SON DAKİKA
Hava Durumu

#Seçim

Söz Bursa - Seçim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seçim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Özel ve Arıkan’dan ortak mesaj: Vatandaş erken seçimde ısrarcı Haber

Özel ve Arıkan’dan ortak mesaj: Vatandaş erken seçimde ısrarcı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı (CHP) Özgür Özel'i genel merkezinde ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özel, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Özel, "Özellikle 19 Mart'tan bugüne kadar partimiz çok zor günler geçirdi. Tüm yaşadığımız zorluklarda ve acılarda ki kayıplarımız oldu, ilk telefonu açan, ilk ziyaretimize gelen ve her zaman dayanışma gösteren Mahmut Arıkan'a ve 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle tam bir dayanışma halinde, bir kardeşlik hukukuna bağlı olarak siyaset yapan tüm Saadet Partisi teşkilatına ben de çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra Türkiye'de çok daha güzel günlerde, umut dolu günlerde hep birlikte olmayı, birlikte siyaset yapmayı, birlikte çalışmayı ümit ediyoruz" dedi. "BAHÇELİ, EN DİPTEYKEN ÜLKEYİ ERKEN SEÇİME GÖTÜRDÜ" Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin erken seçim ve emekli aylıklarına ilişkin kendisine yönelik açıklamalarını şöyle değerlendirdi: "Bahçeli, erken seçime kapıyı kapattı. Bahçeli, erken seçime kapıyı açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını başlatmıştı. Kendisi bir üçlü koalisyondaydı ve çok zorlukları olan bir koalisyondu. Deprem geçmişti ve büyük bir ekonomik kriz, çok katı önlemlerle aşılmaya çalışılıyordu. Hükümetinin en zor olduğu dönemde ve ondan sonra yaşanacak her gün biraz daha ekonomik tedbirlerin sonuç vermeye başlayacağı, vatandaşın rahat edeceği ve hükümete tepkinin azalacağı bir süreçte en dipteyken, ülkeyi erken seçime götürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi kendilerinin dahi hayal edemeyeceği bir sonuç alarak, iktidarı oluşturan 3 partinin de baraj altı kalmasıyla, Türkiye'nin en köklü partilerinin baraj altı kalmasıyla, sadece 2 partinin barajı geçebildiği noktada, kuruluşunun üzerinden 13-14 ay geçtikten sonra tek başına iktidarı yakaladı. O gün, Bahçeli'nin bıraktığı gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altındı, bugün 2 çeyrek altın. Aradaki 6 çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının eseri olarak emeklinin cebinden uçup gitti. Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın; bir kere değil, her ay kaybediyorlar. Bu süreci Bahçeli'nin erken seçim çağrısı başlattı." Özel, "Şimdi Bahçeli, milletin bu iktidardan en rahatsız olduğu, ekonomik krizin en yüksek noktada olduğu, milletin şikayetlerinin en fazla olduğu, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin dayanılamaz bir noktaya geldiği yerde bu sefer erken seçime kapıyı kapatıyor. Erken seçime bugün kapıyı aralasa emekli kurtulacak, asgari ücretli kurtulacak, çiftçi kurtulacak, esnaf kurtulacak, memur kurtulacak. Ama kendisi iktidardayken en avantajlı zamanda AK Parti'ye erken seçim kapısını aralayan AK Parti için en dezavantajlı noktada erken seçime kapıyı kapatıyor. O zaman ne diyelim? Bahçeli, biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" dedi. "KLASİK ANAYASAYA AYKIRILIK BAŞVURULARINDAN FARKLI" Emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli maaşını alacak olması ve Anayasa Mahkemesi'ne başvuru hakkındaki soruyu cevaplayan Özel, "Anayasa Mahkemesi ile ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabii normal şartlarda yapılan düzenlemenin iptali, bin liralık zammın iptali noktasına gelebilir. Ama biz Anayasa Mahkemesi'ne çalışmamızı, anayasanın insanca yaşam hakkı, barınma hakkı başta olmak üzere, emeklilerin bu maaşla mahrum oldukları temel insan haklarından dolayı Anayasa Mahkemesi'nin uzunca bir süre vermeksizin, Meclis'in görevlerini ve anayasanın saydığı temel insan haklarını değerlendirerek ve kısa bir süre vererek kanunun yeniden görüşülmek üzere iptal edilmesi talebiyle bir başvuru yapmayı düşünüyoruz. Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı, arkadaşlar detaylı olarak çalışıyorlar. Çalışmalarını tamamladıklarında başvuruyu gerçekleştirecek arkadaşlarımız" diye konuştu. "VATANDAŞLARIMIZ ERKEN SEÇİM NOKTASINDA ÇOK ISRARCILAR" Emekli maaşlarına değinen Arıkan, "Türkiye'nin her yerini özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız dün Manisa ilindeydik ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir, tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizişliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması diğer emekli maaşlarının da ödeme primi oranının da artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Bahçeli, iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" şeklinde konuştu.

Çağdaş Mühendisler ‘Mücadele’ dedi: Makina Mühendisleri Odası’nda adaylar tanıtıldı Haber

Çağdaş Mühendisler ‘Mücadele’ dedi: Makina Mühendisleri Odası’nda adaylar tanıtıldı

Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Ortak Salon’da gerçekleştirilen adaylık açıklamasında, Çağdaş Mühendisler grubunun 20. Dönem Yönetim Kurulu adayları görücüye çıktı. Grubun en genç adaylarından Serhat Bulut tarafından okunan ortak açıklamada, seçimlerin sıradan bir aday tanıtımı değil, odanın gelecekteki duruşuna dair bir karar süreci olduğu ifade edildi. "MÜHENDİSLİĞİ PİYASAYA TESLİM ETMEYECEĞİZ" Açıklamada, mühendislik mesleğinin ve meslek örgütünün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Bir yanda mühendisliği piyasaya teslim eden, odamızı sessizliğe mahkûm etmek isteyen bir zihniyet var; diğer yanda ise ön seçimle adaylarını belirleyen, toplumcu ve bağımsız mühendislik anlayışını savunan bizler varız. Mühendisler yoksullaşırken, gençler işsizliğe sürüklenirken susmayacağız. Biz uyum sağlamaya değil, mücadele etmeye geliyoruz." "BİZ TARAFIZ: EMEKTEN VE BİLİMDEN YANA" Makina Mühendisleri Odası’nın iktidarın arka bahçesi ya da sermayenin ofisi olamayacağının altını çizen Çağdaş Mühendisler, sanayi politikalarına yön veren ve kent talanının karşısında duran bir oda yönetimi vaat etti. Açıklamada, "Emekten tarafız, kamudan tarafız, bilimden ve aydınlanmadan tarafız" denilerek örgütlü mücadelenin önemi vurgulandı. İŞTE ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLERİN ADAY LİSTESİ Ön seçim geleneğiyle belirlenen 7 asıl ve 7 yedek yönetim kurulu aday listesi şu isimlerden oluştu: Ercan Çarıkçı, Murat Korkut, Erkut Yavuz, Okay Güler, Semiha Öztan, Serpil Güzel, Serhat Bulut, İskender Güven, Burak Karlı, Esra İnhanlı, Yılmaz Adana, Kadir Kaymaz, Uğur Rahmi Demir ve Mithat Mollaoğlu. SEÇİM HEYECANI 7-8 ŞUBAT’TA Çağdaş Mühendisler, tüm meslektaşlarını mesleki onur ve kamucu mühendislik çizgisine güç vermeye davet etti. MMO Bursa Şubesi Genel Kurulu 7 Şubat tarihinde, seçimler ise 8 Şubat günü BAOB Oditoryum’da gerçekleştirilecek.

İçmimarlar Odası Bursa Şubesi’nde Nehir Özbey dönemi başladı Haber

İçmimarlar Odası Bursa Şubesi’nde Nehir Özbey dönemi başladı

TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi 5. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Tek liste ile yapılan seçim sonucunda İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanlığına Nehir Özbey seçildi. İçmimarlar Odası Bursa Şubesi merkezinde gerçekleştirilen seçimler sonucunda İçmimarlar Odası Bursa Şube Başkanı seçilen Nehir Özbey, yeni dönem için hedeflerini değerlendirdi. Nehir Özbey, “Biz diğer odalara bakıldığında görece yeni bir odayız. 150 üye ile başlayan yolculuğumuzda şu anda 475 aktif üyemiz var. Yeni dönemde de üye sayımızı arttırarak, üye ilişkilerimizi güçlendirerek daha da büyüme hedefimizle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Güçlü üye ilişkileri, mesleğimizin ve meslek odamızın hak ettiği değer ve itibarı arttırarak, görünür, üretken, sivil inisiyatiflerle, yerel yönetimlerle ve üniversitelerle işbirliği içerisinde olarak, mesleğimize ve Bursamıza katkı sağlayan bir dönem geçirmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda üyelerimizin desteği bizim için çok önemli” dedi. “Şehirleşmenin her alanında söz sahibi olmak istiyoruz” İçmimarlığı yapı sektörünün paydaşı durumunda bir disiplin olarak tanımlayan Nehir Özbey, “Dolayısıyla yapının güvenliği, yangın, deprem gibi konularda bizim alanımıza dahil. Biz, içmimarların bu konularda da söz sahibi olmasını, şehirlerimizde oluşan niteliksiz yapı stoğu hakkında ya da yapılan kontrolsüz tadilatlar ya da deprem yönetmeniyle uygun olmayan yapılarla alakalı, yangın yönetmeliğinde de söz sahibi olmak, yani bulunabileceğimiz her alanda söz söylemek istiyoruz. Bu da ana hedeflerimizden birisi” ifadelerini kullandı. Odalarının yerel yönetimlerle ilişkilerinin her dönemde çok iyi olduğunu belirten Nehir Özbey, “Yerel yönetimlerimiz de zaten akademik odalara karşı açık bir yaklaşım içerisindeler. Bu anlamda paydaşlığa hazır olduklarını daha önce de kendilerinden dinledik. Yeni dönemde hem büyükşehir belediyemiz hem de ilçe belediyelerimizle çeşitli protokollerle ilgili hazırlıklarımız var. Daha önce de örnek uygulamalarımız olmuştu. Bunları geliştirip yeni dönemde daha aktif hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi. “İçmimarlık lüks değil ihtiyaçtır” İçmimarlık mesleği üzerindeki lüks ve estetik algısını değiştirmeye çalıştıklarını anlatan Nehir Özbey, “Ancak günümüz şartlarında artık bu algı biraz daha kırılmaya başlandı. İçmimarlık, aslında yapı sektöründeki birçok disiplinin birlikte çalışması gereken, paydaşlığın ortasında bulunan bir meslek grubudur. Yani bir yapı oluşurken iç mimarların da sürecin en başından dahil olması, yapıların güvenliği, kullanıcının konforu ve yapı üretimlerinde emek zayiatının önüne geçilerek sürdürülebilir tasarımlar için bir gerekliliktir. Bu iç mimarlığın bir lüksten çok aslında bir ihtiyaç olduğunu ve insanların da bu yaklaşımla ilerlemesi gerektiğini söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Bizde genel kurullar bayrak değişimidir” İçmimarlar Odası’nın her zaman barışçıl bir yapıyla yönetildiğini ifade eden Nehir Özbey açıklamalarının devamında şunları söyledi: “TMMOB içmimarlar odası 11 şubeden oluşuyor. Bursa da bu şubelerden bir tanesi. Bayrak devri şeklinde ilerleyen bir genel kurul sistemimiz var. Bu dönemde aslında listemizde önemli ölçüde bir değişiklik oldu diyebiliriz. Yönetim kurulumuzu oluştururken mesleğinde başarılı, tecrübeli, sorumluluk sahibi, mesleği ve odasına karşı yükümlülüklerinin farkında olan ve nitelikli işler yapan arkadaşlarımız tercih ettik. Bizden önceki dönemlerde de başkan ve yöneticilerimiz odamız ve mesleğimiz adına çok güzel çalışmalara imza attılar. Bu anlamda tüm başkan ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Bu başarıların üzerine koyarak ilerlemeyi düşünüyoruz.” Gerçekleştirilen seçimde TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi’nin yeni yönetimi şu isimlerden oluştu: Yönetim kurulu asıl: Nehir Özbey, Ahmet Tuna Muhtar, Begüm Gülen, Ercüment Özçelik, Aylin Aras, Melih Konuk, Sait Faruk Eligür Yönetim kurulu yedek: Fehmi Akpınar, Emre Arı, İpek Uçar, Barış Yılancı, Nihatcan Danış, Burcu Uluköy, Ezgi İzgördü Demir

Nihat Yeşiltaş: "Bu Ücretle milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler" Haber

Nihat Yeşiltaş: "Bu Ücretle milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler"

1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak 28 bin 75 liralık asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tepki gösterdi. Yeşiltaş, “24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izledik. Ülkeyi yönetenler halktan kaçıyorsa, o koltuklarda oturmalarının da anlamı yoktur. Geçim yoksa seçim vardır” dedi. CHP Bursa İl Başkanlığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına karşı Bursa Kent Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İlçe Başkanları, İl-İlçe Yöneticileri ve yurttaşlar katıldı. Açıklamasında asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına tepki gösteren Yeşiltaş, Kent Meydanı’ndaki basın açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye emekçi sınıfı; zenginle fakir ne zaman karşı karşıya gelse, her zaman zenginden yana taraf olmuş bir iktidarın ablukası altındadır. Bizler, 24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izledik. İşçinin masada olmadığı göstermelik bir pazarlıkla milyonlarca işçiyi, milyonlarca emekçiyi ve milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Kimsenin güvenmediği TÜİK bile enflasyonu yüzde 31 olarak açıklarken, bu oranın altında zam yapıp hiç utanmadan, hiç sıkılmadan ‘emekçiyi enflasyona ezdirmedik’ dediler. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, bu onurlu halka 28 bin lirayı reva gördüler. Yere batsın böyle düzen!” GEÇİM YOKSA SEÇİM VARDIR Hükümetin yarattığı enflasyonun faturasını yoksullara kestiğini belirten Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyonun sebebini kendilerinde değil, iki göz odalı evinde yaşam mücadelesi veren garibanda arayanlar çıkıp ne dedi biliyor musunuz? ‘Muhalefetin popülizm tuzağına düşmedik’ dedi. Buradan açıkça söylüyorum: Önerdiğimiz 39 bin liraya bile popülizm diyenler, biraz olsun rahatlama sağlayacak bir ücrete bile laf edenler, tek bir işçinin yüzüne bakmaya cesaret edemeyenlerdir. Emeğin ve alın terinin şehri Bursa’dan bu düzenin sahiplerine ve işbirlikçilerine sesleniyorum: Gelin cesaretiniz varsa bu kentteki bir konfeksiyona gidip, evladının karnını doyurabilmek için 12 saat köle gibi çalışan bir annenin yüzüne bakın. Gelin bir fabrikaya gidip bir babanın yüzüne bakın. Bir ülkenin Çalışma Bakanı işçinin yüzüne bakmaya korkuyorsa, o koltukta oturmasının hiçbir anlamı yoktur. Ülkeyi yönetenler halktan kaçıyorsa, o koltuklarda oturmalarının da anlamı yoktur. Geçim yoksa seçim vardır!” KRİZ VARSA YÜKÜ İŞÇİ ÇEKİYOR Hükümetin asgari ücretin bir yoksullukla mücadele aracı olduğunu hatırlaması gerektiğini vurgulayan Yeşiltaş, şunları söyledi: “Normal bir düzende hükümet, halkın emeği sömürülmesin diye piyasaya müdahale eder, asgari bir ücret belirler ve halkının yanında olur. Asgari ücretin anlamı budur. Ancak bu ülkede halkın emeği, zengin daha zenginleşsin diye bizzat hükümet eliyle sömürülüyor. Bu ülkede kriz varsa yükü işçi çekiyor, büyüme varsa payı zengin alıyor. Vergiyi yoksul ödüyor, yoksulun vergisi zengine gidiyor. Bir avuç sermaye sahibi ve saray etrafında toplanmış bir azınlık şatafat içinde yaşasın diye milyonlarca insan açlığa mahkûm ediliyor. Bu hükümetin halkla olan bağı tamamen kopmuştur. Halkla bağı olsaydı bütçe görüşmeleri sırasında ‘asgari ücretli sayısı abartılıyor’ demezlerdi.” Ülkede çalışanların yarısının asgari ücretle, diğer yarısının ise asgari ücretin biraz üzerinde maaş aldığını ifade eden Yeşiltaş, asgari ücretin iki katından fazla kazananların oranının yalnızca yüzde 12 olduğunu, ülkedeki maaşların neredeyse tamamının asgari ücrete göre belirlendiğini söyledi. BU ÜLKENİN EMEKÇİ HALKI BU KARANLIĞI HAK ETMİYOR Bir yıl boyunca geçerli olacak ücretin durdurulamayacağını ve enflasyon karşısında hızla eriyeceğini belirten Yeşiltaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Halkımız her ay daha büyük bir karanlığa sürüklenecek. İnanın bu ülkenin insanları, bu ülkenin emekçi halkı bu karanlığı hak etmiyor. Bir kez daha açıkça görülmüştür ki ülkedeki adalet krizi her geçen gün daha da büyümektedir. Eksik olan adalettir. Sorun bu adaletsiz düzenin sahipleridir. Bugün ülkenin her yanından adalet çığlıkları yükseliyor; sadece mahkeme salonlarında değil, evde, fabrikada, tarlada, okulda… Bütün ülke adil bir yaşamın, adil bir düzenin özlemini çekiyor. Kardeşlerim, bu düzeni yaratanlar değişmeden tek bir emekçi, tek bir yurttaş nefes alamayacak. Yemin olsun bu düzeni de, bu düzenin işbirlikçilerini de ilk seçimde göndereceğiz. Büyük usta Nâzım’ın düşlediği ‘gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan’ bir ülkeyi; ekmek, gül ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız. Yemin olsun başaracağız!
Mutlaka kazanacağız!
Mutlaka kazanacağız!
Mutlaka kazanacağız! Aydınlık yarınlarımıza selam olsun. Sağ olun, var olun!”

İYİ Parti'den 5 ilçe başkanı istifa etti Haber

İYİ Parti'den 5 ilçe başkanı istifa etti

Adana'da İYİ Parti'nin İl Başkanlığı seçimlerine ve seçim sonrası oluşan yönetime tepki gösteren 5 ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte görevlerini bıraktıklarını açıkladı. 30 Kasım'da İYİ Parti Adana İl Başkanlığı 4. Olağan İl Kongresi'nde İl Başkanlığını Batur Eroğlu kazandı. Seçimin ardından il başkanlığında oluşan yönetimi bazı ilçe başkanları protesto etti. Bu kapsamda Ceyhan İlçe Başkanı Ahmet Akar, Yumurtalık İlçe Başkanı Saltuk Buğra Tülü, Feke İlçe Başkanı Mustafa Avcı, Tufanbeyli İlçe Başkanı Fevzi Çapanoğlu ve Karaisalı İlçe Başkanı Babacan Öveç, yönetimleriyle birlikte görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı. "MÜDAHALELER, PARTİ İÇİ TARAFSIZLIK İLKESİNİ AĞIR BİÇİMDE İHLAL ETMİŞTİR" Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen toplantıda ortak bildiriyi okuyan Ceyhan İlçe Başkanı Ahmet Akar, "İYİ Parti Adana İl Başkanlığı seçimlerinde yaşananlar, partimizin demokratik değerleriyle ve siyasi etiğiyle uzlaşmayan ciddi sorunlara işaret ettiği için bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur. Tarafsız kalması gereken bir milletvekilinin seçim sürecine doğrudan müdahil olması, teşkilat iradesine gölge düşürmüş ve seçimlerin adil seyrini bozmuştur. Bu müdahale sadece sonucu etkilememiş, teşkilat mensupları üzerinde açık bir baskı oluşturmuş, parti içi tarafsızlık ilkesini ağır biçimde ihlal etmiştir" ifadelerini kullandı. Sadece yönetimdeki görevlerini bıraktıklarını ifade eden Akar, daha sonra şunları söyledi: "Üyelik ve delegelik haklarımızın dokunulmazlığı çerçevesinde, bu haklarımızdan asla vazgeçmediğimizi özellikle vurguluyorum. Ben partimin üyesiyim, delegesiyim ve kalmaya da devam ediyorum. İstifa ettiğimiz tek makam, yalnızca ilçe başkanlığı yönetim kurulu üyelerimle birlikte yönetim görevimizdir."

Özgür Özel'den Tandoğan'da iktidar çağrısı: "Emekliden yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız!" Haber

Özgür Özel'den Tandoğan'da iktidar çağrısı: "Emekliden yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Önümüze gelen ilk seçim sandığında haktan yana, hukuktan yana, adaletten yana, emekliden ve emekçiden yana, hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için birlikte mücadele etmekten yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenen 'Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı Mitingi'ne katıldı. Genel Başkan Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bütçe hakkı, insanlığın en önemli kazanımıdır. Bütçe hakkı öyle Meclis'te bir komisyon kurulmuş, bütçeler orada konuşulmuş, öyle bir yer değil. Bütçe Meclis'ten doğmaz, Meclis bütçe hakkından doğar" şeklinde konuştu. "MECLİS MEYDANDIR, MEYDANLARDIR, SOKAKTIR" Özel, demokrasinin adil bir sandık istediğini belirterek, "Demokrasi sadece 5 yılda bir oy kullanıp vatandaşın çekildiği, onun bildiğini yaptığı, sandıkta kazanırsa geçmişini aklayıp geleceğini meşrulaştırdığı bir düzen değildir. Demokrasi, adil sandık ister, doğru bir seçim sistemi ister, ardından hakkaniyetle yönetmek ve sürekli hesap vermek ve denetlenmek ister. O yüzden birileri, 'oyu aldım, beş yıl ben bilirim. Sen beni seçtin, gerisini ben seçerim. Rektörü ben atarım, valiyi ben atarım, emniyet müdürünü, bakanı, bürokratı ben atarım. Beş yıl keyfime bakarım' diyen bir anlayışa karşı işte madem Meclis anlamsızdır, madem bütçe hakkı artık tanınmamaktadır o zaman Meclis meydandır, meydanlardır, sokaktır" ifadelerini kullandı. "39 BİN LİRALIK ASGARİ ÜCRET TEKLİFİMİZİ, BUNU VERECEK ESNAF İÇİN 10 BİN 500 LİRALIK SOSYAL GÜVENLİK PRİM DESTEĞİ TEKLİFİMİZİ İLAN ETTİK" Asgari ücret için verdikleri teklifi hatırlatan Özel, "Bu ülkede hiçbir yurttaşın geleceği güvende kalmamaktadır. Onun için elbette biz 39 bin liralık asgari ücret teklifimizi, bunu verecek esnaf için 10 bin 500 liralık sosyal güvenlik prim desteği teklifimizi ilan ettik, savunduk, mücadeleye devam edeceğiz. Ancak hepimizin barınma sorunundan, iyi bir yaşam sürme hakkından, karnını doyurmasından, çocuğunun eğitiminden, geleceğe dair tüm beklentilerinin karşılanması bir şeye bağlıdır. Emekliler ve emekçiler 8 çeyrek altınla başlayan hikayeyi, bugün 1,5 çeyrek altınla, artık sefalet noktasında sürdürmeye çalışıyor" açıklamasında bulundu. "HEPİMİZİN ORTAK GELECEĞİNİ KURTARMAK İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTEN YANA BİR İKTİDARI BİRLİKTE KURMALIYIZ" Özel, "Bir şey, kaybedildiği yerde bulunur. Biz, nerede kaybettiysek orada bulacağız ve önümüze gelen ilk seçim sandığında haktan yana, hukuktan yana, adaletten yana, emekliden ve emekçiden yana, hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için birlikte mücadele etmekten yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız" diyerek konuşmasını tamamladı.

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır Haber

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır

Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen ve dün başlayan CHP 39. Olağan Kurultayı gündem maddelerini uygulamak üzere Divan Başkanı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin konuşmasıyla saat 10.00'da tekrar toplandı. Kurultay salonuna eşi Didem Özel ile gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salonun içerisinde tam tur atarak partilileri selamladı. Parti programı, tüzüğü ve kurultay yönetmeliğinin oylandığı kurultayın ilk günü seyircisiz tamamlanırken, bugün seyirciler salondaki yerlerini aldı. Kurultayın düzenlendiği salonda CHP Gençlik Kollarınca hazırlanan "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" yazılı ve tutuklu belediye başkanlarının çizimlerinin yer aldığı dev afiş asıldı. Kurultay'da tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun video mesajı yayımlandı. "CHP TÜRKİYE'YE YÖN VEREN, TÜRKİYE'NİN KURUCU İRADESİNİ TEMSİL EDEN PARTİDİR" Kurultayda bir konuşma gerçekleştiren Özel, CHP'nin Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden bir parti olduğunu aktararak, "Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren, Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır" diye konuştu. CHP'nin her türlü hazırlığı yaptığı ve parti programlarının onaylandığını belirterek, "Burada yapılan tartışmalardan sonra oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin 81 ilden gelen, seçilmiş bin 200 delegesinin ve tüm doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı hazırladık. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu salondan, ‘Şimdi iktidar zamanı' diyerek ayrılmaya hazırdır, iktidara yürümeye hazırdır" ifadelerini kullandı. "Parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz" Verdikleri değişim sözünü tuttuklarını aktaran Özel, "Biz verdiğimiz değişim sözünün altını, tüm bu adımları atarak doldurduk ve şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın onur meselesi sayıyorum" açıklamasında bulundu. "40'INCI KURULTAY, İKTİDARDAKİ İLK KURULTAYIMIZ OLACAK" Özel, bu kurultayın muhalefet olarak son kurultayları olduğunu dile getirerek, "Şimdi buradan bu kurultaydan, 40'ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır" dedi. "Ekrem İmamoğlu adayımızdır, A planımız da B planımız da Z planımız da budur" Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayları olduğunu bir kez daha hatırlatan Özel, "Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da B planımız da Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu, milletin adayıdır. Sarayın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu'nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan. Yargı kollarına değil, teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada ve örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı" ifadelerine yer verdi. "CHP BİZİ ESKİYE DÖNDÜRMEK İSTEYENLERDEN ARINACAK" Özel, Partisinde verilen mücadeleye destek olmayanlara yer olmadığını vurgulayarak, "Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa işte bu anlayıştan aranacaktır. Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerden sokaklardan ve meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacaktır. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. Bu parti, kadın kollarının seçim akşamı tülbenti sirkeye basıp başına bağladığı bir parti olmayacak, bu parti, gençlik kollarının, ışığı sönmeden kendi evine gidemediği, boynu bükük sokakta beklediği, babası ‘Ne oldu seçim' deyince yere bakan gençlik kollarının partisi olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak" diye konuştu. "TERÖR SORUNUNUN DEMOKRATİK YOLLARDAN ÇÖZÜLMESİ İÇİN MECLİS'TE KOMİSYON KURMA ÖNERİSİNİ DİLE GETİREN PARTİYİZ" Özel, ‘Kürt Sorunu'nun varlığının inkar edilemez olduğunu sözlerine ekleyerek, "Birileri bırakın Kürt sorununu, Kürtlerin varlığını bile inkar ederken hala Kürtlerin seçtiği belediyelere kayyım atarken, siyasetçilerin Genel Başkanları, Eş Genel Başkanları, belediye başkanlarını hapislerde tutarken Cumhuriyet Halk Partisi kararlılıkla bu sorunun demokratik yöntemlerle çözümünü savunmuştur. Biz, DEM Parti ile görüştüğümüz için terörist ilan edilirken duruşundan milim sapmayan, yeri geldiğinde de Kürtlere, ‘Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşı olduğunuzu hissedeceksiniz' diye vaatte bulunmaktan korkmayan bir partiyiz. Büyük bir Türkiye İttifakı, bizim hayalimiz ve idealimizdir. Bu anlayışla bu sorunun demokratik yollardan çözülmesi için Meclis'te komisyon kurma önerisini de dile getiren partiyiz" ifadelerine yer verdi. "PARTİMİZİN İMRALI'YA GİTMEME ÜZERİNE ALDIĞI KARAR YIKICI DEĞİL YAPICIDIR" Özel, ‘Terörsüz Türkiye Sürecinde' TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değinerek, şu ifadelere yer verdi: "Gelinen aşamada komisyon 18 toplantı yapmıştır. Ama hala belediyelerde, millet iradesinin üstünde atadıkları kayyımlar bulunmaktadır. Hala Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan, Kent Uzlaşısı adı altında utanç davalarından insanlar hapis yatmaktadır. Hala seçilmiş siyasetçiler hapistedir. Hala Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları uygulanmamaktadır. Bunlar çözülmeden, tüm meselenin ‘olmazsa olmaz' denilerek İmralı'ya gitmeme noktasına sıkıştırılması doğru olmamıştır. Siyaset dayatmalarla değil, milletin rızasını alarak yapılır. O yüzden partimizin aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır. Çünkü menzil barışsa istikamet samimiyettir." "TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE'Yİ MUTLAKA İNŞA EDECEĞİZ" ‘Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin TBMM'ye 29 maddelik çözüm önerisi sunduklarını ve bu önerileri her yerde savunacaklarını söyleyen Özel, "Türkiye'nin demokrasi ve sosyal birikimi Orta Doğu'daki tüm kimlikler ve inançlar için huzur ve refah sağlayacak güce sahiptir. Bu öncülüğü yapabilmek ise ancak kendi toplumsal barışını, demokrasi ve adaletini sağlamış bir Türkiye ile mümkündür. Herkes suni tartışmalardan vazgeçip hedefe odaklanmalıdır. Biz, terörsüz ve demokratik Türkiye'yi mutlaka inşa edeceğiz. Türkiye'yi içine kapatan, toplumu birbirine düşüren, siyaseti tarihe gömmeye, bölgemizde barışı, kardeşliği, ülkemizde de huzuru, eşitliği ve refahı sağlayacak yeni bir dönemi başlatmaya geliyoruz" dedi. Kurultay'a Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun yanı sıra AK Parti Genel Başkanı Vekili Mustafa Elitaş ve diğer siyasi partilerin temsilcileri de katılım sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.