SON DAKİKA
Hava Durumu

#Restorasyon

Söz Bursa - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Arıkan kolları sıvadı: 700 Yıllık Ilıcaksu Mirası Bursa’nın yeni sağlık turizmi yıldızı olmaya aday Haber

Başkan Arıkan kolları sıvadı: 700 Yıllık Ilıcaksu Mirası Bursa’nın yeni sağlık turizmi yıldızı olmaya aday

Bursa’nın dağ ilçelerinden biri olan Harmancık, yıllara meydan okuyan ancak kaderine terk edilen çok önemli bir değerini yeniden kazanma mücadelesi veriyor. İlçenin ticari ve sosyal hayatında adeta “aort damarı” niteliği taşıyan Ilıcaksu Kaplıcaları, 2019 yılına kadar düzenli müşterisi bulunan, çevre illerden ziyaretçi çeken bir şifa merkeziyken zamanla sahipsizliğe sürüklendi. Bugün ise Harmancık Belediyesi bünyesine alınan bu tarihi miras, Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın yoğun mesaisi ve insanüstü gayretiyle yeniden canlandırılmayı bekliyor. Roma’dan Günümüze Uzanan Şifa Geleneği Harmancık ilçesine bağlı Ilıcaksu Mahallesi, adını aldığı kaplıcalarla yüzyıllardır şifa dağıtıyor. Yapılan çevre incelemelerinde rastlanan Roma dönemine ait su kemerleri, bölgenin yalnızca Osmanlı değil, antik çağlardan bu yana bir sağlık merkezi olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu kalıntıların Ilıcaksu Kaplıcaları’nın en az 700 yıllık bir şifa geleneğine sahip olduğunu düşündürdüğünü ifade ediyor. Mahalle sakinleri tarafından yıllar içerisinde özenle inşa edilen şirin pansiyonların içerisinde faaliyet gösteren termal işletmeler, geçmişte yılın her döneminde ziyaretçilerini ağırlıyordu. Aile banyosu şeklinde tasarlanan hamamlar, 25-30 derece sıcaklıktaki doğal termal suyu ile özellikle yaz aylarında yoğun talep görüyordu. Kütahya Tavşanlı’dan Balıkesir istikametine seyahat edenlerin uğrak noktası olan Ilıcaksu, bölge ekonomisine de ciddi katkı sağlıyordu. Sahipsizlik ve Kayıp Yıllar Ancak 2019 yılından sonra yaşanan ilgisizlik ve işletme sorunları, Ilıcaksu Kaplıcaları’nı sessizliğe bürüdü. Resmî anlamda suyun hangi rahatsızlıklara iyi geldiğine dair kayıtların bulunmaması, altyapı eksiklikleri ve bakım-onarım ihtiyacının karşılanamaması bölgenin cazibesini giderek azalttı. Zamanla pansiyonlar boş kaldı, ticaret durma noktasına geldi ve Harmancık önemli bir gelir kaynağını kaybetti. Belediye Sahip Çıktı, Umut Yeniden Yeşerdi Gelinen noktada Ilıcaksu Kaplıcaları’nın Harmancık Belediyesi bünyesine geçmesi, bölge için yeni bir umut kapısı araladı. Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, kaplıcaların yeniden ayağa kaldırılması için yoğun bir çalışma yürütüyor. İlçenin geleceğini bu tarihi ve doğal zenginlikte gören Arıkan, Ilıcaksu’nun yalnızca Harmancık için değil, Bursa’nın kaplıca kenti kimliğini güçlendirecek stratejik bir değer olduğunu vurguluyor. Başkan Arıkan’ın mesai kavramı gözetmeden sürdürdüğü çalışmalar, bölge halkı tarafından da yakından takip ediliyor. Altyapının yenilenmesi, tarihi dokunun korunarak restore edilmesi ve termal suyun bilimsel analizlerle sağlık turizmine kazandırılması hedefleniyor. Arıkan, “Bu şifa kaynağını kaderine terk edemeyiz. Ilıcaksu, Harmancık’ın yeniden ayağa kalkmasının anahtarıdır” sözleriyle kararlılığını ortaya koyuyor. Bursa İçin Kaçırılmayacak Bir Sağlık Turizmi Fırsatı Uzmanlara göre Ilıcaksu Kaplıcaları, doğru bir restorasyon ve tanıtım çalışmasıyla Bursa’nın mevcut termal turizm potansiyeline güçlü bir alternatif sunabilir. Doğal yapısı bozulmadan yapılacak yatırımlar, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekebilir. Bu sayede Harmancık, göç veren değil, ziyaretçi çeken bir ilçe haline gelebilir. “700 Yıllık Şifa Kaynağı Kurumasın” Bugün Ilıcaksu Kaplıcaları için verilen mücadele, yalnızca bir tesisin değil, bir kültürün ve şifa geleneğinin yaşatılması mücadelesi olarak görülüyor. Tarih, doğa ve sağlık turizminin kesiştiği bu noktada, atılacak adımlar Harmancık’ın kaderini değiştirebilir. Bölge halkı ve yerel yöneticiler tek ses: “700 yıllık şifa kaynağı kurumasın.” Harmancık’ın kalbinde yeniden canlanmayı bekleyen Ilıcaksu Kaplıcaları, doğru adımlar atıldığı takdirde Bursa’nın yeni termal cazibe merkezi olmaya aday. “700 Yıllık Şifa Kaynağı Kurumasın” Başkan Haşim Ali Arıkan’dan Ilıcaksu Kaplıcaları İçin Tarihi Mücadele… Bursa’nın Harmancık ilçesi, yıllardır sessizliğe bürünen ancak taşıdığı potansiyelle yeniden ayağa kalkmayı bekleyen çok kıymetli bir miras için kenetlenmiş durumda. İlçenin ticari, sosyal ve kültürel hayatında adeta “can damarı” olan Ilıcaksu Kaplıcaları, Harmancık Belediyesi bünyesine geçmesinin ardından Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın yoğun mesaisiyle yeniden gündemin merkezine oturdu. Başkan Arıkan, kaplıcaların mevcut durumu karşısında duygularını gizlemiyor: “Burası sadece bir hamam değil. Burası Harmancık’ın hafızası, geçim kapısı, şifa umududur. 700 yıllık bir mirası kaderine terk etmeye kimsenin hakkı yok.” Roma’dan Osmanlı’ya, Bugünden Yarına Akan Şifa Harmancık’a bağlı Ilıcaksu Mahallesi, Roma dönemine uzanan tarihiyle Anadolu’nun en eski termal merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bölgede tespit edilen antik su kemerleri, kaplıcaların yüzyıllardır şifa dağıttığını kanıtlar nitelikte. Yöre halkının kendi imkânlarıyla inşa ettiği pansiyonlar ve aile banyosu tarzındaki hamamlar, uzun yıllar boyunca Bursa, Kütahya, Balıkesir ve Tavşanlı hattında seyahat edenlerin uğrak noktası oldu. Ancak 2019 yılından sonra yaşanan sahipsizlik, bakım eksikliği ve plansızlık, bu köklü şifa merkezini sessizliğe sürükledi. Bu tabloyu “iç acıtıcı” olarak tanımlayan Başkan Arıkan, duruma şu sözlerle tepki gösteriyor: “Buraya gelen yaşlılarımız vardı, hastalar vardı, şifa bulup dua ederek ayrılan insanlar vardı. Şimdi kapılar kapalıysa, bu bizim ayıbımızdır. O ayıbı ortadan kaldırmak için gece gündüz çalışıyorum.” “Harmancık Ayağa Kalkacaksa, Ilıcaksu ile Kalkar” Ilıcaksu Kaplıcaları’nın belediye bünyesine alınmasıyla birlikte restorasyon, altyapı ve bilimsel analiz süreci için hazırlıklar başladı. Başkan Arıkan, kaplıcanın sadece yerel değil, Bursa ölçeğinde stratejik bir değer olduğunu vurguluyor: “Bursa bir kaplıca kentidir ama herkes Uludağ eteklerini biliyor. Harmancık’ta ise doğallığı bozulmamış, bakir bir şifa kaynağı var. Doğru dokunuşlarla burası sağlık turizminin yeni adresi olur.” Arıkan’a göre Ilıcaksu’nun yeniden canlanması, ilçenin ticaretini, istihdamını ve sosyal hayatını da doğrudan etkileyecek: “Esnaf kazanacak, gençler iş bulacak, göç duracak. Harmancık ayağa kalkacaksa, bu Ilıcaksu ile olur.” Bilimsel Kayıt ve Restorasyon Şart Termal suyun 25–30 derece sıcaklığa sahip olduğu bilinse de, hangi rahatsızlıklara iyi geldiğine dair resmî kayıtların eksikliği bugüne kadar önemli bir sorun olarak öne çıktı. Başkan Arıkan bu noktada kararlı: “Suyumuzun şifasına inanıyoruz ama artık inanmak yetmez. Bilim konuşacak. Analizleri yapılacak, raporları çıkarılacak. Her şey şeffaf ve kalıcı olacak.” “Bu Bir Seçim Vaadi Değil, Vicdan Meselesi” Başkan Arıkan, Ilıcaksu Kaplıcaları için verdiği mücadelenin siyasi bir söylem olmadığının altını özellikle çiziyor: “Bu bir seçim vaadi değil, bu bir vicdan meselesi. Çocuklarımıza ‘bizim zamanımızda kurudu’ dedirtmeyeceğim.” Harmancık’ın Umudu Yeniden Filizleniyor Bugün Ilıcaksu Kaplıcaları, geçmişin ihtişamı ile geleceğin umudu arasında bir eşikte duruyor. Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın kararlı duruşu ve dikkat çeken sözleri, bölge halkında yeniden umut oluşturmuş durumda. Harmancık’ta herkes aynı cümlede buluşuyor: “700 yıllık şifa kaynağı kurumasın.” Ilıcaksu Kaplıcaları, doğru restorasyon ve planlamayla yalnızca Harmancık’ın değil, Bursa’nın da yeni sağlık turizmi yıldızı olmaya hazırlanıyor.

Uğur Mumcu Kültür Merkezi geri dönüyor Haber

Uğur Mumcu Kültür Merkezi geri dönüyor

Mudanya’nın belleğinde farklı dönemlere tanıklık etmiş, kentin kültür ve kamusal yaşamında iz bırakmış yapılardan biri olan Uğur Mumcu Kültür Merkezi, yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden Mudanya’ya kazandırılıyor. 1834 yılında Rum kilisesi olarak inşa edilen ve 1. derece taşınmaz kültür varlığı statüsünde bulunan yapı, Mudanya Belediyesi’nin çalışmalarıyla yaz sonunda kültür ve sanatla yeniden buluşacak. Restorasyon süreci, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan projeye uygun şekilde sürdürülüyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, restorasyonun yalnızca bir bina yenileme süreci olmadığını vurguladı. Dalgıç, “Bu yapı sadece geçmişi koruyan bir mekan değil; Mudanya’nın kamusal yaşamını, kültürle kurduğu bağı ve birlikte üretme hafızasını yeniden ayağa kaldırıyoruz” dedi. Restorasyon projesinin yalnızca kültür merkezini değil, çevresindeki yapıları da kapsadığını anlatan Dalgıç, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü olarak kullanılan ve uzun yıllar kültür merkezinin lojmanı olan yapının da proje kapsamına dahil edildiğini ifade etti. İki yapının bahçesiyle birlikte bir bütün olarak ele alındığını kaydeden Dalgıç, alanın günlük yaşamın içine karışan, yaşayan bir kültür mekanına dönüşeceğini söyledi. KÜLTÜR VE TURİZM AYNI MEKANDA BULUŞACAK Mudanya’nın kültür ve sanatla kurduğu ilişkinin kente özgü bir derinliği olduğunu vurgulayan Dalgıç, Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin bu ilişkinin en önemli duraklarından biri olacağını belirtti. Dalgıç, “Mudanya, sahiliyle, tarihi dokusuyla, üretim kültürüyle ve gündelik yaşamıyla hissedilen bir kent. Uğur Mumcu Kültür Merkezi, bu bütünlüğün tam ortasında, kente gelenlerin Mudanya’yı gerçekten deneyimleyebileceği bir mekan olacak” diye konuştu. Restorasyonun tamamlanmasının ardından Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin; sergilerden sahne sanatlarına, açık alan kullanımlarından kültürel buluşmalara kadar geniş bir yelpazede etkinliklere ev sahipliği yapması hedefleniyor. Merkez, yalnızca etkinlik günlerinde değil, bahçesi ve açık alanlarıyla Mudanyalıların günlük yaşamına da dahil olacak.

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!" Haber

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!"

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 6 Şubat depreminde yıkılan Hatay Ulucami'nin restorasyon işini Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden aldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, inşaatın yüzde 60 seviyesine geldiğini, çalışmaların Haziran ayında bitmesini planladıklarını ifade ederek, "Bu haksız karardan Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi. Hatay Antakya Ulu Cami'nin restorasyon projesini yürütürken, CHP Genel Başkanı Özgür Güzel ile Hatay ziyaretinde açılışta cuma namazı kılma sözünü verdiklerini hatırlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Hızlı biçimde programlarımızı yaptık, restorasyona devam ettik. Belgeler elimizde. Ben hiç kimseden ne saklıyorum ne gizliyorum ne de farklı söylüyorum. 7 Ekim'de Antakya'da o sözü verdikten iki gün sonra 9 ekimde bilim kurulu projeyi onayladı. Birileri konuşuyor. Yalan söylemeyin bari, yazık ya. 9 Ekim'de proje onaylandı Bilim Kurulu tarafından, onca çabamıza rağmen Nisan'da Bilim Kuruluna veriliyor, Bilim Kurulu onaylamıyor. Bir ara onaylanıyor, tekrar bizden ilave evraklar istedi. Arkadaşlarımız yoğun biçimde çalıştı. Neticede biz bu göreve gelirken de o projeyi ele aldık. Bursa'nın Ulu Cami'nin aynı ismini taşıyan, isimdaşı, buraya sahip çıkmak. Hele hele Antakya'da 2023'te 6 Şubat‘ta o depremden sonra yerle bir olmuş o bölgeye katkı sağlamak amacındaydık. 22 gün o bölgede kaldım. O dönemde yönetici de değildim. Ne olduğunu biliyorum, o camiyi yapmak. Yıllarca Bursa'da beni çok iyi bilirler, Nilüfer'de neyi ne yaptığımızı, ibadet alanlarımıza nasıl sahip çıktığımızı. Göstermelik değil, bizim göstermelikle işimiz yok. Biz yaparız, yürekten yaparız, ama canı gönülden yaparız. Birileri gibi göstere göstere, biz yapıyoruz demeyiz. Yaparız insanlar kullanır. O hizmeti üretiriz orada, gerçekleştiririz" dedi. 9 Ekim'de projeye başladıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, "Deprem olmuş 6 Şubat'ta, proje onaylanmış 2024 9 Kasım'da. Ya da sizin döneminiz diyelim ki 2024 Mart sonu bitti. O güne kadar niye projeleri onaylatmadınız, niye yaptırmadınız. Ya kaybetme tehlikesini demek ki görmüşler, bundan o anlaşılıyor. Biz yapmayalım, oylayalım, geçsin bakarız sonrasında. Topluma yalan söylemeyin, toplum doğruları biliyor. Yoğun biçimde çalıştık arkadaşlar şu anda yüzde 60‘lara getirdik. Üstelikte en kötüsü, en uzun çalışma süresini alan temel seviyesidir. Onları tamamladık biz, bitirdik. Ancak bundan birkaç gün önce elimize bir yazı geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğü diyor ki 13'üncü maddeye göre iptal ettim, bundan sonra biz yapacağız diyor. Müteahhide 1 TL borcumuz yok. Üstelik de müteahhide dedim ki ‘yap, al parayı'. Öyle çalıştık. Bakın özellikle cami için, Antakya Ulu Cami için, müteahhit hangi hak işi getirdiyse parasının tamamını aldı, onu da sözünü verdik çünkü bir an önce tamamlayalım, bitirelim diye. Sözleşmesi 2026 Haziran'a sarkıyor öyle imzalamışsınız. Şimdi kalkıp, ‘efendim işte şu tamamlandı', ‘bu tamamlandı', ‘burası bitmedi'. Allah aşkına yalan söylemeyin bu topluma, toplum bu kadar cahil değil. Belgeler var, siz sözleşmeyi imzalamışsınız, ben imzalamadım. Diyorsunuz ki ‘2026'nın Haziran'ıda bitireceğim', sözleşme imzalıyorsunuz, niye o zaman 2025'te şu tarihte bitireceğim diye imzalamadınız. Hakikaten ben öyle siyasi değilim, öyle yönetici değilim. Arkadaşlar yalanla işimiz yok. Yüzde 60'ını tamamladık arkadaşlar. 97 milyonluk ihale yapılmış, 54 milyonu bunun ihale, ödediğimiz 86 milyonun geri kalanının fiyat farkı, keşiflerini de hazırlayan yine vakıflar. Yani o keşif üzerinden ihaleye çıkılmış. Durumdan Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum. Şu an orada kesintisiz 16 kişi çalışıyor aktif olarak. Bitirilmesi konusundaki hassasiyetlerini en üst seviyeye çekiyorlar. ‘Efendim şurası bitti', ‘yanındaki şu bitti' diyorlar, o bittiyse onun projesi demek ki daha önce alınmış, daha önce yapılmış. Yıkım Rölevesi Koruma Kurulu onayı tarihi 12.12.2023. Siz ne zaman yaptığınız bu sözleşmeyi dokuzunda yani eylülde yaptınız. 12.12'de sadece yıkımla ilgili kısmı onaylanmış. Kalıntı Rölevesi Koruma Kurulu tarihi 14.03.2024. Restitüsyon Projesi Koruma Kurulu onay tarihi 28.06.2024. Güçlendirme Projesi, ki bu buna göre yapılıyor binalar, onay tarihi 09.10.2024. Arkadaşlar yani ne zaman, Antakya'da biz Haziran 2026'da orada cuma namazını kılacağız, genel başkanımızla birlikte, genel başkanımıza da söyledi. Dediğimiz günden iki gün sonra onaylandı. Daha da ilginç bir şey söyleyeyim size Minare Projesinin Koruma Kurul onayı 22.10.2025. Arkadaşlar niyet televizyona çıkıp da yalan söylüyorsunuz. Belge burada, buna göre yapıyoruz zaten biz. Yazıktır, günahtır. Hele hele bu tür projeleri projesi yapmak mümkün değil, cezası bile var" ifadelerini kullandı.

Bozbey ve Zeybek’ten Antakya Ulu Camii tepkisi: "Bu hatalı karardan dönün! Haber

Bozbey ve Zeybek’ten Antakya Ulu Camii tepkisi: "Bu hatalı karardan dönün!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Antakya Ulu Camii’nin restorasyon ve rekonstrüksiyon sözleşmesinin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tek taraflı feshedilmesine tepki gösterdi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bazı siyasilerin açıklamaları doğrultusunda verdiği kararın kabul edilemez olduğunu belirten Başkan Bozbey, “Bir an önce bu hatalı karardan dönülmesini istiyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Antakya Ulu Cami’yi ayağa kaldırıp süresinde teslim edecek bilgi birikimimiz de ekonomik gücümüz de var” dedi. CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Hatay Antakya Ulu Camii’nin restorasyon ve rekonstrüksiyon sürecine ilişkin sözleşmenin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tek taraflı feshedilmesi üzerine CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. “20 AY PROJEYİ ONAYLAMAYAN VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, SÖZLEŞMEYİ TEK TARAFLI FESHETTİ” 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremde 11 kentin muhtelif tarihi yapılarında farklı farklı hasarların meydana geldiğini hatırlatan Gökan Zeybek, bunlardan birisinin de Antakya Ulu Cami olduğunu söyledi. Tarihi caminin depremle birlikte taş üstünde taş kalmayacak biçimiyle yıkıldığını belirten Zeybek, 2023 yılında yapılan anlaşmayla caminin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmasının imza altına alındığını hatırlattı. Rolöve, restorasyon ve konstrüksiyon projelerinin tamamlanmasıyla inşa faaliyetlerinin başladığını anlatan Zeybek, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 7 Ekim 2024 tarihinde imalatların başlaması için projelerin onaylanması gerektiğini açıklamıştı. 9 Ekim 2024 tarihinde ise projeler onaylandı. Sonrasında Mustafa Bozbey başkanlığındaki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi, kurumlardaki devamlılık ilkesiyle caminin rekonstrüksiyon inşaatına başladı. 20 ay boyunca projeyi onaylamayan Vakıflar Genel Müdürlüğü Koruma Kurulları, 12 ay sonra cami inşaatının yeteri kadar ilerlemediğini gerekçe göstererek anlaşmanın 13. maddesine dayanarak tek taraflı olarak sözleşmenin feshettiğini açıkladı” diye konuştu. “İNŞAATIN YÜZDE 60’ININ TAMAMLANDIĞINI GÖRÜYORUZ” 12 Aralık 2023’te yıkım rölovesinin, 14 Mart 2024’te kalıntı rövolesinin, 20 Haziran 2024’te restitüsyon projesinin, 9 Ekim 2024’te rekonstrüksiyon ve güçlendirme projesinin, 22 Ekim 2025’te minare projesinin Koruma Kurulu tarafından onaylandığını hatırlatan Zeybek, bu dönemde ihaleyi Mustafa Bozbey’in yapmadığını, müteahhitti Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin seçmediğini, rakamları belirlemediğini anlattı. 97 milyon TL’lik keşif bedelinin 86 milyon 317 bin TL’sini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ödediğini açıklayan Zeybek, “54 milyon TL üzerindeki bir rakamın doğrudan doğruya keşiften geldiğini, geri kalan rakamların da fiyat farklarından geldiğini görüyoruz. Keşif incelemesine bakıldığında inşaatın yüzde 60’ının tamamlandığını görüyoruz. İnşaat, Haziran 2026’ta tamamlanacak. Hatta CHP Genel Başkanı Özgür Özel de açılışın bir Cuma günü yapılacağını ve ilk Cuma namazını hep birlikte kılacaklarını söylemişti. Ancak Bakanlık, 23 Aralık tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yazdığı yazıda, alandaki fiziki gerçekleşme oranı göz önüne alındığında cami inşaatının yapılamayacağını ya da zamanında teslim edilemeyeceği ileri sürerek sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini açıklıyor” dedi. “BİR YANLIŞ YAPILMAKTADIR” Antakya Ulu Cami’de önce zemin iyileştirmesi, arkasından temel güçlendirmesi yapıldığını söyleyen Zeybek, daha sonra orijinal yapıdan çıkartılan taşların kullanıldığını belirtti. İnşaatın son hali hakkında da resimlerle birlikte bilgi veren Zeybek, “Cumhurbaşkanı, Cumartesi günü Hatay’a gidecek. Bitmiş olan konutların kura çekimiyle sahiplerine teslimini yapacak. Tam da bu teslimden iki gün önce böyle bir yazının Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne iletilmesini anlamak mümkün değildir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ekiplerimiz, üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmenin huzuru içerisindedir. Bütün yetkililere çağrı yapıyorum. Bir yanlış yapılmaktadır. Bu yanlıştan hızlı biçimde dönülmelidir. Davulu vermişler Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sırtına, tokmağı almışlar ellerine, tek taraflı tokmak çalıyorlar. Bursa Büyükşehir Belediyesi tüm birimleriyle, Başkan Mustafa Bozbey’in iradesiyle ve Genel Başkanımız Özgür Özel’in desteğiyle projeyi zamanından önce bitirmenin sözünü verdi. Sözünün de arkasında durduğunu belirtmek istiyorum” diye konuştu. “ANTAKYA ULU CAMİ’Yİ AYAĞA KALDIRMA KONUSUNDA HASSASİYET GÖSTERDİK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, son durumu kabul etmekte güçlük çektiklerini belirtti. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yazısını doğru bulmadıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve geldiğimiz günden beri Bursa Ulu Cami’yle aynı ismi taşıyan kardeş Hatay Antakya Ulu Cami’yi ayağa kaldırma konusunda hassasiyet gösterdik. Yaklaşık yüzde 60’ını da tamamladık. Bu tip yapılarda tabanın yapılması hayli zaman alıyor. Üzerinin yapılması daha kolay. Tam kolay kısma geldik ki sözleşmenin feshedildiği belirtildi. Bizler hassasiyetle süreci takip ettik. Müteahhite her hak edişinin tamamını ödeyerek çalışmanın hızla devam etmesini istedik. Buna rağmen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, bazı siyasilerin oradaki söylemleri doğrultusunda hareket ettiğini gördük” dedi. “BU HATALI KARARDAN DÖNÜLMESİNİ İSTİYORUZ” Antakya Ulu Cami’yi bitirmekle ilgili sorumluluğu üstlenmeye devam ettiklerini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, Haziran 2026’da teslim edeceklerini de bir kez daha tekrarladı. İbadet alanlarına sahip çıkan, koruyan ve bu alanlarda Türkiye’de örnek hizmetleri yürüten bir anlayışa sahip olduklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Bir an önce bu hatalı karardan dönülmesini istiyoruz. Var olan ekiplerimizi sahadan çekmeden aynı hızla devam etmesini ve Haziran ayında ibadete açmayı hedefliyoruz. Bu proje için ilave kaynak da ayırdık. Yaklaşık maliyetinin iki üç katından fazlasının harcanacağını bilerek bütçemizden pay ayırdık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Antakya Ulu Cami’yi ayağa kaldırıp teslim etmek istiyoruz. Bunu yapacak bilgi birikimimiz ve ekonomik gücümüz var. Süresinde tamamlayacak kapasitemiz de var” diye konuştu.

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı Haber

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı

Mimarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Setbaşı Köprüsü’ndeki uygulamaların onaylı projeye aykırı olduğu belirtilerek derhal durdurulması talep edildi. “Bursa’mızın en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Setbaşı Köprüsü üzerinde son günlerde gerçekleştirilen uygulamalar, hem meslek camiamızda hem de kamuoyunda büyük endişelere neden olmuştur” denen Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin açıklaması şöyle: “Yerinde yapılan incelemeler ve kamuya açık fotoğraflar üzerinden görülen mevcut durum, koruma mevzuatı, onaylı projeler ve uluslararası restorasyon ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırmaktadır. Onaylı proje olmadan yapılan müdahale, açık bir mevzuat ihlalidir! Edindiğimiz bilgilere göre Setbaşı Köprüsü’ne ilişkin uygulama henüz Koruma Bölge Kurulu’ndan onaylanmış bir projeye dayanmamaktadır. Bu durum, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na açıkça aykırıdır. Tescilli kültür varlıklarında veya koruma alanı içinde yapılacak her türlü müdahale—basit onarım dâhil—Kurul onayı gerektirirken, bu uygulamanın onaylı proje olmadan hayata geçirilmesi kabul edilemez. Ayrıca süreçte, önce kurul onaylı bir proje ile başlandığı, ancak uygulama aşamasında değişikliklere gidildiği; bu değişiklikler için ise yeniden Kurul onayı alınmadığı anlaşılmaktadır. Onaylı projeden sapılarak gerçekleştirilen bu müdahaleler, koruma mevzuatı açısından açık bir ihlal teşkil etmektedir. Köprünün yaya bölümünde ilk restorasyon projesinde onaylanan zemin kaplaması tamamen değiştirilmiş, yanı sıra görsel süreklilik kaybolmuştur. Yeni taş döşeme kayganlık riski nedeniyle de vatandaşlar tarafından yoğun şikâyetle karşılanmıştır. Diğer yandan yeni yapılan korkuluklar da yine onaylı restorasyon projesine aykırı yapılmıştır. Ayrıca yaya–taşıt sınırını belirleyen bordür çizgisi ortadan kalkmış, güvenlik ve algısal ayrım zayıflamıştır. Söz konusu müdahale, uluslararası restorasyon ilkelerinde tanımlanan minimum müdahale, özgün malzemenin korunması ve belgeye dayalı onarım kriterleriyle bağdaşmamaktadır. Kent kimliği ve kültürel süreklilik geri dönülmez biçimde zarar görmektedir. Setbaşı Köprüsü, Bursa’nın tarihî aksı üzerinde yer alan, kentin hafızasında güçlü yere sahip bir yapıdır. Özgün malzeme ve tasarım öğelerini ortadan kaldıran bu uygulama, yalnızca fiziksel yapıya değil, aynı zamanda kentsel belleğe de zarar vermektedir. Kurul incelemesi ve uygulamanın derhal durdurulması gerekmektedir. Koruma Kurulu onayı olmaksızın yapılan uygulama sürecinde; *Uygulamanın ivedilikle durdurulması, mevcut müdahalelerin yerinde tespit edilerek tutanak altına alınması, *Uygulamanın onaylı projeye uygun hale getirilmesi veya gerekirse eski hâline döndürülmesi, *Teknik incelemelerle zemin kaplaması ile ilgili kaymazlık ve güvenlik testlerinin yapılması gerekmektedir. Şeffaflık ve mesleki denetim talebimizi yineliyoruz. Bu tür uygulamalar; kurumlar, meslek odaları, uzmanlar ve kamu arasında şeffaf, bilimsel ve katılımcı bir süreç yürütülmeden gerçekleştirildiğinde hem kent değerlerimizi hem de kamusal güveni zedelemektedir. Kültürel mirasın korunması sorumluluğu ve kamu yararı gereği Setbaşı Köprüsü’nde yürütülen çalışmaların derhal durdurulmasını, gerekli tüm teknik ve hukuki denetimlerin ilgili mevzuatlar çerçevesinde yapılmasını ve onaylı projeye aykırı yürütülen bu sürecin tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak Haber

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak

Bursa ve Nilüfer’in en önemli turistik bölgelerinden olan Gölyazı Mahallesi’ndeki 2 bin yıllık antik tiyatro kazılarında sona gelindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, tiyatronun kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak modern bir mekana dönüştürüleceğini müjdeledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Nilüfer Belediyesi'nin destekleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında son dönemece girildi. Helenistik dönemden kalma ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde yenilenen antik tiyatroda kazılar, bu yıl içinde tamamlanacak. “TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL YERLERİNDEN BİRİ OLACAK” Kazı alanını inceleyen Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatronun zamanında 5 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğini belirterek, “Mevcut halini koruyarak restorasyon çalışması yaptığımızda, burada bir açık hava ortamı oluşturabiliriz. Kültürel ve arkeolojik etkinlikler, öğrencilerin gelip çalışmaları gözlemlemesi, atölye kullanımı gibi faaliyetler düzenlenebilir. Umarız kısa süre içerisinde bu süreci tamamlayarak, belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birinde güzel kültür sanat etkinliklerini hep birlikte yaşayabiliriz” dedi. Gölyazı’nın yaşamın ve kültürün iç içe geçtiği en güzel bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer'in tarihi tarafı yeterince bilinmiyor. Yeni bir şehir olarak bilinse de milattan öncesine giden çok sayıda yerimiz bulunmakta. Gölyazı ve Misi gibi tarihi ve kültürel miras açısından çok değerli yerlerimiz var” diye konuştu. BÖLGEYE KAPSAMLI TURİZM VİZYONU Başkan Şadi Özdemir, Gölyazı’nın turizm potansiyelini artırmak için kapsamlı projeler planladıklarını açıkladı. Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü bir bütün olarak ele aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, turistlerin bölgede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak için seyit tepeleri, bisiklet yolları, otoparklar, göl üzerinden ulaşım ve çeşitli aktiviteler planladıklarını ifade etti. Ayvaköy Mahallesi’ni dijital köy haline getirme projesinden de bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. İnsanlar bilgisayarlarını yanlarına alarak dünyayı gezerek çalışıyor. Biz de bu bölgede dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratacağız” dedi. Ayvaköy’deki Ayvaini Mağarası’nın da turizme kazandırılacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Valimizin desteğiyle, buranın giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli talimatlar verildi. Bürokratik süreç tamamlandığında, herkesin güvenle ziyaret edebileceği bir ortam oluşturacağız” dedi. "TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞECEK" Başkan Şadi Özdemir, tüm bu çalışmaların temel amacının Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması olduğunu vurgulayarak, “Tarım ve turizmi bir arada düşünmek gerekiyor. Bölgede siyah incir, zeytin gibi çok kaliteli tarım ürünleri bulunmaktadır. Umarız halkımız tarımdan vazgeçmez, tarım yeniden harekete geçer ve tarım dışına düşmüş genç nüfus yine tarıma yönelir" dedi. SIRADA RESTORASYON VAR Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin de, tiyatronun Helenistik dönem kökenli olduğunu ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ciddi bir renovasyon geçirdiğini belirtti. “D formlu bir Roma tiyatrosu olan yapı, zamanında 5 bine yakın oturma kapasitesine sahipti. Günümüze 44 oturma sırası ulaşabildi” diye konuştu. Şahin, Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bölgede definecilik faaliyetlerinin neredeyse sona erdiğini de sözlerine ekleyerek, “Burada çalışan arkadaşlarımız hem kendi tarihlerini öğreniyorlar hem de neler çıktığını bizzat görüyorlar. Hem arazileri değerlendi, hem gelen turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı. Kazı çalışmalarının 5’inci yılında neredeyse tamamlandığını belirten Prof. Dr. Şahin, bundan sonra uluslararası tüzüklere uygun şekilde restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının başlayacağını, tiyatronun yeniden gösteri mekanı olarak kullanılabilmesinin sağlanacağını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatro kazı bölgesinin ardından bölgede yeni bulunan “Simitçi Kale” bölümündeki ipek atölyesini de ziyaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.