SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rtük

Söz Bursa - Rtük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rtük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

RTÜK’ten flaş inceleme: O reklam filmi mercek altında! Haber

RTÜK’ten flaş inceleme: O reklam filmi mercek altında!

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Bosch'un reklam filme ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. RTÜK Başkanı Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Anne sevgisi; insan hayatındaki en derin, en kurucu ve en vazgeçilmez bağdır. Kainattaki tüm canlılara duyulan sevgi elbette kıymetlidir. Hayvanlara merhamet, bizim kültürümüzün de inancımızın da önemli bir parçasıdır. Buna itirazımız yok. Ancak anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez. Annelik; bir metafor, bir reklam dili ya da bir iletişim kurgusu değildir" dedi. Reklam filmi hakkında RTÜK tarafından inceleme başlatıldığını açıklayan Daniş, şunları kaydetti: "Annelik; bir nesli büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan en güçlü bağdır. Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır. Bu yaklaşım ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir. Bizler hem tüm canlılara duyulan sevgiyi savunuruz hem de annelik gibi yüce bir değerin değersizleştirilmesine karşı dururuz. Çünkü annelik reklamla tanımlanmaz, hayatla anlam bulur. Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı' ilanıyla ortaya koyduğu vizyon da bize anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

RTÜK'ten şiddet ve hakarete geçit yok: Ceza yağdı Haber

RTÜK'ten şiddet ve hakarete geçit yok: Ceza yağdı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yoğun şiddet sahneleri barındıran ve çocuk ile gençleri şiddet ve suça özendiren yapımlar nedeniyle bazı dizilere ve televizyon kanallarına ceza verdi. Üst Kurul toplantısında Yeraltı ve Eşref Rüya dizileri ile üç dijital platformdaki yapımlara şiddeti özendirmekten yaptırım uygulanırken, bunların yanı sıra Halk TV ve Sözcü TV'ye eleştiri sınırlarının ötesinde yayın yapılmasından dolayı müeyyide uygulandığı belirtildi. RTÜK, NOW TV'de yayınlanan Yeraltı adlı dizinin 4 Mart, 11 Mart, 18 Mart, 25 Mart, 1 Nisan ve 8 Nisan tarihli bölümlerindeki şiddet içerikli sahnelere ilişkin yayın ihlallerini görüştü. Dizide çözüm yolu olarak adli makamların kullanılmadığı, şiddetin ise etkili ve kesin sonuç alınan bir yöntem olarak sunulduğunu belirleyen Üst Kurul, estetize edilerek sunulan söz konusu şiddet sahnelerinin şiddete karşı gerçeklik algısını bozduğu, şiddetin bireyler üzerindeki ağır psikolojik etkileri ve hukuki sonuçları ortaya koymadığı ve şiddeti gerçekleştiren karakterleri özendirici birer rol model haline getirdiğini tespit etti. Bu tür içeriklerin suç ve şiddeti özendirdiği, şiddet ile güç, zenginlik, itibar ve saygınlık arasında doğrudan bir ilişki kurulduğunu vurgulayan Üst Kurul, NOW TV'ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladığını açıkladı. Eşref Rüya'ya ise şiddeti özendirmeden ceza KANAL D'de yayınlanan Eşref Rüya adlı dizinin 38, 39 ve 40. bölümlerindeki şiddet sahneleri de Üst Kurul'da ele alındı. RTÜK İzleyici Bildirimleri Sistemi'ne 1-17 Nisan tarihleri arasında söz konusu diziye ilişkin iletilen 623 şikayeti de değerlendiren Üst Kurul, medyadaki şiddetin gerçek hayattaki şiddetten daha sık tekrar ettiği ve yapılan araştırmalara göre televizyonda gösterilen şiddet içerikli sahnelerin fazlalığının toplumda artan şiddetle bağlantılı olduğuna dikkati çekti. Dizideki şiddet sahnelerinin şiddeti olağanlaştırdığı, yöntem öğretici nitelikte olduğu, özendirici ve model oluşturucu biçimde sunulduğu ve şiddetin gerçek dünyada yer bulmasına yol açabilecek etkilere sebep olabileceğini vurgulayan Üst Kurul, KANAL D'ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladığını duyurdu. HBO MAX'TAKİ ALTIN ÇOCUK DİZİSİ DE CEZADAN PAY ALDI HBO Max adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Altın Çocuk" adlı dizi de içerdiği yoğun şiddet sahneleri nedeniyle Üst Kurul'un gündeminde yer aldı. Ekranda gösterilen şiddetin gündelik yaşamda sorunların çözümünde şiddete başvurmak yönünde eğilimlere neden olabildiği ve uzun vadede şiddetin kanıksanmasına neden olabileceği ifade edilen Üst Kurul'da HBO Max adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verildiği ifade edildi. PRİME VİDEO'YA KATALOGDAN ÇIKARMA CEZASI RTÜK, Prime Video adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan Gangs Of Lagos (Lagos Çeteleri) isimli filmdeki aşırı şiddet sahnelerine ilişkin yayın ihlallerine de kayıtsız kalmadı. Filmin şiddeti sorun çözmenin yegane aracı olarak meşrulaştırdığı, yoğun ve detaylı şiddet içeriklerinin şiddetin kanıksatılmasına hizmet ettiği ve çocuk izleyiciler üzerinde yıkıcı rol model etkisi oluşturabileceğinin altını çizen Üst Kurul, Prime Video adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmüne aykırılıktan idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verildiğini duyurdu. Netflix'teki Trigger dizisine yoğun şiddetten yaptırım uygulandı Netflix adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan "Trigger" adlı dizideki yoğun şiddet içerikleri de Üst Kurul'da görüşüldü. Dizide şiddet sahnelerinin yoğun şekilde yer aldığı, suç ve suç unsurlarının detaylandırıldığı, şiddetin estetize edildiği vurgulanırken, dizinin 6. bölümünde işlenen okul saldırısının da sorumlu yayıncılık anlayışıyla bağdaşmadığı, ilgili sahnelerin kronik güvensizlik ve kaygı durumunu besleyebileceği, özellikle genç izleyicilerde taklit etme davranışı oluşturabileceği aktarıldı. Bu gerekçelerle Netflix adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmüne aykırılıktan idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası uygulandığı ifade edildi. HALK TV'YE MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN'E HAKARETTEN CEZA RTÜK'te Halk TV'de 15 Nisan tarihinde yayınlanan Sansürsüz isimli programda CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'un Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırısıyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i hedef alan sözleri de görüşüldü. "Sense sadece öldürmeyi öğretmişsin, sense sadece kin ve nefret akıtıyorsun ya. Halen kin ve nefret akıtan bir Milli Eğitim Bakanı var" şeklindeki ifadelerin doğrudan suç isnadı içeren, eleştiri sınırlarını aşabilecek derecede kişiselleştirilmiş ve kişilik haklarını zedeleyen yayının ihlal niteliği taşıdığını belirten RTÜK, Halk TV'ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "...kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uygulandığını açıkladı. SÖZCÜ TV DE CEZALARDAN NASİBİNİ ALDI Üst Kurul, Sözcü TV'de 10 Nisan tarihinde yayınlanan Nokta Atışı isimli programda Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Sera Kadıgil'in TBMM ve çeşitli devlet kurumlarına yönelik kullandığı ifadeleri de yayın ihlali olarak değerlendirdi. Kadıgil'in TBMM üyelerine yönelik "Meclisi itibarsızlaştırmasının bu kadar böyle boş işler müdürü gibi oradaki piyonları aracılığıyla iş gördürmesinin sebebinin de açıkçası bu olduğunu düşünüyorum" sözleri ile uyuşturucu operasyonlarına ilişkin kullandığı "E işi mi yok bu devletin? Hani bir de ne hikmetse sadece kullananları alıyor. Bir tane de torbacı al ya. Hadi bir tane da baron al. Bir tane de uyuşturucu baronu al, kilo ile getirenlere yok. Onların arkası sağlam çünkü" şeklindeki açıklamalarının eleştiri sınırlarını aşan küçük düşürücü ve iftira niteliğinde olduğu belirtildi. Üst Kurul, Sözcü TV'ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verdi. RTÜK, toplantıda Adalet Bakanlığı ile koordineli olarak mahkemelerce verilen yayın yasağı kararlarının uygulanmasına yönelik yayıncı kuruluşlara rehber niteliğinde ilke kararlarının belirlenmesine de karar verdiğini duyurdu.

RTÜK'ten ceza yağmuru! O yarışma ve filmler mercekte Haber

RTÜK'ten ceza yağmuru! O yarışma ve filmler mercekte

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), "abartılı şiddet, çocuk ve gençlere zarar veren içerikler" gerekçesiyle bazı televizyon kanallarına yaptırım uyguladı. RTÜK, gündemdeki yayın ihlallerini incelemek üzere toplandı. TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 13 Nisan'da yayınlanan ‘GEBER!' isimli yabancı filmin "geneline hakim olan şiddet unsurlarının suçluların güç mücadelesinde başvurdukları başlıca çözüm yöntemi olarak gösterildiğine ve filmde yer verilen şiddet sahnelerinin şiddetin normalleştirdiğine" karar veren Üst Kurul, TLC adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan ‘şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz' hükmünü ihlalden idari para cezası ve program durdurma yaptırımı uyguladı. "ZUHAL TOPAL'LA YEMEKTEYİZ" YARIŞMASINDAKİ SÖZLER NEDENİYLE TV8'E CEZA RTÜK, TV8'de 7 Nisan'da yayınlanan Zuhal Topal'la Yemekteyiz isimli programla ilgili resen başlatılan incelemeyi ve İletişim Merkezi'ne iletilen çok sayıda vatandaş şikayetini değerlendirdi. Üst Kurul, programa yarışmacı olarak katılan 70 yaşındaki emekli devlet memuru şahsa yönelik diğer yarışmacıların kullandığı ‘Kokoşum', ‘Görmüyor', ‘Titreme, dökeceksin', ‘İlaçlarını içtin mi?', ‘Senin burada ne işin var?', ‘Yürüyemiyorsun', ‘Sekiz bakıyorsun' ve ‘Yaşınızın kadını değilsiniz' gibi söylemlerle "yarışmacının küçük düşürüldüğüne ve bu durumun insan onuruna saldırı olduğuna" karar verdi. Bu söylemlerin yanı sıra "kadın yarışmacının 'Yemek dışında yorum yapmayın', 'Yaşımla ilgili konuşmayın' demesine rağmen diyalogların devam ettiği ve sunucunun bu durumu sonlandırmadığının tespit edildiği" belirtildi. "Canlı olarak yayınlanmayan ve montajlandıktan sonra ekranlara getirilen söz konusu bölümde yaşlılara yönelik aşağılamaların tamamen reyting amaçlı korunduğu ve sunucunun da diğer yarışmacılara müdahale etmediği" ifade edildi. Bu gerekçelerle TV8'e 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ‘Yayın ilkeleri' başlıklı 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez' hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verildi. KANAL 26'YA CEZA RTÜK, Kanal 26 televizyonunda 13 Nisan'da yayınlanan Açık Futbol programı nedeniyle ceza verdi. "Programda sarf edilen eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, insan onuruna aykırı ve aşağılayıcı olduğu" ifade edilirken, bahsi geçen kanala 6112 Sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez' hükmünü ihlal etmekten idari para cezası kesildi.

RTÜK düğmeye bastı: Yayın ihlallerine ceza yağdı Haber

RTÜK düğmeye bastı: Yayın ihlallerine ceza yağdı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK), yayın ihlalleri nedeniyle 4 farklı medya kuruluşuna idari para cezası uyguladı. Kararlarda küfürlü yayın, yanıltıcı içerik ve mahremiyet ihlalleri öne çıktı. RTÜK, gündemdeki yayın ihlallerini değerlendirdiği toplantıda 4 yayıncı kuruluşa idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Üst Kurul, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik iddialardan spor yayınlarındaki küfürlü tezahüratlara, gündüz kuşağı programlarından mahkumlar üzerinden elde edilen gelirlere kadar birçok başlığı inceledi. ULUSAL 1’E “DOĞRULUK VE GERÇEKLİK” İHLALİ RTÜK, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in iddialarını doğrulatmadan yayınlayan Ulusal 1 kanalına yaptırım uyguladı. Kurul, söz konusu yayınların “tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine aykırı” olduğunu belirtti. beIN SPORTS’A KÜFÜRLÜ TEZAHÜRAT CEZASI Trendyol Süper Lig’de yayınlanan Trabzonspor–Galatasaray maçında statta dile getirilen küfürlü tezahüratların sansürlenmeden verilmesi nedeniyle beIN SPORTS’a ceza verildi. RTÜK, yayın sırasında gerekli ses kısma veya gecikmeli yayın önlemlerinin alınmadığını vurguladı. BEYAZ TV’YE MAHREMİYET İHLALİ “Esra Ezmeci ile Yeni Baştan” programında bir cinayet vakasına ilişkin görüntülerin yetersiz şekilde buzlanarak verilmesi ve detaylı anlatım yapılması nedeniyle BEYAZ TV’ye yaptırım uygulandı. Kurul, bu yayınların özellikle çocuk ve gençler açısından sakıncalı içerik taşıdığına dikkat çekti. RADYO LİDER İZMİR’E “HAKSIZ KAZANÇ” YAPTIRIMI Radyo Lider İzmir’de yayınlanan bir programda, mahkumlar ve yakınlarından mesaj ve istek parça karşılığında gelir elde edildiği tespit edildi. RTÜK, bu durumun hem hukuka aykırı hem de ceza infaz kurumlarının güvenliğini riske atabilecek nitelikte olduğunu belirtti.

Spor ekranında yeni dönem: RTÜK’ten oy birliğiyle kabul edilen yasaklar. Haber

Spor ekranında yeni dönem: RTÜK’ten oy birliğiyle kabul edilen yasaklar.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamalara ilişkin yeni ilke kararlarının yer aldığı bir açıklama yayınladı. RTÜK’ten yapılan açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın raporu ve eklerini inceleyerek spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamaları ele aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, tarafsızlık, adil temsil ve evrensel spor değerlerine uygunluğu güçlendirmek amacıyla yeni ilke kararları aldı. RTÜK’ün amacı, spor yayınlarında tribün ve saha görüntülerinin tarafsız şekilde ekrana taşınmasını, spiker ve yorumcuların belirli takımlar veya taraftarlar lehine yorum yapmaktan kaçınmasını ve izleyicilere şiddet veya fanatizmi özendirmeyen bir yayın sunulmasını sağlamaktır. Böylece özellikle genç izleyicilere pozitif ve örnek teşkil eden bir spor deneyimi sunulması; sporda tarafsızlığın sağlanması ve izleyicilere güvenli, olumlu bir yayın deneyimi yaşatılması hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. MÜSABAKALARDAKİ OLUMSUZ UYGULAMALAR Spor müsabakaları yayınlarında tespit edilen olumsuzluklar ilgiliyse, "İncelemelerde bazı yayınlarda tribün pankartlarının ısrarla ekrana taşındığı ve yorumlandığı, bazı takım ve taraftarlar lehine taraflı ifadelerin kullanıldığı, küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntülerinin ekrana yansıdığı tespit edildi. Ayrıca saha içi ve tribünlerdeki kavgaların uzun süre gösterildiği ve sanal bahis ile aşırı tüketimi teşvik eden ürünlerin reklamlarının yayınlandığı gözlemlendi. Bu durumların sporda eşitlik ve yayıncılık ilkeleri açısından sakıncalı olduğu belirlendi" denildi. 'SANAL BAHSİ TEŞVİK EDİCİ REKLAMLARA YASAKLAMA Açıklamada, spor müsabakalarının yayınlarına yönelik ilke kararları şu şekilde sıralandı: "Sporun ruhuna ve doğasına uygun, evrensel değerlerine saygılı, sporda pozitif bir atmosferin oluşturulmasına yönelik barışçı, şiddet içermeyen bir dil kullanılacaktır. Saha kenarlarında ya da tribünlerde kamu düzenine ve toplumsal barışa zarar veren, ayrımcılık içeren, belirli bir takımı veya taraftarını hedef alan pankartlar ekrana getirilmeyecektir. Yurt içinde yapılan hazırlık ve lig maçlarında sahada bulunan herhangi bir takım, teknik heyet, yönetici, taraftar grubu ya da hakemler hakkında taraflı veya fanatizmi tahrik eden yorumlar yapılmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınlarında; duraksamalar ve devre araları dışında, bant reklamlar dahil hiçbir türde reklam yayınlanmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınında sanal bahis oynamayı teşvik eden reklamlar yayınlanmayacak, bu konuda gerekli teknolojik tedbirler alınacaktır. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürünlere ilişkin reklamlara yer verilmeyecek, tanıtımı yapılan ürün ve hizmetleri teşvik edici ifadeler kullanılmayacaktır. Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır. Saha içinde ve tribünlerde meydana gelen kavgalar uzun süreli ekrana getirilmeyecek, saha içerisine yetkisiz şekilde girip eylemde bulunan kişilerin görüntülerine yer verilmeyecektir." Söz konusu ilke kararlarının, Üst Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildiği ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor! Haber

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siber zorbalık konusunda RTÜK ile birlikte çalıştıklarını ve bu kapsamda MEB müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili programlara yer verdiklerini belirtti. Tekin, "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem toplumumuzun sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz. Medya okuryazarlığı konusunda öğrencilerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla RTÜK ile ortak bir proje başlamıştık. Bunu iki boyutla yapmıştık. Bir tanesi MEB'in müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili farkındalığı arttıracak programlara yer vermek, ikincisi de MEB bünyesinde ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek' talebe hakkında kanun kapsamında yurt dışında dijital medyanın da dahil olduğu, medya okuryazarlığı konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere iletişimci arkadaşları yurt dışına gönderme sürecini başlatmıştık. Bunun devamında da geçtiğimiz yıl eğitim öğretim süreçlerimizde ciddi bir değişiklikle gündeme aldığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adıyla kamuoyunda bilinen öğretim programlarında yaptığımız değişikliklerle bu kapsamda 9 farklı okuryazarlık türünü programlarımızın içerisine dahil ettik. Bunlardan bir tanesi yine medya okuryazarlığı. Onu RTÜK ile beraber yürütüyoruz" diye konuştu. "İNSANIN HAYATI KENDİLİĞİNDEN BİR DÜZEN İÇERİSİNDE ARTMIYOR" Siber zorbalığın dijital dünyanın gelişmesi olduğu kadar başka problemlerden de kaynaklandığını ifade eden Tekin, "Her ne kadar bugün burada RTÜK'ün organize ettiği programdan siber zorbalık, dijital güvenlik ve koruyucu mekanizmalar başlığı altında konuşuyor olsak da ben bu meselenin aslında çağın ürettiği zihniyet ikliminden ayrı bir biçimde okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor. İnsanı insan kılan, iradesine istikamet kazandıran, hürriyet ile hevesi birbirinden ayırmasını sağlayan bir çerçeveye ihtiyaç duyulmakta. Çerçeve anlamını muhafaza eden bir sınır olarak görmek lazım, haysiyeti koruyan bir ölçü olarak almak lazım. Mahremiyeti mümkün kılan durumu, edep duygusu olarak görmek gerekir. Birlikte yaşamayı sürdürülebilen, sürdürülebilir kılan saygı ve adalet zemini olarak görmek gerekiyor. Evlatlarımız için ise bu çerçeve güven üreten bir istikrar duygusu" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZ SADECE OKULLARDA DEĞİL, AYNI ZAMANDA SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DA YER ALIYORLAR" Dijital dünyanın gençlerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olarak gözükmesinin yanı sıra birtakım riskler de bulundurduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ise, "Günümüz dünyasında gençlerimiz sadece okullarda, parklarda ya da sokaklarda değil, aynı zamanda ekranlar, oyunlar ve uygulamalar ile sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar. Dijital dünya gençlerin arkadaşlık duygusu, eğlendiği, öğrendiği, düşündüğü ve fikirlerini paylaştığı yeni bir yaşam alanı haline gelmiş durumda. Fakat bu yeni yaşam alanı aynı zamanda dijital şirket, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali gibi pek çok riski beraberinde bulunduruyor. Bu anlamda gençlerimizin dijital dünyadaki risklere karşı dayanıklılığını artırarak, bilinçli bireyler olarak var olmalarını sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katıldı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

RTÜK Başkanı Daniş’ten korkutan uyarı: "Siber zorbalık artık yıkıcı bir boyutta, çocuklar tehlikede!" Haber

RTÜK Başkanı Daniş’ten korkutan uyarı: "Siber zorbalık artık yıkıcı bir boyutta, çocuklar tehlikede!"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır" dedi. RTÜK tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması planları ele alındığı belirtildi. Ayrıca programın amacının; daha güvenli, bilinçli ve sorumlu bir dijital iletişim ortamının insanlara katkı sunmasının amaçlandığı vurgulandı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Daniş, dijital dünyanın gelişmesinin gençlere olumlu etkisi kadar olumsuz etkisinin de olduğunu, bu olumsuz etkilerden en önemlisinin de ‘siber zorbalık' konusu olduğunu belirtti. "DİJİTAL DÜNYA; BİLGİYE HIZLI ERİŞİM, ANLIK İLETİŞİM VE PEK ÇOK ALANDA KOLAYLIK SAĞLAMA İMKANI SUNMUŞTUR" Dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte siber zorbalık kavramının ortaya çıktığını belirten Daniş, "Dijital dünya; bilgiye hızlı erişim, anlık iletişim ve pek çok alanda kolaylık sağlama imkanı sunmuştur. Özellikle pandemi döneminde yaygınlaşan çevrim içi eğitim uygulamaları sayesinde gençlerimiz, küresel ölçekte fırsatlara erişme imkanı elde etmiştir. Ancak tüm bu imkanların yanında, hepimizi yakından ilgilendiren önemli bir sorun da bulunmaktadır. Bu da siber zorbalık. Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz arasında giderek artan bu sorun, artık küresel ölçekte bir ‘sosyal acil durum' olarak değerlendirilmektedir. Siber zorbalıkta saldırganın kimliğini gizleyebilmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırmakta ve travmatik etkiyi derinleştirmektedir. Bu nedenle bu sorunu yalnızca bireysel bir davranış problemi olarak değil; empati eksikliği, duygu yönetimi güçlükleri ve başa çıkma becerilerindeki yetersizliklerle beslenen çok boyutlu bir psiko-sosyal mesele olarak ele almak zorundayız. Bu bilinçle Üst Kurulumuz; Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında Batman Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi ile iş birliği içinde ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi'ni hayata geçirmiştir" diye konuştu. "BU PROJE İLE GENÇLERİMİZİN, HAK VE SORUMLULUKLARININ FARKINDA BİREYLER OLARAK YETİŞMELERİNİ AMAÇLADIK" Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi'nin gençlerin dijital dünya mecrasında gelişimlerine katkı sağlayacağını ifade eden Daniş, "Bu proje ile gençlerimizin dijital vatandaşlık bilinci kazanmalarını, empati temelli iletişim becerilerini geliştirmelerini, dijital ortamlarda karşılaştıkları zorluklarla sağlıklı biçimde başa çıkabilmelerini, hak ve sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini amaçladık. Mayıs 2025'te Batman'da başlayan, Ekim 2025'te Konya'da devam eden ve Şubat 2026'da Ankara'da tamamlanan üç aşamalı bu süreçte; akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve Üst Kurul uzmanlarımız büyük bir özveriyle çalışmış, güçlü bir sinerji ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "PROJE KAPSAMINDA İKİ ÖNEMLİ REHBER HAZIRLANMIŞTIR" Kamu spotları ve farkındalık programlarıyla birlikte siber zorbalıkla mücadeleye devam edeceklerinin altını çizen Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu doğrultuda proje kapsamında iki önemli rehber hazırlanmıştır. İlk rehberimiz, ‘Zorbalık Haberlerinde Çocuğun Yararının Korunması Rehberi'dir. Bu rehberle; çocukların yer aldığı haberlerde yayıncılık anlayışının nasıl olması gerektiği, gizlilik ve mahremiyet ilkeleri ile çocuğun yararının nasıl korunacağı net biçimde ortaya konulmuştur. Medya kuruluşlarımıza yönelik hazırlanan bu rehberin tüm yayıncılarımızla paylaşılması ve yayın politikalarına entegre edilmesi, çocuklarımızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız. İkinci rehberimiz ise, ‘Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi'dir. Bu rehber, uluslararası literatürde ‘Red Flag' olarak adlandırılan alarm verici davranışlara dikkat çekmekte; ebeveynlerin riskleri erken fark edebilmesini ve bilinçli şekilde müdahale edebilmesini amaçlamaktadır. Ailenin, çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli rehberi olduğu bilinciyle, ebeveynlerimizi desteklemeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Hazırlanan bu iki rehberi programımızın devamında kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece hem medya kuruluşlarımız hem de ailelerimiz için yol gösterici kaynaklar sunmuş olacağız. Bununla birlikte, kamu spotları ve farkındalık programları aracılığıyla siber zorbalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı, medya yoluyla güçlü bir bilinç seferberliği oluşturmayı hedefliyoruz." Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katılım sağladı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.