SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rekabet Gücü

Söz Bursa - Rekabet Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet Gücü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Ticaret Borsası'na Ankara'dan büyük ödül: "En iyi çıkış yapan UR-GE" Haber

Bursa Ticaret Borsası'na Ankara'dan büyük ödül: "En iyi çıkış yapan UR-GE"

Hayata geçirdiği projeler ile kent ekonomisinin lokomotif sektörlerini küresel pazarlarla buluşturan Bursa Ticaret Borsası, önemli bir başarıya imza attı. Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Responsible/Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi programında, “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülü Bursa TB Gıda UR-GE Projesi’ne verildi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), gıda sektöründe faaliyet gösteren üyelerinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak ve kent ekonomisinin ihracat potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak adına yürüttüğü projelerini prestijli bir ödülle taçlandırdı. Ticaret Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen Responsible/Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi kapsamında, Bursa Ticaret Borsası’nın başarıyla sürdürdüğü Gıda UR-GE Projesi, Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü. Bursa TB Meclis Başkan Yardımcısı Sabriye Şen, Meclis Üyeleri Mehmet Edemen, Mehmet Korkmaz ve Namık Turan ile Genel Sekreter Fehmi Yıldız’ın katıldığı törende, Bursa Ticaret Borsası adına ödülü; Genel Sekreter Fehmi Yıldız Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın elinden aldı. Matlı: “Bursa gıda sektörünü dünya ligine taşıyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, elde edilen ödülün, Borsa’nın ihracat odaklı vizyonunun ve üyelerine sunduğu desteklerin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Üreticinin ve sanayicinin rekabet gücünü küresel ölçekte artırmayı misyon edindiklerini vurgulayan Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak, üyelerimizin küresel pazarlarda sürdürülebilir bir güç elde etmesi için önemli adımlar atıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz Gıda UR-GE projemiz; Dubai, Bükreş ve Sofya’nın ardından son olarak Uzak Doğu’nun en prestijli gıda organizasyonu olan FOODEX JAPAN Fuarı’nda Bursa’mızın yerel lezzetlerini dünya vitrinine taşıdı. Firmalarımızın dış pazarlara açılma kararlılığının ve projeyi yürüten ekibimizin özverili çalışmalarının Ticaret Bakanlığımız nezdinde “En İyi Çıkış Yapan UR-GE” ödülüyle takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olmasının yanında, doğru planlanmış bir vizyonun ve sahada karşılık bulan yoğun emeğin somut bir sonucudur” dedi. Başkan Matlı’dan ihracat ve rekabet gücü vurgusu Önümüzdeki süreçte de Bursa’nın üretim ve ihracat potansiyeline katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerinin altını çizen Başkan Özer Matlı, “Küreselleşen dünya ekonomisinde yerel firmalarımızın rekabet gücünü artırmak, onları ihracatçı konuma getirmek ve mevcut pazarlarını çeşitlendirmek en temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde daha fazla firmamızı uluslararası pazarlara taşıyarak ihracat kapasitemizi çok daha yukarıya çıkarmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat olmak üzere, projemize aktif katılım sağlayan değerli üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bursa Ticaret Borsası olarak, ülkemizin hedeflerine ulaşmasında üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Dünya tekstil devinden Bursa çıkartması: Première Vision CEO’su UTİB’i ziyaret etti Haber

Dünya tekstil devinden Bursa çıkartması: Première Vision CEO’su UTİB’i ziyaret etti

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Première Vision CEO’su Florence Rousson ve Première Vision İstanbul Müdürü Gülperi Erkanlı’yı Türkiye ziyareti kapsamında ağırladı. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker’in ev sahipliğinde Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirilen görüşmede, Türk tekstil sektörünün uluslararası fuarlardaki konumu, küresel pazarlardaki rekabet gücü ve yeni dönem fuar stratejileri ele alındı. Toplantıda ayrıca Première Vision organizasyonlarının sektöre sunduğu fırsatlar, nitelikli alıcıya erişim, sürdürülebilirlik, inovasyon, teknoloji entegrasyonu ve Türk firmalarının küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırmaya yönelik adımlar değerlendirildi. Fuarların Rolü Yeniden Tanımlanıyor Toplantıda, pandemi sonrası değişen ticaret alışkanlıkları, küresel ekonomik dalgalanmalar ve uluslararası seyahat dinamiklerinin fuar organizasyonlarına etkileri ele alındı. Yeni dönemde fuarların yalnızca sipariş alınan ticari platformlar olmaktan çıkarak; inovasyon, networking, sürdürülebilirlik, marka iletişimi ve stratejik iş birliklerinin geliştiği çok boyutlu merkezlere dönüştüğü vurgulandı. Première Vision yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde özellikle “Smart Creation” yaklaşımı kapsamında sürdürülebilirlik, inovatif tekstil çözümleri ve ileri teknoloji uygulamalarının önümüzdeki dönemde fuarların en güçlü başlıkları arasında yer alacağı ifade edildi. “Tekstil sektörünü dünya pazarlarına daha etkin şekilde anlatmamız gerekiyor” Toplantıda değerlendirmelerde bulunan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Première Vision fuarlarının Türk tekstil sektörü açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Firmalarımızın ürünlerini dünyaya tanıtabilmesi, yeni alıcılarla buluşabilmesi ve küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırabilmesi açısından fuarlar büyük bir avantaj sunuyor. UTİB olarak bizler de uzun yıllardır Première Vision başta olmak üzere uluslararası fuar organizasyonlarında firmalarımızın daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü tekstil sektörümüzün sahip olduğu üretim gücünü, kalite anlayışını, tasarım kabiliyetini ve yenilikçi yönünü dünya pazarlarına daha etkin şekilde anlatmamız gerekiyor” dedi. Uluslararası fuarlara katılım sağlayan firma sayısının artmasını önemsediklerini vurgulayan İpeker, “Küresel rekabette güçlü kalmanın yolu, doğru pazarlarda doğru alıcılarla buluşmaktan geçiyor. Bu nedenle firmalarımızın uluslararası fuarlara katılımını, yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil; sektörümüzün marka değerini, ihracat kapasitesini ve rekabet gücünü artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de firmalarımızın nitelikli alıcılarla buluşacağı, yeni iş birlikleri geliştireceği ve Türk tekstilinin gücünü dünyaya daha etkili şekilde göstereceği organizasyonları desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Première Vision’dan Türk Tekstiline Güçlü Vurgu Première Vision CEO’su Florence Rousson ise Türk tekstil sektörünün Première Vision organizasyonlarındaki güçlü varlığına dikkat çekerek, Türkiye’nin fuarlarda önemli bir katılımcı profiline sahip olduğunu ifade etti. Rousson, “Başta Bursa’daki firmalar olmak üzere Türk firmalarının Première Vision Paris ve New York organizasyonlarına gösterdiği yüksek katılım, Türkiye tekstil sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğüne önemli katkı sağlıyor. Türk firmaları artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; kalite anlayışı, tasarım gücü, hızlı aksiyon alma kabiliyeti, esnek üretim modeli ve güvenilir tedarik yapısıyla da uluslararası alıcılar nezdinde güçlü bir konuma sahip. Bu yönüyle Türkiye’yi, Première Vision ekosistemi içinde önemli ve değerli bir paydaş olarak görüyoruz.” dedi.

Sanayicilere 2026 uyarısı: "Yeni vergi yükü yok ama denetim artacak" Haber

Sanayicilere 2026 uyarısı: "Yeni vergi yükü yok ama denetim artacak"

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), sanayicilerin karar süreçlerine ışık tutmak ve küresel ekonomik trendleri değerlendirmek amacıyla düzenlenen "Türkiye Ekonomisinde Güncel Dinamikler" toplantısına ev sahipliği yaptı. BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Derya Hekim, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. "SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, "Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, "2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz" diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

AB’den ekonomide devrim gibi karar: 48 saatte şirket kurulabilecek! Haber

AB’den ekonomide devrim gibi karar: 48 saatte şirket kurulabilecek!

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Avrupalı liderlerin "Tek Avrupa, tek pazar" önerisinde anlaştığını ifade ederek, "1992’de ortak pazardan tek pazara geçmiştik. Şimdi tek pazardan bütünleşmiş ve yekpare bir pazara geçiyoruz" dedi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Belçika’daki tarihi Alden Biesen Kalesi’nde düzenlenen Gayriresmi AB Liderler Zirvesi’nin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Costa, birlik üyesi ülkelerin bugün Avrupa’nın rekabet gücü hakkında bir beyin fırtınası gerçekleştirdiklerini söyledi. Costa, gayri resmi zirvede liderlerin mart ayında yapılacak AB Liderler Zirvesi öncesinde yeni bir enerji ve aciliyet hissi ile Avrupa ekonomisinin geleceği için birçok konuda uzlaşı sağladıklarını duyurdu. Costa, "Öncelikle Ursula’nın liderlere gönderdiği son mektupta ortaya konulduğu şekilde, sadeleştirme gündemimizi ilerletmeye devam etme konusunda oybirliği ile mutabakat var" dedi. Avrupalı liderler, "Tek Avrupa, tek pazar" önerisini kabul etti Costa, liderlerin ayrıca AB’nin stratejik sektörlerde rekabet gücüne erişebilmesi için "Avrupa’nın tek pazardan çok daha fazlası olması gerektiğini" savunan eski İtalya Başbakanı Enrico Letta’nın parçalı bir tek pazardan, bütünleşmiş bir tek pazara geçiş önerisini kabul ettiklerini açıkladı. Costa, "Bu aciliyet arz ediyor ve 2026 ve 2027 yılları içinde yapılması gerekiyor. Aynı zamanda şirketler için "28’inci rejim" konusunda hızlı bir şekilde ilerlemenin önemi konusunda da mutabık kaldık" ifadelerini kullandı. Costa, "28’inci rejim" sayesinde şirketlerin, 27 üye devlet genelinde geçerli olacak sade ve tek şirket hukuku üzerinden kesintisiz faaliyet göstermesinin sağlanacağını ifade etti. Costa, zirvede liderlerin ayrıca elektrik fiyatlarının düşürülmesi ve Avrupa’da bazı sektörleri korumak ve güçlendirmek için strateji geliştirilmesi konusunda mutabık kaldıklarını ifade etti. Liderlerin ayrıca Avrupa’ya daha fazla yatırımın nasıl çekilebileceğini tartıştıklarını ifade eden Costa, "Daha fazla yatırım olmadan rekabetçilik olmaz. Bugünkü odağımız, büyük ölçüde özel yatırımları nasıl harekete geçirebileceğimiz konusuydu" dedi. AB Konseyi Başkanı Costa, "Bugünkü tartışmanın sonuçlarını mart ayındaki AB Liderler Zirvesi’nde somut taahhütler ve zaman çizelgelerine dönüştüreceğiz. Sonrasında uygulamaya odaklanacağız. Açık konuşmak istiyorum. 2026’da Avrupa sonuç alacak. Geçen yıl savunmada sonuç aldık ve bu yıl da rekabet gücü alanında sonuç alacağız" ifadelerini kullandı. "Bütünleşmiş ve yekpare bir pazara geçiyoruz" Basın toplantısında AB liderlerinin tek pazar konusunda her şeyi yapmaya hazır olup olmadıkları yönünde bir soruya AB Konseyi Başkanı Costa, "Bu toplantı gerçekten oyun değiştirici oldu. Çünkü tüm liderler, Enrico Letta’nın parçalı bir tek pazardan, ‘tek Avrupa için tek pazara geçiş’ önerisini kabul etti ve benimsedi. 1992’de ortak pazardan tek pazara geçmiştik. Şimdi tek pazardan bütünleşmiş ve yekpare bir pazara geçiyoruz. Bu iddialı. Önce Komisyonun sonra da Konsey ve liderlerin yapacak çok işi olacak. Ama 2027 sonuna kadar bu tek pazarı tamamlama gibi iddialı bir hedefi kabul ettik. Baskı ve aciliyet duygusu muazzam. Bu da dağları yerinden oynatabilir" ifadeleriyle cevap verdi. "2027 yılı sonunda ‘Tek Avrupa, tek pazar’ hedefine ulaşmış olmak istiyoruz" AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Tek Avrupa, tek pazar. Bugünkü tartışmanın manşeti gerçekten buydu ve hedefimiz de bu. 2027 yılı sonunda, ‘Tek Avrupa, tek Pazar’ hedefine ulaşmış olmak istiyoruz" dedi. AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının bugünkü toplantıda Avrupa’nın rekabet gücü konusunda çok iyi bir tartışma gerçekleştirdiklerini vurgulayan Von der Leyen, "Mart ayındaki bir sonraki AB Liderler Zirvesi’nde ‘Tek Avrupa, tek Pazar’ için bir yol haritası, bir eylem planı teklif edeceğim. Bu plan, zaman çizelgeleriyle, hedeflerle ve ayrıca teslimat için net bir süre sınırıyla ne yapacağımızı ayrıntılı bir şekilde ortaya koyacak" dedi. Hedeflerinin bu belgenin sadece Komisyon tarafından değil, Avrupa Konseyi ve Parlamento tarafından da onaylanması olduğunu ifade eden Von der Leyen, "Tek Avrupa, tek pazar" stratejisinin ilk yapı taşının şirketler için AB düzeyinde ve ulusal düzeyde "idari yükü azaltmak" olacağını söyledi. İkinci yapı taşının ise 27 üyeli birliğin tek pazarının parçalanmışlığı nedeniyle ortaya çıkan zorlukların aşılması amacıyla bütünleşmiş bir tek pazar inşası olacağını ifade eden Von der Leyen, "Bu nedenle mart ayındaki AB Liderler Zirvesi’nden önce 28’inci rejim teklifi yapacağız. Buna ‘EU Inc.’ diyoruz. Burada prensip, Avrupa Birliği’nin neresinde olursanız olun, dijital olarak 48 saat içinde bir ‘EU Inc.’ kurabilecek olmanız. Her şey tamamen dijital işletilebilsin ve AB’nin tamamında tek ve sade kurallar geçerli olsun. Bu yüzden 28’inci rejim diyoruz" dedi. AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, diğer yapı taşlarının ise tek enerji piyasası inşası, dijital alandaki adımlar ve ticaret olacağını söyledi. "Enerji fiyatları düşmek zorunda" Basın toplantısında enerji fiyatlarının ne zaman düşeceğine ilişkin bir soru alan Von der Leyen, "Enerji fiyatları düşmek zorunda. Üç yıl önce Rusya’nın tetiklediği enerji krizinden bu yana geldiğimiz noktaya bakıldığında zaten düştü fakat daha da düşmesi gerekiyor. Çünkü fiyatlar, yapısal olarak çok yüksek" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Von der Leyen, düşük karbon kaynakları ile üretilen ucuz enerjinin gerektiği yere gerektiği zamanda iletilemediğini ve altyapı yetersizliğinin çözülmesine odaklanılacağını da ifade etti.

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda! Haber

Bursa TB Başkanı Özer Matlı'dan "Hindistan" uyarısı: İhracatta yapısal kırılma kapıda!

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

E-Ticaretteki Gümrük Düzenlemesi Bebe Konfeksiyoncuları sevindirdi Haber

E-Ticaretteki Gümrük Düzenlemesi Bebe Konfeksiyoncuları sevindirdi

Yurt dışından e-ticaretle alınan ve 30 Euroya kadar değeri bulunan eşyalar için basitleştirilmiş gümrük döneminin sona ermesine ilişkin 7 Ocak 2026 tarih ve 33130 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörü başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde memnuniyetle karşılandı. Bebe Çocuk Konfeksiyon Sanayici ve İşadamları Derneği (BEKSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, 6 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecek söz konusu düzenlemenin uzun süredir sektör üzerinde baskı oluşturan haksız rekabeti azaltacağını söyledi. Yerli üretimin korunması adına atılan bu adımın son derece yerinde olduğunu vurgulayan BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, düşük bedelli ve kontrolsüz ithalatın sektörde ciddi sorunlara yol açtığını ifade etti. Bayezit açıklamasında, “30 Euro altındaki gönderilere uygulanan gümrük muafiyetinin kaldırılması, yerli üretimin korunması ve sektörümüzde uzun süredir yaşanan haksız rekabetin önlenmesi açısından son derece önemli ve yerinde bir düzenlemedir” dedi. Bebek ve çocuk konfeksiyonu gibi istihdam yoğun sektörlerin bu süreçten olumlu etkileneceğine dikkat çeken Başkan Bayezit, kararın üretim kapasitesine de katkı sunacağını belirtti. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, “Emek yoğun üretim yapan birçok sektör, düşük bedelli ithalat yoluyla oluşan adaletsiz rekabet nedeniyle ciddi baskı altındaydı. Bu kararın, yerli üreticilerimizin kapasite kullanım oranlarını artıracağına, üretimi ve istihdamı güçlendireceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Düzenlemenin sürdürülebilir büyümeye de katkı sağlayacağını dile getiren Başkan Bayezit, üretim ve katma değer vurgusu yaparken de, “Üretim odaklı, sürdürülebilir ve katma değer yaratan büyüme anlayışını destekleyen bu düzenleme sayesinde sektörümüz daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak, ülkemizin uluslararası rekabet gücü de artacaktır. Özellikle Bebek ve Çocuk Konfeksiyonu gibi istihdam yaratan sektörler açısından bu adımın olumlu sonuçlar doğuracağı kanaatindeyiz” diye konuştu. Kararın alınmasında emeği geçenlere de teşekkür eden BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, açıklamasını, “Sektörün sahadan gelen beklentilerini dikkate alarak alınan bu kararda emeği geçen başta T.C. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat olmak üzere tüm Bakanlık yetkililerine, BEKSİAD ve sektörümüz adına teşekkür ederiz” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.