SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sendika

Söz Bursa - Sendika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendika haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hilmi Şanlı’dan "Hediye" operasyonuna sert tepki: "Sendikacılık irade gaspı değildir!" Haber

Hilmi Şanlı’dan "Hediye" operasyonuna sert tepki: "Sendikacılık irade gaspı değildir!"

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, sendikacılığın özünden koparılarak hediyeler ve promosyonlar üzerinden yürütülen bir “üye avcılığı” faaliyetine dönüştürülmesine sert tepki gösterdi. Şanlı, sendikacılığın koltuk, hediye ve eşantiyon işi olmadığını vurgulayarak, “Sendikacılık; emekçinin alın terine sahip çıkma, haksızlığın karşısında dimdik durma ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze alma işidir” dedi. Son yıllarda özellikle yetki dönemleri yaklaşırken ortaya çıkan tabloyu “utanç verici” olarak nitelendiren Şanlı, bazı yapıların sendikal mücadeleyi bilinçli biçimde itibarsızlaştırdığını ifade etti. Tabletler, kahve makineleri, umre çekilişleri ve çeşitli promosyonlarla çalışanların iradesinin ipotek altına alınmaya çalışıldığını belirten Şanlı, “Bu anlayış sendikacılık değildir; bu açıkça irade gaspıdır” sözleriyle eleştirilerini sertleştirdi. “BU, EMEĞE SAYGI DEĞİL; EMEĞİ KÜÇÜMSEMEKTİR” Mayıs ayı yaklaştıkça bu tür uygulamaların arttığına dikkat çeken Hilmi Şanlı, çalışanların geleceklerinin hediyeler karşılığında pazarlık konusu hâline getirildiğini dile getirdi. “Bekârların geleceği, evlilerin çocuklarının çeyizi bu dağıtım tezgâhlarına mahkûm edilmek isteniyor. Bu, emeğe saygı değil; emeği küçümsemektir” diyen Şanlı, sendikal mücadelenin pazarlama faaliyetine indirgenmesini kabul etmediklerini vurguladı. KAZANIM HEDİYEYLE DEĞİL, MÜCADELEYLE OLUR Hilmi Şanlı, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in dayandığı sendikal anlayışın köklü bir mücadele geleneğine sahip olduğunu belirterek, 2001–2009 yılları arasında yetkili sendika olan Türkiye Kamu-Sen döneminde elde edilen kazanımları hatırlattı. 2007 yılında banka promosyonlarının doğrudan hak sahiplerine verilmesinin sağlandığını anımsatan Şanlı, “Bugün üç yılda 60–70 bin TL’ye ulaşan bu kazanım, bir defalık bir hediye değil; yıllara yayılan, emekçinin cebinde kalan kalıcı bir haktır” dedi. Yine 2005 yılında toplu görüşme masasında sendika ödeneğinin kabul ettirildiğini belirten Şanlı, bu ödemenin bugün itibarıyla 981,22 TL olarak maaşlara yansıdığını ifade etti. Üyelik kesintisi sonrası dahi çalışanlara yıllık 7.452 TL net fayda sağlayan bu kazanımın hâlâ yürürlükte olduğunu vurgulayan Şanlı, “Bu haklar rüşvetle değil, mücadeleyle kazanılmıştır” diye konuştu. “BİZ RÜZGÂRA GÖRE YÖN DEĞİŞTİRMEYİZ” Denge tazminatı, seyyanen zamlar, millî ve dinî bayramlarda mesai ücretleri, yaz Kur’an kursları ek ders ücretleri gibi pek çok hakkın da aynı mücadele anlayışının ürünü olduğunu belirten Hilmi Şanlı, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in ilkesel duruşunun altını çizdi: “Biz rüzgâra göre yön değiştirmeyiz. Günü kurtaran vaatler değil, geleceği güvence altına alan haklar üretiriz. Sahada ter döker, masada sözü geçen oluruz. Zor zamanda kaybolanlardan değil, en zor anlarda omuz verenlerdeniz.” “KARAR MEMURUN VİCDANINDADIR” Açıklamasının sonunda memurlara seslenen Şanlı, tercihin yalnızca bir sendika seçimi değil, aynı zamanda bir duruş meselesi olduğunu vurguladı. “Ya sadece Mayıs aylarını hatırlayan, eşantiyon bittiğinde ortadan kaybolan sözde sendikalar… Ya da ömür boyu yanında duran, hakkın gasp edilmesine sessiz kalmayan Türk Diyanet Vakıf-Sen” ifadelerini kullandı. “Unutulmasın ki hediyeler tükenir, tabletler eskir, kahve makineleri bozulur. Ama kazanılmış haklar kalır, onur kalır, mücadele kalır” diyen Hilmi Şanlı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz hediyeyle değil, hakla konuşuruz. Biz susarak değil, mücadele ederek var oluruz. Sendikacılık bir çıkar işi değil, bir onur işidir. Ve bu onurun adı Türk Diyanet Vakıf-Sen’dir.”

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen’de Hilmi Şanlı güven tazeledi: Bursa teşkilatından tam destek

Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa teşkilatı, sendikal mücadelenin öncü isimlerinden biri olan Hilmi Şanlı’nın yeniden Genel Sekreterlik görevine seçilmesini büyük bir memnuniyetle karşıladı. Türk Diyanet Vakıf-Sen’in 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 8. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin güvenini bir kez daha kazanan Hilmi Şanlı, yeni dönemde de Genel Sekreter olarak görevini sürdürecek. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına yapılan açıklamada, Bursa’da Diyanet çalışanlarının hak mücadelesinde ilk savunucular arasında yer alan Hilmi Şanlı’nın, sendikal duruşu, ilkeli tavrı ve kararlı mücadelesiyle uzun yıllardır teşkilata yön verdiği vurgulandı. Açıklamada, Şanlı’nın yalnızca bir sendika yöneticisi değil, aynı zamanda bilgisi, tecrübesi ve güven veren duruşuyla yol gösteren bir isim olduğu ifade edildi. Sendikal mücadelesini hak ve adalet ekseninde, ayrım gözetmeden ve cesaretle yürüten Hilmi Şanlı’nın duruşunun, Türk Diyanet Vakıf-Sen teşkilatı için açık bir istikamet çizdiği belirtilirken; Diyanet ve vakıflar çalışanları açısından ise bu duruşun güçlü bir teminat olduğu kaydedildi. İlkesinden ve ülküsünden asla taviz vermeden, sorumluluğunun bilinciyle sergilediği sendikal anlayışın, yeni dönemde de sendikaya ivme kazandıracağına olan inanç dile getirildi. Açıklamada ayrıca, sendikal mücadelenin yalnızca kazanımlar üzerinden değil, ahlak, liyakat ve adalet temelinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Hilmi Şanlı’nın bu anlayışın sahadaki en güçlü temsilcilerinden biri olduğu vurgulandı. Özellikle Diyanet çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları ve sosyal güvenceleri konusunda verdiği mücadelenin, teşkilat hafızasında önemli bir yer tuttuğu ifade edildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa adına açıklamada bulunan Eyüp Bulut, Genel Sekreterlik görevine yeniden seçilen Hilmi Şanlı’yı gönülden tebrik ederek şu ifadelere yer verdi: “İlke ve ülküsünden taviz vermeden, sorumluluğun hakkını vererek sergilediği bu örnek duruşun, yeni dönemde de sendikamıza güç katacağına yürekten inanıyoruz. Kıymetli Genel Sekreterimiz Hilmi Şanlı’ya bu onurlu görevinde sağlık, güç ve üstün başarılar diliyoruz. Allah yar ve yardımcısı olsun.” Genel kurul sonrası yapılan değerlendirmelerde, Türk Diyanet Vakıf-Sen’in yeni dönemde de çalışanların hak ve menfaatlerini koruma noktasında kararlı duruşunu sürdüreceği, Hilmi Şanlı’nın tecrübesi ve liderliğiyle sendikal mücadelenin daha da güçleneceği ifade edildi.

PTT'de iş bırakma eylemi Haber

PTT'de iş bırakma eylemi

Bursa'da PTT bünyesinde taşeron firma üzerinden çalışan kargo emekçileri, Kod 25 ve Kod 46 gerekçe gösterilerek işten çıkarıldıkları iddiasıyla iş bırakma eylemi yaptı. Nilüfer Kargo yerleşkesinde toplanan çalışanlar, işe iade ve haklarında uygulanan kodların kaldırılmasını talep etti. İşten çıkarılan çalışanlar adına yapılan açıklamada, Volkan Uzun, Lokman ve Celil Baban'ın hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldığı öne sürüldü. Açıklamada, ATS kayıtları ve müşteri beyanları bulunmasına rağmen savunmalarının dikkate alınmadığı ifade edildi. Çalışanlar, bu sürecin yalnızca kendileriyle sınırlı kalmayacağını, ilerleyen süreçte başka çalışanların da benzer gerekçelerle işten çıkarılabileceğini belirterek eylemin bu nedenle gerçekleştirildiğini dile getirdi. Eyleme PTT-SEN sendikası avukatlarından Lütfi Sabri Batıban ile sendika temsilcileri de destek verdi. "AKŞAMA KADAR ÇALIŞTIRILIP KOD 25'TEN İŞTEN ÇIKARILDIK" İşten çıkarılan çalışanlardan Celil Baban, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı: "Ben Celil Baban. 2013 yılından beri bu kurumda çalışmaktayım. Dün tarafıma gelen haberle işten çıkışımız verildi. Kod 25 gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldık. Akşama kadar çalıştırıldıktan sonra işten çıkartıldık. Bize yöneltilen suçlama hırsızlık. Ancak müşteri beyanları ve ATS kayıtlarıyla bu iddiaları çürütmemize rağmen işten çıkarıldık. Sadece ben değil, iki arkadaşım daha var. Ayrıca beş arkadaşımız hakkında da soruşturma yürütülüyor. Nilüfer Kargo olarak sorunlarımız çözülene kadar kontak kapatma eylemi yapıyoruz. Talebimiz işe iademiz ve Kod 25'in kaldırılmasıdır." "TAZMİNAT VERMEMEK İÇİN UZUN YILLAR ÇALIŞANLAR TASFİYE EDİLİYOR" Bir diğer işten çıkarılan çalışan Volkan Uzun ise Kod 46 gerekçesiyle işten atıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "İsmim Volkan Uzun. PTT kurumunda yaklaşık on yıldır çalışıyorum. Bu süreçte yoğun dönemler yaşadık ancak son iki haftalık süreç, benim için en zor dönem oldu. Kod 46 gerekçesiyle tazminatsız olarak işten çıkarıldık. Savunmamızı yapmamıza rağmen böyle bir sonuç beklemiyorduk. PTT'nin parça başı sistemine geçmeye hazırlandığını görüyoruz. Tazminat ödememek için on yıl ve üzeri çalışan, tazminatı yüksek olan personelin işten çıkarıldığını düşünüyoruz. Biz ilk üç kişi olduk ama bunun devamı gelecektir." Uzun, amaçlarının yalnızca kendi durumları olmadığını vurgulayarak, "Eğer bunun önüne geçemezsek, diğer arkadaşlarımız da masa başında hazırlanan sözleşmelere dayanarak işten çıkarılacaktır. Bugün buradayız çünkü tek amacımız işe geri dönmektir. Kod 46'nın kaldırılması ya da başka bir çözüm bizim için kabul edilebilir değildir. Haksız yere işten çıkarıldık ve bu durum geleceğimizi etkiliyor" dedi. "İşe iade sağlanana kadar eylem sürecek" Çalışanlar, şirket yetkilileri ile PTT yetkililerinin bir araya gelerek işe iadelerinin sağlanmasını talep ederken, talepler karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti.

Metal Sektöründe uzlaşma sağlanamadı: MESS’in yeni zam teklifi yetersiz bulundu! Haber

Metal Sektöründe uzlaşma sağlanamadı: MESS’in yeni zam teklifi yetersiz bulundu!

Türkiye metal sanayisinin devlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde tansiyon yükseliyor. MESS İstanbul Merkez Ofisi’nde gerçekleşen toplantıda işveren tarafının sunduğu yeni teklif, işçi temsilcileri tarafından kabul görmedi. ZAM TEKLİFİ YÜZDE 15’TE KALDI 1 Eylül 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere MESS tarafından sunulan yeni teklifte; ilk altı ay için yüzde 7,5 oranında zam ve buna ek olarak 17,30 TL seyyanen artış önerildi. Bu teklifin oransal karşılığı toplamda yüzde 15’e tekabül ederken, sonraki 6 aylık periyotlar için herhangi bir teklif sunulmaması dikkat çekti. Sosyal yardımlarda ise yıllık zam teklifi yüzde 32,95 seviyesine çekildi. İŞVERENİN "KAZANILMIŞ HAK" ISRARI GÖRÜŞMEYİ SONLANDIRDI Masada sadece ücret değil, çalışma şartlarına dair maddeler de gerginliğe yol açtı. MESS'in; *Sözleşmenin 3 yıllık olması, *Deneme süresinin 4 aya çıkarılması, *İkramiyelerde kesinti yapılması, *5 gün ve üzeri raporlarda ücret ödemelerinin kısıtlanması, *Tamamlayıcı sağlık sigortasındaki değişiklik taleplerini sürdürmesi ipleri kopardı. "KAZANILMIŞ HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ" Sendika heyeti, sunulan zam oranının ekonomik şartlar altında ezildiğini ve mevcut hakları geriye götürecek taleplerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Heyet, işverenin tutumu nedeniyle görüşmeyi sonlandırarak masadan ayrıldı. Metal işçilerinin gözü şimdi sendikanın alacağı yeni eylem kararlarında.

Karbosan sendikalandı, işçi çiftetelli ile kutladı Haber

Karbosan sendikalandı, işçi çiftetelli ile kutladı

 Türk Metal Sendikası üyesi farklı fabrikalardan gelen işçiler Orhangazi’deki Karbosan fabrikası önünde sendikayı çiftetelli oynayarak kutladı. Öte yandan sendikal faaliyetler nedeniyle Karbosan fabrikasının 6 işçinin işine son verdiği iddia edilirken, sendika bu duruma tepki gösterdi. Bursa’nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren ve 236 çalışanı bulunan Karbosan fabrikasında Türk Metal Sendikası yetkili sendika olmak için gerekli üye sayısına ulaşarak fabrika için yetki belgesini aldı. FABRİKA ÖNÜNDE KUTLAMA Karbosan fabrikasındaki sendikalaşma çalışmalarının yetki belgesi ile sonuçlanmasının ardından Türk Metal Sendikası Gemlik Şube Başkanı Erdoğan Aydın, sendika yöneticileri ve farklı fabrikalardan gelen 100’ün üzerinde Türk Metal Üyesi Orhangazi’deki Karbosan fabrikasının mesai çıkışında fabrika önünde toplanarak sendika yetki belgesini çiftetteli ile kutladı. Sloganlar atan Sendika yöneticileri, fabrika çıkışındaki işçileri alkışlayarak destek oldular. SENDİKAL FAALİYETLE İŞTEN ÇIKARMALAR Öte yandan Karbosan fabrikasında sendikal faaliyetler nedeniyle son 10 günde 6 çalışanın işine son verildiği ileri sürüldü. Sendika başkanı Erdoğan Aydın yaşanan işten çıkarmalara da tepki gösterdi. Fabrika önündeki işçiler yaptıkları gösterinin ardından basın açıklaması yaptı. Erdoğan Aydın, Karbosan işyerinde sendika örgütlenme hakkına yönelik baskılar ve hukuksuz uygulamaların asla kabul edilemeyeceğini belirterek, "Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan sendikal örgütlenme hakkı işçilerin en temel demokratik haklarından birisidir. Ancak Karbosan’da sendikaya üye olan işçilere yönelik baskılar sendikadan istifa etmeye zorlanmaları ve örgütlenmeye katılan işçilerin işten çıkarılması açıkça hukuk ve insan haklarına aykırıdır" dedi. Uygulamaların işçinin haklarının gasp edilmesinin yanı sıra aynı zamanda çalışma barışını da tehdit ettiğini belirten Erdoğan Aydın, "İşverenin bu baskıcı tutumu derhal sonlandırması, işten çıkarılan işçilerin işe geri alınması ve sendika hakkına saygı duyulması çağrısında bulunuyoruz" dedi.

Kayıhan Pala: "Yargıtay kararına neden uyulmadı?" Haber

Kayıhan Pala: "Yargıtay kararına neden uyulmadı?"

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, iş kollarındaki işçi sayıları ve sendikaların üye sayılarının yayımlanması ile ilgili soru önergesi verdi. Soru önergesinde, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda istatistiklerin her yıl ocak ve temmuz ayında açıklanacağının belirtilmesine vurgu yapan CHP’li Pala, söz konusu aylarda verilerin yayınlanacağı güne ilişkin neden Yargıtay’ın emsal kararına uyulmadığını sordu. “ÜYE SAYILARININ AÇIKLANMASI GEREKİYOR” Pala yaptığı açıklamada “Kanunda istatistiklerin yayımlanacağı aylar belirtilmiş ancak verilere dair gün belirtilmemiş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin (15.06.2023 Tarih ve 6584 E ve 9234 K) yayımlanma gününe dair emsal kararı var. Bu karara göre istatistiklerin Resmî Gazete’de yayımlandığı günden bir önceki gün itibari ile sendika üye sayılarının açıklanması gerekiyor.” dedi. “BAKANLIK GÖRMEZDEN GELDİ” Açıklamasının devamında Pala; “24 Temmuz’da yayımlanan istatistiğin 23 Temmuz 2024 tarihli veriler olması gerekiyordu, ancak Bakanlık Yargıtay’ın bu kararını görmezden geldi.” dedi. Açıklanan verilerin emekçilerin örgütlenme haklarını yok sayamayacağına vurgu yapan Pala; “Yargıtay kararına uyulmaması nedeniyle bazı sendikaların yüzde 1 barajını aşamadığı görülmektedir; örneğin enerji iş kolunda faaliyet sürdüren 622 Kodlu Enerji Çalışanları Sendikasının Resmî Gazetede yayımlanan üye sayısı 2553’tür, ancak 23 Temmuz 2024 tarihli üye sayısı ise 2710’dur ve bu sayıyla yüzde 1 barajını aşmaktadır. Resmî Gazetede yayımlanan üye sayısı ile bu sendikanın toplu iş sözleşme yapma hakkı gasp edilemez.” dedi. “YARGITAY KARARINA NEDEN UYULMADI?” CHP’li Pala’nın Bakan Işıkhan’a ilk sorusu, Resmî Gazetede yayımlanan verilerin hangi güne ait olduğu oldu. Yargıtay Kararına neden uyulmadığını da soran Pala, Yargıtay kararına uygun yeni bir açıklama yapılması ve toplu sözleşme yapma hakkı ellerinden alınan sendikaların haklarının iade edilmesi gerektiğini de vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.