SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi

Söz Bursa - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakanın açıklamaları gerçeklerle örtüşmüyor!" Fikret Aslan’dan sanayi verilerine tepki Haber

Bakanın açıklamaları gerçeklerle örtüşmüyor!" Fikret Aslan’dan sanayi verilerine tepki

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, yerel medya temsilcileriyle bir araya gelerek ülke ekonomisi ve sanayi üretimindeki mevcut durumu değerlendirdi. Açıklanan resmi verilerle vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı gerçekler arasındaki uçuruma dikkat çeken Aslan, hükümetin ekonomi yönetimini daha gerçekçi politikalar izlemeye davet etti. Türkiye'nin son 10 yıllık ortalama büyüme hızının yüzde 3,5 seviyesinde kaldığını belirten Aslan, bu büyümenin üretim ve verimlilikten değil, tüketim ve harcamalardan kaynaklandığını vurguladı. "Avrupa ülkeleriyle karşılaştırdığımızda, mevcut büyüme modelimiz vatandaşın refahını artıran değil, aksine borç yükünü derinleştiren bir yapıya sahiptir. Vatandaşın mutfağındaki yangın ile açıklanan veriler arasındaki makas her geçen gün açılıyor" dedi. "SANAYİ BAKANI GERÇEKLERİ GÖRMELİ" Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nın 10 Mart 2026 tarihinde yaptığı "Türkiye'yi yüksek katma değerli üretimin adresi haline getirdik" yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Fikret Aslan, rakamlarla gerçek tabloyu ortaya koydu. Türkiye'de yüksek teknolojiye dayalı sanayinin payının sadece yüzde 3,5 civarında olduğunu ifade eden Aslan, "Bu oran Almanya'da yüzde 10'lara ulaşmaktadır. Bakanın açıklamaları maalesef gerçeklerle örtüşmüyor. Sanayi üretim endeksimiz aşağı yönlü bir trend izliyor, sanayimiz her geçen gün kan kaybediyor. Sanayi Bakanı toplumu yanıltmak yerine bu gidişatı durduracak acil önlemleri gündeme almalıdır" diye konuştu. "Çözüm: Yüksek Teknoloji ve Nitelikli İnsan Kaynağı" Ekonomideki olumsuz gidişatın durdurulması için Anahtar Parti'nin somut projelerle hazır olduğunu belirten İl Başkanı Aslan, kaynakların verimli kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Kalkınmanın anahtarını şu sözlerle özetledi: "Elektrikli ulaşım araçları ve batarya sistemleri, yazılım, bilişim ve biyoteknoloji gibi stratejik sektörlerde hızla atağa kalkmalıyız.Sanayi üretiminde yüksek teknolojiyi, istihdamda ise nitelikli insan gücünü merkeze alan bir dönüşümü hayata geçirmeliyiz." "Asıl Olan Beka Meselemizdir" Basın açıklamasını, Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde duran, üreten ve katma değer yaratan bir güç haline gelmesinin zorunluluk olduğunu vurgulayarak tamamlayan Fikret Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: "Unutulmasın ki; asıl olan beka meselemiz, asil olan ise milletimizin karar alma gücüdür. Biz bu gücü üretime ve kalkınmaya dönüştürmeye kararlıyız. Milletimizin refahı için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."

Resmî Gazete’de yayımlandı: Karacabey stratejik önemiyle sınıf atladı! Haber

Resmî Gazete’de yayımlandı: Karacabey stratejik önemiyle sınıf atladı!

Türkiye genelindeki belediyeler nüfus ve gelişmişlik kriterlerine göre yeniden sınıflandırıldı. Buna göre Karacabey önemli bir yükseliş yaşayarak, 1. Grup ilçe belediyesi kategorisine dahil edildi. Sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyeliyle dikkat çeken ilçenin bu kategoriye yükselmesi, bölgenin ekonomik ve stratejik gücünün de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Karacabey'imizin 1. Grup belediyeler arasında yer alması bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağıdır. İlçemizi her alanda daha güçlü ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 4 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme ile Türkiye genelindeki belediyeler nüfus, ekonomik gelişmişlik ve stratejik önem kriterleri dikkate alınarak yeniden sınıflandırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme kapsamında belediyeler 5 farklı gruba ayrılırken, Karacabey önemli bir yükseliş yaşayarak 1. Grup ilçe belediyesi kategorisine dahil edildi. 2025 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri esas alınarak yapılan değerlendirmede Karacabey'in nüfusu 86 bin 543 olarak kaydedildi. Normal şartlarda 250 bin nüfusun altında bulunan ilçelerin daha alt gruplarda yer alması beklenirken, Karacabey'in sanayi, tarım, ticaret ve turizm açısından taşıdığı stratejik önem ile büyükşehir sınırları içinde yer alması ilçenin bir üst kategoriye yükseltilmesinde etkili oldu. Bu karar ile birlikte Karacabey, belediyecilik hizmetlerinde daha geniş yetki alanına sahip olan ve büyük ölçekli yatırımların planlanabildiği 1. Grup belediyeler arasında yer aldı. Yeni düzenleme kapsamında Bursa genelinde birçok ilçe de 1. Grup kategorisinde yer aldı. Yaklaşık 3 milyon 263 bin 11 nüfusa sahip Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere; 103 bin 652 nüfusuyla Mustafakemalpaşa, 124 bin 400 nüfusuyla Gemlik, 105 bin 799 nüfusuyla Gürsu, 306 bin 4 nüfusuyla İnegöl, 77 bin 374 nüfusuyla Kestel, 112 bin 225 nüfusuyla Mudanya, 578 bin 59 nüfusuyla Nilüfer, 81 bin 997 nüfusuyla Orhangazi, 886 bin 111 nüfusuyla Osmangazi, 55 bin 609 nüfusuyla Yenişehir ve 654 bin 589 nüfusuyla Yıldırım aynı kategoride değerlendirildi. Bu tablo ayrıca, Bursa'nın güçlü ekonomik yapısının ve ilçelerinin gelişmişlik düzeyinin bir kez daha ortaya konulduğu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yeni düzenlemeye göre belediyeler nüfus büyüklüklerine göre sınıflandırıldı. Buna göre 1. Grup'ta nüfusu 250.000'den fazla olan belediyeler, 2. Grup'ta nüfusu 100.001 - 250.000 arası olan belediyeler, 3. Grup'ta nüfusu 50.001 - 100.000 arası olan belediyeler, 4. Grup'ta nüfusu 10.001 - 50.000 arası olan belediyeler ve 5. Grup'ta nüfusu 10.000'e kadar olan belediyeler yer alıyor. Ancak düzenlemede yalnızca nüfus kriteri değil; sanayi, ticaret, turizm potansiyeli ve bölgesel stratejik konum gibi unsurlar da dikkate alınarak bazı belediyelerin üst gruplara çıkarılması sağlandı. "KARACABEY'İN GELİŞİMİNİN BİR GÖSTERGESİ" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Karacabey'in 1. Grup belediye kategorisine yükselmesinin ilçenin gelişim potansiyelinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Karabatı, söz konusu gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde, Karacabey'in 1. Grup belediyeler arasında yer almasının ilçe adına önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Karacabey'imizin 1. Grup belediyeler arasında yer alması bizim için gerçekten büyük bir gurur ve motivasyon kaynağıdır. İlçemiz yalnızca nüfusuyla değil; sahip olduğu güçlü tarımsal üretim kapasitesi, her geçen gün büyüyen sanayi altyapısı, canlı ticari hayatı ve doğal güzellikleriyle gelişen turizm potansiyeli sayesinde bölgenin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu karar, Karacabey'in yıllardır ortaya koyduğu gelişim çabasının ve sahip olduğu potansiyelin resmî kurumlar tarafından da görülüp tescillenmesi açısından son derece kıymetlidir. Tarımda ülke ekonomisine önemli katkılar sunan, sanayide üretim gücünü her geçen gün artıran ve stratejik konumuyla ticaretin önemli noktalarından biri olan Karacabey'in bu kategoriye yükselmesi, ilçemizin geleceğine yönelik hedeflerimizi daha da güçlendirmiştir. Önümüzdeki süreçte hemşehrilerimizin yaşam kalitesini yükseltecek projeleri hayata geçirmek, altyapı ve üstyapı yatırımlarını artırmak, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda ilçemizi daha ileri bir noktaya taşımak için çalışmalarımıza aynı kararlılık ve azimle devam edeceğiz. Karacabey'i her alanda daha güçlü, daha modern ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz."

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı! Haber

İhracatçıya 1 trilyonluk kredi desteği: Bakan Bolat yeni müjdeleri peş peşe sıraladı!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye’nin 273,4 milyar doları mal, 122,6 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 400 milyar dolara yaklaşan ihracata ulaştı. 2026 hedefimiz ise 410 milyar dolar" dedi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı (Texhibition İstanbul) kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgedeki savaş ve çatışmaların gölgesinde Ramazan ayının buruk geçtiğini belirterek, "Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve artan gerilim endişe verici" dedi. Türkiye’nin barıştan yana net bir tutum sergilediğini vurgulayan Bolat, bir yandan diplomatik girişimlerle ateşkes çağrısını yinelediklerini, diğer yandan ekonomide üretim, ihracat ve istihdamı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. "Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz" Bölgede yaşanan savaştan kaynaklı buruk bir Ramazan geçirdiklerini ifade eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bölgemiz büyük bir ateş çemberinin tam ortasında. Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz. Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz. Komşumuz İran'a yönelik olarak İsrail üzerinden yoğun bir saldırı oldu ve burada İran tarafının da Körfez ülkelerine, bölge ülkelerine yönelik ateş açması söz konusu oldu. Bu anlamda biz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini, ateşkesin sağlanmasını gerçekten güçlü bir şekilde istiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bu saldırılar gerçekten büyük bir infiale sebebiyet verdi. Ama buna rağmen ekonomide ve toplumsal hayatta her şey devam etmek zorunda. Bu nedenle Texhibition Fuarı da İstanbul'umuzun, Türkiye'nin en büyük fuar merkezi İFM'de gerçekleştiriliyor" şeklinde konuştu. "GEÇEN YIL BÜTÇEMİZİN YÜZDE 60'INI TİCARET BAKANLIĞI OLARAK İHRACATÇILARIMIZA DESTEKLERDE KULLANDIK" Türkiye’nin batıdan Fas'a, doğudan Çin'e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu sanayimizle 273,4 milyar dolar geçen yıl ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93'ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl için de 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60'ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık. Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ'ler için, başta tekstil, giyim, deri, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok çok iyi oranlarda firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek de 36 ay vadeli olarak sizlerin istifadesine sunuldu. Eximbank ve Türkbank, Ziraat Bankası, diğer özel bankalar, Vakıfbank; Merkez Bankası'ndan aldığımız ihracat reeskont kredilerini sizlere aktarıyorlar. Bu kredilerin toplamı da 1 trilyona ulaştı. Bunun finansman sübvansiyon açısından ihracatçılarımıza getirdiği yarar 250 milyar Türk lirası" dedi. "OCAK AYINDAN BU YANA BÜTÜN FUARLARDA ÇOK YOĞUN İLGİ VAR" Eximbank’ın geçen yıl 54 milyar dolarla desteklerini kapattıklarını belirten Bolat, "Bu yıl bu rakam 59-60 milyar dolara çıkacak. Türkbank 75 milyar liraya çıkmıştı, o da bu yıl 100 milyarı inşallah geçecek. İGE 210 milyar lira kefalet veriyor. Bütün bu çabalarımız sizler için. 2026'da fuarlarımız çok canlı başladı. Bütün arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var. Eğer bu fuarda prestijli fuar desteğinden yararlanılmak istenmez, başka bir fuarda bu hakkımı kullanacağım denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği sizin emrinizde. Mart ayında geçen yıl yapılan Texhibition fuarlarına biz bakanlık olarak yaklaşık 140 milyon lira katılımcıların ve fuar organizasyonunun tanıtım giderlerine desteklerimizi sunduk. Avrupa Birliği gibi ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye büyüme yarışında ilk üçün içinde. Türkiye 1,6 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip. 10 yıl önce, 20 yıl önce hiçbirimiz böyle bir rakamı hayal bile edemezdik. Kişi başına milli gelir 2025 yılı sonunda 18 bin 40 dolar oldu. İhracatımız 400 milyar dolara geldi mal ve hizmetler bazında. Bütün bu yapılanlar halkımızın, vatandaşımızın takdirine her zaman mazhar oldu. Halkımıza minnet borçluyuz, şükran borçluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor Haber

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor

Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla “Ortak Akıl Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. “Tarihi Kırılmayı Doğru Okumalıyız” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür.” ifadelerini kullandı. “Dönüşümü Yönetmek Zorundayız” Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz.” “Bursa’da Yeni İş Modeli” İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz.” dedi. Lojistik ve Teknoloji Aynı Zeminde Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, “Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz.” dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. “Mesele Sadece Üretmek Değil” Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, “Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: “Değişime Öncülük Etmeliyiz” İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, “Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır.” dedi. “Lojistik Teknopark Odalarımız İçin Çok Değerli” Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, “BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum.” dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, “Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır.” diye konuştu. “Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz” İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: “Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz.” “Yenişehir’in Potansiyeli Yüksek” Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!” Haber

Başkan Burkay’dan "Planlama" isyanı: “Bursa’nın bir anayasası olmalı!”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, yeni ekonominin sunduğu enstrümanların doğru ve etkin biçimde kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, kentin mekânsal planlama sorununun da hızla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "BURSA’NIN PLANLAMAYA İHTİYACI VAR" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "PROJELER ORTAK AKIL VE SAHİPLENMEYLE BAŞARIYA ULAŞIR" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "SORUNLARIN TEMELİNDE PLANSIZLIK VAR" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "ÜYELERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAMAKLA SORUMLUYUZ" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "KOMİTELER ARASINDA GÜÇLÜ BİR SİNERJİ VAR" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "YARISI BİZDEN DESTEĞİ İLE BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM CAZİP HALE GETİRİLMELİ" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. 'Yarısı Bizden' kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

Bursa İş Dünyası BUSİAD iftarında buluştu: "En büyük gücümüz insan" Haber

Bursa İş Dünyası BUSİAD iftarında buluştu: "En büyük gücümüz insan"

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) tarafından düzenlenen Çekirge Toplantısı ve Geleneksel Ramazan İftar Programı, Bursa iş dünyası, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda birlik, dayanışma, sürdürülebilirlik ve insan odaklı kalkınma vurgusu öne çıktı. Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği ev sahipliğinde düzenlenen program, Podyum Davet'te yapıldı. İftar programına Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Orkun Gazioğlu, Şadi Özdemir, Deniz Dalgıç, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tuncer Hatunoğlu, Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Ebru Nurluoğlu ile çok sayıda iş insanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. İftar programı sonrası konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve hoşgörü ayı olduğuna dikkat çekerek, BUSİAD olarak Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemeyi önemsediklerini söyledi. Bunun bir gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin somut bir göstergesi olduğunu ifade eden Hatunoğlu, BUSİAD'ın köklü geçmişiyle Bursa ve Türkiye'nin geleceğine yön verme sorumluluğu taşıdığını vurguladı. BUSİAD'ın 48 yıllık geçmişiyle yalnızca gönüllü bir kuruluş olmadığını belirten Hatunoğlu, derneğin aynı zamanda bir öngörü ve ortak akıl merkezi olduğunu söyledi. Sürdürülebilirliğin artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Hatunoğlu, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve toplumsal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. "Bursa'nın en büyük gücü insandır" diyen Hatunoğlu, kentin yalnızca sanayi altyapısıyla değil, yetişmiş insan kaynağıyla da güçlü olduğunu ifade etti. Yapay zekâ ve dijitalleşme konularına da değinen Hatunoğlu, teknolojinin insanın yerini almayacağını, aksine onu doğru kullanan bireyleri daha değerli hale getireceğini söyledi. Hatunoğlu, BUSİAD'ın "Sanayi, Tarım ve Turizm ile Gelişen Bursa" vizyonu doğrultusunda planlı kentleşme, çevre ve tarım odaklı çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Programa katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ise BUSİAD'ın Bursa için son derece kıymetli bir yapı olduğunu belirterek, "BUSİAD, 48 yıllık geçmişiyle Bursa'nın en değerli iş insanlarını bir araya getiren çok önemli bir örgüt. Biz de hem belediye olarak hem bireysel olarak her konuda fikir alışverişi yapıyoruz. Bu akşam onların misafiri olduk" dedi. Gecede gerçekleştirilen sunuma da değinen Özdemir, Acil İhtiyaç Projesi Vakfı tarafından yapılan çalışmanın anlamlı olduğunu vurgulayarak, "İyilik, yardımlaşma ve dayanışma üzerine yapılan sunumu ilgiyle dinledik. Ramazan ayı hepimiz için çok kıymetli. Bu iftar buluşmaları hem sosyalleşme hem de manevi duygularımızın güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Programın konuk konuşmacısı olan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Ebru Nurluoğlu da vakfın yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. "Geleceği iyilikle beslemek" temasıyla gerçekleştirilen sunum, davetlilerden ilgi gördü. BUSİAD'ın Çekirge Toplantısı ve Geleneksel Ramazan İftar Programı, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

BTSO ve GEN Türkiye’den girişimcilik iş birliği Haber

BTSO ve GEN Türkiye’den girişimcilik iş birliği

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” ifadelerini kullandı. “Yerleşik Tüm Dengeler Bir Anda Değişebiliyor” Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, “Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz.” dedi. “Start-uplar Devletlerle Yarışır Hale Geldi” Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, “2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. “Risk Almayı Bu Şehirde Öğrendim” GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, “Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Karşınızda sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum.” diye konuştu. “Önümüzdeki 4-5 Yıl Çok Daha Hızlı ve Acımasız Olacak” Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, “İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak.” diye konuştu. ‘Üretimde Yeni Dönem’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde; Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz ile Reeder Kurucu Ortağı ve GEN Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Sungur Saral konuşmacı olarak yer aldı. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.

Şadi Özdemir Mudanya Üniversitesi öğrencileriyle buluştu Haber

Şadi Özdemir Mudanya Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte soruları cevaplayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 1961 yılında Artvin’in Ardanuç ilçesinde dünyaya geldiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, eğitim ve meslek hayatına ilişkin süreci paylaştı. İlkokulun ilk yıllarını köyünde tamamladıktan sonra Bursa’ya geldiğini, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu ve çalışma hayatına yazılım sektöründe devam ettiğini ifade etti. Toplumsal meselelerde her zaman sorumluluk almaya gayret ettiğini vurgulayan Özdemir, Artvin’in bir köyünden Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden birine belediye başkanı olmasının Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle andı. ANADOLU’NUN BOŞALMASI GERÇEK BEKA SORUNUDUR Bursa’nın son yıllarda çok hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent nüfusunun Bursa’ya geldiğinde 300 bin seviyesindeyken bugün 3,5 milyona ulaştığını belirtti. Nilüfer’in nüfus artış hızının diğer ilçelerin çok üzerinde olduğunu da açıklayan Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: “Son bir yıldaki nüfus artış hızımız yüzde 2,9 ve Nilüfer 16 binin üzerinde göç aldı. Diğer 16 ilçeden daha fazla artışa sahibiz. Bursa için en önemli konulardan biri de elbette sanayi. Fakat Bursa’nın artık yüksek teknolojiye geçmesi ve bunu yaparken de buradaki orta teknolojinin başka illere kaydırılması gerekiyor. Bunun için insan kaynağı da sermaye kaynağı da burada var. Bir önemli konu da ülkemizle birlikte şehirleri de doğru ve dengeli yönetmek lazım. Yaşamı, istihdamı ve eğitimi belirli bölgelere yığarsanız herkes oraya yönelir. Anadolu’daki insan kaynağı batıya geldikçe Anadolu boşalır. Kimse aslında toprağını terk etmek istemez ama gelecek görmediği için, kendisini kurtaramadıysa bile ailesi ve çocukları için batıya gelir. Hepimizin aileleri de böyle gelmiştir. Oysa Anadolu’yu boşaltmak esas beka sorunudur.” ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR Söyleşinin en dikkat çekici kısımlarından biri de Başkan’ın pankreas kanseriyle olan mücadelesi oldu. Yoğun çalışma temposu içinde yapılan kontroller sonucu hastalığını öğrendiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, erken teşhisin hayatını kurtardığını vurgulayarak gençlere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. GENÇLER, KADINLAR, DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE TARIM ÖNCELİKLİ Konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nin temel hassasiyet alanlarını da paylaşan Başkan Şadi Özdemir, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanlarının öncelikli çalışma başlıkları olduğunu söyledi. “Bu dört konuda hassasız. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Sizler için çalışmaya, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz” diyen Başkan Şadi Özdemir, gençlere yönelik projelerin artarak süreceğini ifade etti. Gençleri yerel yönetime aktif katılmaya da davet ederek “Nilüfer Her Yerde” uygulaması üzerinden sorun ve taleplerin iletilebileceğini, mahalle komitesi seçimleri ve anketlere katılım sağlanabildiğini belirtti. Soru-cevap kısmında öğrenciler başkana çeşitli taleplerini de iletirken, Başkan Şadi Özdemir kurallar ve mevzuat çerçevesinde tüm talepleri dikkate alarak inceleyeceklerini anlattı. Programın sonunda Nilüfer Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi arasında öğrencilerin staj yapabilmesine imkan sağlayan iş birliği protokolü imzalandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.