SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ramazan

Söz Bursa - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ESDER Bursa'dan Ramazan uyarısı: "Gıda Milli Güvenlik meselesidir!" Haber

ESDER Bursa'dan Ramazan uyarısı: "Gıda Milli Güvenlik meselesidir!"

Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER) Bursa Şubesi, "1 Konu 1 Konuk" programında Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Durmuş’u ağırladı. Ramazan ayı öncesi gıda güvenliğinin masaya yatırıldığı toplantıda, "denetimsiz yöresel çadırlar" ve "milli tarım politikaları" hakkında çarpıcı uyarılar yapıldı. "MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATAN SATANA" Programın açılışında konuşan ESDER Bursa Şube Başkanı İbrahim Özacar, gıda sektöründeki ahlaki erozyona ve fiyat istikrarsızlığına sert tepki gösterdi. Özacar, "Her yıl Ramazan yaklaşırken toplum sağlığını tehdit eden hileli gıdalar gündeme geliyor. Payitaht Bursa’nın münbit toprakları ve çiftçisi kaderine terk edilemez. Etrafımız ateş çemberiyken, gıda bizim için en öncelikli milli güvenlik meselesidir" dedi. DENETİMSİZ ÇADIRLAR VE İTHALAT ÇIKMAZI Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Serkan Durmuş ise teknik ve yapısal sorunlara dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: Yöresel Çadır Tehlikesi: Şehirdeki denetimsiz "Yöresel Ürün Çadırları" hem halk sağlığını riske atıyor hem de yerleşik esnafa zarar veriyor. Bursa Tarımı Kan Kaybediyor: Geçmişte Türkiye’nin meyve-sebze deposu olan Bursa, hızlı nüfus ve sanayileşme gölgesinde tarımsal üretimde ciddi zaafa uğradı. Üretici Tarladan Kopuyor: Artan girdi maliyetleri ve et ithalatı kabul edilemez bir boyuta ulaştı; çözüm milli üretimden geçiyor. RAMAZAN ÖNCESİ "HAKSIZ KAZANÇ" ÇAĞRISI Toplantı sonunda her iki kurum, Ramazan ayı vesilesiyle üretici ve perakendecilere; haksız kazançtan ve spekülatif fiyat artışlarından uzak durmaları konusunda güçlü bir çağrıda bulundu.

Bursa’da fırsatçılara geçit yok: Denetimler arttı Haber

Bursa’da fırsatçılara geçit yok: Denetimler arttı

Bursa’da yaklaşan Ramazan ayı öncesi Ticaret İl Müdürlüğü tarafından denetimler sıklaştırıldı. Bursa’da Ocak ayında gerçekleştirilen denetimlerde işletmelere yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından planlanan denetimler çerçevesinde Ramazan ayına sayılı günler kala Bursa’da, fırsatçılığı önlemek amacıyla toptancılarda ve marketlerde başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri, et ve et ürünleri olmak üzere tüm ürünlere yönelik denetimler artırıldı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri özellikle; ürünlerde fiyat etiketinin olup olmadığına, raflardaki fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluğun olup olmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ve önceki fiyat bilgilerine yer verilip verilmediğine, meyve ve sebze reyonlarında ise etiketlerle birlikte ürün künyelerinin bulunup bulunmadığına bakarak Hal Kayıt Sistemi (HKS) Mobil Uygulama üzerinden ürünleri sorguluyor. Bursa’da 1-27 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün; fiyat etiketi ve fahiş fiyat artışı mevzuatı kapsamında denetlenerek yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulandı. Denetimler ile ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, "Satıştan kaçınma var mı, stokçuluk yapılıyor mu inceliyoruz, fahiş fiyat var mı kontrol ediyoruz. Fırınlarda ise yine ekmek fiyat tarife ve etiketlerinin bulunup bulunmadığına ve gramajlarına uyulup uyulmadığına bakıyoruz. Yine aynı şekilde yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren kafe, restoran ve lokanta vb. işletmelerin giriş kapılarında ürün fiyat tarifelerinin/listelerinin olup-olmadığını, masalarda menünün bulundurulup bulundurulmadığını kontrol ediyoruz" dedi. Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, yapılan usulsüzler için idari para cezası uygulandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Denetim esnasında İl Müdürlüğümüz personeli tarafından tutanak tanzim edilerek fiyat etiketi olmayan ürünlere, kasa-raf farkı olması ve satıştan kaçınma durumlarında her bir kalem ürün için İl Müdürlüğümüzce aykırılık başına 3 bin 973TL idari para cezası uygulanmaktadır. Diğer taraftan İl Müdürlüğümüzce piyasada oluşan arz talep dengesini bozucu eylemler, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik denetimlerimiz de gerçekleştirilmekte olup fiyatı fahiş olarak artan ürünlerin son 3 aylık alış faturaları ve satış fiyatlarını inceledikten sonra girdi maliyetlerinde haklı bir gerekçeye dayanmaksızın veya girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında bir artış söz konusuysa bunları da tespit ederek Bakanlığımızca oluşturulmuş olan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği yapılmak üzere göndererek bir aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca İdari Para Cezasının uygulanmasını sağlıyoruz. Bursa özelinde 1-27 Ocak 2026 tarihleri arasında bugün itibariyle yaklaşık 450 işletmede 142 bin ürün denetlenmiş olup yaklaşık 1 milyon 100 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. Piyasada herhangi bir aykırılığa, düzensizliğe ve haksızlığa mahal vermemek adına, yasal ticareti destekleyerek, ticareti zorlaştırmadan ve engellemeden geniş kapsamlı piyasa denetimlerimiz bundan böyle de il genelinde devam edecektir."

Başkan Yılmaz şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu Haber

Başkan Yılmaz şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu

Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen programa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP İlçe Başkanı Kadir Taşçı, CHP İlçe Başkanı İlhami Gün, BBP İlçe Başkanı Gürkan Sidal, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, şehit ve gazi yakınları katıldı. ÇOCUKLARIMIZA AKTARMALIYIZ Ramazan’ın manevi iklimine işaret eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Ramazan’ın ruhu olan birlik, beraberlik, kardeşlik gibi hasletlerimiz için sevdiklerinden geleceklerinden, hayatlarından vazgeçen şehitlerimiz ve gazilerimize borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz. Biz her bir ferdiyle ülkesinin, milletinin ve onu temsil edenlerin güvenliği için gerektiğinde canını ortaya koyacağını ispatlamış bir milletiz. Çanakkale’den Millî Mücadele’ye bunun sayısız örneği mevcuttur. Son örneğini de 15 Temmuz’da hep birlikte yaşadık. Milletimizin bekası, şehitlik ve gazilik ruhu kazanmış bir kalbe sahip olan nesiller yetiştirmekle mümkündür. Bunun için geleceğimizin teminatı olan gençlerimize, Malazgirt’te, Miryokefalon’da, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu Anadolu bölgemiz başta olmak üzere 30 yılı aşkın bir süredir terör örgütlerine karşı ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde de tüm Türkiye’de verilen mücadeleyi iyi anlatmalı, bu aziz vatan uğrunda gösterilen fedakârlığı öğretmeliyiz” ifadelerini kullandı. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Vatan için millet için, birlik beraberlik için kendilerinden geçenlerin bu vatanın gerçek sahipleri olduğuna vurgu yapan Başkan Yılmaz, “Onların fedakârlıkları ve cesaretleri olmasaydı bu toprakları vatan tutamazdık. Bu nedenle bu vatan en çok onların ve onların geride bizlere emanet bıraktığı ailelerinindir. Gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin yakınlarının milletimize tevdi edilmiş en kıymetli emanetler olduğu inancıyla, devletimizin tüm kurum-kuruluşları ve imkânlarının yanlarında olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu iftar sofrası vesilesiyle şehit yakınlarımız ve gazilerimizle konuşma, dertleşme imkânı bulmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum” diye konuştu. BORCUMUZU ÖDEYEMEYİZ Türkiye’nin huzurunun milletin birlik ve bütünlüğünün ‘ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz’ inancıyla yardan ve serden geçenler sayesinde olduğunu söyleyen Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, “Bugün bizlere düşen ise onların hatırasını yâd etmek, geride bıraktıkları ailelerinin her zaman yanında olmak ve bize emanet ettikleri vatanımızı canımız pahasına korumak, yaşamak ve yaşatmaktır. Milli ve manevi değerlerimiz uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bizleri bu akşam bir araya getiren Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Şerbetli yerine sütlü yiyin! Haber

Şerbetli yerine sütlü yiyin!

 Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Arslan, Ramazan ayında yapılan hatalı beslenme alışkanlıklarına dikkat çekti. Uzun süren açlık sonrası fazla miktarda ve hızlı bir şekilde besin tüketiminin zararlarına da dikkat çeken Doç. Dr. Müge Arslan, “Boş olan mideye hızlı ve fazla miktarda besin girdiğinde mide rahatsızlıklarının yanı sıra, şişmanlama da bu süreçte görülebilir. Aslında Ramazan ayını şişmanlamadan geçirmek mümkün olsa da bu süreçte yapılan beslenme hataları nedeniyle kilo alma durumu ortaya çıkabilmektedir” diyerek, hem sindirimin tamamlanması için zaman açısından, hem de doyma hissinin algılanması açısından yavaş ve çok çiğneyerek besin tüketiminin altını çizdi. TOKLUK HİSSİ BEYNE, BESİN AĞZA ALINDIKTAN 15 DAKİKA SONRA ULAŞIYOR Doç. Dr. Müge Arslan, iftarda çok hızlı besin tüketilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede de,  “Tokluk hissi beyne, besin ağza alındıktan 15 dakika sonra ulaşır. Ancak, uzun süreli açlığın etkisiyle neredeyse nefes almadan besin tüketildiği için tokluk hissi algılanamadan porsiyon miktarı artıyor. Genellikle de uzun süreli açlıkta hızlı ve fazla miktarda tüketilen besinler kalorili oluyor. Mesela iftariyeliklerle birlikte pideye çok fazla yükleniliyor ve böylece karbonhidrat içeriğinin fazlalaşması ve enerji alımı da  artıyor. Hızlı yemek yeme alışkanlığıyla birlikte şişmanlık kaçınılmaz hale geliyor.” dedi. Uzun süreli açlıkta, 16-18 saatlik bir süreçte, ciddi anlamda şeker düşüşü yaşandığını da ifade eden Doç. Dr. Müge Arslan,“Sahura kalkmadığınızda bu durumu daha da olumsuz hale getirmiş olursunuz. Hem mide rahatsızlıklarını önlemek hem de kilo alımının önüne geçmek için sahura mutlaka kalkılmalıdır.” dedi. İnsanların Ramazan’da iki farklı beslenme davranış sergilediklerini kaydeden Doç. Dr. Müge Arslan, “Sahura kalkanlar ve sahura kalkmayanlar… Sahura kalkmayanlar, sahura kadar olan süreçte beslenmeye devam edebiliyorlar. Bu, hiç yapmamaktansa tercih edilebilir bir seçenektir. Yani sahura kalkmamaktansa iftar sonrasından sahura kadarki süreçte  atıştırmalıklar şeklinde besin alımı, hiç yapılmamasından daha iyidir. Ancak uyku da insanlara daha cazip gelebiliyor. İftardan sonra uyuyup, sonrasında sahura kalkmak çok daha tercih edilebilir bir durumdur. Sahur zamanı sabaha yakın olduğu için, kahvaltı öğünü niteliğindeki sahur, o gün içerisindeki 16-18 saatlik açlığı dengeleyecek olan öğündür. Bu nedenle sahur altın değerindedir, çok önemlidir ve mutlaka kalkılması gerekir.” diye konuştu. ŞERBETLİ TATLILAR YERİNE SÜTLÜ TATLILAR VEYA DONDURMA… İftar sofraları denince akla ilk gelenlerin meşhur iftar pideleri ve tatlılar olduğunu dile getiren Doç. Dr. Müge Arslan, şunları kaydetti: “Elbette ki tatlı tüketilebilir. Zaten normal beslenme düzeninde de tatlı yenilmez diye bir kural yoktur. Bireylerin yaşam tarzlarına göre tatlı tercihleri değişebilir. Ancak Ramazan'da, uzun süreli açlığın ardından kurulan zengin sofraların sonunda genellikle hamur işi ve şerbetli ve yağı fazla olan tatlılar tercih ediliyor. Bu durum mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Çünkü uzun süren açlığın ardından iftarla birlikte hızlı bir besin tüketimi gerçekleşiyor. Ardından tüketilen şerbetli ve yağlı tatlılar, uzun süre düşük seyreden kan şekerini bir anda yükseltiyor ve sonrasında hızlı bir düşüş yaşanıyor. Bu durum, kan şekeri dengesinin bozulmasına neden oluyor. Bu nedenle, bu tür yağ içeriği yüksek  veya şerbetli tatlılar tüketildiğinde, yedikten sonra halsizlik ve modda düşüklük hissedilebilir. Tatlı tüketmek isteyenler, sütlü tatlıları (tavuk göğsü, sütlaç, muhallebi gibi) veya dondurmayı tercih etmelidir. Daha hafif ve sütlü tatlılar, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur.” ÖNCE ÇORBA ARDINDAN 15 DAKİKA ARA! Ramazan'ın en önemli öğününün iftar olduğunu söyleyen Doç. Dr. Müge Arslan, “Çünkü uzun süren açlığın ardından ilk kez yemek yenecek olması nedeniyle oldukça önemlidir. Ancak bu öğünde çok yanlış beslenme davranışları sergilenebiliyor. Hatta bazı insanlar açlıkla kaşığı ellerinde bekleyip ezan okunduğu anda yemeğe başlıyorlar. Uzun süren açlık sonrası düşen şekerin dengelenmesi açısından iftar oldukça önemlidir. Bu öğünde, uzun süre boş kalan mideyi yormayacak ve sindirimi kolaylaştıracak besinler tercih edilmeli, kan şekeri dengesini korumaya özen gösterilmelidir. İftariyelik olarak bilinen peynir, hurma, zeytin ve küçük birer dilim pastırma veya sucuk gibi seçeneklerle mideyi yavaş yavaş rahatlatmak faydalı olacaktır. İftara başladıktan sonra çorbayla devam edilebilir. Bir kase çorba içildikten sonra 15-20 dakika dinlenilmesi önerilir. Bu, midenin sindirimine yardımcı olur ve kan şekeri seviyesinin düzenlenmesini sağlar. Bu 20 dakikalık arada namaz kılmak gibi aktivitelerle vakit geçirilebilir. Ardından ana yemeğe geçilebilir. Et yemeği, sebze yemeği, pide, salata ve yoğurt gibi besinlerle iftar tamamlanabilir.” diye konuştu.

Ramazan ayında reflü ve mide problemlerinden korunmanın yolları Haber

Ramazan ayında reflü ve mide problemlerinden korunmanın yolları

 Uzun süreli açlıktan korunmak için, mutlaka sahur yapılmalı; ağır yağlı, baharatlı, acılı gıdalar yerine daha hafif olan çorba tercih edilmelidir. Ayrıca sahur ve iftarda süt ürünleri, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmelidir. Sahur ve iftarda alınan gıda miktarı azaltılmalı; iftardan sonra yaklaşık bir buçuk saat aralıklarla iki ara öğün alarak yeme düzeni oluşturulmalıdır" dedi. Oruç tutarken mide sağlığını korumak için sahur ve iftarda sağlıklı beslenmek, ara öğünleri ihmal etmemek ve bol sıvı tüketmek gerekiyor. Ramazan’da sık görülen sindirim sistemi sorunlarını pratik tedbirler önleyebiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, Ramazan’da reflü ve mide problemlerinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Uzun süren açlık ve ardından kontrolsüzce yenilen yemeklerin midede ağrı, yanma, gaz, şişlik, hazımsızlık, kramplar ve reflüyü tetikleyebileceğini belirten Dr. Öğr. ÜyesiMurat Keskin, "Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıklarına devam edilmesi sindirim sistemi sorunlarından korunmak için önemlidir. Uzun süreli açlıktan korunmak için, mutlaka sahur yapılmalı; ağır yağlı, baharatlı, acılı gıdalar yerine daha hafif olan çorba tercih edilmelidir. Ayrıca sahur ve iftarda süt ürünleri, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmelidir. Sahur ve iftarda alınan gıda miktarı azaltılmalı; iftardan sonra yaklaşık bir buçuk saat aralıklarla iki ara öğün alarak yeme düzeni oluşturulmalıdır. Tüm öğünlerde gıdalar iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenilmeli, hızlı yemekten kaçınılmalıdır. Bunun yanında şerbetli tatlılardan uzak durulup; sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir" dedi. KIZARMIŞ YİYECEKLERDEN TÜKETMEYİN Kızartılmış ve kavrulmuş besinlerin mide ve bağırsaklarda rahatsızlığa neden olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Bunun yerine haşlanmış, fırında ve ızgarada yapılmış yemekler tüketilmelidir. İftara hafif yemeklerle başlanmalı, ardından az yağlı sebze veya et yemeğine salata eşlik etmeli. Ayrıca öğünlerde alınan sıvı miktarı arttırılmalı, günde en az 2-2,5 litre su ile beraber taze sıkılmış meyve suları, sebze suları, ayran gibi içecekler tüketerek vücudun sıvı ihtiyacı karşılanmalıdır" şeklinde konuştu. ÖĞÜNLERDEN SONRA EGZERSİZ ÖNERİSİ Sahur ve iftarda büyük porsiyonlar yerine, küçük porsiyonlar tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat K eskin, şöyle devam etti: "Ramazan’da az az, sık sık yeme şekli tercih edilmelidir. Hareketsizlikten özellikle kaçınılmalı, öğünlerden sonra kısa süreli yürüyüşler, hafif egzersizler yapılmalıdır. Özellikle reflüden korunmak için, sahurda yemekten hemen sonra değil en az yarım saat sonra yatılmalıdır. Mide ve karındaki gaz ve şişkinliğini, aynı zamanda kabızlığı engellemek için sebze, meyve, kepekli ekmek, kuru baklagiller gibi yüksek lifli gıdaların alınmasına özen gösterilmelidir."

Ramazan'ın vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, hazır olduğu, kaleden çalınan davulla duyuruluyor Haber

Ramazan'ın vazgeçilmez lezzeti: 8 saatte pişiyor, hazır olduğu, kaleden çalınan davulla duyuruluyor

 Gün boyunca pişen keşkek hazır olduğunda ilçedeki kalede davul çalınarak vatandaşlara haber veriliyor. Çorum'un İskilip ilçesinde 8 saatte pişen keşkek iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. İskilip'in her mahallesinde bulunan keşkek fırınları yüzyıllardır devam eden geleneğe şahitlik etmeye devam ediyor. İftar saatinde fırınların önünde toplanan vatandaşlar, keşkek yemeği ile damaklarını şenlendiriyor. UNESCO'nun Müşahhas Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan keşkeğin 8 saatlik lezzet yolculuğu iftar sofralarında sonlanıyor. FIRINLARDA YOĞUNLUK OLUŞUYOR Marka tescili alan ve ilçenin özgün yemeklerinden olan keşkek, meşhur İskilip dolmasından sonra kentin en uzun pişen ikinci yöresel yemeği olma özelliğini taşıyor. Keşkeğin yoğun ilgi görmesi en çok fırın sahiplerinin yüzünün güldürüyor. Yılda bir ay çalışan keşkek fırınları, bu ayı en karlı şekilde kapatmak için her türlü imkanı müşterilerine sağlamaya çalışıyor. KEŞKEKLER HAZIR OLUNCA KALEDEN DAVUL ÇALINIYOR Sabah saatlerinde vatandaşlar tarafından keşkek çömlekleri fırınlara getiriliyor. Her bir çömleğin üzerinde karışmaması için işaretler bulunuyor. Keşkekler hazır olduğunda ise davulcular İskilip Kalesi'nde davul-zurna çalıyor. Davul-zurna sesini duyan vatandaşlar keşkek fırınlarına giderek çömleklerini alıyor. "SABAH 9' DAN AKŞAM 5'E KADAR PİŞİYOR" Vatandaşlardan İskilip keşkeği hakkında bilgi veren Suna Kanbur, "İskilip'te Ramazan keşkeksiz olmaz. Keşkeğin iç malzemelerini evde hazırlarız, içine soğan, et, yarmalık keşkek arzu eden içine her şeyi katabiliyor. Tabii bu yemek Ramazan ayı süresince yenildiği için 30 gün süre ile sofralarımızda bulunuyor. Keşkek saat 9.00'dan 17.00'ye kadar pişiyor. Diğer keşkek hazırlayan vatandaşlar da iç hazırlığını farklı farklı yaptıkları için, çömlekler de aynı ortamda piştiği için lezzetleri ayrı güzel olur. Keşkeğin piştiğini saat 17.00 gibi kaleden yükselen nara ve davul sesiyle anlarız. Herkes gelip sıraya girer. Çömleklerin üzerinde yazan isim ya da numaralar sayesinde Keşkeğini bulup alır" dedi.

Hatay'da gizemli hayırsever 400 depremzede ailenin bakkal borcunu ödedi Haber

Hatay'da gizemli hayırsever 400 depremzede ailenin bakkal borcunu ödedi

İskenderun ilçesi Yıldırımtepe Mahallesi’nde esnaflık yapan Velid Bedir’in marketine Ramazan ayının başlamasından 1 gün önce gelen bir kişi, veresiye defterini kapatmak istediğini söyledi. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen hayırseverin talebi üzerine veresiye defterindeki yaklaşık 400 vatandaşın borcunu hesaplayan Bedir, 1 milyon 600 bin TL’lik borç çıkardı. Gizemli hayırsever vatandaşların borcunun tamamını ödeyerek kayıplara karıştı. Esnaf Bedir, borçların ödendiğini iş yerine astığı pankartla vatandaşlara duyurdu. Yaşadığı karşısında şaşırdığını ifade eden Bedir, borcu ödenen vatandaşlar içerisinde gözyaşlarına hakim olamayanlar olduğunu söyledi. "Defterdeki borçları tek tek hesapladık, yaklaşık 400 kişinin 1 milyon 600 bin TL yakın borç çıktı ve hepsini ödedi" Veresiye defterinde borcu olan yaklaşık 400 kişinin 1 milyon 600 bin TL’lik borcunun gizemli hayırsever tarafından ödendiğini ifade eden 35 yaşındaki esnaf Velid Bedir, "10 yıldan beri bu anı beklerim genelde dışarıdan duyarız böyle hayırseverler var ama her zaman keşke bizim dükkana gelseydi diye hep düşünürdüm. Dün de böyle bir adam geldi ve dedi çıkar defteri ne kadar borç varsa hepsini ödeyeceğim. Birden gelince ben ilk başta şaka yaptığını düşündüm. Veresiye defterinde kaç kişinin borcu varsa hepsini ödeyeceğim dedi ve biz de Allah razı olsun dedik. Defterdeki borçları tek tek hesapladık, yaklaşık 400 kişiden 1 milyon 600 bin TL’ye yakın borç çıktı ve ödedi. Tüm mahallenin yıllardan beri yazdırdığı borçları vardı. Mahallemiz büyük bir mahalle ve adamın hiç böyle 1 milyon 600 bin TL ödeyeceği düşünmedim, genelde gelirler 20- 30 bin TL falan öderler diye düşünüyordum" dedi. "Borcu ödenen vatandaşlardan sevinçten ağlayanlar oluyor" Esnaflık yaşantısında ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığını dile getiren Bedir, "İyi ki geldi, Allah razı olsun çok sevindik ve sonradan pankart astık. Mahalle halkının sonradan haberi oldu ve gelen giden arıyor. Borcu ödenen vatandaşlardan sevinçten ağlayanlar oluyor. İnsanlar akrabalarını arayarak birbirine haber veriyorlar. Ben hayatımda ilk defa bir insanın böyle kalpten gerçekten dua ettiğini gördüm. 1 milyon 600 bin TL zaten benim alacağım paraydı, asıl önemli olan vatandaş için çok çok hayırlı oldu. Ramazan fitresi çıkarması lazım çıkardı. Gizemli hayırsever sağlam bir iş adamıydı galiba ondan dolayı dokunmamış diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.