SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pkk/Ypg

Söz Bursa - Pkk/Ypg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk/Ypg haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli: PKK'nın bittiği hiçbir şart ileri sürmeksizin açıklanmalı Haber

Bahçeli: PKK'nın bittiği hiçbir şart ileri sürmeksizin açıklanmalı

MHP Lideri Bahçeli TBMM'de partisinin Grup Toplantısında konuştu. Yunanistan'ın Ege adalarını silahlandırması hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, “İşte görüyorsunuz, Yunanistan'ın Ege adalarına menzili 30 ile 300 kilometre arasında değişen füzeleri konuşlandırma hazırlıkları, uluslararası hukuka tamamıyla aykırı olduğu gibi iyi komşuluk özlemlerini de temelinden sakatlayacak fütursuz adımlardır. Gayri askeri statüdeki adaların bir plan dâhilinde silahlandırılması Türkiye'ye meydan okumaktır, barış denizi olmasını dilediğimiz Ege'yi gerilim ve cepheleşme girdabına çekmektir. Ege Denizi'nde bulunan yedi farklı ada grubu içinde Anadolu coğrafyasına en yakını olan On İki Ada başta olmak üzere Yunanistan'ın burnumuzun dibinde silah göstermesi yalnızca stratejik bir hata değil, tarihi, askeri ve siyasi sonuçları çok ağır olacak trajik bir yanlıştır. Şunu bir defa net şekilde ifade etmek isterim ki, bilhassa On İki Ada gasp edilmiş, asıl sahibi olan Türk milletinden ayak oyunlarıyla çalınmıştır. Türkiye On İki Ada'sız yaşasa bile, On İki Ada'nın Türkiye'siz yaşaması ham bir hayaldir” şeklinde konuştu. “ATİNA YÖNETİMİNİN AYAĞINI DENK ALMASINI TAVSİYE EDİYORUM” Ege'nin karşı kıyısında saldırgan ve yayılmacı bir politika takip etmenin hiç kimseye, özellikle emel sahibi ülkeye kazandıracağı bir şeyin olmayacağını ifade eden Bahçeli, “Türkiye, Mavi Vatan'daki egemen haklarından asla vazgeçmeyecektir. Barışçıl diplomasiyi ve iyi komşuluk ilişkilerini kökleştirmek varken savaş ve silah diline yaslanmanın bariz kaybedeni tıpkı 103 yıl önce olduğu üzere asla Türkiye olmayacaktır. Yunanistan'ın, 1920'li yıllarda olduğu gibi, batılı ülkelerin dolduruşuna gelerek tekrar karşımıza çıkması halinde nelerin yaşanacağını ifade etmeye ihtiyaç bile duymadığımızı açık açık ve ikazen söylüyor, Atina yönetiminin ayağını denk almasını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı. "DEM HEYETİNİN YAPTIĞI TEMAS VE ZİYARETLER BİZİM NEZDİMİZDE MÜSPET SEYİR VE SERENCAM HALİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR” DEM Parti heyetinin temasları hakkında konuşan Bahçeli, “DEM heyetinin yaptığı temas ve ziyaretler bizim nezdimizde müspet seyir ve serencam halinde gerçekleşmiştir. Usul ve üslup olgunluğunun örneklerine şahit olmak memnuniyet vericidir. Bu kapsamda terörsüz Türkiye'nin yanında pozisyon alan, duruş gösteren, mesaj veren, bu uğurda dürüst ve önyargısız hareket eden herkes değerli bir çabanın tarafıdır. Hasılı vakit gecikmeksizin, yediğimiz ekmeğin, içtiğimiz suyun, üzerinde gezdiğimiz toprağın, mensubiyetinden iftihar ettiğimiz milletin hak ve hukukunu ortaklaşa müdafaa etmenin vakti gelmiştir. Terör markajını kırarak bölücülük damarını kesmenin; milli kucaklaşmayı başlatarak ayrık otlarını temizlemenin, şanlı şekilde ortak tarih ve kültürde birleşmenin dışında başka bir çare kalmamıştır" ifadelerini kullandı. “DEM HEYETİYLE İMRALI ARASINDA YAPILACAK İKİNCİ GÖRÜŞMENİN HİTAMINDA PKK'NIN BİTTİĞİ AÇIKLANMALIDIR” Terör örgütü için sonun geldiğini söyleyen Bahçeli, “DEM heyetiyle İmralı arasında yapılacak ikinci görüşmenin hitamında PKK'nın örgütsel varlığının bittiği, terörle bir sonuç alınamadığı, bu kanlı sayfanın birçok bedel ödenerek kapandığı hiçbir şart ileri sürmeksizin açıklanmalıdır. Kesin ve tavizsiz beklentimiz budur. PKK'lı teröristler ya silahlarını gömmeli ya silahlarıyla birlikte teslim olmalı veya kaçınılmaz sonlarıyla karşılaşmalıdır. Altını kalın bir şekilde çizerek ifade ediyorum ki terörle pazarlık olmaz, müzakere yapılmaz, yalnızca ve yalnızca mücadele edilir. Suriye'nin kuzeydoğusunda PKK/YPG bölücü terör örgütü mensupları Suriye hükümetinin çağrısına kulak vermelidir. Silahlar bırakılmalı, terör yöntemiyle sonuç alınamayacağı görülmelidir" dedi. “PKK/YPG SURİYE'DEN ÇIKMALI VE ÖRGÜTSEL HÜVİYETİ SONLANMALIDIR” Konuşmasının devamında “Fırat'ın iki yakası da terörden arındırılmalıdır” diyen Bahçeli, “ABD, Fransa ve diğer bazı ülkelerin suyu bulandırma, terör örgütünü arkalama ve DEAŞ bahanesiyle teröristlere kol kanat germe teşebbüslerinin geçerliliği ve inandırıcılığı yoktur. Dostluk ve müttefiklik maskesine bürünen ülkelerin arkadan dolanıp terör örgütüne destek vermeleri hiçbir kitaba sığmayacak ilkellik ve ilkesizliktir. Fırat Nehri, kardeşliğin nehridir. Sınır aşan bu nehrimizin sularında taşınan husumet değil berekettir, akan coğrafyamızın umutları, inanç ve tarihsel bağlarımızın muhterem hatıralarıdır. Diyeceğim odur ki Fırat'ın doğusu terörden ya kurtulmalı ya da kurtarılmalıdır. PKK/YPG Suriye'den çıkmalı ve örgütsel hüviyeti sonlanmalıdır" diye konuştu. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ YENİ ANAYASA VE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN YENİDEN SEÇİLMESİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRMESİ GAFİLCE BİR SAPTIRMADIR” CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Bahçeli, “CHP Genel Başkanı'nın basit ve bayağı siyasetinin tevil ve telifi artık imkansızdır. Terörsüz Türkiye hedefini yeni anayasa ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi kapsamında değerlendirmesi gafilce bir saptırmadır ve yalandır. Özgür Bey'in hemen seçim çağrısı, gerçeklerle bağını koparan müflis bir siyasetçinin kendisini hayal alemine nasıl kaptırdığının ibretlik göstergesidir. Bu hafta erken seçim kararı alalım diyor. Sanki pazara çıkmış soğan patates alıyor. Özgür Bey, bırak bu işleri, vazgeç çalı dibi yoklamaktan, hesabını kitabını da seçimlerin zamanında yapılmasına göre planla ve hazırlan. Çünkü erken seçim düşü görmek kurt ininde çakal izi aramak kadar abuk sabuk bir halin özetidir. Seçimlerin erkene alınması diye bir şey yoktur" şeklinde konuştu. Toplantı çıkışında “Selahattin Demirtaş'ın sürece destek açıklamasını nasıl değerlendirirsiniz” yönündeki soruya Bahçeli, “Birçok temaslar yapıldı. DEM'i temsil edenler aracılığıyla devam etmektedir. Kamuoyundan edindiğimiz bilgilere göre, görüşmeler uyumlu ve onurlu bir gelişmedir. İnşallah Türkiye, terörsüz bir Türkiye olacaktır. Buna herkesin katkısı olacaktır” cevabını verdi.

“PKK/YPG, Suriye topraklarının üçte birini işgal etmekte” Haber

“PKK/YPG, Suriye topraklarının üçte birini işgal etmekte”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmet eş-Şara ile düzenlediği ortak basın toplantısında soruları cevapladı. Suriye'nin yeniden inşasına ilişkin olarak uluslararası topluma mesajının ne olduğu sorusu üzerine Bakan Fidan, “Bugün sabah Şam'a gelirken Türkiye sınırından Cilvegözü'nden karayolu ile girdik, yaklaşık 5,5-6 saat boyunca bütün şehirleri gördük. Ve maalesef benim 14 sene önce gördüğüm, bıraktığım Suriye gitmiş, yerine savaşla harap olmuş bir Suriye gelmiş. Bugün bu Suriye'nin ayağa kalkması, yerlerinden edilmiş milyonlarca insanın ülkelerine dönmesi, temel hizmetlere kavuşması için uluslararası toplumun, başta bölge ülkeleri olmak üzere topyekûn bir seferberlik içinde olması gerekiyor” dedi. Bir önceki rejim için uygulanan yaptırımların yeni dönemde bir an önce kaldırılması gerektiğini ifade eden Bakan Fidan, yatırım, finansman, altyapı hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetlerinin bir an önce hizmete geçmesi için bunun önemli olduğunu belirtti. Bakan Fidan, “Bölge ülkelerinin üstünde yük oluşturan, Avrupa ülkelerinde ciddi sıkıntı oluşturan göçmenlerin dönebilmesi için yeniden yapılanmaya bir an önce başlanması, altyapının ayağa kaldırılması gerekiyor. Ben bugünkü yaptığım görüşmelerde yeni yönetimde bu konuda güçlü bir irade, güçlü bir vizyon ve çalışma azmi gördüm. Bu irade ve azmin uluslararası toplum tarafından da desteklenmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak hem uluslararası diplomatik alanda hem de kalkınma örgütlerimizle, şirketlerimizle Suriye'nin yeniden ayağa kalkması ve halkının geri dönmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Suriye'deki kurumların yeniden yapılandırılmasında Türkiye'nin rolüne ilişkin soruya cevap veren Bakan Fidan, “Suriye'nin yeniden yapılanmasında yardım elini uzatmak istediğimiz gibi, kurumların yeniden yapılanmasında da yeni yönetimle beraber çalışmaya hazırız. Ama ben bugün yaptığım görüşmede değerli dostumun ve arkadaşlarının özellikle yeni sistemin kuruluşu ve geçiş süreci ile ilgili çok net fikirlere sahip olduklarını gördüm. İnşallah bu fikirlerin hayata geçmesiyle bütün Suriyelilere hizmet edeceğine inanıyorum. Süreç içerisinde kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi için yani bir desteğe ihtiyaç duyulması durumunda kesinlikle bu desteği vereceğiz. Cumhurbaşkanımızın da bu konuda çok güçlü bir iradesi var ve oldukça da kendisi hassas” dedi. TERÖR ÖRGÜTÜ PKK/YPG'YE OPERASYON Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG'ye yönelik bir operasyon olup olmayacağının sorulması üzerine Bakan Fidan, “YPG ve PKK ile ilgili konuyu da kendileriyle görüştük. Biliyorsunuz şu anda PKK/YPG, Suriye topraklarının üçte birini kanunsuz bir şekilde işgal etmekte. Enerji kaynaklarının başında oturmakta, Suriye halkının malını çalmakta ve Türkiye'den, Irak'tan, Avrupa'dan gelmiş PKK mensuplarıyla ve aşırı sol terör gruplarıyla bölgeyi adeta bir terör havzasına çevirmiş durumda. Kendilerinin uluslararası topluma sunduğu gardiyanlık hizmeti karşılığında uluslararası toplum da bu hukuksuzluğa göz yumuyor. Böyle bir alışveriş olmuş. Yeni Suriye'de biz Şam'daki yeni yönetimin Suriye'nin toprak bütünlüğünü, siyasi egemenliğini sağlama konusunda uygun adımları atacağını değerlendiriyoruz. Sayın Şara ile bugün yaptığımız görüşmelerde onun çerçevesini de aldık kendisinden. O vizyonu da gördük. Yeni Suriye'de daha fazla kaos, kan, dram olmadan YPG'nin de önümüzdeki süreçte Suriye'nin ulusal bütünlüğünü tehdit etmeyen bir noktaya gelmesi gerekiyor. Oradaki Kürt kardeşlerimizin kendi hayatlarından ve emniyetlerinden emin bir şekilde yaşaması, Suriye'nin geri kalan nüfusu gibi gururla, huzurla, emniyetle bulundukları yerlerde hayatlarını sürmesi ve terör örgütünün pençesinden kurtulmaları önemli. Uluslararası sistemin terör örgütünü kullanmak için gerekçe gösterdiği DEAŞ tutukluları meselesinde de değerli dostum Suriye yönetiminin yeni iradesi adına bu konuda da inisiyatif almaya hazır olduklarını bize söylediler. Gerekirse bu tutukluları devralma konusunda gerekli girişimi yapabileceklerini söylediler” dedi. “TRUMP'IN SORUNA DAHA FARKLI YAKLAŞACAĞINA İNANIYORUM” ABD'nin yeni dönemde terör örgütü PKK/YPG konusundaki tavrına ilişkin soruya cevap veren Bakan Fidan, “Biz birinci döneminde de Sayın Trump ile çalıştık. Sayın Trump, bu elimizdeki sorunu Sayın Obama döneminden devralmıştı. Sayın Trump'ın çok büyük birkaç özelliği var. Bunlardan birisi, net olması ve sadece ABD'nin çıkarlarını esas alması. Bu probleme, bu denkleme baktığı zaman şunu gördü; DEAŞ tutuklularına bir çözüm bulunduğu takdirde ABD'lilerin burada kalmasına hiçbir lüzum yok. Niye oradalar, ABD'ye bunun getirisi ne, bunu bir türlü anlayamadı. Dolayısıyla birkaç defa sisteme talimat verdi. Fakat ABD sistemi, maalesef sadece ABD'nin çıkarını değil, adını vermek istemediğim başka ülkelerin de çıkarlarını gözeten insanlarla dolu. Burada ABD'nin çıkarları açısından bakıldığı zaman, bir matematik hesabı yapıldığı zaman, Türkiye mi önemli, PKK gibi bir terör örgütü mü önemli, Sayın Trump buradaki matematiği hemen görüyor. Ama başka türden niyeti olan, ABD'yi orada tutmakla bölgede istikrarsızlığa neden olan bir terör örgütüne kan vermekle başka bir amaca hizmet edilebileceğini de hesaba katan başka insanlar da var sistem içerisinde. Maalesef o insanlar, Sayın Trump kadar net düşünmediler o dönem. Ben yeni dönemde Sayın Trump'ın daha kararlı, daha güçlü, ABD çıkarlarını ve sadece ABD çıkarlarını öne alan bir irade ile bu soruna daha farklı yaklaşacağına inanıyorum” dedi. SURİYE'DEKİ AZINLIKLARIN DURUMU Suriye'de azınlıkların geleceğine ilişkin soru üzerine Bakan Fidan, “Sayın Şara ve arkadaşları ile yaptığım görüşmelerde şunu gördüm; kendileri geçmiş dönemde Baas rejiminin ülkeleri gruplar üzerinde kurduğu baskı, bu grupları birbirine karşı kullanarak sistemi devam ettirme yönündeki bu zulümden büyük dersler çıkarılmış durumda. Her şeyden önce bu eski uygulamalara son verilmesi, eskilerin hatalarının tekrar edilmemesi için büyük bir hassasiyet içerisinde olduklarını gördüm. Ayrıca ülkedeki vatandaşların bir azınlık tanımlamasından çıkarılarak, herkesin eşit olduğu, ait olduğu etnisiteden veya mezhepten dolayı avantajlılık veya dezavantajlılığın olmadığı bir sistemin inşası konusunda bir vizyonun olduğunu gördüm. Aslında bu hem Türkiye'deki, hem Avrupa'daki, dünyanın gelişmiş demokrasilerinde ortaya konulan anayasal vatandaşlığa uygun bir yöntem. Bütün vatandaşların etnisitelerinden, kimliklerinden, din ve mezheplerinden bağımsız olarak yargı önünde, fırsat eşitliği açısından, her açıdan eşit olması şüphesiz çok ileri bir düşünce. İnşallah bu hayata geçer” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Fırat'ın doğusunun da temizlenmesi sorumluluktur Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Fırat'ın doğusunun da temizlenmesi sorumluluktur

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Suriye’deki gelişmeler” hakkında yazılı bir basın açıklaması yaptı. Devlet Bahçeli, Suriye’de Esad rejiminin çöküşünü değerlendirerek yeni yönetim, terörle mücadele ve İsrail’in politikalarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde; “Suriye’de bambaşka Bir Siyasi Gerçeklik Meydana Gelmiştir” "2011 yılının Mart ayından itibaren derin ve denetimsiz çalkantılarla bocalayan, birbirine eklemlenerek büyüyüp genişleyen dev krizlerle boğulan Suriye’de 8 Aralık’tan geçerli olmak üzere bambaşka bir siyasi gerçeklik meydana gelmiştir. ÇÜRÜMÜŞ ESAD REJİMİ NİHAYET ÇÖKTÜ Baştan ayağa çürüyen Esad rejimi bütün melanet ve musibetiyle nihayet çökmüştür. Nitekim baskıcı ve totaliter Esad rejiminin zulüm ve zilletle iç içe geçen karanlık devri kapanmış, Baas ilkelliği zora ve geniş bir ittifaka dayalı şekilde tasfiye edilmiştir. "SURİYE HALKI ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTU, YENİ BİR DÖNEM KUCAK AÇTI" Suriye halkı pas tutmuş esaret zincirlerini kırarak özgürlüğe kavuşmuş ve yeni bir döneme kucak açmıştır. Kanlı, kaotik, karmaşık ve uzun süreli istikrarsızlık yıllarının ardından Suriye’de yeşeren birlik ve dirlik iradesinin bölgesel barış ve istikrarın destekleyici unsurlarından birisi olarak sivrilmesi hiç kuşku yok ki samimi beklentimizdir. "yeni Suriye’nin demokrasiye geçiş süreci hızlanacaktır" Özellikle Türkiye’nin diyalog ve işbirliği telkinlerine sırt çeviren, halkıyla düşman kamplarda mevzilenip ihtilafa düşen zalim Esad’ın ülkeden kaçışıyla birlikte tarih sahnesine çıkan yeni Suriye’nin demokrasiye geçiş süreci inanıyorum ki hızlanacaktır. Muhalif grupların yönetimi devralmasıyla Suriye’de ihtiyatlı ve zamanla daha da somutlaşacak bir bahar havası doğmuştur. Üç ay süreyle görev yapacak geçiş hükümetinin şu ana kadar verdiği mesajlar, yaptığı açıklamalar, gösterdiği olgun yaklaşımlar sevindirici olduğu kadar ülkede yaşayan her kesim için makul, dengeli, dengeleyici ve rahatlatıcıdır. Bu kapsamda dost ve kardeş Suriye halkının memnuniyeti, yeni yönetimi sahiplenmesi ayrıca şayan-ı dikkatimizi celp etmektedir.  TÜRKİYE, SURİYE KRİZİNDE DOĞRU YERDE DURDU Türkiye 13 yıllık Suriye krizinde doğru yerde durmuş, esasen komşuluk hukukunun ahlak ve ilkelerini titizlikle savunmuş, bununla da kalmayıp her zaman bağlı kalmıştır. Masum insanları katleden, bu minvalde en acımasız işkence metotlarını kullanan, milyonlarca Suriyeli’yi yurdundan ve yuvasından koparan Esad’ın akıl, şuur, vicdan ve basiret kaybı Türkiye’ye ters bakışına yol açmış, elbette makus sonunu hazırlamıştır. Suriye’de vasat bulan yeni normalin geçmişten ders çıkarması huzur ve sükûnetle perçinlenmiş bir gelecek için kaçınılmaz gerekliliktir. BAHÇELİ'DEN İSRAİL'E "GOLAN" TEPKİSİ Diğer yandan Siyonist barbarlığın Suriye topraklarında yayılma politikası kabul edilemez bir istila girişimidir. İsrail’in, Golan Tepelerinde tesis edilen tampon bölge sınırını aşarak Şam’a doğru ilerleyiş kaydetmesi, farklı zamanlarda hava saldırıları düzenleyerek güç gösteri yapması, ısrarla ve sistematik ölçekte nüfuz alanları oluşturarak Suriye topraklarında hak iddiasında bulunması alçak bir fırsatçılıktır. Türkiye Suriye halkının yanındadır. Bu meşru ve dostane tutum hiç değişmeyecektir. Aynı fırsatçılığa bölücü terör örgütünün de teşne olması sonuçsuz kalmaya mahkumdur. İsrail’in sabır ve sinir eşiklerini tahrip ve taciz eden müdahalelerine karşı direniş hattı kurulmalıdır. "SURİYE'NİN SİYASİ VE TOPRAK BİRLİĞİ TÜRKİYE İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR" Suriye, Suriyelilerindir; Türkiye’de misafir olan geçici koruma statüsündeki kardeşlerimizin geri dönüşleri ise başlamıştır. Bu ülkenin siyasi ve toprak birliği tartışmaya kapalı bir konudur. Aynı zamanda Türkiye için kırmızıçizgidir. İsrail’in yayılmacı emellerini mütehakkim ve mütecaviz politikalarla devam ettirmesi halinde Türkiye’yle karşı karşıya gelmesi, temas hattının sıfıra inmesi kaçınılmaz hale gelebilecektir. ŞAM'A GÖZ DİKENLERE UYARI Şam’a göz dikenlerin Tel Aviv ile Kudüs’te sıkışıp bozgunla yüzleşme ihtimali yabana atılmamalıdır.  Suriye’de barış, huzur ve kardeşlik ikliminin filizlenmesine tahammül edemeyen mihrakların sürekli savaş ve çatışma ortamı için ikmal yapmasına, tehlikeli senaryoları devreye sokma arayışlarına Türkiye’nin yanında ümit ederim ki, bölge halkları da müsaade etmeyecektir. TÜRKİYE VE SURİYE'NİN GELECEĞİNDE TERÖRE YER YOK Terör örgütlerinin Suriye topraklarından sökülüp atılmasından başka seçenek de kalmamıştır. PKK/YPG’nin Suriye’de tutunması geldiğimiz bu aşamada muhal bir hayaldir. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenliğine, geleceğine, insan ve toprak bütünlüğüne azami tehdit saçan terör örgütlerinin yuvalandığı alanlardan çıkarılarak ya imha ya da teslim alınması muhakkak sağlanmalıdır. Güney sınırlarımızın sıfır noktasından başlamak suretiyle derinlemesine veya koridor biçimiyle bir terör devleti kurma hedefini gündeminde tutanlar hayal kırıklığı yaşamaya mecburdur. Ne Türkiye’nin ne de Suriye’nin geleceğinde terör örgütleri olamayacaktır. Suriye’deki yeni yönetimin PKK/YPG ile Kürt kardeşlerimizi tefrik etmesi, ayrı ayrı değerlendirmesi, dahası terör örgütlerinin varlığını reddetmesi takdirle karşıladığımız müspet bir adımdır. Üstelik silahlı tüm grupların dağıtılma kararı da iyimserliğimizi kamçılamıştır.  Parçalanmış Suriye’ye yatırım yapan küresel ve bölgesel aktörlerin kukla olarak sahaya sürdüğü terör örgütlerine hayat hakkı yoktur. "PKK/YPG ile mücadelemiz tavizsizdir" PKK/YPG’nin Fırat’ın batısından çıkarılmasından sonra doğusundan da temizlenmesi mukadder bir sorumluluktur. Suriye’yi vatanı ve varlığının onur eşiği kabul eden, etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun bütün Suriyelilerin bir ve beraber ülkelerine sahip çıkmalarıyla geçiş döneminin risk ve sancıları kısa zamanda atlatılacaktır. Siyasi sürecin canlandırılmasıyla yarım kalan anayasa hazırlığının tamamlanıp demokrasinin işler ve işlevsel hale gelmesi Suriye’nin gücüne güç katacaktır. Türk milleti Suriyeli kardeşlerinin destekçisidir. Demokrasiye hızla geçilmesi için yardıma hazırdır.  Ülkemizden doğup sınır aşan sular mahiyetindeki Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan “Bereketli Hilal”, komşu coğrafyaların huzur, sükûnet ve refahını takviye ve tahkim edecektir. Bizden doğup akan sular asil kardeşlerimize bereket taşıyacaktır. Suriye Türkmenleri kadar Suriyeli Kürtler, Araplar ve diğer kökenleri temsil eden toplumsal gruplar ayrılmaz ve bölünmez bir bütün halinde bağımsız devletlerinin çatısı altında sonsuza kadar yaşayacaklardır. Türkiye ve Suriye’de hayat mücadelesi veren Kürt kardeşlerimizin bölücü terör örgütüyle bir ve beraber anılması diye bir şey yoktur. Kürt kardeşlerimizle kavlimiz ve kaderimiz birdir. PKK/YPG ile mücadelemiz tavizsizdir, kıran kırana devam edecektir. ÖZGÜR ÖZEL'E “VİKİNG BENZETMESİ” TEPKİSİ CHP Genel Başkanı’nın “Öcalan Meclis’e gelsin, konuşsun, sorun çözülsün demek Viking kafasıdır” sözleri bir cahilin, bir densizin, bir mankurtun tevili olmayan zırvasıdır. Kürt kardeşlerimizle kucaklaşmamızı hazmedemeyen, terör sorununun sonlanma ümitlerini kabullenemeyen CHP, DEM Parti’nin yerine geçmiş, etnik ve mezhep bölücülüğü kulvarında öne çıkmıştır. CHP’nin yalnızca ekseni kaymamış, aynı zamanda siyasi etik ve erdemi de buharlaşıp kaybolmuştur. CHP Genel Başkanı’nın Viking benzetmesi kimlere özendiği, hangi tarih müktesebatından beslendiği gerçeğini açıkça deşifre etmiştir. Bizim mantığımızın Viking mantığı olduğunu ileri sürmek için hayatın akışına, siyasetin ve hadiselerin iç yüzüne esirleşmiş ve özelleşmiş devşirme gözüyle bakmak yeterlidir. Bizim mantığımız Türk mantığıdır, feyzini millet aklından; fikrini de Türk ahlak, kültür ve tarihinin muazzam birikiminden almaktadır. Özgür Özel’in Viking takıntısı potansiyel hayranlığının dışa vurumu, viran ve virman edilmiş iradesinin acıklı vurgunu, çatlak vazo gibi oturduğu koltuktaki pespaye halinin vaziyetidir. "MHP, DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞLERİNİN ARKASINDADIR" Kürt kardeşlerimizle aramıza girmeye hiç kimsenin nefesi yetmeyecektir. DEM’i istismar eden CHP’nin melun komploları çuvallamaya müstahaktır.  Milliyetçi Hareket Partisi düşünce ve görüşlerini tutarlı şekilde muhafaza etmekte ve arkasında durmaktadır. Kaldı ki Suriye’deki gelişmelerden sonra haklılığımız teyit edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin milli ve müteyakkız politikalarıyla Şam Büyükelçiliğimiz açılmış, Türk bayrağı göndere çekilmiş, sahada ve masada yerimiz pekişmiştir. Türkiye’nin siyasi ve stratejik başarılarından rahatsız olan CHP Genel Başkanı’yla irili ufaklı diğer partilerin şaşkınlığı ve mağlubiyet psikolojisine kapılmaları nevzuhur Baasçı zihniyetin muhalefet üzerinden ülkemize nasıl bulaştığını göstermesi bakımından ibret vericidir. Türk ve Türkiye Yüzyılında huzur, kardeşlik ve barış hâkim olacak; Moskova’ya kaçıp sığınan Esad’ın içimize sızan muhalefeti heder olup gidecektir. Emevi Camiinde kılınan Cuma Namazından keyifleri kaçanların, yansıyan fotoğraf karelerinden ürken ve telaşa düşenlerin sonu fitnenin uçurum dibidir.  Türkiye kazandıkça, eli güçlendikçe; askeri, siyasi ve diplomasi başarılarına imza attıkça, varlığını ve iradesini tebliğ ettikçe kayıp histerisi nüksedenler yeni yüzyılda ufkumuzu perdeleme teşebbüslerinde muvaffak olamayacaklar, eninde sonunda tarihin çöplüğünde yerini bulacaklardır. Özgür Özel de Vikinglerle yol yürümek istiyorsa takdir kendisinindir, bizim yolumuz Türk milletinin yoludur, Türk devrinin yoludur, Türkiye Yüzyılının yoludur."

MİT'ten Kamışlı'da PKK/YPG'ye darbe: Rejimden kalan mühimmatı taşıyan konvoy vuruldu Haber

MİT'ten Kamışlı'da PKK/YPG'ye darbe: Rejimden kalan mühimmatı taşıyan konvoy vuruldu

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, MİT, Esad rejiminin son bulması sonrasında saha ajanları vasıtasıyla bölgedeki gelişmeleri hassasiyetle takip ediyor. Örgütün, Esad rejimiyle yaptığı kirli anlaşmalarla rejimden devraldığı füze, mühimmat, ağır silah ve tanklara el koyduğu ve kendi depolarına taşımaya başladığı MİT tarafından tespit edildi. Terör örgütü, gasp ettiği Suriye halkına ait askeri ekipman ve teçhizatı güvenlik güçlerimize karşı kullanmayı planlıyordu. Bölgeyi an be an takibe alan MİT, örgüt mensuplarının karanlıktan faydalanarak füze ve mühimmatları tırlara yüklediğini ve konvoy şeklinde bölgeden ayrıldığını tespit etti. Bunun üzerine MİT, operasyon kararı alarak konvoyda yer alan füze ve ağır silah yüklü 12 tır, 2 tank ve 2 mühimmat deposunu imha etti. Suriye’deki son operasyonlarla moral motivasyonunu tamamen kaybeden örgüt, sürekli gerileyerek Fırat Nehri’nin doğusuna sıkışan kadrolarında oluşan yoğun korkuyu azaltmak için, “Kamışlı Havalimanı’nın İsrail tarafından hedef alındığı, örgüte yönelik bir operasyon olmadığı” yalanını yaymaya başladı. MİT kaynaklarınca, Suriye’de oluşan durumda, terör örgütünün sınırlarımızda yuvalanıp ülkemize yönelik faaliyet göstermesine müsamaha gösterilmeyeceği ve terör örgütüne yönelik operasyonların devam edeceği kaydedildi.

MİT'ten Tel Rıfat'ta nokta operasyon! Terörist Yaşar Çekik etkisiz hale getirildi Haber

MİT'ten Tel Rıfat'ta nokta operasyon! Terörist Yaşar Çekik etkisiz hale getirildi

MİT, terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Şehba Bölge Sorumlusu Yaşar Hakkari kod adlı Yaşar Çekik'i Suriye'nin Tel Rıfat şehrinde etkisiz hale getirdi. Kırmızı listeye nokta operasyon Terörist Yaşar Çekik; Türkiye, Irak ve Suriye'de Türk güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirdiği terör eylemleri sebebiyle İçişleri Bakanlığı Terör Arananlar Listesi Kırmızı Kategori'de yer alıyordu. Ayrıca İnterpol tarafından da kırmızı bültenle aranıyordu. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre PKK/YPG'li Çekik, MİT'in de öncelikli hedef listesindeydi ve MİT tarafından uzun süredir takip ediliyordu. MİT'in istihbarat ağı sayesinde, Çekik'in bir dönem birlikte sözde Cezire Bölge Sorumluluğu yürüttüğü ve kırmızı listede yer alan Orhan Bingöl kod adlı Ali Dinçer'in MİT tarafından etkisiz hala getirilmesi sonrasında görev yerinin değiştirildiği tespit edildi. Örgüt, terörist Çekik'i Şehba Bölgesi'nde görevlendirdi. MİT'in istihbari çalışmaları sonrasında terörist Çekik'in Şehba Bölgesi'ne geçtiğinin öğrenilmesi ile operasyon planı yapıldı. Terör örgütü PKK/YPG mensubu Çekik'in etrafında yer alan MİT ajanları teröristin hareketlerini anlık olarak merkeze aktardı. Operasyona uygun ortamın oluşması üzerine düğmeye basıldı. Yaşar Hakkari kod adlı terörist Yaşar Çekik Suriye Tel Rıfat'ta MİT'in gerçekleştirdiği nokta operasyonla etkisiz hale getirildi. MİT, Çukurca eylemlerinin intikamını aldı Yaşar Çekik, örgüte katıldığı 1993 yılından bu yana pek çok eyleme katıldı. Hakkari'nin Çukurca'da ilçesinde 20 Temmuz 2010'da sorumluluğundaki örgüt mensupları ile birlikte Çukurca Hantepe Jandarma Karakoluna gerçekleştirilen ve 6 askerin şehit olduğu eylemi düzenledi. 19 Ekim 2011'de Çukurca İlçe Emniyet Müdürlüğü Polis Lojmanları, Çukurca/Asayiş Tepe'de bulunan Çukurca Jandarma Asayiş Komando Bölüğü Komutanlığı ve Çukurca 1.Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı'na ait Kekliktepe üs bölgesine yönelik gerçekleştirilen, 24 askerin şehit olduğu 18 askerin ise yaralandığı eylemleri bizzat yönetti. Terörist Çekik ayrıca 9 Şubat 2012'de Çukurca'da örgüt mensuplarınca altı ayrı noktaya düzenlenen ve bir Jandarma Onbaşı'nın şehit olduğu, 13 Jandarma personelinin ise yaralandığı eylemleri planladı ve talimatlarını verdi. 15 Eylül 2012'de Çukurca'nın Oğul Köyü'ne mücavirinde askeri konvoya yönelik düzenlenen ve 4 askerin şehit olduğu 5 askerin ise yaralandığı saldırıya, eylemi gerçekleştiren örgüt mensuplarının sorumlusu olarak katıldı. Suriye'de, 2021 yılında Şehit Cemşit Tugayı Genel Sorumlusu olarak faaliyet yürüttüğü dönemde BPH Alanındaki ve Şanlıurfa sınır hattında konuşlu Türk güvenlik güçlerine yönelik yapılan eylemlerin talimatını verdi. 2021'de verdiği talimatla içerisine 500-600 kilogram patlayıcı madde yerleştirilmiş 7-8 adet minibüs tarzı araçlar hazırlanmıştı, araçların güvenlik güçlerine karşı fedai eylem veya uzaktan kumanda ile kontrol edilerek kullanılmasını planlanmış ancak güvenlik güçlerinin tespiti üzerine örgüt tarafından eylem gerçekleştirilememişti. Yaşar Hakkari kod adlı terörist Yaşar Çekik'in özgeçmişi 1993'te terör örgütü PKK/KCK kırsal kadrosuna katılan Yaşar Çekik, örgüt elebaşı Abdullah Öcalan'ın yanında eğitim gördü. Aldığı eğitim sonrasında PKK/HPG'nin sözde Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi sorumlusu oldu. 2005-2006'da Irak/Zap'ta, 2007-2010'da Hakkari/Kato kırsalında, 2010'dan 2014'e kadar da Irak kuzeyinde PKK/HPG bünyesinde sözde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttü. Suriye'ye 2014'te geçen terörist Çekik, Tel Tamir sözde Sorumlusu olarak faaliyet yürütmeye başladı. 2015-2016'da Suriye'de Ş.Arin kadro Tugayı Genel sözde Sorumlusu olarak faaliyetlerine devam etti. Suriye'den Irak'a 2017'de geçen Yaşar Çekik, Kuzey Irak'ta PKK Özel Güç bünyesinde faaliyet gösterdi. Irak/Gare'de örgüt mensuplarına askeri, siyasi ve ideolojik eğitimler verdi. Haziran 2017'de Irak/Mahmur'da yaralandı. Tedavisi sonrasında faaliyetlerine devam etti. 2019'da PKK/YBŞ Sincar Genel sözde Sorumlusu olarak faaliyet gösterdi ve aynı yıl Suriye'ye geçti. Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye Kurumlar Komutanlığı yürütmesine 2019'da düzenlemesi yapıldı ve ilerleyen süreçte örgüt tarafından Ş.Cemşit Kadro Tugayı sözde Genel Sorumlusu olarak görevlendirildi. Ekim 2021'de örgüt tarafından Cezire Bölge sözde Genel Sorumlusu olarak düzenlemesi yapıldı. Cezire Bölge Sorumluluğunu Orhan Bingöl kod adlı Ali Dinçer (Kırmızı Kategori) ile birlikte yürüttü. MİT tarafından etkisiz hale getirilen, PKK/Halk Savunma Merkezi yönetiminde yer alan Sofi Nurettin Kod adlı Halef El Muhammed'in (Kırmızı Kategori) en yakın arkadaşıydı. Son olarak PKK/YPG Şehba Bölge sözde Genel Sorumlusu olarak faaliyet yürütüyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.