SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rüşvet

Söz Bursa - Rüşvet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rüşvet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek duyurdu: 21 ilde 200 şüpheliye eş zamanlı baskın! Haber

Adalet Bakanı Gürlek duyurdu: 21 ilde 200 şüpheliye eş zamanlı baskın!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında; yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik 21 ilde 200 şüpheli şahsa yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletimizin huzuruna ve ekonomimize kasteden çok katmanlı bir suç organizasyonuna ağır bir darbe indirildiğini açıkladı. Bakan Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları dedi: "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında; yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik 21 ilimizde 200 şüpheli şahsa yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletimizin huzuruna ve ekonomimize kasteden çok katmanlı bir suç organizasyonuna ağır bir darbe indirilmiştir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile elde edilen deliller neticesinde; yaklaşık 100 milyar TL ve 2 milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edilmesi, yürütülen mücadelenin boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Adalet, İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımızın omuz omuza, büyük bir eş güdüm içinde sergilediği kararlı duruş; finansal suç örgütlerine ve yasa dışı bahis şebekelerine karşı asla taviz vermeyeceğimizin en net göstergesidir. Bu sabırla ve büyük bir dikkatle yürütülen operasyon dolayısıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın alın terini ve geleceğini hedef alan her türlü suç yapısıyla mücadelemizi, aynı sarsılmaz iradeyle sürdüreceğiz."

Özkan Yalım’dan şok itiraflar: "Özgür Özel’e poşetle para verdim, delegeleri işe yerleştirdim" Haber

Özkan Yalım’dan şok itiraflar: "Özgür Özel’e poşetle para verdim, delegeleri işe yerleştirdim"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Özkan Yalım'ın Çağlayan Adliyesi'nde 5 saat süren ek ifadesinin detayları ortaya çıktı. Yalım verdiği ifadesinde belediyeye ait araç ve personelin özel işlerinde kullanıldığını kabul etti. Yalım, Özgür Özel'e toplam 1 milyon 200 bin TL verdiğini de ifade etti. Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifade talebinde bulundu. Yeni bir ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürülen Özkan Yalım'ın ifadesi yaklaşık 5 saat sürdü. İşlemlerin ardından Yalım, yeniden cezaevine gönderildi. "ÖZGÜR ÖZEL'E 1 MİLYON 200 BİN TL NAKİT VERDİM" Yalım İfadede, CHP'nin 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı sürecine ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Yalım, kurultay öncesinde birçok ilde delegelerle görüşerek Özgür Özel lehine destek çalışması yürüttüğünü söyledi. Yaklaşık 600 ila 700 delegeyle telefon görüşmesi yaptığını belirten Yalım, özellikle Gaziantep ve Kahramanmaraş delegeleri üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Yalım, kurultay sürecinde Özgür Özel'e nakit para verdiğini de öne sürdü. Özgür Özel'in evinin önündeki duvarına poşet içerisinde 200 bin TL bıraktığını aktaran Yalım, daha sonra Denizli'de 1 milyon TL daha teslim ettiğini aktardı. "Özgür Özel bana ‘Ne kadar verebilirsen ayarla' dedi" ifadelerini kullanan Yalım, parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettiğini iddia etti. Bazı kayıtların incelenmesiyle söylediklerinin doğru çıkacağını kaydetti. "ÇOCUKLARIMIZI İŞE ALIRSAN ÖZGÜR ÖZEL'İ DESTEKLERİZ" Bazı delegelerin, çocuklarının CHP'li belediyelerde işe alınması karşılığında Özgür Özel'i destekleyeceklerini söylediklerini öne süren Yalım, delegelerin çocuklarına ait özgeçmişlerin kendisine WhatsApp üzerinden gönderildiğini anlattı. CHP'li belediyelerde kurultay öncesi ve sonrasında işe alınan kişilerin SGK kayıtlarının incelenmesi halinde bu ilişkilerin ortaya çıkacağını iddia etti. "UŞAKSPOR FUTBOLCULARI BELEDİYEDE ÇALIŞIYOR GİBİ GÖSTERİLDİ" Yalım ifadesinde Uşakspor üzerinden yürütülen usulsüzlüklere de değinen Yalım, "24 futbolcudan 10 tanesi belediye kadrosunda çalışıyor olarak gösterildi ancak fiilen çalışmadılar" dedi. Bazı futbolcu eşlerinin de belediyede maaş aldığını öne süren Yalım, lunapark işletmecisinden alınan nakit ve çeklerin futbolculara elden ödeme için kullanıldığını savundu. Bağış olarak gelen paraların bir kısmını şahsi harcamalarında kullandığını belirten Yalım, "Bundan dolayı pişmanım ve kamu zararını gidermek istiyorum" ifadelerini kullandı. "BELEDİYE ARAÇLARINI KENDİ TAŞINMAM İÇİN KULLANDIM" Yalım, belediyeye ait araç ve personelin özel işlerinde kullanıldığını da kabul etti. Ankara ve İzmir'deki evinde bulunan eşyaları belediyeye ait araçlarla Uşak'a taşıttığını ifade eden Yalım, resmi hizmet araçlarının ailesinin özel seyahatlerinde de kullanıldığını söyledi. Oluşan kamu zararını ödemek istediğini belirtti. VIP ARAÇ DÖNÜŞÜMÜ İDDİASI Yalım, Özgür Özel'in kullanımındaki Mercedes V300 aracın VIP dönüşüm masrafının Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini iddia etti. Bu ödemenin belediyeye ait başka bir aracın dönüşüm faturası içine gizlendiğini öne sürdü. Yaklaşık 170 bin Euro artı KDV tutarındaki ödemenin belediye hesabından yapıldığını ileri süren Yalım, CHP yetkililerinin bu konuda gerçeği gizlediğini savundu. EBRU YURTULUĞ HAKKINDAKİ BEYANLAR İfadede Ebru Yurtuluğ ile ilişkisine de değinen Yalım, belediyede işe alınmasında bu ilişkinin etkili olduğunu belirtti. Birlikte yaşamak amacıyla ortak ev satın aldıklarını söyleyen Yalım, belediyeye ait özel dokuma halıların ödeme yapılmadan bu eve götürüldüğünü kabul etti. Belediyeye ait bir bilgisayarın Ebru Yurtuluğ'un evinde bulunmasına ilişkin net hatırlamadığını ifade eden Yalım, oluşan zararı karşılamak istediğini söyledi. ŞEKER KOMİSYONU VE OTEL OLAYI Özkan Yalım, ifadesinde 2018 yılında CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı kurduğu komisyonun çalışmaları sırasında bir doğu ilindeki otelde yaşandığını belirttiği bir olayı da anlattı. Yalım, Veli Ağbaba'nın kendisinden viski istediğini, viskiyi aldıktan sonra Bursa PM üyesi Gamze Pamuk Ateşli ve Muğla PM üyesi Gizem Özcan ile birlikte Veli Ağbaba'ya ayrılan odaya geçtiklerini ifade etti. Daha sonra Veli Ağbaba'nın kendisine "iyi akşamlar" diyerek ayrılmasını söylediğini belirtti.

Tanju Özcan hakkında 'Rüşvet ve Yolsuzluk' iddianamesi kabul edildi! Haber

Tanju Özcan hakkında 'Rüşvet ve Yolsuzluk' iddianamesi kabul edildi!

Bolu Belediyesinde ortaya çıkan ve aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkındaki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında iddianame tamamlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce Başkan Tanju Özcan ve Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 178 sayfalık iddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında 'icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet' yer alıyor. BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ALİ SARIYILDIZ’IN İFADELERİ DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ Soruşturma dosyasının en önemli delilleri arasında tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihinde cezaevinde verdiği "itiraf" niteliğindeki ifadesi yer aldı. Sarıyıldız ifadesinde, zincir marketlere reklam sözleşmesi yapılması için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış talep edildiğini, elden teslim alınan milyonlarca liralık nakit paraları ve kurban bağışı organizasyonunun bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü beyan etti. "SÖZLEŞMEYİ İMZALAMAYAN MARKETLER MÜHÜRLENDİ" İDDİASI İddianamede yer alan bilgilere göre; Başkan Tanju Özcan, Süleyman Can ve Bolu Bel A.Ş. yetkilileri, zincir marketleri belediye iştiraki ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladı. Bazı marketlerin bu sözleşmeleri imzaladığı, ancak teklifi reddeden marketlere rutin dışı denetimler uygulanarak iş yerlerinin mühürlendiği ve ticaretten men edildikleri öne sürüldü. RUHSAT VE HAK EDİŞ KARŞILIĞI MİLYONLUK VURGUN İDDİASI Dosyada yer alan iddialara göre, Bolu'da faaliyet gösteren bir müteahhitten belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildi. Başkan Özcan'ın "Yardım yapmak zorundasın" diyerek baskı kurduğu müştekinin, 1 milyon TL'yi nakit olarak Meclis Üyesi Sarıyıldız'a verdiği, 1.5 milyon TL'yi ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına aktardığı tespit edildi. Soruşturmaların açılmasının ardından bu paraların müştekiye "avans ve borç iadesi" açıklamalarıyla geri gönderildiği belirlendi. Benzer bir durumun 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de yaşandığı, müteahhidin hak ediş ödemelerini zamanında alabilmesi için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL "yardım" yapmaya zorlandığı ve 2.5 milyon TL'nin hak edişten mahsup edildiği iddia edildi. "BAĞIŞ TOPLADILAR, KURBAN KESMEDİLER" İddianamedeki suçlamalardan bir diğeri ise "Kurban Olayı" başlığıyla yer aldı. BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde "Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor" denilerek kampanya başlatıldığı, 34 vatandaştan toplam 845 bin TL toplandığı ortaya çıktı. Ancak toplanan bu paralarla hiçbir kurban alınmadığı ve kesim yapılmadığı ileri sürüldü, şüphelilere "dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık" suçlaması yöneltildi. DOSYAYA 35 DAKİKALIK RÜŞVET KAYDI İDDİASI DA GİRDİ Bolu Belediyesine bağlı şirketten beton almayı reddeden bir vatandaşa yönelik Başkan Özcan'ın, "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek tehditler savurduğu iddiası da dosyada yer aldı. Ayrıca "Salon Vegas" isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda BOLSEV'e 500 bin TL yardım istendiği, süreçte 100 bin TL nakit para alındığı öne sürüldü. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay'ın bu parayı aldığını itiraf ettiği kaydedildi. TANJU ÖZCAN İFADELERİNDE SUÇLAMALARI REDDETTİ İddianamede savunmasına yer verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Özcan; marketlere baskı amacıyla değil yardım talebiyle yaklaştıklarını, kurban kampanyasından haberdar olmadığını, beton alımı için kimseye şantaj yapmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savundu.

Muhittin Böcek ve oğlundan şok itiraf: "1 Milyon Euro istendiği beyanı doğrudur" Haber

Muhittin Böcek ve oğlundan şok itiraf: "1 Milyon Euro istendiği beyanı doğrudur"

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmek için savcılığa başvurdu. Muhittin Böcek'in, ifadesinde, CHP Genel Merkezi'nin adaylık ve kampanya sürecindeki talepleri iddiasına ilişkin oğluna 'Parti genel merkezi birtakım maddi manevi taleplerde bulunabilir, sen bunları takip et ve yerine getir çünkü ben sahada olacağım' dediği öğrenildi. Gökhan Böcek'in 1 milyon Euro istendiğine yönelik beyanı için de "Oğlum Gökhan'ın 1 milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025'te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmek amacıyla savcılığa başvuru yapan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, Antalya Adliyesi'ne getirildi. "ANTALYA'DA İKTİDARI VE MUHALEFETİ İŞ BİRLİĞİYLE HİZMET ETTİM" Muhittin Böcek, ifadesinde 5 Temmuz 2025 tarihine kadar Antalya'da görev yaptığını belirterek, "En son 05/07/2025 tarihine kadar Türkiye'nin dünyaya açılan yüzü Antalya'da başarı ile iktidarı muhalefeti iş birliği ile hizmet ettim" dedi. 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla İstanbul merkezli başlayan soruşturmanın yetkisizlikle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini belirten Böcek, yapılan soruşturma neticesinde açılan dava üzerine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasının devam ettiğini söyledi. "GENEL MERKEZİN SİZLERDEN MADDİ VE MANEVİ TALEPLERİ OLABİLİR" Muhittin Böcek, 2024 yılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecine ilişkin ifadesinde, adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi binasında yapılan bir toplantıya katıldığını anlattı. Böcek, "2024 yılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı süreci öncesindeki kampanya ve adaylığım öncesi, hatırladığım kadarıyla tam emin olmamakla birlikte 2024 yılı Ocak ayı içerisinde, henüz Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığım açıklanmadan önce, 2024 yılı yerel seçimlerinde adaylığı bulunan ben dahil mevcut belediye başkanları ve henüz belediye başkanı olmayan aday adaylarının bulunduğu bir toplantıya katılmıştım. Bu toplantı CHP Genel Merkezi binası içerisindeki büyük bir salonda gerçekleşmişti" dedi. Toplantıda CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in doğrudan şahsına yönelik olmamakla birlikte aday adaylarına yönelik bir konuşma yaptığını belirten Böcek, "Bu toplantı sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in doğrudan şahsıma olmamakla birlikte benimle birlikte başkan aday adaylığını ilan eden diğer mevcut belediye başkanlarına ve diğer şahıslara yönelik olarak, ‘Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun' şeklinde bir söylemi olmuştu" ifadelerini kullandı. "GÖKHAN'A ‘TAKİP ET VE YERİNE GETİR' DEDİM" Muhittin Böcek, söz konusu toplantıdan sonra Antalya'ya döndüğünü ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile görüştüğünü belirtti. Böcek, "Söz konusu seçim dönemi için maddi manevi taleplerine dair söylemleri, dediğim gibi orada bulunan ben dahil diğer aday adaylarına söylenmiş bir sözdü. Bu toplantı gerçekleştikten sonra Antalya'ya geldikten sonra Mustafa Gökhan Böcek ile yaptığım görüşmede kendisine, ‘Parti genel merkezi birtakım maddi manevi taleplerde bulunabilir, sen bunları takip et ve yerine getir çünkü ben sahada olacağım' şeklinde söylemlerle ilettim" dedi. ADAYLIĞININ GEÇ AÇIKLANMASINA İLİŞKİN KONUŞTU Muhittin Böcek, Özgür Özel ile birlikte katıldığını belirttiği toplantıdan kısa süre sonra belediye başkan adaylığı konusunun parti MKYK toplantısında kabul edildiğini, ardından nihai karar için konunun parti meclisine havale edildiğini öğrendiğini ifade etti. Böcek, adaylığının geç açıklanmasına ilişkin de konuşarak, "Bu sırada parti genel merkeziyle yaptığım görüşmelerde gerek benim adaylığım, gerekse DEM Parti'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bir aday ismi açıklaması konusu nedeniyle CHP'nin yerel yönetimlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek bana bu konuyla ilgili CHP yönetiminin DEM Parti yönetimiyle bir görüşme gerçekleştireceğini ve bu görüşme sonrasında parti meclisinde adaylığımın açıklanacağını söylemişti. Zaten Ocak ayı sonunda hatırladığım kadarıyla Büyükşehir Belediye Başkan adaylığım parti yönetimi tarafından açıklanmıştı" dedi. Adaylığının diğer başkan adaylarına göre geç açıklandığını belirten Böcek, bunun parasal herhangi bir menfaat teminiyle ilgisi bulunmadığını savundu. Böcek, "Benim belediye başkanlığı adaylığım diğer başkan adaylarına göre geç açıklanmıştır ancak bunun parasal herhangi bir menfaat teminiyle ilgisi bulunmamaktadır. Dediğim gibi bu gecikme Gökhan Zeybek'in bana söylediği DEM Parti ile yapılacak olan görüşmeden ve o dönemde partinin içinde bulunduğu yoğunluktan kaynaklanmaktaydı. Adaylığımın geç açıklanmasının başkaca bir gerekçesi bulunmuyordu" ifadelerini kullandı. "OĞLUM, PARTİ GENEL MERKEZİNDEN PARASAL TALEPTE BULUNULDUĞUNU SÖYLEDİ" Muhittin Böcek, adaylık sürecinden sonra oğlunun kendisine parti genel merkezinden parasal talepte bulunulduğunu söylediğini belirtti. Böcek, "Bu süreç sonrasında oğlum, tarihini hatırlamamakla birlikte parti genel merkezinden parasal talepte bulunulduğunu bana söyledi. Parti genel merkezinden kastım Özgür Özel'in bu konudaki talimatıdır. Ben de ‘Oğlum sen de imkanlarımız dahilinde gereğini yap' şeklinde cevap vermiştim. İşte Gökhan'ın vermiş olduğu ifadesindeki konu bu şekilde gerçekleşmiştir" dedi. İL VE İLÇE SEÇİM ÇALIŞMALARINA DESTEK İDDİASI Muhittin Böcek, seçim kampanyası döneminde çevredeki bazı il ve ilçelerde seçim görevlilerine ve CHP Antalya İl Başkanlığı'nın çalışmalarına destek sağlandığını öğrendiğini ifade etti. Böcek, "Seçim kampanya döneminde çevremizdeki bazı il ve ilçelere Genel Merkezin tavsiyesiyle seçim görevlilerinin hem de CHP Antalya İl Başkanlığının katkıda bulunduğunu öğrenmiş oldum. Bu arada Genel Merkezden kastım Özgür Özel'in bu konudaki talimatıdır. Örneğin Burdur ili Bucak ilçesine seçim kampanyasında kullanılmak üzere otobüs yardımımız olmuştur. Yine kampanya sürecinde başta Konyaaltı Belediyesi adayı seçim çalışmalarında seçimde kullanılacak malzemeler sağlanmıştır. Yine hatırladığım kadarıyla birtakım eksik malzemeleri ve broşürlerini tedarik ettik. Bir kısmını bastırdık. Yine aynı şekilde Akseki, İbradı, Korkuteli ilçelerinde seçim çalışmalarında da eksikliklerin giderildiğini anlattılar. Bu bağlamda bir kısım harcamalar yapıldığını ifade ettiler. Hala da bu işlerin yapıldığı yerlere bir kısım borçlarımız olduğunu hatırlıyorum" diye konuştu. "ULAŞIM, AĞIRLAYAKIT VE REKLAM GİDERLERİ KARŞILANDI" Muhittin Böcek, seçim dönemindeki ihtiyaçların araç, gereç, yakıt ve reklam giderleri gibi kalemlerden oluştuğunu anlattı. Böcek, "Bu ihtiyaçlar aşağı yukarı araç, gereç, yakıt gideri, reklam gideri gibi eksik kalan kısımların tamamlanması şeklindedir. Başka bir kalem olarak da seçim kampanyası sürecinde Genel Merkezden gelen misafirlerin, belirlenmiş heyetin veya toplantı gibi kampanya yürütecek danışmanların ihtiyaçları, ulaşım, yemek giderleri gibi konular kampanya kapsamında Genel Merkezin öneri ve tavsiyesi üzerine karşılanmıştır" ifadelerini kullandı. "YUSUF YADOĞLU VE ALİ YILMAZ'DAN DESTEK ALINMIŞ OLABİLİR" Bu harcamalara ilişkin parasal karşılık konusunda Gökhan Böcek'in beyanlarının doğru olduğunu söyleyen Böcek, "Bu konudaki harcamalara esas parasal karşılık konusunda Gökhan Böcek'in ifadesindeki anlatımları doğrudur. Beyanında geçtiği şekliyle bu konuda sponsorluk ödemesi adı altında Gökhan'ın beyanında geçen Yusuf Yadoğlu ve Ali Yılmaz isimli iş adamlarından ve yine parti meclis üyelerinden bu konuda destek alınmış olabilir" dedi. "GÖNÜLLÜ ESNAF VEYA İŞ ADAMLARINDAN SAĞLANMIŞ OLABİLİR" Muhittin Böcek, söz konusu desteklerin, ilçe belediyelerinin seçim çalışmalarına destek amacıyla sağlanmış olabileceğini ifade etti. Böcek, "Kendisi bildiğim kadarıyla bahse konu ilçe belediyelerinin seçim çalışmalarına destek olmak amacıyla belediye başkanlığı adaylığım konusunda bize yardımcı olmak isteyen gönüllü esnaf veya iş adamlarından sağlanmış olabilir. İlçe belediyelerinin bu konudaki çalışmalarının tamamı partinin il teşkilatı bünyesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından organize edilmişti. Gökhan'ın bu şekilde yapıldığını belirttiği yardımlar haricinde ilçe belediyeleri, kendilerinin irtibatlı olduğu gönüllü kişilerden de bu konuda yardım almış olabilirler"diye konuştu. "OĞLUM GÖKHAN'IN 1 MİLYON EURO İSTENDİĞİNE YÖNELİK BEYANI DOĞRUDUR" Muhittin Böcek'e, Mustafa Gökhan Böcek'in 2 Mayıs 2026 ve 10 Mayıs 2026 tarihlerinde alınan ifadelerinin adaylık süreciyle ilgili para verilmesine ilişkin bölümleri de okundu. Böcek, bu konuda verdiği ifadede, "02/05/2026 tarihli ifadesinin içeriğinde geçtiği şekliyle ve yukarıda ifade ettiğim haliyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in izah ettiğim toplantı sırasında söylediği sözler akabinde, Gökhan Böcek'e parti genel merkezinin adaylık ve kampanya çalışmaları için maddi ve manevi yardım talepleri konusunda gereğini yapması için söylemlerde bulunduğum doğrudur. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra Mustafa Gökhan Böcek benimle yaptığı bir görüşmede, oğlum bana adaylık sürecinden bir süre önce tarihini hatırlamadığım bir gün gelerek, Özgür Özel'in talebi üzerine Veli Ağbaba tarafından arandığını ve 1 milyon Euro istendiğini söylemesi üzerine ben oğluma ‘Sen gereğini yap' şeklinde söyledim. Oğlum Gökhan'ın 1 milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur" ifadelerini kullandı. "200 BİN DOLAR KONUSUNUN DETAYINI BİLMİYORUM" Muhittin Böcek'e, Mustafa Gökhan Böcek'in 10 Mayıs 2026 tarihli ifadesinde yer alan, Özgür Özel'in talebi üzerine Antalya'daki lansman sırasında 200 bin dolar verilmesine ilişkin beyanı da soruldu. Böcek, "Bu konunun detayını bilmiyorum. Fakat yukarıda da izah ettiğim gibi ben Genel Merkezin bu yönde bir talebi olacağından karşılanması hususunu kendisine bildirmiştim. Ben Gökhan'a daha önceden seçim çalışmaları sırasındaki talepleri karşılaması yönünde talimat vermiştim" diye konuştu.

"Belediyeyi zarara uğratmadım": Muhittin Böcek suçlamaları reddetti Haber

"Belediyeyi zarara uğratmadım": Muhittin Böcek suçlamaları reddetti

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde tutuklu sanıklar savunma yaptı. Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "İddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. Özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine de tepki gösteren Muhittin Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ise "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullanırken, Fazlı Ateş de savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor. Dava kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Duruşmanın dördüncü gününde, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve iş insanı Fazlı Ateş'in müdafileriyle birlikte savunmada bulundu. 41 SANIKLI DAVA ANTALYA 6'NCI AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE GÖRÜLÜYOR Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. İddianamede, sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlamalarına yer verildi. İddianamede bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İDDİANAMEDE 258 MİLYON 600 BİN TL'LİK MÜSADERE TALEBİ İddianamede, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi talep edildi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Davanın ilk duruşmasında Mehmet Okan Kaya ve İlker Arslan adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. "HİÇBİR MÜŞTEKİ DOĞRUDAN BENİM TEHDİT YA DA ZORLAMA YAPTIĞIMA DAİR BEYANDA BULUNMAMIŞTIR" Tutuklu sanık Muhittin Böcek, duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları değerlendirdi. Böcek, "Duruşmaların başladığı günden bugüne kadar şahsıma yöneltilen suçlamalara yönelik tüm ifadeleri dikkatlice dinledim ve önceki ifadelerini de dikkatlice okudum. Bu suçlamalarda hiçbir müşteki doğrudan benim tarafımdan kendilerine dönük bir tehdit ya da zorlama yapıldığına dair beyanda bulunmamıştır. Hatta bu müştekilerin büyük çoğunluğu, ne ihbar suretiyle kendilerinden talepte bulunduğuma dair ne de sonrasında benimle herhangi bir görüşme yaptıklarına dair beyanda bulunmamıştır" dedi. Bazı müştekilerin ilk ifadelerinde adını dahi anmadığını savunan Böcek, "Geriye kalan bazı müştekiler ise ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamışken, sonrasında ya tutuklanınca çıkmak için ya da tutuklanmak korkusuyla ispatı mümkün olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunmuşlardır. Özetle, iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. "MAL BEYANIMI YASAL SÜRELERE UYGUN OLARAK VERDİM" Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, 18 Nisan 1999'dan bu yana yasal sürelere uygun şekilde mal beyanında bulunduğunu söyledi. Böcek, "18 Nisan 1999'dan bugüne kadar yasada yer alan sürelere uygun olarak mal beyanı verdim. Benim tüm mal varlığım, rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında 107 dönüm yeri olan, babamdan kalan yerlerdir. Antalyalı hemşehrilerimiz beni 6 defa seçerken, o insanlar benim hayırseverlikte ilk sırada olduğumu bilir. Bu süreçte kaynağı belirsiz ve fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastine uğruyorum ve çok üzülüyorum. Ben hayatım boyunca milletin parasını millete harcadığım için bu insanları kimseye aşağılatmadım. Bunlar son derece üzücü ve dava siyasidir" dedi. "GİZLİLİK KARARINA RAĞMEN KARALAMA YAPILDI" Savunmasında basına yansıyan iddialara da tepki gösteren Böcek, gizlilik kararına rağmen hakkında karalama yapıldığını öne sürdü. Böcek, "Günlerdir Antalya kamuoyunda, gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı olmasına rağmen, o gün sonrası benim avukatlarımda dahi olmayan bilgilerle, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşörün yaptığı karalamalarla her türlü alçaklığı yaptılar. Onlarla ilgili davam da devam edecek" ifadelerini kullandı. Cep telefonunun şifresini devlete ve adliyeye güvendiği için tereddüt etmeden verdiğini söyleyen Böcek, özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" diye konuştu. "CEZAEVİNE GİRDİĞİMDE İLAÇ SAYIM 12 İKEN NEDEN 22 OLDU?" Sağlık durumuna ilişkin raporlara da değinen Böcek, hastalıklarının raporlarda yer aldığını ancak cezaevinde kalmasına engel bulunmadığı yönünde sonuç verildiğini söyledi. Böcek, "Sağlık raporuna gelecek olursak, hastalığımın gerçekliği satır satır yazılmışken, sonucunda cezaevinde yaşamaya devam edilebilir sonucu çıkmıştır. Heyet raporu çıkmadan kendini gazeteci sananlar, ‘Rapor olumsuz çıkacak' diye yazdı. 32 yıldır görev yapıyorum, bir kez rapor almadım. Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu? Eğer iyiysem, cezaevine girdiğimden beri neden 15 kez hastaneye gittim? Bir diğer rahatsızlığım uyku apnesi. Apneye dair kullanmam gereken ekipmanlar, şartlar gereği mümkün olmamaktadır. Gelinen aşama itibarıyla tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. "ALEYHTE OLAN HUSUSLARI KABUL ETMİYORUM" Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de duruşmada savunma yaptı. Böcek, savunmasında hakkındaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek, "Avukatım açıklamada bulunacak. Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. "SOMUT ZORLAMA YOKTUR" Mustafa Gökhan Böcek'in savunmasının ardından müdafisi söz aldı. Avukat, iddianamede müvekkili hakkında yer alan suçlamalara ve "suçu meslek edinen kişi" değerlendirmesine ilişkin beyanda bulundu. Avukat, dosyada müvekkili yönünden somut zorlama bulunmadığını savunarak, "Birinci olay üzerinde somut zorlama yoktur. İkinci olayda şahsın belediyede imza yetkisi yoktur. Savcılığa şunu sormak istiyoruz; fiili yetkisi olmayan kişi süreci nasıl etkilesin? Selahattin Artun açıkça belirtmiştir ki, hak edişlerin geciktirilmesi ya da öne alınması mümkün değildir. Öznel korku ile icbar aynı şey değildir" dedi. "ZEYNEP'E ALINAN EV BORÇ İLİŞKİSİDİR" Gökhan Böcek'in müdafisi, Zeynep Kerimoğlu'na alındığı belirtilen eve ilişkin olayın borç ilişkisi olduğunu savundu. Avukat, "Zeynep'e alınan evle ilgili olayın borç ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Yusuf Yadoğlu, verdiği ifadesinde müvekkilin 30 milyonu borç olarak istediğini söylemiştir. Yadoğlu açıkça borç verdiğini söylemiştir. Anlatılan her şey kişisel kaygıdan ibarettir. Zeynep Kerimoğlu'na ödendiği öne sürülen 80 milyon TL'ye ilişkin ödeme, Bülent Ç. ile ticari ve sözleşmesel ilişki kapsamında yapılmıştır" dedi. "KAMU GÖREVLİSİ OLMAYAN KİŞİNİN İRTİKAP SUÇU İŞLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL" Emin Kemal Hesapçıoğlu'nun beyanlarına da değinen Gökhan Böcek'in avukatı, Hesapçıoğlu'nun sıradan bir kişi olmadığını belirterek, "Emin Kemal Hesapçıoğlu sıradan bir insan değildir. ‘Kandırıldım, bilmiyordum' ifadeleri ticaret hukukunda bile kabul edilmez bir durumdur" diye konuştu. Müdafi, Yıldız Maktav'a alınan aracın bedelinin nakit olarak ödendiğini savunarak, "Yıldız Maktav'a alınan aracın bedeli nakit olarak ödenmiştir. Araç alındıktan 1 ay sonra ceza kesilmiştir, tarihler uyuşmamaktadır. Hesapçıoğlu, belediye ile ilgili her akışta Gökhan'a ulaşıp Muhittin Böcek'ten randevu talep etmiştir. Üstüne yapışmış gibi verdiği ifadeler doğru değildir" dedi. Avukat, Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım ise yapay ve komik durmaktadır. İşe yarar ifade verirsem tahliyesi olabilirim psikolojisinin bir ürünüdür. Muhittin Böcek'in hiçbir transferden ve görüşmeden haberi yoktu. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değildir. Müvekkilim 10 aydır tutuklu, yurt dışından kendisi gelip teslim oldu. Tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "SAVCININ MÜTALAASINA KATILIYORUM, TAHLİYEMİ İSTİYORUM" Tutuklu sanık Fazlı Ateş de duruşmada savunma yaptı. Ateş, savcılığın ara mütalaasına yönelik yaptığı savunmada, "Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Duruşmada sanık ve müdafi savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

Bursa'da Şahin Biba dönemi! Oktay Yılmaz'dan ilk açıklama Haber

Bursa'da Şahin Biba dönemi! Oktay Yılmaz'dan ilk açıklama

Mustafa Bozbey'in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılan oylamada, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Bursa'nın imar ve kara para aklama lekelerinden kurtulması öncelikli arzumuz. Su ve Ulaşımla ilgili indirim çalışmalarına Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba karar verecektir. Meclis salonuna gereğinden fazla misafir giriş yapmak isteyince arbede yaşandı" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından tutuklanması ve geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclisi, yeni başkan vekilini seçmek için belediye binasındaki meclis salonunda toplandı. Üçüncü turun sonunda, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Yıldırım Belediye Başkanı ve Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bursa Valiliğinin davetiyle birlikte saat 11'de Bursa Büyükşehir Belediye Meclis oturumunu başlattıklarını belirten Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Ancak, oturuma saat 12.00'dan sonra başlayabildik. Cumhur İttifakı ve bağımsız üyelerin katılımıyla meclisin yüzde 58'inin katılımıyla bir meclis oturumu geliştirdik. Katılan oylarının tamamını alarak yani meclisin yüzde 58 oyunu alarak 61 oy alan Şahin Biba arkadaşımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak inşallah bundan sonraki süreci yönetecektir" dedi. BASIN MENSUPLARININ 'BURSALILARA BİR MESAJINIZ OLACAK MI?' SORUSUNA YILMAZ ŞU ŞEKİLDE CEVAP VERDİ; "Tabii ki iddialar ağır, imar kirliliğine sebep olmak, suçtan kaynaklanan paranın aklanması, rüşvet, yolsuzluk gibi iddialar ve somut deliller var. Bursa'nın bu lekeden kurtulmasını öncelikli arzumuz. Bu noktada görevden uzaklaştırıldığında yasalar çok açık bir şekilde diyor ki. Yetki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinindir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Bursa'daki tüm ilçe belediye başkanlarından ve yine ilçelerin seçtiği büyükşehir meclis üyelerinden oluşmaktadır. Aslında böyle bir kriz ortamında şehir yönetiminin güvenlik kilidi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisidir. Bu noktada Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi bugün seçim yaparak. Bursa'nın 1 saniye kaybetmesinin 1 kuruş kaybetmesine geçit vermemiş ve başkan vekilini seçmiştir." Su fiyatları ve ulaşım ile ilgili alınacak kararlara ise Yılmaz, "Bundan sonraki süreçte Cumhur İttifakı olarak böyle bir öneride bulunmuştuk. Bundan sonraki süreçte Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba kararını verecek ve sizlerle paylaşacaktır. Suda olduğu gibi Ulaşımda da yapılacaklara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili cevap verecektir. Benim görevim meclisi birinci başkan vekili olarak yönetmekti ve hamdolsun bu süreci tamamlayarak Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba'ya teslim ettik" cevabını verdi. CHP'li meclis üyeleri de içeri alınmadıkları iddialarını yalanlayan Yılmaz, "Biz saat 11.00'da geldiğimizde Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir belediye başkanı ve meclis üyeleri salonda idi. Yine İYİ Parti grubundan meclis üyelerimiz grup odalarındaydı. Bağımsız üyemiz zaten oradaydı. Ancak burada takdir edersiniz ki meclisin sınırlı sayıda misafir kabul edebiliyor. Biz bu noktada parti başkanlarımızı, milletvekillerimizi misafir edebileceğimizi ifade ettik. Çok geniş bir hücum olduğunu sizler de gördünüz. Hatta otoparktaki giriş katındaki kapı camının kırıldığına siz de şahit oldunuz. Böyle bir kaosun önüne de geçilmesi gerekiyordu. Biz burada tüm meclis üyelerimizi aslında içeri almak istedik. Birebir kendim de aradım. Başkanımızla o anlamda ilçe belediye başkanımızla irtibat kurarak almak istediğimizi, yardımcı olmak istediğimizi ifade ettik. Ancak Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, meclis grubu, meclise girmemeyi tercih etti. Girse sonuç değişecek miydi? Elbette sonuç değişmeyecekti. Çünkü Cumhur İttifakı zaten oyların çoğunluğuna sahipti. Bursa'mıza hayırlı olsun inşallah" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.