SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rusya-Ukrayna Savaşı

Söz Bursa - Rusya-Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti Haber

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Eski İsmi 'Beşiktaş Dardanelles' olan gemiye bombalı tuzak! 27 Türk mürettebat kurtarıldı Haber

Eski İsmi 'Beşiktaş Dardanelles' olan gemiye bombalı tuzak! 27 Türk mürettebat kurtarıldı

Eski ismi Beşiktaş Dardanelles yeni ismi Altura olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli petrol gemisine, Rusya’dan Liverpool’a gittiği esnada dün gece saat 00.30 sıralarında İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede saldırı gerçekleştirildi. Geminin makine dairesinde yaşanan patlamanın ardından olay yerine Kıyı Emniyet Müdürlüğü’ne ait Kurtarma-11 ve Kurtarma-12 gemileri ile hızlı bot ve Kıyı Emniyeti-5 ekipleri yönlendirildi. Gemide bulunan 27 Türk mürettebat yara almadan kurtarıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, katıldığı bir televizyon programında dün gece saatlerinde Karadeniz açıklarında patlama meydana gelen gemiyle alakalı açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, yaşanan patlamanın dış kaynaklı ve bilerek yapılmış bir saldırı olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Rusya’dan ham petrol yüklemiş olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli bir geminin makine dairesinde gece yarısından sonra bir patlama meydana geldi. Bizim acil ana arama kurtarma merkezine bildirim yapılmasının ardından oraya kıyı emniyeti ile sahil güvenlik unsurları sevk edildi. Patlamada özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz; bu da insansız deniz aracıyla yapılmış olabilir. Bir dron saldırısı değil. Teknik ekiplerimiz şu an oraya yönelmiş durumdalar, önümüzdeki saatlerde detaylı olarak tespit edecekler. Şu an için net söyleyebileceğimiz şey dış kaynaklı bir patlama olduğu. Özellikle gemiyi devre dışı bırakmak için makine dairesine bilerek yapılmış bir saldırı. Petrol taşıyan bir gemi olduğu için saldırının da Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yapıldığı ihtimali yüksek. Mürettebatın tamamı Türk ve herhangi bir yaralanma ya da sağlık problemi yok. Olay yerine gerekli tüm unsurları yönlendirdik; takibini gerçekleştiriyoruz."

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Şafak'ın 'VİZYON 2026' ekindeki yazısında Türkiye'nin son dönemdeki siyasi, ekonomik ve diplomatik hamlelerini anlattı. Erdoğan yazısında, küresel sistemdeki kırılmalar, çok kutuplu dünyanın getirdiği yeni dengeler ve Türkiye'nin bu koşullarda sergilediği bağımsız ve kararlı duruşa vurgu yaptı. ""Böyle gelmiş böyle gider anlayışı ile bakmıyoruz" İnsanlığın, siyasi ve ekonomik fay hatlarının derinden sarsıldığı, küresel yönetim mekanizmalarının işlevsizleştiği sancılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, "Sınamalarla dolu bu fırtınalı çağda Türkiye olarak biz, küresel sorunlara dikkat çekiyor, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu her platformda ortaya koyuyoruz. Küresel sistemdeki çarpıklıklara ‘Böyle gelmiş böyle gider' anlayışıyla bakmıyor, bölgesel ve küresel sorunlara rasyonel çözümler üretiyoruz. Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın savaşlar, terörizm, göç krizi, iklim sorunları başta olmak üzere birbirine girmiş problemlerle eş zamanlı bir şekilde mücadele ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız tarihte eşine az rastlanır insanî krizlere sahne oluyor. Türkiye olarak, bütün bu olumsuzluklara gözlerimizi kapatıp kenarda durmuyor, tarihimizden aldığımız ilhamla dış politikada dik ve şahsiyetli bir duruş sergiliyoruz. İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz" Türkiye'nin dünya üzerindeki tüm çatışmalara ve savaşlara karşı olduğunu belirten Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail saldırganlığı, Suriye, Irak, Somali-Etiyopya, Sudan başta olmak üzere her sorunda barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz. Bu bölgelerde sağlanacak huzur ve barış ikliminin dünyanın karşı karşıya olduğu büyük krizin çözümü için anlamlı bir yol haritası ortaya koyacağını her platformda anlatıyoruz" açıklamasında bulundu. "Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" Türkiye'nin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda güçlendiğini ve buna yönelik tarihî adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz. Yolumuzun uzun olduğunu da hedeflerimize mutlaka ulaşacağımızı da biliyoruz. Asla umutsuzluk girdabına kapılmadan bu zorlu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz." "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz" Enerjide "tam bağımsız Türkiye" hedefine odaklandıklarını söyleyen Erdoğan, "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz. Kendi doğal gazımızı, petrolümüzü çıkartarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltırken, toplam kurulu gücümüzde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60'ının üzerine çıkartmış durumdayız. Nükleer enerji ile ülkemizi bir üst lige taşımaya gayret gösterirken, enerji verimliliği alanında da önemli adımlar atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır" Açıklamasında bölgesel ve küresel konuların yanı sıra Türkiye'nin ticaret hacminden de bahseden Erdoğan şu ifadelerle devam etti: "Toplumsal anlamda ailemizi, kültürümüzü ve yaşam tarzımızı; ortaya çıkmakta olan bu dönüşüm sürecine uygun şekilde hazırlıyoruz. Bu alanlarda dünyada giderek artan saldırılara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz. Gençlerimizin eğitimini ve ihtiyaçlarını merkeze alan adımlarla, öz güveni yüksek bir TEKNOFEST kuşağını inşa ediyoruz. Bölgemizdeki gerilimler, ulaştırma alanında güvenli taşımacılığın önemini biraz daha artırıyor. Türkiye'nin Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa'yı bağlama rolü ise bu noktada son derece kritik. Bu stratejik konuda etkili hamleler yapıyor, ülkemize ve dostlarımıza kazandıracak diğer projeler üzerinde çalışıyoruz. Uluslararası ticaret hacmini her geçen yıl rekorlarla artıran Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır. Eğitimde, sağlıkta, bilim ve teknolojide kısaca her alanda büyüyen ve kalkınan Türkiye, birlik ve beraberliğini kuvvetlendirerek hem bölgesinde hem dünyada adından söz ettirmeye devam edecek. Ülkemizin yolu, sonuna kadar açıktır. Gelecek, Türkiye'nindir; gelecek, bu aziz milletindir."

Trump ve Putin telefonda görüştü! "Ölümleri durdurmak için anlaştık" Haber

Trump ve Putin telefonda görüştü! "Ölümleri durdurmak için anlaştık"

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, telefonda görüştü. Trump, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin ile "uzun ve verimli" bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, Ukrayna savaşının sona erdirilmesi başta olmak üzere Orta Doğu, enerji, yapay zeka ve doların küresel gücü gibi konuları ele aldıklarını ifade etti. Trump, "İkinci Dünya Savaşı'nda birlikte savaştığımız ve her iki ulusun da milyonlarca kayıp verdiği büyük tarihimizi andık" ifadelerini kullanarak, "Her iki ülkenin gücüne ve gelecekte iş birliğinin getireceği faydalara odaklandık" dedi. "RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI'NDA YAŞANAN ÖLÜMLERİ DURDURMAK İSTİYORUZ" Putin ile mutabık kaldıkları konulara değinen Trump, "Her ikimizin de mutabık kaldığı üzere, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yaşanan ölümleri durdurmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Putin'in kendi seçim kampanyasının sloganı olan "Ortak Akıl" (Common Sense) ifadesini kullandığını belirten Trump, "İkimiz de buna çok güçlü bir şekilde inanıyoruz. Birbirimizin ülkelerini ziyaret etmek de dahil olmak üzere çok yakın bir şekilde birlikte çalışma konusunda mutabık kaldık. Ayrıca ekiplerimizin derhal müzakerelere başlaması konusunda da anlaştık" dedi. Görüşme ile ilgili Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e bilgi vereceğini aktaran Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, CIA Direktörü John Ratcliffe, Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Waltz ve Özel Temsilci Steve Witkoff'un liderliğindeki bir ekibin müzakereleri yöneteceğini ifade etti. "BU SAVAŞ BENİM DÖNEMİMDE OLMAZDI" Trump, "Milyonlarca insan, eğer başkan olsaydım asla yaşanmayacak bir savaşta hayatını kaybetti. Artık daha fazla can kaybedilmemeli" dedi. PUTİN’E MARC FOGEL TEŞEKKÜRÜ Trump, Putin'e, Rusya'nın serbest bıraktığı ABD'li öğretmen Marc Fogel için teşekkür ederek, "Başkan Putin'e bu çağrıya ayırdığı zaman ve gösterdiği çaba için ve dün gece Beyaz Saray'da şahsen karşıladığım harika bir adam olan Marc Fogel’i serbest bıraktığı için teşekkür etmek istiyorum. Bu çabanın başarılı bir sonuca ulaşacağına inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.