SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şehirleşme

Söz Bursa - Şehirleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehirleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu! Haber

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu!

Yıldırım Belediyesi; ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı kültür sanat sezonu çalışmaları kapsamında ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ düzenledi. Türkiye’nin seçkin tarihçilerini bir araya getiren sempozyum Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethine ışık tutacak. Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

İnşaat sektörünün kalbi 'Masa 38'de attı: UTİYAP’tan yeni ticaret konsepti Haber

İnşaat sektörünün kalbi 'Masa 38'de attı: UTİYAP’tan yeni ticaret konsepti

Kuruluş amacı ticarete ve ihracata yeni kapılar açmak olan UTİYAP yepyeni bir konseptle üyelerini ve konuklarını ticaret masası etrafında topluyor. UTİYAP MASA 38’in ilk toplantısı inşaat sektörünün temsilcileriyle kuruldu. Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu’nun (UTİYAP) ortaya koyduğu konseptlere bir yenisini ekleyerek üyeleri ve sektörün paydaşlarını ticaret masası etrafında toplayacağı ‘Masa 38 Sektörel Buluşmalar’ serisine start verdiğini aktaran UTİYAP Başkanı Halil Coşkun: “Yeni toplantı serimizde özellikle tek bir sektöre ve temsilcilerine yer vereceğimiz Masa 38 buluşmalarının ilkini inşaat sektörünün paydaşlarıyla bir araya geliyoruz. İnşaat sektörü birçok alt ve yan sektörü etkileyen çok önemli lokomotif bir sektör. Toplantımızda sektör temsilcilerimiz aynı masanın etrafında bir araya gelerek iş fikirlerini geliştirme ve iş bağlantıları kurma fırsatını elde edecek. Başkan Vekilimiz ve Dış İlişkiler Komisyonu Başkanımız Hasan Evirgen yakın coğrafyalardaki inşaat fırsatlarını ülke ülke bizlere aktaracak. Mimarlar Odası Bursa Şubesi temsilcileri de konuya akademik açıdan yaklaşımlarını bizlere sunacak. Masa 38 toplantıları kısa aralıklarla devam edecek ve alameti farikasını ortaya koyacaktır” dedi. TÜRKİYE’DE İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN NABZI UTİYAP Başkan Vekili ve Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Hasan Evirgen hazırladığı raporla Balkanlar, Orta Asya, Kafkaslar ve Orta Doğu’daki inşaat alanında olası fırsatları ve riskleri içeren ‘UTİYAP Türkiye İnşaat Sektörü Raporu’nu Masa 38 paydaşlarına sundu. Türkiye’de arz ve talep dinamiklerinin 2026 yılında geride kalan 2025’e göre bir hayli değişeceğini öngördüklerini kaydeden Evirgen: “Ülkemizde arz tarafında deprem sonrası başlatılan kalıcı konut hamlesi ve ülke çapında süren kentsel dönüşüm atağından ötürü yüksek bir seyir izliyor. Öte yandan yeni konut arzı da tüm canlılığı ile devam etti. Ancak makroekonomik dengesizlikler, talep kısmında gerek uluslararası alıcıların gerekse yurt içi alıcıların talebini baskıladı. Yurt içinde de sıkı para politikası bu baskılamayı arttırdı. Yabancı alıcılarda da artan fiyatlar başka pazarlara ve ülkelere kayışı tetikledi. Artan fiyatların altında da yüksek arsa maliyetleri ve inşaat malzemelerine gelen artışları yatmaktadır. Ülke içindeki durumu genel hatları ile böyle özetleyebiliriz. BİR SOLUKTA ÇEVRE ÜLKE ANALİZİ Türkiye’nin çok önemli bir müteahhitlik hizmetleri veren bir ülke olduğunu belirten Evirgen şunları aktardı: “Bu durumumuz sanırım her ne olursa olsun devam edecek. Geçmişte Orta Asya Cumhuriyetleri ve Rusya’da kazandığımız tecürbe ve sermaye yapısının know-how avantajını ilgi alanlarımızı etki alanımıza çevirmek konusunda rahatlıkla kullanabiliriz. Orta Asya’da girişilecek projelerde yerel ortaklarla yatırımı gerçekleştirmek oldukça önemli. Keza yeni yapılanma süreci içindeki Balkan ülkelerinde de bana kalırsa aynı metotla ilerlenmeli. Türkiye’nin siyasi olarak bir çok inisiyatif aldığı Suriye ve Kuzey Irak gibi ülkelerde de büyük yatırım imkanları mevcut. Devletimizle eş güdümlü olarak güvenli ve karlı işler yapabiliriz.” ‘EVİN YATIRIM ARACI OLMASI SİSTEMİ EROZYONA UĞRATTI’ Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kurtuluş Göktaş, en temel insan hakkı olan barınma hakkının önemine işaret ederek: “Ev bir ihtiyaç değil de yatırım aracı olarak görülmeye başlamasıyla birlikte sistemde erozyon başlamıştır. Ev ve arsa rant aracı olmasından sonra fiyatlar hızla artmış ve en temel insan hakkı olan barınma hakkı da büyük bir lüks haline gelmiştir. Artan arsa payları ve arsa değerlemeleri ev fiyatlarını ulaşılamaz seviyelere getirdi. Öte yandan çok hızlı şehirleşme sonrası kaçak yapılaşma da baş edilemez bir noktaya ulaştı. Girift bir sorunlar silsilesi haline gelen inşaat sektörünün sorunlarının için de tabi ki yapı güvenliği de gelmekte. Bizler gibi akademik odalar yapı güvenliği konusunda çok hassas bir konumdayız ancak üzülerek ifade etmeliyim ki yaptırım gücümüz yok. Proje imal edilmeden önce denetleme hakkımız yok. Proje imal edildikten sonra ise ancak hukuk yoluyla yanlışlığın giderilmesine çalışabiliyoruz. Proje başlamadan evvel akademik odaların konuya dahil olmaları ve onay mercilerinden birisi haline gelmeleri sağlıklı yapı stoğunun oluşmasında çok önemli” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.