SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şeker

Söz Bursa - Şeker haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeker haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması! Haber

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması!

Kış aylarının en sağlıklı ama bir o kadar da kıymeti az bilinen sebzelerinden biri olan yer elması, tezgahlardaki yerini aldı. Hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim dostu olan bu mucizevi sebzeyi sofralarınıza taşımaya ne dersiniz? İşte tadı damağınızda kalacak tam ölçülü tarifi ve sağlığımıza olan inanılmaz faydaları... Doğal bir prebiyotik kaynağı olan yer elması, düşük kalorisi ve zengin mineral yapısıyla diyet listelerinin vazgeçilmezi konumunda. Özellikle Bursa pazarlarında taze taze bulabileceğiniz yer elmasını, portakal suyuyla birleştirerek tam bir vitamin deposuna dönüştürebilirsiniz. YER ELMASININ BİLMENİZ GEREKEN 5 MUCİZEVİ FAYDASI Güçlü Bir Prebiyotiktir: İçerdiği inülin sayesinde bağırsaktaki dost bakterileri besler ve sindirim sistemini düzenler. *Bağışıklık Kalkanı: Yüksek oranda C vitamini ve demir içerir, vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur. *Diyabet Dostu: Kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur, ani acıkma hissini önler. *Cilt ve Saç Sağlığı: İçeriğindeki mineraller sayesinde cildin parlamasına ve saç köklerinin güçlenmesine katkı sağlar. *Kalp Sağlığını Korur: Potasyum bakımından zengindir, kan basıncını dengeleyerek kalp üzerindeki yükü azaltır. ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI TARİFİ MALZEMELER: 500 gram yer elması 1 adet orta boy havuç 1 adet kuru soğan 1 adet patates (isteğe bağlı) Yarım çay bardağı zeytinyağı 1 adet portakalın suyu Yarım limonun suyu 1 tatlı kaşığı toz şeker Bir tutam tuz ve servis için ince kıyılmış dereotu HAZIRLANIŞI: Temizlik: Yer elmalarını yıkayıp incece soyun. Kararmamaları için limonlu suda bekletin. Soteleme: Zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları ve halka havuçları hafifçe yumuşayana kadar soteleyin. Pişirme: Süzdüğünüz yer elmalarını tencereye ekleyin. Üzerine portakal suyu, limon suyu, şeker ve tuzu ilave edin. Demleme: Kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Servis: Oda sıcaklığına geldiğinde üzerine bolca dereotu serperek servis yapın.

Gün boyu zindelik için: Sahurun şifalı içecekleri Haber

Gün boyu zindelik için: Sahurun şifalı içecekleri

Sahurda tüketilen hamur işlerinin yanında mideyi rahatlatmak ve sıvı ihtiyacını karşılamak büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle bayat pideden yapılan tariflerin yanına doğal ve ferahlatıcı içecekleri öneriyor. İşte evde yapabileceğiniz iki sağlık deposu: 1. OSMANLI MUTFAĞI'NDAN: ŞİFA DEPOSU REYHAN ŞERBETİ Hem rengiyle iştah açan hem de sindirimi kolaylaştıran Reyhan şerbeti, sahur sofralarının vazgeçilmezi. Malzemeler: 1 demet mor reyhan, 1 adet limonun suyu, 2-3 adet karanfil, 1 adet çubuk tarçın, 5-6 yemek kaşığı toz şeker ve 1 litre kaynar su. Hazırlanışı: Reyhanları yıkayıp derin bir kaba alın. Üzerine şekeri, limonu ve baharatları ekleyin. Kaynar suyu döküp şeker eriyene kadar karıştırın. Tencerenin ağzını kapatıp rengi tamamen suya geçene kadar bekletin. Soğuk servis yapın. 2. SUSUZLUĞA BİREBİR: NANELİ VE MADEN SULU AYRAN Gün boyu susuzluk çekmek istemeyenler için mineral deposu bir seçenek. Malzemeler: 2 su bardağı yoğurt, 1 şişe soğuk maden suyu, bir tutam taze nane (veya kuru nane), çok az tuz. Hazırlanışı: Yoğurdu pürüzsüz olana kadar çırpın. İçine maden suyunu yavaşça ekleyerek köpürtün. İnce kıyılmış taze naneleri ekleyip karıştırın. Maden suyunun içindeki mineraller, oruç süresince vücudun dengesini korumaya yardımcı olacaktır. Sahurda sadece doymak yetmiyor, susuzlukla başa çıkmak da gerekiyor! Bayat pide pizzasının yanına eşlik edecek "Reyhan Şerbeti" ve "Maden Sulu Ayran", hem sindirimi rahatlatıyor hem de gün boyu ihtiyaç duyulan mineral ve sıvı desteğini sağlıyor.

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç Haber

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarında tatlı telaşı başladı. Ağır şerbetli tatlıların aksine, sindirimi kolay ve hafifliğiyle bilinen Güllaç, içeriğindeki mineral ve Omega-3 deposuyla uzmanların ilk tavsiyesi oluyor. BÜTÇEYİ YORMAYAN LEZZET Artan girdi maliyetlerine rağmen diğer tatlılara oranla daha ekonomik bir hazırlık sürecine sahip olan Güllaç, sadece süt, şeker ve güllaç yaprağı ile muazzam bir lezzete dönüşüyor. Hem ev hanımlarının hem de Bursa’daki pastanelerin gözdesi olan bu geleneksel lezzet, "fiyat-performans" ürünü olarak bu Ramazan’da da zirvede. TAM BİR MİNERAL DEPOSU Güllacı sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı yapan ise üzerine ve arasına eklenen malzemeler. İşte Güllacın vücuda faydaları: Mineral Kaynağı: İçeriğindeki nar, ceviz, badem veya fındık sayesinde vücuda kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum kazandırıyor. Bağışıklık Dostu: Özellikle ceviz ve fındıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri sayesinde bağışıklığı güçlendirirken, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kan Şekeri Dengesi: Sütlü bir tatlı olması sebebiyle, şerbetli tatlılara göre kan şekerini daha dengeli yükseltiyor ve iftar sonrası oluşan ağırlık hissini en aza indiriyor. UZMANINDAN TAVSİYE: "GÜLLACI NARLA SÜSLEYİN" Beslenme uzmanları, Güllacın üzerine eklenecek nar tanelerinin hem görsel bir şölen sunduğunu hem de güçlü antioksidan özelliğiyle iftar sonrası vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Malzemeler: 1 paket (300-400 gr) Güllaç yaprağı 2 litre süt (Güllacın bol sütlü olması makbuldür) 2,5 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir) 1 paket vanilya (Opsiyonel) 2 yemek kaşığı gül suyu (Gerçek geleneksel lezzet için) Arası İçin: 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi veya fındık Üzeri İçin: Nar taneleri (Olmazsa olmazı!) Adım Adım Hazırlanışı: Sütü Hazırlayın: Sütü ve şekeri derin bir tencereye alın. Şekerler eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Püf Noktası: Süt kaynar olmamalı, parmağınızı yakmayacak sıcaklıkta (yaklaşık 50-60 derece) olmalıdır. Çok sıcak olursa güllaç hamur olur, soğuk olursa yapraklar sütü çekmez. Aromayı Ekleyin: Sütü ocaktan aldıktan sonra vanilya ve gül suyunu ekleyip karıştırın. Yaprakları Islatın: Geniş bir tepsiye veya borcama güllaç yapraklarını parlak kısımları üste gelecek şekilde tek tek yerleştirin. Her katı bir kepçe yardımıyla bolca sütle ıslatın. Ara Katı Oluşturun: Yaprakların yarısına geldiğinizde araya bolca dövülmüş ceviz veya fındık serpiştirin. Kalan Yapraklar: Kalan yaprakları da aynı şekilde sütle ıslatarak üst üste dizin. En son kalan sütü tüm tepsinin üzerine gezdirin. Dinlendirme: Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin, ardından buzdolabında en az 2-3 saat dinlenmeye bırakın. Altın Değerinde İpucu: Cevizi ara kata koyduğunuzda bekledikçe sütün rengini karartabilir. Eğer güllacınızın bembeyaz kalmasını istiyorsanız, cevizi servis esnasında üzerine de ekleyebilirsiniz.

İftara ne pişirsem derdine son! Ramazan’ın 2. gününe özel iftar menüsü Haber

İftara ne pişirsem derdine son! Ramazan’ın 2. gününe özel iftar menüsü

On bir ayın sultanı Ramazan’ın ikinci gününde iftar sofraları kurulurken, mutfaklarda tatlı bir telaş başladı. Gün boyu süren açlığın ardından hem mideyi yormayacak hem de damaklarda iz bırakacak yemek arayışına girenler için bugün "saray usulü" bir menü öneriyoruz. İFTARIN AÇILIŞI: ŞEHRİYELİ DOMATES ÇORBASI Güne sıcak ve hafif bir başlangıç yapmak isteyenler için Şehriyeli Domates Çorbası, iştah açıcı rengiyle kaselerdeki yerini alıyor. Yapımı oldukça pratik olan bu çorba, iftarın ilk dakikalarında içinizi ısıtacak. Malzemeler *2 tane rendelenmiş domates *1 çay bardağı arpa şehriye *1 yemek kaşığı domates salçası *2 çay kaşığı tuz *1 çay kaşığı karabiber *Maydanoz *7 su bardağı su *2 yemek kaşığı tereyağ *2 yemek kaşığı sıvı yağ Tarifi -Tencereye sıvı yağ ve tereyağı koyup eritin. -Üzerine şehriyeyi döküp şehriyelerin rengi dönene kadar kavurun. -Sonra salçayı ekleyin. -Salçayı kavurun ve rendelenmiş domatesi ekleyip bir iki dakika hepsini kavurup suyunu dökün. -Çorbanın suyu kaynayınca ocağı kısın. -Şehriyeler pişince tuz ve karabiber ekleyip ocaktan alın. -Servis ederken üzerine taze ince kıyılmış maydanoz ekleyin ve bol limon sıkıp servis edebilirsiniz çok lezzetli bi çorba çokta kolay. ANA YEMEKTE GÖRSEL ŞÖLEN: ŞEHZADE KEBABI Günün yıldızı ise isminden de anlaşılacağı üzere Şehzade Kebabı. Lokum gibi pişen dana etinin, kızarmış patlıcan, taze domates ve biberle fırında buluştuğu bu yemek, sadece mideye değil göze de hitap ediyor. Yanına yapılacak buz gibi bir cacık veya bol yeşilli bir salata ile bu lezzeti taçlandırabilirsiniz. Malzemeler *1 kg kuşbaşı dana eti *5 adet patlıcan *3 yemek kaşığı sıvı yağ *2 adet soğan *4-5 adet yeşil biber *4-5 diş sarımsak *1 çay kaşığı karabiber *1 çay kaşığı pul biber *Tuz *1 yemek kaşığı domates salçası *2 su bardağı et suyu Üzeri için; *2 adet domates *Soğan dilimleri *Biber Hazırlanışı -Kuşbaşı doğranmış dana eti düdüklü tencereye alınır. -Üzerini geçecek kadar su ile doldurulur. -Tencerenin kapağı kapatılmadan bir süre kaynatılarak üzerinde biriken köpükler bir kaşık yardımı ile alınır. -Ardından kapak kapatılarak orta ateşte buhar çıkana kadar pişirilir. -Buhar çıkmaya başladığında buhar düğmesini aşağıya doğru indirerek kısık ateşte 10 dakika daha pişirilir. -Patlıcanlar çizgili soyularak küpler halinde doğranır. 20 dakika kadar tuzu suda bekletilir. -Bu sırada pişen etler düdüklünün havası kontrol edilerek kapağı açılır ve etlerin suyu süzülür. -Suyu süzülen patlıcanlar havlu kağıt ile kurulanarak bol kızgın yağda kızartılır. -Ayrı bir tencereye 3 yemek kaşığı kadar sıvı yağ alınarak 2 adet yemeklik doğranmış kuru soğan pembeleşene kadar kavrulur. -Bir süre sonra yeşil biberler de doğranıp ilave edilir. Sarımsaklar da eklenerek karıştırılır ve kavrulmaya devam edilir. -Karabiber, pul biber, tuz ilave edilerek karıştırılır. -Son olarak haşlanan etler ilave edilir ve karıştırılarak ocaktan alınır. -Kabımıza kızartılan patlıcanlar düzgün bir şekilde alınır ve hazırlanan etli karışım da alınarak her yeri eşit olacak şekilde karıştırılır. -Üzeri domates dilimleri ve biberle süslenir. -Yemeğin sosu için ayrı bir kap içerisinde 1 yemek kaşığı domates salçası ve 2 su bardağı et suyunda ezilerek yemeğin üzerine gezdirilir. -180 derece fırında domates ve biberler pişinceye kadar yaklaşık 20 dakika pişirilir. FİNALİ TATLIYLA YAPALIM: MUHALLEBİLİ KOLAY PASTA "Tatlısız iftar olmaz" diyenleri de unutmadık. Ağır şerbetli tatlılar yerine, hafifliğiyle baymayan ve yapımıyla vaktinizi almayacak Muhallebili Kolay Pasta, çay saatlerinizin vazgeçilmezi olacak. Malzemeler -1 litre süt -1 yemek kaşığı tereyağı -1 su bardağından 1 parmak eksik un -1 su bardağından 1 parmak eksik şeker -1 paket vanilya -1 paket çikolata sosu -2 su bardağı süt (çikolata sosu için) -1 tane muz -Yarım çay bardağı damla çikolata Süslemek için ; -Hindistan cevizi yada antep fıstığı tozu Hazırlanışı -Tencereye süt, tereyağı, un ve şeker ekleyerek kaynatılır. -Kaynadığın da içerisine vanilya eklenir. -Çikolata sosu ve süt pişirilir. -Borcam (Yuvarlak) ıslatılır muhallebi dökülür. -Biraz dinlenince üzerine muz ve damla çikolata eklenir. -Üzerine hazırladığımız çikolata sosu dökülür. -Buz dolabında 2 saat kadar bekletelim (Ne kadar uzun sure beklerse o kadar güzel kesilir) Servis ederken üzerine süsleme yapabilirsiniz.

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler Haber

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler

Bu tarifler, yılbaşı ruhunu masanıza taşıyacak; hem hafif hem de doyurucu seçenekler sunarak uzun geceye eşlik edecek. Şimdiden bol kahkahalı, lezzet dolu ve unutulmaz bir yeni yıl sofrası dileriz! Afiyetle ve iyi eğlenceler... Tahinli köz kırmızı biber Tarifi İçin Malzemeler *6 adet kapya biber *5 adet ceviz *30 gram beyaz peynir *3 diş sarımsak *1 yemek kaşığı nar ekşisi *1 tutam tuz *1 tatlı kaşığı sirke *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 tutam maydanoz *2 yemek kaşığı tahin -Biberleri yıkayın ve üstlerine bıçakla birer delik açtıktan sonra yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. -Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika közleyin. -Közlenmiş biberlerin kabuklarını soyun ve ince ince doğrayıp bir kaba alın. -Üstüne ufalanmış beyaz peynir, dövülmüş sarımsak, doğranmış ceviz içi, ince doğranmış maydanoz, zeytinyağı, nar ekşisi ve sirkeyi gezdirin. -Tuzunu da ekledikten sonra güzelce karıştırın. Bir servis tabağına alın ve üstüne tahin gezdirdikten sonra servis edin. HUMUS Tarifi İçin Malzemeler *500 gram koçbaşı nohut (Haşlanmış, kabukları alınmış hali ile yaklaşık 2-3 su bardağı) *1,5 çay bardağı ılık su Humus için; *1 çay bardağı ılık su *1/2 (yarım) çay bardağı tahin *1 çay kaşığı kimyon *4 çorba kaşığı limon suyu *3-4 diş sarımsak (ezilmiş) *Tuz Süslemek için: *Kimyon *Kırmızı pul biber *Sumak *Kıyılmış maydanoz *Arzuya göre salatalık turşusu ve turp -Nohutlarınızı bir gece önceden ıslatın, düdüklü tencereye alın. -Bir taşım kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün. -Tekrar sıcak su ekleyip düdüklü tencerenizde tam pişirin(hafif çatlasın ve kabukları kolay çıkabilecek hal alsın. Yaklaşık 15-20 dakika) -Nohutların kabuklarını temizleyin, ölçüdeki nohudu elde edin.. -Kabuksuz nohutları,1,5 çay bardağı su ile orta derinlikte bir tencereye alın -Tekrar ocağa koyun, tahta kaşıkla ezerek suyunu hafifçe çektirin. Ilınmış nohudunuzu el püre yapıcınızdan geçirerek pürüzsüz hal almasını sağlayın. -Nohut katı bir hal alacak. (Bu aşamada derin dondurucuda saklayabilirsiniz) -2. kez kısık ateşe aldığınız nohuta 1 çay bardağı ılık su ekleyin. -Yumuşatın, sürekli karıştırarak açılmasını sağlayın(1 dakika). Ateşten aldığınız sıcak nohuta tahin, limon suyu, ezilmiş sarımsak, tuz ve kimyonu ekleyin. Çok iyi karıştırın. -Servis tabağınıza aldığınız ve yaydığınız humusu kimyon, kırmızı pul biber, sumak, kıyılmış maydanoz ile süsleyin. -Üzerine incecik zeytinyağı gezdirin. -Humus mezesini ılık servis yapın. FAVA(BAKLA EZMESİ) Tarifi İçin Malzemeler *2 su bardağı kuru iç bakla (kabuksuz) *1 baş soğan * ½ çorba kaşığı şeker *1 tatlı kaşığı tuz *½ su bardağı zeytinyağı -Kuru baklaları akşamdan soğuk suya ıslatın, ertesi sabah düdüklü tencere alın, sıcak su ekleyerek kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün.(15 dk. kaynatın) -Tekrar sıcak su ekleyin. (bakla seviyesinin 1 parmak altında olacak) -Soğanı 4’e bölün ekleyin. -Ardından tuz ve şekeri de ekleyerek düdüklünün kapağını kapatarak 20 dk pişmeye bırakın. -Hafif ılınan baklayı el blendırından geçirin, Pürüzsüz hale getirin, yarım su bardağı zeytinyağını ekleyin. Ezilmiş baklanız koyu boza kıvamında olmalı… -Cam kaba dökerek soğutun, ardından 7-8 saat buzdolabında bekletin… -Servis esnasında üzerine zeytinyağı gezdirin. Kıyılmış dereotu, soğanla favanızı zenginleştirecektir

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü Haber

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü

Mezeler: Sofranın Rengi ve Lezzeti 1. GİRİT EZMESİ (KREMALI PEYNİR LEZZETİ) Malzemeler: *200 gr Taze Beyaz Peynir (Az tuzlu) *100 gr Labne Peyniri *1 adet Kırmızı Kapya Biberi *Yarım demet taze fesleğen (veya 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen) *2-3 diş sarımsak *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 çay kaşığı pul biber *Ceviz içi (üzeri için) Hazırlanışı: Kırmızı kapya biberini fırında veya ocakta közleyip kabuğunu soyun. Peynirleri, közlenmiş biberi, fesleğeni, sarımsağı ve zeytinyağını mutfak robotuna alın. Tüm malzemeler krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı servis tabağına alın, üzerine pul biber serpin ve ceviz içiyle süsleyerek servis yapın. 2. KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI (KLASİK VE DOYURUCU) Malzemeler: *3 adet büyük boy kemer patlıcan *2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt *2 diş sarımsak *1 yemek kaşığı zeytinyağı *Tuz, karabiber *Sosu için: 1 yemek kaşığı tereyağı, pul biber. Hazırlanışı: Patlıcanları ocakta, fırında veya airfryer'da iyice közleyin. Kabukları soyulabilecek kıvama gelmeli. Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup, içini kesme tahtasında ince ince kıyın. Kıyılmış patlıcanı bir kaseye alın. İçine süzme yoğurdu, rendelenmiş sarımsağı, zeytinyağını, tuz ve karabiberi ekleyip iyice karıştırın. Servis tabağına aldığınız salatanın üzerine tereyağını eritip pul biber ekleyin ve bu sosu gezdirerek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA KUZU İNCİK (LOKUM KIVAMINDA) Malzemeler: *4 adet Kuzu İncik *2 adet orta boy soğan (iri doğranmış) *4 diş sarımsak (bütün) *1 su bardağı sıcak su *2 yemek kaşığı zeytinyağı *Marinasyon/Sosu için: 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı pul biber, tuz, karabiber. Hazırlanışı: Geniş bir kasede salça, zeytinyağı ve tüm baharatları karıştırın. Kuzu incikleri bu karışıma bulayarak 1 saat marine edin (vaktiniz varsa bir gece buzdolabında bekletin). Büyük bir fırın poşetinin içine iri doğranmış soğanları ve sarımsakları yayın. Üzerine marine edilmiş incikleri yerleştirin. Fırın poşetine 1 su bardağı sıcak su ekleyin ve poşeti sıkıca kapatın. Poşetin üzerine hava çıkışı için birkaç delik açın. Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 2.5 - 3 saat pişirin. Etler kemiğinden kolayca ayrılacak kıvama geldiğinde servise hazırdır. Yanında pilav veya patates püresi ile servis edebilirsiniz. TATLI: KOLAY SUFLE (AKIŞKAN MUTLULUK) Malzemeler (4 kişilik): *100 gr kaliteli bitter çikolata *50 gr tereyağı *2 adet yumurta *2 yemek kaşığı toz şeker *1 yemek kaşığı un *Bir tutam tuz Hazırlanışı: Tereyağı ve bitter çikolatayı benmari usulü (kaynar suyun üzerindeki bir kapta) eritin ve karıştırın. Hafif soğuması için kenara alın. Ayrı bir kapta yumurtaları ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Eriyen çikolatalı karışımı yumurtalı karışıma yavaşça ekleyin ve spatula ile karıştırın. Ardından unu ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam edin. Karışımı, yağlanmış ve unlanmış sufle kaplarına veya ısıya dayanıklı küçük kaselere paylaştırın. Önceden ısıtılmış 200°C fırında tam 8 ila 12 dakika pişirin. (Kenarları pişip ortası akışkan kalmalı). Fırından çıkar çıkmaz dondurma veya pudra şekeri ile sıcak servis yapın! Afiyet olsun!

İşlenmiş gıdalardaki tehlike Haber

İşlenmiş gıdalardaki tehlike

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, ultra işlenmiş gıdaların erken yaşlarda bağırsak kanserine yol açması ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. Uğur Coşkun, ultra işlenmiş gıdalar ile ilgili yapılmış çalışmalara dair açıklama paylaştı. Ultra işlenmiş gıdaları fazla miktarda tüketenlerin yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini vurgulayan Uğur Coşkun, işlenmiş gıdaların erken yaşlarda bağırsak kanserine yol açacağını belirtti. "Çalışma, ultra işlenmiş gıdaların yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini ortaya koydu" Coşkun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Sosis, salam, hazır çorbalar, kola, patates cipsleri gibi ultra işlenmiş gıdalarla ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar, bu gıdaların tüketiminin diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin görülme riskini arttırabileceğini göstermiştir. Birkaç gün önce yayınlanan yeni bir çalışmada, yaklaşık 30 bin kadının diyet ve endoskopi verilerini inceleyen araştırmacılar, ultra işlenmiş gıdaları fazla miktarda tüketen bireylerin, az tüketenlere kıyasla yüzde 45 daha fazla adenoma kolorektal kanser öncüsü geliştirdiğini ortaya koydu. Chan ve arkadaşlarının çalışmasının sonuçları JAMA Oncology dergisinde yayımlandı." "Erken başlangıçlı kolorektal kanserle ilişkilendiren ilk çalışma oldu" Katılımcıların tamamına 50 yaşından önce en az 2 defa kolonoskopi yapılmış olduğunu belirten Coşkun, "Çalışmada, hazır yemekler, paketli atıştırmalıklar, yüksek şeker, tuz, doymuş yağ içeren ürünler ve bol katkı maddesi barındıran endüstriyel gıdaların günlük tüketilen miktarına bakıldı. Araştırmacılar daha önce ultra işlenmiş gıdalar ile genel kolorektal kanser arasında bir ilişki bulmuştu, ancak bu çalışma ultra işlenmiş gıdaları erken başlangıçlı kolorektal kanserle ilişkilendiren ilk çalışma oldu" ifadelerini kullandı. "Ultra işlenmiş gıdaların yüksek tüketimi erken başlayan kolorektal kanserin sebepleri arasında yer alabilir" Çalışmanın sonuçlarını özetleyen Uğur Coşkun, "Ultra işlenmiş gıdaların yüksek tüketimi örneğin günde 5-10 porsiyon, bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilir ve erken başlayan kolorektal kanserin sebepleri arasında yer alabilir. Bununla birlikte, ultra-işlenmiş gıda tüketiminin doğrudan kolon kanserine neden olabileceğine dair elimizde halen net bir bilgi yok. Diyet sadece tek başına bu artışı açıklamıyor. Ama veriler ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmanın erken yaşta kolon kanseri riskini azaltma stratejisi olabileceğini gösteriyor. Erken yaşlarda kolon sağlığını korumak için, şeker, tuz ve doymuş yağ oranı yüksek; lif, vitamin ve mineral yönünden fakir, yapay katkılar, renklendiriciler ve tatlandırıcılar içeren gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak ve daha çok sebze, meyve, tam tahıllı ürünler gibi yüksek lif içeren doğal besinleri sık tüketmek gerekir" dedi.

Şekerden sonra peynir tüketin Haber

Şekerden sonra peynir tüketin

Ramazan Bayramında çocukların şeker tüketiminin artması diş sağlığı konusunda olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Şekerin asit oluşturup diş çürüklerine yol açabileceğini belirten Diş Hekimi Hüseyin Ceylan, şeker sonrası peynir tüketiminin riski azaltabileceğini söyledi. Ramazan Bayramı’nda artan şeker tüketimi, özellikle çocukların diş sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, şekerin ağızdaki bakteriler tarafından fermente edilerek aside dönüştüğünü ve diş minesini aşındırarak çürük oluşumuna neden olabileceğini belirtiyor. Çocuklarda diş sağlığını korumak için bayram süresince şeker tüketiminin aileleri tarafından sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, diş fırçalama sıklığının artırılmasının yanı sıra, diş fırçalama imkânının bulunmadığı ortamlarda ise bir dilim peynir tüketmenin ağız pH dengesini düzenleyerek çürük oluşumunu önleyebileceğine dikkat çekiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Diş hekimi Hüseyin Ceylan, çocukların diş sağlığının korunması gerektiğini belirterek, "Süt dişlerindeki çürükler sadece geçici bir sorun değil. Altı yaşından itibaren çıkmaya başlayan daimi dişler de hızlı bir şekilde çürüyebilir. Çocuklar, ömür boyu kullanacakları dişlerini erken yaşta kaybedebilir" uyarısında bulundu. "ÇOCUKLAR DAİMİ DİŞLERİNİ KAYBEDEBİLİRLER" Bayramda tüketilen şekerlerden sonra dişlerin normal zamanlardan daha fazla fırçalanması gerektiğini belirten Diş hekimi Hüseyin Ceylannazik,"Mübarek Ramazan Bayramı, diğer adıyla Şeker Bayramı. Özellikle bu dönemde çocuklar misafirliğe gittikçe fazla şeker tüketiyorlar. Şeker, ağızdaki bakteriler sayesinde fermante edilip aside dönüşebiliyor. Bu asit, diş minesi üzerinde kalıp dişlerin hızlı bir şekilde çürümesine neden olabilir. Bunu önlemek için şeker tüketimi sınırlandırılmalı, diş fırçalama sayısı diğer zamanlara göre biraz daha artırılmalı. Aynı zamanda şekerli gıda tüketiminden sonra eğer diş fırçalanamıyorsa, bir dilim peynir yenip diş çürümesi önemli derecede önlenebilir. Peynir, ağız ortamının pH değerini yükseltip nazik bir ortam oluşturur. Bu da, bakterilerin oluşturduğu diş minesi erozyonuna sebebiyet veren asidi nötralize eder. Ayrıca, çürük önlenmesinde etkili olan kalsiyum ve fosfat içerir ve peynire özgü bir protein olan kazein, diş çürüğü önlemede son derece etkilidir. Yetişkinler, çocuklar kadar şeker tüketmediği için esas koruyucu olmamız gerekenler çocuklardır. Süt dişlerindeki çürükler sadece süt dişlerini değil, 6 yaşından itibaren çıkmaya başlayan daimi dişleri de etkileyebilir. Bu durumda, birkaç yıl içinde belki ömrünün sonuna kadar kullanacağı dişi 6,7 yaşlarında kaybedebilir" dedi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.