SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pakistan

Söz Bursa - Pakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pakistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den Dünyaya Rest: "Sıra Türkiye’de diyenlere cevabımız; ölümden öte köy yoktur!" Haber

Bahçeli’den Dünyaya Rest: "Sıra Türkiye’de diyenlere cevabımız; ölümden öte köy yoktur!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD'nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayr-i meşrudur. Bu saldırganlık gayr-i hukukidir" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. MHP lideri Bahçeli, günümüz dünyasında kriz, kaos ve karmaşa halinin dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çöktüğünü ve körüklenen istikrarsızlık ateşinin yalnızca coğrafyalarının bacasını sarmakla kalmadığını ve geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başladığını dile getirdi. "ABD'NİN İSRAİL'İN TAHRİK VE TERTİBİNE GELEREK İRAN'A SALDIRGANLIĞI DENGELERİ SAKATLAYACAK MAHİYETTEDİR VE GAYRİ MEŞRUDUR" Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmesinin politik ve diplomatik tutum tercihi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere, duyumsal tepkimelere itibar ve ihtimam gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır. Bu kapsamda etrafında dolaştığımız asıl mevzumuzun tam ağırlık merkezine geldiğimiz takdirde mahut sıcak gelişmeler karşısındaki yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmamız kaçınılmazdır. ABD'nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor; anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerine yer verdi. "Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır" İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması sonucu hayatını kaybetmesini alçaklık olarak nitelendiren Genel Başkan Bahçeli, "Casuslar İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite ABD'yi İran'a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netenyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir? İran'ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik alt yapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır. Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Maksadımız, komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir" diye konuştu. "KOMŞU ÜLKEMİZ İRAN'IN BAŞINA GELEN DEHŞET VERİCİ MUSİBETLERDEN ÜLKEMİZİ SOYUTLAMAK İMKANSIZDIR" İran'a gerçekleştirilen saldırıların ardından iç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değerinin çok daha iyi anlaşıldığı ve açıklığa kavuştuğunu belirten Bahçeli, "Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız, hem de izansızlıktır. ‘Terörsüz Türkiye' hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz?" açıklamasında bulundu. "ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOKTUR" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milletinin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması ve nerede hukuksuzluk varsa itiraz etmesinin şanı ve şerefinin gereğinden dolayı olduğuna vurgu yaparak, "Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş; ‘Türkiye yeni İran'dır.' İsrail'in cani Başbakanı; ‘hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız' açıklamasıyla şer korosuna katılmış. Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise ‘Ankara 2036'da, Tahran 2026'daki gibi olacak mı?' diye sorgulamış. ABD'nin bir emekli albayı ise ‘İran'dan sonra sıra Türkiye'de' diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş. Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız aynısıyla tarihi ve manevi hakikattir" dedi. Konuşmasında, İran'ın dini lideri Hamaney ile birlikte hayatını kaybetmiş bütün isimlere Cenab-ı Allah'tan rahmetler niyaz eden Bahçeli, İran halkına sabır ve baş sağlığı dilemeyi de ihmal etmedi. "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir" Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmasızların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni eden Bahçeli, "Coğrafyamızın her tarafında barış hakim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hakim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini, hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun İran halkının mensubiyet onuruyla tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini yerine getirmesi gerektiğini de kaydetti. "ANAYURT POLİTİĞİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİDİR" Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı Devleti'nin küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu'nun asla terk edilmeyecek bir anayurt olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir. İstiklal Savaşımızın stratejisi, bizi Anadolu'dan atmak ve dar bir alana sıkıştırmak isteyen müstevli güçlere karşı yine öncelikle Anadolu'nun kurtulması olmuştur. Bu itibarla; bunca mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimiz ve siyasi başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu'daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükâfatıdır" değerlendirmesinde bulundu. "ANKARA, ÇİZİLEN MİLLİ COĞRAFYANIN YÖNETİM MERKEZİDİR" Tarihin, yanlış zamanda doğru adım atanlarla, doğru zamanda yanlış adım atanları yaşadığı hezimetlere ve yıkımlara şahitlik ettiğini aktaran Bahçeli, "Kültürel hatıralarımızın hala taze olduğu, beşeriyetimizin hala yaşamaya devam ettiği bu topraklar ve insanlar ile bir gün yeniden kucaklaşma hayalini kurmak çok değerlidir ve tutkumuzdur. Ancak sanki hiç kaybedilmemiş gibi davranarak bir devletin siyasi ve felsefi sıklet merkezini hayali noktalar üzerinden okuyup değiştirmeye çalışmak başka bir şeydir. Bu nedenle, ‘yurtta sulh cihanda sulh' kavramını ikame eden yeni jeopolitik pergelin, başkentimiz Ankara'ya konmasıyla doğmuş olmasına bağlamak tarihin akışına etki etmiştir. Unutmayalım ki Ankara, yeni devletimizin ilan edilmesinden 42 ay önce bu jeopolitiğin merkezi haline gelerek Kurtuluş Savaşı'nın yönetimini üstlenmiştir. Türk milleti politikasını, coğrafyasından önce oluşturmuştur. Ankara, yepyeni Türk devletinin etki ve kapsama çemberini belirlemek üzere, pergel ucunun, Ulus'taki Millet Meclisi kürsüsüne batırılmasıyla çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir" ifadelerine yer verdi. "ÖNCELİKLE MÜDAFAA EDECEĞİMİZ TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ, BEKASI, İÇ BARIŞ VE HUZUR ORTAMIDIR, ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİYLE YAPMAK İSTEDİĞİMİZ DE BUDUR" Başkent Ankara'nın yalnızca yönetim merkezi olmadığını aynı zamanda Anadolu jeopolitiğinin gerçeğinden doğmuş stratejik bir merkez de olduğunu belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Tarihin derinlerinden beslenen ve ders çıkartan devlet ve yönetim aklının da merkezidir. Varlığı ve sürekliliği hem bugünümüzün ve gerçeğimizin, hem de hayallerimizin ve hedeflerimizin devamı mahiyetinde, aynısıyla da teminatıdır. Şartlar bir gün başka coğrafyaları yönetme imkânı verirse o anın şartlarına göre yeni bir jeopolitik oluşturma fırsatı doğabilir. Bugünkü gerçekler bize istesek de, istemesek de, hesaplarımızı ve adımlarımızı başka başkentlerden bakarak çözme imkanı vermemektedir. Biz yeryüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane oluşturacaktır. Ankara'nın ve Türkiye'nin güvenliği her şeyin önünde ve üstündedir. Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumların güvencesidir. Türkiye'nin varlığı onların umut adası demektir. Ne var ki önce düşüneceğimiz, öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye'nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır. İşte ‘Terörsüz Türkiye' hedefiyle yapmak istediğimiz de tam budur. Dünyaya Ankara'dan bakmaktan, milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur."

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!" Haber

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "BİZİM ARİFİMİZ DE ALİMİMİZ DE GIPTA EDİLECEK ÇOKLUKTADIR" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "BASİRET; SEÇİLMESİ GEREKEN ŞEY İLE SAKINILMASI GEREKEN ŞEYİ BELİRLER" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "DOĞRU DAVRANIŞ DOĞRU FİKRİN MOMENTİDİR" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "EŞYANIN TABİATI KURUMLARIN ÖZÜDÜR" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "GÜÇSÜZ ADALET ACİZ, ADALETSİZ GÜÇ ZULÜMDÜR" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır." "ABD’NİN İRAN’A BEKLENEN SALDIRISI TERÖR DEVLETİ İSRAİL TARAFINDAN YAPILDI" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı." "ASKERİ OPERASYONLARIN HAKSIZ OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUM" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "SAVAŞ DEĞİL BARIŞ HAKİM OLMALIDIR" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "TÜRKİYE’MİZİN BARIŞÇIL ÇAĞRILARI MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN MUHAFAZASI İÇİN HER TEDBİRİN ALINMASIDIR" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü Haber

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü

13 ülkede 150'nin üzerinde şubesiyle Türk mutfağını dünyaya taşıyan restoran zinciri Bursa Kebap Evi, küresel yaygınlığı ve yurt dışı operasyonlarıyla HİB tarafından Gastronomi kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla düzenlenen törende ödülü BKE Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı, gastronomi kategorisinde üçüncülük elde etmekten dolayı gurur duyduklarını belirterek, yaklaşık 2 milyon dolarlık hizmet ihracatı hacmiyle ulaşılan başarının arkasında güçlü bir organizasyon yapısı olduğunu vurguladı. Bu ödülün çok sayıda markanın yarıştığı önemli bir platformda kendilerine değerli bir konum kazandırdığını dile getiren Helvacı, şu açıklamalarda bulundu: "Tüm ekiplerimiz için hem motivasyon kaynağı hem de gurur verici bir sonuç oldu. Merkez organizasyonumuzun özverili çalışmaları, yurt dışında istihdam ettiğimiz 100'ün üzerindeki çalışanımız, global büyüme performansımız ve gelir artırıcı satış stratejilerimiz bu başarının temelini oluşturuyor. Kalite, sürdürülebilirlik, lojistik ve tedarik süreçlerini yüksek verimlilikle yöneten yapımız da başarımızın en önemli unsurları arasında yer alıyor." 2026 için hedef: Daha güçlü küresel büyüme Caner Helvacı, markanın Almanya, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Yurt dışı operasyonları her geçen yıl daha da güçlendireceklerini dile getiren Helvacı, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken yeni pazarlara açılmaya da devam ediyoruz. Bu yatırımlar, markamıza önemli bir birikim sağlarken ülkemizin hizmet ihracatına da değerli katkılar sunuyor. 2026'da hedefimiz, yakaladığımız güçlü ivmeyi daha da artırarak ihracat hacmimizi yükseltmek, global performansımızı ileri taşımak ve sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettirmektir."

Hindistan, Pakistan'a füze saldırısı düzenledi: 1 ölü, 5 yaralı Haber

Hindistan, Pakistan'a füze saldırısı düzenledi: 1 ölü, 5 yaralı

Pakistan ordusuna bağlı Servisler Arası Halkla İlişkiler (ISPR) Direktörü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, Hindistan'ın Bahwalpur, Muzaffarabad ve Kotli bölgelerine füze saldırısı düzenlediğini duyurarak, "Tüm jetlerimiz havadadır. Bu, Hindistan'ın hava sahası içinden gerçekleştirilen utanç verici ve korkakça bir saldırıdır. Açıkça söylememe izin verin, Pakistan bu saldırıya kendi seçtiği bir zamanda ve yerde karşılık verecek. Bu provokasyon cevapsız kalmayacak" dedi. Saldırılarda, ilk belirlemelere göre 1 kişinin hayatını kaybettiği, 5 kişinin de yaralandığı bildirildi. Hindistan, Sindoor Operasyonu'nu başlattı Hindistan Silahlı Kuvvetleri, "terör altyapısına yönelik Cemmu Keşmir'de Sindoor Operasyonu'nu başlattıklarını" duyurdu. Toplam 9 noktanın hedef alındığını, saldırıların ölçülü ve tırmandırıcı olmayan nitelikte olduğunu ifade eden Hindistan Silahlı Kuvvetleri, "Hiçbir Pakistan askeri tesisi hedef alınmadı. Hindistan, hedef seçiminde itidal gösterdi" açıklamasını yaptı. Hindistan-Pakistan gerilimi Hindistan'ın Cemmu Keşmir bölgesindeki Pahalgam'daki turistik bir noktada 22 Nisan'da gerçekleştirilen terör saldırısında 26 sivil hayatını kaybetmişti. Hindistan, saldırıda Pakistan'ın rolü olduğunu iddia ederken, İslamabad yönetimi söz konusu iddiayı reddediyor. Pakistan hükümeti, geçtiğimiz günlerde Hindistan'ın askeri eylem başlatmayı planladığına dair "güvenilir istihbarat" aldığını açıklamıştı.

Erdoğan: "Pakistan ile tam bir uyum içindeyiz" Haber

Erdoğan: "Pakistan ile tam bir uyum içindeyiz"

Pakistan'ın Filistin meselesindeki kararlı duruşunu her zaman takdir ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Gazze'deki soykırıma da en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri Pakistan'dı" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Erdoğan görüşmenin ardından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Ortak Basın Toplantısı gerçekleştirdi. Pakistan'ı son olarak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7. Toplantısı vesilesiyle Şubat ayında ziyaret ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle Sayın Başbakan'a ve Pakistan makamlarına sıcak misafirperverlikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu karşılıklı temaslar, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin ulaştığı müstesna düzeyi ortaya koyuyor. Aziz kardeşimle bugün yaptığımız görüşmede ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Biliyorsunuz Türkiye ve Pakistan terörle mücadelede en güçlü iradeyi ortaya koyan ülkelerin başında geliyor. Ben de bu vesileyle Pakistan'da yaşanan terör saldırılarında şehit düşen kardeşlerimize Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum" dedi. Türkiye’nin terörün her türlüsüyle mücadelesinde Pakistan'a desteğinin baki olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şubat ayında Pakistan'ı ziyaretim vesilesiyle ticaret, su kaynakları, tarım, enerji, kültür, aile ve sosyal hizmetler, bilim, bankacılık, eğitim, savunma ve sağlık alanlarında toplam 25 belge imzalamıştık. İslamabad’da aldığımız kararların kısa sürede ilgili kurumlarımızca hayata geçirilmeye başlandığını müşahede ediyoruz" açıklamasında bulundu. Ekonomik işbirliğinin lokomotifi olan yatırımcıları Pakistan'da daha fazla faaliyette bulunmaya ve ortak projeler geliştirmeye teşvik ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli kardeşimle karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve Pakistan'da şirketlerimize serbest ekonomik bölge tahsis edilmesi hususlarını görüştük. Askeri ve savunma sanayi alanındaki ilişkilerimizi ortak projelerle daha da geliştirme arzusundayız. Enerji bakanımın Pakistan'ı ziyaretinde gündeme gelen enerji ve kritik madenler alanlarında yeni işbirliği projelerine özellikle işaret ettik. Pakistan üniversitelerinde Türkçe eğitim verecek öğretim görevlisi ihtiyacının karşılanması konusunu da ele aldık" ifadelerini kullandı. "GAZZE'DEKİ SOYKIRIMA DA EN GÜÇLÜ TEPKİYİ VEREN ÜLKELERDEN BİRİ PAKİSTAN'DI" Türkiye ve Pakistan arasındaki işbirliğinin bölgelerdeki barış ve istikrara şüphesiz önemli katkı sağladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Pakistan'la hemen her konuda tam bir uyum içinde hareket ettiğimizi görmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle Pakistan'ın Filistin meselesindeki kararlı duruşunu her zaman takdir ettiğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Gazze'deki soykırıma da en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri Pakistan'dı. Bugüne kadar Pakistan'la Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer platformlarda Filistinli kardeşlerimizin haklı davalarına gerekli desteği sağlamaya çabaladık. Bu girişimlerimizi önümüzdeki dönemde de sürdürmeye kararlıyız. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip bağımsız ve egemen Filistin devleti tesisi yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Van Hakkari yolunda meydana gelen trafik kazasında vefat eden vatandaşlara Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar dileğinde bulunan Erdoğan, "Yaralılarımızın sağlık kuruluşlarına sevkini süratle gerçekleştirdik. Şu an itibariyle tedavileri devam ediyor. Kazazedelerimize tekrar geçmiş olsun diyor. Yakınlarını kaybeden ailelerimize Rabbimden sabır niyaz ediyorum" dedi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cesur ve büyük bir lider olduğunu, Türk halkını muhteşem bir yere taşıdığını kaydetti. Şerif, "Çok sevgili kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, sizin liderliğinizde Türkiye halkının son derece üst seviyelerde bir ilerleme ve bir refah seviyesine ulaşacağına eminim. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türkiye'nin Keşmir konusundaki desteğinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ve aynı zamanda bizim de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkına desteğimizi burada tekrar yineledik. Bu anlamda işbirliğimizi çok taraflı ortamlarda hem Birleşmiş Milletler'de hem de İslam İşbirliği Örgütü'nde devam ettireceğiz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Pakistan’da resmi yemeğe faytonla gitti Haber

Erdoğan, Pakistan’da resmi yemeğe faytonla gitti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asya turu kapsamında Malezya ardından da Endonezya’yı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan turunun son durağı ise Pakistan oldu. Temaslarda bulunmak üzere geldiği Pakistan'da, Başbakan Şahbaz Şerif tarafından resmi törenle karşılandı. Törenin ardından ikili ve heyetler arası görüşmeye geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif, daha sonra Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Yedinci Toplantısı'na katıldı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Şerif, "Stratejik Ortaklığın Derinleştirilmesi, Çeşitlendirilmesi ve Kurumsallaştırılması" bildirisine imza atarken, iki ülke arasında ticaret, finans, savunma, bilim ve teknoloji, enerji, bilgi ve yayıncılık, eğitim, sağlık, gıda güvenliği, su kaynakları ve din işleri gibi alanlarda 24 iş birliği anlaşması da imzalandı. İmza töreninin hemen ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Pakistan’la işbirliğinin ve ilişkilerin arttırılacağı mesajlarını verdi. Gazze’de yaşananlar ve Filistinlilerin mücadelesine yönelik ifadeleriyle de dünyaya seslenen Erdoğan, Pakistan-Türkiye İş Forumu'ndaki konuşmasında iş adamlarına seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan temaslarının son kısmında ise İslamabad'da, Cumhurbaşkanlığı Binası'nda Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari ile bir araya geldi ve İslamabad'da Pakistan kuvvet komutanlarını kabul etti. ERDOĞAN’DAN LİDERLERE TOGG HEDİYESİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asta turu kapsamında geldiği Malezya’da Başbakan Enver İbrahim'e TOGG aracını hediye etmişti. Erdoğan ve İbrahim hediye edilen TOGG ile test sürüşüne çıktı. Erdoğan ve İbrahim’in araç içerisindeki diyalogları gülümsetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Devlet Başkanı Subianto'ya TOGG aracı hediye etti. Erdoğan ile Subianto, teslim töreninde aracın önünde poz verdi. Subianto'ya araç hakkında bilgi veren Erdoğan, "Kullandığın zaman süper olduğunu göreceksin. Ses falan duyamazsın" ifadelerini kullandı. Subianto ise Erdoğan'a teşekkür etti. Pakistan’da ise Pakistan'da Başbakan Şahbaz Şerif ve Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari’ye Togg aracı hediye etti. ERDOĞAN, RESMİ YEMEĞE FAYTONLA GİTTİ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi ziyareti sırasında Pakistan’da onuruna yemek verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari tarafından onuruna verilen resmi yemeğe faytonla gitti. Erdoğan’a faytonda Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif eşlik etti. Şerif’ten Erdoğan’a Türkçe paylaşım: "Yaşasın Pakistan-Türkiye kardeşliği" Pakistan Başbakanı Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pakistan temaslarını tamamlamasının ardından ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a teşekkürlerini sunan Şahbaz Şerif, "Pakistan halkı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pakistan-Türkiye kardeşlik bağlarına olan sarsılmaz bağlılığına derinden değer vermekte ve takdir ediyor. Bu tarihi ziyaret sırasında alınan önemli kararların ikili işbirliğimizi yeni seviyelere taşıyacağından eminim. Bu barış, ilerleme ve refah yolculuğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakın bir şekilde çalışmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" ifadelerini kullandı. Şerif paylaşımını Türkçe olarak "Yaşasın Pakistan-Türkiye kardeşliği" ifadeleri ile sonlandırdı. "Erdoğan yalnızca Türkiye'nin değil, İslam dünyasının lideri" Şahbaz Şerif, dün gerçekleştirilen Türkiye-Pakistan İş Forumu’nda yaptığı konuşmada ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben "Burada çok büyük bir lider var, sadece Türkiye'nin değil, İslam dünyasının lideri. Liderliğinden ve niteliklerinden çok büyük onur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. ERDOĞAN’IN ZİYARETİ İRAN BASININDA Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pakistan'a resmi ziyaretiyle eş zamanlı olarak iki ülke arasında 7. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı gerçekleştirildi ve taraflar, stratejik iş birliğini güçlendirme anlaşması da dâhil olmak üzere 24 anlaşma imzaladılar. IRNA’nın Pakistan Ulusal Televizyonundan aktardığı habere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üst düzey bir siyasi ve ekonomik heyetle İslamabad'a vardı ve Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari ve Başbakan Şahbaz Şerif tarafından karşılandı. Haberde, Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif’in iki ülke heyetleri, İslamabad'daki Başbakanlık Sarayı'nda 7. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı kapsamında resmî bir görüşme gerçekleştirdiği kaydedildi. İki ülke liderlerinin stratejik iş birliğini güçlendirme anlaşmasını da imzaladığı vurgulanan haberde Şahbaz Şerif ve Erdoğan'ın katılımıyla, Pakistan ve Türkiye arasındaki savunma, enerji, ticaret, tarım ve turizm gibi alanlarda iş birliğini genişletmeye yönelik 24 anlaşma ve iş birliği belgesi imzalandığı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.