SON DAKİKA
Hava Durumu

#Planlama

Söz Bursa - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz"

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısı ile şube olarak 2026 yılında hayata geçirecekleri proje ve çalışmaları anlattı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısında Şirin Rodoplu Şimşek, açıklamasında geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdikleri genel kurullarının ardından üyelerinin takdiri ile yeniden göreve gelerek, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Dönem Yönetim Kurulu olarak görevlerine başladıklarını belirtti. Genel kurullarında ortaya konulan görüşlerin, meslektaşlarının beklentilerinin ve Bursa’ya ilişkin ortak kaygıların, önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmaların çerçevesini belirlediğini ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, mimarlık mesleğinin gelişimini gözetmenin yanı sıra Bursa’nın sağlıklı, planlı ve yaşanabilir bir kent olarak geleceğe taşınmasına katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Bu anlayışla, kentimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren mimarlık, planlama ve kentleşme konularında, kamu yararını esas alan ve bilimsel temellere dayanan bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. “Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına üzerimize düşeni yapacağız” Kentlerin geleceğini belirleyen planlama kararlarının bilimsel, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla şekillenmesi gerektiğine inandıklarını belirten Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında da Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Bu kapsamda 2026 yılında Bursa’nın mekânsal gelişimini ilgilendiren planlama süreçlerini yakından takip edecek, Kent kimliğini, doğal değerleri ve kültürel mirası koruyan politikaları savunacak, hızlı büyüme baskısı, plansız yapılaşma ve çevresel riskler karşısında mimarlık disiplininin bilgi birikimini kamu yararı doğrultusunda ortaya koyacağız. Bursa’nın şehir anayasası niteliğindeki 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ve yerel kentsel tasarım projelerinde paydaş olarak süreci takip etmeye devam edeceğiz. Çarşamba, Altıparmak ve diğer kritik bölgelerdeki Kentsel Tasarım projelerinde görüş ve önerilerimizi sunacağız. Gemlik Belediyesi ile Umurbey Mahallesi Merkez Bölgesi için yapılacak ulusal ölçekte kentsel tasarım yarışmasını birlikte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. “Risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştireceğiz” Bursa’nın deprem kuşağında yer alması sebebiyle, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak ve risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştirmek öncelikleri arasında yer alacağını vurgulayan Şirin Rodoplu Şimşek, “Yeni kurduğumuz Afet Komitesi bünyesinde daha organize ve kurumsal bir şekilde çalışmaları sürdüreceğiz, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve sağlıklı kentsel dönüşüm yaklaşımlarının tartışılması, Bilimsel toplantılar, çalıştaylar ve kamuoyu bilgilendirme etkinlikleri düzenlenecek, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla iş birliği yapılması hedeflenmektedir. Afet ve deprem konularında toplum farkındalığını artırmak ve risk azaltma stratejilerini yaygınlaştırmak için planlı ve düzenli eğitim programları, simülasyon çalışmaları ve saha incelemeleri de yürütülecektir” dedi. “Plansız yapılaşma ile mücadelemiz sürecek” 2026 yılında kaçak yapılaşma ve imar kirliliği ile mücadele gündemimizin önemli başlıklarından biri olacağını ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “ Tarım alanları ve ekolojik dengesi hassas bölgelerde plansız yapılaşmaya karşı etkin mücadele, kamuoyu ve ilgili kurumlarla görüş ve öneri paylaşımı ve mevzuata aykırı yapıların tespit ve raporlanması süreci, konularında çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. “Meslektaşlarımızın her zaman yanındayız” Mimarların meslek hakları ve mesleki gelişimi öncelikleri arasında yer aldığının altını çizen Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve atölye çalışmaları düzenlenecek, genç mimar ve öğrenciler için staj programları ve mentorluk çalışmaları devam edecek, dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirmeler yapılacak, sosyal ve kültürel etkinlikler artırılarak meslektaş dayanışması güçlendirilecektir” diyerek, “Yeni komite ve komisyonlar kurularak mesleki konularda daha etkin çalışmalar yürütülecek, meslektaşların mesleki haklarını savunmak ve uygulamalarda görünürlüğünü artırmak için rapor, öneri ve kamuoyu bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerini kullandı. “Kültürel mirasımızı korunması çalışmalarımız sürecek” Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmaların öncelikleri olacağını anlatan Şirin Rodoplu Şimşek, “İznik ve Hanlar Bölgesi gibi tarihi dokusu açısından önemli bölgelerde ilgili kurumlarla iş birliği, tarihi kent dokularının yaşatılması ve kültürel mirasın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi, mevcut tarihi ve kültürel miras niteliğindeki yapıların tespit ve korunması ve tarihi alanlarda restorasyon, adaptasyon ve kamusal kullanıma yönelik projelerde katkı sağlanması ana çalışma başlıklarımız olacak” dedi. “Yönetmelikler ve ruhsat süreçlerinde etkin olacağız” Şirin Rodoplu Şimşek, Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, meslektaşlarının haklarını korumak, nitelikli proje üretimini desteklemek ve şehirde uygulama birliğini sağlamak amacıyla yönetmelikler ve ruhsat süreçleri konusunda etkin çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Şirin Rodoplu Şimşek, şunları söyledi:

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!” Haber

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, yeni ekonominin sunduğu enstrümanların doğru ve etkin biçimde kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, kentin mekânsal planlama sorununun da hızla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "BURSA’NIN PLANLAMAYA İHTİYACI VAR" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "PROJELER ORTAK AKIL VE SAHİPLENMEYLE BAŞARIYA ULAŞIR" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "SORUNLARIN TEMELİNDE PLANSIZLIK VAR" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "ÜYELERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAMAKLA SORUMLUYUZ" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "KOMİTELER ARASINDA GÜÇLÜ BİR SİNERJİ VAR" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "YARISI BİZDEN DESTEĞİ İLE BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM CAZİP HALE GETİRİLMELİ" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. 'Yarısı Bizden' kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

Nilüfer’de hizmetin ölçüsü: Temiz vicdan Haber

Nilüfer’de hizmetin ölçüsü: Temiz vicdan

Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile bir araya geldi. 2025 Süper Kupa şampiyonu sporcular, gençlerin sorularını yanıtlarken başarının yol haritasını paylaştı. Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin "Hoba Yeşil Koltuk" programında ayın konuğuydu. Etkinliğin açılışında konuşan Okul Müdür Yardımcısı Mustafa İnan, sporcuların gençler için rol model olduğunu ve buluşmaların motivasyonlarını olumlu etkilediğini söyledi. Nilüfer Belediyespor Spor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, çok iyi bir planlama ve çalışma ile sporcuların başarıya ulaştığını söyledi. Çalışmadan hiçbir sonucun elde edilemeyeceğini dile getiren Or öğrencilere seslenerek; "Sporda galip ya da mağlup olabilirsiniz. Sadece kazanma hırsı sizlere yıkıntı getirir. Önemli olan centilmence mücadele etmektir" dedi. Sadece akademik başarının yeterli olmadığını savunan Or, öğrencilerin spor ve sosyal etkinliklerle ilgilenmesinin önemli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı ve antrenör İlknur Kurtuluş, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Hentbolu nasıl seçtiklerini, bulundukları konuma nasıl geldiklerini ve sporun hayatlarına kattıklarını anlatan sporcular, öğrencilere tavsiyelerde bulundular. Etkinlik sonunda öğrenciler, sporcularla bol bol fotoğraf çektirdiler.

Deprem gerçeği Bursa’da konuşuldu Haber

Deprem gerçeği Bursa’da konuşuldu

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin düzenlediği “Ya Sonra? Depremin Ardından Deneyimler, Yarına Bakış” konulu panelde, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin neden olduğu felaketin ağır bilançosu ile bundan sonra yaşanabilecek depremlerin yıkıcı etkilerine karşı alınabilecek önlemler mercek altına alındı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Saldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy ile sivil toplum kuruluşu ve meslek odaları temsilcilerinin katıldığı panel, deprem bölgesindeki yaşanmışlıkları yeniden gündeme getirmesi açısından da ders niteliğindeki paylaşımları beraberinde getirdi. “Depremlerin yıkıcı etkileri önlenebilir” Panelin açılışında konuşan TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olmakla birlikte depremlerin yıkıcı sonuçlarının önüne geçilebileceğini vurguladı. Depremin önüne set çekmenin imkânsızlığına işaret eden Şimşek, “Ancak deprem öncesinde alınacak bir dizi önlemler zinciriyle, depremlerin neden olabileceği trajik sonuçların önüne geçebilmek kesinlikle mümkündür. Bu yapılabilir. Yeter ki karar alıcı mekanizmalar, ortak akılda buluşabilsinler” diye konuştu. Meslek kuruluşu olmanın verdiği toplumsal sorumluluk bilinciyle, deprem gerçeğini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Şimşek, bu bağlamda kent dinamikleriyle işbirliğine hazır olduklarını da sözlerine ekledi. Mudanya Belediyesi’nin örnek deprem duyarlılığı Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da konuşmasında deprem öncesinde alınacak önlemlerin önemini vurguladı. Deprem sonrasında sergilenen dayanışma olgusunun önemine işaret eden Dalgıç, “Bu durum elbette takdirle karşılanır. Böylesi süreçlerde kahramanlık örneklerine de tanıklık etmek gayet doğaldır. Ancak bana göre asıl kahramanlık, depremin neden olabileceği trajik yıkım tablolarının hiç yaşanmamasını sağlayacak önlemleri alabilmek ve bu önlemleri uygulamaya geçirebilmektir” dedi. Göreve geldikleri gibi deprem seferberliği başlattıklarına değinen Dalgıç, “Mudanya’nın Bina Envanteri ve Deprem Risk Analizi” çalışmasının sonuçlarına göre ilçedeki 54 bine yakın bağımsız alanın yüzde 60’ında risk tespit ettiklerine dikkat çekti. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, depremin yıkıcı etkilerine karşı güvenli kent inşa etme ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturma stratejilerini kararlılıkla sürdüreceklerini de sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Gözde Kırlı Özer’in moderatörlüğündeki panele geçildi. Depremin Hatay’daki travmatik izleri Panelin ilk konuşmacısı Mimarlar Odası Hatay Şubesi Başkanı Mustafa Özçelik, depremin Hatay’daki travmatik izlerinden söz etti. Kentlinin ve kent yaşamının iyileşme sürecinin zorluğuna değinen Özçelik, “Bu süreçte en önemli hedef, yaşam alanlarından uzaklaşmış insanların alana geri dönüşlerini sağlayacak ve burada uzun süreler var olabilmelerini garanti altına alabilecek çözümlerin geliştirilmesi olmalıdır. Büyük bir afet geçirmiş, tarifi mümkün olmayan acılar yaşamış insanların olduğu Antakya’nın bilinen, alışılan süreçlerden farklı özel bir yaklaşım üzerine olgunlaştırılan bir süreç ile değerlendirilmesi gerekmektedir” diye konuştu. Bu sürecin bir planlama etkinliğinden öte bir iyileşme süreci olarak kavramsallaştırılması gerektiğini vurgulayan Özçelik, böyle bir sürecin inşasında tüm paydaşların karşılıklı uzlaşmasına dayalı düzen kurgulamasının doğruyu bulmada önemli bir adım olacağını ifade etti. Binalara ‘sağlam raporu’ ısrarı Panelin diğer konuşmacısı Hasar Tespit Uzmanı İnşaat Mühendisi Umut Yetkiner ise hasar tespitinde bulundukları Hatay’da binalara sağlam raporu verilmesi doğrultusunda depremzedelerin baskılarına maruz kaldıklarını belirtti. Depremzedelerin açıkta kalabilecekleri endişesiyle bu yola başvurduklarını vurgulayan Yetkiner, “Bu gayet doğal insani bir tepki. Ancak bu insani tepkinin etkisinde kalarak hasarlı binalara sağlam raporu vermek, meselenin bir diğer vicdani sorumluluğunu oluşturuyor. En küçük artçıda bile yıkılması kuvvetle muhtemel binalarda insanların oturmasına göz yummak, o insanların ölümünden sorumlu olmak demektir. Bir binanın hasarsız olup olmadığı performans analizi veya teknik rapor olmadan anlaşılamaz. Biz de tespitlerimizde bu özelliklere dikkat ettik. Duygusal olmaktan çok sorumluluk duygusuyla hareket ettik” diye konuştu. Enkaz altındaki depremzedeleri arama ve kurtarma Panelin son konuşmacısı GEA Arama Kurtarma Ekoloji ve İnsani Yardım Grubu Ekip Lideri Tayfun Çuhadar da bölgede yıkılan binalara ulaşmakta büyük zorluklar yaşadıklarını belirtti. Depremin yıkıcı etkisiyle birlikte kentteki tüm altyapı sisteminin çöktüğüne işaret eden Çuhadar, “Yolların, köprülerin, tünellerin yerle bir olduğu afet bölgesindeki bina enkazlarına ulaşmamız oldukça zamanımızı aldı. Enkaz bölgelerine ulaştığımızda ise gerek profesyonel insan gücü gerekse teknik alet ve edevatla depremzedelerin imdadına yetiştik. Çok sayıdaki depremzedeyi gecemizi gündüzümüze katarak, enkazların altından canlı çıkarmayı başardık. Bu esnada büyük trajedilere tanıklık ettik” dedi. Arama kurtarma eğitimlerinin önemi Yapılan istatistiklerin, kurtarma ekiplerinin deprem bölgesine yetişinceye kadar geçen süreçte, depremzedelerin yaklaşık yüzde 90’ına yakın bölümünün, deprem bölgesindeki vatandaşların şahsi çabalarıyla enkaz yığınlarının altından çıkartıldığını belgelediğini belirten Çuhadar, bu durumun vatandaşlara yerinde verilecek ‘arama kurtarma eğitimleri’nin önemini gözler önüne serdiğini de sözlerine ekledi.

Tarih meraklıları Merinos’ta buluştu: Mitlerin doğuşu ve arkeolojik keşifler Haber

Tarih meraklıları Merinos’ta buluştu: Mitlerin doğuşu ve arkeolojik keşifler

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aktopraklık Arkeoloji söyleşilerinde insanlık tarihine dair pek çok ezberi değiştiren Göbeklitepe ve Karahantepe kazıları konuşuldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 6. buluşmasında ‘Mitlerin Doğuşu: Göbeklitepe - Karahantepe’ ele alındı. Aktopraklık kazılarına da uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul’un konuşmacı olduğu Merinos Tekstil ve Sanayi Müzesi Galeri Alanı’ndaki programa, tarih ve arkeoloji meraklıları büyük ilgi gösterdi. İnsanlık tarihine yön veren önemli arkeolojik keşiflerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı programda, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının ortaya koyduğu iz üzerinden neolitik dönemin inanç dünyasına, toplumsal örgütlenme biçimlerine ve yerleşik hayata geçiş sürecine dair önemli bilgiler paylaşıldı. Göbeklitepe ve Karahantepe’nin, insanlık tarihine dair bilinen pek çok ezberi değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Necmi Karul, bu alanların yalnızca arkeolojik açıdan değil, insanlık düşüncesinin ve ortak yaşam kültürünün gelişimi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Anıtsal yapıların inşa sürecinin, erken dönem insan topluluklarının iş birliği, planlama ve ortak inanç sistemleri etrafında bir araya gelebildiğini gösterdiğini belirten Karul, inanç, ritüel ve sembolizmin toplumsal yapının şekillenmesindeki rolüne dikkat çekti. Söyleşide ayrıca, arkeolojik kazıların bilimsel yöntemleri, elde edilen izlerin değerlendirilme süreçleri ve bu keşiflerin dünya arkeoloji literatüründeki yeri de ele alındı. Program soru cevap bölümüyle sona ererken; söyleşi dizisini büyük bir ilgiyle takip eden arkeoloji meraklıları, kültür ve tarih alanındaki çalışmalarından dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Başkan Bozbey’den Bursa’ya 29 kilometrelik "Kuzey Bulvarı" ve Ekolojik dönüşüm müjdesi Haber

Başkan Bozbey’den Bursa’ya 29 kilometrelik "Kuzey Bulvarı" ve Ekolojik dönüşüm müjdesi

Bursa'da 380 hektarlık alanda ekolojik temelli kentsel dönüşüm başlıyor. Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "380 hekterlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yüreyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz. Yeni yollar ortaya çıkacak" dedi. Bursa'da 380 hektarlık alanda ekolojik temelli bütüncül kentsel tasarım planı için hazırlıklar hız kazandı. Kentsel dönüşüm kapsamında hayata geçirilecek proje, yaya öncelikli ulaşım, yeşil altyapı, ve fosil yakıtsız Pasif Ev sistemi ile tasarlanmış binalarıyla Türkiye'de örnek bir dönüşüm modeli olmayı hedefliyor. Yaya öncelikli yaklaşımın benimsendiği projede, fosil yakıt kullanılmadan Pasif Ev sistemi ile tasarlanacak binalar, bahçe duvarları olmadan yeşil sistemle bütünleşecek. YEŞİL SİSTEM ÜZERİNE KURULU YENİ İMAR MODELİ Projede ayrık nizam yerine blok nizam tercih edilerek imar adaları büyütüldü. Bahçe duvarlarının kaldırılmasıyla birlikte kullanılmayan yan bahçeler ve önceki sistemde yol olarak ayrılan alanlar yeşil sisteme dahil edildi. Böylece, büyük yeşil sistem üzerine kurulu imar adaları oluşturuldu. 20-30 hektarlık parçacıl imar adaları uygulanabilir şekilde tasarlandı. Bu adaların çevresi en az 30 metre genişliğinde araç yollarıyla çevrilecek. Parklar, sosyal donatı alanları ve eğitim yapıları kesintisiz yeşil yaya akslarıyla birbirine bağlanacak. Proje sayesinde çocukların okula 1-2 km mesafeyi araç trafiğinden arındırılmış güvenli yaya yollarıyla yürüyerek ulaşması sağlanacak. GÜNLÜK HAYATTA YAYA ÖNCELİĞİ OLACAK Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, günlük hayatın yürüyerek erişilebilir olması. Eğitim, sağlık, sosyal donatı ve park alanları arasında kesintisiz yaya bağlantıları kurulacak. Böylece, kent sakinleri araç kullanmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bu proje sayesinde sağlıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir bir kentsel çevre oluşturmak, çocuklar ve yaşlılar için güvenli yaşam alanları sağlamak, enerji verimliliği yüksek, fosil yakıtsız konutlar üretmek ve plansız ve çarpık gelişmiş bölgeleri dönüştürerek yaşanabilir bir kent modeli ortaya koymak amaçlanıyor. Ekolojik temelli bu tasarımın, kentin plansız ve çarpık gelişmiş bölgelerinin tamamında uygulanması hedefleniyor. İlk uygulama etabının 2026 yılında başlaması için çalışmalar başlatıldı. KUZEY BULVARI YENİ ULAŞIMIN OMURGASI Projenin en önemli bileşenlerinden biri de 65 metre genişliğindeki Kuzey Bulvarı. Sağlıksız yapılaşmış bölgelerin dönüştürülmesiyle oluşturulacak bulvar, 29 km uzunluğunda 65 metre genişliğinde olacak şekilde kilometreler boyunca kesintisiz devam edecek. Kuzey Bulvarı, kentsel dönüşüm alanlarını kapsayan ve ekolojik temelli tasarım bölgesinden geçen ana ulaşım omurgası olacak. Ulaşım, kentsel dönüşüm ve yeşil altyapı kararları bütüncül bir bakış açısıyla ele alınacak. Bulvar, kent içi trafiği düzenlerken aynı zamanda yeşil sistemle entegre olacak. BAŞKAN BOZBEY AÇIKLADI Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 380 hektarlık alanda yeni bir kentsel tasarımı hayata geçirdiklerini ifade ederek, "Yeni alternatif yolların da bu planlama süreçlerinde ortaya çıktığını paylaşmak istiyorum. Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hekterlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yüreyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz" diye konuştu.

Oktay Yılmaz: "Bursa'da Kentsel dönüşümün doğru adresi Yıldırım" Haber

Oktay Yılmaz: "Bursa'da Kentsel dönüşümün doğru adresi Yıldırım"

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yeni yılla birlikte yeni hedeflerinin 30 bin yeni konut olduğunu söyledi. Bursa'da kentsel dönüşümün en doğru şekilde Yıldırım'da yapıldığını belirten Başkan Yılmaz, geçtiğimiz dönemde başlatılan çalışmaları "sessiz devrim" olarak nitelendirerek, bugüne kadar 15 binden fazla tapu dağıtıldığını, Ocak ayı itibarıyla bu sayının 20 bine ulaşacağını söyledi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşüm ve mülkiyet sorunlarının çözümüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "YILDIRIM, BURSA'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN DOĞRU ADRESİ" Başkan Yılmaz, Bursa'da kentsel dönüşümün en doğru şekilde Yıldırım'da yapıldığını vurgulayarak, "Şehrin nüfusunu 2-3 katına çıkarmadan, sosyal yaşam alanları kazandırarak bir yol haritası ortaya koyduk ve bunun tuttuğunu gördük. 20'den fazla noktada kentsel dönüşüm çalışması yaptık. Büyükşehir, Bakanlık ve özel sektörle birlikte çok sayıda proje gerçekleştirdik. Kendimize büyük bir hedef koyduk: 30 bin yeni konut" dedi. Bugüne kadar 15 binden fazla konutun hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Yılmaz, "Vatandaşlarımız artık bahçeli ve site alanlarıyla birlikte evlerini kullanıyor. Bu karşılık buldu, özel sektörle birlikte sayıyı artıracağız" ifadelerini kullandı. SÜREÇ NASIL İŞLİYOR? Yılmaz, kentsel dönüşüm sürecini şu sözlerle anlattı: "Kaçak yapıların bulunduğu bölgelerde yeni planlama yapıyoruz. Geniş yollar, parklar, sağlık ve eğitim alanları oluşturuyoruz. Projelerde emsal artışıyla destek veriyoruz. Belediye olarak finansal sübvanseler sağlıyoruz. Ancak 50 yıllık daireye sıfır daire vermek mümkün değil. Hak sahibi, müteahhit ve belediye elini taşın altına koyuyor." Başkan Yılmaz, Mevlana, Ulus, Davutkadı, Cevizli, Yediselviler, Mimar Sinan, Ortabağlar, Esenevler, Karapınar, Şirinevler ve Beyazıt mahallelerinde projelerin sürdüğünü belirterek, "2026 yılında kentin birçok noktasında dönüşüm projelerimiz hayat bulacak" dedi. Kentsel dönüşümde gönüllülüğün esas olduğunu da vurgulayan Başkan Yılmaz, "Vatandaş istemiyorsa müdahale etmiyoruz. Ama katkı sağlanıyorsa projeler hızla ilerliyor. Çünkü biz sadece bina yapmıyoruz; yol, park, sağlık ocağı gibi sosyal yaşamı güçlendiren alanlar da kazandırıyoruz" dedi. 2026 bütçesi konusunda da açıklama yapan Yılmaz, "Direkt bütçeden pay ayırmak yerine kamu adına elde ettiğimiz arazileri kullanıyoruz. Elimizde daire oluyorsa sübvansede değerlendiriyoruz" diye konuştu.

ABD'nin onda biri kadar dondurulmuş gıda tüketiyoruz Haber

ABD'nin onda biri kadar dondurulmuş gıda tüketiyoruz

Dondurulmuş Gıda Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yıldırım, Türkiye'de şu anda dondurulmuş üründe kişi başı tüketimin 7 kilogram olduğuna dikkati çekerek, "Kişi başına tüketim Avrupa'da 40, ABD'de ise 70 kilogram civarında. Halen gitmemiz gereken çok fazla yol var" dedi. Yıldırım yaptığı açıklamada, dondurulmuş gıdalarda sürdürülebilir ürün kalitesi aynı kalitede korunduğunu ve sunulabildiğini belirtti. Dondurulmuş ürünlerin kullanım kolaylığına dikkati çeken Yıldırım, atık anlamında da kullanıcılara ciddi avantajlar sağladığını anlattı. Günümüz dünyasında sağlıklı ürünlerin ön plana çıktığını ve dondurulmuş ürünlerin katkısız, koruyucusuz olarak tüketim tercihinde üst sıralara yükseldiğini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: "Dondurulmuş gıdada inanın biz de ev kadınlarının sadece evde yıkamada kullandıkları suyu kullanıyoruz. Başka hiçbir şekilde ürünlerimizde katkı malzemesi, koruyucu olmuyor. Biz taze ürünleri yıkıyoruz eksi 40 derecede donduruyor, eksi 18 derecede muhafaza ediyoruz. Evlerde daha yüksek sıcaklıklarda dondurma işlemi yapılıyor dolaplarda. Biz eksi 40 derece yaparak mikroorganizma faaliyetlerini tamamen durduruyoruz." "MANAVDAKİ ÜRÜNDEN BİLE TAZE" Yıldırım, dondurulmuş ürünlerin bazılarında ön pişirme uygulandığını aktararak, "Bu pratiklik sağlıyor. Çıkar ısıt ya da pişir ve kullan. Dünya dondurulmuş gıdada çok önde" dedi. Türkiye'de şu anda dondurulmuş üründe kişi başı tüketimin 7 kilogram olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti: "Kişi başına tüketim Avrupa'da 40, ABD'de ise 70 kilogram civarında. Halen gitmemiz gereken çok fazla yol var. Sektörün önü açık ve potansiyeli yüksek. Bunu bizim çok iyi anlatmamız lazım. Derneğimizin zaten amaçlarından biri de bu. Sağlıklı ürünler olduğuna insanları ikna etmek çok önemli. Bir döner zinciri düşünün. Bu döner zincirinin 100 şubesi olduğunda her yerde bir usta kullanmak zorunda. Fakat bizim gibi çözüm üreten firmalarımız, her yerde aynı kalitede ürünü sağlayabiliyor." Yıldırım, manava gidildiğinde bile birkaç gün beklemiş ürün satın alındığını vurgulayarak, "Bizde ise taze olarak ham madde 2 saat içinde fabrikaya geliyor hızlı bir şekilde yıkanıyor, eksi 40 derecede donduruluyor ve eksi 18 derecelik depolara çekiliyor. Bunu gıda ve ziraat mühendisleriyle yapıyoruz. Aslında tarladan sofraya en taze ürünü sunuyoruz" diye konuştu. "KALINTI KONTROLLERİ ARALIKSIZ YAPILIYOR" Meyve ve sebzelerde sürekli pestisit kalıntısı kontrolleri de yaptıklarını belirten Yıldırım, "Biz her gelen ham maddeyi sıkı kontrolden geçiriyoruz. Bu kontrollerden sonra üretim yapılıyor. Tazeden daha taze ve kalıntısız ürünler sunuyoruz. Dondurulmuş gıda tüketilmesini çok şiddetli bir şekilde öneriyorum" dedi. Yıldırım, sektörün ciddi bir ihracat potansiyeline ulaştığını ve bunu daha da artıracak tecrübeye, kapasiteye sahip olduğunu dile getirerek, doğru planlama ve doğru maliyetlenme ile çok daha iyi kazançlar sağlanabileceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.