SON DAKİKA
Hava Durumu

#Setbaşı

Söz Bursa - Setbaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Setbaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Tabip Odası’ndan sağlıkta dönüşüm eleştirisi: "Bayram değil, direniş!" Haber

Bursa Tabip Odası’ndan sağlıkta dönüşüm eleştirisi: "Bayram değil, direniş!"

Bursa Tabip Odası 14 Mart Tıp Haftası kapsamında düzenlenen Sağlık Hakkı Yürüyüşünü, bu yıl 13 Mart 2026 Cuma günü Bursa’da basın açıklaması, yürüyüş ve çelenk bırakma töreniyle gerçekleştirdi. Saat 12.30’da Setbaşı’nda toplanan hekimler adına açıklamayı Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş gerçekleştirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından BTO Başkanı Dr. Kadir Binbaş ve Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmiye Funda Coşkun, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktılar. Sağlık Hakkı Yürüyüşüne, BTO Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BTO Genel Sekteri Dr. Muhsin Güllü, BTO Yönetim Kurulu Üyelerinden Dr. Ferda Firdin, Dr. Deniz Alpan, Dr. Kenan Ergus, Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Güzide Elitez, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sivil toplum örgütleri, sendika temsilcileri ve çok sayıda hekim katıldı. Dr. Kadir Binbaş ‘ın okuduğu açıklamanın tam metni ise şöyle: Değerli meslektaşlarımız, Değerli sağlık emekçileri, Değerli halkımız, Bugün 14 Mart. Tıbbın, hekimliğin kurucusu, Hipokratın, Galenin yaşadığı topraklarda hekimliğin insan sağlığına adanmış bir meslek olmanın ötesinde, topluma karşı bir sorumluluk olduğunu gösteren bir günün yıldönümünde bir aradayız. 14 Mart 1927’de ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gündür. Ancak sıradan bir takvim günü değildir. İlk defa, 107 yıl önce, 14 Mart 1919’da İngiliz işgali altındaki İstanbul’da tıbbiyelilerin, tıp öğrencilerinin “Bu ülke bizimdir!” diyerek ayağa kalktığı bir gündür. Bu açıdan 14 Mart; tarihtir, direniştir, sorumluluktur. Tıbbiyeliler o gün yalnızca bir okulun kuruluşunu kutlamadı. Bir şey söylediler: Hekimlik yalnızca hastalık tedavi etmek değildir. Hekimlik aynı zamanda toplumun geleceğine sahip çıkmaktır! İşte biz bugün Ankara’da, o geleneğin mirasçıları olarak buradayız. BUGÜN 14 MART… AMA KUTLAMA YAPMAK ZOR 14 Mart ülkemize özel bir gün. Dünyada böyle bir bayram yok. Yanlızca ülkemizde kutlanan Tıp Bayramı olarak biliniyor, kutlanıyor ama bugün burada bir bayramı kutlamak için toplanmadık. Çünkü bu ülkede sağlık sisteminin hali ne yazık ki gerçek bir kutlamaya izin vermiyor. Ülkemizde sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Yıllardır uygulanan ve adına Sağlıkta Dönüşüm Programı denilen politikalar, sağlığı bir insan hakkı olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta haline getirdi. Sağlık hizmeti toplumun ihtiyacına göre değil, piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenlendi. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itildi, bölgeye dayalı bütünleşik sağlık hizmeti sunan sağlık ocakları kapatıldı, yerine bireye yönelik tanı tedavi hizmeti sunan Aile Sağlığı Merkezleri açıldı. ASM’ler, kamu hastaneleri işletmelere dönüştürüldü. Kamu kaynakları özel sağlık sektörüne aktarıldı. SONUÇ NE OLDU? Bugün: Hastalar randevu bulamıyor, muayene süreleri birkaç dakikaya sıkıştırılıyor, sağlık çalışanları aşırı iş yükü altında eziliyor, hastalarla hekimler karşı karşıya getiriliyor sağlıkta şiddet sıradanlaşıyor, cepten harcamalar artıyor, parası olan hızla ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşırken parası olmayanların basit sağlık sorunları bile aylarca çözülemiyor. Bugün Türkiye’de yıllık hekime başvuru sayısı 1 milyarı aştı, kişi başına 12’yi geçti. Avrupa ortalamasının 2 katı doktora başvuru var. Tek başına bu bile bizim gibi genç nüfuslu bir ülkede sağlığın kötü yönetildiğini gösteriyor. Halkın sağlık hakkı zarar görüyor. Sağlık göstergelerimiz kötüye gidiyor. Türkiye’de doğan bir bebek Avrupa’da benzer gelişmişliğe sahip ülkelerde doğan bir bebekten 3-4 yıl daha kısa yaşıyor. Önlenebilir ölümler OECD ülke ortalamasının üzerinde. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan bebekler ölüyor. Bu sistem halkın sağlığını bozmakla kalmıyor hekimleri ve sağlık çalışanlarını da tüketiyor. Bugün hekimler: Aşırı iş yükü altında, güvencesiz koşullarda, şiddet tehdidi altında, gelecek kaygısıyla çalışıyor. Genç hekimler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Deneyimli hekimler emekli maaşları ile geçinemediğinden emekli olamıyor. Bu kadar yoğun çalışma sürelerine ragmen ne kendilerine ne de hastalara fayda sağlayamadığını düşünen hekimler tükenmişlik yaşıyor, mesleğinden soğuyor. Ama biz biliyoruz ki sorun hekimlerde değil. Sorun sağlık sisteminin kendisindedir. Biz hekimler Hipokrat’tan bu yana binlerce yıldır aynı etik değerlerin mirasçılarıyız. Hekimlik: İnsan yaşamını her şeyin üstünde tutmaktır, hastanın yararını öncelemektir, bilimden ve akıldan sapmamaktır, insan onuruna saygı göstermektir. Toplum için çalışmak bunun için mesleğini en iyi şekilde yapmaktır. Ama bugün uygulanan sağlık politikaları bu iyi hekimlik değerlerini aşındırıyor. Sistem bizleri performans baskısı altında çalışmaya zorluyor. Performansı da yaptığımız işin değeriyle değil sayısıyla ölçüyor. Bugün bir hastaya ne kadar zaman ayrılması gerektiğine hekim değil MHRS karar veriyor. Hekimin bilgisi, iradesi yok sayılıyor, mesleki bağımsızlığımız elimizden alınıyor. Biz buna razı değiliz. Çünkü biliyoruz: Biz biliyoruz ki iyi hekimlik yapılamayan bir sistem iyi bir sağlık sistemi değildir. Ama biz sadece eleştirmiyoruz. Biz sadece sorunları söylemiyoruz. Biz çözüm de sunuyoruz. Biz yıllardır şunu söylüyoruz: Başka bir sağlık sistemi mümkündür. Bu ülkenin bunu sağlayacak yeterli bilgi birikimi vardır. Bu ülkenin yetişmiş ve pandemide gördüğümüz gibi fedakarca çalışan insan gücü, hekimleri, hemşireleri, diş hekimleri sağlık emekçileri vardır. Bu ülkenin kaynakları da vardır. Yeter ki sağlık sistemi piyasa için değil insan için kurulmuş olsun. Sağlık hizmeti bir ticari sektör değil kamusal bir hak olarak bu ülkede yaşayan herkese eşit, ücretsi, ulaşılabilir ve nitelikli olarak verilebilsin. Hekimler ve sağlık çalışanları mesleki bağımsızlıklarını koruyabilsin, gelecek kaygısı olmadan, şiddet korkusu yaşamadan çalışabilsin. Tek kaygımız hastalarımızın sağlığı olsun. Bunun için yapılması gerekenler bellidir: Böyle bir sağlık sistemi için: 1. Sağlıkta özelleştirmeye son verilmelidir. 2. SGK’nın özel hastanelerden hizmet alımı durdurulmalıdır. 3. Sağlık için ayrılan kamusal kaynaklar kamu sağlık sistemi için kullanılmalıdır. 4. Birinci basamak sağlık hizmetleri kamu binalarında verilmeli hem sayıca hem nitelik açısından güçlendirilmelidir. Sevk zinciri kurulmalıdır. 5. Hekim ücretleri performansa göre değil emekliliğe yansıyan tek maaş üzerinden düzenlenmelidir. İnsan onuru ve değeri ile bağdaşacak düzeyde olmalıdır. 6. Hekimlerin hastalarına yeterli süre ayırabileceği çalışma koşulları sağlanmalıdır. 7. Hekimlerin serbest çalışma, kendi emeğinin değerini kendisinin belirlemesi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. 8. Sağlık sisteminin yönetiminde sağlık çalışanlarının ve toplumun söz hakkı olmalıdır. 9. Geleceğin hekimlerini yetiştiren kurumların alt yapı ve öğretim üyesi eksikleri giderilmeli, tıp eğitiminde de sayı değil nitelik öne çıkarılmalıdır. 10. Sağlıkta şiddeti engellemek üzere bütünlüklü bir program hayata geçirilmeli, öncelikle mecliste bekleyen sağlıkta şiddet yasa tasarısı önerimiz bir an önce gündeme alınmalıdır. Bu mücadele sadece hekimlerin mücadelesi değildir. Bu talepler sadece hekimler, sağlık emekçileri için değildir. Hekimlerin, sağlık emekçilerinin etik ilkeler ve bilimin gerekleri doğrultusunda güvenle sağlık hizmeti sunabildiği bir toplumda insanlarımız sağlıklı ve mutlu olabilir. Bugün Bursa’dan bir kez daha söylüyoruz: Biz,adaletin hakim olduğu,laik,demokratik,barış içinde bir ülkedemesleğimizin ve emeğimizin değerinin bilindiği bir sağlık sistemi istiyoruz. Hekimlerin tükenmediği,sağlık çalışanlarının güvende olduğu,halkın eşit ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşabildiği başka bir Türkiye mümkündür. Yaşasın hekimlik onuru. Yaşasın iyi hekimlik değerleri. Yaşasın halkın sağlık hakkı. BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Yıldırım’da Fetih Yılına özel yatırım hamlesi: Yeni Kültür Merkezleri ve Çocuk Köyü geliyor! Haber

Yıldırım’da Fetih Yılına özel yatırım hamlesi: Yeni Kültür Merkezleri ve Çocuk Köyü geliyor!

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ilçede yeni kültür merkezlerini hayata geçireceklerini söyledi. Duaçınarı'nda 9 dönümlük alanda 900 kişilik kültür merkezi ve nikah salonunun ihalesi yapıldı. Yıldırım Medresesi Gençlik Merkezi olarak hizmet verecek, Setbaşı'ndaki Ermeni Kilisesi ise kültür merkezi olarak şehre kazandırılacak. Küreklidere Şelalesi'nin yanında da Çocuk Köyü Projesi hayata geçirilecek. Bursa'nın fethinin 700. yılına denk gelen 2026 yılında ilçede kültür ve sanat projelerine de hız vereceklerini aktaran Yılmaz, Duaçınarı'na 900 kişilik kültür ve nikah salonu açılacağını Setbaşı-Yeşil arasındaki Ermeni Kilisesinin de Setbaşı Kültür Merkezi olarak Bursa'ya kazandırılacağını duyurdu. 2025 yılında yapılan, 2026 yılında yapımı devam eden ve tamamlanacak olan projeleri İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş'e anlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümünün 2026 yılına denk geldiğini bu sebeple ilçede kültür sanat işlerine ağırlık vereceklerinin altını çizdi. Yılmaz, "Biz de bu noktada kültür sanat sezonumuzu ‘Beylikten Cihan Devletine' mottosuyla açmıştık ve güzel bir törenle birlikte programı gerçekleştirmiştik. Bu dönemde inşallah birçok kadim değerimizi ayağa kaldıracağız, Fevziye Parkı'nda olduğu gibi. Yeşil-Emirsultan aksında çok özel bir proje yarışması yapmıştık, burada inşallah kent kimliğine kazandıracağımız önemli bir iş olacak. Yine kentimizin birçok noktasında kadim değerlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. Yıldırım Medresesi inşallah çok güzel bir merkez olacak 2026 yılında. Burayı inşallah kullanıyor olacağız, hizmete açmış olacağız. Burayı daha ziyade bir gençlik merkezi gibi kullanmayı hedefliyoruz. Yine Yıldırım Kafe formatımızın olduğu, bir gençlik mekânı, ailelerin buluşma mekânı olacak bir merkez olacak burası inşallah. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hamdolsun, orası bizim ilk Yıldırım Kafe formatımız. Tabii ki orası büyük bir gençlik merkezi; kütüphanesi ve kapalı yüzme havuzu ile birlikte. Şimdi başka noktalarda da bu projemizi gerçekleştiriyoruz. İşte Yıldırım Medresesi böyle bir proje olacak inşallah. Önümüzde Darüşşafaka var, onunla da ilgili de ileride çalışacağız" dedi. 900 KİŞİLİK YENİ KÜLTÜR MERKEZİ Duaçınarı'nın hemen yanı başında yapılacak nikah salonu ihalesinin yapıldığını belirten Oktay Yılmaz, "İnşallah Yıldırım'a 800-900 kişilik kapasitesi olan bir kültür merkezinin inşaatını gerçekleştireceğiz. İleride orası nikâh salonu ve bir ticaret merkezi olacak. Dolayısıyla Yıldırım için bir buluşma merkezi olacak. Duaçınarı'nın hemen yanı başında, biz de onun için Duaçınarı ismini kullandık. Yer altında 2 kat otoparkımız, ofisler, zemin katta kafeler, üst kısımlar iş merkezleri olacak. Başka bir kısmında da nikâh salonları ve sergi salonlarımız olacak inşallah. Duaçınarı Metro İstasyonu'ndan indiğinizde rahatlıkla gelebileceğiniz bir yer olacak burası. Birçok kültürel organizasyonumuzu da burada yapacağız çünkü artık Barış Manço Kültür Merkezi yetmiyor. Ciddi teveccühler var. Yaptığımız kültür programlarına, onları burada yapmayı hedefliyoruz" dedi. ERMENİ KİLİSESİ KÜLTÜR SANAT MERKEZİ OLACAK Yine ilçe sınırları içerisinde kalan Setbaşı Mahallesindeki eski Ermeni Kilisesi'ni kültür merkezi olarak Bursa'ya kazandıracaklarını aktaran Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bir diğer projemiz de Setbaşı'nda. Geçtiğimiz dönem büyükşehir ile Setbaşı-Yeşil arasında cephe sağlıklaştırma işleri yapmıştık. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak Kafeler Sokağı'nın sokak sağlıklaştırma işlerini yapmıştık. İyi bir karşılık bulmuştur. Yine bu sokakta bulunan Ermeni Kilisesi vardı, buranın kamulaştırmasını yaptık geçen dönem. Projelerini hazırladık ve şu anda orada ihalesini yaparak işe de başladık. Burası Setbaşı Sanat Merkezi olarak inşallah Bursa'mıza hizmet edecek. Burasını da 2026 sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Güzel bir sanat merkezini de yine Bursalı hemşerilerimizle buluşturmuş olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.