakıflar çalışanları açısından ise bu duruşun güçlü bir teminat olduğu kaydedildi. İlkesinden ve ülküsünden asla taviz vermeden, sorumluluğunun bilinciyle sergilediği sendikal anlayışın, yeni dönemde de sendikaya ivme kazandıracağına olan inanç dile getirildi. Açıklamada ayrıca, sendikal mücadelenin yalnızca kazanımlar üzerinden değil, ahlak, liyakat ve adalet temelinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Hilmi Şanlı’nın bu anlayışın sahadaki en güçlü temsilcilerinden biri olduğu vurgulandı. Özellikle Diyanet çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları ve sosyal güvenceleri konusunda verdiği mücadelenin, teşkilat hafızasında önemli bir yer tuttuğu ifade edildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına açıklamada bulunan Eyüp Bulut, Genel Sekreterlik görevine yeniden seçilen Hilmi Şanlı’yı gönülden tebrik ederek şu ifadelere yer verdi: “İlke ve ülküsünden taviz vermeden, sorumluluğun hakkını vererek sergilediği bu örnek duruşun, yeni dönemde de sendikamıza güç katacağına yürekten inanıyoruz. Kıymetli Genel Sekreterimiz Hilmi Şanlı’ya bu onurlu görevinde sağlık, güç ve üstün başarılar diliyoruz. Allah yar ve yardımcısı olsun.” Genel kurul sonrası yapılan değerlendirmelerde, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in yeni dönemde de çalışanların hak ve menfaatlerini koruma noktasında kararlı duruşunu sürdüreceği, Hilmi Şanlı’nın tecrübesi ve liderliğiyle sendikal mücadelenin daha da güçleneceği ifade edildi.

"Kürsünün ışığını sökenler teşkilatın ruhunu karartır!": Türk Diyanet Vakıf-Sen'den vaiz tepkisi Haber

"Kürsünün ışığını sökenler teşkilatın ruhunu karartır!": Türk Diyanet Vakıf-Sen'den vaiz tepkisi

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Şanlı, Diyanet İşleri Başkanlığının sahadaki en aktif personeli olan vaizlerin yaşadığı sorunlarla ilgili kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Şanlı, vaizleri "Milletimizin gönlüne hikmeti, kalbine merhameti, zihnine ilmi nakşeden sessiz kahramanlar" olarak nitelendirirken, özlük hakları konusunda "karanlıkta bırakıldıklarını" vurguladı. "EMEK GÖRÜNMEZ, DEĞER EKSİK" Şanlı, vaizlerin görev tanımının yalnızca kürsü hitabetiyle sınırlı olmadığını, sahanın en zorlu alanlarında aktif görev aldığını belirtti. Cezaevlerinden hastanelere, öğrenci yurtlarından bağımlılıkla mücadele alanlarına kadar her yerde olduklarını ifade etti. Şanlı, bu ağır sorumluluğa rağmen vaizlerin karşılaştığı temel sorunları şöyle özetledi: *Görevlendirmeler adaletsiz. *Özlük hakları yetersiz. *Yaptıkları hizmetlerin büyük bölümü görünmez durumda. Genel Başkan Yardımcısı, bu durumun hem hizmetin niteliğini hem de personelin kuruma olan aidiyetini ciddi biçimde zedelediğini söyleyerek, "Görünmeyen emek zamanla yok sayılmaktadır" uyarısında bulundu. EŞDEĞER KADRO, FARKLI ÜCRET: "BU ADALET MİDİR?" Açıklamasının en dikkat çekici bölümünde Şanlı, Diyanet mevzuatına göre vaizler ile şube müdürlerinin eşdeğer kadro olmasına rağmen ek ödeme farkına değindi. Şanlı, Şube Müdürü'nün %170 ek ödeme alırken Vaiz'in sadece %125 ek ödeme aldığını belirterek, bu farkın maaşlara ciddi biçimde yansıdığını ifade etti ve sordu: "Eşdeğer kadroysa bu fark neden vardır? Bu adalet midir? Bu hakkaniyet midir? Bugün vaizlerin aldığı ek ödeme, birçok ünvandan daha düşüktür. Bu tablo kabul edilemez!" KARİYER KAPISINDA BEKLETİLİYORLAR Hilmi Şanlı, vaizlerin Dini Yüksek İhtisas Merkezlerinde doktora seviyesinde eğitim almış yetkin personel olmasına rağmen kariyer yükselmede haksızlığa uğradığını savundu. Yüksek lisans ve doktora mezunu vaizlerin bile Uzman Vaizlik ve Başvaizlik kadrolarına atanabilmek için "yüksek eleme oranlı yazılı sınavlara ve tartışmalı sözlü mülakatlara" tabi tutulmasını eleştirdi. TALEP AYRICALIK DEĞİL, EŞİTLİK VE ADALET Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak vaizlerin talebinin ayrıcalık değil, adalet, eşitlik ve hakkaniyet olduğunu vurgulayan Şanlı, açıklamasını şu çarpıcı ifadelerle sonlandırdı: "Vaizlik mesleği güçlendirilmeden, dini hizmetlerin toplumsal etkisi güçlenmez. Değer görmeyen bir hizmetten yüksek verim beklenemez. Tekraren söylüyoruz: Vaiz sadece konuşan değildir; yük taşıyandır. Ve yük taşıyanın hakkı geciktirilmemelidir! Biz lütuf değil, emeğin karşılığını istiyoruz." Şanlı, vaizlerin özlük hakları, kariyer sistemi ve çalışma şartlarının artık ertelenmeden, sahadaki gerçeklerle uyumlu bir şekilde düzenlenmesi çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.