SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rusya

Söz Bursa - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda Haber

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda

ABD’deki Chicago Üniversitesi’nde "Bulletin of the Atomic Scientists" dergisinin yönetim kadrosu tarafından 1947 yılı itibarıyla nükleer felaket için geri sayımı başlatılan sembolik saati, gece yarısına daha da yaklaştırıldı. Saat, gün bitimine 85 saniye kala olarak güncellenerek, dünyanın sonunu temsil eden gece yarısına bugüne kadarki en yakın noktaya ayarlanmış oldu. Bilim insanları, saatin daha ileri alınmasına gerekçe olarak, nükleer güçler Rusya, Çin ve ABD’nin giderek saldırganlaşan tutumları, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar ve yapay zekaya ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Bilim insanları, nükleer kıyametin yaklaşmasına ilişkin öngörünün gerekçelerini açıklarken, yapay zekanın askeri sistemlere kontrolsüz bir şekilde entegre edilmesine ilişkin tehditler, yapay zekanın kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek biyolojik tehditler ve küresel ölçekte dezenformasyon yayılmasındaki üstlenebileceği role ilişkin risklere de işaret etti. "BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY, KÜRESEL LİDERLİKTE BAŞARISIZLIK" 1945’te aralarında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer’ın da bulunduğu bilim insanları tarafından kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell basına yaptığı açıklamada, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve bizim gördüğümüz şey, küresel liderlikte başarısızlık" ifadelerini kullandı. Bell, "Hangi hükümet söz konusu olursa olsun, neo-emperyalizm ve Orwellvari bir yönetim anlayışına yöneliş, sadece saati gece yarısına daha da yaklaştırmaya yarar" dedi. Bell, "Nükleer riskler açısından bakıldığında 2025’te hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı" ifadelerini kullandı. Nükleer silah denemelerine ilişkin tehditlerin yeniden gün yüzüne çıktığını da belirten Bell, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna’daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’ı bombalaması ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların oluşturduğu risklere işaret eden Bell, ayrıca Asya’da Kore Yarımadası ve Tayvan’a ilişkin gerilimler ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıl önce göreve gelmesiyle birlikte artan gerilimlere de gönderme yaptı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü, Caydırıcılık ve İstikrar Bürosu’nda Nükleer İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Bell, "Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük ülkeler, giderek daha saldırgan ve nasyonalist hale geldi" ifadelerini kullandı. Bell, büyük ülkelerin "kazanan her şeyi alır" zihniyetine dayalı güç rekabetinin dünyanın karşı karşıya olduğu risklerin düşürülmesi için gerekli olan uluslararası işbirliğini zayıflattığını belirtti. ABD 30 YILI AŞKIN BİR ARADAN SONRA TEKRAR NÜKLEER SİLAH DENEMELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞTI ABD ile Rusya arasında halen yürürlükte olan son nükleer anlaşma olan New START antlaşması, 5 Şubat’ta sona erecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında yaptığı açıklamada her iki tarafın konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını bin 550 ile sınırlayan bu anlaşmanın hükümlerinin geçerliliğini bir yıl daha uzatmaya hazır olduklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Trump, bu teklife henüz resmi bir yanıt vermedi. ABD Başkanı Trump, ekim ayında ABD ordusuna 30 yılı aşkın bir aradan sonra tekrar nükleer silah denemelerini başlatma talimatı vermişti. 2017 yılında Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme haricinde hiçbir nükleer güç, çeyrek asrı aşkın bir süredir nükleer silah denemesi gerçekleştirmemişti. KIYAMET GÜNÜ SAATİ DÖRT YIL İÇİNDE ÜÇÜNCÜ KEZ İLERİ ALINDI 1947’de gece yarısına 7 dakika kala olarak ayarlanan Kıyamet Günü Saati, o tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin, dünyanın nükleer kıyametini timsal eden gece yarısından en uzak olduğu saat 1991’de 17 dakika ile olurken, en yakın olduğu saat ise 85 saniye ile bugün oldu. Bilim insanlarının bugünkü müdahalesi, saatin son dört yıl içinde üçüncü kez gece yarısına yaklaşacak şekilde yeniden ayarlanması oldu.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz" Haber

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de katıldığı basın toplantısında Trump, "Dün gece geç saatlerde ve bugün erken saatlerde benim talimatımla ABD Silahlı Kuvvetleri, Venezuela’nın başkentinde olağanüstü bir askeri operasyon gerçekleştirdi. Havada, karada ve denizde, ezici Amerikan askeri gücü kullanılarak son derece çarpıcı bir saldırı düzenlendi. Böylesine bir saldırı 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmedi. Bu, Caracas’ın kalbindeki askeri açıdan ağır bir şekilde tahkim edilmiş kale gibi yapıya karşı kanun kaçağı diktatör Nicolas Maduro’yu adalet önüne çıkarmak amacıyla uygulanan bir güçtü. Bu, Amerikan tarihinde Amerikan askeri kudretinin ve yetkinliğinin en çarpıcı, en etkili ve en güçlü manifestolarından biriydi" şeklinde konuştu. KASIM SÜLEYMANİ VE EL-BAĞDADİ BENZETMESİ Venezuela’ya yönelik askeri saldırıyı İranlı General Kasım Süleymani, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin öldürülmesi ve İran’ın nükleer tesislerinin hedef alındığı "Gece Yarısı Çekici" operasyonuna benzeten Trump, "Ordumuz, gecenin kör karanlığında Maduro’yu başarılı bir şekilde yakaladı. Sahip olduğumuz bir yetenek çerçevesinde Caracas’ta ışıklar büyük ölçüde kapatılmıştı. Karanlık ve ölümcüldü" ifadelerini kullandı. Trump, operasyonda hiçbir Amerikan personelinin hayatını kaybetmediğini ve askeri teçhizat kaybı da yaşanmadığını ifade etti. "ÜLKE YÖNETİMİNDE UYGUN BİR GEÇİŞ SAĞLANANA KADAR ORADA KALACAĞIZ" ABD’nin Maduro sonrası dönemde uygun bir geçiş sağlanana kadar orada kalacağını ve ülkenin idaresini üstleneceğini söyleyen Trump, "Güvenli ve makul bir geçişin gerçekleştirilebileceği zamana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip uzun yıllardır yaşadığımız durumun tekrarına sebep olmasını istemiyoruz. Bu nedenle güvenli, doğru ve makul bir geçiş yapılıncaya kadar ülkeyi yöneteceğiz" dedi. "ABD PETROL ŞİRKETLERİNİ ÜLKEYE SOKACAĞIZ" Venezuela’daki petrol sektörünün çok kötü durumda olduğunu ve ABD’nin bu konuyla ilgileneceğini de belirten Trump, "Çok az üretim yapılıyordu. Dünyanın en büyüklerinden olan ABD petrol şirketlerini ülkeye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayarak ağır bir şekilde tahrip olmuş petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için gelir üretmeye başlayacaklar" dedi. "GEREKİRSE İKİNCİ DALGA SALDIRILARI GERÇEKLEŞTİRMEYE HAZIRIZ" ABD’nin gerekirse yeni bir saldırıya da hazır olduğunu ifade eden Trump, "Gerekirse ikinci ve çok daha büyük bir saldırıya hazırız. Aslında ikinci bir dalganın gerekli olacağını varsaymıştık ama ilk operasyon o kadar başarılı oldu ki muhtemelen buna gerek kalmayacak. Ama yine de gerekirse ikinci dalga saldırıları gerçekleştirmeye hazırız" dedi. Venezuela lideri Maduro’yu ABD’ye yasa dışı uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutan Trump, Maduro aleyhinde hazırlanan iddianamede de Maduro’nun binlerce Amerikalının ölümüne yol açan uyuşturucu maddeleri ABD’ye taşıyan karteli bizzat yönetmekle suçlandığını söyledi. Maduro ve eşinin yakında Amerikan adaletinin karşısına çıkacağını vurgulayan Trump, "Amerikan topraklarında yargılanacaklar. Şu anda nihai destinasyonları New York olmak üzere bir gemide bulunuyorlar. Suçlarına dair ezici kanıtlar var ve bunlar mahkemeye sunulacak" şeklinde konuştu. TRUMP'TAN VENEZUELALI SİYASİ VE ASKERİ AKTÖRLERE TEHDİT Trump, "ABD donanması hazır durumda kalmaya devam ediyor ve ABD’nin tüm talepleri karşılanıp yerine getirilene kadar tüm askeri seçenekler masada kalacak. Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri aktörler, Maduro’nun başına gelenlerin kendi başlarına da gelebileceğini anlamalıdır" şeklinde konuştu. "ASKERLERİMİZİN ORADA OLMASINDAN KORKMUYORUZ" ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerinin Venezuela'da konuşlanıp konuşlanmayacağına ilişkin bir soruya, "Askerlerimizin orada olmasından korkmuyoruz. Gece saatlerinde halihazırda oldukça yüksek düzeyde Venezuela'ya ayak basmışlardı. Ülkenin iyi yönetildiğinden emin olacağız" cevabını verdi. Trump, "Şu an oradayız ve gerekirse yeniden harekete geçmeye hazırız. Ülkeyi doğru bir şekilde idare edeceğiz. Sağduyulu ve adil bir şekilde yönetilecek. Çok para kazandırılacak. Bu parayı halka vereceğiz" dedi. Venezuela’daki petrol endüstrisinin altyapısının ABD tarafından kurulduğunu fakat Venezuela’nın haksız bir şekilde bu yatırımlara el koyduğunu söyleyen Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden dönemine değinerek, "Bizi yok sayarcasına bunları ele geçirdiler. ABD’de bu konuda hiçbir şey yapmamaya karar veren bir başkanımız vardı. Biz, bir şey yaptık. Geç kaldık ama yaptık" ifadelerini kullandı. "VENEZUELA’YI BİZ YÖNETECEĞİZ" Venezuela’nın kim tarafından yönetileceği şeklindeki soruya Trump, arkasında bulunan bakanları işaret ederek, "Bir süreliğine, büyük ölçüde şu anda hemen arkamda duran kişiler olacak. Biz yöneteceğiz. Ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız" şeklinde cevap verdi. Trump, "Venezuela, ülke tekrar rayına oturana, halk için çok para kazandırana, insanlara iyi bir yaşam sunana ve Venezuela’dan zorla çıkarılmış insanlara tazminat sağlanana kadar, bir grup tarafından yönetilecek" dedi. "KOLOMBİYA ARKASINI KOLLAMALI" Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun da "arkasını kollaması" gerektiğine ilişkin birkaç hafta önce yaptığı açıklama kendisine hatırlatılan Trump, "Kendisinin kokain değirmenleri var. Kokain ürettiği tesisler var. Evet, yaptığım açıklamanın arkasındayım. Kokain üretiyorlar ve ABD’ye gönderiyorlar. Dolayısıyla onun da arkasını kollaması gerekiyor" dedi. "MADURO, ABD ASKERLERİNE KARŞILIK VERSEYDİ HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ" Trump, Maduro’nun operasyon sırasında öldürülmesi ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında, "Maduro, ABD askerlerine karşılık verseydi hayatını kaybedebilirdi. Güvenli bir yere, bütünüyle çelik bir yere ulaşmaya çalışıyordu ancak bizimkiler o kadar hızlıydı ki kapıya ulaşamadı. Çok fazla mukavemet vardı, o mukavemetin içinden çok hızlı geçtiler, çok ciddi bir karşı koyma söz konusuydu. Güvenli yere ulaşmaya çalışıyordu ancak orası da güvenli değildi çünkü kapıyı patlatmış olurduk" şeklinde konuştu. "ÇOK DAHA BÜYÜK MİKTARLARDA PETROL SATACAĞIZ" Çin ve Rusya gibi ülkelerin Venezuela’daki çıkarlarına ilişkin bir soruya Trump, "Onlara petrol satacağız. Muhtemelen çok daha büyük miktarlarda petrol satacağız. Çünkü altyapıları çok kötü olduğu için fazla üretim yapamıyorlardı. Diğer ülkelere büyük miktarlarda petrol satacağız" dedi. "ÇEKİLİRSEK TOPARLANMA İHTİMALİ SIFIR OLUR" Venezuela’nın doğru bir şekilde yönetileceğini yeniden vurgulayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Yardmıcısı Delcy Rodriguez’e değinerek, "Biz çekilip gidersek kim devralacak? Devralacak kimse yok. Maduro tarafından atanmış bir başkan yardımcısı var. Şu anda Başkan yardımcısı sanıyorum başkan konumunda. Kısa süre önce başkan olarak yemin etti. Marco Rubio ile uzun bir görüşme yaptı ve ‘Neye ihtiyacınız olursa yapacağız’ dedi. Çok nazikti ama zaten başka seçeneği yok" dedi. Maduro’yu devirdikten sonra çekip gitmelerinin söz konusu olmadığını söyleyen Trump, "Çekilirsek toparlanma ihtimali sıfır olur. Profesyonel bir şekilde idare edeceğiz. Dünyanın en büyük petrol şirketleri girip milyarlarca dolar yatırım yapacak ve gelir elde edecek. Bu para, Venezuela’da kullanılacak. En çok Venezuela halkı istifade edecek" ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin Venezuela’yı yıllarca yönetmesi ihtimaline ilişkin bir soruya ise, "Bunun bize bir maliyeti olmayacak. Çünkü üretilecek para çok büyük. Güvenlik istiyoruz. Düşmanlarımızı barındıran ülkelerle çevrili olmak istemiyoruz. Yeniden inşa edeceğiz ve parayı biz harcıyor olmayacağız. Petrol şirketleri harcayacak" dedi. "SON GÖRÜŞMEMİZDE TESLİM OLMASINI SÖYLEDİM" Trump, Maduro ile son görüşmesine ilişkin bir soruya ise, "Maduro ile son görüşmemizde ona teslim olmasını söyledim. Bunu yapmaya oldukça yakın olduğunu düşünüyordum. Şimdiyse teslim olmuş olmayı diliyordur" ifadeleriyle cevap verdi. "PUTİN’LE MADURO’YU KONUŞMADIK" Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son görüşmesinde Maduro’ya ilişkin konuşup konuşmadıkları yönündeki soruya ise, "Hayır, Maduro’yu konuşmadık" şeklinde cevap verdi.

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde" Haber

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde"

Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi'nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti'nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay'ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002'den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika'da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır'da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKMÜŞ DURUMDA" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye'yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye'nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye'nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye'de çöktü. Suriye'de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye'nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye'nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KULLANANLARI UZAKTA ARAMAYA GEREK YOK" Türkiye'nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye'nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "ANA MUHALEFET PARTİSİ TAM BİR ORTADOĞU'YA DÖNDÜ" Ak Parti'nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu'ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa'da iktidar dileniyor. Türkiye'yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri'nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay'a gittik. Hatay'da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi'nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye'nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye'de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan'a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye'nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye'nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye'yi getirdik, hedefler koyduk" "TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR MASAMIZIN ÜZERİNDEDİR. EMEKLİ, ÇALIŞAN VE ÇİFTÇİMİZİN GELİRİNİ ARTTIRACAĞIZ" Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye'nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa'nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye'yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.

MSB'den Karadeniz'de İHA operasyonu açıklaması: F-16'lar vurarak düşürdü! Haber

MSB'den Karadeniz'de İHA operasyonu açıklaması: F-16'lar vurarak düşürdü!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Karadeniz hava sahasından Türkiye'ye giriş yapan ve imha edilen İnsansız Hava Aracı hakkında "Yapılan değerlendirmeler neticesinde, hava sahası emniyetinin muhafazası ile vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla, kontrolden çıktığı anlaşılan İHA, F-16 uçaklarımız tarafından takip edilmiş, prosedürlerin tamamlanmasını müteakip en uygun yerde kontrollü bir müdahaleyle düşürülmüştür" açıklamasında bulundu. Milli Savunma Bakanlığı haftalık basın bilgilendirme toplantısı, bakanlıkta bulunan Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Salonu'nda gerçekleştirildi. Basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin gelişmeleri aktardı. Son bir haftada 6 PKK'lı terörist teslim oldu Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem yurt içerisinde hem de sınır ötesinde Türkiye'nin güvenliği için durmaksızın çalışmaya devam ettiğini söyleyen ve bu kapsamda son bir haftada gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulunan Tuğamiral Zeki Aktürk, "6 PKK'lı terörist teslim oldu. Operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde alınan etkili ve modern teknolojiye dayalı tedbirlerle son bir hafta içerisinde. 8'i terör örgütü mensubu olmak üzere 192 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 683 oldu. Engellenen 2 bin 414 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 65 bin 277'ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 284 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" diye konuştu. "İsrail'in; Suriye ve Lübnan'daki saldırıları ve bölgede izlediği yayılmacı politika bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir" İsrail'in izlediği politikayı değerlendiren ve bunun bölge için tehlike oluşturduğunu söyleyen Aktürk, "İsrail'in; Suriye ve Lübnan'daki saldırıları ve bölgede izlediği yayılmacı politika, Gazze'de sağlanan ateşkesi ihlal edici operasyonları ve insani yardım faaliyetlerini engelleyici tutumu, bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. İsrail'in yürüttüğü bu politika, Birleşmiş Milletlerin itibarının ve uluslararası hukuka olan inancın, sadece bölge ülkeleri nezdinde değil, dünyada da sorgulanmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ve güvenli şekilde ulaştırılması ve sivillerin acil ihtiyaçlarının karşılanması, geçtiğimiz hafta bölgede meydana gelen sel felaketi nedeniyle daha da elzem hâle gelmiştir. Uluslararası toplumun, İsrail'in hem saldırgan eylemlerine hem de insani yardımların bölgeye istenen düzeyde erişmesini geciktirici tutumuna karşı, yaptırım gücü olan bir irade ortaya koyarak adımlar atması gerektiğini vurguluyor, bu minvalde başlatılacak her türlü uluslararası girişime destek vereceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı. 7'nci T-70 helikopterinin 23 Aralık'ta Hava Kuvvetlerine teslim edilecek Türk Silahlı Kuvvetlerinin daha güçlü daha donanımlı ve daha hazırlıklı hâle getirilmesi için envantere yeni alımlar yapıldığını söyleyen ve son alımlara yönelik bilgilendirme yapan Aktürk, "Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Lazer Arayıcı Başlıklı Uzun Menzilli Tanksavar (L-UMTAS) füze, Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-O), KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, Modernize edilen M60T tankı ile Bayraktar TB-3 SİHA, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Genel Maksat Helikopteri projesi kapsamında 7'nci T-70 helikopterinin 23 Aralık'ta Hava Kuvvetlerimizin envanterine alınması planlanmaktadır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından hafta içerisinde; çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiş, Savunma Sanayii Başkanlığımız ile ortak proje kapsamında ülkemizin ilk piyade tipi Modern Makineli Tüfeğinin (MMT) kalifikasyonu başarıyla tamamlanmıştır" ifadelerine yer verdi. Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk'ün basın bilgilendirme toplantısı sonrasında Millî Savunma Bakanlığı, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "İHA, F-16 UÇAKLARIMIZ TARAFINDAN TAKİP EDİLMİŞ, PROSEDÜRLERİN TAMAMLANMASINI MÜTEAKİP EN UYGUN YERDE KONTROLLÜ BİR MÜDAHALEYLE DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR" Pazartesi günü Karadeniz'den Türkiye'ye girdiği ve uygun bir noktada düşürüldüğü açıklanan İnsansız Hava Aracı (İHA) hakkında detaylı açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı, "15 Aralık 2025 tarihinde, Karadeniz yönünden hava sahamıza yaklaşan bir İHA tespit edilmesi üzerine, ilgili tüm birimlerimizce yürürlükteki mevzuat ve standart operasyonel prosedürler çerçevesinde tespit, teşhis ve takip süreci derhal başlatılmıştır. Süreç; söz konusu İHA'nın irtifa, sürat ve boyut olarak tespitinin güçlüğü ve düşük radar kesit alanına sahip olması nedeniyle tek bir sensör verisine dayanmaksızın radar, elektro-optik, elektronik harp ve erken ihbar sistemlerinden elde edilen çoklu verilerin karşılıklı doğrulaması esas alınarak yürütülmüştür. Yapılan değerlendirmeler neticesinde, hava sahası emniyetinin muhafazası ile vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla, kontrolden çıktığı anlaşılan İHA, F-16 uçaklarımız tarafından takip edilmiş, prosedürlerin tamamlanmasını müteakip en uygun yerde kontrollü bir müdahaleyle düşürülmüştür" açıklamasında bulundu. Hava sahasına ilişkin alınan tüm kararların, sivil hava trafiği dâhil olmak üzere hava sahası emniyetinin korunması, yerleşim alanlarına yönelik risklerin önlenmesi ve elde edilen verilerin bütüncül değerlendirilmesi esaslarına dayalı olarak, yüksek hassasiyetle verildiğine dikkat çeken Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bu kapsamda uygulanan yöntem, yerleşim alanlarına yönelik riskleri bertaraf eden, sivil havacılık faaliyetlerinin emniyetini de önceleyen en ihtiyatlı ve güvenli yaklaşım olarak icra edilmiştir. Havada vurularak imha edilen İHA'nın, çok küçük parçalara ayrılarak geniş bir alana dağıldığı değerlendirilmektedir. Bu durum sahada tek parça veya bütünlük arz eden enkaz tespitini zorlaştırmaktadır. Bu çerçevede, arama-tarama ve teknik inceleme faaliyetleri ilgili birimlerce titizlikle sürdürülmekte olup, doğrulama süreçleri tamamlanmadan olay hakkında yapılan spekülatif değerlendirme ve dezenformasyon içerikli iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Hava sahamızın kontrolü; radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Hava savunma sistemlerinden beklenen; hava sahasına giren unsurların tespiti, teşhisi, takibi ve imhasıdır. Bahse konu İHA ile ilgili süreç başarıyla yönetilmiş ve sonuçlandırılmıştır. Hava savunma sistemimizin zaafiyet içinde olduğu yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Elde edilen tecrübeler ışığında tespit, teşhis ve reaksiyon süreçleri düzenli olarak gözden geçirilmekte, operasyonel prosedürler ve teknik kabiliyetler sürekli olarak geliştirilmektedir." Ukrayna ve Rusya uyarıldı Gerçekleşen sürecin ardından Rusya ve Ukrayna ile iletişime geçildiğini açıklayan Bakanlık, "Tüm bunlara ilave olarak; Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş dolayısıyla Karadeniz'in güvenliğine yönelik bu tür olumsuzluklar konusunda her iki tarafın da daha dikkatli olmaları hususunda muhataplarımız ikaz edilmiştir" açıklamasında bulundu.

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!" Haber

İznik’te Brüksel Lahanası üreticisi kan ağlıyor: "50 liranın altı çiftçiye zarar!"

Türkiye'de Brüksel lahanası üretiminin önemli bölümünü karşılayan Bursa'nın İznik ilçesindeki çiftçiler, fiyatların bir ay içinde düşmesi nedeniyle maliyetlerini karşılayamıyor. İznik'in brokoli ve Brüksel lahanası üretiminde önde gelen Çiçekli Mahallesi'nin Muhtarı Davut Kocabaş, bölgede sebze yetiştiriciliğinin yaygın olduğunu söyledi. Brokolide yaşadıkları sorunların benzerinin Brüksel lahanasında da görülmeye başlandığını aktaran Kocabaş, bir ay önce 50 lira olan çiftçiden çıkış fiyatının 35-40 lira arasına gerilediğini kaydetti. Brüksel lahanasını üretmenin maliyetli olduğuna dikkati çeken Kocabaş, şöyle konuştu: "Bir dönümünden 1,5 ile 2 ton arasında verim alınır. Herşey yolunda giderse çiftçi 2 ton alır. Toplaması zor olduğundan kilogramda 20 lira gibi çok yüksek bir toplama maliyeti var. Şimdilerde 35-40 lira satıyoruz. 20 lirası işçiye gitti. Geriye kalan 15-20 lirayla, mazotunu mu karşılasın, gübresini, ilacını, suyunu mu ödesin? Kilogramda 50 lira altındaki her fiyat çiftçiye zarar yazıyor. Üreticinin vazgeçmesi için herşey yapılıyor." Kocabaş, üretilen Brüksel lahanasının toplandıktan sonra ama soğuk hava depolarına ve işleme tesislerine getirildiğini belirterek, burada tasnif ve paketleme yapıldığını anlattı. Paketlenen Brüksel lahanalarının İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok kente gönderildiğini ifade eden Kocabaş, "Ülkedeki üretimin neredeyse tamamını biz yapıyoruz. İzmir'de az bir miktar üretim var. Rusya ve Hollanda'ya ihracatımız oluyor. Talep üzerine bu ülkelere de Brüksel lahanası gönderiyoruz" diye konuştu.

Gökçelik’in Rafiste’si fuarda parladı Haber

Gökçelik’in Rafiste’si fuarda parladı

Gökçelik Çelik A.Ş., sektördeki 50 yıllık tecrübesini dijital dünyaya taşıyan e-ticaret platformu Rafiste.com ile İstanbul Hırdavat Fuarı’nda bir kez daha profesyonellerin beğenisine sundu. Türkiye’nin önde gelen raf ve depo sistemleri üreticilerinden Gökçelik Çelik A.Ş., 19-22 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Hırdavat Fuarı’nda ziyaretçilerini ağırladı. 2. Salonda konumlanan geniş ve modern standında hem geleneksel ürün gamını sergileyen hem de dijital dönüşümün en önemli adımı olan Rafiste.com’u tanıtan Gökçelik, fuarın en çok konuşulan markalarından biri oldu. Fuar boyunca Gökçelik standı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayiler, depo ve raf projesi sahipleri, inşaat firmaları, lojistik şirketleri ve bireysel kullanıcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Özellikle ağır yük raf sistemleri, market rafları, depo otomasyon ekipmanları ve çelik konstrüksiyon çözümleri hakkında detaylı bilgi almak isteyen profesyoneller standı doldurdu. Rafiste.com Profesyonellerden Tam Not Aldı Gökçelik Çelik A.Ş.’nin 2025 yılında hayata geçirdiği online satış platformu Rafiste.com, fuarda yeni ürün çeşitlerini tanıttı. Ziyaretçiler, standdaki büyük ekranlar ve demo cihazlar üzerinden Rafiste.com’un kullanıcı dostu arayüzünü, 7/24 erişim imkanını, anlık stok takibi özelliğini, hızlı kargo ağını ve rekabetçi fiyat avantajlarını bizzat deneyimledi. Rafiste.com; hafif hizmetten ağır yüke, market raflarından arşiv sistemlerine kadar 5.000’den fazla ürünü aynı çatı altında topluyor. Platform, hem KOBİ’lere hem de büyük ölçekli firmalara proje bazlı özel teklif sunma imkânıyla da dikkat çekiyor. Gökçelik’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Gökçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi H.Burak ARAS fuarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “50 yıldır üretimde mükemmeliyet anlayışıyla hareket ediyoruz. Bugün ise bu birikimi dijital dünyaya taşıyoruz. Rafiste.com, müşterilerimize zamandan ve maliyetten tasarruf sağlarken, bize de çok daha geniş coğrafyalara ulaşma imkânı veriyor. İstanbul Hırdavat Fuarı’nda aldığımız geri dönüşler, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha kanıtladı.” Rekor Katılım Sağlanan Fuar Bu yıl 400’ün üzerinde firmanın katıldığı ve 30 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan İstanbul Hırdavat Fuarı, uluslararası boyutuyla da öne çıktı. Rusya, Çin, Hollanda, İran, Almanya ve Orta Doğu ülkelerinden gelen heyetler, Türk üreticilerle yeni iş bağlantıları kurdu. Gökçelik, fuarda hem mevcut iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirdi hem de yeni bayilik ve distribütörlük anlaşmalarına imza attı. Gökçelik A.Ş. yetkilileri sektöre yön vermeye ve yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceklerini belirttiler.

Osmangazi’de veteran sporcular final için ter döktü Haber

Osmangazi’de veteran sporcular final için ter döktü

Osmangazi Belediyesi’nin destekleriyle Bursa Veteran Masa Tenisçileri Spor Kulübü tarafından düzenlenen 12’nci Ulusal Bursa Veteran Masa Tenisi Turnuvası, heyecanlı karşılaşmaların ardından sona erdi. Osmangazi Belediyesi, yıllarını masa tenisine adamış veteran sporcuları dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı 12’nci Ulusal Bursa Veteran Masa Tenisi Turnuvası’nda ağırladı. Dikkaldırım Spor Salonu’nda düzenlenen turnuvaya, Türkiye’nin 36 ilinden gelen oyuncuların yanı sıra Ukrayna, Bulgaristan, Fransa, Suriye, Irak, Kıbrıs ve Rusya’dan oyuncular da katılım sağladı. Tekler ve çiftler kategorilerinde mücadele eden sporcular, hem fiziksel dayanıklılıkları hem de teknik becerileri ile masa tenisine olan tutkularını bir kez daha kanıtladı. 70 yaşın üzerinde sporcuların istekli ve azimli görüntüleri dikkat çekerken, sporcular da turnuvada yer almaktan ötürü duydukları mutluluğu paylaştı. "75 YAŞIN ÜZERİNDE AĞABEYLERİMİZİN KATILDIĞI BİR TURNUVAYI YAŞIYORUZ" Turnuvaya ilişkin düşüncelerini paylaşan Bursa Veteran Masa Tenisi Spor Kulübü Yöneticisi Hüseyin Ceylan, müsabakalarda rekabet düzeyinin yükseldiğini vurguladı. Toplam 250 sporcunun ter döktüğünü ifade eden Ceylan, "Zamanında milli takımlarda oynamış, şimdi veteran olmuş 70 hatta 75 yaşın üzerindeki ağabeylerimizin katıldığı bir turnuva yaşıyoruz. Bu, gerçekten geleneksel hale gelen özel bir organizasyon. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere turnuvanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz" dedi. "80 YAŞINA KADAR OYNAYABİLİYORSUNUZ" Türkiye’nin dört bir yanından gelen masa tenisi tutkunları, Bursa’da sporun birleştirici gücü etrafında buluşarak hem rekabetin hem dostluğun en güzel örneklerini sergiledi. Ankara’dan gelen 58 yaşındaki veteran sporcu Yeşim Cindemir, her yıl büyük bir heyecanla turnuvaya katıldığını söyleyen, "Bursa’nın güzelliklerini keşfediyor, aynı zamanda sporun keyfini doyasıya yaşıyoruz. Maçlar çekişmeli geçse de dostluk her zaman ön planda. Sahada rakibiz ama turnuva bitiminde yine kucaklaşıyoruz. Bu organizasyonlar, belirli yaş gruplarına hitap ediyor. 80 yaşına kadar masa tenisi oynayabiliyorsunuz" diye konuştu. İstanbul’dan gelen 63 yaşındaki sporcu Serpil Pınar, Bursa’da son derece sıcak bir şekilde karşılandıklarını belirterek masa tenisi sayesinde yeni dostluklar kurmanın mutluluğunu paylaştı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen 58 yaşındaki veteran sporcu Değer Baysal ve İstanbul’dan katılan 46 yaşındaki sporcu Burcu Başaran da organizasyona övgüler yağdırdı. "MASA TENİSİ ZİHNİ DAİMA CANLI TUTAN BİR BRANŞ" Yaşları 70’i aşmasına rağmen masa tenisinin heyecanını ilk günkü gibi yaşayan veteran sporcular Yalçın Kalay ve Halit İbar, azimleriyle gençlere adeta taş çıkartıyor. Sporun sağlığa olan katkılarına değinen deneyimli sporcular, masa tenisinin hem fiziksel hem zihinsel açıdan son derece faydalı olduğunun altını çizdi. Masa tenisi masası etrafında finaller için karşı karşıya gelen ikili, branşta yaş faktörünün olmadığını, masa tenisi sporunun her yaşta yapılabileceğini dile getirdi. Oyun oynanırken sarf edilen efor ile birlikte vücudun her bir noktasının çalıştığını dile getiren veteran sporcular, "Masa tenisi, vücudun her noktasını çalıştıran, refleksleri geliştiren ve zihni daima canlı tutan bir branş. Bizler için hem spor hem de yaşam enerjisi kaynağı. Bu yüzden her yaşta insana masa tenisini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyoruz" ifadelerini kıllandılar. Sporun ve dostluğun pekiştirilmesine katkı sağlayan turnuva, heyecan dolu karşılaşmaların ardından düzenlenen ödül töreni ile son buldu.

Otomotiv ihracatı Ekim'de yüzde 7 arttı Haber

Otomotiv ihracatı Ekim'de yüzde 7 arttı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lider sektörü otomotiv endüstrisinin ekim ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 7 artışla 3 milyar 816 milyon dolar oldu. Ülke ihracatında yine ilk sırada yer alan endüstrinin aldığı pay da yüzde 18,2 oldu. Otomotivin Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı %70, Otobüs minibüs midibüs ihracatı %40 arttı. Almanya’ya %42, İspanya’ya %25, Avusturya’ya %93 ihracat artışı kaydeden sektör, yılın ilk 10 ayında ise yüzde 11,6 artarak 34 milyar 19 milyon dolara ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Özellikle ana pazarlarımız olan Almanya, İspanya, Avusturya gibi ülkelerdeki yüksek artış oranları, gelecekte ihracat hedeflerimize ulaşma potansiyelimizi pekiştiriyor. Sektörümüz, Türkiye ekonomisi ve ihracatı için itici güç olmaya devam edeceğinin sinyallerini veriyor” diye konuştu. Binek otomobiller ihracatı yüzde 12 azaldı Ekimde en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 6 artışla 1 milyar 471 milyon USD oldu. Binek Otomobiller ihracatı %12 azalarak 1 milyar 159 milyon USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %70 artışla 652 milyon USD, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %40 artışla 314 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %18 artışla 181 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya’ya ihracat %7 arttı. Önde gelen pazarlardan Fransa’ya %10, İtalya’ya %30, Polonya’ya %11 Belçika’ya %29, Slovenya’ya %51 ihracat artışı, buna karşılık İspanya’ya %12, Rusya Federasyonu’na %41 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat %41 düşerken, önemli pazarlardan İspanya’ya %12, Almanya’ya %32, Avusturya’ya %227 ihracat artışı, İtalya’ya %41, Polonya’ya %13, Belçika’ya %39, Hollanda’ya %54 ihracat düşüşü yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya %556, İtalya’ya %144, Fransa’ya %214, İspanya’ya %178 ihracat artışı kaydedilirken, Otobüs-Minibüs-Midibüslerde Fransa’ya %64, Almanya’ya %345, İspanya’ya %32, İtalya’ya %35 ihracat artışı oldu. Almanya’ya ihracat yüzde 42 arttı Ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ekimde yüzde 42 artışla 628 milyon USD ihracat gerçekleşti. İkinci büyük pazar Fransa’ya %4 ihracat düşüşüyle 450 milyon USD’lik ihracat yapıldı. Birleşik Krallık’a yönelik ihracat %1,5 artışla 337 milyon USD oldu. İspanya’ya %25, Romanya’ya %10, Avusturya’ya %93, Portekiz’e %26 ihracat artışı yaşanırken, Hollanda’ya %28, Rusya’ya %47 ihracat düşüşü yaşandı. AB ülkelerine ihracat yüzde 12 arttı Ekimde ülke grubu bazında lider olan ve ihracatta yüzde 73 pay alan Avrupa Birliği Ülkelerine yüzde 12 artışla 2 milyar 795 milyon USD ihracat oldu. Diğer Avrupa Ülkeleri %11 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, ihracat ise %3 arttı. Diğer Amerikan Ülkelerine %62 ihracat artışı yaşanırken Bağımsız Devletler Topluluğuna %25, Ortadoğu Ülkeleri’ne %13 düşüş yaşandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.