SON DAKİKA
Hava Durumu

#Randevu

Söz Bursa - Randevu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Randevu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da şok satış listesi! İsmail Kaya isim isim açıkladı: "Geleceğimizi satıyorlar!" Haber

Bursa’da şok satış listesi! İsmail Kaya isim isim açıkladı: "Geleceğimizi satıyorlar!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Bursa’daki değerli kamu arazilerinin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Nilüfer Fethiye Mahallesi’ndeki hastane alanında il yönetimi ve partililerle birlikte basın açıklaması yapan Kaya, “Bu bir mirasyedi zihniyetidir. Bursa’nın geleceğini tek bir imza ile rant konusu haline getirdiler” dedi. "SIRADAN TAŞINMAZLAR DEĞİL, ŞİFA MERKEZLERİYDİ" Satış listesine alınan yerlerin sıradan araziler olmadığını vurgulayan İl Başkanı Kaya, bu alanların halkın ortak sağlık ihtiyacı için ayrıldığını belirtti. Kaya, satışa çıkarılan kritik noktaları tek tek sıraladı: *Nilüfer Fethiye: Cumhuriyet kutlamalarının yapıldığı devasa hastane alanı. *Yıldırım 152 Evler: Eski Yüksek İhtisas Hastanesi arazisi. *Yıldırım Ertuğrulgazi: Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi alanı. *Yıldırım Samanlı: 600 yataklı Devlet Hastanesi için planlanan arsa. *Yenişehir: Toplum Sağlığı Merkezi’nin bulunduğu kıymetli alan. "VATANDAŞ RANDEVU BULAMIYOR, ONLAR ARSA SATIYOR" Bursa’nın nüfusunun 4 milyona dayandığını hatırlatan Kaya, sağlık sistemindeki tıkanıklığa dikkat çekti: “Vatandaş hastanede randevu bulamıyor, acil servisler dolup taşıyor. İktidarın önceliği yeni hastane yapmak değil, hastane yapılacak arsaları elden çıkarıp hazineye takviye yapmak! Bu anlayış, bir çocuğun yarın tedavi göreceği yatağı bugünden ortadan kaldırmaktır.” "BURSA EMLAK ZENGİNİ BİR ŞEHİR DEĞİLDİR" Hükümetin kamusal alanları önce değersizleştirip sonra "atıl" diyerek sattığını iddia eden İsmail Kaya, Bursalılara çağrıda bulundu: “Bursa sahipsiz değildir. Bu şehir masa başında alınan kararlarla elden çıkarılacak bir emlak deposu değildir. Bu yağma düzenine asla sessiz kalmayacağız, her ihaleyi tek tek takip edeceğiz.”

Bursa Tabip Odası’ndan sağlıkta dönüşüm eleştirisi: "Bayram değil, direniş!" Haber

Bursa Tabip Odası’ndan sağlıkta dönüşüm eleştirisi: "Bayram değil, direniş!"

Bursa Tabip Odası 14 Mart Tıp Haftası kapsamında düzenlenen Sağlık Hakkı Yürüyüşünü, bu yıl 13 Mart 2026 Cuma günü Bursa’da basın açıklaması, yürüyüş ve çelenk bırakma töreniyle gerçekleştirdi. Saat 12.30’da Setbaşı’nda toplanan hekimler adına açıklamayı Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş gerçekleştirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından BTO Başkanı Dr. Kadir Binbaş ve Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmiye Funda Coşkun, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktılar. Sağlık Hakkı Yürüyüşüne, BTO Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BTO Genel Sekteri Dr. Muhsin Güllü, BTO Yönetim Kurulu Üyelerinden Dr. Ferda Firdin, Dr. Deniz Alpan, Dr. Kenan Ergus, Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Güzide Elitez, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sivil toplum örgütleri, sendika temsilcileri ve çok sayıda hekim katıldı. Dr. Kadir Binbaş ‘ın okuduğu açıklamanın tam metni ise şöyle: Değerli meslektaşlarımız, Değerli sağlık emekçileri, Değerli halkımız, Bugün 14 Mart. Tıbbın, hekimliğin kurucusu, Hipokratın, Galenin yaşadığı topraklarda hekimliğin insan sağlığına adanmış bir meslek olmanın ötesinde, topluma karşı bir sorumluluk olduğunu gösteren bir günün yıldönümünde bir aradayız. 14 Mart 1927’de ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gündür. Ancak sıradan bir takvim günü değildir. İlk defa, 107 yıl önce, 14 Mart 1919’da İngiliz işgali altındaki İstanbul’da tıbbiyelilerin, tıp öğrencilerinin “Bu ülke bizimdir!” diyerek ayağa kalktığı bir gündür. Bu açıdan 14 Mart; tarihtir, direniştir, sorumluluktur. Tıbbiyeliler o gün yalnızca bir okulun kuruluşunu kutlamadı. Bir şey söylediler: Hekimlik yalnızca hastalık tedavi etmek değildir. Hekimlik aynı zamanda toplumun geleceğine sahip çıkmaktır! İşte biz bugün Ankara’da, o geleneğin mirasçıları olarak buradayız. BUGÜN 14 MART… AMA KUTLAMA YAPMAK ZOR 14 Mart ülkemize özel bir gün. Dünyada böyle bir bayram yok. Yanlızca ülkemizde kutlanan Tıp Bayramı olarak biliniyor, kutlanıyor ama bugün burada bir bayramı kutlamak için toplanmadık. Çünkü bu ülkede sağlık sisteminin hali ne yazık ki gerçek bir kutlamaya izin vermiyor. Ülkemizde sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Yıllardır uygulanan ve adına Sağlıkta Dönüşüm Programı denilen politikalar, sağlığı bir insan hakkı olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta haline getirdi. Sağlık hizmeti toplumun ihtiyacına göre değil, piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenlendi. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itildi, bölgeye dayalı bütünleşik sağlık hizmeti sunan sağlık ocakları kapatıldı, yerine bireye yönelik tanı tedavi hizmeti sunan Aile Sağlığı Merkezleri açıldı. ASM’ler, kamu hastaneleri işletmelere dönüştürüldü. Kamu kaynakları özel sağlık sektörüne aktarıldı. SONUÇ NE OLDU? Bugün: Hastalar randevu bulamıyor, muayene süreleri birkaç dakikaya sıkıştırılıyor, sağlık çalışanları aşırı iş yükü altında eziliyor, hastalarla hekimler karşı karşıya getiriliyor sağlıkta şiddet sıradanlaşıyor, cepten harcamalar artıyor, parası olan hızla ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşırken parası olmayanların basit sağlık sorunları bile aylarca çözülemiyor. Bugün Türkiye’de yıllık hekime başvuru sayısı 1 milyarı aştı, kişi başına 12’yi geçti. Avrupa ortalamasının 2 katı doktora başvuru var. Tek başına bu bile bizim gibi genç nüfuslu bir ülkede sağlığın kötü yönetildiğini gösteriyor. Halkın sağlık hakkı zarar görüyor. Sağlık göstergelerimiz kötüye gidiyor. Türkiye’de doğan bir bebek Avrupa’da benzer gelişmişliğe sahip ülkelerde doğan bir bebekten 3-4 yıl daha kısa yaşıyor. Önlenebilir ölümler OECD ülke ortalamasının üzerinde. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan bebekler ölüyor. Bu sistem halkın sağlığını bozmakla kalmıyor hekimleri ve sağlık çalışanlarını da tüketiyor. Bugün hekimler: Aşırı iş yükü altında, güvencesiz koşullarda, şiddet tehdidi altında, gelecek kaygısıyla çalışıyor. Genç hekimler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Deneyimli hekimler emekli maaşları ile geçinemediğinden emekli olamıyor. Bu kadar yoğun çalışma sürelerine ragmen ne kendilerine ne de hastalara fayda sağlayamadığını düşünen hekimler tükenmişlik yaşıyor, mesleğinden soğuyor. Ama biz biliyoruz ki sorun hekimlerde değil. Sorun sağlık sisteminin kendisindedir. Biz hekimler Hipokrat’tan bu yana binlerce yıldır aynı etik değerlerin mirasçılarıyız. Hekimlik: İnsan yaşamını her şeyin üstünde tutmaktır, hastanın yararını öncelemektir, bilimden ve akıldan sapmamaktır, insan onuruna saygı göstermektir. Toplum için çalışmak bunun için mesleğini en iyi şekilde yapmaktır. Ama bugün uygulanan sağlık politikaları bu iyi hekimlik değerlerini aşındırıyor. Sistem bizleri performans baskısı altında çalışmaya zorluyor. Performansı da yaptığımız işin değeriyle değil sayısıyla ölçüyor. Bugün bir hastaya ne kadar zaman ayrılması gerektiğine hekim değil MHRS karar veriyor. Hekimin bilgisi, iradesi yok sayılıyor, mesleki bağımsızlığımız elimizden alınıyor. Biz buna razı değiliz. Çünkü biliyoruz: Biz biliyoruz ki iyi hekimlik yapılamayan bir sistem iyi bir sağlık sistemi değildir. Ama biz sadece eleştirmiyoruz. Biz sadece sorunları söylemiyoruz. Biz çözüm de sunuyoruz. Biz yıllardır şunu söylüyoruz: Başka bir sağlık sistemi mümkündür. Bu ülkenin bunu sağlayacak yeterli bilgi birikimi vardır. Bu ülkenin yetişmiş ve pandemide gördüğümüz gibi fedakarca çalışan insan gücü, hekimleri, hemşireleri, diş hekimleri sağlık emekçileri vardır. Bu ülkenin kaynakları da vardır. Yeter ki sağlık sistemi piyasa için değil insan için kurulmuş olsun. Sağlık hizmeti bir ticari sektör değil kamusal bir hak olarak bu ülkede yaşayan herkese eşit, ücretsi, ulaşılabilir ve nitelikli olarak verilebilsin. Hekimler ve sağlık çalışanları mesleki bağımsızlıklarını koruyabilsin, gelecek kaygısı olmadan, şiddet korkusu yaşamadan çalışabilsin. Tek kaygımız hastalarımızın sağlığı olsun. Bunun için yapılması gerekenler bellidir: Böyle bir sağlık sistemi için: 1. Sağlıkta özelleştirmeye son verilmelidir. 2. SGK’nın özel hastanelerden hizmet alımı durdurulmalıdır. 3. Sağlık için ayrılan kamusal kaynaklar kamu sağlık sistemi için kullanılmalıdır. 4. Birinci basamak sağlık hizmetleri kamu binalarında verilmeli hem sayıca hem nitelik açısından güçlendirilmelidir. Sevk zinciri kurulmalıdır. 5. Hekim ücretleri performansa göre değil emekliliğe yansıyan tek maaş üzerinden düzenlenmelidir. İnsan onuru ve değeri ile bağdaşacak düzeyde olmalıdır. 6. Hekimlerin hastalarına yeterli süre ayırabileceği çalışma koşulları sağlanmalıdır. 7. Hekimlerin serbest çalışma, kendi emeğinin değerini kendisinin belirlemesi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. 8. Sağlık sisteminin yönetiminde sağlık çalışanlarının ve toplumun söz hakkı olmalıdır. 9. Geleceğin hekimlerini yetiştiren kurumların alt yapı ve öğretim üyesi eksikleri giderilmeli, tıp eğitiminde de sayı değil nitelik öne çıkarılmalıdır. 10. Sağlıkta şiddeti engellemek üzere bütünlüklü bir program hayata geçirilmeli, öncelikle mecliste bekleyen sağlıkta şiddet yasa tasarısı önerimiz bir an önce gündeme alınmalıdır. Bu mücadele sadece hekimlerin mücadelesi değildir. Bu talepler sadece hekimler, sağlık emekçileri için değildir. Hekimlerin, sağlık emekçilerinin etik ilkeler ve bilimin gerekleri doğrultusunda güvenle sağlık hizmeti sunabildiği bir toplumda insanlarımız sağlıklı ve mutlu olabilir. Bugün Bursa’dan bir kez daha söylüyoruz: Biz,adaletin hakim olduğu,laik,demokratik,barış içinde bir ülkedemesleğimizin ve emeğimizin değerinin bilindiği bir sağlık sistemi istiyoruz. Hekimlerin tükenmediği,sağlık çalışanlarının güvende olduğu,halkın eşit ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşabildiği başka bir Türkiye mümkündür. Yaşasın hekimlik onuru. Yaşasın iyi hekimlik değerleri. Yaşasın halkın sağlık hakkı. BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Bursa’da ücretsiz psikolojik destek alabileceğiniz 5 merkez! Haber

Bursa’da ücretsiz psikolojik destek alabileceğiniz 5 merkez!

Bursa’da günlük hayatın stresiyle başa çıkmak veya profesyonel bir destek almak isteyenler için belediyelerin ve kamu kurumlarının sunduğu ücretsiz imkanları listeledik. İşte cebinizi yormadan ruhunuza iyi gelecek o adresler: 1. OSMANGAZİ BELEDİYESİ – AİLE REHBERLİK MERKEZLERİ Başkan Erkan Aydın’ın vizyonuyla hareket eden Osmangazi Belediyesi, sadece atölyelerle kalmıyor. İlçe genelindeki merkezlerde uzman psikologlar eşliğinde bireysel danışmanlık hizmeti veriliyor. Öne Çıkan: Aile danışmanlığı ve çocuk psikolojisi. 2. NİLÜFER BELEDİYESİ – SOSYAL DESTEK HİZMETLERİ Dijitalleşmede öncü olan Nilüfer, psikolojik destekte de oldukça güçlü. İnternet üzerinden randevu alarak uzmanlarla görüşme sağlayabiliyorsunuz. Özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik özel birimleri mevcut. Öne Çıkan: Şiddetle mücadele ve ergen danışmanlığı. 3. YILDIRIM BELEDİYESİ – YILMEK VE SOSYAL DESTEKLER Yıldırım’da ikamet eden vatandaşlar için psikolojik danışmanlık birimleri aktif olarak çalışıyor. Özellikle sınav dönemlerinde öğrencilere yönelik yoğun bir rehberlik desteği sunuluyor. Öne Çıkan: Sınav kaygısı ve eğitim danışmanlığı. 4. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ – BAREM VE GENÇLİK MERKEZLERİ Büyükşehir bünyesindeki huzurevleri ve rehabilitasyon merkezlerinin yanı sıra, gençlik merkezlerinde de ücretsiz rehberlik hizmeti veriliyor. Öne Çıkan: Bağımlılıkla mücadele ve yaşlı bakımı psikolojisi. 5. SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİ (KETEM & SHM) Sağlık Bakanlığı’na bağlı bu merkezler Bursa’nın hemen her ilçesinde var. Randevu alarak ücretsiz psikolog desteği alabilir, stres yönetimi eğitimlerine katılabilirsiniz. Öne Çıkan: Klinik tabanlı ücretsiz destek. Bursa’da Ücretsiz Psikolojik Destek Merkezleri Kurum / Birim Hizmet Alanı İletişim / Randevu Osmangazi Aile Rehberlik Bireysel & Aile Danışmanlığı 444 16 01 Nilüfer Sosyal DestekKadın, Çocuk & Ergen Terapi 444 16 03 Yıldırım Sosyal Destek Sınav Kaygısı & Rehberlik 444 16 02 Büyükşehir Barem Yaşlılık & Engelli Psikolojisi 0224 716 11 55 Sağlık Hayat Merkezleri Genel Psikolojik Destek ALO 182 (MHRS)

Nilüfer’in ‘Anne Taksi’si tam not aldı! Ücretsiz, güvenli ve konforlu ulaşım Haber

Nilüfer’in ‘Anne Taksi’si tam not aldı! Ücretsiz, güvenli ve konforlu ulaşım

Nilüfer Belediyesi’nin hamile kadınlar ve 0-1 yaş arası bebeği olan annelerin sağlık kuruluşlarına güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Anne Taksi” uygulaması, kısa sürede büyük talep gördü. Anne Taksi’nin şoför koltuğuna geçen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, anneleri hastane randevularına bizzat götürdü. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla başlattığı “Anne Taksi” hizmeti, anne ve anne adaylarının hastane süreçlerini kolaylaştırıyor. Hamileler ile 0-1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin, devlet hastanelerindeki kadın doğum ve çocuk bölümlerine rahatça ulaşabilmesi için hayata geçirilen uygulamanın direksiyonuna bu kez Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir geçti. Başkan Şadi Özdemir, Görükle ve Çalı mahallelerinde yaşayan iki anneyi evlerinden alarak, Bursa Şehir Hastanesi ve Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ndeki randevularına yetiştirdi. ÜCRETSİZ VE GÜVENLİ ULAŞIM İMKANI Nilüfer’de yaşayan anneler, bir gün öncesinden randevu oluşturarak bu hizmetten tamamen ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor. Anneler evlerinden alınıp sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor ve muayene sonrasında tekrar güvenle evlerine bırakılıyor. Uygulamada farklı ihtiyaçlar ve güvenlik önlemleri de titizlikle düşünülmüş durumda. Araçlarda standart olarak bebek koltuğu yer alırken, ikiz bebek sahibi anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Ayrıca hamile yolcuların yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla araçta özel hamile emniyet kemerleri kullanılıyor. “AMAÇ SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRMAK” Anne Taksi’nin şoför koltuğuna geçerek, uygulamayı bizzat deneyimleyen Başkan Şadi Özdemir, hizmetin amacına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Erişilebilirlik çok önemli. Arabası olsa bile hamile bir kadının veya bebekli bir annenin hastaneye gidip dönmesi, hem aracı hem de çocuğu idare etmesi kolay değil. Kadınların rahatlığı ve çocuklarımızın sağlıklı büyümesi için bu projeyi hayata geçirdik. Bir kadın kenti olan Nilüfer’de kadınların sağlık hizmetlerine doğru ve sağlıklı bir şekilde erişmeleri için çalışmaya devam ediyoruz.” ANNELER UYGULAMADAN MEMNUN Uygulamayı ilk kez deneyimleyen annelerden Şeyma Uçar, eşinin vardiyalı çalışması nedeniyle çocuğunu hastane kontrollerine götürmekte zorlandığını belirterek, Anne Taksi’nin kendisi için çok büyük bir kolaylık ve fayda sağladığını söyledi. Hizmetten yararlanan bir diğer anne İrem Nur Üstünbaş ise, çeşitli sebeplerle hastaneye ulaşımda zorluk çeken birçok kişi olduğunu hatırlatarak uygulamanın toplum için çok yararlı bir adım olduğunu söyledi.

Nilüfer’de anneler için büyük kolaylık: "Anne Taksi" yollara çıktı! Haber

Nilüfer’de anneler için büyük kolaylık: "Anne Taksi" yollara çıktı!

Nilüfer Belediyesi, hamileler ile 0-1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin ve bebeklerinin sağlık hizmetlerine güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla "Anne Taksi" uygulamasını hayata geçirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla geliştirilen uygulama kapsamında; kadın doğum ve çocuk bölümü bulunan devlet hastanelerinde randevusu olan, Nilüfer’de yaşayan anneler bu hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Anne Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen anneler, en az bir gün öncesinden randevu oluşturarak evlerinden alınıp, sağlık kuruluşlarına güvenle ulaştırılıyor. Uygulama, özellikle hamilelik ve bebekli dönemlerde yaşanan ulaşım zorluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. İKİZ ANNELERİ DE UNUTULMADI Anne Taksi uygulaması, annelerin ve anne adaylarının farklı ihtiyaçlarını gözeten yapısıyla da dikkat çekiyor. Araçlarda bebek koltuğu standart olarak yer alırken, ikiz bebeği olan anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Anne Taksi araçlarında, hamile anne adaylarının yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla hamile kemeri de yer alıyor. Böylece hem annenin hem de bebeğin güvenliği, yolculuk boyunca en üst düzeyde gözetiliyor. "HERKES İÇİN DAHA YAŞANABİLİR BİR KENT" Nilüfer’in, kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent olduğuna vurgu yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, şöyle devam etti: "Hamilelik ve bebekli dönem, kadınlar için hem fiziksel hem de duygusal olarak hassas bir süreç. Bu nedenle Anne Taksi’yi tasarlarken her annenin ihtiyacının aynı olmadığını göz önünde bulundurduk; ikiz annelerimizi, anne ve bebeğin güvenliğini, yolculuk sırasında yaşanan kaygıları düşündük. Bebek koltuğundan çift bebek koltuğuna, hamile kemerinden randevulu ve planlı ulaşıma kadar her ayrıntıyı bu anlayışla ele aldık. Çünkü kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent, herkes için daha yaşanabilir bir kenttir. Anne Taksi ile amacımız; annelerimizin ve anne adaylarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmemeleri, sağlık hizmetlerine güvenle erişmeleri ve Nilüfer’in her zaman yanlarında olduğunu bilmeleridir" dedi. Öte yandan acil sağlık hizmetleri dışında kullanılacak olan Anne Taksi uygulamasıyla ilgili bilgi almak ve randevu oluşturmak isteyenler, 0501 767 67 88 numaralı telefondan başvuru yapabiliyor.

Siyasette ‘Randevu’ polemiği: Özgür Özel istifa şartını açıkladı Haber

Siyasette ‘Randevu’ polemiği: Özgür Özel istifa şartını açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Belçika’da Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’yla yüz yüze görüşme fırsatı bulamadığından dolayı Costa’ya yönelik eleştirilerde bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu açıklamalara yönelik eleştirilerine değinen Özel, "Avrupa’da randevu isteyip de alamadığım bir kişi yok. İspat edersen, yarın istifa ederim" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Partisi Liderler Toplantısı’na katılmıştı. Özel, burada yaptığı konuşmanın başında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın konuşmasını gerçekleştirmesinin ardından salondan ayrılmasına ilişkin tepki göstermişti. Konuyla ilgili konuşan Özel, kişisel olarak Costa’ya hayranlık duyduğunun altını çizerek, "Bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşması yapıp ayrılması ve bizim baş başa 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil" diye konuşmuştu. Daha sonra ise Özel, Costa ile görüşememesine dair yaptığı konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın konuya ilişkin yaptığı eleştirilere ise cevap verdi. CHP Genel Başkanı Özel, bir önceki açıklamalarının tam zıddına ifadeler kullanarak randevu alamadığı bir ismin olmadığını ileri sürdü. Kendisini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, "Avrupa’da randevu isteyip de alamadığım bir kişi yok. İspat edersen, yarın istifa ederim" dedi.

MHRS’de rekor randevu trafiği: Günde 1.7 milyon kişi sisteme giriyor Haber

MHRS’de rekor randevu trafiği: Günde 1.7 milyon kişi sisteme giriyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile günde ortalama 1.7 milyon hastaya randevu verildiğini açıkladı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, MHRS ile günde ortalama 1.7 milyon kişiye randevu verildiğini belirterek, dünyada bu seviyede hizmet veren tek hastane planlama sistemi olduğunu söyledi. Randevu sorunları iddiaları hakkında konuşan Memişoğlu, "Randevu sorunu var deniliyor. Bugün ‘Randevu alamadım' diyen vatandaşımız varsa kendi aile hekimine gider, eğer gerçekten aile hekimi o hastanın herhangi bir hastanede randevu ihtiyacı varsa alabildiğini görecek. Şimdiye kadar 6 milyon vatandaşımıza aile hekimleri hastanelerden randevu alabildi" dedi. Yoğunluğun azaltmak için randevu talebi yüksek branşlarda poliklinik sayısının artırıldığını, mesai kaydırma uygulamalarının yaygınlaştırıldığını, vatandaşlara randevuların mesajla hatırlatıldığını ifade eden Memişoğlu, randevu problemini yüzde 90 azalttıklarını açıkladı. Memişoğlu, OECD'nin raporuna dikkati çekerek, "Hastaların yüzde 22'sinin bir-iki ay beklediği, yüzde 26'sının iki ay ile bir sene arasında beklediği görülüyor. Yüzde 4'ü de uzman hekimden randevu alabilmek için bir seneden fazla beklemek zorunda kalıyor" ifadelerine yer verdi. Aile hekimlerinde reçete yazmaya kısıtlama iddialarına cevap Aile hekimlerinde reçete yazmanın kısıtlandığı iddialarına yönelik Memişoğlu, "Yazdıkları reçetenin üçte biri antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaçlardan oluşuyordu. Akılcı ilaç kullanımı doğrultusunda yapılan düzenlemelerle bu ilaçların kullanım oranı beşte bire kadar geriledi. Aile hekimlerinin düzenli aralıklarla kronik hastalık ve kanser taramaları yapmalarını teşvik edecek düzenlemelerle obezite, kardiyovasküler hastalık, diyabet, hiper-tansiyon gibi kronik hastalıklarının taramalarında büyük bir artış sağlandı. Son bir yılda toplam 105 milyon tarama ve izlem yapıldı" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, kamu hastanelerinde 438 MR ve 689 BT cihazıyla hizmet verildiğini ve 2025 yılının ilk altı ayında yaklaşık 16 milyon MR ve 17 milyon BT çekimi gerçekleştirildiğini açıkladı. Ayrıca Bakan Memişoğlu tetkikler için ortalama randevu süresinin USG'de 5 gün, MR'da 9 gün, BT'de ise 2 gün olduğunu belirterek, "Acil hastalarımıza gerekli tüm tetkikler ve görüntüleme hizmetleri anında verilmektedir" dedi. Memişoğlu, akılcı görüntüleme programı olan RADİS'i 2026 yılında devreye alacaklarını açıkladı. Hekimlerin yurt dışına gittiği iddialarına cevap Sağlık Bakanı Memişoğlu, hekimlerin yurt dışına gittiği iddialarına yönelik, "Toplam 233 bin hekimimizden 2025 yılında yurt dışına giden hekim sayımız sadece 412. Bunun yanında geçmiş yıllarda yurt dışına giden hekimlerimizden 249'u bu yıl ülkemize geri dönerek sağlık sistemimize katıldı. 2024 yılında 15 bin 382 hekimimiz tıp fakültelerimizden mezun olmuştur" ifadelerine yer verdi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Randevu sorunu bitecek! Haber

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Randevu sorunu bitecek!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Edirne’de bir otelde düzenlenen AK Parti Edirne 8. Olağan İl Kongresine katıldı. Burada partililere seslenen Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye 100 yılı için çalıştıklarını söyledi. Kongrede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, AK Parti İstanbul Milletvekili, Marmara Bölge Koordinatörü Halis Dalkılıç da konuşma yaptı. Kongrede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan canlı bağlantı ile Edirne ve 6 ildeki partililere seslendi. Memişoğlu, daha sonra Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret etti. Kent hakkında bilgi alan Memişoğlu, basın açıklaması yaptı. Bakan Memişoğlu, Edirne’yi başkanların sağlık merkezi yapmayı hedeflediklerini söyledi. Dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan bir ülke haline geldiklerini ifade eden Memişoğlu, "Bizler bu konuda dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan bir sisteme ve insan gücüne sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlıkta iyi yerlere geldik. Salığın sadece hizmetini değil bilimini de üreteceğiz. Sağlıklı Türkiye 100 yılı kapsamında şehirlerimizi dolaşıyoruz" dedi. Doğurganlık oranlarına değinen Memişoğlu, "Bunun yanında doğurganlık oranımız düşmesin sezaryen gibi bir ameliyatın çok tercih edilmesi ve bu konuda da ebelerin çok daha etkili olabilmesi için çabalıyoruz. Özellikle anne adaylarının eğitimi ile ilgili mevzuatlar yayınladık. Doğalın normal doğum olduğunu her zaman ifade ediyoruz. Normal doğumun sürecin takip edenin ebeler olduğunu ve ebenin gözetiminde normal doğumun önceliğin bu olmasını düşünüyoruz" diye konuştu. "2, 3 ay içinde randevu sorunlarını minimize edeceğiz" Randevu konusunda yaşanan aksaklıklarla ilgili çalışma yaptıklarını aktaran Memişoğlu, “Randevu konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Bazı branş sıkıntılarımız var, 2-3 ay içerisinde bunlarla ilgilide hem randevuyu rahatlatacak hem de sistemimizin daha işeler hale getirecek çalışma içerisindeyiz. Yaklaşık 2-3 ay içinde randevu sorunlarını minimize ederiz” şekilde konuştu. Bakan Memişoğlu, beraberindekilerle Sultan 2. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesini ziyaret etti, ardından Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesini ziyaret ederek bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.