SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ramazan Bayramı

Söz Bursa - Ramazan Bayramı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan Bayramı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın alacaklar dikkat! Palandöken’den "Sahte Altın" ve "İnternet" uyarısı! Haber

Altın alacaklar dikkat! Palandöken’den "Sahte Altın" ve "İnternet" uyarısı!

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sahte altına dikkat çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, son dönemde altın fiyatlarında dalgalanmanın arttığına dikkati çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli. Yoksa bildiğiniz gibi bu tür işleri yapan insanlarla karşı karşıya geldiğinizde hem birikimleriniz, hem de moraliniz, hem de ekonomik değeri yüksek olan emtianızı birçok problemiyle karşılaşırsınız. Bilindiği üzere küresel gelişmelerin neticesiyle iniş çıkış da çok dalgalı bir vaziyette gidiyor. İnsanlar hemen koşuşturuyorlar. Hele bizim elimizde altın var deyip kuyumcunun önünde bekleyen vatandaşa bile kendi ellerindekini 'Hemen alın, sıraya girmeyelim' falan derken bu tür hadiselerle de karşılaşmak mümkün. Onun için çok dikkat etmek lazım" dedi. Altın alırken bilinir ve güvenilir kuyumcu esnafının tercih edilmesi gerektiğini belirten Palandöken, "Güvenilir adreste bildiğiniz, tanıdığınız kuyumcunuzdan veya yine aynı şekilde kamudan alacağınız altınlar için makas aralığı biraz fazla olduğu için tabii insanlar fiziksel hemen alalım diye olayı çok incelemeden alabiliyor. Bunların hepsinden uzak durmalı. Orta Doğu'daki bu savaşla birlikte başlayan altındaki iniş çıkış, hatta ki çok büyük değerler kaybedenler bu kazananlar olduğu gibi sıkıntı yaşamaları mümkün. Böyle bir pazarda gözü dönmüşleri bu fahiş fiyatlı yüksek emtianın alışverişteki kar marjlarının makasını açmak için 'Ben de daha ucuz' vesaire gibi bunlara da itibar etmemek lazım. Bilindiği üzere her dönemde altına ilgi veya birikim için en güvenilir liman olarak görünüyor. Ancak bilindiği üzere Ramazan Bayramı'ndan sonra da düğünlerin başladığını sayarsak, yine aynı şekilde bu özel günler vesairelerden sonra altına talep yükseldi. Ama bilindiği üzere tabii en çok fiyatların artması savaşla ilgili" diye konuştu. "İNTERNETTEN VE BELGESİZ ALTIN ALIMI RİSKLİ" İnternet üzerinden yapılan altın alışverişlerinde risklerin arttığına dikkat çeken Palandöken, "Düşüşü de, aynı şekilde yükselişi de günlük kazanca döndürme imkanı varmış gibi alan yatırımın şekilleri farklı alanlara çekildi. Bir taraftan faizler düşerken, diğer taraftan bu imkan ortaya çıkınca tabii bunun da pazarı hayli arttı. Onun için vatandaşlar bu konuda bir kere sertifikası olmayan, kaç ayar, kaç gram olduğu yazılmayan herhangi bir ürüne itibar etmemeli. İkincisi söylediğim gibi mutlaka o esnaflarla temas kurulması lazım. Üçüncüsü ne? Dışarıda 'Ben de daha ucuz, işte çok sıkıştım. Bunları al, ben sıraya girmek istemiyorum. Ya 10 lira, 20 lira, 50 lira benim için çok önemli değil' deyip ne kadar fiyat aralıklarıyla nelerin satıldığını, yine güvenilir olmayan sitelerden sakın ha sakın 'Stoğumuz var, bunları eritmek istiyoruz' vs. itibar edilmemesi lazım. Mutlaka güvenilir, emin olduğunuz ürünlere yönelmeniz lazım. Yoksa hüsrana uğrayıp hem elinizdeki yılların birikimini hem de bu kıymetli maddenin bir anda elinizden gittiğini görmek mümkün. Sakin, güvenilir, aynı şekilde de alacağınız miktarı konuştuğunuz andan itibaren sertifikasına veya kuyumcuların geleneksel kartlarına yazılmak suretiyle belirgin noktalardan alınması sizin ve oradaki esnafın yararına olur" şeklinde konuştu.

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde Haber

Bursa’nın "Küçük Venedik"i sezonu açtı! Gölyazı’da sular 10 yılın zirvesinde

Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen, "Küçük Venedik" olarak nitelendirilen Bursa'nın Uluabat Gölü'ne kıyı Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açarken, eksiklerinin giderilmesini bekliyor. Uzun yıllar şubat ayı yağış ortalaması metrekareye 75 kilogram olan Bursa'da bu yıl kar ve yağmur yağışları iyi oldu. Şubatta Bursa metrekareye 129 kilogram yağış alırken, Uludağ'da 107, Karacabey 95 ve Mustafakemalpaşa ise 106 kilogram oldu. "YAŞAYAN GÖL" Yağmurların ve eriyen karların etkisiyle baraj ve göllerdeki doluluk oranları arttı. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü de yağışlardan nasibini aldı. Göl sularının, 10 yıldır görülmedik şekilde yükselmesi turizm merkezi olan Gölyazı'nın sokaklarını, evlerini ve bazı kafelerini su altında bıraktı. Yükselen sularla yine "Küçük Venedik" benzetmesi yapılan Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı. Bu yıl kayıkla gezintiye çıkanlar, meşhur köprüsünün altından geçebilecek, kıyı kesimlerde dolaşabilecek, su seviyesi yükselen ve genişleyen gölde unutulmadık bir gün yaşayabilecek. ONBİNLERCE KİŞİ GELİYOR AMA SAĞLIK MERKEZİ YOK Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Ramazan Bayramı ile turizm sezonunu açtıklarını belirterek, "Küçük Venedik"in ziyaretçi ağırlamaya başladığını söyledi. Bu yıl su seviyesinin yükselmesi dolayısıyla yerli ve yabancı turist sayısında artış beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, şöyle konuştu: "Turistlerin tam istediği gibi oldu Uluabat Gölü ve kıyı mahallemiz Gölyazı. Ama eksiklerimiz çok. Kıyı Kanunu'na yönelik düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Gölyazı‘ya baştan aşağı bir el değmesi lazım. Sahil düzenlemesi yapıldı ama Anıtlar Kurulu durdurdu. Taşlar orada kaldı. Turistik mahalleyiz, haftada 50-100 bin ziyaretçi geliyor ama sağlık merkezi yok, doktor yok, iğne yapacak hemşire yok, acil durumda müdahale edecek sağlık çalışanı yok." "Gezintiye çıkan hayran kalacak" Cihanoğlu, Avrupa'nın en güzel kasabalarından biri olarak gösteriliyor ama bir cemiyet yapacak yerlerinin olmadığını vurgulayarak, "Mahalle halkının bile başını sokacak yeri yok. Ağlayan Çınar'a el değmesi lazım, çünkü bizim için çok önemli, bakımı yok" dedi. Eksiklerin gelecek turistlerle ilgili olmadığına dikkati çeken Cihanoğlu, "Gölümüz gezintiye iç olmadığı kadar uygun. Şimdi köprü altından çadırlı kayıklar geçemez ama biraz sular çekilince o da olacak. Suyumuz temizlendi, kayıkların gidemeyeceği yer yok. Gezintiye çıkan hayran kalacak. Gölyazı'yı, Küçük Venedik'i merak edenleri bekliyoruz" dedi.

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir! Haber

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu. "ARAMIZA SAÇILMAK İSTENEN NİFAK TOHUMLARINI ÇÜRÜTMEK İÇİN HER ZAMANKİNDEN FAZLA ARZULUYUZ" Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi. "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ ÖNÜMÜZDEKİ TARİHİ BİR FIRSAT KAPISIDIR" Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu. Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi. "ABD, İSRAİL VE İRAN’IN AÇIKLAMALARI BARIŞ ÜMİTLERİNİ SEKTEYE UĞRATMAKTADIR" Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir." "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİMİZE DUDAK BÜKENLER ŞİMDİ KÖŞE BUCAK SAKLANMAKTADIR" İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "TÜRK İLE KÜRT BOZULMAYACAK KARDEŞLİĞİN NİŞANESİDİR" Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi. "'TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ KAPSAMINDA İHTİYAÇ DUYULAN, HUKUKİ DÜZENLEMELER YERİNE GETİRİLECEKTİR" Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti: "'Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur." "TÜRK İLE KÜRT ANCA BERABER KANCA BERABERDİR" Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE MEVSİMLİK BİR MACERA DEĞİLDİR" Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi. "Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır" Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu. "ULUSLARARASI TOPLUM SICAK SAVAŞ ORTAMINA TRİBÜNDEN BAKMAYI TERK ETMELİDİR" Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı. "ASIL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ, ASIL YÖNETİM DEĞİŞİMİ İSRAİL’DE YAŞANMALIDIR" Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.

Trafikte "Bayram" sevinci! Can kayıplarında yüzde 30 düşüş Haber

Trafikte "Bayram" sevinci! Can kayıplarında yüzde 30 düşüş

İçişleri Bakanlığı, bayramda vatandaşların trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kazaların yüzde 39,5, kaza yerinde can kaybının ise yüzde 29,5 oranında azaldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından Ramazan Bayramı boyunca yaşanan trafik kazalarına ilişkin verileri paylaştı. Yapılan paylaşımda, "Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre, dört günlük Ramazan Bayramı tatili süresince ülke genelinde toplam 2 bin 753 trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazalarda bayramı tatilinin birinci gününde 8, ikinci gününde 12, üçüncü gününde 4 ve dördüncü gününde 7 vatandaşımız olmak üzere toplam 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aynı kazalarda 4 bin 861 vatandaşımız ise yaralandı. 2023 ve 2026 yıllarına ait dört günlük Ramazan Bayramı tatili trafik verileri karşılaştırıldığında vatandaşlarımızın trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kaza sayısı 38’den 23’e gerileyerek yüzde 39,5 oranında, kaza yeri can kaybı ise 44’ten 31’e düşerek yüzde 29,5 oranında azalma gösterdi. Aynı dönemde yaralanmalı kaza sayısı 3 bin 85’ten 2 bin 730’a, yaralı sayısı ise 5 bin 594’ten 4 bin 861’e gerilerken; günlük ortalama can kaybı 11’den 7,75’e düşerek yüzde 29,5 oranında azaldı. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik denetimler ve farkındalık çalışmaları kararlılıkla sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası! Haber

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törende konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yaptığı açıklamada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya, Ortadoğu’daki gelişmelerden 19 Mart sürecine ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Yeşiltaş, “Cumhuriyet Halk Partisi karanlığın orta yerinde korkusuzca direnmenin adıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı Ramazan Bayramı'nın 1. gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törene Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Yasemin Reçber, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, İl Yöneticileri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sahneye çıkan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti ve Bursa’nın dört bir yanında bu ruhu yaşadıklarını ifade ettikten sonra şunları söyledi: “Bizler bu ayı Bursa’nın dört bir yanında anlamına uygun olarak yaşadık. Ancak Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu ruhu sadece bir aya değil, bir seneye yaymış olmanın gururuyla; sırf kendi geleceğini kurtarmak için bu milletin geleceğini yok etmek isteyenlere karşı 19 Mart’tan beri birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın dersini vermiş olmanın gönül rahatlığıyla bir aradayız.” "EMPERYALİZME KARŞI TAVRIMIZ İLK KONGREMİZDEN BERİ NETTİR" 20 Mart’ın, Irak’ın işgalinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yeşiltaş, ABD’nin Ortadoğu’daki müdahalelerine sert sözlerle tepki gösterdi. Emperyalizmin yıllardır bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Yeşiltaş, İran’a yönelik saldırılara da değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizm, bugün de Siyonizm ile birlikte komşumuz İran’a saldırmaktadır. Kadın haklarını bahane ederek, hala krallıkla yönetilen ülkelere tek söz etmeyip İran’da demokrasinin olmadığını söyleyenler, en tehlikeli nükleer silahlara sahip olup İran’ın çalışmalarını tehdit olarak sunanlar, Ramazan ayında çocukları, kadınları ve binlerce masum insanı katletmektedir.” CHP’nin bu süreçte net bir duruş sergilediğini vurgulayan Yeşiltaş, “Bu parti daha ilk kongresinde mandayı ve himayeyi kabul etmeyenlerin partisidir. Bu parti emperyalizme bu ülkeyi dar edenlerin, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Bu parti 1 Mart tezkeresini geçirmeyenlerin partisidir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı net bir tavır ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. “KAPİTALİZM CAN ÇEKİŞİYOR, AKP BU DÜZENİN TÜRKİYE’DEKİ JENERATÖRÜDÜR” Dünyada ekonomik düzenin ciddi bir kriz içerisinde olduğunu belirten Yeşiltaş, kapitalizmin ömrünü doldurduğunu ve birçok ülkede iktidarların halk desteğini kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise bu düzenin temsilcisi olarak AKP’yi işaret eden Yeşiltaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın sırtından saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı zenginleştiren bir düzen yaratmıştır. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiştir.” Türkiye’de işsizliğin ve yoksulluğun derinleştiğini belirten Yeşiltaş, yüz binlerce esnafın kepenk indirdiğini, yüz binlerce kişinin işten çıkarıldığını, emeklilerin insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamaya mahkûm edildiğini ifade ederek, “Emekli maaşını bayramdan üç gün önce yatırmayı müjde olarak sunan bir anlayış ülkeyi yönetemez. Bunların çareleri tükenmiştir” dedi. “LAİK EĞİTİM BU MİLLETİN TEMİNATIDIR” Ramazan ayında dahi kutuplaştırma siyaseti yürütüldüğünü savunan Yeşiltaş, laikliğin hedef alınmasına tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanı’nın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik ifadelerini eleştiren Yeşiltaş, şu ifadeleri kullandı: “O sandık gelecek ve Hasan Ali Yücel’in koltuğunda yeniden Cumhuriyet Halk Partili bir bakan oturacak. Okul tuvaletine sabun koymayı bile beceremeyenler gidecek. Bu ülkedeki her çocuk adil, eşit, ücretsiz ve laik eğitim alacak.” “EKREM İMAMOĞLU ESİR OLABİLİR AMA TEMSİL ETTİĞİ İRADE ESİR DEĞİLDİR” 19 Mart’tan bu yana partilerinin büyük bir kuşatma altında olduğunu belirten Yeşiltaş, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı partililerin yargı sürecine değinerek şunları söyledi: “9 Mart’ta Silivri’deydim. O mahkeme salonunda Cumhuriyet Halk Partili olmanın onurunu bir kez daha yaşadık. Ekrem Başkan, ‘Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım’ dedi. Temsil ettiği halkçı, kamucu ve demokratik irade asla esir alınamaz. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır.” “SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLEYECEK” CHP Bursa örgütünün 19 Mart’tan bu yana güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Yeşiltaş, genel merkezden yerel yönetimlere kadar partinin tüm kademelerinde kararlı bir duruş sergilendiğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenini bozacağız. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz geleceğe ulaşacağız. Son sözü zindanlarda direnenler söyleyecek. Son sözü Ekrem Başkan söyleyecek. Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek. Gazi’nin partisini iktidar, adayımızı da Cumhurbaşkanı yapacağız. Hep birlikte aydınlık bir Türkiye kuracağız.”

İznik tek yürek! Bayram coşkusu protokol ve halkı buluşturdu Haber

İznik tek yürek! Bayram coşkusu protokol ve halkı buluşturdu

İznik Belediyesi Çay Bahçesi’nde gerçekleştirilen programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, Siyasi parti temsilcileri, Gaziler Derneği, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Örgütleri, oda başkanları ve İznikliler katıldı. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta burada yaptığı konuşmada “Rahmet, bereket, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan bir Ramazan-ı Şerif’i daha uğurladık. Birlik ve beraberliğimizin pekişmesine, sevgi, saygı ve hoş görü anlayışının artmasına vesile olan mübarek Ramazan Ayı’nı geride bırakmanın hüznünü yaşarken, Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevinci ve heyecanı içerisindeyiz. Bayramlar; milli ve manevi değerlerin yaşatıldığı, sevgi, saygı ve vefa duygularının güçlendiği özel günlerdir. Bu özel günlerin vatandaşlarımız arasındaki kardeşlik duygularını daha da güçlendireceğine inanıyorum. Dünyanın farklı coğrafyalarında bayramı buruk geçiren Müslüman kardeşlerimizin çektiği acıların son bulmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle siz değerli hemşerilerimin Ramazan Bayramı'nı en içten duygularla kutluyorum. Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve İslam alemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Hep birlikte nice bayramlara” diye belirtti. İlçe Kaymakamı Arif Karaman da konuşmasında tüm İzniklilerin ve katılanların bayramını tebrik ederek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Buradaki bayramlaşmanın ardından protokol üyeleri, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Huzurevi ve İznik Devlet Hastanesi’nde görevli personel ile hastaları ziyaret ederek bayramlarını tebrik ettiler.

Putin’den ramazan bayramı mesajı: "İslam’ın sadık müminlerine teşekkür ediyorum" Haber

Putin’den ramazan bayramı mesajı: "İslam’ın sadık müminlerine teşekkür ediyorum"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ramazan Bayramı için yayınladığı mesajda, "Rusya’nın değerli Müslüman yurttaşlarını, Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla içtenlikle kutluyorum" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ramazan Bayramı için bir mesaj yayınladı. Rusya’da Müslüman nüfusunun varlığına dikkat çeken Vladimir Putin, "Rusya’nın değerli Müslüman yurttaşlarını, Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla içtenlikle kutluyorum. Rusya Müslümanlarının, atalarının tarihi ve manevi mirasına gösterdikleri derin hürmeti, bu anlamlı bayramı gerek cemaatleriyle gerekse aile çevrelerinde büyük bir coşkuyla kutlamalarını özellikle takdir ediyorum. Müslüman organizasyonlar, aile kurumunun sağlamlaştırılmasına ve genç nesillerin ahlaki değerlerle yetişmesine yönelik önemli çalışmalar yürütüyor. Devlet kurumları ve sivil toplum yapılarıyla kurdukları yapıcı iş birliği, vatanseverlik ruhunu pekiştiren, eğitim alanında fark oluşturan ve insani projeleri hayata geçiren girişimleri sürekli destekliyor" dedi. Putin, Müslüman askerlerin de bayramını kutladı Putin mesajının devamında, Rus ordusunda görev yapan ve cephede savaşan Müslüman askerlerin ve ailelerinin de bayramlarını kutlayarak, "Bu vesileyle, vatansever ruhla, Rusya’nın özgürlüğü ve bağımsızlığı için silah arkadaşlarıyla omuz omuza savaşan, cesaretle mücadele eden ve kahramanlarımızın ailelerine, yakınlarına destek olan İslam’ın sadık müminlerine en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.