SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rusya

Söz Bursa - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Romanya'daki İHA krizi büyüyor: Putin'den sert açıklama! Haber

Romanya'daki İHA krizi büyüyor: Putin'den sert açıklama!

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Romanya’da bir apartmana isabet eden insansız hava aracının (İHA) Rus ordusuna ait olduğuna yönelik açıklamaları eleştirerek, "Bir inceleme yapılmadan bu ya da şu İHA’nın hangi ülkeye ait olduğunu kimse söyleyemez" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) toplantısına katılmak üzere bulunduğu Kazakistan’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Romanya Savunma Bakanlığı’nın Rus ordusuna ait bir insansız hava aracının (İHA) Romanya’daki bir apartmana isabet ettiğine ilişkin açıklamasına yönelik bir soru alan Putin, söz konusu İHA’nın Rusya’ya ait olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Putin, aracın Ukrayna’ya ait olabileceğini öne sürdü. Gün boyu temaslar gerçekleştirmesi nedeniyle olaydan geç haberdar olduğunu söyleyen Putin, "Bunun Rusya’ya ait bir İHA olduğunu kim söylüyor? Bir inceleme yapılmadan önce bu ya da şu İHA’nın hangi ülkeye ait olduğunu kimse söyleyemez" dedi. Putin, daha önce Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Finlandiya, Polonya ve Baltık ülkelerinde de görüldüğünü söyledi. Rus lider, "İlk tepki, tıpkı Romanya’da olduğu gibi aynıydı: ‘Ruslar geliyor’ denilmişti. Ancak kısa bir süre sonra bunun Rus İHA’larıyla hiçbir ilgisinin olmadığı ortaya çıkmıştı" ifadelerini kullandı. Putin ayrıca, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in "Rusya’nın yeni bir sınırı aştığını" öne sürdüğü açıklamasına da tepki göstererek, Leyen’in İHA enkazını bizzat incelemediğini söyledi. Putin Romanyalı yetkililere olayla ilgili bilgileri ve muhtemel İHA parçalarını Moskova ile paylaşma çağrısında bulunarak, bu doğrultuda Rusya’nın da kendi soruşturmasını yürütebileceğini söyledi. NE OLMUŞTU? Romanya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Rusya’ya ait bir İHA’nın Galati şehrindeki bir apartmana isabet ettiğini, 2 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Romanya Cumhurbaşkanı Nicusor Dan ise Rusya'nın Köstence Başkonsolosu Andrey Kosilin'in istenmeyen kişi ilan edildiğini, başkonsolosluğunun da kapatılması kararının alındığını duyurmuştu.

Putin’den ramazan bayramı mesajı: "İslam’ın sadık müminlerine teşekkür ediyorum" Haber

Putin’den ramazan bayramı mesajı: "İslam’ın sadık müminlerine teşekkür ediyorum"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ramazan Bayramı için yayınladığı mesajda, "Rusya’nın değerli Müslüman yurttaşlarını, Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla içtenlikle kutluyorum" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ramazan Bayramı için bir mesaj yayınladı. Rusya’da Müslüman nüfusunun varlığına dikkat çeken Vladimir Putin, "Rusya’nın değerli Müslüman yurttaşlarını, Ramazan Bayramı’nın coşkusuyla içtenlikle kutluyorum. Rusya Müslümanlarının, atalarının tarihi ve manevi mirasına gösterdikleri derin hürmeti, bu anlamlı bayramı gerek cemaatleriyle gerekse aile çevrelerinde büyük bir coşkuyla kutlamalarını özellikle takdir ediyorum. Müslüman organizasyonlar, aile kurumunun sağlamlaştırılmasına ve genç nesillerin ahlaki değerlerle yetişmesine yönelik önemli çalışmalar yürütüyor. Devlet kurumları ve sivil toplum yapılarıyla kurdukları yapıcı iş birliği, vatanseverlik ruhunu pekiştiren, eğitim alanında fark oluşturan ve insani projeleri hayata geçiren girişimleri sürekli destekliyor" dedi. Putin, Müslüman askerlerin de bayramını kutladı Putin mesajının devamında, Rus ordusunda görev yapan ve cephede savaşan Müslüman askerlerin ve ailelerinin de bayramlarını kutlayarak, "Bu vesileyle, vatansever ruhla, Rusya’nın özgürlüğü ve bağımsızlığı için silah arkadaşlarıyla omuz omuza savaşan, cesaretle mücadele eden ve kahramanlarımızın ailelerine, yakınlarına destek olan İslam’ın sadık müminlerine en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Bursa’dan Dünyaya şifa hattı: Fıtıktan göz hastalıklarına sülük tedavisi Haber

Bursa’dan Dünyaya şifa hattı: Fıtıktan göz hastalıklarına sülük tedavisi

Son yıllarda birçok hastalığın tedavisinde şifasına başvurulan sülükler, kadınlar tarafından uzman gözetiminde yüz ve cilt bakımında tercih edilmeye başlanırken, Rusya başta olmak üzere birçok ülkede sülüklü cilt kremlerinin kullanımı giderek artıyor. Bursa'da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı. Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." KADINLAR CİLT GÜZELLİĞİNİ SÜLÜKTE ARIYOR Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya'da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye'de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi. Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. VARİSLİ HASTALAR BAŞLARINI DÖNDÜRÜYOR Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı. Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.

Rusya ile WhatsApp arasında ipler koptu: 100 milyon kullanıcı için yasak kapıda! Haber

Rusya ile WhatsApp arasında ipler koptu: 100 milyon kullanıcı için yasak kapıda!

ABD merkezli mesajlaşma uygulaması WhatsApp, Rus hükümetinin uygulamaya erişimi tamamen engellemeye çalıştığını duyurdu. ABD'li teknoloji devi Meta'nın bünyesinde bulunan mesajlaşma uygulaması Whatsapp'tan yapılan açıklamada, Rusya'nın WhatsApp'ı ülkede "tamamen engellemeye çalıştığı" belirtildi. Bu hamlenin, Rusya'daki 100 milyondan fazla WhatsApp kullanıcısını "devlete ait bir gözetleme uygulamasına" yönlendirmeyi amaçladığını aktarıldı. Açıklamada, "100 milyondan fazla kullanıcının özel ve güvenli iletişimden mahrum bırakılmaya çalışılması, geriye doğru bir adımdır ve Rusya'daki insanların güvenliğinin azalmasına yol açabilir. Kullanıcıların bağlantılarını sürdürmeleri için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam ediyoruz" ifadeleri kullanıldı. Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Meta'nın "yasaya uyması ve diyaloğa girmesi" halinde faaliyetlerine devam edebileceğini söyledi. Peskov, "Eğer şirket (Meta) uzlaşmaz bir tutum sergiler ve Rus mevzuatına uyum sağlamaya hazır olmadığını gösterirse o zaman hiçbir şansı yok" ifadelerini kullandı. NE OLMUŞTU Rusya'nın internet düzenleme kurumu Roskomnadzor, Ağustos ayında WhatsApp ve diğer mesajlaşma platformlarına kısıtlamalar getirmişti. Roskomnadzor, yabancı sermayeli bu platformları "dolandırıcılık ve terörizm" vakalarında kolluk kuvvetleriyle bilgi paylaşmamakla suçlamıştı. Roskomnadzor Aralık ayında, Rus yasalarını ihlal etmeye devam etmekle ve ülke topraklarında terör eylemleri düzenlemek ve gerçekleştirmek, failleri devşirmek, dolandırıcılık ve diğer suçları işlemek için kullanılan bir platform olmakla suçladığı uygulamayı kademeli olarak kısıtlamak için yeni önlemler aldığını belirtmişti. Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın ana şirketi olan Meta, Rusya'da 2022'den beri "terör örgütü" olarak listeleniyor. 2022'deki düzenlemeden bu yana Instagram ve Facebook gibi Meta uygulamaları Rusya'da engellenirken, uygulamalara yalnızca sanal özel ağlar (VPN) üzerinden erişilebiliyor. Snapchat, Facebook, Instagram ve YouTube gibi sosyal medya platformlarını da engelleyen veya kısıtlayan Rus yetkililer, MAX adlı mesajlaşma uygulamasını yoğun bir şekilde destekliyor.

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı! Haber

Tarımda dış ticaret açığı yüzde 134 arttı: Ediz Ün’den "Dışa Bağımlılık" uyarısı!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2025 yılında tarımda dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 134 arttığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, 2025 yılında 7 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 12,7 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Bir önceki yıla kıyasla ihracatın yalnızca yüzde 2 arttığını, buna karşın ithalatın yüzde 36 yükseldiğini ifade eden Ün, “2024 yılında tarımda dış ticaret açığımız 2,4 milyar dolardı. 2025’te bu rakam 5,7 milyar dolara çıktı. Yani dış ticaret açığı yüzde 134 arttı. Bu tablo, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere ve yabancı çiftçilere aktarıldığını açıkça gösteriyor” dedi. AKP iktidarı döneminde Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Ün, bu tespitin TÜİK verileriyle sabit olduğunu söyledi. Ün, “Türkiye tarımı dışa bağımlıdır. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlar söylüyor. Son 23 yılda 89,3 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 148,5 milyar dolarlık ithalat yapılmış. Ortaya çıkan dış ticaret açığı 59,2 milyar dolar. Bu kaynaklar ülke çiftçisine ve tarım sanayisine aktarılsaydı, Türkiye sadece kendini değil, dünyayı besleyen bir ülke konumuna gelirdi” diye konuştu. Dünyadaki örneklere de dikkat çeken Ün, “Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri tarıma ciddi yatırımlar yapıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla ürettiklerini birbirlerine satarak hem güçleniyor hem de küresel ölçekte söz sahibi oluyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? İşte bu soruyu artık kendimize sormamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin üretimle hem ekonomik krizden çıkabileceğini hem de çiftçisinin kazanabileceğini belirten Ün, ithalata dayalı anlayışın ülkeyi ileriye taşıyamayacağını söyledi. Ün, “AKP iktidarının 23 yılının 21’inde Türkiye tarımda dış ticaret açığı verdi. Bu anlayış ülke tarımını bir metre bile ileri götüremez. Türkiye’nin ulusal ve uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı var. Günübirlik politikalar hayvancılığı çökertti. Bitkisel üretimde yaşanan derin yara ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir an önce değişim şart” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda Haber

Dünya nükleer yıkıma en yakın zamanda

ABD’deki Chicago Üniversitesi’nde "Bulletin of the Atomic Scientists" dergisinin yönetim kadrosu tarafından 1947 yılı itibarıyla nükleer felaket için geri sayımı başlatılan sembolik saati, gece yarısına daha da yaklaştırıldı. Saat, gün bitimine 85 saniye kala olarak güncellenerek, dünyanın sonunu temsil eden gece yarısına bugüne kadarki en yakın noktaya ayarlanmış oldu. Bilim insanları, saatin daha ileri alınmasına gerekçe olarak, nükleer güçler Rusya, Çin ve ABD’nin giderek saldırganlaşan tutumları, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar ve yapay zekaya ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Bilim insanları, nükleer kıyametin yaklaşmasına ilişkin öngörünün gerekçelerini açıklarken, yapay zekanın askeri sistemlere kontrolsüz bir şekilde entegre edilmesine ilişkin tehditler, yapay zekanın kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek biyolojik tehditler ve küresel ölçekte dezenformasyon yayılmasındaki üstlenebileceği role ilişkin risklere de işaret etti. "BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY, KÜRESEL LİDERLİKTE BAŞARISIZLIK" 1945’te aralarında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer’ın da bulunduğu bilim insanları tarafından kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell basına yaptığı açıklamada, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve bizim gördüğümüz şey, küresel liderlikte başarısızlık" ifadelerini kullandı. Bell, "Hangi hükümet söz konusu olursa olsun, neo-emperyalizm ve Orwellvari bir yönetim anlayışına yöneliş, sadece saati gece yarısına daha da yaklaştırmaya yarar" dedi. Bell, "Nükleer riskler açısından bakıldığında 2025’te hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı" ifadelerini kullandı. Nükleer silah denemelerine ilişkin tehditlerin yeniden gün yüzüne çıktığını da belirten Bell, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna’daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’ı bombalaması ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların oluşturduğu risklere işaret eden Bell, ayrıca Asya’da Kore Yarımadası ve Tayvan’a ilişkin gerilimler ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bir yıl önce göreve gelmesiyle birlikte artan gerilimlere de gönderme yaptı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü, Caydırıcılık ve İstikrar Bürosu’nda Nükleer İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Bell, "Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük ülkeler, giderek daha saldırgan ve nasyonalist hale geldi" ifadelerini kullandı. Bell, büyük ülkelerin "kazanan her şeyi alır" zihniyetine dayalı güç rekabetinin dünyanın karşı karşıya olduğu risklerin düşürülmesi için gerekli olan uluslararası işbirliğini zayıflattığını belirtti. ABD 30 YILI AŞKIN BİR ARADAN SONRA TEKRAR NÜKLEER SİLAH DENEMELERİNİ BAŞLATMA KARARI ALMIŞTI ABD ile Rusya arasında halen yürürlükte olan son nükleer anlaşma olan New START antlaşması, 5 Şubat’ta sona erecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında yaptığı açıklamada her iki tarafın konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını bin 550 ile sınırlayan bu anlaşmanın hükümlerinin geçerliliğini bir yıl daha uzatmaya hazır olduklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Trump, bu teklife henüz resmi bir yanıt vermedi. ABD Başkanı Trump, ekim ayında ABD ordusuna 30 yılı aşkın bir aradan sonra tekrar nükleer silah denemelerini başlatma talimatı vermişti. 2017 yılında Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme haricinde hiçbir nükleer güç, çeyrek asrı aşkın bir süredir nükleer silah denemesi gerçekleştirmemişti. KIYAMET GÜNÜ SAATİ DÖRT YIL İÇİNDE ÜÇÜNCÜ KEZ İLERİ ALINDI 1947’de gece yarısına 7 dakika kala olarak ayarlanan Kıyamet Günü Saati, o tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin, dünyanın nükleer kıyametini timsal eden gece yarısından en uzak olduğu saat 1991’de 17 dakika ile olurken, en yakın olduğu saat ise 85 saniye ile bugün oldu. Bilim insanlarının bugünkü müdahalesi, saatin son dört yıl içinde üçüncü kez gece yarısına yaklaşacak şekilde yeniden ayarlanması oldu.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz" Haber

Trump: "Venezuela'yı biz yöneteceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de katıldığı basın toplantısında Trump, "Dün gece geç saatlerde ve bugün erken saatlerde benim talimatımla ABD Silahlı Kuvvetleri, Venezuela’nın başkentinde olağanüstü bir askeri operasyon gerçekleştirdi. Havada, karada ve denizde, ezici Amerikan askeri gücü kullanılarak son derece çarpıcı bir saldırı düzenlendi. Böylesine bir saldırı 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmedi. Bu, Caracas’ın kalbindeki askeri açıdan ağır bir şekilde tahkim edilmiş kale gibi yapıya karşı kanun kaçağı diktatör Nicolas Maduro’yu adalet önüne çıkarmak amacıyla uygulanan bir güçtü. Bu, Amerikan tarihinde Amerikan askeri kudretinin ve yetkinliğinin en çarpıcı, en etkili ve en güçlü manifestolarından biriydi" şeklinde konuştu. KASIM SÜLEYMANİ VE EL-BAĞDADİ BENZETMESİ Venezuela’ya yönelik askeri saldırıyı İranlı General Kasım Süleymani, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin öldürülmesi ve İran’ın nükleer tesislerinin hedef alındığı "Gece Yarısı Çekici" operasyonuna benzeten Trump, "Ordumuz, gecenin kör karanlığında Maduro’yu başarılı bir şekilde yakaladı. Sahip olduğumuz bir yetenek çerçevesinde Caracas’ta ışıklar büyük ölçüde kapatılmıştı. Karanlık ve ölümcüldü" ifadelerini kullandı. Trump, operasyonda hiçbir Amerikan personelinin hayatını kaybetmediğini ve askeri teçhizat kaybı da yaşanmadığını ifade etti. "ÜLKE YÖNETİMİNDE UYGUN BİR GEÇİŞ SAĞLANANA KADAR ORADA KALACAĞIZ" ABD’nin Maduro sonrası dönemde uygun bir geçiş sağlanana kadar orada kalacağını ve ülkenin idaresini üstleneceğini söyleyen Trump, "Güvenli ve makul bir geçişin gerçekleştirilebileceği zamana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip uzun yıllardır yaşadığımız durumun tekrarına sebep olmasını istemiyoruz. Bu nedenle güvenli, doğru ve makul bir geçiş yapılıncaya kadar ülkeyi yöneteceğiz" dedi. "ABD PETROL ŞİRKETLERİNİ ÜLKEYE SOKACAĞIZ" Venezuela’daki petrol sektörünün çok kötü durumda olduğunu ve ABD’nin bu konuyla ilgileneceğini de belirten Trump, "Çok az üretim yapılıyordu. Dünyanın en büyüklerinden olan ABD petrol şirketlerini ülkeye sokacağız. Milyarlarca dolar harcayarak ağır bir şekilde tahrip olmuş petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için gelir üretmeye başlayacaklar" dedi. "GEREKİRSE İKİNCİ DALGA SALDIRILARI GERÇEKLEŞTİRMEYE HAZIRIZ" ABD’nin gerekirse yeni bir saldırıya da hazır olduğunu ifade eden Trump, "Gerekirse ikinci ve çok daha büyük bir saldırıya hazırız. Aslında ikinci bir dalganın gerekli olacağını varsaymıştık ama ilk operasyon o kadar başarılı oldu ki muhtemelen buna gerek kalmayacak. Ama yine de gerekirse ikinci dalga saldırıları gerçekleştirmeye hazırız" dedi. Venezuela lideri Maduro’yu ABD’ye yasa dışı uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutan Trump, Maduro aleyhinde hazırlanan iddianamede de Maduro’nun binlerce Amerikalının ölümüne yol açan uyuşturucu maddeleri ABD’ye taşıyan karteli bizzat yönetmekle suçlandığını söyledi. Maduro ve eşinin yakında Amerikan adaletinin karşısına çıkacağını vurgulayan Trump, "Amerikan topraklarında yargılanacaklar. Şu anda nihai destinasyonları New York olmak üzere bir gemide bulunuyorlar. Suçlarına dair ezici kanıtlar var ve bunlar mahkemeye sunulacak" şeklinde konuştu. TRUMP'TAN VENEZUELALI SİYASİ VE ASKERİ AKTÖRLERE TEHDİT Trump, "ABD donanması hazır durumda kalmaya devam ediyor ve ABD’nin tüm talepleri karşılanıp yerine getirilene kadar tüm askeri seçenekler masada kalacak. Venezuela’daki tüm siyasi ve askeri aktörler, Maduro’nun başına gelenlerin kendi başlarına da gelebileceğini anlamalıdır" şeklinde konuştu. "ASKERLERİMİZİN ORADA OLMASINDAN KORKMUYORUZ" ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerinin Venezuela'da konuşlanıp konuşlanmayacağına ilişkin bir soruya, "Askerlerimizin orada olmasından korkmuyoruz. Gece saatlerinde halihazırda oldukça yüksek düzeyde Venezuela'ya ayak basmışlardı. Ülkenin iyi yönetildiğinden emin olacağız" cevabını verdi. Trump, "Şu an oradayız ve gerekirse yeniden harekete geçmeye hazırız. Ülkeyi doğru bir şekilde idare edeceğiz. Sağduyulu ve adil bir şekilde yönetilecek. Çok para kazandırılacak. Bu parayı halka vereceğiz" dedi. Venezuela’daki petrol endüstrisinin altyapısının ABD tarafından kurulduğunu fakat Venezuela’nın haksız bir şekilde bu yatırımlara el koyduğunu söyleyen Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden dönemine değinerek, "Bizi yok sayarcasına bunları ele geçirdiler. ABD’de bu konuda hiçbir şey yapmamaya karar veren bir başkanımız vardı. Biz, bir şey yaptık. Geç kaldık ama yaptık" ifadelerini kullandı. "VENEZUELA’YI BİZ YÖNETECEĞİZ" Venezuela’nın kim tarafından yönetileceği şeklindeki soruya Trump, arkasında bulunan bakanları işaret ederek, "Bir süreliğine, büyük ölçüde şu anda hemen arkamda duran kişiler olacak. Biz yöneteceğiz. Ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız" şeklinde cevap verdi. Trump, "Venezuela, ülke tekrar rayına oturana, halk için çok para kazandırana, insanlara iyi bir yaşam sunana ve Venezuela’dan zorla çıkarılmış insanlara tazminat sağlanana kadar, bir grup tarafından yönetilecek" dedi. "KOLOMBİYA ARKASINI KOLLAMALI" Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun da "arkasını kollaması" gerektiğine ilişkin birkaç hafta önce yaptığı açıklama kendisine hatırlatılan Trump, "Kendisinin kokain değirmenleri var. Kokain ürettiği tesisler var. Evet, yaptığım açıklamanın arkasındayım. Kokain üretiyorlar ve ABD’ye gönderiyorlar. Dolayısıyla onun da arkasını kollaması gerekiyor" dedi. "MADURO, ABD ASKERLERİNE KARŞILIK VERSEYDİ HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ" Trump, Maduro’nun operasyon sırasında öldürülmesi ihtimaline ilişkin bir soruya cevabında, "Maduro, ABD askerlerine karşılık verseydi hayatını kaybedebilirdi. Güvenli bir yere, bütünüyle çelik bir yere ulaşmaya çalışıyordu ancak bizimkiler o kadar hızlıydı ki kapıya ulaşamadı. Çok fazla mukavemet vardı, o mukavemetin içinden çok hızlı geçtiler, çok ciddi bir karşı koyma söz konusuydu. Güvenli yere ulaşmaya çalışıyordu ancak orası da güvenli değildi çünkü kapıyı patlatmış olurduk" şeklinde konuştu. "ÇOK DAHA BÜYÜK MİKTARLARDA PETROL SATACAĞIZ" Çin ve Rusya gibi ülkelerin Venezuela’daki çıkarlarına ilişkin bir soruya Trump, "Onlara petrol satacağız. Muhtemelen çok daha büyük miktarlarda petrol satacağız. Çünkü altyapıları çok kötü olduğu için fazla üretim yapamıyorlardı. Diğer ülkelere büyük miktarlarda petrol satacağız" dedi. "ÇEKİLİRSEK TOPARLANMA İHTİMALİ SIFIR OLUR" Venezuela’nın doğru bir şekilde yönetileceğini yeniden vurgulayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Yardmıcısı Delcy Rodriguez’e değinerek, "Biz çekilip gidersek kim devralacak? Devralacak kimse yok. Maduro tarafından atanmış bir başkan yardımcısı var. Şu anda Başkan yardımcısı sanıyorum başkan konumunda. Kısa süre önce başkan olarak yemin etti. Marco Rubio ile uzun bir görüşme yaptı ve ‘Neye ihtiyacınız olursa yapacağız’ dedi. Çok nazikti ama zaten başka seçeneği yok" dedi. Maduro’yu devirdikten sonra çekip gitmelerinin söz konusu olmadığını söyleyen Trump, "Çekilirsek toparlanma ihtimali sıfır olur. Profesyonel bir şekilde idare edeceğiz. Dünyanın en büyük petrol şirketleri girip milyarlarca dolar yatırım yapacak ve gelir elde edecek. Bu para, Venezuela’da kullanılacak. En çok Venezuela halkı istifade edecek" ifadelerini kullandı. Trump, ABD’nin Venezuela’yı yıllarca yönetmesi ihtimaline ilişkin bir soruya ise, "Bunun bize bir maliyeti olmayacak. Çünkü üretilecek para çok büyük. Güvenlik istiyoruz. Düşmanlarımızı barındıran ülkelerle çevrili olmak istemiyoruz. Yeniden inşa edeceğiz ve parayı biz harcıyor olmayacağız. Petrol şirketleri harcayacak" dedi. "SON GÖRÜŞMEMİZDE TESLİM OLMASINI SÖYLEDİM" Trump, Maduro ile son görüşmesine ilişkin bir soruya ise, "Maduro ile son görüşmemizde ona teslim olmasını söyledim. Bunu yapmaya oldukça yakın olduğunu düşünüyordum. Şimdiyse teslim olmuş olmayı diliyordur" ifadeleriyle cevap verdi. "PUTİN’LE MADURO’YU KONUŞMADIK" Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile son görüşmesinde Maduro’ya ilişkin konuşup konuşmadıkları yönündeki soruya ise, "Hayır, Maduro’yu konuşmadık" şeklinde cevap verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.