SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyaset

Söz Bursa - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Semih Yalçın: "Arınç, FETÖ'ye aracılık ettiği günlerin karşılığını veriyor" Haber

Semih Yalçın: "Arınç, FETÖ'ye aracılık ettiği günlerin karşılığını veriyor"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın KHK'lılarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yalçın, Arınç'ın "yanlış adrese gönderme yaptığını" belirterek, "Kendini gündemde tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yalçın paylaşımında, Arınç'ın "kendini unutturmamak ve gündemde kalmak için çaba gösterdiğini" savunarak, "Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Arınç'ın açıklamalarını eleştiren Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor. Aynı zamanda da FETÖ'ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK'lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç'ın avukatlığına soyunduğu bu KHK'lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet."

Ahmet Büyükgümüş Bursa'dan seslendi: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik!" Haber

Ahmet Büyükgümüş Bursa'dan seslendi: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik!"

Bursa'da düzenlenen AK Parti Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı'nda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. CHP'nin de kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" dedi. AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel'de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "SİYASETİ KOLTUK KAPMA OYUNU OLARAK GÖRMEDİK" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "TÜRKİYE ÜZERİNDEN SOSYAL AMELİYATA İZİN VERMEYECEĞİZ" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez'de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZDİR" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE VURGUSU" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.

MHP'de büyük kurultay tarihi belli oldu: 7 Mart 2027 Haber

MHP'de büyük kurultay tarihi belli oldu: 7 Mart 2027

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 15. Olağan Büyük Kurultay sürecinde il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını belirterek, "Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP 15. Olağan Büyük Kurultayı'na ilişkin yaptığı yazılı açıklamada il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını bildirdi. MHP’nin Türk siyasi hayatındaki köklü geçmişine dikkat çeken Yalçın, "MHP, Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihi misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir" ifadelerini kullandı. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE EZBERLERİ BOZMUŞTUR" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" yaklaşımına ilişkin de Yalçın, söz konusu politikanın önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp, tabuları yıkmıştır" dedi. Bu yaklaşımın siyasi arenada ayrışmayı netleştirdiğini belirten Yalçın, "Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Akla kara net şekilde ayrılmıştır. Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler tefrik edilmiştir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle söz konusu yaklaşımın devlet politikası hâline geldiğini belirten Yalçın, "Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır" dedi. "’TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ TOPLUMDAN GÜÇLÜ DESTEK GÖRDÜ" "Terörsüz Türkiye" hedefinin toplum nezdinde karşılık bulduğunu ifade eden Yalçın, "Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir. Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın mümkün olduğunu ispatlamıştır" dedi. Milletin terör ve şiddetin siyaset aracı olarak kullanılmasına karşı çıktığını vurgulayan Yalçın, "Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. Siyasi aktörlere çağrıda bulunan Yalçın, "DEM, Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin sözlerini yerine getirme DEM’idir. Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir" değerlendirmesinde bulundu. KONGRE TAKVİMİ AÇIKLANDI MHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 27 Nisan tarihli toplantısında kongre sürecine ilişkin kararların alındığını belirten Yalçın, "MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.

TBMM’den İsrail’e sert muhtıra: Tezkere oy birliğiyle kabul edildi Haber

TBMM’den İsrail’e sert muhtıra: Tezkere oy birliğiyle kabul edildi

TBMM’de İsrail tezkeresi kabul edildi. TBMM Genel Kurulu’nda İsrail’e yönelik TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un tezkeresi okundu. TBMM Genel Kurulu’nda, "Küresel Sumud Filosu’na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale" hakkında "Meclis Başkanlığı Tezkeresi" tüm partilerin ittifakı ve oy birliğiyle kabul edildi. Okunan tezkereye göre, "İsrail, uluslararası hukuku bir kez daha fütursuzca çiğneyerek, işlemekte olduğu soykırım ve savaş suçlarına bir yenisini eklemiş; sivil ve barışçıl bir teşebbüs olan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırmıştır. Küresel Sumud Filosu’na silahlı müdahalede bulunan İsrail ordusu hem insani yardımları engellemiş hem de 20’si vatandaşımız toplam 175 Filistin dostu aktivisti alıkoymuştur. Söz konusu korsanlık eylemi açık bir savaş suçudur. İnsanlığın tüm tahammül sınırlarını aşan İsrail’i uyarıyor; zorla alıkonulan aktivistleri ve vatandaşlarımızı derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz. Tüm siyasi partilerimiz ve milletvekillerimizle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak hukuksuz bir şekilde alıkonulan vatandaşlarımızın ve Gazze halkına insani yardım ulaştırmak için yola çıkan insanlık cephesinin tüm üyelerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Ayrıca, başta vatandaşlarımız olmak üzere Küresel Sumud Filosu’nun mensuplarına karşı İsrail işgal güçlerince işlenen tüm suçların uluslararası mahkemelerde hesabının sorulmasının öncüsü ve ısrarlı takipçisi olacağız. İsrail’in Filistin halkına uyguladığı işgal, soykırım ve apartheid suçlarının son bulması, Gazze halkının kesintisiz ve kapsamlı insani yardıma erişmesi ve İsrail’in işlediği insanlık suçlarının hesabını vermesi için tüm parlamentolara, uluslararası parlamenter asamblelere ve uluslararası kuruluşlara birlikte tutum alma ve seslerini yükseltme çağrımızı yineliyoruz. Bu çerçevede, bu bildirinin oylanarak kabul edilmesi ve alınan kararın Resmî Gazete’de yayımlanması hususunu Genel Kurulun tasviplerine arz ederim."

Kayışoğlu’ndan Meclis’te "Gurbetçi" çıkışı: Sözler tutulsun Haber

Kayışoğlu’ndan Meclis’te "Gurbetçi" çıkışı: Sözler tutulsun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan yurttaşların karşı karşıya olduğu sorunları gündeme taşıdı. Yaklaşık 10 milyonluk bir nüfusu ilgilendiren bu sorunların uzun süredir çözülmediğine dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, sahada edindiği gözlemler doğrultusunda hükümete çağrıda bulundu. ARTAN AYRIMCILIK VE İSLAMOFOBİ Yurt dışında yaşayan vatandaşların en temel sorunlarından birinin artan ırkçılık, ayrımcılık ve İslamofobi olduğunu belirten Altaca Kayışoğlu, bu konunun uluslararası temaslarda sürekli gündeme getirildiğini ifade ederek, hükûmetin de bu alanda daha etkin politika üretmesi gerektiğini vurguladı. Yabancı plakalı araçların Türkiye’de kullanım süresinin iki yıl ile sınırlı olduğunu hatırlatan Nurhayat Altaca Kayışoğlu, seçim döneminde verilen süre uzatma sözünün yerine getirilmediğini belirtti. Araçların yalnızca sahibi tarafından kullanılabilmesi şartını da eleştiren Altaca Kayışoğlu, bunun aile bütünlüğüne ve ortak mülkiyet anlayışına aykırı olduğunu söyledi. TELEFON VE ÇİFTE VERGİLENDİRME YÜKÜ Altaca Kayışoğlu, yurt dışından getirilen telefonların 120 gün sonra kullanılamaz hâle geldiğini ifade ederek, yüksek IMEI kayıt ücretlerinin vatandaşları zorladığını dile getirdi. Sürenin uzatılması gerektiğini belirten Altaca Kayışoğlu, bazı ülkelerle yapılan otomatik bilgi paylaşımı nedeniyle yurttaşların çifte vergi ödemek zorunda kaldığını ve bu sorunun da çözülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de alınan ehliyetlerin Avrupa Birliği standartlarıyla uyumsuzluğu nedeniyle vatandaşların yurt dışında yeniden ehliyet almak zorunda kaldığını ifade eden Altaca Kayışoğlu, mevcut sistemin ciddi mağduriyetler yarattığını vurguladı. Altaca Kayışoğlu, ayrıca ehliyet değişim süreçlerindeki uygulamaların da vatandaşları zor durumda bıraktığını söyledi. SAĞLIK HİZMETLERİ VE TEMSİLİYET SORUNU Yurt dışında yaşayan emeklilerin Türkiye’de uzun süre kaldıklarında sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını vurgulayan Altaca Kayışoğlu, bu durumun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Altaca Kayışoğlu, yurt dışı seçmenlerin seçme hakkını kullanabildiğini ancak seçilme ve temsilde adalet konusunda eksiklikler bulunduğunu ifade ederek, “Yurt dışı seçim bölgesi oluşturulmalı ve yurt dışı milletvekilliği hayata geçirilmelidir” dedi. ASKERLİK ÜCRETİ VE VATANDAŞLIKTAN ÇIKIŞ Dövizle askerlik ücretinin 8 bin euroya yükselmesinin ciddi bir sorun yarattığını belirten Altaca Kayışoğlu, bu durumun özellikle gençler üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu söyledi. Dövizle askerlik ücretinin 8 bin euroya yükselmesi ile birçok ailenin bu yükü karşılayamadığını ifade eden Altaca Kayışoğlu, bunun sonucunda gençlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkmayı tercih etmek zorunda kaldığını vurguladı. ULAŞIM MALİYETLERİ VE “SILA YOLU” GERÇEĞİ Yaz aylarında uçak bileti fiyatlarının katlanarak arttığını belirten Altaca Kayışoğlu, dört kişilik bir ailenin Türkiye’ye uçakla gelmesinin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söyledi. Bu nedenle vatandaşların kara yolunu tercih etmek zorunda kaldığını ifade eden Altaca Kayışoğlu, uzun yolculuklar ve sınır kapılarındaki yoğunluk nedeniyle “sıla yolunun çileye dönüştüğünü” dile getirdi. Altaca Kayışoğlu, yurt dışında yaşayan vatandaşların sorunlarının kalıcı çözümlerle ele alınması gerektiğini belirterek, verilen sözlerin yerine getirilmesi ve yurttaşların haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Emniyet ve Valiliklerde dev atama: Ali Fidan yeni EGM oldu Haber

Emniyet ve Valiliklerde dev atama: Ali Fidan yeni EGM oldu

Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca, Ankara Valisi Vasip Şahin yerine Ankara Valiliği'ne Aydın Valisi Yakup Canpolat atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı'na atandı, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı. Kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği'ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valiliği'ne, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği'ne, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin aynı yerin Genel Müdürlüğü'ne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli aynı yer Genel Müdürlüğü'ne atandı. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ile beraber Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.

Özgür Özel'den AYM mesajı: "Hepimiz için son güvence" Haber

Özgür Özel'den AYM mesajı: "Hepimiz için son güvence"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye'de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya'yı ziyaret etti. Özel, Anayasa Mahkemesi'nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Dün Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıl dönümüne TBMM'deki grup toplantısı saatiyle çakıştığından dolayı katılamadıklarını belirten Özel, bugün bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye'de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence. Anayasa Mahkemesi'nin kararları yasama, yürütme ve yargı açısından bağlayıcı; son söz hükmünde. Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlalleri noktasında vermiş olduğu kararlar, kararların uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gittiğinde orada verilen kararların Türkiye'de uygulanması, bunların hepsi aslında hangi siyasi görüşten olursanız olun Türkiye'yi seviyorsanız, Türkiye'nin menfaatlerini düşünüyorsanız, Türkiye'nin ekonomisini düşünüyorsanız, Türkiye'nin dünyadaki itibarını düşünüyorsanız üzerine titrenmesi gereken meseleler" ifadelerini kullandı. Özel, anayasanın bir toplumun birlikte yaşama iradesinin kelimelere dökülmüş şekli olduğunu aktararak, "Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerini tarif eden sayfaya verdiğiniz önem, bir milletvekili için Meclis'e verdiği öneme; eğer yürütmedeyseniz, bakansanız bakanlığa; Cumhurbaşkanıysanız Cumhurbaşkanlığına verdiğiniz öneme; mal ve mülk sahibiyseniz de mülkiyet hakkına karşılık gelir. Sonuçta hepsi bir bütündür ve hepimize hepsi lazımdır" değerlendirmesinde bulundu. Özel'e CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.

TOKİ Kurasında "Yazılım" skandalı iddiası: 72 bin kişi kuraya bile giremedi mi? Haber

TOKİ Kurasında "Yazılım" skandalı iddiası: 72 bin kişi kuraya bile giremedi mi?

İstanbul'da 27 Nisan'da yapılan TOKİ "İlk Evim" kurasında, sıra numarası 1 milyonun üzerinde olan 72.659 vatandaştan tek bir kişinin bile kazanamadığı ortaya çıktı. İddiaya göre kura yazılımı yedi haneli sıra numaralarını "görmedi". CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bakan Murat Kurum'a yazılı soru önergesi verdi. Konuyla ilgili haberi, TOKİ İstanbul kura çekimi sonuçlarını ve soru önergesi metnini değerlendirmeniz dileği ile iletiyorum. İyi çalışmalar diliyorum. TOKİ KURASINDA SKANDAL İDDİA: “PARASI ALINAN VATANDAŞ KURAYA SOKULMADI MI?” İstanbul'da 27 Nisan'da yapılan TOKİ "İlk Evim" kurasında, sıra numarası 1 milyonun üzerinde olan 72.659 vatandaştan tek bir kişinin bile kazanamadığı ortaya çıktı. İddiaya göre kura yazılımı yedi haneli sıra numaralarını "görmedi". CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bakan Murat Kurum'a yazılı soru önergesi verdi. TOKİ'nin "Yüzyılın Konut Projesi – İlk Evim" kapsamında 27 Nisan 2026 Pazartesi günü Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde gerçekleştirdiği İstanbul ili "Diğer" kategorisi kura çekiminin sonuçları, kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Resmi rakamlara göre 577.564 kişilik havuzdan 22.714 kazanan belirlendi. Ne var ki istatistiksel analizler, çekilişin "tüm hak sahiplerini kapsamadığı" yönünde ciddi şüphe doğurdu. SIRA NUMARASI 1 MİLYON ÜSTÜ OLANLARIN HEPSİ LİSTELERİN DIŞINDA Çekilişin ardından paylaşılan verilerin analizi çarpıcı bir tablo ortaya koydu. "Diğer" kategorisi havuzunda, başvuru sıra numarası 1.000.000 ve üzerinde, yani yedi haneli olan toplam 72.659 vatandaş bulunuyordu. Ancak resmi sonuçlara göre bu gruptan tek bir kişi dahi kazanan listesine giremedi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “TOKİ'nin kura yazılımı sıra numarası 999.999'a kadar olanları görmüş; bir milyon ve üzerini görmediği iddiası bir an önce aydınlatılmalıdır. Yedi haneli sıra numarasına sahip 72.659 vatandaşımız kuraya dahi sokulmadı mı?” dedi. "4.200 KERE YAZI-TURA ATIN, HER SEFERİNDE AYNI YÜZ GELSİN" Öztürk, “Vatandaşımıza bunun ne kadar imkânsız olduğunu anlatmak için bir örnek vereyim. Cebinizden bir bozuk para çıkarın ve havaya atın. Yazı-tura atıyorsunuz. Şimdi bu parayı 4 bin 200 kere havaya atın ve her seferinde aynı yüzünün — ya hep yazı ya hep tura — gelmesini bekleyin. İşte TOKİ kurasındaki bu sonucun tesadüf olma ihtimali, tam olarak böyle bir şeyin yaşanma ihtimaline eşit. Yani sıfır. Yani imkânsız. İddialar doğruysa bu kura adil çekilmemiştir; bu rakamların başka bir açıklaması yoktur.” ifadelerini kullandı. 160 HAFTA LOTOYU ÜST ÜSTE TUTTURMAKLA AYNI İHTİMAL Sıra numarası 1 Milyonun üzerinde olan 72 bin 659 vatandaştan tek bir kişinin dahi kurada çıkmadığı istatistiği Yapay Zekâ’ya yorumlatan Öztürk, "Bu sonuç 6 yüzlü bir zarı atıp aynı sonucu 1.630 kere almakla, Sayısal Loto’da 6 numarayı 160 hafta üst üste bilmekle, sokakta rastgele gördüğünüz 390 kişiyle doğum gününüzün aynı olmasıyla aynı ihtimal.” ifadelerini kullandı. Öztürk ayrıca İstanbul "Diğer" kategorisi kurasının iptal edilerek yenilenmesini, aynı yazılımın kullanıldığı tüm illerin sonuçlarının incelenmesini ve sürecin sorumluları hakkında idari ve cezai işlem başlatılmasını talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.