SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rehabilitasyon

Söz Bursa - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fizik tedavide geleceğin teknolojileri Antalya'da ele alındı Haber

Fizik tedavide geleceğin teknolojileri Antalya'da ele alındı

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği tarafından 2-5 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi, yoğun katılım ve kapsamlı bilimsel içeriğiyle tamamlandı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun da iştirak ettiği kongre, “Gelenekten Geleceğe: Kanıt, Teknoloji ve İnsan” ana temasıyla fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında güncel gelişmeleri, yeni tedavi yaklaşımlarını ve geleceğe yönelik vizyonu ele aldı. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yaklaşık 1500 fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ile asistan hekimin katıldığı kongrede; serebral palsi, omurilik yaralanmaları, inme, romatizmal hastalıklar ve kas-iskelet sistemi ağrıları gibi geniş kitleleri ilgilendiren hastalıklar multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi. Ayrıca telerehabilitasyon, evde fizik tedavi uygulamaları ve robotik rehabilitasyon gibi yenilikçi yöntemler de bilimsel programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kongre Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kongrenin bilimsel derinliği ve katılım düzeyiyle dikkat çektiğini belirterek, “Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen meslektaşlarımızla bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirdik. Özellikle inme, serebral palsi ve omurilik yaralanmaları gibi hastalıklarda yeni tedavi yaklaşımlarını ve teknolojik gelişmeleri kapsamlı şekilde ele aldık. Kongremiz, fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında hem bugünü değerlendiren hem de geleceğe yön veren güçlü bir platform oldu” dedi. Bilimsel oturumlarda, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kas-iskelet sistemi hastalıklarının yanı sıra nörolojik rehabilitasyon süreçleri, girişimsel tedavi yöntemleri ve rejeneratif uygulamalar da geniş kapsamda ele alındı. Alanında uzman konuşmacılar tarafından gerçekleştirilen sunumlar, katılımcılara hem teorik hem de pratik anlamda önemli katkılar sundu. Kongre Sekreteri Dr. Ümit Yalçın, organizasyona gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Artan yaşlı nüfusla birlikte rehabilitasyon ihtiyacının büyüdüğü günümüzde, telerehabilitasyon ve evde bakım uygulamalarının yaygınlaştırılması kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir” dedi. Kongre Sekreteri Dr. Kaan Uslu ise fizik tedavi ve rehabilitasyonun koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolüne dikkat çekerek, “Kas-iskelet sistemi şikayetlerinde hastaların ilk başvuru noktasının fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları olması gerektiği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor” diye konuştu. Uslu ayrıca, kongrenin başarılı organizasyonuna katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, özellikle sürecin sorunsuz ilerlemesinde önemli rol üstlenen organizasyon firması BURKON’a ve BURKON Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker’e de teşekkürlerini iletti. Düzenleme Kurulu Üyesi Dr. Aysun Özlü de kongrenin uygulamaya dönük yönünün güçlü olduğunu vurgulayarak, “Bilimsel oturumların yanı sıra son teknoloji cihazların birebir deneyimlenmesi, meslektaşlarımız açısından son derece verimli bir öğrenme ortamı sağladı” ifadelerini kullandı. Kongre boyunca düzenlenen kurslar, paneller ve sempozyumlarla fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki güncel yaklaşımlar kapsamlı şekilde ele alınırken, sektördeki yeniliklerin sahaya yansıması açısından da önemli bir zemin oluşturuldu. Katılımcılar, hem akademik bilgi paylaşımı hem de mesleki dayanışma açısından kongrenin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Dört gün süren kongrede 65 panel, 17 kurs, 8 uydu sempozyum ve 16 sözel bildiri oturumu gerçekleştirilirken; toplam 132 sözel ve 239 poster bildiri sunuldu. 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi, bilimsel üretim, ulusal ve uluslararası iş birlikleri ile sağlık politikalarına katkı sunacak önemli çıktılarla tamamlandı.

Tıpta yeni dönem: Kanıt, teknoloji ve insan bu kongrede konuşulacak Haber

Tıpta yeni dönem: Kanıt, teknoloji ve insan bu kongrede konuşulacak

31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi 2-5 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Belek’te gerçekleştirilecek. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği tarafından düzenlenen ve “Gelenekten Geleceğe: Kanıt, Teknoloji ve İnsan" ana temasıyla planlanan uluslararası katılımlı Kongrede, riskli bebek ve sık doğumsal sorunlar, adım adım serebral palsi, çocukluk çağı nöromüsküler hastalıklar, sık görülen spor yaralanmalarında tanıdan tedaviye, omurilik yaralanması: kritik durumlar, kemik, metabolizma ve bağırsak ekseni, romatizmal hastalıklar, osteoporozu yönetmek, inme ve nöroplastisite, inflamatuvar kas hastalıkları, liyezon fiziatrisinde kanser rehabilitasyonu ve pelvik bölge ağrılarında girişimsel yol haritası başta olmak üzere bir çok konu ele alınacak. 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, “Gelenekten Geleceğe: Kanıt, Teknoloji ve İnsan" ana temasıyla planlanan kongremizde, branşımızın köklü birikimini korurken uluslararası bilimsel eğilimlerle uyumlu, vizyoner ve klinik pratiğe katkı sunan bir bilimsel program hazırlanmıştır. Değerli meslektaşlarımızın bilimsel katkılarıyla kongremizin daha da zenginleşeceğine inanıyor, 31. Ulusal FTR Kongresi’nde konuklarımızı aramızda görmekten mutluluk duyacağımı belirtmek istiyorum” dedi. Kongre Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem’in verdiği bilgiye göre, 1200 fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanının katılacağı ve 3 gün devam edecek kongrede 65 panel, 17 kurs, 8 uydu sempozyum, 16 sözel bildiri oturumu, 132 sözel bildiri, 239 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen, bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 3 gün sürecek olan, Türkiye’nin değişik illerinden 1200 fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanının katılacağı kongrede, fiziksel tıp ve rehabilitasyon konusundaki yenilikler ele alınacak.

Orhaneli’de su savaşı! 100 bin tonluk servet yok edilmek istenince köylü ayaklandı Haber

Orhaneli’de su savaşı! 100 bin tonluk servet yok edilmek istenince köylü ayaklandı

Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı Erenler Mahallesi'nde eski mermer ocağında ortaya çıkan ve yaklaşık 100 bin tonluk suyun biriktiği havzanın kapatılmak istenmesi mahalle halkını sokağa döktü. Yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan köylüler, Bursa'daki kuraklığı ve geçen yaz yaşanan orman yangınlarını hatırlatarak su kaynağının kapatılmamasını istedi. Bursa'nın Orhaneli ilçesi Erenler Mahallesi'nde 18 yıl önce kurulan mermer ocağında zamanla oluşan ve kaynak suyuyla dolan havza, bölge halkının tek su umudu haline geldi. Yaklaşık 2 yıl önce faaliyetlerini sonlandıran mermer şirketi, mahalle sakinlerinin bu sudan faydalanmasına izin vererek ruhsatını bir süre daha elinde tuttu. Ancak şirketin geçtiğimiz aylarda ruhsat iptali için başvuruda bulunmasıyla birlikte bölgedeki su kaynağı yeniden gündeme geldi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, şirketten ocağın bulunduğu alanın rehabilite edilmesini ve oluşan su havzasının doldurularak kapatılmasını istedi. Bu karar, özellikle yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan Erenler Mahallesi sakinlerini harekete geçirdi. Köylüler, hem Bursa genelinde yaşanan kuraklığı hem de geçtiğimiz yaz Harmancık bölgesinde çıkan orman yangınlarını hatırlatarak, bu suyun hayati önem taşıdığını vurguladı. Yaklaşık 100 bin ton civarında suyun bulunduğu havza, son 2 yıldır tarımsal sulamada kullanılıyor. Bu sayede bölgede ekili alanlarda ciddi verim artışı yaşandığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri, derelerin kuruduğunu, çeşmelerden su akmadığını ve yaz aylarında Bursa merkezinde bile su kesintileri yaşandığını hatırlatarak, mevcut bir su kaynağının kapatılmasının büyük mağduriyet oluşturacağını ifade ediyor. KÖYLÜLER 2 KİLOMETRELİK HAT ÇEKTİ Köylüler, kendi imkanlarıyla ve imece usulü çalışarak yaklaşık 2 kilometrelik bir hat üzerinden, herhangi bir enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya ulaştırmayı başardı. Tankerlerle taşınan suyun mahalledeki herkes tarafından kullanıldığı öğrenildi. Buna rağmen havzanın kapatılması yönündeki talep, bölgede büyük endişeye yol açtı. Tüm mahalle sakinlerinin katıldığı eylemde, su kaynağının kapatılmaması ve alanın rehabilite edilerek suyun kullanıma açık bırakılması istendi. Köylüler, mevcut şartlarda bu sudan başka bir alternatiflerinin olmadığını, havzanın kapatılması halinde en basit tarımsal faaliyetlerin bile yapılamayacağını belirterek yetkililerden acil çözüm talep etti. Erenler Mahallesi'nde yaşanan bu gelişme, Bursa'da giderek artan kuraklık tehdidini ve kırsal bölgelerde suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Köylüler, hem tarım hem de günlük yaşam için kritik öneme sahip olan bu su kaynağının korunmasını istiyor. "BİZİM BURADAKİ SUDAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK" Yaşanan su kriziyle ilgili konuşma yapan Erenler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Eyüp Deniz, "Bu mermer ocağı 18 yıl önce açıldı. Mermer ocağının faaliyetlerinden dolayı oluşan bir havza var, etrafı taşlarla çevrili. 100 bin ton civarlarında su var, biz bu suyu 2 yıldır tarımsal faaliyetlerimizde kullanıyoruz. Buradaki su sayesinde ekinlerimiz yüzde yüze varan bir artış gösterdi. Bursa Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü buranın rehabilite edilmeden teslim alınmayacağını söylüyor. Bizler de kurum ve kuruluşlara giderek alanın rehabilite edilmesini ama suyun kullanıma açık bırakılmasını talep ediyoruz. Bizim buradaki sudan başka bir seçeneğimiz yok. Buradaki suyun kapatılmasıyla insanlar bahçelik domatesini bile yetiştiremeyecek. Derelerimiz kurudu, çeşmemizde su yok. Bursa merkezi yazın su kesintileriyle de uğraştı. Burada var olan bir kaynak suyu yok edilmeye çalışılıyor. 4 aydır devletin tüm kurumlarıyla temas halindeyiz. Yaprak gibi oradan oraya savruluyoruz ama kimse çözüm yoluyla yaklaşmıyor. İş makineleri çalıştırdık, köylülerimiz imece usulü çalıştı. 2 kilometre boyunca enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya taşıyabildik. Tankerle taşıma yoluyla bu suyu köydeki herkes kullanabiliyor. Bu su kaynağının kapatılmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı. "ACİLEN DURDURUN" Gerekli görüşmeler sağlanana kadar su havzasının durdurulmasını talep eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Yaklaşık 100 bin ton olduğu tahmin edilen bu su kaynağının, rehabilitasyon nedeniyle mermer ocağını işleten firma tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Acilen devletin ilgili kurumları tarafından, buradaki haklı talep sonuçlanıncaya kadar su kaynağının kapanmasını durdurmalı. Şu andaki en önemli talep bu ve görüşmelere devam edilmeli. Çalışmaların durdurulmasıyla yapılan görüşmelere de köylülere de fayda sağlayacağını biliyoruz" dedi.

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son Haber

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son

Omuz ağrıları, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açan önemli ortopedik sorunlar arasında yer alıyor. Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, omuz hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan omuz artroskopisi yönteminin, günümüzde hem başarı oranı hem de hasta konforu açısından öne çıkan cerrahi yaklaşımlardan biri olduğunu söyledi. Omuz artroskopisinin, rotator manşet yırtıkları, omuz sıkışma sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları, labrum (SLAP) lezyonları ve bazı kireçlenme problemlerinin tedavisinde başarıyla uygulandığını belirten Op. Dr. Tercan, bu yöntemin birkaç milimetrelik küçük kesilerden, kamera destekli olarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir cerrahi teknik olduğuna dikkat çekti. Bu sayede omuz ekleminin ayrıntılı şekilde görüntülenebildiğini ve gerekli cerrahi müdahalenin hassasiyetle yapılabildiğini ifade etti. Omuz artroskopisinin hastalara önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, “Bu yöntemle açık ameliyatlara kıyasla çok daha küçük kesi izleri oluşuyor, ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde azalıyor ve iyileşme süreci hızlanıyor. Minimal doku hasarı sayesinde enfeksiyon riski düşerken, estetik açıdan da daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Doğru hasta seçimi ve uygun rehabilitasyonla yüksek başarı oranlarına ulaşmak mümkün oluyor. Çoğu hastamız aynı gün ya da kısa sürede taburcu edilebiliyor” dedi. Artroskopik cerrahi sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Tercan, kişiye özel planlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının omuzun hareket açıklığının ve kas gücünün yeniden kazanılmasında kilit rol oynadığını belirtti. Erken tanı ve uygun cerrahi tekniklerle, uzun süredir devam eden omuz ağrılarının önemli ölçüde azaltılabildiğini kaydetti. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, açıklamasının sonunda, “Omuz bölgesinde ağrı, güçsüzlük ya da hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması, hem tedavi başarısını artırır hem de daha hızlı bir iyileşme süreci sağlar” diyerek hastaları erken başvurunun önemine dikkat çekti.

BUMİAD’dan üyelerine sağlık semineri Haber

BUMİAD’dan üyelerine sağlık semineri

BUMİAD Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, BUMİAD üyelerinin mesleki gelişimleri kadar sağlıklarına da önem verdiklerini söyledi. Son yıllarda sağlıklı yaşam için bütüncül tıp yöntemlerinin daha bir önem kazandığını belirten Gümüş, “Biz de bu tespitten hareketle, koruyucu ve bütüncül tıp dalının uzman isimlerinden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Sayın Elvan Kanat’ı derneğimize davet ettik. Davetimize icabet ettikleri için BUMİAD yönetimi adına kendilerine teşekkür ediyorum. Hocamızın vereceği bilgilerin, sağlık ufkumuza yepyeni açılımlar kazandıracağına inanıyorum” diye konuştu. DAMARDAN KANA DOĞRUDAN ENERJİ BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş’ün açılış konuşmasının ardından sunumda bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elvan Kanat, intravenöz tedavi olarak da bilinen IV Terapi yönteminin, besinlerin ve hidrasyonun damardan kan dolaşımına verilmesi esasına dayandığını vurguladı. IV Terapi yönteminin tedavi amaçlarından söz eden Dr. Kanat şu ifadelerde bulundu: “IV Terapi, vitaminleri, mineralleri, antioksidan ve aminoasitleri vücuda vermenin en hızlı yoludur. Çünkü sindirim sistemini atlar ve doğrudan organlara gider. Bu da yüzde 90 ya da yüzde 100’lük emilim oranı sağlar. Günümüz yaşam şartlarına paralel olarak artan depresyon ve stres nedeniyle enerji seviyeleri düşen kişiler, enerji seviyelerini yükseltmeye ve bağışıklık sistemini uyarmaya yardımcı olan önleyici ve tedavi edici IV terapilerini daha çok talep etmektedirler. IV Terapi günümüzde stresli şehirli profesyoneller, sporcular ve ünlüler arasında popüler bir sağlık modası olarak gösterilse de sanılanın aksine uygulama yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir. IV tedavisi; stres azaltma, rahatlama, atletik performansı artırma, bağışıklık desteği, soğuk algınlığı, enflamasyon, sindirim sorunları ve bitkinlik gibi sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.” Herhangi bir sağlık sorunu yaşamayanların bile IV Terapi yöntemleri ile enerji seviyelerini yükseltebileceklerini ifade eden Dr. Kanat, söz konusu tedavi yönteminin vücut direncini artırdığını da sözlerine ekledi. BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, sunumun ardından, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elvan Kanat’a teşekkür plaketi takdim etti.

Osmangazi’den can dostlarına tam destek: 2025 yılında 130 ton mama ve binlerce tedavi Haber

Osmangazi’den can dostlarına tam destek: 2025 yılında 130 ton mama ve binlerce tedavi

Sahipsiz sokak hayvanlarının yaşam şartlarını iyileştirmek, sağlıklarını korumak ve onları sevgi dolu yuvalarla buluşturmak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği projelerle örnek oluyor. Bakımdan tedaviye, aşılama süreçlerinden sahiplendirmeye uzanan kapsamlı hizmet anlayışıyla hareket eden Veteriner İşleri Müdürlüğü, hayvanseverler ile patili dostlar arasında güçlü bir gönül köprüsü kuruyor. Patili dostlar için sevgiyle uzanan bir el, güvenle açılan bir kapı olan Osmangazi Belediyesi, sahipsiz sokak hayvanlarının daha sağlıklı ve umut dolu bir yaşama kavuşması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yılın 365 günü teyakkuzda olan Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, gelen talepler doğrultusunda ivedilikle harekete geçerek can dostlarının tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini büyük bir titizlikle takip ediyor. Osmangazi Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi, 114 dönümlük alan üzerinde tam donanımlı klinik altyapısı ve uzman ekipleriyle faaliyet gösteriyor. Merkezde tedavi ve yoğun bakım ünitelerinin yanı sıra laboratuvarlar, ultrason, röntgen odaları ile postoperatif üniteleri yer alıyor. Hasta ve yaralı sokak hayvanları gerekli durumlarda cerrahi müdahaleler dahil olmak üzere tedavi ediliyor. Ayrıca tedavi, kısırlaştırma ve aşılama işlemleri tamamlanan can dostlar, sağlıklarına tam olarak kavuşana kadar merkezde gözetim altında tutuluyor. 130 TON KURU MAMA DESTEĞİ Bu çalışmalar kapsamında Osmangazi Belediyesi, 2025 yılı boyunca sahipsiz hayvanlara 130 ton kuru mama ulaştırdı. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından 11 bin 812 hayvanın medikal tedavisi, 3 bin 486 can dostun ise kısırlaştırma ve aşılama işlemleri gerçekleştirildi. Merkez, yıl boyunca ise 9 bin 153 ziyaretçiyi ağırladı. DİJİTAL SAHİPLENDİRME İLE ÖMÜRLÜK DOSTLUKLAR KURULUYOR Sahipsiz hayvanların sıcak yuvalara kavuşması için yenilikçi adımlar atan Osmangazi Belediyesi, Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen dijital sahiplendirme sistemiyle hayvanseverler ve can dostlar arasında güvenilir bir bağ kuruyor. Gerekli tüm sağlık kontrolleri tamamlanan sahipsiz hayvanlar, ‘hayvanevi.osmangazi.bel.tr' adresi üzerinden "Evcil Hayvan Sahiplendirme" platformu ile online olarak vatandaşların erişimine sunuluyor. Bu doğrultuda Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi, 2 bin sahipsiz hayvanın sahiplendirilmesine aracılık ederek onların yeni bir hayata adım atmasına katkı sağladı. BİR PATİYE UMUT, BİR YUVAYA SEVGİ 5199 ile 7527 sayılı hayvanları koruma kanunları doğrultusunda yürütülen sahiplendirme süreciyle patili dostlar, kendilerine uzanacak bir el sayesinde sıcak yuvalara ve ömürlük dostluklara kavuşuyor. Osmangazi Belediyesi, yalnızca tedavi eden değil; koruyan, yaşatan ve sahiplendiren yaklaşımıyla sahipsiz sokak hayvanlarının umudu olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.