SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyasal Casusluk

Söz Bursa - Siyasal Casusluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasal Casusluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gürsel Tekin: "Parayla partinin mazisini kirlettiler" Haber

Gürsel Tekin: "Parayla partinin mazisini kirlettiler"

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda geçmişte partiden istifa etmiş ve yeniden partiye üye olan kişiler için rozet takma töreni düzenlendi. Tören öncesinde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Ya ne oldu da bu butlan diye bir şey başımıza geldi partimizin?" Şimdi bu arkadaş kurultay delegesi, aynı zamanda iş adamı. Ne diyor? "Talimatla delege aldım, talimatla delegeye para gönderdim."Kurultay dönemi 70 delegeye 70 daire verdim" diyor. Arkadaşlar, bunlar sorgulanmayı hak etmiyor mu? Bunlar bir komisyon oluşturulup "Evet arkadaşlar, bu böyle bir şey olur mu? Yalan da yanlış da olsa bunu bir soruşturalım, araştıralım" denilmez mi? Aynı zamanda bunlar parti üyeleri, hiçbir disiplin suçu uygulanmadı bunlara. Tertemiz arkadaşlarımız sadece ve sadece kötü gidişata itiraz ettikleri için partiden ilişkileri kesildi. Niye bunların ilişkisini kesemediniz ya?" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda geçmişte partiden ayrılan bazı isimlerin yeniden partiye katılması dolayısıyla rozet takma töreni düzenlendi. Törene CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’de katıldı. Tören öncesinde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi il olarak her cumartesi günü Türkiye'de çeşitli siyasi partilerde siyaset yapıp ama gidişattan rahatsız olan Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağında bu limanda kendisini mutlu hissetmek isteyen herkese kucağımızı açıyoruz" ifadelerini kullandı. "Burada Hüseyin Gün'ün askerlerine bir şey söylemek istiyorum: "Çanakkale geçilmez" diyen Atatürk'ün evlatlarıyız" Tekin, ‘Siyasal Casusluk’ davasında sanık olan Hüseyin Gün’ü hedef alarak, "Burada Hüseyin Gün'ün askerlerine bir şey söylemek istiyorum. "Çanakkale geçilmez." diyen Atatürk'ün evlatlarıyız. Hüseyin Gün'ün askerleri, aklınızı başınıza alın, Cumhuriyet Halk Partisi geçilecek bir kale değildir. Çok büyük haram paralarınız var. Ulusal ve uluslararası destekleriniz de var. Sosyal medyada özellikle son 3 gündür olağanüstü bir saldırı var başta Sayın Genel Başkanımıza ve bizlere" ifadelerini kullandı. "KURULTAY DÖNEMİ 70 DELEGEYE 70 DAİRE VERDİM" DİYOR. ARKADAŞLAR, BUNLAR SORGULANMAYI HAK ETMİYOR MU?" Tekin, çıkan butlan kararına ilişkin ise "Özellikle çıkan arkadaşlarımız butlanla ilgili, İstanbul kararıyla ilgili bir hukuksuzluk olduğunu söylüyorlar. Olabilir, hiç beni ilgilendiren bir tutum değil. Kaldı ki biz bu hukuksal sürecin hiçbir noktasında yokuz. Biz sadece baba ocağının bekçileriyiz üçümüz. 10 aydır burada bekçilik yapıyoruz. Aman ha baba ocağı zor durumda, bu böylesi bir zor durumda biz kayıtsız kalamayız. Kongre yapıldı, kongreden önce çeşitli iş adamlarıyla siyasi arkadaşlarımızın ilişkileri başlamış. Ver işi al delegeye dönüşmüş, haklı olarak insanlar sorar "Ya ne oldu da bu butlan diye bir şey başımıza geldi partimizin?" Şimdi bu arkadaş kurultay delegesi, aynı zamanda iş adamı. Ne diyor? "Talimatla delege aldım, talimatla delegeye para gönderdim." Arkadaşınız, kankanız, yol arkadaşınız. Bütün belgeler, bilgiler de somut. Bu arkadaş kim? Bu arkadaş de itirafçı. Ne diyor orada, ne yazıyor? "Kurultay dönemi 70 delegeye 70 daire verdim" diyor. Arkadaşlar, bunlar sorgulanmayı hak etmiyor mu? Bunlar bir komisyon oluşturulup "Evet arkadaşlar, bu böyle bir şey olur mu? Yalan da yanlış da olsa bunu bir soruşturalım, araştıralım" denilmez mi? Aynı zamanda bunlar parti üyeleri, hiçbir disiplin suçu uygulanmadı bunlara. Tertemiz arkadaşlarımız sadece ve sadece kötü gidişata itiraz ettikleri için partiden ilişkileri kesildi. Niye bunların ilişkisini kesemediniz ya? Neden kesemediniz, ne oldu? " şeklinde konuştu. Tekin, konuşmasının devamında, "Bu butlan meselesinin sorumlusu ne Kılıçdaroğlu'dur, ne sizlersiniz, ne biziz ne de başka bir partidir. Parti dışında bir kısmı partili yani burada 4 kişi partili ama, 43 tane itirafçı partimizi zor durumda bıraktılar. Almışlar işleri, para çok. Parayla bir kısım arkadaşlarımızın ihtiyacı, bir kısım arkadaşlarımız maalesef zor durumda olduğu için onu kullanarak her temiz bir partinin mazisini kirlettiler. Türkiye'nin arınmaya ihtiyacı var. Nereden? Bakanlıklardan arınılacak arınacağız, kurumlardan arınılacak. Devletin en önemli kurumlarında arınmalar başlayacak. Sadece biz şimdi görevimizi yapıyoruz. Sıra sizde siyasi partiler" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum" Haber

İmamoğlu casusluk suçlamalarını reddetti: "Gururluyum, onur duyuyorum"

Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu'nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk' suçundan 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "ÇOK GURURLUYUM" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri'de verilmektedir" dedi. "ABSÜRTLÜKTE SINIR TANIMAYAN BU SUÇLAMAYA KARŞI SAVUNMA YAPMAYACAĞIM" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul'da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu'nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu'ndan, Necati Özkan'dan, Merdan Yanardağ'dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "BURAYA YAZDIKLARI CASUSLUK VE VATAN HAİNLİĞİNİ AYNEN İADE EDİYORUM" "Siyaset biliminde hem Türkiye'de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan'ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ'ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan'ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ'ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp'tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "DEVLET SIRLARI KULLANARAK SEÇMEN İRADESİ YÖNLENDİRİLDİ DİYORLAR, HANGİ DEVLET SIRRI?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu'na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran'dan 23 Haziran'a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor 'böyle bir şey olur mu?' diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi' diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "YAHU SAVCILIK NE ANLAR CASUSLUKTAN?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu'nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey'le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün'ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.