SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi

Söz Bursa - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor Haber

İsmail Kaya Orhangazi'nin "Sorun Dosyası"nı açtı: Hastanede EMAR yok, göl kirleniyor

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, beraberindeki heyetle birlikte Orhangazi’de gerçekleştirdiği saha çalışmalarının ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Orhangazi’nin sanayi, tarım ve konumuyla Bursa’nın lokomotifi olması gerektiğini vurgulayan Kaya, ilçenin adeta "kaderine terk edildiğini" savundu. "HİZMET YARIŞI DEĞİL, LAF YARIŞI VAR" Orhangazi ve Büyükşehir belediyeleri arasındaki koordinasyonsuzluğa dikkat çeken Kaya, "İki belediyenin farklı partilerden olması, ilçeye hizmet yarışı getirmesi gerekirken maalesef sadece laf yarışına dönmüş durumda. Altyapı kronikleşmiş, ulaşım çözülmemiş, tarım üreticisi ise kaderine terk edilmiş vaziyette," dedi. SAĞLIKTAN EĞİTİME "YOKLAR" LİSTESİ Başkan Kaya, Orhangazi’de acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklarla sıraladı: Sağlık Krizi: "Devlet Hastanesi’nde EMAR cihazı yok, vatandaşlar her gün Gemlik’e sevk ediliyor. Fizik tedavi için 3-4 ay sonrasına gün veriliyor." Eğitimde Mağduriyet: "20 bin öğrencinin olduğu ilçede Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) yok. Her yıl binlerce çocuk ve genç sınavlar veya eğitim için ilçe dışına taşınmak zorunda kalıyor." Çevre Felaketi: "İznik Gölü korunmuyor, dış mahallelerin kanalizasyonu göle akıyor. Taş ocakları ilçeyi toza boğarken su kaynakları üzerinde dinamit patlatılıyor." Yarım Kalan Projeler: "2020’den beri beklenen köprülü kavşak yapılmadı. Yeniköy’deki düğün salonu inşaatı kaderine terk edildi." "ORHANGAZİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR" Engelli vatandaşların dik rampalarda risk altında yaşadığını ve gençlerin sosyal alan eksikliği nedeniyle sanal kumar kıskacına itildiğini belirten İsmail Kaya, sözlerini şöyle noktaladı: "Orhangazi’nin sorunları ertelenecek, geçiştirilecek sorunlar değildir. İYİ Parti olarak şeffaf, adil ve vizyoner bir yönetim anlayışı için mücadelemizi sürdüreceğiz. İlçe Başkanımız Bülent Bakış ve teşkilatımızla birlikte bu ihmallerin takipçisi olacağız."

Dünyanın vitrini artık cep telefonları: BTSO Akademi’de E-İhracat seferberliği Haber

Dünyanın vitrini artık cep telefonları: BTSO Akademi’de E-İhracat seferberliği

Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi ile Güvenilir Ürün Platformu iş birliğinde hayata geçirilen ‘İhracat’ın Kahramanları’ projesinin Bursa buluşması, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte, Bursa’nın ihracattaki güçlü potansiyeli değerlendirilirken, özellikle e-ihracat alanında KOBİ’lere yol gösteren önemli bilgiler paylaşıldı. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda geliştirilen İhracat’ın Kahramanları projesi ile ihracata yeni başlamış ya da başlamak isteyen KOBİ ölçeğindeki işletmelerin e-ihracat başlığında yönlendirilmesi amaçlanıyor. Güvenilir Ürün Platformu tarafından hayata geçirilen ve Anadolu’nun farklı illerinde düzenlenen etkinliklerden oluşan projenin yeni buluşması ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde yapıldı. “EN DEĞERLİ VİTRİNLER CEP TELEFONLARI” Toplantının açılış konuşmasını yapan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz “Günümüzde dünyanın en değerli vitrinleri, akıllı telefon ekranlarında yer alıyor. Ürünlerin küresel pazarlara açıldığı bu yeni düzende dijital varlık, fiziksel mekânlardan çok daha stratejik bir anlam kazanıyor. Bizler de firmalarımızın yeni nesil üretim modellerine ve dijital uygulamalara hızlı ve etkin biçimde adapte olabilmeleri amacıyla seminerler, paneller ve konferanslar düzenliyoruz. Özellikle e-ticaret, e-ihracat ve dijital pazarlama başlıklarında Alibaba gibi önde dünyanın gelen kuruluşlarıyla iş birliğinde tüm sektörleri kapsayan nitelikli organizasyonlarla iş dünyamızı geleceğe hazırlıyoruz.” dedi. “GİRİŞİMCİLERİMİZ SINIR ÖTESİ İHRACATTA YER ALMALI” Bursa’yı e-ticaret, e-ihracat ve dijital ticaret alanında bölgesel değil küresel ölçekte söz sahibi merkezlerden biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Hakan Batmaz, “Bu kapsamda Bursa merkezli bir pazaryeri oluşturma hedefiyle yürüttüğümüz konsorsiyum çalışmaları da kararlılıkla sürüyor. E-ticaret ve e-ihracatı, dış ticaretimizi büyütecek en stratejik araçlardan biri olarak görüyor; girişimcilerimizin özellikle sınır ötesi e-ticarette aktif rol almasını hedefliyoruz. Bugün burada BTSO Akademi, Güvenilir Ürün Platformu ve Alibaba.com iş birliğinde e-ihracatı konuşurken, bu başlığın firmalarımız için bir alternatifinin olmadığını net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor.’’ ifadelerini kullandı. “İHRACAT SADECE ÜRÜN SATMAK DEĞİLDİR” Alibaba.com Kuzey APAC Genel Müdürü ve Türkiye Ülke Müdürü Michael Yu ise “Güçlü bir sanayi mirasına ve küresel ticaret için daha da güçlü bir vizyona sahip olan Bursa’da bugün sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir mutluluk. Alibaba.com olarak, ihracatın sadece ürünleri yurt dışına satmaktan ibaret olmadığına inanıyoruz. İhracat; dayanıklılık inşa etmek, sürdürülebilir büyüme oluşturmak ve işletmeler için yeni kapılar açmak demektir. Her başarılı ihracat hikâyesinin arkasında bir kahraman vardır. O da sınırların ötesini düşünmeye cesaret eden girişimcilerdir.” dedi. “KÜRESEL BAŞARI HİKÂYELERİNİ BİRLİKTE YAZALIM” İhracatın Kahramanları projesini Türkiye’nin üretim gücünü ön plana çıkarmak ve firmaları dijital ihracatta desteklemek amacıyla Güvenilir Ürün Platformu ile birlikte hayata geçirdikleri özel bir inisiyatif olduğunu belirten Michael Yu, “Bugün burada, uluslararası pazarlara açılmak, pazarlarını çeşitlendirmek ve küresel ölçekte rekabet etmek için cesur adımlar atan Bursa’nın İhracat Kahramanlarını kutlamak için bulunuyoruz. Sizlerin başarı hikâyeleri yalnızca bu bölgeye değil, Türkiye genelinde ve ötesinde binlerce işletmeye ilham veriyor.” diye konuştu. Bursa’nın her zaman güçlü bir üretim merkezi olduğunu, kentin küresel bir ihracat üssüne dönüştüğüne işaret eden Yu, şöyle devam etti: “Bugünkü etkinliğin ilham verici, pratik bilgiler sunan ve güçlü bağlantılar kurulmasına vesile olan bir buluşma olmasını diliyorum. Gelin, birbirimizden öğrenelim, deneyimlerimizi paylaşalım ve birlikte daha güçlü küresel başarı hikâyeleri inşa etmeye devam edelim.’’ “TÜRKİYE EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK” Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak da, Bursa’nın ihracatta Türkiye’de ilk dört il arasında bulunduğuna işaret etti. Toprak, “Bursa’nın e-ihracatta da ilk sıralarda yer alması için düğmeye basıldı. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte e-ihracatın püf noktaları anlatıldı. Bursa’da e-ihracatın istenen noktaya gelmesi Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacak.’’ diye konuştu. E-İHRACATTA PAZARLAMA TÜYOLARI Açılış konuşmalarının ardından Bursa’daki KOBİ’lerin e-ihracata yönelik sorularının cevaplandığı interaktif söyleşi gerçekleştirildi. Alibaba.com Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Yöneticisi Jacob Shi, DHL Express Türkiye Perakende Kanal Geliştirme Müdürü Göksun Bayrak, BTSO E-Ticaret Komitesi Başkanı Barış Sülün, E-şeker kurucusu Fırat Parto, Ticaret Bakanlğı E-İhracat Uzmanı Medya Bayrak Sevinç ve Uludağ İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları Şube Şefi İsmail Samet Eser, e-ihracat, teşvikler, pazarlama tüyoları ve ihracatı hızlandıracak başlıkları katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe katılan KOBİ’lere ayrıca e-ihracat pazaryerleri için çeşitli fırsatlar ve indirimlerden yararlanma imkânı sunuldu.

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi! Haber

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi!

Batı Trakya Türkleri Yönetici İşadamları ve Sanayiciler Derneği’nin 4. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Batı Trakya kökenli girişimcilerin Türkiye'deki ve Balkanlar'daki sesi olma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi. Divan başkanlığını geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın, divan kurulu üyeliklerini de BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ile Rafet Emin Demir’in yaptığı BATISİAD’ın genel kuruluna BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Uludağ Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Koop. Başkanı İrfan Derici, belediye meclis üyeleri Şakir Emin ve İsmail Hayat ile BATISİAD üyeleri katıldı. Dernek merkezinde düzenlenen genel kurulun açılış konuşmasını yapan BATISİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Er, “BATISİAD, Batı Trakya’dan göç etmiş ve her biri iş dünyasında başarılarıyla anılan girişimcileri bir araya getiren bir çatı kuruluştur. her yıl Bursa ve ülkemiz ekonomisi için büyük katma değer üreten Batı Trakya ve Balkan kökenli Türk iş adamları BATISİAD çatısı altında kenetlenmiştir. BATISİAD bugün, Türkiye ve Batı Trakya arasında kurulan bağın önemi bir sembolü konumundadır” dedi. Konuşmasında ülkemizdeki ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Ahmet Er, 2025’te dünya ekonomisinin ılımlı bir büyüme performansı gösterdiğini, büyüme hızlarının son yıllara göre biraz yavaşladığını, 2026’da büyümenin biraz daha yavaşlamasının beklendiğini kaydetti. Ticari belirsizlikler, jeopolitik riskler ve korumacı politikaların büyümeyi sınırlayan başlıca etkenler olduğunu ifade eden Er, Türkiye’de de ekonominin ılımlı bir büyüme sergilediğini, yüksek ama düşüş eğimli enflasyonun, nispeten stabil işsizliğin ve yüksek politika odağında para ve fiyat istikrarı politikalarının geçerli olduğunu söyledi. Er, “Mevcut görünüm ekonomide sürdürülebilir istikrar arayışı ve yüksek enflasyon sonrası normalleşme çabası ile karakterize oldu. Yüksek faiz baskısı sebebiyle yatırımcılar planlarını revize etmek durumunda kaldılar, ayrıca hileli konkordato talebinde bulunanlar piyasaları paniğe sürükledi” diye konuştu. İŞ DÜNYASINDA İHTİYATLI İYİMSERLİK Bursa’da ise 2025’te sanayi ve ihracat odaklı güçlü ekonomik profilin korunduğunu, otomotiv ve üretim tedarik zincirlerinin bölgenin ihracatını ve istihdamını beslerken, tarımın katkısının görece düşük kalmaya devam ettiğini kaydeden BATISİAD Başkanı Ahmet Er, şunları söyledi : “Bursa ekonomisi ile ülkemizin lokomotif kentlerinin başında geliyor. İş dünyası ihtiyatlı iyimserlik içinde büyümenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını ve yapısal dönüşüm odaklı politikalar bekliyor. Bursa 2025 yılının ilk on ayında 14,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre artış oldu. Konfeksiyon imalatçısı firmalarımızın zora girdiğini, zor bir süreç yaşadıklarını biliyoruz. İmalatçı üyelerimizin mikro ve makro üretim ve kalite planlamalarını yapmak suretiyle bu süreci atlatılacaklarına inanıyoruz.” BATISİAD Başkanı Ahmet Er, konuşmasında ayrıca dernek merkezinin inşaatında ve hizmete girmesinde katkıları bulunanlara teşekkür etti. İnşaat çalışmalarının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü söyleyen Er, şöyle konuştu : “Divan başkanımız, geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Mustafa Dündar’a BATISİAD’a 25 yıllığına yer tahsis edilmesi, her zaman yanımızda olması ve bürokratik süreçleri tamamlamada yardımcı olması nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Dönemin belediye başkan yardımcısı sn. Cem Kürşad Hasanoğlu‘na canı gönülden teşekkür ediyoruz. En büyük finansal desteği sağlayan Başkan Vekilimiz sayın Salih Altuğ nezdinde Şem Lastik A.Ş’ye teşekkür ediyoruz. Aldığımız bütün kararların arkasında duran, maddi manevi desteklerini esirgemeyen yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşaata başladığımız günden itibaren benimle birlikte vaktini, nakdini esirgemeyen Başkan Yardımcım sayın İkbal İbrahimoğlu’na teşekkür ediyorum. Müteahhitliği üstlenen Başkan Yardımcımız sayın Gürcan Yılmaz’a teşekkür ediyorum. İnşaatın mimari projesini bedelsiz hazırlayan, çizen sayın Hasan Sözüneri‘ye teşekkür ediyorum. Destek olan firmalarımıza ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığımızı iki dönem üstlenen sayın Rahmi Yılmaz’a ve geçen dönem üstlenen sayın Mustafa Gürses’e teşekkür ediyorum. Şu anda yönetimde olmayan kurucu üyelerimiz ile birlikte, yönetimde olup da ayrılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Çevre düzenlemesinde peyzaj ağaç dikim ve sulama tesisatını üstlenen Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum. Parke taşı döşemesini üstlenen Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum.” Ahmet Er’in ardından söz alan BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ile önceki dönem Yüksek İstişare Kurul Başkanı Rahmi Yılmaz, genel kurulun hayırlı olması temennilerini paylaştılar. 3 YILLIK DÖNEM İÇİN SEÇİM YAPILDI Yapılan konuşmaların ardından faaliyet raporunun, mali tabloların, denetim kurulu raporunun okunup müzakeresi ve kabulünden sonra yapılan ve tek listeyle gidilen seçimde oybirliği sonucu 3 yıl süre ile görev yapacak BATISİAD’ın yeni dönem kurulları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ahmet Er, Salih Altuğ, Ali Ömeroğlu, Cihat Yusufoğlu, Gürcan Yılmaz, Ekrem Tuna, Hasip Semerci, İbrahim İsmailoğlu, İkbal İbrahimoğlu, Rafet Emin Demir, Adnan Yakupoğlu, İsmail Tatar, Halit Şefikoğlu. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Rıdvan Hatipoğlu, Hasan Ertürk, Kamuran Kalenci, Orhan Bilgin, Arif Güleryüz, Ali Uysal, Rıdvan Mehmet, Ekrem Sadıkoğlu, Recep Furkan Akgün, Ali Emre Kadıoğlu, Kadir Aziz, Ahmet Toraman, Taner Memet. Denetim Kurulu Asil Üyeleri: Kadir Güleryüz, Şakir Emin, Mehmet Macır. Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Ahmet Hüseyinoğlu, Erdal Yusufoğlu, Recep Er. Disiplin Kurulu Asil Üyeleri: Bünyamin Terzi, Hüseyin Hacıoğlu, Ramadan Mandacı. Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Muhittin İbram, Cahit Yakupoğlu, Ahmet Şentürk. Onur Kurulu: Mustafa Dündar, Rahmi Yılmaz, Mustafa Gürses. Yüksek İstişare Kurulu: Mustafa Dündar, İrfan Derici, İsmail Kuş, Ali Emin Latif, Cüneyt Şener, Coşkun Şankaya, Mümin Demir, Ahmet Serdar, Hayrettin Akpınar, Rıdvan Güler, İbrahim Tatar, Mustafa Salimoğlu, Kaşif Aziz, Mustafa Süleyman, Ahmet Manav, Erol Gökçeler, Hüseyin Keşanlı, Süleyman Güler, Mehmet Hüseyin, Mehmet Ali.

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!" Haber

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!"

“Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” başlıklı panel Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 2021 yılında hayata geçirilen MESEM uygulamalarının "mesleki eğitim" adı altında çocukları erken yaşta iş gücüne dahil ettiğini, onları okuldan, sosyal hayattan ve güvenli gelecekten uzaklaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş koordinasyonunda tarafından Bursa'da düzenlenen “Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” mesleki eğitimin tarihsel gelişimi, mevcut uygulamalar ve geleceğe yönelik modeller kapsamlı şekilde ele alındı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Hüdavendigâr Salonu’nda gerçekleştirilen panele Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Muğla Milletvekili Gizem Özcan, siyasetçiler, akademisyenler, eğitimciler, sendika ve sivil toplum temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş MESEM uygulamasına dikkat çekerek, “Bu sistemin denetimsizliği sonucundaki çocuk işçi ölümleri ve yaralanmaları, hepimizin vicdanında derin yaralar açmıştır, açmaya da devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'ne göre her yıl ortalama 70 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetmektedir. Yine ne acıdır ki bu çocuklarımızın önemli bir bölümü eğitim kurumlarında kayıtlı olarak MESEM projesi kapsamında çalıştırılan çocuklarımızdan oluşmaktadır. Bu çocuklarımızın çalıştırıldığı koşullar o kadar ağır ki MESEM’li bir çocuğumuz gün içinde 12 saate varan mesailerde koruyucu ekipman olmadan çalıştıklarını, yetişkinlerin bile yapmakta zorlanacağı işlere koşturulduklarını, iş kazalarının sık yaşandığını ama çoğu kez kayda bile alınmadığını dile getirmektedir. “Bunlar ülkemizin acı gerçeği” Belki söyleyeceklerimi duymak yüreğinizi acıtacak ama ne yazık ki bunlar ülkemizin acı gerçeğidir. Ocak 2024'te staj yaptığı işyerinde başı sac büküm makinesine 16 dakika boyunca sıkışan 14 yaşındaki Arda Tonbul yaşamını yitirdi. Aynı ay 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, üzerine devrilen sunta bloklar nedeniyle öldü. Kasım 2025'te Isparta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 15 yaşındaki Umut Eren Gökçen, hafta sonu çalışmaya gönderildiği bir inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandı; iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı inşaatta firma ve kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Yine Kasım 2025'te, 16 yaşındaki Alperen Uygun, Mersin Anamur'da çalıştığı asansör firmasıyla gittiği inşaatta üçüncü kattan asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. En son Bursa’da bir çocuğumuz eğitim gördüğü alan dışında çalıştırılırken üzerine transpaletin düşmesi sonucu az kalsın hayatını kaybediyordu. Kolunda ciddi kırık ve hasar ile hastaneye kaldırıldı. “Mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz” Cumhuriyet döneminde sanayileşmenin en önemli adımı olarak başlayan mesleki eğitimlerin ne yazık ki getirildiği acı durum budur… Buradan açıkça ifade ediyoruz, mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz. Eğitim çocuğun üstün yararını esas alır, onu korur ve geleceğe hazırlar. Hiçbir ideolojik gerekçe, bir çocuğun hayatından, güvenliğinden ve eğitim hakkından daha değerli değildir. Çocuklarımızın yeri üretim bandı değil; önce okul sırası, sonra güvenli ve nitelikli istihdamdır. “Eğitim kamusal bir haktır” CHP'nin yeni Parti Programı, bu konuda son derece net bir duruş ortaya koymaktadır. Eğitim kamusal bir haktır. Çocuk ve gencin üstün yararı esastır. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine, emek sömürüsüne ve güvencesizliğe asla izin vermeyecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Bu, bizim için bir vaat değil, siyasi sorumluluktur. Bizim anlayışımızda mesleki eğitim sanayinin günü kurtaran ihtiyaçlarına göre değil, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerine göre planlanır. Okul–sanayi iş birlikleri pedagojik denetim altında, güvenli ortamlarda ve eğitimin asli amacını zedelemeyecek biçimde yürütülür. Çocuklar 'çalışan' değil, öğrenen bireyler olarak görülür; akademik ve mesleki gelişimleri birlikte desteklenir. İlk seçimde iktidara gelerek, mevcut Parti Programımız doğrultusunda Bursa’da dijitalleşmeyi, yeşil dönüşümü ve teknolojiyi merkeze alan, çağın mesleklerine hazırlayan güçlü meslek liselerini birlikte kuracağız. Emeği değersizleştiren değil, emeği yücelten bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz. Rehberlik sistemleriyle gençlerin yeteneklerine uygun alanlara yönlendirildiği, öğretmenlerin güçlendirildiği, okulların güvenli ve nitelikli yaşam alanları haline getirildiği bir mesleki eğitim modelini hayata geçireceğiz. Ve buradan, Bursa’dan, çok net bir irade ortaya koyuyoruz. Bu ülkenin geleceği ucuz iş gücünde değil, nitelikli eğitimde yatmaktadır. Bu ülkenin kalkınması; çocuk emeğinde değil, bilimde, akılda ve Cumhuriyet’in eğitim anlayışında mümkündür. CHP olarak çocuklarımızı koruyan, emeği onurlandıran ve eğitimi kamusal bir hak olarak savunan bu mücadeleden asla geri durmayacağız.” “Nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Mesleki eğitim bir ülkenin kalkınma noktasında, bir kentin refah düzeyini ve gençlerimizin yarınlara dahil olduğunu doğrudan belirleyen en temel alanlardan birisidir. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak eğitimi yalnızca bir öğrenme süreci olarak değil, istihdama açılan güçlü bir kapı olarak görüyoruz. Bu anlayışımızın en somut örneklerinden biri hayata geçirdiğimiz Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelidir. Bu modelle gençlerimizi, kadınları ve iş arayan hemşerilerimizi meslek sahibi yapan, doğrudan istihdama katkı sunan eğitim kurallarını yaşama geçiriyoruz. Bursa Kent Akademisi'nde sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitimler düzenleyerek nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz. Bugün akademimiz 24, eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu, bini aşkın ücretsiz eğitim programı ve alanında uzman eğitimcilerle Bursamızın tamamına yayılan güçlü bir eğitim ekosistemi sunuyor. Bursa İş Ofisi ise iş dünyasında güçlü bir köprü kurarak eğitim alan bireylerin doğrudan çalışma hayatına katılmasını destekliyor. On binlerce hemşehrimizin yararlandığı bu sistem sayesinde işverenle iş arayanı aynı zeminde buluşturuyor, kariyer danışmanlığı sunuyor, istihdamı planlı ve sürdürebilir hale getiriyoruz. Bugün bu panelde mesleki eğitimin akademi ve sanayiyle ilişkisi, eğitim yaşamının dünden bugüne panoraması, MESEM uygulamasının sorunları ve dünyadaki iyi örnekler ele alınacak. İnanıyoruz ki bu panelden çıkacak ortak akıl, Bursa'mızın ve ülkemizin mesleki eğitim vizyonuna çok güzel katkılar sağlayacak.” “Mehmet Rüştü Uzel Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur” CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş ise Mehmet Rüştü Uzel'in Türkiye’de mesleki ve milli eğitime bugünkü anlamıyla yön veren kişi olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: "Yaptığımız işlerin kurucusudur, genel müdürdür, müsteşardır. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur. Son derece değerli bir kişidir. Her şeyden önce bir eğitimcidir. Eğitimin üretim çerçevesinde yapılmasına inanmış; mesleki ve teknik eğitimin hem ‘üreterek eğitim’ hem de ‘eğitim için üretim’ boyutuyla gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bir teorisyen olarak dünyadaki birçok örneği incelemiştir. İskoçya’da, Rusya’da, Almanya’da, İtalya’da; o dönemin sanayi hamlesi gelişmiş ülkelerinde hangi ilçe varsa gidip görmüştür. Kitaplar yazmış, eğitim programları oluşturmuş, çok ciddi bir akademisyendir. Aynı zamanda çok iyi bir idarecidir. 1927 yılında ilk görevini aldığında Türkiye’de toplam 17 mesleki ve teknik okul vardır. Bir yıldan biraz fazla sürede dokuz okul daha açar. Daha sonra görevden ayrılır, tekrar döner ve bu okulları Trakya’dan Türkiye’nin dört bir yanına yayar. İlk müsteşar olduğunda bütçenin yetersiz olduğunu görür ve bunun için mücadele eder; bütçeyi yüzde 7'ye çıkarır. Bunun yetmeyeceğini söyler, daha gözde bir alan hâline gelmesi ve daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgular. “Her şeyi kendimiz üreteceğiz” Bu amaçla Ankara’da bir teknik öğretim sergisi açar. Lokomotifler, çeşitli makineler, marangoz ürünleri, masalar, sandalyeler… Türkiye’de teknik okullarda üretilen her ne varsa Ankara’da sergiler. Böylece mesleki ve teknik eğitimin yerli üretime katkı sağladığını gösterir. Son derece iddialıdır. ‘Her şeyi kendimiz üreteceğiz’ der. Serginin girişindeki slogan da budur. Bugün sıkça duyduğumuz bu söylemi o, gerçekten hayata geçirmiştir. Yüzlerce okul açılır. Bursa, Kocaeli ve diğer sanayi şehirlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanlar bu okullarda yetiştirilir. Türkiye endüstrisine yönelik bir gelişme planını bilen insanlar, buna uygun okullar tasarlar. Yetmez; köylere kadar gidilir. Demircilik, tarım aletleri, su değirmenleri yapılır. Askerlik sırasında, savaş ortamında bile iletişim ihtiyacına çözüm üretir. Telefonu icat etmez belki ama cephede, eldeki imkânlarla iletişim kurmayı sağlar. Yetmez; İstanbul’daki bir liseden başka bir bölgeye müzik konserini radyo yayınıyla canlı olarak ulaştırır. Telgraf makinesini inceler. Bunların her biri, kısıtlı imkânlarla uygulamaya dökülen ilk örneklerdir. Çünkü eğitimi şöyle görür: Türkiye’nin sorunlarından biri, gelişmiş ülkelerin bir makineyi icat etmesini beklemek, hayranlıkla izlemek ve sonra onu satın almaya çalışmaktır. Oysa böyle olmamalıdır. Başta öğretmenler olmak üzere bu teknik aletleri biz geliştirmeliyiz. Belki ilk hâli prototip olur ama öğrenciler buradan ilham alır; bir sonraki kuşak gelişimi sürdürür. Tıpkı Bursa’da sanayinin sürekli kendini geliştirmesi gibi. 1950’lere gelindiğinde, ülkede mesleki ve teknik eğitimle ilgili bildiğiniz her şeyin temeli atılmıştır. Okul müdürleri, müdür yardımcıları yurt dışına gönderilir. Bugünkü gibi yandaşlara, tarikatlara teslim edilen programlar değildir bunlar. Sahadan gelen bilgiyle, öğretmenlerin ürettiği verilerle bilimsel temelli programlar oluşturulur. Türkiye bugünlere böyle gelmiştir. Bursa bugünlere böyle gelmiştir. Eğer Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim konuşulacaksa, bu Bursa’da konuşulmalıdır. Çünkü Mehmet Rüştü Uzel, belki de Bursa’nın en fazla anılması gereken yurttaşlarından biridir. Ruhu şad olsun. İyi ki Mehmet Rüştü vardı. Bu ülkeye çok büyük katkılar sundu. Cumhuriyet’in ilk dönem eğitimcilerini; Mustafa Necati, İsmail Hakkı Tonguç, Nafiye Akın, Tansu, Mehmet Rüştü Uzel gibi isimleri birer Cumhuriyet mimarı olarak görüyoruz. “Meslek liseleri üretimin merkezindeydi” Mesleki ve teknik eğitimi bugün maalesef olumsuz bir algıyla konuşuyoruz. Bir meslek lisesine giden öğrenci, sanki akademik olarak başarısız olmuş bir öğrenciymiş gibi görülüyor. Oysa geçmişte bu okullar sınavla girilen, mezunlarının mühendislerle yarıştığı, üretimin merkezinde yer alan kurumlardı. AKP döneminde bu okulların sayısı yüzde 26,4 azaldı. Öğrenci sayısı yüzde 5,5 düştü. Yetmedi; bu okullara öğretmen yetiştiren kurumlar kapatıldı. Bu büyük bir kötülüktür. Dört gün iş, bir gün okul modeliyle çocuklar ucuz iş gücü hâline getirildi. 18 yaşın altındaki çocukların hayatını kaybettiği örnekler yaşandı. Bursa’dan bir çocuğumuzu kaybettik. Böyle bir eğitim olamaz. Eğitim gençleri hayattan koparan değil, hayata hazırlayan bir sistem olmalıdır. “Mesleki eğitim yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur” CHP olarak sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, bir yıldır 300’ün üzerinde uzmanla çalışıyoruz. Mesleki ve teknik eğitimi erken yaşta bir alana hapseden değil, seçenekleri çoğaltan, nitelikli insan yetiştiren bir sistem olarak yeniden kurmak istiyoruz. Bunu yapabiliriz. Çünkü bunu yüz yıl önce de başardık. Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınma iddiasının en güçlü araçlarından biridir. Ancak yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur. Biz buna izin vermeyeceğiz. “MESEM uygulamasına son vereceğiz” CHP olarak yepyeni bir ufku oluşturmak istiyoruz mesleki ve teknik eğitimde. Çocukları okuldan koparan değil, onları güçlendiren, akademik ve mesleki eğitimi birlikte sunan bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çocukları iş gören değil, iş öğrenen haline getirmek istiyoruz. İktidara geldiğimizde bir haftada MESEM uygulamasına Türkiye’de son vereceğiz. Kimsenin çocuğunu öldürtmeyeceğiz. Sanayinin ihtiyaç duyduğu her şeyi planlayacağız. Nitelikli ara elemanlar, teknikerler yetiştireceğiz. O yolculuktan birileri mühendis olacaksa onlar da sanayinin içinden gelen mühendisler olacaklar. Dolayısıyla birbiriyle konuşan iki dünya yaratıyor olacağız. Bunu kamusal bir sorumlulukla yapacağız. Bilimsel ve pedagojik ilkelere bağlı olarak yapacağız. İktidarımızda çocuklara yepyeni bir dünya sunacağız. Çünkü biz eğitimin tüm yurttaşların eşit olarak faydalanması gereken anayasal bir hak olduğuna inanıyoruz. Bizi sosyal demokrat yapan şey budur. Biz herhangi bir parti değiliz. Biz bu cumhuriyetin kurucusuyuz. Bizim iktidarımızda 86 milyon yurttaş geleceğe umutla bakacak.”, Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş, Prof. Dr. Kenan Özcan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Gazeteci Osman Çaklı ve CHP Muğla Milletvekili, Milli Eğitim Politika Kurulu Üyesi Gizem Özcan panelde konuşma gerçekleştirdi.

Hava kirliliğine hidrojenli çözüm: Kestel Belediyesi Türkiye’de bir ilke imza atıyor Haber

Hava kirliliğine hidrojenli çözüm: Kestel Belediyesi Türkiye’de bir ilke imza atıyor

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçenin en büyük sorunlarından biri olan fabrikaların oluşturduğu hava kirliliğinin çözümü için Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi'nde hidrojenli hibrit filtrasyon sisteminin bu ay kurulacağını ve diğer OSB'ler için de harekete geçeceklerini söyledi. Başkan Erol, sistemin başarılı olması durumunda Türkiye'de ilk olarak diğer ilçelere ve illere örnek olacağına dikkat çekti. Bursa'nın Kestel ilçesinde hava kirliliğiyle mücadele kapsamında önemli adımlar atılıyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçede yaşayan vatandaşların büyük bölümünün en önemli sorun olarak hava kirliliğini dile getirdiğini belirterek, bu sorunun çözümü için somut adımlar atıldığını söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren hava kirliliğiyle mücadeleyi öncelik haline getirdiklerini ifade eden Başkan Erol, "Bu iş çözülene kadar arkasında olacağımızı söyledik. Geldiğimiz noktada sanayicilerimizin de çözüm sürecine paydaş olmaya başladığını görüyoruz. 2025 yılında çevreyle ilgili en büyük cezaların yazıldığı bir dönem yaşadık. 2026 yılında ise yeni bir sistem kuruyoruz" dedi. Yeşil Çevre Kooperatifi öncülüğünde, Bursa Valiliği'nin koordinasyonunda bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Erol, "Bursa Valisi Erol Ayyıldız önderliğinde yürütülen çalışmalar sonucu, bu ay içerisinde Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi'nde hidrojenli hibrit bir filtrasyon sistemi kurulacak. Daha önce prototipini denedik ve olumlu sonuçlar aldık. Şimdi fabrikanın üretim prosesine uygun şekilde hazırlanan proje hayata geçirilecek" diye konuştu. KESTEL İLÇESİNDEKİ BÜTÜN OSB'LERDEKİ FABRİKA BACALARI BU SİSTEMİ KULLANACAK Sistemin başarılı olması halinde Türkiye'de ilk olacağını vurgulayan Başkan Erol, "Bu çalışma önce Kestel'de, ardından Bursa'da ve sonrasında Türkiye genelinde örnek olacak. Kestel'de yaklaşık 80'e yakın boya bacası bulunuyor. Bursa genelinde ise bu sayı 900'e yaklaşıyor. Sistem başarılı olursa bakanlık nezdinde yönetmeliğe alınması için girişimlerde bulunacağız. Filtrasyon sistemlerinin organize sanayi bölgeleri üzerinden kurulacak. Organize sanayi bölgeleri kendi yönetimleri üzerinden sorumluluk alacak. Kestel OSB'de yaklaşık 20, Barakfa OSB'de 30'un üzerinde, Uludağ OSB'de ise 20'nin üzerinde baca bulunuyor. Yakın zamanda bu konuda somut adımların net şekilde görüleceğini düşünüyoruz" dedi.

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı Haber

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı

Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) tarafından düzenlenen “İkiz Dönüşüm Sürecinde Yalın Üretim ve Dijitalleşmenin Önemi” konulu panelde, iş dünyası temsilcilerine, dijitalleşme ve dijitalleşme sürecinde yalın dönüşümün önemi anlatıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası( BTSO) işbirliği ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve AR-GE Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirilen organizasyona TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu, TOSYÖV Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Artvin-Kafkas-Ahıska-Batum Dernekleri Federasyonu (ARTKAFKON) Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Celal Manasoğlu, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Erdinç Acar, akademisyenler, iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. “Dijitalleşme yalın dönüşümle verimli oluyor” TOSYÖV Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, programın açılışında yaptığı konuşmasında dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, “Dijitalleşme ve yalın dönüşüm geleceğimiz için iki hayati konu. Bu kavram ve çalışmalar değer yaratma yolunda israfı önleyerek daha fazla kaynak ve zaman sağlar. İş yaşamının gündeminde olan dijitalleşme tek başına yeterli bir kavram değil, yalın dönüşümle verimlilik denetlenebiliyor. Ülkemiz uzun yıllardır üretim ekonomisi ile ilerliyor. 2000’li yıllardan önce dijitalleşme çalışmalarına başlayarak sistemimize değer katmaya başladık ancak günümüzde bu sistemin veriminin ölçülebilmesi için yalın dönüşümle desteklenmesi gereği ortaya çıktı. Bu iki kavramı birleştirdiğimiz zaman gerçekten değer yaratabildiğimizi anladık” dedi. “Değişime ayak uyduranların ayakta kalacağı bir dünyadayız” TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu ise konuşmasında, “Bugün iş yaşamında verimin sağlanması için elzem olan iki kavramı konuşmak için bir araya geldik. Biz bu iki kavramı birbirinden ayıramamayı deneyimleyerek öğrendik. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki artık dünyada sadece dijitalleşmeyi sağlayanların değil değişime uyum sağlayabilenlerin ayakta durduğu bir düzen işliyor. Dijitalleşme artık bir makine parkının yenilenerek, yeni bir yazılımı sisteme dahil etmekten ibaret değil. Tüm çalışmalara rağmen israf hala sürüyorsa ve dijitalleşme hızlı ama kontrolsüz bir karmaşa üretiyorsa, verimi getirecek zihinsel ve sistemsel dönüşümü sağlayacak her türlü gelişim desteklenmeli. TOSYÖV olarak bizler KOBİ’lerin dönüşüm yolunda yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz Çünkü KOBİ’ler ülkenin yüzde 95'ini oluşturan küçük, orta, büyük ya da büyük büyük ölçek işletmeler. Yani Türkiye'nin yüzde 95'i.Bizler TOSYÖV üyeleri olarak bu anlamda farkındalığı oluşturmak, ‘KOBİ’lerin ihtiyaçlarıyla ilgili çözümler üretecek verileri sahadan toplayarak işlemek gibi önemli görevlere sahibiz. Bu bilinç ve sorumlulukla çalışmalarımızı yürütüyoruz” şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz da konuşmasında sanayisi ve üretim anlayışı ile Türkiye ekonomisinin en büyük destekçilerinden olan Bursa’nın birçok alanda öncü çalışmalara imza attığını belirterek, organizasyon için TOSYÖV yetkililerine teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından program TOSYÖV Akademi Başkanı Cüneyt Örkmez, ICT Certify İş Geliştirme Direktörü Didem Erdoğdu katılımcılara yönelik sunumlarını gerçekleştirerek, çalışmaları hakkında bilgiler verdi. “Dijitalleşmenin doğru kullanımı israfın önüne geçecektir” Programın son bölümünde Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İkon Kurucusu Prof. Dr. Pelin Vardarlıer, “Dijitalleşme Yolculuğu: Nereden başlamalı, nasıl ilerlemeli?” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Pof. Dr. Pelin Vardarlıel, sunumunda yalın dönüşüm çalışmalarıyla verimin ölçülmediği dijitalleşmenin firmalarda zaman ve nakit kaybına yol açtığının altını çizdi. Firmalarda dijitalleşmeyi sağlayan sistem ve yazılımların yanı sıra çalışanlarda bu konuda bilgi ve bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Varlıel, “Yalnızca sisteme yapılan yatırımlar bazı durumlarda çalışanlarda değişime yönelik bir direnci oluşturuyor ve kullanılmıyor. Firma çalışanları da dönüşüme hazır ve istekli hale getirilmeli. Aksi halde sisteme entegre edilemeyen yatırımlar israftan öteye geçemiyor. Bu durumun çok fazla örneğine rastlıyoruz. Firmalarda öncelikle verimlilik bilinci oturtulmalı” ifadelerini kullandı. Programın sonunda TOSYÖV yöneticileri tarafından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.

Marmara’nın Kadın Girişimci liderleri Bursa’da buluştu Haber

Marmara’nın Kadın Girişimci liderleri Bursa’da buluştu

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Marmara Bölge Toplantısı, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun ev sahipliğinde, Kocaeli, Balıkesir, Bilecik, Sakarya ve Yalova’dan gelen kurul temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, kadın kurullarının illerde yürüttükleri faaliyetler ile bölgedeki kadın girişimcilik ekosistemini güçlendirecek stratejiler ele alındı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu (KGK), TOBB KGK Marmara Bölge Toplantısı’na tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nda kapılarını açan Bursa Business School’da ev sahipliği yaptı. Toplantıya Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası Kadın Girişimciler Kurulu`ndan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Onur, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, TOBB Marmara Bölge Temsilcisi aynı zamanda Kocaeli Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurcan Babalık, TOBB Balıkesir KGK Başkanı Buse Tellioğlu Altındiş, TOBB Bilecik KGK Başkanı Nedime Filiz Eğilmez, TOBB Sakarya KGK Başkanı Elvan Bilgehan Dikici, TOBB Yalova KGK Başkanı Hayrete Yenikan, bölge illerinden TOBB İl KGK İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Girişimcilikte Nicelik Değil, Nitelik Dönemi Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, Türkiye’de girişimcilik ekosistemine dair çarpıcı veriler paylaştı. Ülkemizde girişimcilik iştahının güçlü olduğunu belirten Şen, “Her 100 işletmeden yaklaşık 16’sı yeni kurulan girişimlerden oluşuyor. Ancak bu girişimlerin toplam istihdam içindeki payı yalnızca yüzde 4,9 seviyesinde kalıyor. Kurulan her 100 girişimin 22’si maalesef daha ilk yılında kapanıyor. Hızlı büyüme oranımız yüzde 14,4 iken, yüksek katma değer üreten ‘Ceylan Girişim’lerin oranı ise yüzde 2,4 seviyesinde. Bu tablo bize girişimcilik politikalarımızın odağının artık sadece ‘iş kurmak’ değil, bu işletmeleri finansman, mentorluk ve doğru bir ekosistemle ‘yaşatmak ve büyütmek’ olması gerektiğini gösteriyor” dedi. Bursa’nın Kadın Girişimcilik Vizyonu Sınırları Aşıyor Kadın girişimciliğinin küresel ve yerel ölçekteki görünümünü değerlendiren Sabriye Şen, bugün dünyada kadın girişimci oranının yüzde 20-25 bandında seyrederken, Türkiye’de bu oranın yüzde 13-15 seviyelerinde kaldığını belirtti. Bu noktada Bursa’nın sanayiyle entegre yapısının kadın girişimciler için güçlü bir model sunduğunu belirten Şen, “Sanayide Kadın Eli projesi kapsamında 226 firmayla iş birliği yaparak 277 kadını istihdama kazandırdık. KİPAP süreciyle 80 kadınımızın doğrudan iş hayatına katılımına destek verdik. Avrupa Birliği’nden kabul alan ve Almanya, Fransa ve Hollanda ortaklığında yürüteceğimiz 29 bin 359 avro bütçeli teknoloji ve liderlik programıyla, 35 genç kadınımızın potansiyelini uluslararası arenaya taşıyoruz. Bu projemizle, Bursa’daki kadın girişimcilik vizyonunu yerel sınırların ötesine taşıyoruz” ifadelerini kullandı. BTSO’dan Kadın Girişimcilere Tam Destek Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, “Kadınların iş gücüne ve girişimciliğe aktif katılımı olmadan güçlü, dengeli ve kapsayıcı bir kalkınmadan söz edemeyiz. BTSO olarak kadın girişimcilerimizin desteklenmesini öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz” ifadelerini kullandı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner liderliğiyle hayata geçirilen Kadın Girişimciler Kurulu’nun ülke genelinde çok önemli bir misyon üstlendiğini vurgulayan Batmaz, “Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na kadınların ekonomik hayatta daha güçlü temsil edilmesine verdiği katkılar için teşekkür ediyorum. Bursa Ticaret Borsamızın koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu da Sabriye Hanım liderliğinde hayata geçirilen projelerle kadın girişimciliğine somut ve kalıcı katkılar sunuyor. Özverili çalışmaları için kendilerini tebrik ediyor, toplantının verimli geçmesini diliyorum” diye konuştu. “Bursa’nın Sanayi Gücünde Kadın İmzası Derinleşiyor” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim kültürü ve sanayi gücü içinde kadın girişimcilerin üstlendiği rolün her geçen gün daha da güçlenmesini memnuniyetle takip ettiklerini söyledi. Koordinatör kurum olarak temel yaklaşımlarının kadın girişimcilerin sadece yanında durmak değil, onların ihtiyaçlarını anlayan, gelişimlerini destekleyen ve onlarla yol yürüyen bir anlayışı sürdürmek olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak kadın girişimciliğini her zaman öncelikli alan olarak görüyoruz. Eğitimden finansmana, mentorluktan teknolojiye uzanan bu bütüncül yaklaşımı son derece değerli buluyoruz. Kadın Girişimciler Kurulumuzun ortaya koyduğu çalışmalar; yalnızca projelerden ibaret değil, aynı zamanda iş gücü yaratan ve sahaya dokunarak somut sonuçlar üreten çok kıymetli bir emeğin göstergesidir” dedi. Ekonomik Dönüşümün Merkezinde Kadın İmzası TOBB KGK Marmara Bölge Temsilcisi ve Kocaeli KGK Başkanı Nurcan Babalık ise kadın girişimciliğinin artık sadece bir sosyal sorumluluk alanı değil, stratejik bir rekabet unsuru haline geldiğini belirtti. Babalık, “Kadın girişimciler olarak bizler; sadece ekonomik büyümeye değil, sürdürülebilir kalkınmaya, istihdama ve toplumsal dönüşüme de öncülük ediyoruz. Kadınlarımız artık inovasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde yer alıyor. Finansmana erişimden yeşil dönüşüme kadar pek çok başlıkta ortak akıl üretmeye, deneyim paylaşmaya ve birbirimizden güç almaya ihtiyacımız var. İnanıyorum ki bölge toplantılarımız, iller arası sinerjiyi artırarak kadın girişimcilerimizin sesini daha güçlü duyuracak somut çıktılar üretecektir” şeklinde konuştu. Başarı Hikayelerinden Gelecek Vizyonuna TOBB tarafından düzenlenen “Yükselen Markalar Türkiye” projesinin finalistleri arasında yer alarak büyük bir başarıya imza atan İnegöl KOS Living firmasının kurucusu Şehriban Ezim’in başarı hikayesini paylaştığı program; Sachi Sustainability Consultancy Kurucu Ortağı Senem Tanju’nun “Sürdürülebilirlik ve ESG’de Devlet Destekli Çözümler”, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz’ın ise “2026 Ekonomisine Bakış: Riskler, Fırsatlar ve Öngörüler” konulu sunumlarıyla devam etti. TOBB KGK Marmara Bölge Toplantısı, bölge illerinde kadın girişimci sayısını artırmak, mevcut girişimleri büyütmek ve iller arası iş birliği fırsatlarını değerlendirmek amacıyla yürütülen projeler hakkında görüş alışverişi ile sona erdi.

BUMİAD, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i ağırladı Haber

BUMİAD, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i ağırladı

Bursa Mimar ve Mühendis İş İnsanları Derneği (BUMİAD), Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i dernek merkezinde ağırladı. BUMİAD Yönetim Kurulu, geçmiş dönem başkanları ve dernek üyelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda Başkan Özdemir, göreve geldiği günden bu yana geçen yaklaşık iki yıllık süreçte hayata geçirilen projeler ve çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. BUMİAD üyeleriyle daha sık bir araya gelmek istediğini ifade eden Başkan Özdemir, teknik bilgi ve birikime sahip iş insanlarının görüşlerine büyük önem verdiklerini vurgulayarak, “Teknik düzeydeki iş insanlarının bakış açıları son derece kıymetli. Bu nedenle BUMİAD’ın değerlendirme ve önerilerini önemsiyoruz” dedi. Nilüfer’in Türkiye genelinde yerleşim yerlerinin gelişmişlik sıralamasında 5’inci sırada yer aldığını dile getiren Özdemir, ilçeye olan yoğun ilgiyi rakamlarla anlattı. Nilüfer’in Bursa’nın en gözde ilçelerinden biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, “Sanayiden eğitime, sağlıktan hizmet sektörüne kadar pek çok alanda özel sektör yatırımlarının büyük bölümü Nilüfer’de bulunuyor. Herkes Nilüfer’de yaşamak istiyor. Bu yoğun talep, ilçemiz üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” diye konuştu. İş dünyasıyla güçlü bir iletişim içinde olduklarını belirten Başkan Özdemir, sanayi ve sanayileşmeye karşı olmadıklarının da altını çizerek, “Ancak Nilüfer’de bundan sonraki yatırımların daha dengeli ve planlı şekilde hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantıda konuşan BUMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gümüş ise Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Gümüş, “Kuruluşumuzdan bu yana geçen 17 yıl boyunca her zaman yerel yönetimlerle ortak çalışma ve iş birliği içinde olduk. Bu yaklaşımı sürdürmekten mutluluk duyuyoruz” dedi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı M. Orhan Efe’nin de katıldığı toplantının devamında, Nilüfer Belediyesi ile BUMİAD arasında önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak projeler ve iş birliği alanları değerlendirildi.

Yeşil Çevre'den Bursa ovası için 27,7 milyon metreküp can suyu Haber

Yeşil Çevre'den Bursa ovası için 27,7 milyon metreküp can suyu

eşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi, yıl boyunca 27,7 milyon metreküp suyu arıtarak doğayı koruyan Kooperatif, sanayide suyun geri kazanımı yatırımında teknik proje safhasına geçti. Yeşil Çevre, teknik başarılarının yanı sıra uyguladığı kooperatifçilik modeli ve genç mühendislere sağladığı staj imkanlarıyla da Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Bursa’nın doğusunda sanayi ve çevreyi barıştıran sürdürülebilir yönetim modeliyle çalışan S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, 2025 yılını geride bırakırken bölgeye değer katan verilerini kamuoyuyla paylaştı. Kooperatif Genel Müdürü Mehmet Aydın yaptığı değerlendirmede hem 2025 performanslarını değerlendirdi hem de sanayide su geri kazanımı, temiz hava ve eğitime katkı konularındaki vizyonlarını paylaştı. 2025 yılı verilerini değerlendiren Genel Müdür Mehmet Aydın, kooperatifin kar amacı gütmeyen yapısıyla sanayicinin rekabet gücünü artırdığını vurgulayarak, "Geride bıraktığımız yılda; Kestel, Barakfakih ve Uludağ Organize Sanayi Bölgelerimizdeki sanayi kuruluşları ile Gürsu ve Kestel ilçelerimizin evsel nitelikli atık sularını kapsayan geniş bir havzada, toplam 27 milyon 720 bin metreküp atık suyu ileri biyolojik yöntemlerle arıtarak doğaya zararsız hale getirdik. Ayrıca akredite laboratuvarımızda gerçekleştirdiğimiz 12 bin 725 analiz ile uluslararası standartlarda, güvenilir ve hızlı veri akışı sağladık" diye konuştu. Sanayide kullanılan suyun tekrar üretime kazandırılması (Proses Suyu Geri Kazanımı) projesinde gelinen son noktayı aktaran Aydın, "Yeşil Çevre olarak, arıtılmış suların sanayiye yeniden kazandırılmasını sağlayacak çalışmalarda kritik bir aşamayı daha tamamladık. Bu kapsamlı yatırımın tüm mühendislik hesaplamaları ve teknik detaylarını içeren uygulama projelerinin hazırlanması için ilgili firmalarla sözleşmelerimizi imzaladık. Şu an teknik projelendirme sürecindeyiz. Bu safhanın tamamlanmasının hemen ardından, uygulama sahasında somut adımlar atmaya ve ilk kazmayı vurmaya hazır hale geleceğiz. Hedefimiz, yeraltı su kaynaklarımızı koruyarak sanayicimize alternatif ve sürdürülebilir bir su kaynağı sunmak" ifadelerini kullandı. Kooperatifin arıtma hizmetlerinin yanında, entegre bir atık yönetim merkezi olduğuna dikkat çeken Aydın, Katı Atık Tesisleri’nin faaliyetleriyle ilgili "Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarının atıklarını kaynağında yönetmek adına kurduğumuz tesisimizde 2025 yılı boyunca çok başarılı bir sınav verdik. Yıl içerisinde toplam 5 milyon kilogram katı atığı toplayarak bertaraf ettik ve büyük bir kısmını ayrıştırarak ekonomiye geri kazandırdık. ‘Sıfır Atık’ hedefiyle çıktığımız bu yolda Atık Toplama ve Ayrıştırma hizmeti verdiğimiz 80 firma ile döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden birini sergiliyoruz" dedi. Bölgedeki hava kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara da değinen Aydın, yerel yönetimlerle yürütülen iş birliğinin önemini vurguladı. Bölgenin havasını korumak ve özellikle Ram bacalarının etkilerini minimize etmek adına hizmet alanı içerisindeki Uludağ OSB, Kestel OSB, Barakfakih OSB, Gürsu ve Kestel Belediyeleriyle tam bir uyum içinde çalıştıklarını belirten Aydın, "Sanayi kaynaklı emisyonları kontrol altına alacak ileri teknoloji filtreleme sistemlerinin devreye alınması için çalışmalarımız hızla sürüyor. Önümüzdeki 1 ay içerisinde bu konuda somut neticeler alarak bölgemizin hava kalitesine önemli bir katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Yeşil Çevre, 2025 yılında sadece teknik yatırımlarla değil, vizyoner paylaşımlarıyla da sektörüne yön verdi. BTSO öncülüğünde düzenlenen II. Uludağ Çevre Forumu’nun önemine değinen Mehmet Aydın, "Bu tür forumlar, yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda atılan adımların değerlendirildiği, yeni fikirlerin filizlendiği son derece verimli platformlardır. Organizasyonda yeşil dönüşümün gerekliliğini ve bu süreçte kurumların üstlenmesi gereken rolleri anlatma fırsatı bulduk" değerlendirmesinde bulundu. Kooperatifin gelecek vizyonuna dair 2026 değerlendirmesini de paylaşan Mehmet Aydın, yeni yılın stratejik önemine dikkat çekti. Aydın, "2025, projelerimizin altyapısını oluşturduğumuz ve verimlilik odaklı çalışmalarımızı tamamladığımız bir hazırlık yılıydı. 2026 ise planladığımız büyük yatırımların sahada somutlaştığı bir ‘uygulama ve dönüşüm’ yılı olacak. Hem su geri kazanım tesisimizin inşa sürecini başlatarak hem de hava kalitesini iyileştirecek teknolojileri entegre ederek, Yeşil Mutabakat sürecinde sanayicimizin en büyük destekçisi olacağız. Hayata geçireceğimiz çevre dostu yatırımlarla, ortaklarımızın bu yeni döneme uyum sağlamasını kolaylaştırmayı ve uluslararası pazarlardaki rekabetçi güçlerini korumalarını hedefliyoruz. Yeni yılda karbon ayak izini düşüren, suyu döngüsel kullanan ve enerjisini verimli yöneten bir organize sanayi havzası için kararlılıkla çalışacağız" değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.