SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayii

Söz Bursa - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet! Haber

Dünyanın en büyük 3 savunma fuarından biri: IDEF 2027 yine Bursa'ya emanet!

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en büyük ve en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan IDEF 2027 – 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’ geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2027 yılında da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek. 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek Türkiye’nin en büyük, dünyanın ilk 3 savunma sanayi fuarından olan 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2027) kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve KFA Fuarcılık ile işbirliği protokolü imzalandı. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Mayıs 2027’de İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan IDEF 2027’nin organizasyonuna ilişkin protokol, BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirilen törenle imzalandı. TSKGV Genel Müdürü Bilal Topçu ile BTSO ve KFA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay arasında imzalanan protokol ile BTSO iştiraki olan KFA Fuarcılık geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu büyük fuarın organizasyonunu üstlenecek. “IDEF, Küresel Savunma Sanayii Ekosisteminin En Güçlü Buluşma Noktalarından Biri” Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, IDEF’in küresel ölçekte taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Fuarın 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenleneceğini açıklayan Topçu, IDEF’in yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın savunma sanayii alanındaki en önemli organizasyonlarından birisi olduğunun altını çizdi. Her iki yılda bir düzenlenen bu fuarın farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, askeri heyetleri, savunma sanayii firmalarını ve karar alıcıları bir araya getiren güçlü bir platform olduğuna işaret eden Topçu, “Savunma sanayimiz son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmiş, özgün tasarım ve yerli üretim kabiliyetleriyle küresel pazarda önemli bir konuma ulaşmıştır. IDEF de bu başarı hikâyesinin uluslararası arenadaki en görünür yüzüdür. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz organizasyonda elde edilen başarı, sektörümüzün potansiyelini ve organizasyon gücümüzü açıkça ortaya koymuştur. 2027’de bu başarıyı daha da ileri taşıyacağımıza inanıyoruz.” açıklamalarında bulundu. “IDEF İçin Hayallerimizi Gerçekleştirmeye Devam Edeceğiz” IDEF 2027’nin Türkiye’nin savunma sanayii vizyonuna katkı sağlayacağını vurgulayan Topçu, organizasyonun ekonomik ve stratejik boyutuna da değindi. IDEF’in sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil aynı zamanda ülkeler arası savunma iş birliklerinin geliştirildiği, stratejik temasların kurulduğu ve uzun vadeli projelerin temellerinin atıldığı bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Topçu, “2027 yılında düzenlenecek fuarın, savunma sanayii ihracat hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracağına ve ülkemizin teknoloji odaklı büyüme stratejisini destekleyeceğine inanıyoruz. 2027 yılında düzenlenecek fuar için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor. Bizim IDEF için bir hayalimiz vardı. 2025 yılında bunu gerçekleştirdik. Çok kolay bir organizasyon olmadığının farkındayız. Sonuç olarak dünyanın sayılı fuarlarından birisini düzenliyoruz. 2027 yılında da daha güçlü bir fuar olması için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Fuar oldukça başarılı geçti. Bu yolculukta bize güç katan KFA Fuarcılık ile birlikte tekrar hareket etme kararı aldık. 18. Fuarımızın tarihinde de bir revize yaptık. Gelecek yıl IDEF’i 3-9 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğiz. Ülkemizin savunma sanayi alanda iki büyük fuar organizasyonu var. Birisi IDEF diğeri de SAHA EXPO. Bir yıl SAHA EXPO diğer yıl IDEF olmak üzere fuarımızı kurguladık. Yöneticilerimizle birlikte böyle bir karar aldık. İstanbul Fuar Merkezinde düzenleyeceğimiz fuarın 2027 yılında daha güçlü olması için elimizden geleni yapacağız. Bu sürecin başarıyla yürütülmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, BTSO ve KFA Fuarcılık Başkanımız İbrahim Burkay ve KFA ekibine teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemiz ve sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” “IDEF, Türkiye’nin Gücünü ve Vizyonunu Dünyaya Gösteren Stratejik Bir Platformdur” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, IDEF’in Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurguladı. IDEF’in sadece bir fuar değil; Türkiye’nin savunma sanayiindeki kabiliyetlerini, mühendislik gücünü ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini dünyaya gösteren stratejik bir vitrin olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Savunma sanayii, hem ülkemiz hem de dünya açısından en stratejik alanların başında geliyor. Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler bize açıkça göstermiştir ki bağımsızlığın temelinde, savunma sanayiindeki teknolojik kapasite ve üretim gücü yer almaktadır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti, savunma sanayiinde bambaşka bir seviyeye ulaşmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca gelişmeleri takip eden değil; oyunu kuran, yön veren ve küresel ölçekte söz sahibi olan bir aktör konumuna yükseldiysek, bu güçlü vizyonun ve kararlı stratejinin eseridir.” dedi. “Bizim İçin Büyük Bir Gurur” IDEF’in bu dönüşümün en güçlü yansımalarından birisi olduğuna işaret eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “2025 yılında büyük bir başarıya imza atan organizasyonun, 2027’de de KFA Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek olmasından büyük bir gurur duyuyoruz. KFA Fuarcılık olarak yalnızca bir organizasyon gerçekleştirmiyoruz. Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda Türkiye’nin stratejik sektörlerdeki gücünü uluslararası paydaşlarla buluşturuyoruz. IDEF 2027’nin, ülkemizin savunma sanayii vizyonuna, yüksek katma değerli üretim hedeflerine ve ihracat stratejilerine daha güçlü katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.” dedi. “KFA Fuarcılık Başarı Çıtasını Yükseltiyor” KFA Fuarcılık’ın son yıllarda elde ettiği kurumsal birikime de dikkat çeken İbrahim Burkay, şirketin uluslararası fuarcılık alanında önemli bir tecrübeye ulaştığını belirtti. KFA Fuarcılık’ın kısa süre içerisinde yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte organizasyon kabiliyeti olan bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Burkay, “Gerçekleştirdiğimiz fuarlar; güçlü operasyonel altyapımız, paydaş yönetimindeki etkinliğimiz ve uluslararası standartlardaki organizasyon anlayışımız sayesinde her geçen yıl daha büyük bir etki alanına ulaşıyor. IDEF gibi yüksek hassasiyet, koordinasyon ve güven gerektiren bir organizasyonun sorumluluğunu üstlenmek, KFA Fuarcılık’ın geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. 2025 yılında büyük bir başarıyla ziyaretçilerini ağırlayan fuarın yönetim ve sorumluluğunu üstelenen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımızın Genel Müdürü Bilal Topçu’ya teşekkür ediyor, IDEF 2027’nin ülkemizin savunma sanayii vizyonuna ve ihracat hedeflerine sunduğu katkıların artarak devam edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz" Haber

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti. "GÖRÜŞMELERİMİZDE TİCARET, YATIRIMLAR, SAVUNMA SANAYİİ, ÖZELLİKLE ENERJİ, ULAŞIM VE DAHA BİRÇOK KONUYU DEĞERLENDİRDİK" Etiyopya'nın Afrika'nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika'daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu. "BİRLİKTE GÜZEL İŞLERE İMZA ATTIK, İNŞALLAH BUNDAN SONRA DA ATACAĞIZ" Etiyopya'nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı'na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı. "BİZ, AFRİKA'DAKİ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI, TARAFGİR BİR GÖZLE BAKMADIK, BAKMIYORUZ" Türkiye'nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE MEZUNLARI AFRİKA'NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE SİYASETTEN İŞ DÜNYASINA, AKADEMİDEN SİVİL TOPLUMA HER ALANDA AKTİF GÖREVLER ÜSTLENİYOR" Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi. "TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ" Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu. "İRAN'I HEDEF ALAN YENİ BİR SAVAŞ KİMSEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ, AKSİNE BÖLGEMİZ KAYBEDER" Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. "BARIŞ KURULU TOPLANTISI İÇİN DAVET GELDİ, TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ" Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi. "AVRUPA'NIN MEVCUT SAVUNMA VE GÜVENLİK MEKANİZMALARINA TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR" Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır." "ANAYASA KONUSUNDA HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL, BİZ HAZIRLIKLARIMIZI TİTİZLİKLE YAPIYORUZ" Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "DİK DURACAĞIZ, DİKLEŞMEYECEĞİZ AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu. "BİZ CHP'NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BATAKLIKLA İLGİLENMİYORUZ, SADECE İŞİMİZE BAKIYORUZ" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim' şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi. "AİLE YAPISININ KORUNMASI İÇİN İKTİDAR OLARAK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: "Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!" Haber

Anahtar Parti’den bor çıkışı: "Sadece maden değil, milli güç meselesidir!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, bor madeninin Türkiye için yalnızca bir yeraltı kaynağı değil, yüksek teknoloji, enerji güvenliği ve savunma sanayii açısından stratejik bir güç olduğunu belirterek, “Bor üzerinden katma değeri artırmak, Türkiye’nin refahını ve rekabet gücünü belirleyecek milli bir meseledir” dedi. Türkiye’nin bor rezervleri açısından dünyada lider konumda olduğuna dikkat çeken Aslan, dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 73’ünün Türkiye’de bulunduğunu ifade etti. Borun doğada boraks, üleksit ve kolemanit gibi borat mineralleri halinde bulunduğunu belirten Aslan, Türkiye’de üretimin ağırlıklı olarak Balıkesir Bigadiç, Kütahya Emet, Eskişehir Kırka ve Bursa Kestelek sahalarında gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 2,6 milyon ton bor üretimi yaptığını belirten Aslan, üretimin büyük bölümünün ham veya düşük katma değerli ürün olarak ihraç edildiğini vurguladı. Aslan, “Bor yaklaşık 250 farklı alanda kullanılmasına rağmen üretimin sadece yüzde 5’i yurt içinde değerlendiriliyor, yüzde 95’i ihraç ediliyor. 2022 yılında bor ürünlerinden yaklaşık 1,3 milyar dolar gelir elde edildi. Ancak boru ileri teknoloji ürünlerine dönüştürerek bu geliri katlamak mümkündür” diye konuştu. Borun ferrobor, bor karbür, ileri seramikler ve enerji depolama teknolojileri gibi alanlarda yüksek katma değer oluşturduğunu belirten Aslan, özellikle temiz enerji alanında hidrojen depolama teknolojilerinde borun önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Aslan, “Bor teknolojisine yatırım yapan ülkeler enerji ve savunma alanında stratejik avantaj elde edecektir. Türkiye bu fırsatı kaçırmamalıdır” dedi. Anahtar Parti olarak borun ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ileri teknoloji ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğini savunduklarını belirten Aslan, madencilikte şeffaf veri sistemi kurulması, rezerv raporlama standartlarının güçlendirilmesi ve bor teknolojilerine yönelik Ar-Ge ve üretim yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bor gibi stratejik bir kaynağı yalnızca cevher olarak ihraç etmek yerine, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek zorundayız. Bor teknolojisini erken kazanan ülkeler, küresel rekabette öne çıkacaktır. Türkiye bu avantajını güçlü bir sanayi hamlesine dönüştürmelidir.”

KFA Fuarcılık’tan ihracata dev katkı: 2025 rekorlarla kapandı, 2026 maratonu başlıyor Haber

KFA Fuarcılık’tan ihracata dev katkı: 2025 rekorlarla kapandı, 2026 maratonu başlıyor

BTSO iştiraki KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği ulusal ve uluslararası fuarlar, alım heyeti organizasyonları ve yurt dışı iş gezileriyle Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme hedeflerine güçlü katkılar sundu. Kısa sürede fuarcılık sektöründe önemli bir marka haline gelen KFA Fuarcılık, nitelikli organizasyonlarıyla Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırırken firmalara yeni pazarlara erişim imkânı sağladı. BTSO’nun ihracat odaklı vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren KFA Fuarcılık, 2025 yılında dünyanın en büyük savunma sanayii organizasyonlarından IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarının organizasyonunu üstlenerek önemli bir başarıya imza attı. Ev tekstili sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olan HOMETEX’i İstanbul Fuar Merkezi’nde başarıyla düzenleyen KFA Fuarcılık, Bursa’da ise Junioshow, TFF Show, Rising City, Food Point ve MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı gibi birçok nitelikli organizasyonu hayata geçirdi. Dünyanın En Büyük Fuar Organizasyonları KFA Fuarcılık, 2025 yılında savunma sanayiinden tekstile, gıdadan makine sektörüne kadar birçok stratejik alanda önemli organizasyonlara imza attı. Dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF 2025, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 ülkeden binlerce sektör profesyonelini buluşturan fuar, katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla rekor kırarak Türkiye’nin küresel savunma sanayiindeki gücünü ortaya koydu. Ev tekstili sektörünün en önemli küresel buluşmalarından HOMETEX 2025, 700’ün üzerinde katılımcı firma ve 175 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün ihracat potansiyeline güçlü katkı sağladı. TFF Show 2025 ise “Hızlı Üretim ve Hızlı Teslimat” konseptiyle tekstil ve kumaş sektörünü Bursa’da bir araya getirerek küresel moda endüstrisinin odağını kente taşıdı. Sektörlere Yön Veren Platformlar Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, inşaat ve gayrimenkul sektörüne ivme kazandırırken; Food Point Gıda Fuarı, 36 ülkeden alıcıyı Bursa’daki sektör temsilcileriyle buluşturarak milyonlarca dolarlık iş görüşmelerine zemin hazırladı. Yılın son çeyreğinde düzenlenen MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı ise yerli ve millî üretim gücünü uluslararası alım heyetleriyle buluşturan önemli bir platform oldu. KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği yurt dışı ticaret heyetleriyle de Bursa iş dünyasının küresel pazarlara erişimini güçlendirmeye devam etti. Kuruluşundan bu yana 8 bini aşkın iş insanını 250’nin üzerinde uluslararası fuarla buluşturan KFA Fuarcılık, 2025 yılında bu başarıyı daha ileri taşıdı. Bursa Fuar Merkezi’nde Yeni Dönem 2025 yılı, KFA Fuarcılık açısından önemli bir yapısal dönüşümün hayata geçirildiği bir yıl oldu. Bursa Fuar Merkezi’nin yönetiminin KFA Fuarcılık bünyesine geçmesiyle birlikte, kentin fuarcılık altyapısında yeni bir dönem başladı. KFA Fuarcılık, sahip olduğu organizasyonel tecrübe, sektörel bilgi birikimi ve güçlü iş birlikleriyle Bursa Fuar Merkezi’ni daha etkin kullanılan, daha fazla ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. 2026 Fuar Maratonu Ocak’ta Junioshow ile Başlıyor KFA Fuarcılık, 2026 yılında sanayiden tekstile, enerjiden gıdaya, teknolojiden yaşam alanlarına uzanan geniş bir yelpazede hazırladığı fuar takvimiyle iş dünyasını buluşturacak. Yılın ilk organizasyonu, 20–22 Ocak tarihleri arasında Merinos AKKM’de düzenlenecek Junioshow ile başlayacak. Nisan ayında fuar trafiği hız kazanacak. Yük mühendisliği alanında dünyanın ilk fuarı olma özelliğini taşıyan LES-EXPO, 7–9 Nisan tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Ayın devamında, 21–26 Nisan tarihleri arasında Bursa Fuar Merkezi’nde ICAFF – International Cosmos Art Fair ile Karavan Show Bursa eş zamanlı olarak düzenlenecek. Konut ve gayrimenkul sektörlerine odaklanan Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı ise 23–26 Nisan tarihleri arasında Bursa’da gerçekleştirilecek. Mayıs’ta Yoğun Fuar Programı Mayıs ayında Bursa Energy & Tech Motion Fuarı Bursa’da enerji ve teknoloji sektörlerini bir araya getirirken, HOMETEX Ev Tekstili Fuarı İstanbul’da sektörün önemli buluşma noktalarından biri olacak. Haziran ayında düzenlenecek Bursa Food Point & Turfood Horeca Fuarı ise gıda ve horeca sektörlerini Bursa’da buluşturacak. Yılın ikinci yarısında Agrogreen Fuarı sürdürülebilir tarım ve çevre çözümlerine, BlockX Fuarı ise blok mermer sektörüne odaklanacak. KFA Fuarcılık’ın 2026 fuar takvimi, Kasım ayında düzenlenecek MEEXX – Makine ve Teknolojileri Fuarı ile tamamlanacak. “Fuarcılığı Stratejik Bir İhracat Aracı Olarak Görüyoruz” BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma vizyonunun sahadaki en somut karşılıklarından biri olduğunu vurguladı. KFA’nın sağladığı organizasyon gücüyle firmaların uluslararası ticaret ağlarına daha hızlı ve doğru şekilde entegre olduğunu ifade eden Burkay, fuarların firmalar için yeni pazarlarla temas kurulan, güncel üretim ve teknoloji trendlerinin yakından izlendiği ve kalıcı ticari ilişkilerin temellerinin atıldığı alanlar olduğunu söyledi. Bu yaklaşım doğrultusunda fuarcılığı, sektörlerin rekabet gücünü artıran ve ihracatı büyüten stratejik bir araç olarak gördüklerini belirten Burkay, BTSO olarak firmaların bu dönüşüm sürecinde yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. Başkan Burkay, “KFA Fuarcılık aracılığıyla bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı iş gezisi gerçekleştirdik. Dünyanın önde gelen fuarlarına 8 bini aşkın iş dünyası temsilcimizin katılımını sağladık. Birçok üyemiz bu programlar sayesinde ilk kez pasaport çıkardı, küresel pazarlara açılma konusunda önemli bir bakış açısı kazandı.” dedi.

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Şafak'ın 'VİZYON 2026' ekindeki yazısında Türkiye'nin son dönemdeki siyasi, ekonomik ve diplomatik hamlelerini anlattı. Erdoğan yazısında, küresel sistemdeki kırılmalar, çok kutuplu dünyanın getirdiği yeni dengeler ve Türkiye'nin bu koşullarda sergilediği bağımsız ve kararlı duruşa vurgu yaptı. ""Böyle gelmiş böyle gider anlayışı ile bakmıyoruz" İnsanlığın, siyasi ve ekonomik fay hatlarının derinden sarsıldığı, küresel yönetim mekanizmalarının işlevsizleştiği sancılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, "Sınamalarla dolu bu fırtınalı çağda Türkiye olarak biz, küresel sorunlara dikkat çekiyor, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu her platformda ortaya koyuyoruz. Küresel sistemdeki çarpıklıklara ‘Böyle gelmiş böyle gider' anlayışıyla bakmıyor, bölgesel ve küresel sorunlara rasyonel çözümler üretiyoruz. Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın savaşlar, terörizm, göç krizi, iklim sorunları başta olmak üzere birbirine girmiş problemlerle eş zamanlı bir şekilde mücadele ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız tarihte eşine az rastlanır insanî krizlere sahne oluyor. Türkiye olarak, bütün bu olumsuzluklara gözlerimizi kapatıp kenarda durmuyor, tarihimizden aldığımız ilhamla dış politikada dik ve şahsiyetli bir duruş sergiliyoruz. İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz" Türkiye'nin dünya üzerindeki tüm çatışmalara ve savaşlara karşı olduğunu belirten Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail saldırganlığı, Suriye, Irak, Somali-Etiyopya, Sudan başta olmak üzere her sorunda barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz. Bu bölgelerde sağlanacak huzur ve barış ikliminin dünyanın karşı karşıya olduğu büyük krizin çözümü için anlamlı bir yol haritası ortaya koyacağını her platformda anlatıyoruz" açıklamasında bulundu. "Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" Türkiye'nin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda güçlendiğini ve buna yönelik tarihî adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz. Yolumuzun uzun olduğunu da hedeflerimize mutlaka ulaşacağımızı da biliyoruz. Asla umutsuzluk girdabına kapılmadan bu zorlu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz." "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz" Enerjide "tam bağımsız Türkiye" hedefine odaklandıklarını söyleyen Erdoğan, "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz. Kendi doğal gazımızı, petrolümüzü çıkartarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltırken, toplam kurulu gücümüzde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60'ının üzerine çıkartmış durumdayız. Nükleer enerji ile ülkemizi bir üst lige taşımaya gayret gösterirken, enerji verimliliği alanında da önemli adımlar atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır" Açıklamasında bölgesel ve küresel konuların yanı sıra Türkiye'nin ticaret hacminden de bahseden Erdoğan şu ifadelerle devam etti: "Toplumsal anlamda ailemizi, kültürümüzü ve yaşam tarzımızı; ortaya çıkmakta olan bu dönüşüm sürecine uygun şekilde hazırlıyoruz. Bu alanlarda dünyada giderek artan saldırılara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz. Gençlerimizin eğitimini ve ihtiyaçlarını merkeze alan adımlarla, öz güveni yüksek bir TEKNOFEST kuşağını inşa ediyoruz. Bölgemizdeki gerilimler, ulaştırma alanında güvenli taşımacılığın önemini biraz daha artırıyor. Türkiye'nin Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa'yı bağlama rolü ise bu noktada son derece kritik. Bu stratejik konuda etkili hamleler yapıyor, ülkemize ve dostlarımıza kazandıracak diğer projeler üzerinde çalışıyoruz. Uluslararası ticaret hacmini her geçen yıl rekorlarla artıran Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır. Eğitimde, sağlıkta, bilim ve teknolojide kısaca her alanda büyüyen ve kalkınan Türkiye, birlik ve beraberliğini kuvvetlendirerek hem bölgesinde hem dünyada adından söz ettirmeye devam edecek. Ülkemizin yolu, sonuna kadar açıktır. Gelecek, Türkiye'nindir; gelecek, bu aziz milletindir."

Bakan Fidan Portekiz'e gitti Haber

Bakan Fidan Portekiz'e gitti

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 5 Ocak tarihinde Portekiz'e bir çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Fidan'ın Portekizli mevkidaşı Paulo Rangel ile görüşmesinde, Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra Gazze'deki insani durum ve ateşkes durumunun da çıktıları ele alınacak. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan'ın ziyareti kapsamında Portekiz Devlet ve Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile baş başa ve heyetlerarası görüşmeler yapması, ayrıca Portekiz Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenecek Büyükelçiler Konferansı'na katılarak "Yeni Küresel Düzenin ve Gelişen Güvenlik Paradigmalarının Ortaya Çıkardığı Sınamalar" başlıklı panelde hitapta bulunması öngörülüyor. Fidan'ın yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Portekiz arasındaki ikili ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde daha ileri bir seviyeye taşınmasına yönelik adımlar ile bölgesel konularda istişarelerin güçlendirilmesi ele alınacak. İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik fırsatların değerlendirilmesinin de gündemde yer alması bekleniyor. Bu çerçevede enerji, altyapı, ulaştırma ve liman yönetimi gibi öncelikli alanlarda ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik beklentilerin dile getirileceği ifade ediliyor. Diplomatik kaynaklara göre, Fidan'ın savunma sanayii alanında özellikle denizcilik boyutunda son yıllarda kaydedilen ilerlemenin Türkiye-Portekiz ilişkilerine stratejik bir derinlik kazandırdığını vurgulaması planlanıyor. Ziyaret kapsamında Türkiye-AB ilişkilerinin güncel durumu da ele alınacak. Türkiye'nin görüş ve beklentilerinin aktarılmasının yanı sıra, Gümrük Birliği'nin ayrılmaz parçası olan Türkiye'nin AB'nin sanayi stratejisine dahil edilmesinin taşıdığı kritik önemin altının çizilmesi öngörülüyor. Ayrıca mevcut bölgesel ve küresel sınamalar karşısında Türkiye'nin AB öncülüğündeki güvenlik ve savunma girişimlerine, projelerine ve programlarına dahil edilmesinin önemine dikkat çekilmesi planlanıyor. Portekiz'in Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesine yönelik yapıcı yaklaşımının da memnuniyetle karşılandığı ifade ediliyor. Bakan Fidan'ın görüşmelerinde, Rusya-Ukrayna savaşının müzakereler ve diplomasi temelinde adil ve kalıcı bir barışla sonlandırılmasının gerekliliğini vurgulaması bekleniyor. Portekiz'in 21 Eylül 2025 tarihinde Filistin Devleti'ni tanıma kararı bağlamında, iki devletli çözüm doğrultusunda uluslararası toplumla birlikte atılabilecek ortak adımların da ele alınacağı belirtiliyor. Bu kapsamda Gazze'de ateşkese tam riayet edilmesinin, insani yardımların kesintisiz biçimde ulaştırılmasının ve sürecin ikinci aşamasına geçilmesinin öneminin vurgulanması planlanıyor. Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin 100. yıl dönümünün kutlanacağı 2026 yılında ortak etkinlikler düzenlenmesi planlanırken iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 2,9 milyar dolar olarak gerçekleşti, 2025 yılının ilk on ayında ise 3,1 milyar dolara ulaştı.

BTSO ve BASDEC’ten Pakistan çıkarması: Stratejik ortaklıkta yeni dönem Haber

BTSO ve BASDEC’ten Pakistan çıkarması: Stratejik ortaklıkta yeni dönem

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarını uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında daha da ileri taşımak amacıyla Pakistan’a ‘Sektörel Ticaret Heyeti’ programı düzenledi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen programda, iki ülke arasında savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve stratejik yatırımlar alanında yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye–Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst Düzey Temaslar Gerçekleştirildi Türkiye–Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ–Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği İmkanları da Konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B Görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: “Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti.” “Pakistan Büyük Fırsatlar Sunuyor” Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, “Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır.” diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum.” “Pakistan Türkiye’yi Gerçek Anlamda Kardeş Olarak Görüyor” BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, “Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor” dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip koşullarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. “Pakistanlı Firmalar ile Görüşmeler Sürecek” BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. “Elektronik Mayın Dedektörü İhracatı İçin Somut Adımlar Attık” COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: “Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” “Milli Savunma Vizyonuna Katkı Sağlamayı Hedefliyoruz” ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, “BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz.” dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, “Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu. “Pakistan Temaslarımız Oldukça Olumlu Geçti” UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, “Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti.” dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, “Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.