SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pkk

Söz Bursa - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MHP Lideri Bahçeli "Terörsüz Türkiye" için konuştu: "Zaman önemli bir eşik" Haber

MHP Lideri Bahçeli "Terörsüz Türkiye" için konuştu: "Zaman önemli bir eşik"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci için yeni önerilerde bulundu. Bahçeli, "Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüye teçhiz edilmesi, fesih edilmiş PKK'nın kurucu önderliği yerine, örgüt üzerinde etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci hakkında Türkgün gazetesine konuştu. Süreç hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli "Terörsüz Türkiye" hedefinin doğru zamanda atılan doğru adımlarla gerçeğe dönüşmekte olduğunu belirterek, "Bunu mümkün kılacak siyasi, hukuki ve sosyal şartlar ülkemizde mevcuttur. Nitekim TBMM ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' bu yönde önemli işlev görmüştür" dedi. Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye'nin herkesin ortak arzusu olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin stratejik kapısıdır ve Türkiye önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir" ifadelerini kullandı. ÖCALAN'A UYGUN STATÜ Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci için yeni önerilerde bulunarak, Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüye teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmaların daha sağlıklı yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir" ifadelerine yer verdi.

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı! Haber

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı!

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik buhrandan milli güvenlik risklerine kadar pek çok konuda ezber bozan açıklamalarda bulundu. Özdağ, CHP Lideri Özgür Özel’e seslenerek; "Bölücülerle aynı masada oturmayın, gelin Atatürk’te birleşelim" dedi. "TANJU ÖZCAN’I ZİYARETE GİDİYORUM" Konuşmasına yargının siyasallaşmasına tepki göstererek başlayan Özdağ, "Sincan’da tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaret edeceğim. Seçilmiş başkanları sabah baskınlarıyla evlerinden almak, uzun tutukluluk süreçlerini mahkumiyete dönüştürmek 'düşman ceza hukuku' uygulamasıdır" diyerek CHP’li belediyelere yönelik operasyonları sert bir dille kınadı. CHP’YE SERT ÇAĞRI: "O MASAYI TERK EDİN" Özdağ’ın hedefinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in izlediği siyaset vardı. Atatürk’ün hiçbir zaman Şeyh Said veya Seyit Rıza çizgisiyle yan yana gelmediğini hatırlatan Özdağ, şunları söyledi: "Özgür Özel ve CHP yönetimini; DEM, PKK ve BOP’un silahla yapamadığını 'açılım' adı altında yapma gayretlerine destek vermemeye davet ediyoruz. O masada oturmak iktidara meşruiyet vermekten başka bir işe yaramıyor. Gelin, terörist başını kurucu önder ilan edenlere karşı, Cumhuriyetimizin ebedi önderi Atatürk’te birleşelim." EKONOMİDE "KARAMİZAH" ÖRNEĞİ: UGANDA MERKEZ BANKASI MI? Ekonomideki kötü gidişatı rakamlarla ortaya koyan Özdağ, AK Parti içinden gelen eleştirilere de atıfta bulundu. Şamil Tayyar’ın "Ekonomiyi rezil ettiniz" tweetini hatırlatan Özdağ; "Sanıyoruz ki bahsedilen Merkez Bankası Uganda Merkez Bankası! Hayır, ekonomi gerçekten rezil durumdadır" dedi. Motorin 80 TL Bandında: Üretim maliyetlerinin uçtuğunu belirten Özdağ, motorinin 80 TL’ye dayanmasının her şeye zam olarak döneceğini vurguladı. Açlık Sınırı ve Ekmek: "Asgari ücret 28 bin TL, açlık sınırı 32 bin TL olmuşken halk nasıl geçinecek? 200 gram ekmeğin 17,5 TL olduğu bir ülkede sosyal patlama riski kapıdadır" uyarısında bulundu. "İRAN TAŞ DEVRİNE DÖNDÜRÜLEMEZ" Dış politikada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "savaş suçu" olarak nitelendiren Özdağ, insani yardım çağrısı yaptı: "İran yüzlerce yıldır komşumuzdur. Trump 'Taş Devri'ne yollayacağız' diyor, bu bir insanlık suçudur. Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla İran halkına derhal ilaç ve tıbbi malzeme yardımı ulaştırmalıdır." BOĞAZLARDA YABANCI KOMUTANLIK İDDİASI Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya paylaşımına dikkat çeken Özdağ, İstanbul Boğazı’nda çok uluslu bir deniz komutanlığı kurulacağı iddialarına ateş püskürdü: "TBMM’den tezkere çıkmadan hiçbir yabancı amiral Boğaz’da komutanlık yapamaz. Montrö’yü deldirerek Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirmek büyük bir hatadır. 6. Kolordu’nun NATO’ya tahsis edilmesi yerine, terörle mücadele için '6. Ordu' kurulmalıdır."

Bakan Gürlek'ten Hollanda'ya terör muhtırası Haber

Bakan Gürlek'ten Hollanda'ya terör muhtırası

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile görüştü. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile Adalet Bakanlığında bir araya geldi. Bakan Gürlek, görüşmede ziyaretin, Türkiye ile Hollanda arasındaki mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesine katkılar sağlayacağına, özellikle görev alanına giren konularda karşılıklı olarak iş birliği ve diyaloğun güçlenmesine fayda sağlayacağına inandığını ifade etti. Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin çok uzun yıllara dayandığını belirten Bakan Gürlek, Hollanda'da yaklaşık 500 bin kişilik Hollanda Türk toplumunun ilişkilerinin güçlendirilmesinde ve geliştirilmesinde oldukça önemli bir görev gördüğünü söyledi. Hollanda'nın Türkiye'nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir ortamda müttefikimiz olan Hollanda ile diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine önem veriyoruz" dedi. Geçen sene Lahey'de olan NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Hollanda Başbakanı Dick Schoof'un bir araya geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Bu sene de NATO zirvesi Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecektir. Bu zirvede de NATO'ya yön veren önemli kararlar alınacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Adalet alanındaki iş birliği ve ikili ilişkilerin önemli bir boyut oluşturduğunu kaydeden Bakan Gürlek, "Özellikle örgütlü suçlar, örgütlü suçlarla mücadele, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması gibi konularda özellikle adli anlamda iki ülkenin karşılıklı iş birliğini önemsiyoruz. Adli makamlar arasındaki işbirliği aynı zamanda ülkeler arasındaki işbirliğini de güçlendirecek ve aynı zamanda uluslararası adaletin etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. "FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI ÜLKEMİZİN KARARLILIKLA MÜCADELESİ DEVAM ETMEKTEDİR" FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde 251 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Bu kapsamda yürütülen adli süreçler dolayısıyla Bakanlığımız tarafından sizin Bakanlığınıza, yetkili makamlarınıza adli yardımlaşma taleplerimiz iletildi. Ancak bu taleplerimizin yerine getirilmesi konusunda maalesef bazı sorunlar ortaya çıkmıştı. Özellikle anayasal düzeni hedef alan ve milli iradeyi gasp eden FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda da dost ve müttefik ülke olarak gördüğümüz Hollanda makamlarının da özellikle adli yardım anlamında ve suçluların iadesi anlamında bize yardımcı olmasını ve iş birliği göstermesini temenni ediyoruz" dedi. "FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNDEN 217, PKK TERÖR ÖRGÜTÜNDEN İSE 8 İADE TALEBİMİZ MEVCUTTUR" Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini kaydeden Gürlek, PKK terör örgütünün, Avrupa Birliği tarafından da bir terör örgütü olarak kabul edildiğini hatırlattı. "Özellikle FETÖ kapsamında olduğu gibi PKK terör örgütü kapsamında da iade taleplerimizin maalesef olumlu sonuçlanmadığını görüyoruz" diyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Hali hazırda FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur. Hollanda'yı müttefik ülke olarak gördüğümüzden dolayı bu konuda adli iş birliği kapsamında bu suçluların iadesini talep ediyoruz. Ayrıca her iki terör örgütü mensuplarına da Hollanda'da mültecilik ya da oturma hakkı verilmemesi, verilmiş olanların da yeniden değerlendirilmesi konusunda bu hususun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz." Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın dün şehadet yıl dönümü olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Ben de biliyorsunuz savcılık görevi yaptıktan sonra Adalet Bakanı olarak atandım. Cumhuriyet Savcısı meslektaşımız, aynı zamanda çalışma arkadaşımız, DHKP-C terör örgütü mensubu tarafından önce esir alındı, daha sonra da hunharca katledildi" diye konuştu. "MUSA AŞOĞLU'NUN HOLLANDA'DAN ÜLKEMİZE İADESİNİ TALEP EDİYORUZ" Bu alçak saldırının talimatını veren DHKP-C terör örgütü elebaşı Musa Aşoğlu'nun İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasının devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, "Bu terör örgütü yöneticisi Musa Aşoğlu'nun da yürütülen yargılama sonucunda aynı şekilde Hollanda'dan ülkemize iadesini talep ediyoruz. Maalesef bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Söylediğimiz taleplerin ve önemli hassasiyetlerin Hollanda makamları nezdinde de karşılık bulacağına samimi olarak inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Terörle mücadelenin yanı sıra uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve insan ticareti başta olmak üzere diğer uluslararası suçlarla mücadele kapsamında birçok ülkeyle adli yardım kapsamında iade anlaşmalarının olduğunu anlatan Bakan Gürlek, "Geçen yıl Nisan ayında Hollanda ile Türkiye arasında düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucunda uyuşturucu ticaretinden ‘Bulut Operasyonu' sayesinde uyuşturucu tacirleri yakalandı ve suç gelirleriyle birlikte delillerine el konuldu. Bu kapsamda Hollanda'da bulundukları tespit edilen, uyuşturucu ticareti suçlarından haklarında yakalama kararı bulunanların aynı şekilde ülkemize iade taleplerinin yerine getirilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Hollanda'da Türk toplumunun varlığı, vatandaşların güvenliği, huzurunun ayrı bir önem taşıdığını kaydeden Gürlek, bu kapsamda özellikle Batı Avrupa'da artış gösteren ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi eğilimlerini endişeyle takip ettiklerini söyledi. Son dönemlerde bu tür yaşanan tehditlerin giderek arttığını gözlemlediklerini söyleyen Bakan Gürlek, Ocak ayı sonlarında Hollanda'da iki Müslüman kadının polis şiddetine maruz kaldığını üzülerek öğrendiklerini söyledi. Bakan Gürlek, bu tür olaylara karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Görüşmenin, iş birliğini daha da ileri taşıyacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Müttefik ülke Hollanda ile aramızdaki samimiyetin ve kardeşlik hukukun daha da ileriye gitmesini temenni ediyoruz" dedi.

Ümit Özdağ’dan iktidar ve muhalefete sert yaylım ateşi: “Geri sayım başladı, sandığa gömüleceksiniz!” Haber

Ümit Özdağ’dan iktidar ve muhalefete sert yaylım ateşi: “Geri sayım başladı, sandığa gömüleceksiniz!”

“İSTANBUL SOKAKLARINDA MUTSUZ ANNELER VE EMEKLİLER GÖRDÜM” İstanbul’un 19 ilçesini adım adım gezdiğini belirten Ümit Özdağ, halkın derin bir yoksulluk içinde olduğunu vurguladı. Pazar yerlerindeki gözlemlerini aktaran Özdağ, "Semt pazarlarında mutsuz ev kadınları, mutsuz nineler ve dedeler gördüm. 20 bin lira sefalet aylığına mahkûm edilen emekliler, asgari ücretliler ve siftah yapamayan esnaf ortak bir noktada buluşmuş durumda: İktidar bloğu sandıkta gömülmeye doğru hızla ilerliyor" dedi. GABAR PETROLÜ ÇIKIŞI: “500 BİN LİRA MAAŞIN 480 BİNİNİ EMEKLİYE DAĞITIN!” AK Parti Grup Başkanvekili’nin Gabar petrolü üzerinden emekli maaşı vaadinde bulunmasını sert bir dille eleştiren Özdağ, şu çağrıda bulundu: "Eğer ciddiyetiniz varsa, petrol halka dağıtılana kadar aldığınız 500 bin liralık maaşın 480 bin lirasını emeklilere verin, siz 20 bin lirayla geçinin. Bu milletle alay etmeyin." “ENFLASYON PROGRAMI DAHA İLK AYDAN ÇÖKTÜ” TÜİK ve ENAG rakamları arasındaki uçuruma değinen Özdağ, hükümetin ekonomi politikalarının iflas ettiğini savundu. Ocak ayı enflasyonuyla asgari ücretli ve emeklinin maaşının daha eline geçmeden eridiğini belirterek; "Gıda enflasyonunda dünya lideriyiz. 13 milyon sığınmacıyı kontrolsüzce getirirseniz, olacağı budur. Bu insanlar sahabe değil; ensar-muhacir masallarıyla halkın aç kalmasını gizleyemezsiniz" ifadelerini kullandı. "ÖCALAN KOMİSYONU TÜRK MİLLETİ'NİN BAĞRINA SAPLANMIŞ BİR HANÇERDİR" Meclis’teki Öcalan Komisyonu’nun faaliyetlerini "ihanet" olarak nitelendiren Özdağ, AK Parti, MHP ve CHP’nin bu konuda ortak hareket ettiğini iddia etti: "‘Anadolu huzura, Öcalan umuda’ diyenler bilsin ki; Türk milleti sandıkta size dersini verecek. Katil Öcalan’a ‘umut hakkı’ tanınması için uzlaşanlar, Çanakkale’de savaşan dedelerini düşünsün. Biz yanımıza Türk Milleti'ni aldık, siz Öcalan'ı alın; hadi sandığa gidelim!" SURİYE UYARISI: “PKK BURADA DEVLETLEŞTİRİLİYOR” Suriye’deki yeni yönetim ve PKK arasındaki 30 Ocak tarihli anlaşmaya dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin dış politikasının iflas ettiğini savundu. "PKK, Suriye devleti içinde paralel bir yapı kuruyor. Bir PKK’lı Haseke Valisi atanıyor, bir diğeri Savunma Bakanı olacak. ABD kimseyi satmadı; sadece PKK’nın alanını daraltırken kurumsal olarak derinleşmesini sağladı" dedi. “EPSTEİN SKANDALI BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” ABD’de açılan Epstein davası dosyalarının Türkiye bağlantılarının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Özdağ, şunları söyledi: "Bu sadece bir pedofili davası değil, bir istihbarat ve şantaj operasyonudur. Türkiye’den kaçırılan çocuklar, depremde kaybolan yavrularımız ve Antalya’daki şüpheli stajyer ölümleri bu dosya kapsamında incelenmelidir. Bazı Türk siyasetçi ve iş insanlarının bu sürece dâhil olduğuna dair bilgiler var. Bu, bir milli güvenlik meselesidir." “KARDAK RUHUYLA VATANI SAVUNACAĞIZ” Konuşmasında Kardak Operasyonu’nun 30. yıl dönümünü de anan Özdağ, Yunanistan tarafından işgal edildiğini iddia ettiği 22 adacık konusunda hükümetin sessiz kalmasını eleştirdi. Özdağ, Zafer Partisi'nin ilk seçimde iktidarın güçlü paydaşı olacağını belirterek sözlerini noktaladı.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

Ahmet Kılıç’tan TBMM’de "Gerçekleri çarpıtmayın" uyarısı Haber

Ahmet Kılıç’tan TBMM’de "Gerçekleri çarpıtmayın" uyarısı

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, DEM Parti’nin “Medya Dili” ile ilgili araştırma önergesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir konuşma yaptı. Kılıç, Meclis araştırması önergesinin gerekçesinde yer alan "medya dili üzerinden savaş algısı üretildiği" ve "güvenlik politikalarının kutuplaşmayı derinleştirdiği" yönündeki iddiaların asılsız olduğunu vurguladı. Bu iddiaların devletin tutumu ve evrensel güvenlik pratikleriyle örtüşmediğini belirten Kılıç, Türkiye'nin terörle mücadelesinin bir ideolojik tercih değil, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik meşru bir devlet sorumluluğu olduğunu ifade etti. Konuşmasında terörle mücadelenin demokrasi ve kalkınma için bir ön şart olduğunu dile getiren Ahmet Kılıç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye, IŞİD ile sahada bizatihi mücadele eden bir devlettir. PKK, FETÖ ve benzeri tüm terör örgütleri bizim bakışımızda birincil olarak mücadele edilmesi gereken unsurlardır. Hiçbir demokratik ülke, silahlı örgütlerin eylemlerini 'ifade özgürlüğü' veya 'haber dili' başlığı altında normalleştiremez. Terör örgütlerinin sivilleri hedef alarak sosyal ağları bir propaganda aracı olarak kullanması asıl 'savaş medyacılığı'dır." Milletvekili Kılıç, sosyal medya üzerinden milli değerleri hedef alan ve nefret tohumları seren yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hiçbir vatandaşın kimliğiyle sorunu olmadığını vurgulayan Kılıç, devletin asıl odak noktasının şiddet ve terörü tasfiye etmek olduğunu, medyanın temel görevinin bu gerçekleri çarpıtmadan kamuoyunu doğru bilgilendirmek olduğunu hatırlattı. Kılıç, önergenin gerekçelerinin dayanaksız olduğunu ifade ederek, AK Parti grubu olarak Meclis araştırması önergesine katılmadıklarını ifade etti.

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki! Haber

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM PARTİ’NİN TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLDUKLARI AÇIKTIR" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM PARTİ BİR KARAR VERMELİDİR" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İSTİHBARAT OPERASYONU İHTİMALİ ARAŞTIRILMALIDIR" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.