SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şehir Hastanesi

Söz Bursa - Şehir Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehir Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Yıldırım'ın Sağlığına İpotek Koyuluyor!" Haber

"Yıldırım'ın Sağlığına İpotek Koyuluyor!"

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım, sağlık alanında kullanılan arazilerin ve hastanelerin özelleştirilmesi planına sert tepki gösterdi. Yıldırım, parti üyeleri ve vatandaşların katılımıyla Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir basın açıklaması düzenledi. "Sağlıkta bir suikast" İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım yaptığı açıklamada, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca alınan özelleştirme kararlarını eleştirerek, "Bugün burada, sadece alınmış basit bir özelleştirme kararı için değil, Yıldırım'ın sağlık alanındaki geleceğine yönelik bir suikastın halk nezdindeki itirazını dile getirmek için toplanmış bulunmaktayız" dedi. Satışa çıkarılan alanlar tek tek sıralandı Yıldırım, özelleştirilmesi planlanan alanları şöyle sıraladı: - Samanlı Mahallesi'nde sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş toplam 241.574 metrekare arsa - Yüksek İhtisas Hastanesi'nden kalan 19.795 metrekare arsa - Göğüs Hastanesi'nden kalan 6.276 metrekare arsa - Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin mevcut alanı 10.321 metrekare Tayfun Yıldırım, "Yıkılan hastanelerimizin yerine yeni sağlık kompleksleri yapılması beklenirken, israf ve talan sonucu bütçenin açık vermesiyle bu araziler göz göre göre satılmak isteniyor" ifadelerini kullandı. "İş insanları teklif vermesin" İş insanlarına seslenen Yıldırım, "Hiçbir iş insanımız bu ihalelere teklif vermemeli ve bu araziler sağlık alanında kullanılarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmelidir" dedi. Şehir Hastanesi sonrası çile Bursa Şehir Hastanesi açılmadan önce Yıldırım'da dört büyük hastanenin aktif hizmet verdiğini hatırlatan Tayfun Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve önünde bulunduğumuz Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi aktif olarak hizmet vermekteydi. Ama Şehir Hastanesi açıldıktan sonra önce Göğüs Hastanesi, sonrasında da Yüksek İhtisas Hastanesi kapatıldı." Yıldırım, "Yıldırımlılar ya Şevket Yılmaz Hastanesi'nde çileye talip olmak ya da 31 kilometre uzaktaki Şehir Hastanesi yollarında perişan olmak zorunda" diye ekledi. "105 doktor hizmet veriyor" Ağız ve Diş Hastanesi'nde 105 doktorun görev yaptığını belirten Tayfun Yıldırım, "Sadece Yıldırım halkına değil, Bursa'nın tamamına ve hatta çevre illere hizmet vermektedir. Eğer bu kararname ile satışlar gerçekleşirse, Yıldırımlı vatandaşlarımız bu kolaylıktan da mahrum bırakılacak" dedi. "Bu bir memleket meselesidir" Yıldırım, özelleştirme kararının parti meselesi olmadığını vurgulayarak, "Bu durum partiler üstü bir durumdur. Her partinin ve STK'nın bu durum karşısında tepkisini dile getirmesi gerekmektedir. Eğer bu alanlar satılırsa, Yıldırımlılar bunu asla unutmayacak ve zamanı geldiğinde gereken cevabı mutlaka verecektir" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı'na zor sorular Açıklamasında Yıldırım Belediye Başkanı'na yönelik sert sorular yönelten Tayfun Yıldırım, şunları söyledi: - "Neden suskunluğunu koruyor?" - "Neden gerekli mercilere baskı yapmıyor?" - "Alınan bu kararın yanlış olduğunu bile bile, neden itiraz etmiyor?" - "Yıldırım'ın geleceğine vurulan bu darbe, kendileri tarafından vurulduğu için midir suskunluğu?" Sosyal belediyecilik anlayışını eleştiren Yıldırım, "Sosyal belediyeciliği makarna ve kömür dağıtmak, üç harfli marketlerden indirim kartı vermekten ibaret zannedenlere sesleniyorum: Sosyal belediyecilik, vatandaşlarının eşit hizmet alma koşullarına ulaşmasını sağlayan belediyeciliktir" dedi. Tayfun Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da Yıldırımlı vatandaşlarımızın öksüz ve mahsun bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu yanlıştan derhal dönülmesi gerektiğini ve Yıldırımlıların hak ettiği değeri görmeleri için elimizden ne geliyorsa yapacağımızı bilmenizi isteriz."

Bursa-Ankara arası 2 saate düşüyor! İşte açılış tarihi Haber

Bursa-Ankara arası 2 saate düşüyor! İşte açılış tarihi

Bursa-Ankara ulaşım altyapısını güçlendirecek yüksek hızlı tren projesinde geri sayım başladı. 106 kilometrelik Bursa-Yenişehir-Osmaneli hattın 2026 yılı içinde test sürüşleri planlanırken, yıl sonunda ise hizmete alınması hedefleniyor. Proje tamamlandığında Bursa ile Ankara arasındaki seyahat süresinin 2 saat 15 dakikaya düşmesi hedeflenen hızlı trenin Bursa-Ankara arasındaki rayları dron ile görüntülendi. Bursa-Yenişehir-Osmaneli'yi kapsayan hızlı tren projesinde sona gelindi. Bursa'nın ekonomisinden turizmine kadar birçok konuda olumlu etkiye sahip olacak hızlı tren projesi, 2026 yılı sonunda bitmesi hedefleniyor. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen toplantıda Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba'nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticileri de hazır bulundu. Bursa'nın hatta Marmara'nın en büyük projelerinden biri olan 106 kilometrelik hızlı tren hattı ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Gürkan, "Bursa'nın ulaşımına nefes aldıracak, ekonomisine güç katacak bu büyük yatırım Marmara bölgesine hayırlı olsun. 2026 yılı bizim için çok önemli. Bursa ve hatta Marmara'nın en büyük projelerinden bir tanesi diyebiliriz. 106 kilometrelik hızlı tren hattımızın faaliyete geçirilmesiyle alakalı bugün proje müellifi arkadaşlarla beraber seyrini incelemiş olduk. Kısmetse önümüzdeki süreç içerisinde 4'üncü, 5'inci ay itibarıyla büyük ihtimalle elektrik sistemleri ile alakalı sistemler devreye konmuş olacak. 7'inci ay itibarıyla da test treninin raylara inerek testlere başlamış olmasını bekliyoruz. Ardından da 2026 yılı sonuna doğru hayırlısıyla Bursalı hemşehrilerimizin hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak. Sadece bununla bitmiyor tabi. Biliyorsunuz gar bölgesine kadar olan Emek-Şehir Hastanesi hattının da faaliyete geçmesi bizim için çok önemli. Müteahhit firmamız da burasını kısmetse hızlı trenin faaliyete geçmesiyle beraber Emek-Şehir Hastanesi hattımızın da faaliyete geçirmiş olacak. Bu bizim için büyük bir entegrasyon aslında. Bursa özelinde baktığımızda 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve şehir hastanesi raylı sistemimiz de faaliyete geçmiş olup Bursalıların hizmetine geçmiş olacak" dedi. Bursa Büyükşehir Başkanvekili Biba ise, "Bursa'mızda biliyorsunuz hat olarak Kestel'den başlayıp işte üniversiteye kadar uzanan bir hattımız var. Oradan da T2 hattımız vardı. Ama bu Bursalı hemşehrilerimizin tabi bu raylı sistemdeki ihtiyacını karşılamıyor. Uzun süredir bununla ilgili yapılan çalışmalarımız var, ara bağlantılarımız var. Bunlarla ilgili de az önce hep beraber konuyla alakalı istişarelerimizi ettik. Tabi ki en kısa sürede bununla ilgili bir aksiyon alma konusunda neticelendirmeye çalıştık toplantımızı. Yani umuyoruz ki en kısa zamanda Bursalı hemşehrilerimizin de beklediği ve sevineceği projelerle yakın zamanda başlayacağız" dedi.

Nilüfer'de kar mesaisi: Ekipler kırsal ve merkezde teyakkuza geçti Haber

Nilüfer'de kar mesaisi: Ekipler kırsal ve merkezde teyakkuza geçti

Bursa’yı etkisi altına alan yoğun kar yağışına karşı Nilüfer Belediyesi ekipleri teyakkuza geçti. 2025’in son gününde başlayıp yeni yılın ilk gününde de devam eden yağışta ulaşımın aksamaması için kırsal ve merkez mahallelerde yoğun bir çalışma yürütülüyor. Nilüfer Belediyesi, 2025 yılının son günlerinde başlayarak Bursa genelinde etkili olan kar yağışının günlük yaşamı olumsuz etkilememesi için çalışmalarını sürdürüyor. 31 Aralık günü etkisini artıran ve 1 Ocak itibarıyla devam eden yağışa karşı belediye ekipleri, ilçenin dört bir yanında aralıksız mesai yapıyor. Kar yağışının başlamasıyla birlikte sahaya inen ekipler, öncelikli olarak ulaşımın hayati önem taşıdığı noktalara müdahale etti. Çalışmalar kapsamında Afet Koordinasyon Merkezi’nden (AKOM) gelen ihbarlar dikkate alınarak acil durum planı uygulandı. Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminde sıkıntı yaşamaması adına Şehir Hastanesi bölgesi ve diğer hastane güzergahları sürekli kontrol altında tutuluyor . KIRSALDAN KENT MERKEZİNE GENİŞ KAPSAMLI ÇALIŞMA Mücadele çalışmaları hem yüksek rakımlı kırsal mahallelerde hem de kent merkezindeki yoğun bölgelerde eş zamanlı olarak yürütülüyor. Rakımın yüksek olması nedeniyle karın daha etkili olduğu Demirci, Üçpınar, Dağyenice, Kadriye, Atlas, Kuruçeşme ve Güngören gibi kırsal mahallelerde yolların kapanmaması için iş makineleri devrede. Kent merkezinde ve gelişmekte olan bölgelerde ise nüfus yoğunluğu dikkate alınıyor. Ekipler; Balat, Doğanköy, Minareliçavuş, Kayapa, 30 Ağustos, Balkan, Kurtuluş, Çamlıca ve Kültür mahallelerinde kar küreme ve tuzlama çalışmaları gerçekleştiriyor. Ayrıca öğrenci ve işçi hareketliliğinin yoğun olduğu Görükle ile Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi güzergahlarında da ulaşımın güvenliği sağlanıyor. İŞ MAKİNELERİYLE ANINDA MÜDAHALE Nilüfer Belediyesi sorumluluğundaki ana arterlerde yürütülen çalışmalarda; greyderler, tuzlama araçları, bıçaklı araçlar ve kazıcı yükleyiciler aktif olarak kullanılıyor. Ekipler, buzlanma riskine karşı tuzlama yaparken, birikme olan noktalarda küreme işlemi gerçekleştirerek trafiğin akışını sağlıyor.

104 yaşında kalp ameliyatı oldu, sağlığına kavuştu! Haber

104 yaşında kalp ameliyatı oldu, sağlığına kavuştu!

Nefes darlığı, kuru öksürük ve baş dönmesi şikâyetleri ile Bursa Şehir Hastanesi'ne başvuran 104 yaşındaki Embiye Kadıoğlu'nun kalbinde aort kapağı kalınlaşması ve darlığı tespit edildi. Tetkikleri gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erkan, Kadıoğlu'nun ileri yaşına rağmen ameliyat kararı aldı. Hastane bünyesinde başarıyla gerçekleştirilen operasyon sonucu Kadıoğlu sağlığına kavuştu. Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Hakan Erkan, hastanın aynı hastanede çalışan meslektaşının annesi olduğu bilgisini verdi. Hastanın ileri yaşına rağmen herhangi bir ilaç kullanımını gerektirecek kronik bir hastalığı bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Erkan, "Biz de yapmış olduğumuz tetkiklerde organ sistemlerinin çok iyi çalıştığını gördük. Sadece kalp kapakçığında ileri yaşa bağlı olarak kireçlenmeye bağlı bir daralma söz konusuydu. Biz de hastaya, yakınlarıyla risklerini anlatarak işlemi yapmaya karar verdik. Yaklaşık 30-40 dakika süren bir ameliyatla kalp kapakçığını değiştirdik ve hastamızı şu anda da şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu. Tıbbi alandaki teknolojik gelişmelerin kalple ilgili operasyonlarda daha riskli hastaların başarıyla tedavi edilmesini sağladığına dikkat çeken Erkan, "Bu sayede hastanemizde ileri yaşa sahip bir hastamızı, kısa bir operasyon ve kısa bir takip süresinden sonra taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu. "KENDİNİ ÇOK İYİ HİSSEDİYOR" Aynı hastanede anestezi uzmanı olarak görev yapan Embiye Kadıoğlu'nun oğlu Dr. Özcan Kadıoğlu ise, "Annem 104 yaşında ve bir ay öncesine kadar sağlıklıydı. Gündelik işlerini kendisi görebiliyordu ama bir aydan beri gittikçe artan bir nefes darlığı, kuru öksürük ve baş dönmesi şikâyetleri gittikçe arttı. Nihayetinde Bursa Şehir Hastanesi'nde gereken tahlil ve tetkikler yapıldı. Maalesef ciddi aort kapağı, kalınlaşması ve darlığı olduğu söylendi. Bu hastalığın tedavisi ameliyat. Ama ne güzel ki ikinci bir seçenek olarak kapalı kapak değişimi (TAVİ) denilen işlem de yapılabiliyor. Annem için açık ameliyat uygun bir seçenek değildi. Yaşından dolayı riskleri çok yüksekti. O yüzden TAVİ yapılmasını düşündük" ifadelerini kullandı. Hastanede birlikte görev yaptığı Prof. Dr. Hakan Erkan'ın bu işlemi başarıyla yaptığını bildiğini belirten Kadıoğlu, "Daha önceden kendisiyle görüştüm ve bana, 'evet yaşından dolayı riski var ama ben bu işlemi yaparım, kabul ederseniz' dedi. Ben hemen kabul ettim. Çok kısa sürede işlem hazırlıkları tamamlandı. İşlemin kendisi de çok kısa sürdü ve hiçbir sorun yaşanmadan annem yoğun bakıma sonra buradan da servise çıktı. Şu an serviste yatıyoruz ve taburcu olmak üzere bekliyoruz. Annemin hiçbir sorunu yok, şikâyetleri geçti ve şu an kendini çok iyi hissediyor" dedi.

Dev hastanede dev park sorunu! Haber

Dev hastanede dev park sorunu!

Günde 50 bin kişiyi ağırlayan, yılda 18 milyon adet hizmet veren Bursa Şehir Hastanesi'nde 4500 araçlık kapalı ve açık otoparklar yetmiyor. Hastaneye araçlı tek giriş olduğu için gelişigüzel parklanmalardan dolayı ulaşım çileye dönüşüyor. Vatandaşlar yılan hikayesine dönen Emek Şehir Hastanesi metro hattının da bir an önce tamamlanmasını istiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ağustos 2019'da açılışı yapılan 1355 yataklı Şehir Hastanesi'nde otopark çilesine çözüm bulunamadı. Türkiye'nin 10.Şehir Hastanesi unvanına sahip olan sağlık kompleksi Bursa'nın yanısıra Balıkesir, Bilecik, Çanakkale, Yalova hatta İstanbul'dan da hastaları tedavi ediyor Günlük 20 bin muayene, 50 bin insan sirkükasyonu, yılda 100 bin ameliyat, 18 milyon kişiye hizmet veren Bursa Şehir Hastanesi'nde 4500 araçlık kapalı ve açık otoparklar ihtiyaca cevap veremiyor. Haftanın pik yapan belirli günlerinde Şehir Hastanesi'ne giriş tek kapı olduğu için mümkün olmuyor. Yılan hikayesine dönen Emek Şehir Hastanesi metro inşaatı da tamamlanmadığı için vatandaşların bir kısmı özel araçlarıyla hastaneye gelmeye çalışıyor. Otoparklar ihtiyaca cevap vermediği için yol kenarlarına gelişigüzel bırakılan araçlar da trafiğin aksaması ve acil sağlık hizmeti verilmesinin önüne geçiyor. Bursalılar, tıbbi hizmetten memnuniyetlerini belirtseler de otopark ve bitmeyen metro inşaatı sebebiyle tepkilerini dile getirip , "Burada 7 yıldızlı hizmet veriliyor. Ancak otopark çilesi günden güne artıyor. Zaman zaman görevliler ile de tartışmak durumunda kalıyoruz. Devlet okyanusu geçerken derede boğuluyor. 2 Nisan 2021 tarihinde temeli atılan 6,5 kilometrelik metro inşaatının ne zaman biteceğini kimse bilmiyor. 2023 yılında bitirileceğini Ulaştırma Bakanı açıklamıştı. Ancak 2025 yılına da yetişmeyeceği anlaşılıyor. Bursa artık istediği hizmeti almalı. Merkezi bütçeye koyduğu katkının karşılığı Bursalıların en doğal hakkı. Bursa hak ettiği hizmetleri acilen almalı" ifadelerini kullandılar

Kozmik oda gibi steril oda yapmışlar Haber

Kozmik oda gibi steril oda yapmışlar

Biri medikal firma yetkilisi diğeri ameliyathanenin tıbbi malzeme deposu sorumlusu olan 2 kişi ile 3'ü hemşire biri tıbbi sekreter 4 kişinin kendi aralarındaki whatsapp yazışmalarından Sağlık Bakanlığı tarafından Şehir Hastanesine gönderilen bir başmüfettişi bile kandırdıkları ortaya çıktı. Şüpheli 3 hemşirenin ameliyat olan hastalar üzerine kayıt açtıkları halde ameliyatlarda kullanmadıkları tıbbi malzemeleri hastanede steril oda ismini verdikleri bir odada biriktirdikleri, daha sonra depo sorumlusu aracılığıyla medikal firma yetkilisine otoparkta teslim ettikleri, bu yolla haksız kazanç sağladıkları ortaya çıktı. Organize olarak hareket eden şebekenin hastane içerisindeki tüm bu faaliyetlerinin güvenlik kamerası görüntüleri ile tıbbi malzeme satışından gelen paraların şüpheli şahıslara ait hesaplara aktarıldığının belgelerine ve şehir hastanesi envanterinde görüldüğü halde Balıkesir'deki bir depo ile bir araçta ele geçirilen 8.5 milyon lira değerindeki tıbbi malzeme listesine iddianamede yer verildi. İddianamede yer alan bilgilere göre, 23 Ekim 2023 tarihinde Bursa KOM Şube Müdürlüğü'ne gelen bir ihbarcı kendisinin 5 yıldır İstanbul'da faaliyet gösteren bir ecza deposunun operasyon destek kısmında çalıştığını bildirdi. İhbarcı; gelen ürünlerin ithalatını, devlet tarafından belirlenen ÜTS (Ürün takip sisteminin) işleyişini yaptığını belirterek firmasına ait 30 adet damar mühürleme ve kesme ürünün bayisi olmayan bir başka firma tarafından kendisine satılmak istendiğini bildirdi. İhbarcı, gelen medikal malzemelerin ÜTS sistemi üzerinden kontrolünü yaptığında Bursa Şehir Hastanesine çıkış yapıldığını, bu ürünlerin Bursa Şehir Hastanesi dışında bulunmasının kesinlikle mümkün olmadığını ifade etti. Duyarlı vatandaş, ilaçların piyasa değerinin yarı fiyatına piyasaya sürülmek istendiğini, bunların Bursa Şehir Hastanesi'nden çalınmış ya da orada bulunan görevlilerce menfaat karşılığında temin edilmiş olabileceğini düşündüğünü ifade edip ihbarda bulundu. Bunun üzerine harekete geçen Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM), ekipleri Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde soruşturma başlattı. Ekipler, C.I.'nın tıbbi malzemeleri Bursa Şehir Hastanesinde irtibatlı olduğu ameliyathane biriminde koordinatör olarak görev yapan sağlık memuru D.B.'ın aracılığı ile kurum dışına çıkarttığını ve yarı fiyatına piyasaya sürdüğünü belirledi. 6 ay süren fiziki ve teknik takibin ardından C.I.'ın hastanede organize olarak çalışan bazı sağlık görevlileri aracılığıyla temin ettiği tıbbi malzemeleri Balıkesir'deki bir depoda tuttuğu belirlendi. KOM ekipleri tarafından depoya yapılan baskında Ürün Takip Sistemi'ne göre Bursa Şehir Hastanesi envanterine kayıtlı olduğu ortaya çıkan toplam değeri 7 milyon 764 bin 202 TL olan tıbbi malzeme ele geçirildi. C.I.'ın arabasında yapılan aramada ise yine Bursa Şehir Hastanesi envanterine kayıtlı 115 bin 830 TL değerinde ilaca el konuldu. Ameliyathane koordinatörü D.B.'ın kullandığı araçta yapılan aramada da toplam değeri 361 bin 646 TL olan tıbbi malzeme ele geçirildi. Bu malzemelerin de Ürün Takip Sistemi (ÜTS) üzerinden sorgulandığı ve ürünlerin tamamının Bursa Şehir Hastanesine envanterine kayıtlı olduğu bildirildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler C.I.(39) ve D.B.(44) ile organize hareket eden hastane içerisinde görevli 3'ü ameliyathane hemşiresi H.Ş.(31), H.Ş(40),T.S.(32) biride tıbbi sekreter A.H.A.(41) 4 kişiyi daha gözaltına aldı. KOM Şubede sorguları tamamlanan 6 kişiden 2'si ilk etapta tutuklanırken 4'ü sevk edildikleri mercilerce adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 97 sayfalık iddianameye konu olan iddialar yolsuzluğun boyutunu ve Şehir Hastanesine yerleşen şebekenin nasıl organize bir şekilde çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Devletin milyonlarca lira zarara uğratıldığı tıbbi malzeme yolsuzluğu iddianamesinde C.I.'nın D.B. isimli şüpheli ile yapmış olduğu Whatsapp görüşmelerinde; tıbbi malzeme talep ettiği ve bu taleplerin sürekliliğinin olduğu, D.B. isimli şüphelinin kendi gözetiminde ve sorumluluğunda olan malzemeleri hastaneden çıkararak aracının bagajında sakladığı ve bu durumun kendisinde korkuya sebep olduğu şüpheliden hemen almasını istediği, C.I.'nın D.B.'den tıbbı ürün talep ettiği, D.B.'nin de talep edilen bu tıbbi ürünler karşılığı annesinin de aralarında bulunduğu farklı kişilerin açık kimlik ve IBAN bilgilerini attığı ve bu şahısların hesaplarına para gönderttiği, D.B. ve C.I.' tıbbi ürünlerin satışından elde ettikleri geliri ortak olarak kullandıkları, D.B.'nin elde edilen gelirden tekne tatili için C.I.'dan para talep ettiği ve onay aldığına dair yazışmalara ve havale bilgilerine yer verildi. Kozmik oda gibi steril oda yapmışlar Yine iddianamede; kamu zararı 8.5 milyon TL olarak tespit edilen yolsuzluk ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığının Başmüfettiş görevlendirip inceleme ve araştırma yapması için Bursa Şehir Hastanesi'ne gönderdiği belirtildi. Log kayıtları ve güvenlik kamera görüntülerini inceleyen Sağlık Bakanlığı başmüfettişlerinin eksik çıkan tıbbi malzemeler ile ilgili ameliyathanenin cep depo kısmında sayım yaptırdığı kaydedildi. İddianameye göre, şebeke üyeleri steril oda tabelası bulunan bölümde usulsüz olarak temin edilen ilaçları biriktirdikleri belirlendi. Bursa Şehir Hastanesi ameliyathanesine ait cep depoda görevli sağlık memurları H.Ş., H.Ş. ve T.S. isimli şüphelilerin başmüfettiş tarafından alınan ifadelerinde de steril odadan bahsetmeyip başmüfettişi kandırdıkları, başmüfettişe ifade veren şüpheli hemşirelerin daha sonraki whatsapp yazışlarından yalan ifade verdiklerinin ortaya çıktığı belirtildi. Şebeke üyesi hemşireler koli koli tıbbi malzeme çaldılar Ameliyathane deposunda görevli şebeke üyesi hemşirelerin gizli steril odaya koli koli malzeme taşırken görüntüleri ortaya çıktı. Medikal firma temsilcisi C.I. ile ameliyathaneler depo sorumlusu D.B., tıbbi sekreter A.H.A. ve 3 hemşire H.Ş., H.Ş. ve T.S.'den oluşan şebekenin ameliyat olan hastalar üzerine usulsüz kayıtlar açıp steril odada biriktirdikleri, ameliyatlarda kullanılmayan tıbbi malzemeleri hastane otoparkından dağıttıkları, bazen de kargo ile gönderdikleri güvenlik kamera görüntülerinden tespit edildi. Log kayıtlarını inceleyen KOM ekipleri 13 farklı kalem toplamda 579 adet tıbbi malzemenin usulsüz olarak Bursa Şehir Hastanesi Ameliyathane Ana Cep Deposunda görev yapan hemşire H.Ş. tarafından sistem üzerinden hastalara çıkış yapıldığını, bu tıbbi malzemelerin aynı dosya kapsamında C.I. isimli şüphelinin Balıkesir'deki deposunda ele geçirilen ve yine aynı dosya kapsamında şüpheli Bursa Şehir Hastanesi Ameliyathaneler Birim sorumlusu D.B.'nin aracında ele geçirilen ve Bursa Şehir Hastanesinin envanterine kayıtlı malzemeler olduğu vurgulandı. Bursa Şehir Hastanesi Ameliyathane Ana Cep Deposunda görev yapan T.S. isimli hemşirenin incelenen lot kayıtlarında da 27 farklı kalem toplamda 499 adet tıbbi malzemenin usulsüz olarak sistem üzerinden hastalara çıkış yapıldığı, bu malzemelerinde Balıkesir'deki depoda ve D.B,'nin aracında ele geçirilen ve Bursa Şehir Hastanesinin envanterine kayıtlı malzemeler olduğu bilgilerine yer verildi. 97 sayfalık iddianamede şüpheli şahısların verdiği ifadelere de yer verildi. Uzun yılardır tanıştıklarını kabul eden C.I., D.B. ile alışverişte bulundukları zimmetli malların satışlarından şahsi menfaat sağlamadıklarını savundu. C.I. verdiği ifadesinde "Tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte D.B. isimli şahıs ile 10-15 defa bir ticari faaliyet neticesi kendisine 600 bin TL gibi elden nakit bir ödeme yaptığını, bazı zamanlarda ise soy adı farklı 3. şahısların hesap bilgilerini kendisine verdiğini, bu hesaplara da paralar yatırdığını, D.B. isimli şahıstan cerrahi malzemeleri gerek Şehir Hastanesinin alt katında yer alan kapalı otopark içinden gerek ise kendilerince belirledikleri kafede buluşarak aldığını, yine D.B. isimli şahsın birkaç defa kendisine evveliyatında hiç tanımadığı şahıslar ile malzeme gönderimi yaptığını, karşılıklı olarak malzeme bildirimini birbirlerine whatsap üzerinden yaptıklarını belirtti. D.B. ise C.I. ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, C.I.'ya tıbbi malzeme verip vermediğini hatırlamadığını, söz konusu Whatsaap yazışmalarını aradan uzun zaman geçtiği için detayını şuan hatırlamadığını, fakat vermiş olduğu tıbbi ürünlerin karşılığında para almadığını iddia etti. Söz konusu whatsapp görüntülerindeki ödeme yaptığı şeklindeki yazışmaların muhtemelen aralarında olan başka bir konudan kaynaklı para gönderimi ile alakalı olduğunu, ekran görüntüsü gösterilen yazışmalardaki annesini ve baldızının İBAN numaralarını C.I.'ya göndermesinin detayını hatırlamadığını ifade eden D.B. aralarında geçen "Bu hafta gelirimiz var mı? ortalama nedir?" şeklindeki yazışmanın öylesine yapılmış bir yazışma olduğunu söyledi. Hastanede oluşturulan gizli steril oda ilgili ifade veren şüpheli hemşirelerden H.Ş. ise steril odanın D.B.'nin ameliyatlarda herkesin kendi kafasına göre malzeme alıp kullanmaması için oluşturduğunu, steril odadan alıp otoparka taşırken kameralar tarafından görüntülenen tıbbi malzeme sevkiyatını yine D.B.'nin bilgisi dahilinde yaptıklarını belirtti. Hastalar üzerine usulsüz çıkış yaptığı 13 farklı kalem toplamda 597 adet tıbbi malzeme ile ilgili olarak ifade veren hemşire H.Ş. "Bursa Şehir Hastanesinde görev yaptığım bölüm dahilinde benim şifrem ile bilgisayar açıktır. Benim bilgisayarda şifrem ile bilgisayar açık olduğu için bölümde çalışan herkes benim namım ile işlem yapmaktadır. Hatta benim şifrem ile D.B.'nin de işlem yapmışlığı olmuştur. Çıkış yapılan malzemelerin hepsi benim tarafımdan işlem yapılan malzemeler değildir. Ben işe sabah erken gelirim. Ben de şifrem ile bilgisayarı açarım. Akabinde işlerin hızlı ve seri yürütülmesi maksadı ile benim şifrem ile bilgisayar açık kalmakta olup benim yanımda çalışan diğer şahıslar da benim şifrem ile açılmış bilgisayarı kullanmaktadırlar. Ben kesinlikle usulsüz bir işlem yapmadım. D.B. bölüm sorumlusu olup benim şifremi istediğinde vermekteydim. Kendisi amirim olduğu için herhangi bir itiraz da bulunmamaktaydım. D.B. hem benim hem de T.S.'nin şifresi ile işlemler yaptı. Kendisi ile bir menfaat ilişkisi içerisine girmedik" dedi. H.Ş. hastane otoparkında D.B.'dan 100 bin TL para alırken yakalandığı görüntüler ile ilgili olarak da yeni araba alacağı için D.B.'den 100 bin lira borç alıp 5 taksitte ödediğini savundu. Hastalar üzerine usulsüz çıkış yaptığı 27 farklı kalemde toplam 499 adet tıbbi malzeme ile ilgili olarak ifade veren hemşire T.S. ise "Ben kesinlikle usulsüz bir ameliyat malzemesi çıkışı yapmadım. Herhangi bir şekilde maddi menfaat sağlamadım. Amirim D.B. hafta içi sabah geldiğinde benim şifremle, bilgisayardan malzemelerin çıkışını kontrol ederdi. Bazen de bu malzemenin çıkışı yapılmamış diyerek yine benim şifremle malzeme çıkışı yapardı. Buna birçok kez şahit oldum" şeklinde kendisini savundu. T.S. ile yapmış olduğu Whatsapp görüşmelerinde konuşursam "müfettiş beni si....." yazışması ile ilgili olarak; açıklama yapan H.Ş. de ifadesinde "T.S. ile yaptığım Whatsapp görüşmesinde kendisine "reisim ne yaptın? Yani ifaden bitti mi? diye sordum. Oda bana konuşursam müfettiş beni si.... yazmış. Bende konuş diye demedim sadece ifaden bitti mi diye sordum yazdım. Buradaki "konuşursam müfettiş beni si..." cümlesi aslında müfettiş ifadeyle ilgili herhangi bir şeyi başkaları ile paylaşmamaları konusunda kendisini uyarmış. Bu yüzden o da bana ifade ile ilgili bir şey söyleyemeyeceğini anlatmak için konuşursam müfettiş beni si.... şeklinde yazmış. Yani bu kelime hastanede yapılan usulsüzlükleri bilmekle ilgili değildir. Sadece müfettişe verilen ifadenin içeriği ile ilgilidir" dedi. İddianamede H.Ş.'nin D.B.'nin hesabına gönderdiği 30 bin TL'yi bir süre sonra elden geri aldığını H.Ş.'nin hesabına gönderdiği 4 bin TL'yi ise Kurban bayramında hayır kurumuna bağışlaması için gönderdiğini söylediğine yer verildi. Tutuklu sanıklar C.I. ve D.B. ilk duruşmada serbest kalırken davayla ilgili ikinci duruşmanın Mart ayı sonunda görüleceği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.