SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanat Eseri

Söz Bursa - Sanat Eseri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Eseri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Erkan Aydın lansmanda duyurdu: Fetih ve spor temalı fotoğraf yarışması başlıyor Haber

Başkan Erkan Aydın lansmanda duyurdu: Fetih ve spor temalı fotoğraf yarışması başlıyor

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel olarak hazırladığı ulusal nitelikteki fotoğraf yarışmasını düzenlediği lansman toplantısıyla tanıttı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın katılımıyla kamuoyuna duyurulan “Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Özel Fetih ve Spor Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması”, spor ile fotoğraf sanatını aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümünü anmak, tarihi mirası gelecek nesillere aktarmak ve fetih ruhunu sporun birleştirici enerjisiyle buluşturmak amacıyla düzenlenen yarışmanın lansman toplantısı, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı ve fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Mutlu Gün, yarışmanın küratörü Fahrettin Beceren ile basın mensupları katılım gösterdi. “Kalıcı Eserler Kazandırmış Olacağız” Yarışmanın, tarih bilincini pekiştirirken spor kültürünün yaygınlaşmasına ve fotoğraf sanatı aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağını söyleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: “700’üncü yıl fetih etkinliklerini Aralık ayında başlattık. Bu kapsamda, fetih etkinliklerinin bir yenisi olan Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Özel Fetih ve Spor Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması’nı tanıtmak üzere bir araya geldik. Spor temalı olarak düzenlenecek yarışmada; futbol, basketbol, voleybol ve diğer branşlarda, sanat eseri niteliği taşıyan fotoğraflar değerlendirilecek. Yarışma 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak olup, 25 Ağustos 2026 saat 23.00’te sona erecek. Dereceye giren eserler ise 7 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. Yarışmada ödül alan eserleri düzenleyeceğimiz sergide sanatseverlerle buluşturarak kalıcı eserler kazandırmış olacağız. Bu yarışmanın yanı sıra Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin ikincisini de düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören festivalin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşmesini bekliyoruz. Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nı geleneksel hale getirdik ve bu yıl da düzenleyeceğiz. Türk edebiyatının büyük ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın düşünsel ve edebi mirasını yaşatmayı, yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Türk edebiyatına yeni kalemler kazandırmayı amaçlıyoruz.” “700’üncü Yılı Fotoğraflarla Ölümsüzleştireceğiz” Bursa’da bir ilke imza attıkları yarışmayı şehrin 700’üncü yılına yakışır şekilde planladıklarını söyleyen BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Savaş, “Yarışmadaki amacımız, Ulu Önder Atatürk’ümüzün söylediği gibi ‘Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim’ sözünü ilke edinerek gençlerin sportif faaliyetlere katılmasını sağlamak ve bu faaliyetleri fotoğrafçı dostlarımızın anı yakalayarak ölümsüzleştirmesidir. Bu doğrultuda yarışmamızı Türkiye Fotoğraf Federasyonu’nun desteği, Bursa Sinema Fotoğraf Sanatı Derneği’nin katkısı ve Osmangazi Belediyesi’nin sunmuş olduğu imkanlarla gerçekleştireceğiz. Yarışmamız 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak, 25 Ağustos’ta sona erecek; jüri toplantısının ardından 7 Eylül’de sonuçlar açıklanacaktır. Hedefimiz, 11 Eylül Bursa’nın kurtuluşu kapsamında düzenlenecek sergiyle tüm sanatseverleri bir araya getirebilmektir. Yarışma dijital fotoğraf ve drone olmak üzere iki kategoriden oluşmaktadır. Ödüller her iki kategori için ayrı ayrı verilecektir. Bu yarışmanın hayata geçirilmesinde bizlere fikir veren, destek olan herkese teşekkür ediyor; tüm fotoğrafçı dostlarımızı Bursa’mıza davet ediyorum” diye konuştu. Yarışmanın Ayrıntıları Açıklandı Osmangazi Belediyesi ile Bursa Sinema ve Fotoğraf Sanatı Derneği (BURFOD) iş birliğinde, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu yarışma yönergesine uygun olarak düzenlenen ulusal fotoğraf yarışması, 14 Şubat 2026 tarihinde başlayacak. Yarışmaya son başvuru tarihi ise 25 Ağustos 2026 saat 23.00 olarak belirlendi. Yarışmanın küratörlüğünü Fahrettin Beceren üstlenirken, seçici kurulda Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Mutlu Gün, BURFOD Yönetim Kurulu Başkanı ve fotoğraf sanatçısı Serpil Savaş, Fotoğraf Sanatçısı Mine Kasapoğlu, Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü personeli Ebru Kamur ile Mustafa Mesut Şık yer alıyor. “Dijital Renkli” ve “Drone” olmak üzere iki kategoriden oluşan yarışmada Dijital Renkli kategorisinde dereceye girenlere birincilik ödülü 50 bin TL, ikincilik ödülü 40 bin TL, üçüncülük ödülü 30 bin TL verilecek. Ayrıca iki mansiyon ödülünün her biri 20 bin TL, Kurum Özel Ödülü 40 bin TL olacak. Sergilemeye değer görülen en fazla 91 eserin her biri için 3 bin TL ödül verilecek. Drone kategorisinde de birinciye 30 bin TL, ikinciye 20 bin TL ve üçüncüye 10 bin TL ödül takdim edilecek.

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi Haber

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "GERÇEK SANATÇI VE USTA İŞTE BU HAKİKATİN İZİNİ SÜREN EMEĞİYLE, YORUMUYLA, ESERLERİYLE BİZE YENİ UFUKLAR ÇİZEN İNSANDIR" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008'den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İSE LİSTEMİZE 10 YENİ İSİM DAHA EKLİYOR YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ VARLIĞIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİYORUZ" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz'ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı'yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu'yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat'ı, Mücellit Mehmet Karsı'yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer'i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı'yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman'ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca'yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp'i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "NE YAZIK Kİ BİZİM OLAN DEĞERLERİ BUGÜNÜN GENÇLERİNE ANLATMAKTA VE ZAMAN ZAMAN SIKINTI YAŞIYORUZ" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "SON 23 YILDA YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı' çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.