SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pazarlama

Söz Bursa - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Ferhat Erol’dan üreticiye tam destek: “Kestel Dünyaya pazarlayan bir merkez olacak” Haber

Başkan Ferhat Erol’dan üreticiye tam destek: “Kestel Dünyaya pazarlayan bir merkez olacak”

Kestel Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren süs bitkileri üreticilerine yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin hem üretim, hem de pazarlama süreçlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için birçok çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kestel Belediyesi, ilçede süs bitkileri üretiminin gelişmesi ve üreticilerin daha geniş pazarlara ulaşabilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarla sektöre katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alabilmesi için tanıtım, teknoloji ve ihracat odaklı destekleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini açıkladı. Üreticinin her aşamada desteklendiği projelerle Kestel'in süs bitkileri sektöründe stratejik bir merkez haline gelmesi hedeflediklerini ifade eden Başkan Erol, "İlçede faaliyet gösteren üretici kooperatiflerinin sektöre yön veren yapılar arasında bulunuyor. Belediye olarak üretimin her aşamasında üreticilerin yanındayız. Kestel sadece üretim yapan değil, ürettiğini dünyaya pazarlayan bir merkez haline geliyor" dedi. Sapanca'da düzenlenen PSB Anatolia Fuarı ile Almanya'da gerçekleştirilen ve sektörün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen IPM ESSEN Uluslararası Bitki Fuarı'na katılım sağladıklarını aktaran Başkan Erol, "Bu organizasyonlar sayesinde üreticilerimizin tanınırlığını artırıyor, ihracat potansiyellerini güçlendiriyoruz. Amacımız Kestel'i süs bitkileri sektöründe dünya çapında söz sahibi bir konuma taşımaktır." dedi. TEKNOLOJİ İLE GÜÇLENEN ÜRETİM Kestel Belediyesi'nin desteklerinin tanıtımla sınırlı kalmadığını belirten Başkan Erol, modern tarım teknolojilerini de üretim sahalarına entegre ettiklerini ifade etti. "Yurt dışından temin ettiğimiz dijital toprak analiz cihazı ile üreticilerimize sahada doğru gübreleme ve üretim stratejileri konusunda rehberlik ediyoruz. Ziha drone sistemimizle gerçekleştirdiğimiz gübreleme hizmeti sayesinde hem zaman hem maliyet avantajı sağlıyoruz. Üreticimizin yükünü hafifleten her adım, Kestel ekonomisine güç olarak geri dönüyor." "Yerel kalkınmayı önceleyen kararlı bir politika izlediklerinin altını çizen Başkan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Kestel'de üretilmeyen hiçbir fidanı Kestel topraklarına dikmiyoruz. İlçemizdeki üreticilerimizin emeğini korumak ve ekonomik değerin yine Kestel'de kalmasını sağlamak temel prensibimizdir." Bu anlayışla belediye bünyesinde üretim ve tedarik merkezi kurduklarını belirten Erol, parklar, sokaklar ve tüm yeşil alanlarda kullanılan fidan ve süs bitkilerinin doğrudan yerel üreticilerden temin edildiğini söyledi. "Üreteni destekleyen, kazancı ilçemizde bırakan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir model oluşturduk" Kestel Belediyesi, üreticiyi güçlendiren bu vizyoner adımlarla hem sektörün gelişimine hem de bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmayı hedefliyor.

Bursa gıdası Dünyaya açılıyor: BTSO’dan Malezya ve Endonezya’da dev çıkartma! Haber

Bursa gıdası Dünyaya açılıyor: BTSO’dan Malezya ve Endonezya’da dev çıkartma!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri kapsamında üyelerini küresel pazarlardaki alıcılarla buluşturmaya devam ediyor. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen “İşlenmiş Gıda Sektörü UR-GE Projesi” çerçevesinde Malezya ve Endonezya’ya yönelik yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirildi. BTSO, Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği UR-GE projeleri ile Bursa iş dünyasının uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmaya ve yeni ihracat fırsatları oluşturmaya devam ediyor. Malezya ve Endonezya’da gerçekleşen yurt dışı pazarlama faaliyetine UR-GE üyesi 22 firmadan 34 firma temsilcisi katıldı. BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan’ın da eşlik ettiği heyet, iki ülkede düzenlenen B2B organizasyonlarında 160’ı aşkın yabancı firma temsilcisiyle bir araya geldi. Yaklaşık 500 iş görüşmesinin yapıldığı programda, yeni ticari iş birliklerinin temelleri atıldı. Cakarta’da Yoğun Ticari Temaslar Yurt dışı pazarlama faaliyetinin ilk durağı, 42 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık metropollerinden biri olan Cakarta oldu. BTSO üyeleri, Endonezya’daki önemli firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Türkiye’nin Endonezya Büyükelçisi Prof. Dr. Talip Küçükcan da etkinliği ziyaret ederek firmalarla bir araya geldi. Program kapsamında firmalar, Cakarta’nın en büyük toptan satış ve pazar alanı Pasar Induk’u ziyaret ederken; ülkenin önde gelen market zincirleri Ranch Market ve The Food Hall’da yerinde incelemelerde bulundu. Kuala Lumpur’da İkili İş Görüşmeleri Programın ikinci ayağında BTSO heyeti Kuala Lumpur’da Malezyalı iş insanlarıyla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Etkinliğe Malezya Büyükelçisi Emir Salim Yüksel, Ticaret Müşaviri Münevver Koçak, Malezya Uluslararası İslami Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tuan Haji Muhamad Amin Fahmi, Malezya–Çin Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Eunice Cheou ve Pahang Eyaleti Yürütme Kurulu Üyesi Azli Bin İsmail de katıldı. BTSO üyeleri ayrıca ISETAN Foodmarket, Cold Storage Market, Lotus Market ile Malezya genelinde 86 şubesi bulunan ve ülkenin en büyük toptancılarından biri olan MYDIN Market’te pazar incelemeleri yaparak ürün çeşitliliği ve tüketici eğilimleri hakkında bilgi aldı. “Beklentilerin Üzerinde Bir İlgiyle Karşılaştık” Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konsey Başkanı Burhan Sayılgan, işlenmiş gıda sektörüne yönelik ikinci UR-GE projesini hayata geçirdiklerini, bu proje kapsamında ise ilk kez Endonezya ve Malezya’ya yönelik yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdiklerini vurguladı. B2B görüşmelerinin beklentilerin üzerinde bir yoğunlukla geçtiğini ifade eden Sayılgan, şunları söyledi: “Açıkçası uzak bir coğrafya olması nedeniyle başlangıçta bazı endişelerimiz vardı. Ancak burada gördük ki doğru ürün ve doğru temaslarla bu pazarlar da ulaşılabilir nitelikte. İkili iş görüşmelerimize ilgi oldukça yüksekti.” “Endonezya ve Malezya Tüketim Kapasitesi Yüksek Bir Pazar” Endonezya ve Malezya pazarının kendine özgü dinamikleri olduğuna dikkat çeken Sayılgan, helal sertifikasyonunun bu pazara girişte kritik bir unsur olduğunu belirtti. Sayılgan, “Bu bölge, helal sertifikası olmadan girilmesi zor bir pazar. Ancak bu zorluk, aynı zamanda büyük bir potansiyeli de beraberinde getiriyor. Burası hem geniş hem de tüketim kapasitesi yüksek bir pazar. Zor ama çok büyük bir pazar ve biz bu pazarda yer almak istiyoruz.” dedi. İlk temasların ardından sürecin daha da önem kazandığını vurgulayan Sayılgan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tür organizasyonlarda asıl başarı, ilk görüşmelerden sonra yapılacak doğru takip ve somut sonuç almaktır. Endonezya ve Malezya, Bursa gıda sektörü için son derece uygun, henüz yeterince girilmemiş ve ciddi fırsatlar barındıran pazarlar. UR-GE projesindeki arkadaşlarımıza bu süreçte rehberlik etmeye devam edeceğiz.” “Potansiyeli Büyük” UR-GE üyesi Sesler Şirketler Grubu firma temsilcisi Muzaffer Köse, programın oldukça verimli geçtiğini söyledi. Köse, “Çok verimli iş görüşmeleri yaptık. Asya, ciddi potansiyeli olan bir pazar. Bizim için etkili ve dolu dolu bir program oldu. BTSO’ya teşekkür ediyorum. Umarım daha güzel projelere birlikte imza atarız.” dedi. “B2B Çok Faydalı Geçti” Meymio Gıda firmasını temsilen faaliyette yer alan Özkan Dangaç ise B2B organizasyonunun verimliliğine dikkat çekti. Dangaç, “BTSO ve Bakanlığımızın desteğiyle bu programa katıldık. Oldukça başarılı bir B2B organizasyonu oldu. 10’dan fazla firmayla görüştük. Endonezya ve Malezya uzak ama çok büyük pazarlar. Sürülebilir meyve ürünleri, kremalar, fındık-fıstık ezmeleri ve soslar üretiyoruz. Market, AVM ve pazar yerlerini gezdik. Ürünlerimizin bu pazarlarda satılabilir olduğunu gördük. Görüşmelerimiz başarılı geçti, umarız siparişe döner ve ülkemiz adına güzel sonuçlar elde ederiz.” ifadelerini kullandı. UR-GE üyesi Hacı Hasan Oğulları firmasını temsilen etkinliğe katılan Simge Doğan ise görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini belirterek, “Çok güzel iş görüşmeleri yaptık. Bu bölgelerde yer almak istiyoruz. Umarız somut sonuçlar elde ederiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

En çok o tercih ediliyor: Çiçek borsasında 14 Şubat mesaisi! Haber

En çok o tercih ediliyor: Çiçek borsasında 14 Şubat mesaisi!

Türkiye’nin kesme çiçek üretiminde önde gelen illerinden Yalova’da, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi düzenlenen çiçek mezatlarında hareketlilik yaşanıyor. Türkiye’de 18 şubesi ile 6 bin süs bitkisi üreticisini çiçekçi esnafıyla buluşturan Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin Yalova mezadında 14 Şubat hareketliliği yaşanıyor. Açık artırma usulü gerçekleşen satışlarda, müşterilerine en iyi ürünleri sunmak isteyen esnaf fiyat artırıyor, en yüksek rakamı veren ise ürünün sahibi oluyor. Sevgililer Günü haftasında satışlarda 7-8 kat artış yaşanıyor. YALOVA ORKİDE, ŞEBBOY VE LİLYUM ÜRETİMİNDE ÖNDE Kooperatifin Yalova mezadını ziyaret eden Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, burada yetkililerden bilgi aldı. Vali Usta burada yaptığı açıklamada, "Biliyorsunuz 4 gün sonra, 14 Şubat Sevgililer Günü'ne ulaşıyoruz. Dolayısıyla Sevgililer Günü öncesindeki en önemli mezat satışlarından birisi bugün. Ben de Yalova'ya Vali olarak geldikten sonraki ilk mezadı bizzat yerinde gözlemlemek istedim. Bildiğiniz gibi süs bitkileri, kesme çiçekte Yalova'mız Türkiye'nin en önde gelen illerinden birisi. Özellikle Yalova, orkide, şebboy ve lilyumda Türkiye'nin en önünde gelen üretim merkezlerinden bir tanesi. Orkidede yaklaşık yüzde 90 civarındaki Türkiye'nin üretimi Yalova'dan gerçekleşiyor. Ben bu mezarlıktaki üreticilerimizin bol ve bereketli kazançlar elde etmesini diliyorum. Yalova'ya inşallah bütün alanlarda olduğu gibi süs bitkileri ve kesme çiçekle de layık olduğu yere daha da ileriye taşıyacağız. Şimdiden de 14 Şubat Sevgililer Günü'nü kutluyorum, tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum" dedi. "7-8 KAT DAHA FAZLA BİR TALEP MEVCUT" Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise Yalova’nın süs bitkileri üretiminde önemli bir merkez olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Yaklaşık olarak bin 100 dekarlık alanda kesme çiçek üretimi yapmaktayız. Yine bugün 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde çiftçilerimizin alın terinin ve emeğinin pazara ulaşmasında önemli bir katkısı olan kooperatifimizdeki çiçek mezadındayız. Bugün burada üreticilerimizin ürünleri satıcılara ulaşıyor durumda. 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde yaklaşık olarak pazardan 7-8 kat daha fazla ürün ve 7-8 kat daha fazla bir talep mevcut. Yalova süs bitkileri açısından önemli bir merkez ve ilimizde yaklaşık olarak 8 bin dekarlık bir alanda süs bitkileri yetiştiriciliği hem açık alan hem kapalı alan hem kesme çiçek anlamında ciddi bir üretim kapasitesine sahip bir ilimiz. Bu anlamda da ilimizde öne çıkmış ürünler açısından özellikle Türkiye'de yetişen orkidenin yüzde 99'luk kısmını ilimizde yetiştirmekteyiz. Özellikle kesme, şebboy, hüsnüyusuf, lilyum gibi çiçeklerin de önemli bir kısmı ilimizde üretilmekte." EN ÇOK TALEP GÜLE Kooperatifin şube müdürü Ali Tan ise koli satışlarının bu dönemde 8 kata kadar arttığını dile getirdi. Tan, en çok tercih edilen çiçeğin ise gül olduğunu belirterek, "Sevgililer Günü itibarıyla koli üretim artışları arttı, ürünlerimiz çoğaldı. Her zamanki gibi bir numaralı ihtiyaç gül. Güle talep arttı. Onun haricinde kır çiçekleri, mevsimi çiçekler de talep görüyor. Her günü Türkiye'nin 18 bölgesinde mezadımız var. Her gün mezat olmakta ve açık arttırma usulü ürünlerimizi satışa sunmaktayız" diye konuştu.

İnegöl Belediyesi’nden Çiftçiye Büyük Destek: Soğuk Hava Deposu ve GES ile Üretim Güçleniyor Haber

İnegöl Belediyesi’nden Çiftçiye Büyük Destek: Soğuk Hava Deposu ve GES ile Üretim Güçleniyor

İnegöl’de şehrin tarım potansiyelini geliştirme adına İnegöl Belediyesi uhdesinde hayata geçirilen projeler, çiftçiye ilham tarım sektörüne güç katıyor. Kendi ürettiği ürünü depolayan, işleyip meyve kurusu olarak işleyen tesislerle İnegöl tarımının sadece bugünü değil, geleceği de inşa ediliyor. Güçlü bir sanayi kenti olmasının yanında verimli topraklarıyla da öne çıkan İnegöl, bereketini tüm dünya ile paylaşıyor. Bereketli topraklarıyla özellikle meyvecilikte öne çıkan şehirde, yılda 220 bin ton meyve üretimi gerçekleştiriliyor. Onlarca çeşit meyveyi tohumdan filizlendirip hem yurt içinde hem yurt dışında üreticiyle buluşturan İnegöllü çiftçiler, son yıllarda İnegöl Belediyesi uhdesinde birlik olmanın verdiği güçle ciddi bir ivme kazandı. Tesisleşme ile İnegöl’ün tarım değerlerine değer katıldı. İnegöl’ün sanayi üretiminde yazdığı başarı hikayesini tarımda da tekrar etmek adına birlik ruhuyla harekete geçildi. İlk adım olarak İnegöl Belediyesi öncülüğünde 5 yıl önce şehirdeki tüm üreticileri tek bir çatı altında birleştiren İnegöl Üreten Çiftçiler Kooperatifi kuruldu. Ardından, tarımda muhafaza gücünün önemini gören kooperatif, bölgenin can damarı olan 4.000 tonluk Soğuk Hava Deposunu TKDK’nın hibe desteklerinden faydalanarak hayata geçirdi. Bu tesis sayesinde çiftçi ürünüm dalında kalır mı, bozulur mu kaygısından kurtuldu. Hasadı yapılan ürünü sağlıklı şekilde depolamaya başladı. Emeğin tazeliğini koruyan bu tesis, İnegöl tarımının sigortası oldu. Ardından soğuk hava deposunun en büyük gider kalemi olan enerji ihtiyacına çözüm olacak GES projesi, soğuk hava deposu çatısında hayata geçirildi. Bu sayede üreticinin omuzlarından büyük bir yük alınmış oldu. Enerji ihtiyacının büyük bölümünü GES karşılaşamaya başladı. İnegöl tarımı adına ardı ardına atılan adımların en stratejik halkası, 2023 yılında hayata geçirilen Özündenkuru meyve kurutma tesisi oldu. Özündenkuru sadece bir tesis adı değil, İnegöl’ün tarımsal sanayideki yeni ticaret hamlesinin ve dünya markasının adı olarak ortaya çıktı. Tesiste açılışından itibaren bugüne kadar yaklaşık 100 ton meyve işlenirken, üretilen nitelikli meyve kuruları ise yerel market zincirlerinin yanı sıra; İstanbul, Eskişehir ve Kocaeli’ndeki seçkin marketlerde satışa sunuldu. Burada; elmadan şeftaliye, yaban mersininden aronyaya, kavun-karpuzdan hurma, kivi, mandalina ve portakala kadar onlarca çeşit ürünü, özünü koruyarak kurutuldu. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Üreten çiftçiler Kooperatifi Merkezi, Soğuk Hava Deposu ve Özündenkuru Meyve Kurutma Tesisinin bulunduğu alanı ziyaret ederek İnegöl tarımı ve atılan adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnegöl’de sadece tarımı değil, tarımın geleceğini inşa eden projelerin hayata geçirildiğini kaydeden Başkan Taban, "Üreten Çiftçiler Kooperatifi İnegöl’deki çiftçilerimizle birlikte kurduğumuz bir kooperatif. Yaklaşık 5 yıl oldu. Burada özellikle çiftçilerimizle ortak bir çalışma ortaya koymak istedik. Üretimde birliğin gücüne vurgu yaptık. Çiftçilerimizi davet ettik ve onlar da bu birliğe üye olup katkı koydular. Sağlanan birlikteliğin ilk meyvesi olarak 5 yıl önce soğuk hava tesisimizi hayata geçirdik. Yaklaşık 4 bin ton meyve depolama kapasitesine sahip. İnegöl’de de yılda yaklaşık 220 bin ton meyve üretimi yapılmakta. Meyve üreten bir şehiriz. Verimli bir ovada meyvecilik çiftçilerimiz adına ciddi bir gelir kaynağı. Bu alandaki ihtiyacı görünce soğuk hava tesisimizi kurduk" dedi. TKDK desteği ile yapılan soğuk hava tesisinin devamında, bu tesisin en büyük gider kalemi olan enerji maliyetini düşürmek adına yine TKDK desteği ile bir Güneş Enerji Sistemi (GES) uygulamasını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Alper Taban, "Soğuk hava depomuzun çatısını panellerle kapladık. Ciddi bir enerji girdisi sağlandı. Yaz aylarında özellikle, enerji maliyetimizin ciddi bir bölümünü karşılıyor" diye konuştu. Başkan Taban, kooperatifin her adımının yeni bir hikayeyi ortaya çıkardığını da dile getirerek şöyle devam etti; "Depolama sistemimizin verimli çalışmasının ardından burada bir pazarlama, bir ürün üretilmesini sağlama gibi konularda çalışmalar yaptık. Burada sağlanan birlikteliğin de gücünü kullanarak İnegöl’de meyveciliğin gelişmesini sağlamak ana hedefimiz. Bu kapsamda Özündenkuru Meyve Kurutma Tesisimizi oluşturduk. Bu tesisle birlikte bir adım daha atmış olduk, ürettiğimiz meyveyi kurutarak ürünlerimize değer katmaya başladık." "İlerleyen süreçte de burada meyve suyu üretimi ve şişeleme gibi projeleri hayata geçirmek istiyoruz. Özündenkuru markamız şu an başarılı bir şekilde üretimine devam ediyor. Ben kooperatif Başkanımıza ve yönetimine teşekkür ediyorum. Birlik olunduğunda çok güzel işler ortaya çıkıyor. İnşallah biz de İnegöl’ümüzün tarım gücünü İnegöl’e arz etmeye devam edeceğiz. Bugün itibariyle burada iç pazara ürün veriliyor, yerine göre ihracatta oluyor. Pazarı genişletme çabasını kooperatifimiz her an değerlendiriyor. Fuarlara katılıyor, fırsatları görmeye çalışıyor."

Bursa’dan dünyaya ihracat hamlesi Haber

Bursa’dan dünyaya ihracat hamlesi

Ticaret Bakanlığı’nın gösterdiği hedef doğrultusunda ihracatın geliştirilmesi çalışmalarından oluşan İhracat’ın Kahramanları projesi ile ihracata yeni başlamış ya da başlamak isteyen KOBİ ölçeğindeki işletmelerin e-ihracat başlığında yönlendirilmesi amaçlanıyor. Güvenilir Ürün Platformu tarafından hayata geçirilen ve Anadolu’nun farklı illerinde düzenlenen etkinliklerden oluşan projenin yeni buluşması ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde yapıldı. Bursa’nın ihracat potansiyeline değinen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz ‘Günümüzde dünyanın en değerli vitrinleri, akıllı telefon ekranlarında yer alıyor. Ürünlerin küresel pazarlara açıldığı bu yeni düzende dijital varlık, fiziksel mekânlardan çok daha stratejik bir anlam kazanıyor. Bizler de firmalarımızın yeni nesil üretim modellerine ve dijital uygulamalara hızlı ve etkin biçimde adapte olabilmeleri amacıyla seminerler, paneller ve konferanslar düzenliyoruz. Özellikle e-ticaret, e-ihracat ve dijital pazarlama başlıklarında Alibaba gibi önde gelen firmalarla iş birliğinde tüm sektörleri kapsayan nitelikli organizasyonlarla iş dünyamızı geleceğe hazırlıyoruz. BTSO olarak Tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde, Bursa’mızı e-ticaret, e-ihracat ve dijital ticaret alanında bölgesel değil küresel ölçekte söz sahibi merkezlerden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Bursa merkezli bir pazaryeri oluşturma hedefiyle yürüttüğümüz konsorsiyum çalışmaları da kararlılıkla sürüyor. E-ticaret ve e-ihracatı, dış ticaretimizi büyütecek en stratejik araçlardan biri olarak görüyor; girişimcilerimizin özellikle sınır ötesi e-ticarette aktif rol almasını hedefliyoruz. Bugün burada BTSO Akademi, Güvenilir Ürün Platformu ve Alibaba.com iş birliğinde e-ihracatı konuşurken, bu başlığın firmalarımız için bir alternatifinin olmadığını net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor.’’ Etkinliğin açılışında konuşan Alibaba.com Kuzey APAC Genel Müdürü ve Türkiye Ülke Müdürü Michael Yu ‘’ Güçlü bir sanayi mirasına ve küresel ticaret için daha da güçlü bir vizyona sahip olan Bursa’da bugün sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir mutluluk. Alibaba.com olarak, ihracatın sadece ürünleri yurt dışına satmaktan ibaret olmadığına yürekten inanıyoruz. İhracat; dayanıklılık inşa etmek, sürdürülebilir büyüme yaratmak ve işletmeler için yeni kapılar açmak demektir. Ve her başarılı ihracat hikâyesinin arkasında bir kahraman vardır: sınırların ötesini düşünmeye cesaret eden bir girişimci. İhracatın Kahramanları, Türkiye’nin üretim gücünü ön plana çıkarmak ve firmalarımızı dijital ihracatta desteklemek amacıyla Güvenilir Ürün Platformu ile birlikte hayata geçirdiğimiz özel bir inisiyatiftir. Bugün burada, uluslararası pazarlara açılmak, pazarlarını çeşitlendirmek ve küresel ölçekte rekabet etmek için cesur adımlar atan Bursa’nın İhracat Kahramanlarını kutlamak için bulunuyoruz. Sizlerin başarı hikâyeleri yalnızca bu bölgeye değil, Türkiye genelinde ve ötesinde binlerce işletmeye ilham veriyor. Bursa her zaman güçlü bir üretim merkezi olmuştur. Bugün ise aynı zamanda küresel bir ihracat üssüne dönüşüyor. Bu dönüşümü mümkün kılan sadece teknoloji değil; insanlar… Sizlerin vizyonu, uyum yeteneği ve uluslararası büyüme konusundaki cesareti. Bugünkü etkinliğin ilham verici, pratik bilgiler sunan ve güçlü bağlantılar kurulmasına vesile olan bir buluşma olmasını diliyorum. Gelin, birbirimizden öğrenelim, deneyimlerimizi paylaşalım ve birlikte daha güçlü küresel başarı hikâyeleri inşa etmeye devam edelim.’’ Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak ‘’Bursa ihracatta ilk dört il arasında bulunuyor. E- ihracatta da ilk sıralarda yer almasi için düğmeye basıldı. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte e-ihracatın püf noktaları anlatıldı. Bursa’da e-ihracatin istenen noktaya gelmesi Türkiye ekonomisine büyük katkı yapacak.’’ Konunun en etkili isimlerinin konuşmacı olduğu söyleşi bölümü katılanlardan büyük ilgi gördü. Bursa’daki KOBİ’lerin e-ihracata yönelik sorularının cevaplandığı interaktif söyleşide Alibaba.com Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Yöneticisi Jacob Shi, DHL Express Türkiye Perakende Kanal Geliştirme Müdürü Göksun Bayrak, BTSO E-Ticaret Komitesi Başkanı Barış Sülün, E-şeker kurucusu Fırat Parto, Ticaret Bakanlğı E-İhracat Uzmanı Medya Bayrak Sevinç ve Uludağ İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları Şube Şefi İsmail Samet Eser konuşmacı olarak yer aldı. BTSO merkez binasında yapılan etkinlikte, e-ihracat, teşvikler, pazarlama tüyoları ve ihracatı hızlandıracak birçok başlık konuşuldu. Ayrıca etkinliğe katılan KOBİ’lere e-ihracat pazaryerleri için çeşitli fırsatlar ve indirimler tanımlandı.

Hilmi Şanlı’dan "Hediye" operasyonuna sert tepki: "Sendikacılık irade gaspı değildir!" Haber

Hilmi Şanlı’dan "Hediye" operasyonuna sert tepki: "Sendikacılık irade gaspı değildir!"

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, sendikacılığın özünden koparılarak hediyeler ve promosyonlar üzerinden yürütülen bir “üye avcılığı” faaliyetine dönüştürülmesine sert tepki gösterdi. Şanlı, sendikacılığın koltuk, hediye ve eşantiyon işi olmadığını vurgulayarak, “Sendikacılık; emekçinin alın terine sahip çıkma, haksızlığın karşısında dimdik durma ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze alma işidir” dedi. Son yıllarda özellikle yetki dönemleri yaklaşırken ortaya çıkan tabloyu “utanç verici” olarak nitelendiren Şanlı, bazı yapıların sendikal mücadeleyi bilinçli biçimde itibarsızlaştırdığını ifade etti. Tabletler, kahve makineleri, umre çekilişleri ve çeşitli promosyonlarla çalışanların iradesinin ipotek altına alınmaya çalışıldığını belirten Şanlı, “Bu anlayış sendikacılık değildir; bu açıkça irade gaspıdır” sözleriyle eleştirilerini sertleştirdi. “BU, EMEĞE SAYGI DEĞİL; EMEĞİ KÜÇÜMSEMEKTİR” Mayıs ayı yaklaştıkça bu tür uygulamaların arttığına dikkat çeken Hilmi Şanlı, çalışanların geleceklerinin hediyeler karşılığında pazarlık konusu hâline getirildiğini dile getirdi. “Bekârların geleceği, evlilerin çocuklarının çeyizi bu dağıtım tezgâhlarına mahkûm edilmek isteniyor. Bu, emeğe saygı değil; emeği küçümsemektir” diyen Şanlı, sendikal mücadelenin pazarlama faaliyetine indirgenmesini kabul etmediklerini vurguladı. KAZANIM HEDİYEYLE DEĞİL, MÜCADELEYLE OLUR Hilmi Şanlı, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in dayandığı sendikal anlayışın köklü bir mücadele geleneğine sahip olduğunu belirterek, 2001–2009 yılları arasında yetkili sendika olan Türkiye Kamu-Sen döneminde elde edilen kazanımları hatırlattı. 2007 yılında banka promosyonlarının doğrudan hak sahiplerine verilmesinin sağlandığını anımsatan Şanlı, “Bugün üç yılda 60–70 bin TL’ye ulaşan bu kazanım, bir defalık bir hediye değil; yıllara yayılan, emekçinin cebinde kalan kalıcı bir haktır” dedi. Yine 2005 yılında toplu görüşme masasında sendika ödeneğinin kabul ettirildiğini belirten Şanlı, bu ödemenin bugün itibarıyla 981,22 TL olarak maaşlara yansıdığını ifade etti. Üyelik kesintisi sonrası dahi çalışanlara yıllık 7.452 TL net fayda sağlayan bu kazanımın hâlâ yürürlükte olduğunu vurgulayan Şanlı, “Bu haklar rüşvetle değil, mücadeleyle kazanılmıştır” diye konuştu. “BİZ RÜZGÂRA GÖRE YÖN DEĞİŞTİRMEYİZ” Denge tazminatı, seyyanen zamlar, millî ve dinî bayramlarda mesai ücretleri, yaz Kur’an kursları ek ders ücretleri gibi pek çok hakkın da aynı mücadele anlayışının ürünü olduğunu belirten Hilmi Şanlı, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in ilkesel duruşunun altını çizdi: “Biz rüzgâra göre yön değiştirmeyiz. Günü kurtaran vaatler değil, geleceği güvence altına alan haklar üretiriz. Sahada ter döker, masada sözü geçen oluruz. Zor zamanda kaybolanlardan değil, en zor anlarda omuz verenlerdeniz.” “KARAR MEMURUN VİCDANINDADIR” Açıklamasının sonunda memurlara seslenen Şanlı, tercihin yalnızca bir sendika seçimi değil, aynı zamanda bir duruş meselesi olduğunu vurguladı. “Ya sadece Mayıs aylarını hatırlayan, eşantiyon bittiğinde ortadan kaybolan sözde sendikalar… Ya da ömür boyu yanında duran, hakkın gasp edilmesine sessiz kalmayan Türk Diyanet Vakıf-Sen” ifadelerini kullandı. “Unutulmasın ki hediyeler tükenir, tabletler eskir, kahve makineleri bozulur. Ama kazanılmış haklar kalır, onur kalır, mücadele kalır” diyen Hilmi Şanlı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz hediyeyle değil, hakla konuşuruz. Biz susarak değil, mücadele ederek var oluruz. Sendikacılık bir çıkar işi değil, bir onur işidir. Ve bu onurun adı Türk Diyanet Vakıf-Sen’dir.”

Dijital pazarlamanın incelikleri Osmangazi'de öğretildi Haber

Dijital pazarlamanın incelikleri Osmangazi'de öğretildi

Toplumun her kesiminin kendini geliştirebilmesine imkan sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği Dijital Pazarlama Uzmanlığı Eğitim Programı ile katılımcılara e-ticarette başarılı satışın temel dinamiklerini aktarıyor. Program kapsamında; e-ticarette hangi adımların izlenmesi gerektiği, hedefleme araçlarının etkin kullanımı, sosyal medya ve Google'ın e-ticaret sitelerine entegrasyonu gibi pek çok başlık ele alınıyor. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi'nde ilk kez düzenlenen eğitimlere katılan işletme sahipleri, eğitmen Parkan Uzaslan'dan dijital pazarlamanın püf noktalarını uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor. Katılımcılar; e-ticaret sitelerine entegre edilen araçlardan elde edilen verilerin nasıl analiz edileceği, bu verilerin satış stratejilerine nasıl dönüştürüleceği konusunda kapsamlı bilgiler ediniyor. Beş gün sürecek eğitim programı boyunca kursiyerler, hedef kitleye ulaşma yöntemlerinden ürünlerin doğru platformlarda satışa sunulmasına, sosyal medya üzerinden satış yapmanın inceliklerinden kargolama ve gönderim süreçlerine kadar birçok konuda donanım kazanıyor. Ayrıca müşteri takibinin etkin şekilde nasıl yönetileceği de eğitimlerin önemli başlıkları arasında yer alıyor. "PAZARLAMANIN BİRİNCİ ÖNCELİĞİ MÜŞTERİYİ İYİ ANLAMAKTAN GEÇİYOR" Eğitmen Parkan Uzaslan, e-ticarette sürdürülebilir başarının inceliklerini öğrettiklerini ifade ederek, "Herkesin bir ürünü var ve satmak istiyor. Aslında burada yapılması gereken iyi bir veri analizi. Müşteri neden almıyor, fiyata mı takılıyor, ürün kalitesi mi yetersiz, sitede güven ya da kullanım sorunları mı var? Bunların neler olabileceğini tespit etmeyi anlatıyoruz. Böylece e-ticaretle uğraşanlar o umutsuzluktan çıkıyor ve veriyi daha doğru analiz etmeye başlıyor. Pazarlamanın ilk ve en önemli adımı müşteriyi iyi anlamaktır. Müşteri kimdir, ona ne satılabilir; bunu doğru analiz etmek gerekir. İyi bir dijital pazarlamacı, satışa başlamadan önce veriyi analiz eden kişidir. Dijital pazarlama işine yeni girecek işletme sahiplerinin, web sitelerinin ve veri analiz araçlarının nasıl kurulacağını öğrenmeleri, ardından e-ticaret platformlarının nasıl kullanıldığını akademiler aracılığıyla kavramaları gerekiyor. Sosyal medya tarafını da küçümsememek lazım. Pazarlamanın ne olduğunu kısa süreli bir eğitimle öğrenip küçük denemeler yaparak tecrübe kazanmalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "E-TİCARET PLATFORMLARINDA SATIŞ YAPMANIN İNCELİKLERİNİ ÖĞRETİYORUZ" Şu anda en güzel pazarlamanın Google ve Instagram üzerinden verilen reklamlardan yapıldığını belirten Uzaslan, "Bir girişimci e-ticarete başlarken ilk etapta her şeyi kendi yapmalı. Ürününü seçmesi, ürünü için reklam görsellerini ve videolarını hazırlaması gibi konularda başlangıçta işi sahiplenmesi gerekiyor. Satışlar arttıkça ise bir ekip kurmaları şart. Biz de bu kapsamda 5 günlük bir eğitim programı düzenliyoruz. E-ticaret platformlarında satış yapmanın inceliklerini ve püf noktalarını detaylı şekilde anlatıyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz ilk eğitimde hedef kitleye nasıl ulaşılacağını ele aldık. İkinci eğitimde ürünlerin nerelerde satılabileceğini, üçüncü eğitimde sosyal medya platformlarında satış yapmanın püf noktalarını öğreteceğiz. Dördüncü gün kargolama ve gönderim süreçlerine odaklanacağız. Beşinci ve son eğitimimizde ise müşteri takibi ile müşteri yönetimi konularını ele alacağız" diye konuştu. Eğitime katılan işletme sahibi ile vatandaşlar da programa destek veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'a teşekkür etti.

Seval Şengör Girişimcilik Hikayesini gençlerle paylaştı Haber

Seval Şengör Girişimcilik Hikayesini gençlerle paylaştı

Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Girişimci Kafası’ söyleşileri, iş dünyasına adım atmaya hazırlanan gençleri, başarı hikayeleriyle ilham veren girişimcilerle buluşturmayı sürdürüyor. Her hafta farklı bir başarı öyküsünün paylaşıldığı programda, sıfırdan başlayarak bugün yılda 460 bin etlik tavuk üretimine ulaşan Seval Şengör, girişimcilik yolculuğunu Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gençlerle paylaştı. “Desteklemelerden Faydalanarak Bu İşin İçinde Kendimi Buldum” Girişimciliğe adım atmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan Sece Hayvancılık Kurucusu Seval Şengör, “Bir firmada 10 yıl boyunca pazarlama bölümünde çalıştıktan sonra 2013 yılında kendi işimi kurdum. Karacabey ilçesinde 90 bin kapasiteli bir tavuk çiftliğim var. Açıkçası bu iş, başlangıçta çok planladığım bir alan değildi. Ticaretin içinde bulunmanın verdiği tecrübeyle, tahsilat garantisi olan ve daha az çalışanla yönetilebilecek bir iş tercih ettim. O dönemde devlet destekleri de vardı. Desteklemelerden faydalanarak bu işin içinde kendimi hızlı bir şekilde buldum” dedi. “Fizibilite Çalışmaları Çok Doğru Yapılmalı” Çiftliklerinde tavuk firmalarına fason üretim yaptıklarını belirten Şengör, “Hastavuk firmasına etlik tavuk üretimi yapıyorum. Bu işe başlarken bir ortakla yola çıktım. Bugün ise üretime tek başıma devam ediyorum. İşletmemde yılda 460 bin etlik tavuk üretimi gerçekleştiriyorum. Girişimci adaylarına en önemli tavsiyem, öncelikle ne istediklerini çok iyi belirlemeleri ve fizibilite çalışmalarını doğru yapmalarıdır. Çünkü başlangıçta her iş kolay gibi görünebilir; ancak işin içine girildiğinde zorluklar ortaya çıkar. Bu zorlukları aşmak için azimli, kararlı ve çalışkan olmak gerekir” ifadelerini kullandı. Söyleşiye katılan vatandaşlar, gençlere yönelik bilgilendirici ve yol gösterici çalışmalarından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

Osmangazi’de ilk hasat Başkan Aydın’dan Haber

Osmangazi’de ilk hasat Başkan Aydın’dan

Osmangazi Belediyesi’nin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin artırılması hedefiyle Bağlı Mahallesi’nde başlattığı üzümsü meyvelerde organik tarım seferberliği, kısa sürede meyvelerini vermeye başladı. Proje kapsamında ahududu hasadına katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadan, tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıldığını vurguladı. Osmangazi Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve köylünün üretimden kopmamasını sağlamak amacıyla iştiraki olan Gazi Tarım A.Ş. iş birliğinde Bağlı Mahallesi’nde organik tarım projesi gerçekleştirdi. Köylülerle birlikte ektikleri ahududuların ilk hasadını alan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Mayıs ayında ekimini yaptığımız ahududu fideleri, beklenenden daha erken zamanda ürün verdi. Aslında biz bu hasadı bahar aylarında bekliyorduk ama doğa bize güzel bir sürpriz yaptı. Buradaki çiftçilerimiz gerçekten örnek bir çalışma ortaya koydu. Hiçbir ilaç, hiçbir kimyasal kullanılmadan, tamamen doğa şartlarında organik üretim yapıldı. Ürünleri gördük, hepimiz çok memnun olduk” dedi. “Amacımız Toprağına Sahip Çıkan İnsanlarımızı Desteklemek” Ahududunun hem ekonomik değeri yüksek hem de talebi fazla olan bir ürün olduğunu söyleyen Başkan Aydın, “Bizim amacımız çiftçiliğe önem veren, toprağına sahip çıkan, doğal yöntemlerle üretim yapan insanlarımızı desteklemek. Bizler, bu kapsamda sertifikalı fidanlar dağıttık. Daha sonra da ürün alımını biz yapacağız. Çünkü çiftçimizin en büyük sıkıntısı genelde satış oluyor. İşte bu noktada, belediyemizin iştiraki olan Gazi Tarım devreye girecek. Ürünün alımını biz üstlenerek, hem üreticiye güven vereceğiz hem de pazarlama yükünü ortadan kaldıracağız” diye konuştu. “Projeyi Büyüterek Devam Edeceğiz” Bağlı Köyü’nün bu proje için bir deneme alanı olduğunu ve yapılan çalışmanın oldukça olumlu geçtiğini belirten Başkan Erkan Aydın, “Yaz ayı oldukça kurak geçmesine rağmen ürünler gayet güzel oldu. Bu da aslında doğru yöntemlerle üretim yapıldığında başarının mümkün olduğunu gösteriyor. Bundan sonra bu projeyi daha da büyüterek devam edeceğiz. Amacımız, köylünün yeniden toprağına dönmesini sağlamak. Dededen kalma, yıllardır boş duran arazilerde yeniden üretim başlasın istiyoruz. Böylece insanlar hem daha sağlıklı bir ortamda yaşamını sürdürecek, hem de vatandaşlarımıza doğal, organik ürünler sunma fırsatı yakalayacağız. Hep birlikte güzel bir iş ortaya koyduk. İnşallah hedeflediğimiz üretim potansiyeline çok kısa sürede ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Kendilerine böylesine önemli bir fırsat sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden çiftçi Kenan Taşpınar, “Bilimsel araştırmalar sonucu geliştirilen bu özel ahududu fidelerini, başkanımızla birlikte geçtiğimiz Mayıs ayında toprakla buluşturmuştuk. Aslında hasadı önümüzdeki yıl bekliyorduk ama bölgenin verimli toprağı ve uygun iklim koşulları sayesinde bu yıl bile ürün aldık. Bu bizim için güzel bir başlangıç oldu. Üzerime düşeni en iyi şekilde yaparak başkanımızı ve köyümüzü mahcup etmeyeceğim” dedi. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay da yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz Mayıs ayında burada, doku kültürlerinden elde edilmiş bin beş yüz ahududu fidesini çiftçilerimizle birlikte toprakla buluşturmuştuk. Aradan altı ay geçti. Bu süre boyunca hava oldukça kurak geçti, yağış azdı. Ancak buna rağmen ahududularımız bu zorlu koşullara dayanarak beklenenden önce meyve verdi. Bu bizim için hem şaşırtıcı hem de sevindirici bir gelişme oldu. Bursa, ahududu yetiştiriciliğinde çok büyük bir potansiyele sahip. Özellikle Uludağ bölgesi üreticilik açısından çok özel bir yer. Çilek, ahududu, yaban mersini ve böğürtlen gibi ürünler, en ideal koşullarda, tarım ilaçları kullanmadan yetiştirilebilir. Bu ürünlerin üretim potansiyellerini artırmak lazım” diye konuştu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, daha sonra ahududuları toplayarak, emeği geçen çiftçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.