SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rejim Değişikliği

Söz Bursa - Rejim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rejim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzzet Ulvi Yönter istifa mı etti? Bahçeli’den flaş yanıt Haber

İzzet Ulvi Yönter istifa mı etti? Bahçeli’den flaş yanıt

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İzzet Bey önümüzdeki günlerde akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için bugün kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için bir müsaade istemişlerdir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23.Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bahçeli, siyaset ve liderlik okulunda bilim insanlarının öğrencilerle birlikte dünya ve Türkiye üzerinde genel değerlendirme ve tartışma yapacaklarını belirtti. Bahçeli, "Yıl sonu itibariyle de yapılacak olan bir değerlendirmeyle 23. dönem sertifikasını hak etmiş olacaklardır. O sebepten dolayı bugün bizim için önemli bir gündür. Yeni bir müessesenin yeni bir faaliyetiyle hizmet sunan ve Türk siyasetine de örnek, öncü ve önderlik yapan bir kurum olarak hizmetlerini devam ettireceklerdir" ifadelerini kullandı. "BARIŞ ORTAMININ HUZUR ORTAMININ GERÇEKLEŞMESİ İÇİN DE ÇABA SARF EDİLİYOR" Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini aktaran Bahçeli, "Bugüne kadar ki uygulamış olduğu değerlendirmeler ışığında çevre ülkeler dahil olmak üzere dünyada ülkeler arası çatışmaya fırsat vermeyecek bir barış ortamının huzur ortamının gerçekleşmesi için de çaba sarf ediliyor. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bugünkü siyasi iktidar başta Dışişleri Bakanı da üstün bir gayret göstermek suretiyle barışın sağlanması silahların susması ve huzura kavuşulması açısından önemli temaslarda bulunuyorlar ve şu ana kadar yapmış oldukları değerlendirmeler ışığında Allah'a çok şükür çevrede önemli şiddet olayları büyük çatışmalar olmakla beraber şu an için Türkiye'yi bir birlik ve beraberlik içerisinde savaşın dışında tutan bir anlayışla muhafaza etmişlerdir" şeklinde konuştu. "TEMENNİMİZ EN KISA ZAMANDA SİLAHLARIN SUSMASIDIR Temennilerinin en kısa sürede savaşın durması olduğuna dikkati çeken bahçeli, "Temennimiz ise en kısa zamanda silahların susmasıdır. Ve bu silahları sustururken de süper güç olarak kendilerini nitelendirmiş Fakat iradeleri dışında her ülkenin iradesinin de çelişecek tarzda rejim değişikliklerini heves eden insanları hattı zatında insanlığa, demokrasiye ve ülkelerin varlığına saygı duymaya da davet ediyorum" diye konuştu. "İSRAİL'İN KARANLIK EMELLERİ SON BULMALI" Bir rejim değişikliği olacaksa önce İsrail'den başlanılması gerektiğini dile getiren Bahçeli, "İsrail'in karanlık emelleri son bulmalı. Bölgeye ve dünyaya tekrardan bir huzura kavuşması için gayret göstermelerini istiyoruz. Bunun da en önemli sorumlusu bugünkü şartlar içerisinde Amerika Birleşik Devletleri'ne düşmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bugünkü yönetimi çok konuşuyor, çok tartışıyor, çok farklı şeyler söylüyor" değerlendirmesinde bulundu. "İZZET BEY AKADEMİK KARİYER ÇALIŞMALARINA AĞIRLIK VERMEK İÇİN MÜSAADE İSTEMİŞLERDİR" MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'in istifasına ilişkin konuşan Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Kendisinin partimize çok büyük değerli çalışmaları olmuştur, katkıları olmuştur. Fakat İzzet Bey önümüzdeki günlerde akademik kariyer çalışmalarına ağırlık vermek için bugün kazanmış olduğu doktora sıfatını daha ileriye taşımak için bir müsaade istemişlerdir. O çalışmaları yürütür inşallah memleketimize yine büyük hizmetleri dokunan bir şahsiyet olarak varlığı devam ettirir. Bizden istifa herhangi bir küskünlüğe dayalı değildir. Farklı partilerde görülen olaylara benzer bir yapı değildir. Bir arkadaşımızın hem siyasete hem de akademik kariyerine devam ederken kendi anlayışı çerçevesinde yapmış olduğu bir iş bölümünün sonucudur. Onun için kendisine akademik kariyerinde başarılar diliyorum. Kısa bir süre içerisinde de genel başkan yardımcısı olarak değerli bir kardeşimiz sorumluluğunu üstlenecek ve böylelikle de hizmet süreci devam edecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nde kırılma, kırgınlık, öfke, intikam gibi kavramlar şu bize göre çok yabancıdır."

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir! Haber

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu. "ARAMIZA SAÇILMAK İSTENEN NİFAK TOHUMLARINI ÇÜRÜTMEK İÇİN HER ZAMANKİNDEN FAZLA ARZULUYUZ" Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi. "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ ÖNÜMÜZDEKİ TARİHİ BİR FIRSAT KAPISIDIR" Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu. Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi. "ABD, İSRAİL VE İRAN’IN AÇIKLAMALARI BARIŞ ÜMİTLERİNİ SEKTEYE UĞRATMAKTADIR" Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir." "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİMİZE DUDAK BÜKENLER ŞİMDİ KÖŞE BUCAK SAKLANMAKTADIR" İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "TÜRK İLE KÜRT BOZULMAYACAK KARDEŞLİĞİN NİŞANESİDİR" Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi. "'TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ KAPSAMINDA İHTİYAÇ DUYULAN, HUKUKİ DÜZENLEMELER YERİNE GETİRİLECEKTİR" Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti: "'Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur." "TÜRK İLE KÜRT ANCA BERABER KANCA BERABERDİR" Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE MEVSİMLİK BİR MACERA DEĞİLDİR" Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi. "Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır" Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu. "ULUSLARARASI TOPLUM SICAK SAVAŞ ORTAMINA TRİBÜNDEN BAKMAYI TERK ETMELİDİR" Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı. "ASIL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ, ASIL YÖNETİM DEĞİŞİMİ İSRAİL’DE YAŞANMALIDIR" Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi Haber

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yayımladığı mesajda ABD’nin desteğini "insani müdahale" olarak nitelendirdi. İran halkına seslenen Pehlevi, "Bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı. Pehlevi, sosyal medya üzerinden paylaştığı video mesajında, İran halkına ve güvenlik güçlerine çağrıda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran halkına vaat ettiği yardımın ulaştığını belirten Pehlevi, "Bu bir insani müdahaledir. Hedefi İran halkı ve ülkesi değil, İslam Cumhuriyeti ile onun baskı ve şiddet mekanizmasıdır. Ancak bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Bu son mücadeleyi tamamlayacak olan İran milletidir. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. "Halkın yanında yer alın" İran’daki askeri ve emniyet güçlerine seslenen Pehlevi, "Siz, İran’ı ve İran milletini korumaya yemin ettiniz, İslam Cumhuriyeti’ni ve onun yöneticilerini değil. Sorumluluğunuz halkı savunmaktır. Baskı ve suçla ülkeyi rehin alan bir rejimi korumak değil. Millete katılın ve düzenli, güvenli bir geçiş sürecine katkı sağlayın. Aksi takdirde, Hamaney ve rejimiyle birlikte aynı çöküşün içine sürükleneceksiniz" dedi. Trump’a siviller için "azami hassasiyet" çağrısı Trump’a da çağrıda bulunan Pehlevi, İran halkının yaklaşık 2 ay boyunca baskılara rağmen direndiğini söyleyerek, "Sizden, sivillerin ve vatandaşlarımın can güvenliğini korumak için en üst düzeyde hassasiyet göstermenizi istiyorum. İran halkı, sizin ve özgür dünyanın doğal müttefikidir. Modern İran tarihinin en zorlu dönemlerinden birinde verilecek desteği asla unutmayacaktır" şeklinde konuştu. "İran’ı yeniden inşa edeceğiz" Pehlevi İran halkına seslenerek, "Bu kritik saatlerde ve günlerde, her zamankinden daha kararlı bir şekilde İran’ı yeniden kazanma hedefimize odaklanmalıyız. Şimdilik evlerinizde kalın, sakinliğinizi ve güvenliğinizi koruyun. Doğru zamanı size açık ve net şekilde bildireceğim. O an geldiğinde son adım için hazırlıklı olun. Mesajlarımı sosyal medya ve uydu kanalları üzerinden takip edin. İnternet ya da uydu yayınlarında bir kesinti yaşanırsa, sizinle radyo aracılığıyla iletişim kuracağım. Nihai zafere hiç olmadığı kadar yakınız. En kısa sürede aranızda olmak, birlikte İran’ı yeniden inşa etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. İran’da 1979 yılındaki İslam Devrimi sırasında tahttan indirilen Şah'ın oğlu Pehlevi, ABD'deki sürgünde muhalefet grubuna liderlik ediyor. Pehlevi, İran’da rejim değişikliği olması halinde "geçiş dönemi" lideri olarak göreve almak için girişimlerde bulunurken, Trump, henüz Pehlevi’ye destek vermiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.