SON DAKİKA
Hava Durumu

#Silivri

Söz Bursa - Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum" Haber

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum"

Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu'nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk' suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "ÇOK GURURLUYUM" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri'de verilmektedir" dedi. "ABSÜRTLÜKTE SINIR TANIMAYAN BU SUÇLAMAYA KARŞI SAVUNMA YAPMAYACAĞIM" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul'da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu'nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan, Necati Özkan'dan, Merdan Yanardağ'dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "BURAYA YAZDIKLARI CASUSLUK VE VATAN HAİNLİĞİNİ AYNEN İADE EDİYORUM" "Siyaset biliminde hem Türkiye'de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan'ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ'ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan'ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ'ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp'tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "DEVLET SIRLARI KULLANARAK SEÇMEN İRADESİ YÖNLENDİRİLDİ DİYORLAR, HANGİ DEVLET SIRRI?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu'na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran'dan 23 Haziran'a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor 'böyle bir şey olur mu?' diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi' diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "YAHU SAVCILIK NE ANLAR CASUSLUKTAN?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu'nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey'le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün'ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası! Haber

Bursa’da bayram değil "Gövde Gösterisi": Nihat Yeşiltaş’tan iktidara 19 Mart muhtırası!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törende konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yaptığı açıklamada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya, Ortadoğu’daki gelişmelerden 19 Mart sürecine ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Yeşiltaş, “Cumhuriyet Halk Partisi karanlığın orta yerinde korkusuzca direnmenin adıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı Ramazan Bayramı'nın 1. gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törene Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Yasemin Reçber, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, İl Yöneticileri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sahneye çıkan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti ve Bursa’nın dört bir yanında bu ruhu yaşadıklarını ifade ettikten sonra şunları söyledi: “Bizler bu ayı Bursa’nın dört bir yanında anlamına uygun olarak yaşadık. Ancak Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu ruhu sadece bir aya değil, bir seneye yaymış olmanın gururuyla; sırf kendi geleceğini kurtarmak için bu milletin geleceğini yok etmek isteyenlere karşı 19 Mart’tan beri birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın dersini vermiş olmanın gönül rahatlığıyla bir aradayız.” "EMPERYALİZME KARŞI TAVRIMIZ İLK KONGREMİZDEN BERİ NETTİR" 20 Mart’ın, Irak’ın işgalinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yeşiltaş, ABD’nin Ortadoğu’daki müdahalelerine sert sözlerle tepki gösterdi. Emperyalizmin yıllardır bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Yeşiltaş, İran’a yönelik saldırılara da değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizm, bugün de Siyonizm ile birlikte komşumuz İran’a saldırmaktadır. Kadın haklarını bahane ederek, hala krallıkla yönetilen ülkelere tek söz etmeyip İran’da demokrasinin olmadığını söyleyenler, en tehlikeli nükleer silahlara sahip olup İran’ın çalışmalarını tehdit olarak sunanlar, Ramazan ayında çocukları, kadınları ve binlerce masum insanı katletmektedir.” CHP’nin bu süreçte net bir duruş sergilediğini vurgulayan Yeşiltaş, “Bu parti daha ilk kongresinde mandayı ve himayeyi kabul etmeyenlerin partisidir. Bu parti emperyalizme bu ülkeyi dar edenlerin, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Bu parti 1 Mart tezkeresini geçirmeyenlerin partisidir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı net bir tavır ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. “KAPİTALİZM CAN ÇEKİŞİYOR, AKP BU DÜZENİN TÜRKİYE’DEKİ JENERATÖRÜDÜR” Dünyada ekonomik düzenin ciddi bir kriz içerisinde olduğunu belirten Yeşiltaş, kapitalizmin ömrünü doldurduğunu ve birçok ülkede iktidarların halk desteğini kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise bu düzenin temsilcisi olarak AKP’yi işaret eden Yeşiltaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın sırtından saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı zenginleştiren bir düzen yaratmıştır. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiştir.” Türkiye’de işsizliğin ve yoksulluğun derinleştiğini belirten Yeşiltaş, yüz binlerce esnafın kepenk indirdiğini, yüz binlerce kişinin işten çıkarıldığını, emeklilerin insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamaya mahkûm edildiğini ifade ederek, “Emekli maaşını bayramdan üç gün önce yatırmayı müjde olarak sunan bir anlayış ülkeyi yönetemez. Bunların çareleri tükenmiştir” dedi. “LAİK EĞİTİM BU MİLLETİN TEMİNATIDIR” Ramazan ayında dahi kutuplaştırma siyaseti yürütüldüğünü savunan Yeşiltaş, laikliğin hedef alınmasına tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanı’nın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik ifadelerini eleştiren Yeşiltaş, şu ifadeleri kullandı: “O sandık gelecek ve Hasan Ali Yücel’in koltuğunda yeniden Cumhuriyet Halk Partili bir bakan oturacak. Okul tuvaletine sabun koymayı bile beceremeyenler gidecek. Bu ülkedeki her çocuk adil, eşit, ücretsiz ve laik eğitim alacak.” “EKREM İMAMOĞLU ESİR OLABİLİR AMA TEMSİL ETTİĞİ İRADE ESİR DEĞİLDİR” 19 Mart’tan bu yana partilerinin büyük bir kuşatma altında olduğunu belirten Yeşiltaş, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı partililerin yargı sürecine değinerek şunları söyledi: “9 Mart’ta Silivri’deydim. O mahkeme salonunda Cumhuriyet Halk Partili olmanın onurunu bir kez daha yaşadık. Ekrem Başkan, ‘Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım’ dedi. Temsil ettiği halkçı, kamucu ve demokratik irade asla esir alınamaz. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır.” “SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLEYECEK” CHP Bursa örgütünün 19 Mart’tan bu yana güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Yeşiltaş, genel merkezden yerel yönetimlere kadar partinin tüm kademelerinde kararlı bir duruş sergilendiğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenini bozacağız. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz geleceğe ulaşacağız. Son sözü zindanlarda direnenler söyleyecek. Son sözü Ekrem Başkan söyleyecek. Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek. Gazi’nin partisini iktidar, adayımızı da Cumhurbaşkanı yapacağız. Hep birlikte aydınlık bir Türkiye kuracağız.”

Soylu’dan Özgür Özel’e sert yanıt: "Burası çadır devleti değil" Haber

Soylu’dan Özgür Özel’e sert yanıt: "Burası çadır devleti değil"

AK Parti İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii değildir" dedi. Soylu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine yönelttiği iddialarla ilgili, "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri'de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, telefonla katıldığı bir televizyon programında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, "2018 yılındaki cami yolsuzluğunun dosyasını Süleyman Soylu kapattı" iddialarını yanıtladı. Soylu şunları söyledi: "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri'de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır. Tarihin en büyük yolsuzluk davasını sulandırmak ve hırsızlıkları örtmek için aynı yalanları ve ithamları defalarca farklı tarihlerde takla attırarak kamuoyunu boş iftiralarla yönlendirmeye çalışan Özgür Özel, birkaç ay önce aynı yalanlara başvurunca TV programında İBB dosyaları ile ilgili yaptığım açıklama ortadadır. TV yayını gece olunca arkadaşın izlememesi, anlamaması normal. Malum promil problemi."

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?" Haber

Bakan Yerlikaya’dan CHP’li Özçağdaş’a sert tepki: "Jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz?"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma personeline hakaret ettiği öne sürülen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik, "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız" dedi. Yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için Silivri'ye giden bir grup Cumhuriyet Halk Partili, emniyet güçlerine hakaret etti. Cezaevi çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri sırasında, CHP’nin Gölge Milli Eğitim Bakanı ve CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın, görev yapan jandarma personeline yönelik ‘şerefsiz’ ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bakan Yerlikaya, şu ifadelere yer verdi: "Hadsizce jandarmamıza hakaret eden CHP milletvekili ve yanındaki şahıs, siz; vatanımız için canından geçen, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan jandarmamızı sahipsiz mi sanıyorsunuz? Arkasında milletimizin duası olan o vatan evlatlarını yalnız mı sanıyorsunuz? O asil üniformayı taşıyan jandarmamızın şerefine hangi cüretle dil uzatırsınız? Hangi cüretle İsrail askerleriyle kıyaslarsınız? Ettiğiniz hakaretlerin bedelini elbette hem milletimizin vicdanı hem de hukuk önünde ödeyeceksiniz. Ne kadar saklasanız da içinizdeki kötülük dışarı vuruyor. Çünkü insanın dili kalbinde olanın tercümanıdır."

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde" Haber

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde"

Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi'nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti'nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay'ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002'den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika'da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır'da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKMÜŞ DURUMDA" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye'yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye'nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye'nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye'de çöktü. Suriye'de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye'nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye'nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KULLANANLARI UZAKTA ARAMAYA GEREK YOK" Türkiye'nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye'nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "ANA MUHALEFET PARTİSİ TAM BİR ORTADOĞU'YA DÖNDÜ" Ak Parti'nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu'ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa'da iktidar dileniyor. Türkiye'yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri'nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay'a gittik. Hatay'da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi'nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye'nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye'de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan'a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye'nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye'nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye'yi getirdik, hedefler koyduk" "TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR MASAMIZIN ÜZERİNDEDİR. EMEKLİ, ÇALIŞAN VE ÇİFTÇİMİZİN GELİRİNİ ARTTIRACAĞIZ" Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye'nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa'nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye'yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da bahis üssüne baskın: 7 kişi suçüstü yakalandı Haber

İstanbul'da bahis üssüne baskın: 7 kişi suçüstü yakalandı

İstanbul’un Silivri ilçesinde düzenlenen yasadışı bahis operasyonunda, bahis sitelerine girilen ‘dış finans evi’ olarak kullanılan villada 7 kişi suçüstü yakalandı. Alınan bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, futbol ve diğer spor müsabakalarında oynanan yasa dışı bahis suçunun önlenmesine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirdi. Yürütülen istihbarî çalışmalar kapsamında; Silivri ilçesinde bulunan bir villanın yasa dışı bahis sitelerine girilen dış finans evi olarak kullanıldığını tespit eden siber polisi, 6 Mayıs Salı günü operasyon için düğmeye astı. Sabah saat 06.00 sıralarında belirlenen villaya yönelik operasyon gerçekleştiren emniyet ekipleri, adreste 7 şüpheliyi gözaltına aldı. Villada yapılan kontrollerde ise ofis tipi 5 bilgisayarda, yasa dışı bahis siteleriyle bütünleşmiş panel sistemleri üzerinden farklı kişilere ait hesaplar aracılığıyla para transferleri gerçekleştirildiği tespit edildi. Ofis telefonlarında ise yasa dışı bahis içerikli yazışmalar bulunduğu anlaşıldı. Villadaki aramalarda ayrıca bir ruhsatsız tabanca, bu silaha ait 10 mermi, ofis tipi 5 bilgisayar, 16 cep telefonu ve 17 SIM kart ele geçirildi. Operasyon sırasında yakalanan 7 şüpheli İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Siber Suçlarla Mücadele Şubesindeki sorguları tamamlanan 7 kuşkulu kişi dün adli makamlara teslim edildi. Zanlıların 3’ü hakkında ‘adli kontrol’ hükümleri uygulanırken, 4 şüphelinin ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiği aktarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.