SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şiddet

Söz Bursa - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Erkan Aydın: "Bütçe yönetiminde Türkiye’de dereceye gireriz" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Bütçe yönetiminde Türkiye’de dereceye gireriz"

Osmangazi Belediyesi, 2026 yılının ilk meclis toplantısını Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirdi. Başkan Aydın, 2025 yılında yüzde 12’lik bir tasarruf sağladıklarını dile getirdi. Osmangazi Belediyesi’nin Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleşti. Meclis üyelerinin yeni yılını kutlayan Başkan Aydın, 2026’nın sağlık, huzur, mutluluk ve mutluluk getirmesini temenni etti. Meclisin gündem maddelerine geçmeden önce yerel ve ulusal konulara değinen Başkan Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yönelik saldırı girişimini kınayarak başladığı konuşmasında, şiddetin hiçbir türlüsünün kabul edilemeyeceğini belirterek geçmiş olsun mesajını iletti. Başkan Aydın, geçtiğimiz hafta Regaip Kandili’ni kutladıklarını belirterek, "Bu ayın 15’inde de Miraç Kandilimizi kutlayacağız. Şimdiden edilen duaların, yapılan hayırların yüce Mevlam katında kabul edilmesini diliyorum. Öncelikle Ramazan’a, ardından da Ramazan Bayramı’na hepimizin erişmesini niyaz ediyorum" diye konuştu. 2025 yılında çok acı kayıpların yaşandığını söyleyen Başkan Aydın, "Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a, İstanbul Çekmeköy’de düzenlenen operasyonda şehit olan özel harekat polisimiz Emre Albayrak’a, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit düşen kahraman polislerimiz İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit’e Allah’tan rahmet diliyorum" dedi. "ARKEOPARK AÇILIŞ İÇİN GÜN SAYIYOR" Geçtiğimiz yılın son ayında kültürden sanata, spordan sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konuya dair gerçekleşen çalışmalar hakkında bilgiler veren Başkan Aydın, sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerine işaret etti. Aralık ayında engelli bireylere yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunduklarını kaydeden Başkan Aydın, aynı zamanda Osmangazi’de engellerin sanat ile aşıldığını ifade etti. Osmangazi’de kadınların geleceğe umutla baktığının altını çizen Başkan Aydın, özellikle OSMEK’in kurslarında okuma yazmayı öğrenen 69 yaşında Firdevs Balı’nın kitap yazma isteğinin kendilerini yarınlara dair umutlandırdığının altını çizdi. Öte yandan projelere ilişkin de bilgilendiren Aydın, yüzde 95’i biten Arkeopark projesinin son hızıyla devam ettiğini, Şubat-Mart ayı gibi de Arkeopark’ın yerli ve yabancı turistlerin kullanımına açacaklarını söyledi. "TÜRKİYE’DE GELİR GİDER DENGESİNDE DERECEYE GİRERİZ" Osmangazi Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği çalışmalar ve tasarruflar sayesinde bütçenin doğru yönetildiğini vurgulayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu noktada üyelere önemli bilgilendirmelerde bulundu. Yüzde 12’lik bir tasarruf yapıldığına değinen Başkan Aydın, konuşmasında şunları kaydetti: "2025 yılında bütçemizi yüzde 88 gider ile bitirdik. Yüzde 12’lik bir tasarruf yaptık. Gelirimiz de yüzde 83 civarında. Aradaki fark yüzde 5 oluyor. Türkiye’de gelir gider dengesinde belediyeler içerisinde dereceye gireriz. Yüzde bir içerisindeyiz. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmışız, şeffaflığı daha da artırmışız. Kesin hesaplar geldiğinde bunları tek tek konuşacağız. Açık ihalelerin sayılarını artırmışız, kırım oranlarını yüzde 20 seviyelerinde tutmuşuz. Bunların hepsi bize bütçe yönetimi açısından tasarruf sağladı." Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) hakkında yöneltilen eleştirilere de açıklık getiren Başkan Aydın, "BAREM seçimden önce bitip açılışı yapılmış, o gün hangi şartta kullanılıyorsa bugün de aynı şartlarda kullanılmaya devam edilmiş bir yer. Burası, daha önce de yüksek işletme maliyetinden dolayı bir türlü tam kapasiteli açılmamış. Sizin oradan talep edeceğiniz miktar yasal olarak sınırlı, devlet belirliyor ancak bir kişinin gider maliyeti, toplayabileceğiniz rakamın 5-6 katı kadar. Nasıl Veysel Karani’deki Atletizm Spor Merkezi, Osmangazi Belediyesi tarafından yapılmış sonra Gençlik Spor Bakanlığı’na devredilmiş ise bu da aynısı. Bir yere satıldı, kiralandı, özelleştirildiği yok." "BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇERİSİNDE YAŞAMAYI UMUT EDİYORUZ" Mecliste Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Özlem Bodur’a yönelik saldırı girişimi de kınandı. Osmangazi Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi İsmail Hayat, Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Özlem Bodur’a parti adına çiçek takdim ederek geçmiş olsun dileğinde bulunurken, bu jeste alkışlarla karşılık veren Başkan Aydın, "Bu ülkede siyasi görüşler farklı olabilir, herkesin inancı farklı olabilir ama şu bir gerçek ki hep birlikte yaşayacağız. 700 yıldır bu memleket bizim yurdumuz, inşallah bundan sonra da 700 yıllar daha yurdumuz olacak. Barış içerisinde, kardeşlik içerisinde hep birlikte yaşamayı umut ediyoruz" yorumunu yaptı. Özlem Bodur ise, "Şiddetin siyaseti olmaz, yaşamış olduğum olay siyaset üstü bir olaydır. Şiddet karşısında durmanın da partisi olmaz. Burada önemli olan insan onurunu, hukuku, vicdanı savunabilmektir" diyerek çiçekten ve geçmiş olsun dileklerinden ötürü teşekkürlerini sundu. Mecliste gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından Denetim Komisyonu’nun üyeleri belirlendi. Buna göre komisyona Halil Aktaş, Ahmet Sergen Keleşoğlu ve İsmail Hayat seçildi.

Antalya’da bebeğe darp iddiası: Görüntüler dehşete düşürdü Haber

Antalya’da bebeğe darp iddiası: Görüntüler dehşete düşürdü

Antalya'da bir yaşındaki kız bebeğin yabancı uyruklu annesi tarafından darp edildiği anlar, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasıyla ortaya çıktı. Görüntüleri izlediğinde büyük bir şok yaşadığını belirten baba Osman Vesek, eşi hakkında suç duyurusunda bulunurken, "Tokatlıyor, terlikle vuruyor, ayaklarından tutup kanepeye fırlatıyor. Sonra hiçbir şey olmamış gibi makyaj yapmaya devam ediyor" dedi. Antalya'da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darp edildiği iddia edildi. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek'in bebeğin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerası sayesinde gün yüzüne çıktı. İzleyenleri dehşete düşüren görüntülerde, annenin bebeğine defalarca vurduğu, tokat attığı, terlikle darp ettiği ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı Video kaydıyla Antalya Adliyesi'ne gelen baba Osman Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti (25) hakkında suç duyurusunda bulundu. "GİZLİ KAMERA KURDUM" Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Osman Vesek, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Bir yaşında kız çocuğum var. Eşimin çocuğuma şiddet uyguladığını ve darp ettiğini bizzat gördüm. Çocuğumun vücudundaki bazı morluklardan şüphelenmem ve çevremdeki insanların uyarıları üzerine evimin oturma odasına gizli kamera kurdum. Yaklaşık bir haftalık izleme sonunda üç-dört adet video kaydıyla karşılaştım ve hemen Antalya Adliyesi'ne gelerek şikâyetimi yaptım." "KORUMA VE UZAKLAŞTIRMA KARARI VERİLMESİNİ İSTİYORUM" Emniyete tüm delil ve belgeleri teslim ettiğini belirten Vesek, "Savcı beyle bugün de görüştük. Olayın ivedilikle takip edildiğini ve en kısa sürede sonuçlanacağını söylediler. Koruma ve uzaklaştırma kararı talebimi yeniledim. Daha önce sadece uyarı belgesi verilmişti. Ben, çocuğum için derhal koruma ve uzaklaştırma kararı verilmesini istiyorum" dedi. "TOKATLIYOR, TERLİKLE VURUYOR, SONRA OTURUP TEKRAR MAKYAJ YAPIYOR" Güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin detayları da paylaşan baba Vesek, "Görüntülerde çocuğuma tokat atması, terlikle vurması, ayaklarından tutup kanepeye fırlatması, defalarca takla attırması var. Tokatlıyor, terlikle vuruyor, sonra oturup tekrar makyaj yapıyor, krem sürüyor. Böyle bir insanla karşı karşıyayız. Çok acı bir durum. Sabırlı olmaya çalışıyorum, adalete güveniyorum" ifadelerini kullandı. Eşiyle görüntüler hakkında konuşmadığını dile getiren Vesek, "Daha önce defalarca uyardığımda her seferinde inkâr etti. Yine aynısını yapacağını bildiğim için hiçbir şekilde konuşmadım. Kendisine hiçbir bilgi vermedim. Yabancı olduğu ve televizyonla da pek ilgilenmediği için şu ana kadar olaydan haberi bile yok. Emniyetin harekete geçmesini bekliyorum" diye konuştu. 4 AYLIKKEN DE ŞİDDET İDDİASI Daha önce de benzer bir olay yaşandığını iddia eden baba, kızının henüz 4 aylıkken Konya'da şiddete maruz kaldığını öne sürerek, "Konya'da ailemle birlikte yaşadığımız dönemde eşim, sözlü bir tartışmanın ardından kontrolsüz bir şekilde sinirlendi. Babaannesi çocuğa mama içirirken, çocuğu kucağından hızla çekip kanepeye fırlattı. Çocuğum sırtını çarpıp yüzüstü düştü, ağzından köpükler gelmeye başladı. Ambulans çağırdık, polis geldi. Daha sonra da babaanne ve benim çocuğa şiddet uyguladığımız yönünde iftirada bulundu. Elimizde kanıt olmadığı için o dönem büyük zorluk yaşadık. Bu yaşadığımız olaylar beni evime kamera döşemeye mecbur bıraktı. Delil ve kanıt olmadan hiçbir şey ispat edilemiyor. Bu yüzden kamera kurdum ve bugün elimde somut deliller var. Bu kadar delil varken nasıl bir karar çıkacak, merakla bekliyorum" dedi. "ÇOCUĞUMUN NEFESİ KESİLDİĞİ GÖRÜLÜYOR" 2023 yılında evlendiklerini aktaran Vesek, adli sürecin ardından boşanma davası açacağını ifade ederek, "Kızım şu anda babaannesinin yanında. Çok iyi, rahat, herhangi bir sıkıntısı yok. En büyük temennim, çok şükür herhangi bir kırık ya da daha ağır bir durumun olmaması. Ancak görüntülerden birinde çocuğumun nefesinin kesildiği bile görülüyor. Daha kötü sonuçlar da yaşanabilirdi" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan adli süreç devam ediyor.

Bursa Barosu ve Osmangazi Belediyesi arasında kadının korunmasına yönelik protokol imzalandı Haber

Bursa Barosu ve Osmangazi Belediyesi arasında kadının korunmasına yönelik protokol imzalandı

Bursa Barosu ile Osmangazi Belediyesi arasında kadın hakları konusunda ortak çalışma protokolü imzalandı. Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi'nde gerçekleşen törende hazırlanan protokole, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun ile Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın imza attı. Bursa Barosu Başkanı Öztosun, imza töreninde yaptığı konuşmada, son yıllarda kadın haklarına yönelik yanlış bir hukuk politik bakış açısı ve onun yarattığı bir ortama tanık olduklarını ve bu sebeple kadına ve çocuğa yönelik şiddetin arttığını hatırlatarak, “6284 Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa, şiddeti engellemek için çıkarılmış bir yasadır ve dayanağı da İstanbul Sözleşmesi idi. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmesinden sonra kadınlar uluslararası korumadan yoksun kalmıştır” dedi. Öztosun, Bursa Barosu olarak uluslararası korumanın ilkelerine sahip çıkarak 6284’ün önündeki her türlü engele, her türlü negatif bakış açısına karşı durduklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Değerli Bursa Barosu üyelerinin bu kanunun korunması ve uygulanmasıyla ilgili mücadelesi çok değerli. Bu mücadelenin paydaşı olan Osmangazi Belediyesi’ne de çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, “Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda maalesef eksiğiz. Hemen her gün bir kadın cinayetiyle uyanıyoruz. Artık önlenemez bir duruma geldi. Toplumun sosyoekonomik yapısının bozulmasının yanı sıra adı İstanbul olan sözleşmeden çıkmamızın psikolojik de olsa sonucu olduğunu düşünüyoruz. Partimiz iktidara geldiğinde ilk icraatlarından biri İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden hayata geçirmek olacaktır. Umarım şiddet engellenir de Bursa Barosu ile imzaladığımız protokolü uygulamaya gerek kalmaz” diye konuştu. Baroevi'ndeki imza törenine Bursa Barosu Yönetim Kurulu üyelerinden Av. Gülender Adıgüzel Özcan, Kadın Hakları Merkezi (KHM) Başkanı Av. Ceren İlgen Altuntaş, KHM Sorumlusu Av. Özlem Gürgen Eldem, avukatlar ve Osmangazi Belediyesi'nden de başkan yardımcıları Mutlu Esendemir, Mücahit Yıldızhan, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ile belediye bürokratları katıldı.

Bursa'da Terörsüz Türkiye'ye destek Haber

Bursa'da Terörsüz Türkiye'ye destek

Bursa'da faaliyet gösteren Türkiye'nin çeşitli illerinden dernek başkanları Derebahçe Sosyal Tesisleri'nde buluştu. Siirt İl Derneği'nin 28'nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle toplanan sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin mihmandarlığını yaptığı "Terörsüz Türkiye" sürecine sahip çıktı. Programın açılış konuşmasını ev sahibi Siirt İl Derneği Başkanı Selim Demirel yaptı. Güneşin doğudan doğduğunu hatırlatan Demirel, Doğu ve Güneydoğu için Terörsüz Türkiye süreciyle yeniden güneşin doğacağının altını çizdi. Akabinde derneklerin ortak basın bildirisini okuyan Başkan Yardımcısı Zeki Eker, "Türkiye'nin her yerinde güvenle ve barışla yaşamak en büyük hedefimizdir" ifadelerine yer verdi. Eker, "Öncelikle Terörsüz Türkiye hedefini ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye ve bu süreçte katkısı olan tüm paydaşlara teşekkür ederiz. Bugün burada, birliğimizin ve dayanışmamızın gücünü hatırlamak için toplandık. Türkiye'nin her köşesinde barış ve güven içinde yaşamak, en temel ortak hedefimizdir, farklı görüşler ve fikirlerimiz de olabilir ama teröre gerekçe olamaz. Birlik ve beraberliğimiz, terörün günümüze ve geleceğimize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Farklı görüşlerimiz olabilir, farklı yaşam biçimlerimiz olabilir, bunlar demokratik bir toplumun zenginliğidir. Ancak bu farklılıklar, terörün hiçbir gerekçeye sığdırılamayacağını da gösterir. Güvenlik güçlerimiz, vatandaşlarımızın can güvenliğini korurken, haklarımızdan taviz vermeden yoluna devam eder. Hepimizin sorumluluğu, terörü hiçbir şekilde meşrulaştırmamak ve güvenli, özgür ve barış içinde yaşanabilir bir Türkiye'yi gelecek nesillere miras bırakmaktır. Diyalog, hoşgörü ve demokrasimizin gücüyle ilerlediğimizde, karanlıklar dağılacaktır. Doğu ve Güneydoğu dernekleri olarak bizler, herkesin güvenli, onurlu ve gururlu bir şekilde yaşayabileceği bir Türkiye'yi hedefliyoruz. Bu yolculukta; hepimize düşen sorumluluklar var. Kutuplaşmadan kaçınımak, farklılıkları zenginlik olarak görmek. Şiddet ve terörü her koşulda reddetmek. Sonuç olarak, terörsüz bir Türkiye için sabır, saygı ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Güçlü bir devlet, güçlü bir toplum ve güçlü bir gelecek için birlikte çalışacağız. Bizi ayırmaya ve ayrıştırmaya çalışan yerli veya yabancı hiçbir güç başarılı olamayacaktır. Birlikte daha güçlüyüz. Birlikte barışın ve refahın adresi olan Türkiye'yi inşa edebiliriz. Gelin, birlikte, kapsayıcı bir gelecek için çalışalım, güvenlik ve refahı eşit derecede güçlendirelim" diye konuştu. "AMASIZ FAKATSIZ SÜRECE DESTEK VERİYORUZ" Bursa Muşlular Derneği Başkanı Mahmut Asya, "Böylesi anlamlı bir mesajla bizi bir araya getiren Siirt Derneği yöneticilerine teşekkür ederiz. Amasız, fakatsız sürece destek veriyoruz. Sürecin aksamadan, akamete uğramadan üzerimize düşen sorumluluğu ortaya koyuyoruz. Desteğimizi açıklıyoruz" diye konuştu. "BİZİ AYRIŞTIRMAK İSTEYEN İÇ VE DIŞ MİHRAKLAR VAR" Bursa Batmanlılar Derneği Başkanı Mustafa Demir, "Ülkemizin birlik ve beraberliğe çok ihtiyacı var. Bizleri ayrıştırmak için mücadele eden iç ve dış mihraklar var. Bununla mücadele etmek için elimizi taşın altına koymamız lazım. Güneydoğu'da bu mücadeleyi veriyoruz. Mücadelemizi yılmadan, vatandaş, devlet, yönetici, STK'lar ile bu beraberliği alkışlamamız gerekiyor" şeklinde konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE LİDERLERİN YANINDAYIZ" Erzurum Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Savaş Albayrak, "Bizler sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyiz. Bizlerle bu kadar uğraştılar, canımızı yakmaya çalıştılar. Batı, demokrasi der fakat Filistin'de yaşayan yüz binlerce insan öldürüldü. Bu demokrasi havarileri neredeydi? Bizim toplumumuzu en ufak şeyde bölmek için elinden ne geliyorsa yapıyorlar. Başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinde öncü olan liderlerimize, destek veren diğer siyasi liderlerimize teşekkür ediyorum. Biz enerjimizi ülkemizin kalkınmasına, refahına harcamak istersek önümüz açıktır" ifadelerini kullandı. 20 il dernek başkanının katıldığı organizasyonun daha sonraki süreçlerde gerek görülürse yeni açıklamalar yapılabileceği de eklendi.

Sosyal medya şiddeti normalleştiriyor! Haber

Sosyal medya şiddeti normalleştiriyor!

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Dr. Berat Dağ, sosyal medyada şiddet içerikli olayların canlı yayınlanmasının toplumda nasıl bir etki oluşturduğunu değerlendirdi. Sosyal medya ve toplum arasındaki ilişkinin oldukça karmaşık olduğunun söylenebileceğini ifade eden Dr. Dağ, “Bu ilişki göz önünde bulundurulduğunda sosyal medyanın toplumsal olaylara nötr, olumsuz veya olumlu bir etkisi olabileceği düşünülebilir. Dolayısıyla sosyal medya, şiddet içerikli toplumsal olayların teşhisi ve çözüm sürecine etkide bulunabildiği gibi, yine belirtilen bu olayların normalleşmesi ve yaygınlaşmasında da etkili olabilir. Bu noktada karşılaşılan sosyal medya içeriklerinin nasıl değerlendirildiği sorusu önem kazanıyor" dedi. TOPLUMSAL DUYARSIZLIK VE ŞİDDETİN NORMALLEŞMESİ Sosyal medyada şiddet içerikli olaylara maruz kalmanın, toplumsal bir duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Dağ, “Bireylerin sosyal medyada sürekli olarak şiddet odaklı içeriklere maruz kalması, şiddete karşı toplumsal bir duyarsızlaşmayı da tetikleyebilir. Yani bireylerin sosyal medyada sıklıkla bu tür içeriklerle karşılaşması, söz gelimi, alelade bir çizgi film ile bir yaralama, cinayet veya katliam haberinin arasındaki farkı fark edememesine neden olabilir. Bu bağlamda şiddetin sıradan ve hatta güzel bir şey olarak gösterilmesine tepkisiz kalan veya rıza gösteren bireylerin iyi ve doğru olana ilişkin algısı değişecektir. Bugün sosyal medyanın katkısıyla birlikte dünya ölçeğinde toplumsal bir duyarsızlığın süreklileştiği ölçüde şiddetin öznesi haline gelen kitlelerin de ortaya çıkmaya başladığından söz etmek mümkündür.” diye konuştu. SİLAHLI KAVGALARIN CANLI YAYINLANMASI… Sosyal medyanın, tek başına toplumsal değerlerin geldiği konumun bir göstergesi olmadığına işaret eden Dr. Berat Dağ, “Çünkü toplumsal yaşam, sosyal medyanın doğrudan yansıtamayacağı ölçüde çoğul ve karmaşık yönler içerir. Bu nedenle toplumsal düzlemde dayanışmacı, rekabetçi ve çatışmacı ilişkilerin eşzamanlı bir biçimde süreklileştiği savunulabilir. Buna rağmen artık izlenebilir hale gelen bu tür şiddet olaylarının çoğalması, toplumsal sürekliliğin geleceği için açık bir riske de işaret etmektedir. Şayet bu tür olayları önleyecek çözüm önerileri geliştirilemezse gelecekte şiddeti sıradan, iyi, doğru ve güzel olarak değerlendiren kitlelerle karşılaşmak muhtemeldir.” diye konuştu. TİKTOK ŞİDDET İÇERİKLERİNİN HIZLA YAYILMASINI NASIL KOLAYLAŞTIRIYOR? TikTok gibi platformların, bireylerin birbiriyle saniyeler içinde çoklu etkileşimlere girebilmesini sağlayan bir niteliğe sahip olduğunu dile getiren Dağ, “Dolayısıyla bu platformlar çok kısa bir sürede herhangi bir içeriğin yayılmasını sağlayabilir. Buradaki asıl sorun, bu içeriklerin hızla yayılması bağlamında belirli bir temel, kural ve kontrole tâbi olmamasıyla ilişkilidir. Yani bu ve benzeri platformlardan hızla yayılan içeriklerin ne ölçüde güvenilir olduğu önemli bir soru konusudur. Bu nedenle sosyal medyadan yayılan şiddet bombardımanına alternatif oluşturan bir teknoloji üretimi ve tüketimi üzerine düşünmek her zaman için önemini korumaktadır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.