SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

Söz Bursa - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uluslararası arena için BUÜ’de güç birliği Haber

Uluslararası arena için BUÜ’de güç birliği

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü, akademisyenlerin uluslararası araştırma ekosistemine katılımını artırmak amacıyla "Ufuk Avrupa Programı Bilgi Günü" başlığı altında kapsamlı bir etkinlik düzenledi. TÜBİTAK uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, Avrupa Birliği’nin dev bütçeli hibe programları ve stratejik işbirliği fırsatları masaya yatırıldı. ULUTEK Teknopark ev sahipliğinde yapılan etkinlikte, araştırmacıların uluslararası hareketliliğini ve kariyer gelişimini destekleyen Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) kapsamındaki burs ve araştırma olanaklarının yanı sıra; Sağlık, Dijital, Endüstri, Uzay, Gıda ve Biyoekonomi gibi kritik tematik alanlardaki güncel çağrılar detaylandırıldı. Katılımcılar, proje geliştirme süreçlerinden konsorsiyum kurma stratejilerine kadar pek çok teknik konuda birinci ağızdan bilgi alma fırsatı buldu. UFUK AVRUPA İLE İŞBİRLİKLERİ SINIRLARIN ÖTESİNE TAŞINIYOR Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştoğlu, BUÜ’nün zaman içerisinde güçlü bir proje kültürü kazandığını, ancak bu kültürün yerel odaklı TÜBİTAK projelerinden daha geniş bir uluslararası ekosisteme evrilmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği projelerine başvurmanın sadece üniversiteye değil, aynı zamanda ülkeye ciddi bir kaynak aktarımı sağlayacağını belirten Kırıştoğlu, bu programların temelinde ortak çalışma disiplini ve geniş ağlar kurma hedefinin yattığını ifade etti. Uzmanlarla yapılacak birebir görüşmelerin teknik bilgi birikimini artıracağını dile getiren Kırıştoğlu, etkinliğin tüm katılımcılar için somut kazanımlarla sonuçlanmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. “GÜÇLÜ BİR ARAŞTIRMA EKOSİSTEMİ HEDEFLİYORUZ" Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise konuşmasında, Ufuk Avrupa Programı’nın sadece bir finansman kaynağı değil, aynı zamanda disiplinler arası çalışmayı teşvik eden ve bilimsel çıktıları toplumsal faydaya dönüştüren stratejik bir araç olduğunu belirtti. Üniversitenin uluslararası görünürlüğünü ve proje üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini kaydeden Prof. Dr. Esra Karaca, etkinliğin gelecekte kurulacak güçlü konsorsiyumlar için bir zemin hazırladığını ifade etti. Katılımcıların proje fikirlerini doğrudan uzmanlarla değerlendirmesinin son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Karaca, bu tür organizasyonların üniversitedeki uluslararası proje kültürünün yaygınlaşmasına ve başvuruların nitelik olarak artmasına önemli katkılar sunacağına inandığını dile getirdi. BİREBİR GÖRÜŞMELERLE PROJELER ŞEKİLLENDİ Sunumların ardından düzenlenen "Birebir Görüşme" seanslarında, akademisyenler kendi proje taslaklarını TÜBİTAK Ufuk Avrupa Programı Ulusal İrtibat Noktası uzmanlarına sundu. Bu etkileşimli süreç, başvuru hazırlığındaki araştırmacılara değerlendirme kriterleri ve başarılı bir dosya hazırlama konularında rehberlik sağladı.

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa teşkilatı, sendikal mücadelenin öncü isimlerinden biri olan Hilmi Şanlı’nın yeniden Genel Sekreterlik görevine seçilmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı. Türk Diyanet Vakıf-Sen’in 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 8. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin güvenini bir kez daha kazanan Hilmi Şanlı, yeni dönemde de Genel Sekreter olarak görevini sürdürecek. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına yapılan açıklamada, Bursa’da Diyanet çalışanlarının hak mücadelesinde ilk savunucular arasında yer alan Hilmi Şanlı’nın, sendikal duruşu, ilkeli tavrı ve kararlı mücadelesiyle uzun yıllardır teşkilata yön verdiği vurgulandı. Açıklamada, Şanlı’nın yalnızca bir sendika yöneticisi değil, aynı zamanda bilgisi, tecrübesi ve güven veren duruşuyla yol gösteren bir isim olduğu ifade edildi. Sendikal mücadelesini hak ve adalet ekseninde, ayrım gözetmeden ve cesaretle yürüten Hilmi Şanlı’nın duruşunun, Türk Diyanet Vakıf-Sen teşkilatı için açık bir istikamet çizdiği belirtilirken; Diyanet ve vakıflar çalışanları açısından ise bu duruşun güçlü bir teminat olduğu kaydedildi. İlkesinden ve ülküsünden asla taviz vermeden, sorumluluğunun bilinciyle sergilediği sendikal anlayışın, yeni dönemde de sendikaya ivme kazandıracağına olan inanç dile getirildi. Açıklamada ayrıca, sendikal mücadelenin yalnızca kazanımlar üzerinden değil, ahlak, liyakat ve adalet temelinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Hilmi Şanlı’nın bu anlayışın sahadaki en güçlü temsilcilerinden biri olduğu vurgulandı. Özellikle Diyanet çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları ve sosyal güvenceleri konusunda verdiği mücadelenin, teşkilat hafızasında önemli bir yer tuttuğu ifade edildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına açıklamada bulunan Eyüp Bulut, Genel Sekreterlik görevine yeniden seçilen Hilmi Şanlı’yı gönülden tebrik ederek şu ifadelere yer verdi: “İlke ve ülküsünden taviz vermeden, sorumluluğun hakkını vererek sergilediği bu örnek duruşun, yeni dönemde de sendikamıza güç katacağına yürekten inanıyoruz. Kıymetli Genel Sekreterimiz Hilmi Şanlı’ya bu onurlu görevinde sağlık, güç ve üstün başarılar diliyoruz. Allah yar ve yardımcısı olsun.” Genel kurul sonrası yapılan değerlendirmelerde, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in yeni dönemde de çalışanların hak ve menfaatlerini koruma noktasında kararlı duruşunu sürdüreceği, Hilmi Şanlı’nın tecrübesi ve liderliğiyle sendikal mücadelenin daha da güçleneceği ifade edildi.

Mudanya’da uygun fiyatlı lokanta dönemi başladı Haber

Mudanya’da uygun fiyatlı lokanta dönemi başladı

Lokanta Mudanya, dört çeşit nitelikli ve sağlıklı yemeği 150 TL’den sunarken, “Ben Ismarlıyorum” uygulamasıyla pahalılık nedeniyle zayıflayan paylaşma ve ısmarlama kültürünü yeniden güçlendirmeyi hedefliyor. Mudanya Belediyesi, artan hayat pahalılığı ve gıda enflasyonu karşısında nitelikli ve uygun fiyatlı yemeğe erişimi güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Lokanta Mudanya’yı Güzelyalı Atatürk Parkı’nda düzenlenen törenle hizmete açtı. Lokanta Mudanya’da vatandaşlar, hafta içi her gün dört çeşit sağlıklı ve dengeli yemeğe 150 TL’ye ulaşabilecek. Sosyal belediyeciliği doğrudan sofraya taşıyan projenin ilk halkası olan Lokanta Mudanya’nın açılış törenine Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, belediye yönetimi ve meclis üyeleri ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Mudanya İlçe Başkanı Seda Bozdağ Güzelkaya, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. DÖRT TABAK YEMEK 150 TL Açılışta konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, dışarıda yemek yemenin sıradan bir ihtiyaç olmaktan çıktığını, yemeğin artık ekonomik ve toplumsal bir mesele haline geldiğini söyleyerek, “Bir tabak yemek bugün lüks olarak görülüyor. Emekliler ve çalışanlar dışarıda yemek yerken defalarca hesap yapmak zorunda kalıyor. Bir öğrenci, açlıkla tokluk arasında bir seçim yapmak zorunda kalmamalı. Sağlıklı yemek herkes için erişilebilir olmalı. Merkezi politikalar bu yükü hafifletmiyor. Bu boşlukta, yerel yönetimler geri duramaz. Biz de durmadık. Bu lokantayı açmak bir tercih değil, bir sorumluluk haline geldi.” Biz bu tabloyu normal kabul etmiyoruz” dedi. Lokanta Mudanya’nın bir sosyal yardım uygulaması olmadığını, bir kamu hizmeti olduğunun altını çizen Başkan Dalgıç, “Bu lokantayı açmak bizim için bir tercih değil, içinde bulunduğumuz koşullarda yerel yönetimler açısından bir sorumluluk haline geldi” dedi. Lokanta Mudanya’da sunulan uygun fiyatlı hizmetin, kaliteden ödün verildiği anlamına gelmediğini de vurgulayan Dalgıç, mutfakta hijyen, sağlık ve nitelikli malzemenin esas alındığını söyleyerek, “Mesele sadece doymak değil; sağlıklı, temiz ve güvenilir bir tabak yemeğin herkes için erişilebilir olması. Lokanta Mudanya, herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm vatandaşlara açık olacak. Hizmetten yararlanmak isteyenlerden kimlik ya da gelir belgesi talep edilmeyecek” diye konuştu. “BEN ISMARLIYORUM” UYGULAMASI BAŞLADI Başkan Dalgıç, konuşmasında pahalılık nedeniyle zayıflayan paylaşma kültürüne de dikkat çekerek, “Bugün kimsenin kimseye bir şey ısmarlayamadığı bir dönemden geçiyoruz. Bu sadece ekonomik bir sorun değil, kültürel bir kırılma” dedi. Dalgıç, Büfe Mudanya, Mola Mudanya ile Lokanta Mudanya’da “Ben Ismarlıyorum” uygulamasını da bu nedenle başlattıklarını ilk kez duyurdu. Dalgıç, vatandaşların tanımadıkları kişilerle dahi dayanışma kurmasının hedeflendiğini söyledi. Uygulama kapsamında vatandaşlar, bir sonraki gelenler için yemek, kahve ya da tatlı ısmarlayarak dayanışmaya katkı sunabilecek. Lokanta Mudanya, Mudanya Belediyesi iştiraklerinden MUDAŞ tarafından işletilecek. Vatandaşlar, hafta içi her gün 11.45 – 14.00 saatleri arasında dört çeşit sağlıklı ve dengeli menüye 150 TL ücretle ulaşabilecek. Ayrıca Şubat ayında aynı yerleşke içinde tam gün hizmet verecek Mola Mudanya şubesinin açılması planlanıyor. Şükrüçavuş Mahallesi’nde bulunan MUDAŞ Restoranının da bundan sonra Lokanta Mudanya adıyla ve aynı anlayışla hizmet vermeye devam edecek.

BUÜ ve KSBÜ arasında eğitimde güç birliği Haber

BUÜ ve KSBÜ arasında eğitimde güç birliği

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) arasında, tıp eğitimi ve sağlık alanında tecrübe paylaşımını hedefleyen kapsamlı bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük B Salonunda gerçekleşen törene; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ile akademisyenler ve idari personel katılım gösterdi. “50 YILLIK BÜYÜK BİRİKİMİMİZİ PAYLAŞMAKTAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ” Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin 50 yıllık köklü geçmişine ve bölgedeki derin tecrübesine dikkat çekerek, bu birikimi paylaşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üniversitenin kuruluşundan bu yana Güney Marmara ve Kütahya gibi geniş bir coğrafyaya hizmet verdiğini belirten Yılmaz, kurumsal niteliğin zamanla olgunlaştığını ve bu süreçte elde edilen büyük tecrübeyi yeni kurulan fakültelerle paylaşmanın önemini vurguladı. Akademik dünyada yapılan işbirliklerinin sadece bilgi aktarımı değil, karşılıklı bir etkileşim ve gelişim süreci olduğunu ifade eden Rektör Yılmaz; sağlık alanındaki bu tecrübe paylaşımının kurumların puanını ve hizmet kalitesini artıracağını belirterek, protokolün olgunlaşmasında emeği geçen bütün hocalara teşekkür etti. “BUÜ’NÜN BİLGİ BİRİKİMİ BİZİM İÇİN EŞSİZ BİR REHBER” Rektör Prof. Dr. Ahmet Tekin, BUÜ’nün tıp dünyasındaki kadim yerini ve öncü projelerini öğrencilik yıllarından beri takdirle takip ettiklerini belirterek kurumun sahip olduğu bilgi birikiminin kendileri için eşsiz bir rehber olacağını ifade etti. KSBÜ’nün 2018 yılında kurulan genç bir üniversite olarak hızlı bir ivme yakaladığını ve modern bir simülasyon merkezi kurduklarını dile getiren Prof. Dr. Tekin, bu merkezlerin sadece kurulmasının yeterli olmadığını, BUÜ’nün deneyimleriyle bu yapıların çok daha nitelikli ve sürdürülebilir şekilde işletilmesini amaçladıklarını vurguladı. Tıp eğitiminde dijitalleşmenin ve simülasyonun önemine de değinen Rektör Tekin, öğrencilerin henüz kliniğe çıkmadan, riskli girişimsel işlemleri maketler üzerinde deneyimlemesinin hasta güvenliği ve hekimlerin özgüveni açısından hayati bir önem taşıdığını söyleyerek; bu güç birliğinin bölge sağlığı adına büyük bir berekete vesile olmasını temenni etti. “EĞİTİMDEKİ GÜÇ BİRLİĞİMİZİ RESMİ BİR FORMATA TAŞIYORUZ" Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, iki üniversite arasında var olan güçlü bağlara dikkat çekerek, bu protokolün mevcut işbirliğini taçlandırdığını ifade etti. Daha önceki süreçlerde tıp eğitimi ve özellikle simülasyon teknolojileri konusunda karşılıklı etkileşim içerisinde olduklarını, BUÜ’den uzman ekiplerin yerinde eğitimler verdiğini hatırlatan Prof. Dr. Coşkun, bu sürecin artık resmi bir zemine oturtulmasının önemini vurguladı. Eğitici eğitimlerinden simülasyon çalışmalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu ortaklığın, her iki fakültenin öğretim üyeleri ve öğrencileri için akademik başarıyı artıracak bir gönül birliği olduğunu belirten Coşkun, işbirliğinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Anne olmaya güvenle hazırlık: Gebe Okulları Haber

Anne olmaya güvenle hazırlık: Gebe Okulları

Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti. “Fizyolojik Süreçler ile Riskli Durumlar Ayırt Ediliyor” Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, “Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor” dedi. “Fiziksel Değişimler Hastalık Olarak Algılanmamalı” Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti. “Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri” diye konuştu. “Aile Desteği Gebelik Sürecini Güçlendiriyor” Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. “Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. “Lohusalık Döneminde Destek Hayati Öneme Sahip” Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. “Psikolojik Destek Sürecin Ayrılmaz Bir Parçası” Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi. “Gebeler Arası İletişim Süreci Kolaylaştırıyor” Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, “Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor” dedi. “Amaç: Gebeliği Kaygı Değil Güvenle Yaşamak” Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!" Haber

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü’nün hem kuraklık hem de kirlilik tehdidi altında olduğunu belirterek, kıyı şeridindeki asfalt tesisinin faaliyetlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Devlet kurumlarının "yol yapımı" bahanesiyle çevre katliamına göz yumduğunu savunan Kaya, konuyu yargıya ve Meclis’e taşıyacaklarını duyurdu. "HASTANENİN KARŞISINDA ASFALT TESİSİ OLUR MU?" Tesisin konumuna dikkat çeken İsmail Kaya, "Hangi akıl, hangi vicdan, bir asfalt tesisini hem göl kıyısına hem de hastanenin karşısına kurar? Yıllardır bölge halkı zehirli duman soluyor, dayanılmaz koku ve gürültüye maruz kalıyor. Hastaneye gelen vatandaşlarımız ve sağlık çalışanlarımız bile bu kirlilikten etkileniyor. Bu tablo açıkça görevi kötüye kullanmadır" dedi. "FATURA YİNE ÇİFTÇİYE KESİLİYOR" İznik Gölü’nün sanayi kuruluşları tarafından tüketildiğini ve koruma önlemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölü tüketen sanayi kuruluşlarını görmeyenler, kapalı sistem sulamayı teşvik edemeyenler, su kaybını önleyemeyenler çözümü çiftçinin suyunu kısmakta buldu. Tek bildikleri halktan tasarruf olanlar, faturayı yine üreten hemşerilerimize kesti." "BU SKANDALIN ÜZERİ KAPATILAMAZ" İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Kaya, şu talepleri sıraladı: *Tesisin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. *Tüm izin süreçleri kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır. *Göl kirliliğine göz yumanlar hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

Erdoğan: "Türkiye Yüzyılı'nın temellerini 2025'te sağlamlaştırdık" Haber

Erdoğan: "Türkiye Yüzyılı'nın temellerini 2025'te sağlamlaştırdık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgedeki krizlere ve çatışmalara rağmen Türk ekonomisinin 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduğunu belirterek, "Ülkemizin risk primi son 7,5 yılın en düşük seviyesine geriledi" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin Grup Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, adalette yargı reformu stratejisi kapsamında 10'uncu ve 11'inci yargı paketlerinin yasalaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, "2025 yılında 997 hakim ve savcı yardımcısı atadık. Ayrıca mesleğe kabulü yapılan 2 bin 432 hakim ve savcı adayı kura çekerek görevlerine başladı. 2 bin 589'u adliye hizmetlerinde ve 3 bin 655'i ceza infaz kurumlarında olmak üzere toplam 6 bin 244 personelin atamasını yaptık. Farklı illerimizde 11 adli hizmet binasını hizmete sunduk. 2025 yılında kurulan ilk derece mahkemesi ve istinaf dairesi sayısı 766'dır. Antalya, Diyarbakır ve Kayseri'yle birlikte bölge idare mahkemelerimizin sayısını 12'ye çıkardık" dedi. "EĞİTİMDE 2025 YILI İÇİNDE 9 BİN 324 DERSLİK İNŞA ETTİK" Eğitimde 2025 yılı içinde 9 bin 324 dersliğin inşa edildiğini aktaran Erdoğan, "Türkiye'nin en büyük lise yerleşkesi olan Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi'ni ülkemize kazandırdık. Bin 381'i engelli kardeşimiz olmak üzere toplam 16 bin 381 öğretmenimizi öğrencileriyle buluşturduk. Öğretmen istihdamında köklü bir değişikliğe giderek Milli Eğitim Akademisi'ni kurduk. Bir başka çarpıcı rakam toplam 228 milyon kitabı ücretsiz olarak öğrencilerimize dağıttık. İlköğretim ve orta öğretimde 346 bin 614 öğrenciye burs veriyoruz. Pansiyonlarda ise 243 bin 652 öğrencimizi en güzel şekilde misafir ediyoruz. Öğrencilerimiz 2025 yılında katıldıkları uluslararası yarışmalarda spor, bilim ve teknoloji branşlarında 272 madalya kazandı" diye konuştu. "SAĞLIKTA 2025'İN İLK 11 AYINDA MUAYENE SAYISI 1 MİLYAR 24 MİLYONUN ÜZERİNE ÇIKTI" Erdoğan, sağlıkta 2025'in ilk 11 ayında muayene sayısının 1 milyar 24 milyonun üzerine çıktığını dile getirerek, "16 milyon 253 bin ameliyat ve cerrahi işlem gerçekleştirdik. Aile sağlığı merkezlerimizde 421 milyon vatandaşımıza hizmet verdik. Ülkemiz genelinde 302 yeni aile sağlığı merkezi açtık. 9 bin 718'i uzman hekim olmak üzere toplam 64 bin 344 sağlık personeli istihdam ettik. 4 milyon 203 bin ziyaret ile evde sağlık hizmeti sunduk. Aynı şekilde 856 ambulansı hizmete alarak ambulans sayımızı 6 bin 308'e çıkardık. 76 acil yardım istasyonunun hizmete girmesiyle bunların sayısını da 3 bin 574'e yükselttik. Merkezi hekim randevu sisteminden 2025 yılında günlük verilen ortalama randevu sayısı 1,7 milyonu buldu. Üreten sağlık modelimizle stratejik öneme haiz 41 adet yerli ürün geliştirme projesini başlattık" şeklinde konuştu. "'EV SAHİBİ TÜRKİYE' SLOGANIYLA 81 İLİMİZDE 500 BİN SOSYAL KONUT YAPACAĞIMIZ YÜZYILIN KONUT PROJESİNİ BAŞLATTIK" 6 Şubat depremlerinin vurduğu 11 ilde 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını vurgulayan Erdoğan, "Yerinde dönüşümle 121 bin bağımsız bölümün inşasına destek verdik. 'Ev Sahibi Türkiye' sloganıyla 81 ilimizde 500 bin sosyal konut yapacağımız Yüzyılın Konut projesini başlattık. Türkiye'nin ilk iklim kanunu yürürlüğe girdi. COP31 Taraflar Konferansı'nın Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına hak kazandık. Sıfır atık ile geri kazanım oranını yüzde 36'ya çıkardık. Depozito yönetim sistemini yedi bölgeye yaydık. Türkiye genelinde yapımı tamamlanan millet bahçesi sayısını 38 milyon 696 bin metrekare alanda 314'e yükselttik. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'ni hizmete sunduk" ifadelerine yer verdi. "YERLİ VE MİLLİ 5G'NİN İHALESİNİ YAPTIK" Geçen yıl ulaştırmada 308 kilometre bölünmüş yol, 17 kilometre köprü ve viyadük, 57 kilometre tünel inşa ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Yurt dışı uçuş noktası sayısına altı yeni destinasyon daha ekledik. Üçlü bağımsız pist operasyonunu hayata geçirerek, İstanbul'un küresel havacılıktaki konumunu pekiştirdik. Aydın-Denizli Otoyolu'nu hizmete açtık. Antalya Havalimanı Genişletme Projemizi ve yeni terminal binamızın açılışını yaptık. İlk milli banliyo tren setimizin teslimini gerçekleştirdik. Deniz ticaret filomuzu dünyada ilk 10'a yükselttik. Yerli ve milli 5G'nin ihalesini yaptık" dedi. "2025 YILINDA TOPLAMDA 517 MİLYON FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURDUK" Tarım ve hayvancılıkta tarım sektörüne doğrudan ve dolaylı olarak 706 milyar lira destek verdiklerini bildiren Erdoğan, "65 ilde 16 üründe hasara yol açan zirai dondan etkilenen üreticilere 47 milyar lira destek ve hasar tazminatı ödedik. Su ve sulama yatırımları alanında 22 baraj, 7 gölet ve bent, 3 yeraltı barajı, 70 sulama tesisi, 8 toplulaştırma projesi, 12 içme suyu ve atık su tesisi, 193 taşkın tesisi ve 6 hidroelektrik santral olmak üzere toplam 321 tesisi tamamladık. Tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi eylem planını hayata geçirdik. Depremden etkilenen 11 ilimiz için 11 milyar lira finansman sağladık. 2025 yılında toplamda 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk" diye konuştu. "DÜNYANIN DÖRDÜNCÜ BÜYÜK FİLOSUNA SAHİP OLDUK" Geçen yıl enerjide Abdülhamit Han sondaj gemisinin Karadeniz'deki Göktepe-3 kuyusunda 75 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettiğini söyleyen Erdoğan, "Gabar'da günlük petrol üretimimizi 70 bin varilden 81 bin varile yükselttik. Yurt içi ve yurt dışında günlük petrol üretimi ise 180 bin varil oldu. Yerli ve milli iki yeni sondaj kulesi Seyit Onbaşı ve Naim Süleymanoğlu, Şırnak'taki sahalarda sondaja başladı. Yeni sondaj gemilerimiz Çağrı Bey ve Yıldırım'ın da eklenmesiyle dünyanın dördüncü büyük filosuna sahip olduk. Ülkemizin enerji arz güvenliğini garanti altına almak amacıyla toplam 155 milyar metreküplük sığlaştırılmış doğal gaz anlaşmaları imzaladık. Türkiye-Suriye doğal gaz boru hattında 2 Ağustos'ta gaz akışını sağladık. 5 Mart'ta Nahçıvan'a Türkiye üzerinden kesintisiz doğal gaz sevkiyatını başlattık" ifadelerini kullandı. "BAŞVURAN ÖĞRENCİLERİMİZİN YÜZDE 97'SİNİ DEVLET YURTLARIMIZA BAŞARIYLA YERLEŞTİRDİK" Gençlik ve sporda Türkiye genelinde 103 adet gençlik ve spor tesisinin yapımını tamamlayarak hizmete açtıklarını söyleyen Erdoğan, "Başvuran öğrencilerimizin yüzde 97'sini devlet yurtlarımıza başarıyla yerleştirdik. 2025 yılında yurt yatak kapasitemizi 1 milyon 3 bin 259'a ulaştırdık. Üniversite öğrenci toplulukları programıyla 4 bin 444'e projeye yaklaşık 340 milyon liralık destek verdik. Bu destekten 1 milyon 155 bin gencimiz doğrudan istifade etti. 2025 yılında lisanslı sporcu sayımız 20 milyona ulaştı. Milli sporcularımız katıldıkları uluslararası müsabakalarda 2 bin 518 altın, 2 bin 301 gümüş 2 bin 655 bronz olmak üzere toplam 7 bin 474 madalya kazandı. Ayrıca 1 milyon 36 bin öğrencimizin sportif test, tarama ve ölçümlerini gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "AİLE YILI'NDA 721 BİN 396 ÇOCUK İÇİN 8,7 MİLYAR LİRALIK ÖDEME GERÇEKLEŞTİRDİK" Aile ve sosyal politikalar alanında 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında aileyi güçlendiren 19 bin faaliyetin düzenlenmesine öncülük ettiklerini bildiren Erdoğan, "Doğum ve çocuk destek sistemini güncelledik. İlk çocuk için doğum yardımını 5 bin liraya, yeni sisteme göre ikinci çocuk için her ay bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için her ay 5 bin lira veriyoruz. Aile Yılı'nda 721 bin 396 çocuk için 8,7 milyar liralık ödeme gerçekleştirdik. Çevrimiçi programlarda çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini korumak için Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzaladık. Evde bakım yardımı kapsamında 63 milyar liralık ödeme yaptık. Evde bakım yardımıyla 517 bin 103 vatandaşımıza sahip çıkıyoruz. Bin 317 yeni atamayla kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın sayısını toplamda 51 bin 947'ye yükselttik" şeklinde konuştu. "GÖKDOĞAN FÜZEMİZ HEDEF UÇAĞI BAŞARIYLA VURDU, BUNU DÜNYADA İLK GERÇEKLEŞTİREN ÜLKE TÜRKİYE OLDU" Savunma sanayiinde atılan stratejik hamlelerin tüm dünya tarafından 2025 yılında da gıptayla takip edildiğinin altını çizen Erdoğan, "Çabalarımız sayesinde ihracatımız 10 milyar dolar sınırını aştı. Milli jet eğitim uçağımız Hürjet için İspanya ile 30 adetlik satış anlaşması imzaladık. Ana muharebe tankımız Altay'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilk teslimatı yapıldı. ROKETSAN'ın geliştirdiği Tayfun balistik füzemiz hedefi başarıyla vurdu. Çelik Kubbe projemizde 47 hava savunma bileşeninin sistem teslimatlarını gerçekleştirdik. Milli Muharip Uçağımız KAAN için Endonezya ile ihracat ve stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. İlk yerli milli haberleşme uydumuz Türksat 6A, test süreçlerini başarıyla tamamlayarak hizmete girdi. Milli denizaltımız MİLDEN'in ilk test bloğunun inşasına başladık. MİLGEM 8. gemimiz TCG İçel ile TCG Murat Reis denizaltımızı mavi sularla buluşturduk. TCG Hızır Reis hizmete girdi. Yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159 teslim edildi. ULAK silahlı insansız deniz aracımız envantere alındı. Delta V'nin geliştirdiği hibrit roket sistemi 200 kilometrenin üzerinde irtifaya ulaşarak Türkiye'nin uzay teknolojilerinde yeni bir rekora imza attı. Şurası bir başka gurur kaynağımızdır; insansız savaş uçağımız KIZILELMA, ASELSAN'ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE'nin geliştirdiği Gökdoğan füzemiz hedef uçağı başarıyla vurdu. Bunu dünyada ilk gerçekleştiren ülke Türkiye oldu" açıklamasında bulundu. "BUGÜNE KADAR 87 BİNDEN FAZLA TOGG YOLLARIMIZLA BULUŞTU" Sanayi ve teknolojide son bir yılda yaklaşık 1,3 trilyon lira tutarında 152 bin ilave istihdam sağlayarak 7 bin 249 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni teknoloji girişimleri için 8 teknopark ve 7 girişim ofisi kurduk. Son bir yılda 5 organize sanayi bölgesi, 8 endüstri bölgesi ve 8 sanayi alanı ilan ettik. Bölge Kalkınma İdarelerimiz ile 281 projeye 2,4 milyar lira, Kalkınma Ajansları ile 606 projeye 780 milyon lira, KOSGEB eliyle 54 bin KOBİ'mize 35 milyar lira kaynak sağladık. TÜBİTAK tarafından 190 üniversite ve 3 bin 100 firmanın 10 bin 774 projesine toplam 14,4 milyar liralık destek verdik. Bugüne kadar 87 binden fazla Togg yollarımızla buluştu. Togg'un Sedan modeli T10F'in üretimi başladı" dedi. "TOPLAM 651 ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ ÇÖKERTİLDİ" İçişlerinde her türlü suç örgütü ve çeteyle mücadeleyi tavizsiz bir şekilde devam ettirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Emniyet birimlerimiz fedakarca çalışarak 24'ü uluslararası, 81'i ulusal, 143'ü bölgesel ve 403'ü yerel olmak üzere toplam 651 organize suç örgütü çökertildi. 58 ülkede kırmızı bültenle aranan 385 suçluyu yakalayıp ülkemize iadesini sağlarken, 51 ülkeden 559 yabancı şahsı da ülkelerine iade ettik. Uyuşturucu ile mücadelede 43 bin 524 şahıs tutuklandı. 49,8 ton uyuşturucu madde ile 139 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Asayişte, kişilere karşı suçlarda yüzde 14, mal varlığına karşı suçlarda ise yüzde 48 azalma oldu. Kişilere karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranı yüzde 99,2'ye, mal varlığına karşı suçlarda yüzde itibarıyla 93,3'e ulaştı. 14 bin 317'si hizmet aracı, 580'i motosiklet, 65'i zırhlı araç, 795'i hava aracı, 73'ü yüzer araç olmak üzere toplam 15 bin 830 aracı kolluk teşkilatımıza kazandırdık. AFAD, 2025 yılında ülkemizden 6 adet iyilik gemisi seferiyle toplamda 674 tır insani yardım malzemesini Gazze'ye ulaştırdı. 4 bin 567 insan kaçakçılığı organizatörü tutuklandı. 114 bin illegal göçmen sınır dışı edildi. Son bir yıl içinde gönüllü, güvenli, onurlu bir şekilde 600 bini aşkın Suriyeli kardeşimiz anavatanlarına döndü" diye konuştu. "TİCARETTE 2025 YILINDA 273,4 MİLYAR DOLAR İLE CUMHURİYET TARİHİMİZİN YILLIK MAL İHRACAT REKORUNU KIRDIK" Ticarette 2025 yılında 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin yıllık mal ihracat rekorunu kırdıklarına değinen Erdoğan, "Mal ve hizmet ihracatçılarımıza 33 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2026 yılında ise ayırdığımız desteği 45 milyar liraya yükselttik. Esnaf ve sanatkarlarımıza 176 milyar lirayı bulan indirimli finansman desteği verdik. Ayrıca işletme kredisi üst limitini 1 milyon liraya, yatırım kredisi üst limitini ise 2,5 milyon liraya çıkardık" şeklinde konuştu. "YILIN İLK 9 AYINDA YÜZDE 3,7 ORANINDA BÜYÜDÜK" Bölgedeki krizlere ve çatışmalara rağmen Türk ekonomisinin 2025 yılında da büyümesini sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan, "Yılın ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdük. OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. Milli gelirimiz yıllık bazda ilk kez 1,5 trilyon doları aştı. Yatırım taahhütlü avans kredisi programının büyüklüğünü 500 milyar liraya çıkardık. Enflasyonla mücadelede 2025 yılını yüzde 30,89 oranıyla kapatarak önemli bir mesafe kat ettik. Cari fiyatlarla 3,6 trilyon lirayı bulan deprem harcamalarına rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı azalmaya devam etti. Ülkemizin risk primi son 7,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 193 milyar doların üzerine çıktı" ifadelerine yer verdi. "İŞ GÜCÜMÜZ 36 MİLYONA, İSTİHDAM EDİLENLERİN SAYISI İSE 33 MİLYONA YÜKSELDİ" Çalışma ve sosyal güvenlikte 2025 yılında toplam 1 milyon 479 bin kişinin işe yerleştirilmesinin sağlandığını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İş gücümüz 36 milyona, istihdam edilenlerin sayısı ise 33 milyona yükseldi. İşsizlik oranımız yüzde 8,6'ya gerileyerek, son 31 aydır tek haneli seyrini sürdürdü. Yalnızca 2025 yılında 474 ilacı geri ödeme listesine ekledik, ki bunların 69'u kanser tedavisinde kullanılan özel ilaçlardır." Kültür ve turizmde yılın üç çeyreğinde turizm gelirinin yüzde 5,7 oranında artışla 50 milyar dolara yükseldiğini aktaran Erdoğan, "50 yeni ve yenilenmiş kütüphaneyi hizmete açtık. Böylelikle kütüphanelerimiz 800 bin metrekare kullanım alanına ve 150 bin oturma kapasitesine ulaştı. Yurt içinde 131 adet, yurt dışında ise 4 adet vakıf kültür varlığının onarımını, restorasyonunu tamamladık. Deprem bölgesinde aralarında Habib-i Neccar Camii'nin de olduğu 109 vakıf kültür varlığının onarımını yaptık. Ülkemizden kaçırılan eserlerden başta Marcus Aurelius heykeli olmak üzere 180 eserimizin ülkemize iadesini temin ettik" diye konuştu. "NATO ZİRVESİNDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU'NA, ŞARM EL-ŞEYH BARIŞ ZİRVESİ'NDEN G20 LİDERLER ZİRVESİ'NE ULUSLARARASI ARENADA ÜLKEMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE TEMSİL ETTİK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl dışişlerinde Gazze'de kalıcı ateşkesin tesisi başta olmak üzere krizlerin çözümü için diplomasi ve telefon trafiğini yükselttiklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bazılarına birden fazla olmak üzere 17 ülkeye 24 ziyaret gerçekleştirdik. 32 devlet ve hükümet başkanını 41 kez özellikle ülkemizde misafir ettik. NATO zirvesinden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na, Şarm El-Şeyh Barış Zirvesi'nden G20 Liderler Zirvesi'ne uluslararası arenada ülkemizi en güzel şekilde temsil ettik. Antalya Diplomasi Forumumuzun dördüncüsünü başarıyla gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanlığımızın 548 bin metrekare büyüklüğünde bir arsa üzerinde inşa edilecek yeni yerleşkesinin temelini attık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti'ye katılan Bağımsız İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, CHP'den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ile DEVA Partisi'nden istifa eden Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu'ya parti rozetlerini taktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.