SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pancar Deposu

Söz Bursa - Pancar Deposu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pancar Deposu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Nasıl yapmışlar?" serisi yeni yıla Durkheim ile başladı: Toplumsalın izinde bir söyleşi Haber

"Nasıl yapmışlar?" serisi yeni yıla Durkheim ile başladı: Toplumsalın izinde bir söyleşi

Nilüfer Belediyesi’nin, farklı disiplinlerin metodolojilerine odaklanan “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi serisinin yeni yıldaki ilk oturumu Pancar Deposu’nda düzenlendi. Söyleşide, Doç. Dr. Levent Ünsaldı, sosyolojinin kurucu isimlerinden Emile Durkheim ve onun toplumsal olgulara yaklaşımını mercek altına aldı. Söyleşide Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Durkheim sosyolojisinin temelini oluşturan “toplumsal olanın inşası” üzerine bir çerçeve çizdi. Durkheim’in toplumu sadece bireylerin bir araya gelmesiyle oluşan bir toplam olarak değil, bireyim ötesinde var olan, kendine özgü kuralları bulunan ve bireye yön veren bir yapı olarak ele aldığı vurgulandı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği buluşmada; normların, değerlerin ve kolektif inançların gündelik hayatı nasıl şekillendirdiği üzerinde duruldu. “Normal” olanın neye göre belirlendiği ve sınır ihlallerinin toplumsal düzendeki karşılığı tartışıldı. Söyleşide ayrıca Durkheim’in terminolojisinde önemli bir yer tutan “normal ile patolojik ayrımı” ve toplumsal düzenin işleyişinde meydana gelen kırılmaları ifade eden “anomi” kavramı da ele alındı. Toplumsal düzenin hangi koşullarda sarsıldığı ve bu belirsizlik durumlarının nasıl okunabileceği katılımcılarla birlikte konuşuldu. Pancar Deposu’nda düşünce dünyasının önemli isimlerini ve yöntemlerini odağına alan “Nasıl Yapmışlar?” serisinin bir sonraki buluşmasında ise Max Weber sosyolojisi işlenecek.

Nilüfer Belediyesi’nden çocuklara yarıyıl hediyesi Haber

Nilüfer Belediyesi’nden çocuklara yarıyıl hediyesi

Nilüfer Belediyesi yarıyıl tatiline girecek çocuklar için 2 hafta boyunca dolu dolu etkinlik programı hazırladı. Nilüferli çocuklar tatil boyunca hem öğrenecek, hem de eğlenceli vakit geçirebilecek. 19-30 Ocak tarihleri arasında sanat atölyeleri, oyunlar, film gösterimleri gibi farklı etkinliklerle çocuklar birçok alanda kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Nilüferli çocuklar, Pancar Deposu’nda yapılacak mimarlık ve tasarım atölyelerinde hayal edip üretecek. 19 Ocak’ta Ağaç Evim (6-8 yaş), 20 Ocak’ta Benim Kulem (7-11 yaş), 21 Ocak’ta Kutu Kutu Kent (6-8 yaş), 22 Ocak’ta Gelecekteki Yaşam (7-11 yaş) ve 23 Ocak’ta Rengarenk Lambam (4-6 yaş) atölyeleri gerçekleştirilecek. Çocukların oyun dans ve el becerilerini geliştirebilecekleri Hayal Gücü Keçede (6-8 yaş), Sokak Oyunları (7-12 yaş), Düğüm Düğüm Anahtarlık (8-12) ve Çocuk Dans atölyeleri yine Pancar Deposu’nda düzenlenecek. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde yapılacak atölyelerde de çocuklar bilimle tanışacak, deneyerek öğrenecek. 10-14 yaş arası çocuklar için 20 Ocak’ta Bitkilerden Kağıt Kromotografisi ve Fil Dişi Macunu Deneyi, 24 Ocak’ta pH Ölçüm atölyesi yapılacak. Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde 7-13 yaş arası çocuklar Dijital Luthier: Geleceğin Çalgısını Tasarlıyoruz ve 28 Ocak’ta Antik Lir Yapımı atölyesinde buluşacak. Fotoğraf Müzesi’nde ise 9-12 yaş çocuklar için 27 Ocak’ta Cyanotype Işık Baskı atölyesi yapılacak. KELİMELERİN PEŞİNDE OLACAKLAR Tatilde Nilüfer’in kütüphaneleri de çocuklarla dolacak. 2 hafta boyunca Gezici Kütüphane rotasında yer alan mahallelerde Gizemli Harfler: Kelime Türetme Atölyesi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra Koza, Üçevler, Demirci, Çocuk, Şiir ve Akkılıç Kütüphanelerinde birbirinden farklı atölyeler olacak. FİLM GÖSTERİMLERİ “Kodla, tasarla, geleceği keşfet” diyerek öğrenciler için kodlama ve yapay zeka atölyeleri de gerçekleştirilecek. 7-13 yaş arası çocuklar için Pancar Deposu ve Atölye Nilüfer Fethiye’de olacak. Tatil boyunca Konak Kültürevi’nde “Looney Tunes: Dünyayı Kurtarma Operasyonu”, “Lilo ve Stiç”, “Elio” ve “Canavarcıklar” filmleri gösterimde olacak.

Nilüfer’de dijital sanat atölyesinin yol haritası konuşuldu Haber

Nilüfer’de dijital sanat atölyesinin yol haritası konuşuldu

Kentin kültürel yaşamını destekleyen çalışmalar yapan Nilüfer Belediyesi, sanatçı eğitmen ve tasarımcı Bager Akbay yürütücülüğünde “Dijital Sanat Atölyesi Nasıl Kurulur?” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide bir üretim alanının yalnızca teknik olarak nasıl kurulduğu değil, aynı zamanda yaşayan, sürekli üreten ve dönüşen bir yapıya nasıl evrildiği ele alındı. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Dijital Sanat Atölyesi Nasıl Kurulur?” başlıklı söyleşi, Bager Akbay’ın sunumuyla Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi’nin kente kazandırmayı planladığı “Dijital Sanat Atölyesi” fikri odağında gerçekleştirilen buluşmaya, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve dijital kültür, sanat ile yaratıcı üretim alanlarında faaliyet gösteren paydaşlar katıldı. Bager Akbay, kendi yaşamından örnekler vererek, atölye kültürünün nasıl oluştuğunu anlattı. Kurucuları arasında yer aldığı atölyelerin başarısının sırrının “üretime odaklanmak” olduğunu dile getiren Akbay, “Problemler çıkabilir. Malzemeler olmayabilir. Ama önemli olan onlar olmadığı zaman ne yaptığınız” dedi. Bir iş kurulurken genellikle reklama odaklanıldığını anlatan Akbay, “Biz sadece iş yapmaya odaklandığımız için başarılı olduk. O işin nasıl yapılacağını göstermeye çalıştık” diye konuştu. Türkiye’deki genel yaklaşımın önce teknik problemleri çözmeye çalışmak olduğunu, bunun da insanları uzaklaştırdığını ifade eden Akbay, “Üretim mekanlarının, öncelikle müdavimleri, aşıkları olması gerekiyor. Orada kültürel bir alan oluşmalı. Buradaki toplulukların neye ihtiyacı var bakılması gerekiyor. Sadece kurmak değil, kurduktan sonra yaşatabilmek önemli” dedi. Etkinliğin son bölümünde Nilüfer Belediyesi’nin kurmayı planladığı “Dijital Sanat Atölyesi” hakkında katılımcıların görüşleri alındı. Söyleşi sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Bager Akbay’a teşekkür ederek hediye takdim etti.

Nilüfer Belediyesi ve STK’lardan afet bilinci seferberliği Haber

Nilüfer Belediyesi ve STK’lardan afet bilinci seferberliği

Nilüfer Belediyesi, sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yaparak afet bilincini artırıyor. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, Nilüfer Belediyesi Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu ve Pancar Deposu’nda düzenlenen eğitimlerde, deprem ve yangın anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı. Afetlerde dirençli bir kent oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, personelini ve vatandaşları tehlikelere karşı bilinçlendiriyor. Nilüfer Belediyesi, BAKUT, ANDA ve MAG-AME Arama Kurtarma dernekleriyle iş birliği yaparak kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. İş birliği kapsamında Nilüfer Belediyesi Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi ve Pancar Deposu’nda bir dizi etkinlik düzenledi. Eğitimlerde teorik bilgilendirmelerin yanı sıra, tahliye planları gözden geçirildi ve afet anında paniğin önüne geçilmesi için yapılması gerekenler anlatıldı. Eğitimler kapsamında, tatbikatlar da gerçekleştirildi. Senaryo gereğin alarmın çalmasıyla birlikte binaların tahliyesi sağlandı. "Çök-Kapan-Tutun" uygulamasını başarıyla gerçekleştiren personel, güvenli bir şekilde toplanma alanlarına ulaştı. Tatbikatlarda, yangın tüplerinin doğru kullanımı ve başlangıç aşamasındaki yangınlara müdahale teknikleri uygulamalı olarak gösterildi.

Nilüfer'in sorunları yapay zeka desteğiyle çözülecek Haber

Nilüfer'in sorunları yapay zeka desteğiyle çözülecek

Nilüfer Belediyesi'nin "Yazılım Kampları" projesi kapsamındaki adımı olan "Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu" başladı. Pancar Deposu'nda bir araya gelen gençler, 24 saatlik kesintisiz maratonda kentin çöp toplama rotalarından tesis doluluk oranlarına kadar birçok soruna akıllı çözümler üretecek. Nilüfer Belediyesi, kentin dijital dönüşüm süreçlerine gençleri dahil etmek amacıyla başlattığı "Yazılım Kampları" projesinin startını verdi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yapay Zeka Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen "Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu", Nilüfer Pancar Deposu'nda başladı. Yaklaşık 40 yazılımcı gencin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte ekipler, belediyecilik hizmetlerinde verimliliği artıracak projeler geliştirmek için yarışıyor. Etkinliğin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yalçın Işıkyıldız ve çok sayıda öğrenci katıldı. "GENÇLERİ KARAR ORTAĞI OLARAK GÖRÜYORUZ" Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kendisinin de bilişim sektöründen gelen biri olduğunu hatırlatarak, dijitalleşme vizyonuna verdikleri önemi vurguladı. Seçim döneminde vaat ettikleri "yazılım kampları" projesini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, kent yönetiminde gençlerin fikrine ihtiyaç duyduklarını belirterek, şunları söyledi: "Bir kentin geleceği; fikri olan gençlerle, üreten zihinlerle ve çözüm arayan ekiplerle kurulur. Biz Nilüfer Belediyesi olarak ihtiyaçlarımızı sadece masa başında tanımlamak yerine, bu kentin gençleriyle birlikte düşünmek istedik. Temizlikten ulaşıma kadar her alanda yapay zekanın üreteceği çözümleri sizlerle konuşmak istiyoruz. Çünkü biz gençleri birer karar ortağı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her fikir, her satır kod bizim için çok kıymetli bir rehber olacak." AKILLI ŞEHİRCİLİK İÇİN İKİ KRİTİK GÖREV BUÜ Yapay Zeka Topluluğu Başkanı Esra Tungır ise yapay zekayı toplumsal fayda odağında ele aldıklarını belirterek, gençlere ve teknolojiye verdiği destekten dolayı Nilüfer Belediyesi'ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir'in startı vermesiyle kodlama maratonu başladı. Genç mühendis ve yazılımcı adaylarından oluşan ekipler, etkinlik boyunca iki ana kategoride proje geliştirecek. Ekiplerden; Nilüfer Belediyesi'nin çöp toplama araçlarının rotalarını optimize ederek yakıt tasarrufu sağlayacak algoritmalar ve belediyeye ait kütüphane, spor salonu, etüt merkezi gibi mekanların anlık doluluk oranlarını takip edecek sistemler tasarlamaları bekleniyor. Pancar Deposu'nda gerçekleşen ve ekiplerin gece boyunca aralıksız çalışacağı hackathon, 28 Aralık Pazar günü sona erecek. Hazırlanan projeler; uygulanabilirlik ve teknik yetkinlik kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye giren takımlar ödüllendirilecek.

Nilüfer’de Yeni Yılın kokusu ve sesi: Gastroetnomüzikolojik kaynatmalar’da ritüeller buluştu Haber

Nilüfer’de Yeni Yılın kokusu ve sesi: Gastroetnomüzikolojik kaynatmalar’da ritüeller buluştu

Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği "Gastroetno müzikolojik Kaynatmalar" etkinliğinde "Yeni Yıl" teması işlendi. Pancar Deposu'ndaki buluşmada koku uzmanı Vedat Ozan ile Doç. Dr. Özlem Doğuş Varlı, yeni yıl ritüellerini, kokunun hafızadaki yerini ve sofra kültürünü katılımcılarla paylaştı. Nilüfer Belediyesi, kültür, sanat ve gastronomi meraklılarını buluşturmaya devam ediyor. Pancar Deposu'nda düzenlenen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" serisinin son etkinliği, yeni yıl temasıyla gerçekleşti. Doç. Dr. Özlem Doğuş Varlı'nın moderatörlüğünü ve solistliğini üstlendiği gecenin konuğu, parfümör ve koku uzmanı Vedat Ozan oldu. Söyleşide kokunun biyolojik ve kültürel boyutlarını ele alan Vedat Ozan, tat ve koku duyuları arasındaki ilişkiye dikkat çekti. İnsanın tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve umami olmak üzere sadece beş temel tadı algılayabildiğini belirten Ozan, lezzet kavramının asıl belirleyicisinin koku olduğunu vurguladı. Gecede sadece koku değil, yeni yılın kültürel kodları da konuşuldu. Alp Dağları'ndaki çan ritüellerinden Anadolu'daki "Kalandar" gecesine kadar, farklı coğrafyalarda yeni yılı karşılama gelenekleri ve bu ritüellerde sesin, gürültünün kötü ruhları kovmadaki sembolik önemi anlatıldı. Sohbete, Doç. Dr. Özlem Doğuş Varlı'nın seslendirdiği, farklı dillerdeki yeni yıl şarkıları eşlik etti. Katılımcılar, iç pilavın yanı sıra kömbe, babuko, zencefilli yeni yıl kurabiyeleri ve kahve ikramlarıyla, yeni yıl sofralarının geleneksel tatlarını deneyimleme fırsatı buldu.

Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ başladı Haber

Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ başladı

Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Arkeologlar Derneği Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen "Arkeoloji Gündemi" söyleşi serisi Pancar Deposu’nda başladı. Programın ilk konuğu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki, "Mayalanan Hayat, Mayalanan Toplum: Küllüoba Verileri Üzerinden Batı Anadolu Erken Tunç Çağı’na Bakış" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Bu tür etkinliklerin arkeologlar için çok önemli ve anlamlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Türkteki, bu sayede hem kendi çalışmalarının bir sonucunun alındığını, hem de eğitici bir programın gerçekleştirildiğini söyledi. Etkinlikle toplumla bağ kurulabildiğine de dikkat çeken Türkteki, emeği geçenlere teşekkür etti. Küllüoba kazı çalışmalarının 1996 yılında Prof. Dr. Turan Efe tarafından başlatıldığını hatırlatan Türkteki, kendisinin 2001 yılından itibaren kazılarda yer aldığını ve 2019’dan itibaren de kazı başkanı olarak görevi devraldığını söyledi. Küllüoba Höyük’ün, Erken Tunç Çağı’nın tamamını temsil ettiğini söyleyen Türkteki, Höyük’ün, yaklaşık 7-8 hektarlık alana yayılmış olduğunu, ova seviyesinden yüksekliğinin de 10 metreyi bulan yayvan, orta büyüklükte bir yer olarak tanımladı. Erken Tunç Çağı’nın temel özelliklerine de değinen Prof. Dr. Türkteki, bu dönemin en belirleyici unsurunun tarımsal bir yaşam tarzı ve kırsal üretim olduğunu söyledi. Tarımsal üretimi hızlandıran önemli bir keşfin sabanın kullanılması olduğunu aktaran Türkteki, bu dönemde dokumacılık ve metalurjinin öne çıktığını kaydetti. MİMARİSİ VE GÖMME PRATİĞİ Küllüoba’daki yapılardan da bahseden Türkteki, duvarları 3 metre yüksekliğe kadar korunmuş evler tespit edildiğini kaydetti. Türkteki, "Bu yapılar, birbirine bitişik, ortak duvarlı ve dikdörtgen planlı inşa edilmişti. En dikkat çekici durum ise bu yapıların yıkılmayıp, içlerine kırmızı toprak yığılarak tamamen gömülmüş olmasıydı. Gömme işlemi sırasında evin kapısı taşlarla örülmüş ve kapının boşluğunda oğlak kemikleri tespit edilmiştir. Bu parçalar, kurban eyleminin burada gerçekleştiğini göstermektedir" diye konuştu. 2024 YILI KEŞFİ KÜLLÜOBA EKMEĞİ En çarpıcı keşiflerinden birisinin geçtiğimiz sene ortaya çıkarılan Küllüoba ekmeği olduğunu söyleyen Türkteki, "Bir evin arka odasında, eşiğin hemen yanında, yakılmış bir halde bulunan ekmek, bütün halde karbonlaşmış olarak ele geçti ve nadir bir bulgu niteliği taşıyor. Yapılan analizler, ekmeğin yakılmadan önce gerçekten pişirildiğini gösterdi. Kesitine bakıldığında, ekmeğin ana bileşeninin gergin buğday olduğu ve az miktarda da olsa mercimek içerdiği anlaşıldı. Ekmeğin pişirildikten sonra koparıldığı, yakıldığı ve sonrasında kırmızı toprakla eşiğe gömüldüğü tespit edildi" dedi.

Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüfer usta isimlerle buluştu Haber

Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüfer usta isimlerle buluştu

Söyleşide, tiyatrodaki deneyimlerini aktaran Salih Kalyon, Orhan Aydın ve Cengiz Bozkurt; tiyatronun sorunlarını ve iyi oyuncu olmanın özelliklerini aktardı. Nilüfer Belediyesi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'ne özel söyleşiler düzenledi. Söyleşilerde Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği atölyeye katılan gençler, yazım süreci deneyimlerini aktarırken, tecrübeli oyuncular da tiyatronun dünü bugünü ve geleceğini konuştular. Pancar Deposu’ndaki söyleşilere Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Serpil Altun ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra çok sayıda tiyatro tutkunu katıldı. Program Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT) Sanatçısı Sultan Ahmet Çakır’ın ‘Uluslararası Bildiri’yi okuması ile başladı. Daha sonra Doç. Dr. Süreyya Karacabey'in moderatörlüğünde "Bir Süreç Olarak Tiyatro: Oyun Yazma Durakları" başlıklı söyleşi yapıldı. Meltem Uzunkaya, Fulden Aytaç, Salihcan Sezer ve Kadir Samet Karaman, Nilüfer Belediyesi’nin oyun yazma atölyesinde yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Daha önce tek kişilik ve iki kişilik oyunlar yaptığını söyleyen Salihcan Sezer, atölye sayesinde ilk defa 12 kişilik oyun yazdığını ve gelişimine büyük katkı sağladığı aktardı. Kendisinin psikiyatri uzmanı olduğunu anlatan Meltem Uzunkaya ise tiyatro metni oluşturmanın çok farklı bir tecrübe olduğunu belirterek, bu atölye çalışmasının gelişimini teşvik ettiğini kaydetti. Tiyatroya başlama sürecinden bahseden ve öğrencilik döneminde okulun çatı katında skeçler yaptıklarını anlatan Fulden Aytaç ise "Bir hayat ve dünya var ama çatı katında başka şeyler de mümkündü. O deneyim en büyük motivasyon. Başka hayat dünya mümkün. Oyun ve yazarlık düşünme atölyesi bu anlamda bana çok katkı sağladı" dedi. Dışarıdan bir gözün takibinin güzel bir duygu olduğunu ifade eden Kadir Samet Karaman ise her yerde okuma tiyatrosu yapamadıklarını belirterek, katıldıkları atölyede bunu deneyimlemenin mutluluğunu aktardı. İkinci oturumun başında Ayşe Gülerman Kum, ‘Ulusal Bildiriyi’ okudu. Daha sonra ikinci oturuma geçildi. "Geçmiş ve Gelecek Tiyatro Nereye?" başlığının ele alındığı söyleşiyi Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT) Müdürü Kazım Güçlü yönetti. Deneyimli tiyatro sanatçıları Salih Kalyon, Orhan Aydın ve Cengiz Bozkurt da deneyimlerini ve düşüncelerini aktardı. Osmanlı döneminde tiyatrocuların şahitliklerinin kabul edilmediğini söyleyen Salih Kalyon, Atatürk sayesinde Cumhuriyet’in ilanıyla haklar elde ettiklerini kaydetti. İyi bir tiyatrocunun sahnede nasıl duracağını bilmesi gerektiğini ifade eden Kalyon, "İnsan haklarından, hayvan haklarını bilmeli. Dünyadan başka bir ortamı analiz ederek, yaşama nasıl aktarabilirimi tiyatrocu bilmeli. Tiyatro, insanla var olan bir sanattır. Tiyatroda gözlem çok önemlidir ve disiplin işidir" dedi. Türkiye’de 200’e yakın antik tiyatro bulunduğunu söyleyen Kalyon, bunların 6000-7000 yıl öncesine dayandığını aktardı. Tiyatronun Türkiye’de talep gördüğünü de belirten Kalyon, "Bugün ekonomik sıkıntı seyirci oranını biraz düşürdü ama geçen sene ve ondan önceki sene tiyatro, altın çağını yaşadı. Şu anda da kötümser olmamalıyız" diye konuştu. Bu günün dünya genelinde 10 gün gibi uzun süre kutlandığını söyleyen Orhan Aydın ise tiyatronun sorunları üzerine söyleşiler, paneller; gazete ve televizyonlarda yayınlar yapıldığını kaydetti. Aydın, Türkiye’de tiyatronun gelişimi için Nilüfer Kent Tiyatrosu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın önemli olduğunu ifade etti. İyi bir oyuncunun iyi bir gözlemci olması gerektiğini vurgulayan Orhan Aydın, "Sanatçı hayatın içinde olmalı. Sırça köşklerdeki hayatla sanat olmaz. Halkların kültürlerinden, acılardan, halk danslarından, yaşam biçiminden kültürel durumlardan beslenmeli" diye konuştu. Tiyatro ile tanışma hikayesini anlatan Cengiz Bozkurt ise bunun örnek olabileceğini aktardı. ODTÜ’de fizik okurken, tiyatro topluluğuna katıldığını ancak daha sonra rektörlüğün kararıyla bu topluluğun kapatıldığını söyleyen Bozkurt, fizik bölümünü bırakıp, tiyatro oyunculuğu ile devam eden hikayesini anlattı. Tiyatro topluluğunun kapanmasının hayatının akışını değiştirdiğini belirten Bozkurt, "Kapanmasa belki oyuncu olamayacaktım. Her yasakçı zihniyetin bir olumlu etkisi vardır" dedi. Tiyatronun sezgisel bir iş olduğunu da söyleyen Bozkurt, duygulara dayandığını ve ne hissettirdiğinin önemli olduğunu vurguladı. Tiyatronun temel sorununun oyun yazarı çıkmaması olarak da ekleyen Bozkurt, "Bu durum, tiyatro dünyamızın en büyük eksik ve yoksunluğudur. Gençlerin sorunlarını yazabildiği yetkin oyunlar çıkmıyor. Birkaç elin parmağını geçmeyen oyun yazarlarının dışında roman ve şiir uyarlaması, çeviri oluyor" diye konuştu. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından söyleşi sona erdi. Son bölümde ise "Oyun Yazma Programı 2024" kitapları yazarlara verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.