SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayici

Söz Bursa - Sanayici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KIRCAALİSİAD’dan Anıtkabir'de Ata'ya saygı ziyareti Haber

KIRCAALİSİAD’dan Anıtkabir'de Ata'ya saygı ziyareti

Bulgaristan kökenli iş insanları, sanayiciler ve akademisyenleri aynı çatı altında buluşturan Kırcaali Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anmak üzere Anıtkabir’i ziyaret etti. KIRCAALİSİAD, ilk resmi ziyaretini Ata’mıza gerçekleştirirken, ziyarette dernek yönetim kurulu ve üyeleri hazır bulundu. Duygusal anlar yaşandı Mozoleye çelenk konulması ve saygı duruşuyla başlayan ziyarette, KIRCAALİSİAD üyeleri Atatürk'ün huzurunda duygulu anlar yaşadı. Ziyarette, Bulgaristan Cumhuriyeti Büyükelçisi Angel Cholakov da KIRCAALİSİAD heyetine eşlik ederek, buluşmaya uluslararası bir dostluk ve ortak tarih bilinci boyutu kattı. Büyükelçi'nin katılımı, iki ülke arasındaki karşılıklı saygının anlamlı bir göstergesi oldu. Başkan Güler’den anlamlı mesaj KIRCAALİSİAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, Anıtkabir Özel Defterine yazdığı ve “Büyük Önderimiz, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK” diyerek başladığı yazısında; “Kuruluşunu kısa süre önce gerçekleştirdiğimiz Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) Yönetim Kurulu ve üyeleri olarak, huzurunuzda olmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Sizi, gönlümüzde ‘En Büyük Balkanlı’ yapan yalnızca kökleriniz değil; Sofya’da ataşemiliter olarak görev yaptığınız yıllarda, bu coğrafyanın kaderini bizzat yerinde gören, stratejik dehasıyla Balkanlar ile Anadolu’nun sarsılmaz bağını kuran eşsiz vizyonunuzdur. ‘Muhacirler kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır’ sözünüzü bir rehber; o topraklarla kurduğumuz ekonomik, kültürel ve gönül bağlarını ise bize bırakılmış mukaddes bir emanet kabul ediyoruz. Cumhuriyetimizin sanayicileri ve iş insanları olarak, ‘Her fabrika bir kaledir2 düsturunu sadece bir söz değil, çalışma disiplinimizin temeli yaptık. Açtığınız yolda gösterdiğiniz hedeflere doğru kararlılıkla yürüyoruz. Üretmeye, istihdam sağlamaya ve Türkiye’nin gücünü tüm dünyaya taşımaya ant içtik. Cumhuriyetimizin kurucusu olarak zat-ı aliniz başta olmak üzere bu toprakları vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve özlemle anıyor; bitmeyen sevgi, saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhunuz şad olsun. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” ifadelerine yer verdi. Öte yandan, Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalar yürüten ve Rumeli kültürünü yaşatmayı amaçlayan KIRCAALİSİAD, bu anlamlı ziyaretle kurumsal kimliğinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine bağlılığının altını çizmiş oldu.

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!" Haber

Ediz Ün’den Çiğ Süt fiyatına sert tepki: "Bu fiyat üretici zarar etsin demektir!"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti: “Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?” Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlattı: “Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.” Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi. Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

Türkiye ve Bulgaristan arasında yeni ekonomi köprüsü: KIRCAALİSİAD yola çıktı Haber

Türkiye ve Bulgaristan arasında yeni ekonomi köprüsü: KIRCAALİSİAD yola çıktı

Bulgaristan kökenli iş insanları, sanayiciler ve akademisyenleri aynı çatı altında buluşturan Kırcaali Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), üyelerinin katılımıyla 1. Güç Birliği Toplantısını gerçekleştirdi. Derneğin resmi faaliyetlerinin başlamasının ardından düzenlenen ilk büyük buluşma, birlik ve dayanışma ruhuyla gerçekleşti. “Sadece bugünün değil, yarının da derneği olacağız” Toplantının açılış konuşmasını yapan KIRCAALİSİAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, KIRCAALİSİAD’ın misyonunu “Sadece bir dayanışma ağı kurmak değil; aynı zamanda katma değerli üretimi, inovasyonu ve sürdürülebilir yatırımları teşvik ederek hem Türkiye hem de Bulgaristan ekonomisine güç katmak” olarak özetleyen Güler, derneğin güçlü bir iş ailesi olduğunu vurguladı. Derneğin, iki ülke arasında sağlam bir ekonomik köprü kurma vizyonunu vurgulayan Başkan Güler, “Bilindiği üzere Bulgaristan, Türk yatırımcılar için Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik bir kapı. Türkiye ise Bulgaristan için dinamik bir ticaret ortağı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi her geçen yıl artıyor, ancak potansiyel çok daha büyük” değerlendirmesinde bulundu. Tarihsel ticari ilişkilere de değinen Güler, “Türkiye'nin komşuları arasında yaptığı ilk ticaret anlaşması Bulgaristan ile yapılmış olup, 1924 yılına dayanmaktadır. 2024 yılında 5.151.000.000 $ ihracat ve 2.664.000.000 $ ithalat gerçekleşmiştir. Baktığımızda resmî olmayan verilere göre, son 23 yılda Bulgaristan’dan göç edenlerin sayısı 3,5 milyonu aşmış durumda. Türkiye, 700 bin ile bu göçün en büyük adresi. Bugün Türkiye’de 3,5 milyona yakın Bulgaristan kökenli vatandaşımızın yaşadığı tahmin ediliyor. Hatta dünyada en fazla Bulgaristan vatandaşının yaşadığı şehirler sıralamasında Sofya’dan sonra ikinci sırada Bursa geliyor. Böyle büyük bir iş dünyasını ve potansiyeli doğrudan temsil edecek bir oluşum bulunmuyordu. Bizler, geçmişten bugüne taşıdığımız kültürel mirası, Atalarımızdan bize emanet kalan değerleri, ekonomik, sosyal ve ticari bir sinerjiye dönüştürme hedefiyle bu yola çıktık” ifadelerini kullandı. “Sadece bir dernek değil, aynı zamanda bir aile” KIRCAALİSİAD’ın yalnızca bir dernek değil, aynı zamanda bir aile olduğunu vurgulayan Güler, “KIRCAALİSİAD’ın gerçek gücü, üyelerinin katılımcılığı, sahiplenmesi ve ‘bu dernek benim’ diyerek sorumluluk almasıdır. Çünkü bu yapı, ancak omuz omuza verildiğinde anlam kazanır. Her üyemizin fikri, önerisi ve emeği bu yapıyı daha ileriye taşıyacaktır. Bu yolculukta birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. bir dayanışma platformu ve ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğimiz güçlü bir yuvadır” diye konuştu. “Her zaman desteğe hazırız” Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Öncelikle böyle anlamlı bir günde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. KIRCAALİSİAD'ın, Bursa'mızın ve ülkemizin ekonomik çeşitliliğine ve uluslararası bağlarına çok önemli bir katkı sunacağına inanıyorum. Bu değerli sinerjiye her zaman destek olmaya ve projelerde iş birliği yapmaya hazırız" dedi. “Şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız” Toplantıda konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ise “Bursa Ticaret Borsası olarak, şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız. KIRCAALİSİAD'ın da tam olarak bu misyonla yola çıktığını görmek son derece sevindirici. Bursa, tarihi ticaret yollarının ve canlı bir sanayi kültürünün şehridir. Balkan coğrafyası ile olan derin bağlarımız ise bu kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Bu anlamda KIRCAALİSİAD, Bursa'mızın uluslararası ticaret hacmine de önemli bir katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı. “KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum” Toplantıda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Bu anlamlı güç birliğinde, sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Balkanlardan gelen kültürel ve insani miras, şehrimizin sosyal dokusunun da ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlamda KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum. Yenişehir Belediyesi olarak, derneğinizin çalışmalarını her zaman desteklemeye hazırız” dedi. “Hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyorum” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak, Bursa'mızın sosyal ve ekonomik dokusuna değer katan her oluşumun yanındayız. KIRCAALİSİAD’ın da bu anlamda çok önemli bir misyon üstlendiğine inanıyorum. KIRCAALİSİAD’a Bursa’mıza, ülkemize ve iki dost ülke arasındaki dayanışmaya hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz” Daha sonra söz alan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız bu noktada gerçekten çok önemli işlere imza atıyor. Bu anlamda KIRCAALİSİAD'ın tekrardan hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyor, nice güzel ve faydalı işlere imza atmasını temenni ediyorum” dedi. “Yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise “KIRCAALİSİAD’ın kuruluşunu ve bu ilk büyük buluşmasını içtenlikle kutluyorum. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, ülkemiz ve Balkanlar arasındaki potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum. Emeği geçenleri kutluyor, derneğe ve tüm üyelerine başarılar diliyorum” diye konuştu. “KIRCAALİSİAD’ın çok faydalı projelere imza atacağına inancım tam” Gecede konuşma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de “Öncelikle bu güzel toplantıyı yapan KIRCAALİSİAD'ı gönülden kutluyorum. Bugünkü hem tanıtım hem de birlikte olma buluşması, inanıyorum ki bundan sonra da geleceğe hep birlikte hareket etme duygusuyla daha da güçlenecek. Biz büyük bir aileyiz. Balkanlar, sadece bir geçmiş değil, aynı zamanda ortak bir gelecek vizyonudur. KIRCAALİSİAD beni ilk ziyaret ettiğinde altyapısını hazırlamış yola çıkmıştı, o günden sonra epey faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Hem kentimize hem kentimizin ticari hayatına hem de Balkanlarla olan ilişkileri daha da güçlendirecek bir amaçla, çok faydalı projelere imza atacaklarına inancım tam” ifadelerini kullandı. Gecenin konuklarından biri olan Bulgaristan'ın Bursa Konsolosu Momchil Rusinov da yaptığı açıklamada, “Bursa, Bulgaristan için sadece coğrafi olarak yakın bir şehir değil; sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan tarihî ve son derece güçlü bağlara sahip olduğumuz bir kardeş şehirdir. Buradaki canlı Bulgaristan kökenli toplum, iki ülke arasındaki bu köprünün en değerli temsilcileridir. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin potansiyeli her geçen gün artıyor. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, bu potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Öte yandan, birlik ve beraberliğin ön plana çıktığı geceye; Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Olcay Özgön, Bal-Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bursa BUSADER, BALKANTÜRKSİAD, RUMELİSİAD, ERİAD, ARSİAD, BİZSİAD Yönetim Kurulu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra çok sayıda önemli isim katıldı.

Şükrü Şankaya, Yeşim Grup'ta saygıyla anıldı Haber

Şükrü Şankaya, Yeşim Grup'ta saygıyla anıldı

Şükrü Şankaya, vefatının 20. yılında adını yaşatan Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi'nden sonra kurucularından olduğu Yeşim Grup'ta da özel bir programlarla anıldı. En büyük miraslarından biri olan Yeşim Kreş Belgeseli ise bu anlamlı günde ilk kez izleyiciyle buluştu. Bursa'nın yetiştirdiği duayen sanayici ve iş insanı, Yeşim Grup kurucularından merhum Şükrü Şankaya, vefatının 20. yılında yaptığı kalıcı katkılarla anıldı. Şankaya'nın eğitim alanına armağan ettiği Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi'nde düzenlenen özel törenin ardından, Yeşim Grup'un Bursa'daki merkez fabrikası Almaxtex Tekstil'de de geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirildi. Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya, Şankaya Ailesi, üst düzey yöneticiler ve çalışanların yoğun katılımıyla Büyük Konferans Salonu'nda gerçekleşen programda duygu dolu anlar yaşandı. Şükrü Şankaya'nın en büyük miraslarından biri olan ve 37 yıldır kesintisiz hizmet veren Yeşim Kreş özelinde hazırlanan belgeselin lansmanı da bu özel günde yapıldı. Belgeseli izleyenler duygu dolu anlar yaşadı. Programın moderatörlüğünü üstlenen Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Şükrü Şankaya'nın çevresel, sosyal, sportif ve insani değerlerini anlatarak izleyicilere ilham dolu bir yolculuk sundu. İş dünyasındaki başarısının yanı sıra eğitime, toplumsal faydaya ve spora yaptığı katkılar da aktarıldı. Açılış konuşmasını yapan Yeşim Grup Co-CEO'su Selim Şankaya, "Bugün Yeşim Grup olarak Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında da büyümeye devam ediyoruz. Eğitime, kadın istihdamına ve sosyal sorumluluk projelerine öncelik veriyoruz. Dedem her zaman çalışkanlığı, dürüstlüğü ve nezaketiyle hatırlanır. Ancak onun asıl mirası, sessiz hayırseverliğiydi. Gücün üstünlük kurmak değil, hizmet etmek olduğunu bize o öğretti. Bize her zaman ‘Büyüdükçe küçüleceksin' derdi. Biz de bu emaneti onurla geleceğe taşıyoruz" dedi. Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya ise "Babam yalnızca bir iş insanı değil, bir eğitmen, bir liderdi. İş insanlarının yalnızca ekonomiye değil, eğitime de katkı sunması gerektiğini söylerdi. ‘Eğitime yapılan yatırım bir ülkenin geleceğini aydınlatır' derdi. 37 yıl önce elli çocukla açtığımız kreşimiz bugün bin 250 çocuk kapasiteli. O dönem hiçbir zorunluluk yokken sosyal uygunluk, çevre duyarlılığı ve çalışan mutluluğu konularını gönülden benimsemişti. Çünkü o, çalışanlarını ailesi gibi görürdü. Bugün geldiğimiz noktada, o vizyonun meyvelerini yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Programda ayrıca belgeselde yer alan isimlere plaket takdim edildi. Plaket alanlar arasında Aysen Bayizit, Pembegül Dindar, Emine Yazbahar, Yavuz Yazbahar, Esra Öztürk, Dilfuze Gafuroğlu, Serap Kurd, Esra Usta, Gülten Pamir ve Elvan Rodopluyer aldı. Şükrü Şankaya anma etkinlikleri kapsamında, vefatının 20. yıl dönümü olan 11 Ekim günü ise Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar, merhum Şükrü Şankaya'nın oğlu Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya, torunu Yesimtech Yapay Zeka Müdürü Murat Şankaya, kardeşi Bursaspor'un eski başkanlarından Kadir Şankaya, Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan ve Olay Medya yöneticileri ile çok sayıda davetlinin katılımıyla Ahmetpaşa Mezarlığı'ndaki kabri başında tören düzenlendi. Şükrü Şankaya'nın hem sanayide hem de hayırseverlikte Bursa'ya büyük izler bıraktığını söyleyen Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar, "Her yıl burada buluşuyoruz. Kimse davetle gelmiyor, çünkü hepimizin içinde Şükrü abimize duyulan sevgi var. O, hepimizin ağabeyiydi. Birlikte uzun yıllar çalıştık, çok şey paylaştık. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi. Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya ise "Her yıl olduğu gibi bu yıl da babamı dualarla andık. Ama o sadece bizim ailemizin değil, Bursa'nın babasıydı. Herkesin ‘Şükrü amcasıydı'. Onu bugün bile özlemle, sevgiyle anıyoruz. Biz yaşadıkça onu içimizde yaşatacağız" diye konuştu. Ayrıca bu sezon bir ilke imza atılarak 2025-2026 Amatör Futbol Sezonu'na Bursa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu tarafından, Bursaspor'un ve federasyonun eski başkanlarından merhum Şükrü Şankaya'nın adı verildi. Atıcılar'da gerçekleştirilen "Şükrü Şankaya Sezonu" açılış töreni, Şükrü Şankaya'nın oğlu ve Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya'nın yaptığı başlama vuruşuyla görkemli bir şekilde start aldı.

BOSİAD'ın deprem seminerinde sanayicilere kritik uyarılar Haber

BOSİAD'ın deprem seminerinde sanayicilere kritik uyarılar

Türkiye’nin ilk, dolayısıyla da en eski organize sanayi bölgesi olan Bursa OSB, şehrin tam kalbinde ve yerleşim alanlarının arasında kalıyor. Bina yaşı ortalamasının 27 olduğu Bursa OSB’de, yapıların yüzde 80’i prefabrik sistemlerden oluşuyor. Ve prefabrik sistemler ise zemin büyütme etkisinin olduğu bölgelerde depremden daha fazla etkileniyor. Bu özellikleri nedeniyle muhtemel bir depremi, tahmin edilenden daha büyük hissedecek olan Bursa OSB, 6 Şubat’ta yaşanan depreme benzer büyüklükte bir sarsıntı yaşarsa, büyük bir ekonomik kayıp yaşayabilir. Bu kayıp, 6 Şubat depreminde 11 ilin toplamda uğradığı 110 milyar dolarlık ekonomik kayıpla kıyaslanabilir boyutta olabilir. Bu veriler, AFAD’ın Türkiye genelindeki iş sürekliliği eylem planı kapsamında ‘sanayi tesislerinde muhtemel bir deprem sonrasında üretimin devamlılığı nasıl sağlanır’ sorusunu ele alan Bursa OSB Bölge Müdürlüğü’nün, Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi ve Uludağ Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü bölgenin depremselliği ve muhtemel bir depremin ekonomik etkileri üzerine kapsamlı çalışmalardan elde edildi. Bursa OSB Yönetimi, araştırmanın sonuçlarını ve hazırlık çalışmalarını bir rapor halinde önümüzdeki süreçte kamuoyu ile paylaşmayı hedeflerken Bursa OSB’nin sosyal yüzü BOSİAD da AFAD ve Bursa OSB’nin depreme yönelik olarak yürüttüğü çalışmalara ek olarak, ARUP ve Can Sigorta iş birliğiyle deprem ile ilgili bilinmeyen veya göz ardı edilen risklere dair farkındalık oluşturmak amacıyla bir seminer düzenledi. BTSO Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen "6 Şubat Kahramanmaraş Depremi Sonrası Tecrübe ve Dersler: Alınacak Ek Önlemler" başlıklı seminer, iş dünyasının temsilcilerini, mühendislik ve sigorta sektörünün uzmanları ile bir araya getirdi. Seminerde, yapısal ve yapısal olmayan riskler, sanayi tesislerinde deprem güvenliği, iş sürekliliği stratejileri ve sigorta planlamasının önemi gibi kritik konular ele alındı. DEPREME EN HAZIRLIKLI OSB’LERDEN BİRİ OLACAĞIZ Seminerin açılışında konuşan BOSİAD Başkanı Rasim Çağan, öncelikle Bursa OSB Bölge Müdürlüğü’nün deprem güvenliği ile ilgili hayata geçirdiği ve planladığı çalışmaları aktardı. Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi ve Uludağ Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü bölgenin depremselliği ve muhtemel bir depremin ekonomik etkileri üzerine kapsamlı çalışmalardan elde edilen sonuçlara değinen Çağan, şunları kaydetti: "Bölgemizde bina yaş ortalaması 27 yıl olup, yapıların yüzde 80’i prefabrik sistemlerden oluşmaktadır. Kahramanmaraş depreminin toplam ekonomik kaybı yaklaşık 110 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Yapılan tahminlere göre, benzer büyüklükte bir deprem Bursa OSB’de de benzer seviyelerde ekonomik kayıplara yol açabilir." Bursa OSB Bölge Müdürlüğü’nün, elde edilen bu verilerden hareketle AFAD’ın Türkiye genelindeki iş sürekliliği eylem planına katkı sağlamak amacıyla, yine plan kapsamında ‘sanayi tesislerinde muhtemel bir deprem sonrasında üretimin devamlılığı nasıl sağlanır?’ sorusunu ele aldığına vurgu yapan Çağan, şöyle devam etti: "Bursa OSB’nin temel amacı, deprem sonrası üretimin en az hasarla devam edebilmesi ve bölgedeki sanayi faaliyetlerinin aksamasını önlemek. Bu amaçla Afet Koordinasyon Merkezi kurma kararı alan Bursa OSB, sanayi bölgesinde inşa edeceği merkez için imar planı değişikliklerinin onaylanmasını bekliyor. Ayrıca, bölgede 10 adet afet acil durum konteyneri konuşlandırmayı planlıyor. Arama-kurtarma ekipmanlarının yer alacağı bu konteynerler, AFAD’ın belirlediği standartlara uygun olacak. Bölgedeki afet sonrası barınma ihtiyacını karşılamak için 8 çadır alanı belirlenirken, toplamda 35.000 kişiye barınma imkânı sağlayacak çadır alanları oluşturulacak. Bölgedeki yapı stokunun genel durumu analiz edilerek, en riskli binalardan başlayarak bir yol haritası oluşturulacak. Hâlihazırda 40 kişilik bir arama kurtarma ekibi bulunan Bursa OSB, İtfaiye ekipleriyle birlikte bu sayıyı artıracak ve kurumsal çalışanlardan yeni ekipler oluşturacak. 2025 yılı içerisinde büyük ölçüde tamamlanması planlanan çalışmalarla, Bursa OSB, Türkiye'deki sanayi bölgeleri içinde depreme en hazırlıklı OSB’lerden biri haline gelecek." 6 ŞUBAT'TA NELER EKSİK YAPILDI, HANGİ HATALAR YAŞANDI "Bursa OSB’nin yürüttüğü bu çalışmalara ek olarak 6 Şubat depreminin 2. yıl dönümü yaklaşırken, biz de BOSİAD olarak ‘Kahramanmaraş’ta neler eksik yapıldı, hangi hatalar yaşandı ve bu süreçten hangi dersleri çıkarabiliriz?’ sorularına yanıt bulmayı amaçladık. Bu seminerle, bilinmeyen veya göz ardı edilen yapısal olmayan risklere dair farkındalık oluşturmayı hedefledik’ diye konuşan Çağan, şunları söyledi: "Binalar deprem sırasında az hasarla veya hasarsız ayakta kalsa bile, yapısal olmayan elemanlardan kaynaklı üretim çok önemli ölçüde kesintiye uğrayabilir. İşletmelerin tekrar faaliyete geçebilmesi için finansal sürdürülebilirlik ve sigorta sistemleri kritik bir role sahiptir. Altyapı yatırımları ve kapsamlı sigorta planlamalarıyla ticari ve endüstriyel risklerin minimize edilmesi, finansal kayıpların önüne geçilmesi mümkün. 6 Şubat tecrübesiyle yaşanmış olaylardan yola çıkarak gelecek planlarınız için yeni bir pencere açmak istedik. Depremden sonra işletmelerin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak için doğru sigorta tasarımının önemi büyüktür." Seminerde söz alan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak da mekânsal planlamanın, sanayinin dönüşümü ve gelecek vizyonu açısından önemine vurgu yaptı. "DOĞRU MÜHENDİSLİK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR" Seminerin ilk konuşmacılarından ARUP Mühendislik Deprem İş Kolu Lideri Caner Soydaş ise, deprem performans analizleri ve yapısal olmayan riskler üzerine teknik bilgi ve çözümler aktarırken, sanayi tesislerinde deprem performans analizlerinin gerekliliğini ve doğru mühendislik uygulamalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Soydaş, Kahramanmaraş Depremi’nden çıkarılan dersler ışığında şu noktalara vurgu yaptı: "Depremin büyüklüğü, depremin yıkıcılığını doğrudan ifade eden bir kavram değildir. Aletsel büyüklüğü görece daha az olan ancak daha yıkıcı etkilere sahip depremler de olabilir. Öte yandan yapısal olarak hasara sebep olmayan orta şiddette depremler de ciddi maddi kayıplara sebep olabilir. Bu da duvarlar, cihazlar, yangın söndürme sistemleri, asma tavanlar, platformlar, klima santralleri gibi yapısal olmayan elemanların hasarlarından kaynaklanabilir. Bu hasarlar hem can kaybına hem de mal kayıplarına sebep olabilir. Bununla ilgili ne yapılabilir? Bizim önerimiz; hem yapısal hem de yapısal olmayan elemanların deprem güvenliği ile ilgili bir ön değerlendirme çalışması yapılmasıdır. Bu ön değerlendirme çalışmasına göre de hangi binalarda gerçekten detaylı bir değerlendirmeye ihtiyaç varsa onlara daha detaylı incelemeler yapılmasıdır. Güçlendirme ihtiyacı belirlenen yapılarda uygulanabilecek farklı güçlendirme alternatiflerinin belirlenerek yapı, kullanıcı ve işveren için en uygun alternatifin birlikte seçilmesidir. Güçlendirme alternatifleri belirlenirken sönümleyiciler, burkulması önlenmiş çaprazlar ya da tamamen dışarıdan güçlendirmeler gibi yenilikçi alternatiflerin de göz önünde bulundurulmasıdır. SİGORTA EKSİK YAPILIRSA SONUÇLARI FELAKET OLABİLİR Can Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Meral Sürücü Toraman da sigortanın, varlıkları korumak adına sürdürülebilirliğin en önemli argümanlarından biri olduğuna vurgu yaparken, İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Sevi Güloğlu ise sigorta süreçlerinde sık yapılan hatalara dikkat çekti. Güloğlu, bu hataları şöyle sıraladı: "Poliçede belirtilen sigorta bedelinin, gerçek piyasa değerinin altında olması nedeniyle ortaya çıkan eksik sigorta hasar sonrası birçok işletmenin karşılaştığı en büyük finansal risklerden biri. Yangın poliçelerinde deprem teminatı olmaması halinde, deprem sonrası meydana gelen yangın hasarları ödenmez. Sigorta sözleşmelerinde yer alan muafiyet oranlarının farkında olunmaması hasar durumunda büyük kayıplara neden olabilir. Klozlar, sigorta şirketinin ödeyeceği miktarı doğrudan etkileyebilir. İşletmelerde deprem sonrası üretim durabilir ve ciddi finansal kayıplar yaşanabilir. Kâr Kaybı Sigortası sayesinde, işletmeler bu süreçte gelir kaybına karşı korunabilir. Sabit kıymetlerin gerçek değerinin tespiti yapılmadığında, sigorta ödemeleri eksik kalabiliyor. Doğru kıymet tespiti, sigorta bedellerinin güncel piyasa şartlarına göre belirlenmesini sağlar. Enflasyon nedeniyle sigorta bedelleri zamanla yetersiz kalabiliyor. Döviz bazlı poliçeler veya enflasyon korumalı sigorta sistemleri tercih edilmelidir. Sanayi tesislerinde makineler, stoklar ve hatta tedarik zincirindeki kesintiler de sigortalanmalıdır." Seminerin sonunda BOSİAD Başkanı Rasim Çağan, BOSİAD Geçmiş Dönem Başkanlarından Abdullah Bayrak, BOSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Sadi Cem Türkün ve Ertan Demirdüzen, konuşmacılara teşekkür ederek plaket sundular.

Çevikel; “Sanayicimizin gücü, Bursa’nın ve Türkiye’nin gücüdür” Haber

Çevikel; “Sanayicimizin gücü, Bursa’nın ve Türkiye’nin gücüdür”

Toplantıya, DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel’in yanı sıra, DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eski, Başkan Vekili Ersan Özsoy, Yönetim Kurulu Üyesi Erkut Dikici ve DOSABSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Buluşmada, derneğin ekonomi danışmanı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, finansal piyasalar ve güncel ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunarak, iş dünyası temsilcilerini son yatırım trendleri konusunda bilgilendirdi. Bu önemli etkinlikte, DOSABSİAD üyeleri sektörlerindeki yenilikleri ve önümüzdeki dönem için ekonomik beklentileri tartışma fırsatı buldu. ‘SANAYİCİLERİMİZİN SESİ OLDUK’ Yıldönümü pastasının da kesildiği toplantıda derneğin 38 yıllık başarısı kutlandı. Etkinlikte konuşan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, derneğin üyelerine ve Bursa ekonomisine sağladığı katkılara vurgu yaparak “38 yıl önce kurulan DOSABSİAD, bugün sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin önde gelen iş dünyası kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Kuruluşumuzdan bu yana üyelerimizin ve sanayicilerimizin sesi olduk. Üretimden ihracata kadar her aşamada onların yanında yer aldık. Bursa’nın üretim gücünü artırmak için yola çıkan derneğimiz, yıllardır iş dünyasının vizyonunu genişletecek çok değerli etkinlik ve projelere imza atmayı sürdürüyor. Üyelerimizin örnek dayanışması ve girişimci ruhu sayesinde, bölgemizde sanayinin gelişimine yön vermeye devam edeceğiz. Sanayicimizin gücünün Bursa’nın ve Türkiye’nin gücü olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz” dedi. ‘GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRMEK ZORUNDAYIZ’ Sürdürülebilir sanayi, dijital dönüşüm ve küresel rekabette daha güçlü bir şehir oluşturma hedeflerine de vurgu yapan Çevikel, “Ancak, artık yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirmek zorundayız. Sanayi devrimleri artık çok daha hızlı yaşanıyor ve rekabet gücümüzü artırmak için teknolojiyi, yeşil dönüşümü ve inovasyonu odağımıza almak zorundayız. DOSABSİAD olarak sanayicilerimizi Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm süreçlerine daha hızlı adapte etmek, üretimde sürdürülebilirlik ve yeşil sanayi yatırımlarına öncülük etmek istiyoruz. Daha fazla iş birliği, daha fazla yatırım ve daha güçlü bir sanayi ekosistemi için tüm üyelerimizle birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. ‘KÜRESEL EKONOMİ YENİ BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNE GİRDİ’ Toplantıda küresel ekonomik gelişmeleri de değerlendiren DOSABSİAD Ekonomi Danışmanı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni dönem politikalarının küresel ticarete ve sanayicilere olası etkilerine değindi. Doç. Dr. Eryılmaz. "Trump’ın tekrar başkan seçilmesiyle birlikte küresel ekonomi yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Önceki başkanlık döneminde Çin ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkeye karşı sert ticaret politikaları uygulayan Trump, yine ‘Önce Amerika’ vizyonuyla hareket edecek gibi görünüyor. Ayrıca Trump’ın Çin’e yönelik yeni ticaret bariyerleri oluşturması, ABD ve Avrupa’nın tedarik zincirlerinde Türkiye gibi alternatif üretim merkezlerine olan ilgisini artırabilir. Bursa gibi güçlü sanayi merkezleri için bu durum büyük bir ihracat fırsatı doğurabilir” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.