SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyaset

Söz Bursa - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AK Parti 25 yaşında: Efkan Ala’dan dikkat çeken analiz! Haber

AK Parti 25 yaşında: Efkan Ala’dan dikkat çeken analiz!

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, partinin 25. kuruluş yıl dönümüne ilişkin, "Kurulduktan bir yıl sonra iktidara gelen yegane parti. İktidarı boyunca yaptıkları ve karşılaştıkları problemler dikkate alındığında da 100 yıllık bir 25 yıl yaşamışız" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Ala, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümüne ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin kuruluşunun ardından iktidarda 24 yılını tamamlamak üzere olduğunu dile getiren Ala, "Kurulduktan bir yıl sonra iktidara gelen yegane parti. İktidarı boyunca yaptıkları ve karşılaştıkları problemler dikkate alındığında da 100 yıllık bir 25 yıl yaşamışız. Gerçekten bu 25 yılda AK Parti büyük devrimlere imza attı. Siyaseti ve kendisini bir marka haline getirdi" diye konuştu. AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Bugünden sonra Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" ifadesiyle siyaset sahnesinde yerini aldığını hatırlatan Ala, partinin siyaset tarihindeki 25 yılını ‘milletle beraber yürüyüşün adı’ olarak niteledi. "HER ZAMAN MİLLETİMİZİN HUZUR VE GÜVENİ ESAS ALINDI" AK Parti’nin siyasette bir marka haline geldiğini ve bugüne kadar birçok badire atlattığını vurgulayan Ala, "Muhtıralar verildi, kapatma davaları açıldı. Darbelere teşebbüs edildi. Gezi olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz olayları yaşandı. Fakat hepsini iradeyle ve dirayetle bertaraf ettik ve yola devam ettik. Çok önemli değişikliklere imza atıldı ama kritik noktalar oldu. Bunlarla baş ederken her zaman birinci sırada milletimizin huzur ve güveni esas alındı" dedi. "2007’DEKİ 367 KARARI, HUKUK TARİHİMİZE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇTİ" AK Parti’ye açılan kapatma davası sürecine değinen Ala, dönemin Başbakanı Erdoğan ile aralarında geçen görüşmeyi aktararak, "Cumhurbaşkanımız o zaman başbakandı ve ‘Önemli bir problemle karşı karşıyayız, biz bedel öderiz ama bu süreci öyle yönetmeliyiz ki asla millete bedel ödetmemeliyiz’ dedi. Biz bu yollarda böyle yürüdük. En önemli husus da önümüze çıkarılan her engeli, krizi milletimizin lehine çözdük. Örneğin cumhurbaşkanlığı seçimi krizi oldu. 2007’deki cumhurbaşkanı seçimini engellemeye yönelik 367 Kararı, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçti. Ondan kurtulduk ama sistem böyle devam etsin demedik. Madem sistem bunu problem ediyor, o zaman doğrudan yetkinin sahibi olan halk, cumhurbaşkanını seçsin dedik ve referanduma gitti. Millet, referandumda yüzde 69,5 oyla ‘bundan sonra cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi ve cumhurbaşkanını doğrudan seçme sistemini getirdik. AK Parti olarak referandumla anayasayı değiştirdik ve Recep Tayyip Erdoğan, milletimizin ilk seçtiği cumhurbaşkanı oldu" ifadelerini kullandı. "KARŞILAŞTIĞIMIZ HER KRİZİN NİHAİ ÇÖZÜMÜNÜ SANDIKTA BULDUK" Ala, 2007 yılında yapılan referandumun ardından milletin iradesinin iktidara hakim olduğunu ifade ederek, "Önceden partiler hükümet olurdu. Koalisyonlar olurdu, tek başına hükümetler olurdu ama iktidar olamazlardı. Hükümetler, AK Parti döneminde yapılan bu değişikliklerle iktidar olmaya başladı. Sistemi değiştirmeye başladı. Önceden sistem hep hükümetleri değiştiriyordu. Karşılaştığımız her krizin nihai çözümünü de biz sandıkta bulduk ve sandığa götürdük. Bunları halk iradesiyle, milletin iradesiyle yaptık ve artık hükümetler iktidar olarak iş başındalar" ifadelerine yer verdi. AK Parti iktidarında birçok alanda reform niteliğinde işlere imza attığını dile getiren Ala, partinin kuruluş döneminde 28 Şubat Darbesi’nin izlerinin devam ettiğini ve AK Parti iktidarında 28 Şubat düzenlemelerinin çöpe atıldığını ve başörtüsü yasağının kaldırıldığını vurguladı. Ayrıca Genel Başkanvekili Ala, milletin arzularının tek tek yerine getirildiğini ve Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla beraber yüz yıllık rüyanın gerçek olduğunun da altını çizdi. "TÜRKİYE KÜRESEL BİR AKTÖR OLDU" Türkiye’nin birçok alanda elde ettiği başarılarla bölgesel bir güçten küresel bir aktöre dönüştüğünü kaydeden Ala, "AK Parti’den önce pasif bir dış politika vardı. Biz dışarıda hiçbir şeye karışmayalım, gücümüz yok’ anlayışı hakimdi. Tam anlamıyla ülke sınırları dışarısında herhangi bir konuda herhangi bir inisiyatif almama politikası vardı. Oysa AK Parti ile beraber bu, aktif bir dış politikaya evrildi. Türkiye savunma sanayii ve ekonomide elde ettiği başarılarla, hem siyaseti hem de kurumları güçlendiren reformlarla dünyada küresel bir aktör oldu. Etkili bir dış politika izlemeye başladı ve arkasına da devletin imkan ve kabiliyetlerini koydu, onları da çoğalttı. Eskiden parasını verdiğimiz halde alamadığımız İHA gibi sistemleri şimdi biz üretiyoruz. Savunma sanayiinde dünyadaki ihracatçı ülkeler arasındayız. Bu büyük başarı ve bu başarılara imza atan bir AK Parti var" değerlendirmesinde bulundu. "CUMHURBAŞKANIMIZ DÜNYANIN BÜTÜN MESELELERİNDE ETKİLİ SÖZ SÖYLEYEN BİRKAÇ LİDERDEN BİRİDİR" Yüksek Askeri Şura toplantılarının eskiden Türkiye’nin gündeminde aylarca yer aldığını ancak günümüzde bu toplantıların bir ya da iki gün gündemde yer aldığını söyleyen Ala, "Bugün asker-sivil ilişkilerini de yoluna koyduk. Genelkurmay Başkanlığı’nı Milli Savunma Bakanlığı’na bağladık. Şimdi herkes işini yapıyor. Güçlü bir ordumuz var, siyaset güçlendi. Ordumuz bugün 18 ülkede huzur ve güvenliğe katkıda bulunuyor. Türkiye güçlendi. Suriye’deki gelişmelere bakıldığında Türkiye'nin aldığı inisiyatifler ve yaptığı işlerle nasıl sonuçlar elde edildi. Karabağ’a bakın, Rusya-Ukrayna arasındaki liderler diplomasisine bakın. Bunlar Türkiye’nin yüz akı, markalaşmış dış politikasıdır. Bunlar başarıldı ama bunlar başarılırken de bu reformlar yapıldı. Türkiye bugün geldiği nokta itibarıyla dünyada hangi mesele olursa olsun kendi görüşüne başvurulan bir ülke haline gelmiştir. Cumhurbaşkanımız dünyanın bütün meselelerinde etkili söz söyleyen birkaç liderden biridir" ifadelerine yer verdi.

Devlet Bahçeli: "Terörsüz Türkiye bir beka zaruretidir" Haber

Devlet Bahçeli: "Terörsüz Türkiye bir beka zaruretidir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin yaptığı açıklamada, "Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir. Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE’NİN TERÖR MESELESİNİ ÇÖZÜME KAVUŞTURMASI ERTELENEMEZ BİR MİLLİ BEKA ZARURETİ HALİNE GELMİŞTİR" Zamanın kendilerini haklı çıkardığını ifade eden Bahçeli, "22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır. Türkiye’nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı; etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir. Söz konusu çatışma, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazanmıştır" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE’NİN KENDİ İÇ CEPHESİNDE TERÖRÜN AÇTIĞI GEDİKLERİ KAPATMASI HAYATİ BİR MESELE" Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir iradenin, nihayet hayat bulduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Gerek terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti; gerekse İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez’e yayılan tehditleri; bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir. İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir. Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir" ifadelerine yer verdi. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN ÜNİTER YAPISININ MÜZAKERE KONUSU HALİNE GETİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR" Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun müzakere konusu olamayacağını vurgulayan Bahçeli, "Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir" dedi. "AZİZ ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI İLE KAHRAMAN GAZİLERİMİZİN FEDAKARLIĞINA DAİR BİR TEREDDÜDÜN ZİHİNLERDE YER BULMASINA MÜSAADE EDİLMEMELİ" Çarpıtmalara, savrulmalara ve siyasi cambazlıklara lüzum olmadığını belirten Bahçeli, "Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır. Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir" ifadelerini kullandı. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ, TÜRKİYE’NİN BUNDAN SONRAKİ YÜRÜYÜŞÜNÜN BAŞLANGIÇ ŞARTLARINDAN BİRİDİR" Türkiye’nin istikametinin belli olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır. Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır. Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir" açıklamasında bulundu. Şehitlere rahmet ve minnetle yad eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşeri potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır. 'Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar' diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır. Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bölgemizin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyorum."

Kerim Gürsel Çelebi’den MHP Osmangazi'ye veda mesajı! Haber

Kerim Gürsel Çelebi’den MHP Osmangazi'ye veda mesajı!

MHP OSMANGAZİ'DE BAYRAK DEĞİŞİMİ: KERİM GÜRSEL ÇELEBİ KARNESİNİ AÇIKLADI 10 Eylül 2023 tarihinden bu yana Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Osmangazi İlçe Başkanlığı görevini yürüten Kerim Gürsel Çelebi, görev süresinin sona ermesinin ardından kapsamlı bir veda ve teşekkür mesajı yayımladı. Görev süresince MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çizdiği istikamette hareket ettiklerini vurgulayan Çelebi, bayrağı yeni İlçe Başkanı Serdar Burulday’a devretti. "33 YILLIK TEŞKİLAT GEÇMİŞİMLE HİZMET ETTİM" MHP Bursa teşkilatlarının bağrından yetiştiğini ve 33 yıldır davanın her kademesinde görev aldığını hatırlatan Çelebi, doğup büyüdüğü Osmangazi’ye ilçe başkanı olarak hizmet etmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getirdi. SAHA ÇALIŞMALARINA RAKAMLARLA VURGU Teşkilat çalışmalarını sadece seçim dönemlerine sıkıştırmadıklarını belirten Çelebi, sahadaki aktif faaliyetlerini şu verilerle paylaştı: 780 Yeni Üye: Düzenlenen 3 büyük katılım töreniyle 780 vatandaşa MHP rozeti takıldı. 121 Muhtar Ziyareti: İlçedeki mahalle muhtarlarıyla 121 kez bir araya gelindi. 1418 Saha Programı: STK’lar, esnaflar, odalar, kamu kurumları ve spor kulüpleri nezdinde 1418 etkinlik düzenlendi. 5 Yeni Temsilcilik: Nüfusun yoğun olduğu Alemdar, Demirtaş, Küçük Balıklı, Emek ve Bağlarbaşı mahallelerine yeni temsilcilikler kazandırıldı. "ŞAHSİ İKBAL KAYGISI TAŞIMADIM" Görev süresi boyunca hiçbir zaman kişisel menfaat veya siyasi ikbal peşinde koşmadığını belirten Çelebi, merhum Alparslan Türkeş ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin ilkesel duruşunu rehber edindiğini ifade etti. Çelebi, "Fitneye hiçbir zaman geçit vermedik. Bu görev benim hayatımda daima bir şeref nişanesi olarak kalacak" dedi. LİDERLİĞE, TEŞKİLATA VE AİLESİNE TEŞEKKÜR Açıklamasında MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ve MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin’e desteklerinden ötürü teşekkür eden Çelebi; geze görece fedakarlık yapan mesai arkadaşlarına ve kendisini sabırla destekleyen eşi ile ailesine de şükranlarını sundu. "MAKAMLAR GEÇİCİ, DAVA KALICIDIR" Görevi devrettiği Serdar Burulday ve yeni yönetimine başarılar dileyen Çelebi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Görevler biter, imzalar silinir, makamlar değişir; ama gönüllerde bırakılan izler asla silinmez. Ben görevimi devrediyorum ancak mücadelemi ve davamı bırakmıyorum. Nefes aldığım sürece bu şerefli davanın gölgesinde yürümeye devam edeceğim. Ülkücüyüz Elhamdülillah, Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"

Nihat Yeşiltaş'tan Bursalılara çağrı: YENİ Parti üyeliğe açıldı! Haber

Nihat Yeşiltaş'tan Bursalılara çağrı: YENİ Parti üyeliğe açıldı!

YENİ PARTİ BURSA'DA ÜYELİK SÜRECİNİ BAŞLATTI: "DEĞİŞİMİ BİRLİKTE ÖRGÜTLEYELİM" YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve demokratik sorunların ancak halkın aktif katılımı ve örgütlü mücadelesiyle aşılabileceğini vurgulayarak partinin üyelik sisteminin açıldığını ilan etti. Bursalılara seslenen Yeşiltaş, "Yeni bir başlangıcı, umudu ve değişimi birlikte örgütlemek için herkesi YENİ Parti çatısı altında mücadeleye davet ediyoruz" dedi. "TÜRKİYE YALNIZCA BİR EKONOMİK KRİZ YAŞAMIYOR" Türkiye’nin uzun zamandır çok boyutlu bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten Nihat Yeşiltaş, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Türkiye uzun zamandır yalnızca bir ekonomik kriz yaşamıyor. Aynı zamanda demokrasiye, adalete, liyakate, emeğe ve halkın siyasete olan güvenine yönelik derin bir krizden geçiyor. Yıllardır aynı sorunları konuşuyor, aynı yanlışların bedelini milyonlarca yurttaş olarak birlikte ödüyoruz. Geçim derdi büyüyor, gençlerimiz geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyor, emeklinin aldığı aylık insanca yaşamaya yetmiyor. Ancak biz biliyoruz ki Türkiye çaresiz değildir." ÜYELİK SİSTEMİ RESMEN AÇILDI Siyasetin yeniden halkın eline geçmesi gerektiğini savunan Yeşiltaş, üyelik sürecinin başladığını belirterek, “Bugün Bursa’daki ve Türkiye’nin dört bir yanındaki yurttaşlarımıza önemli bir çağrıda bulunuyoruz: Partimizin üyelik sistemi açılmıştır. Üyeliklerinizi uyelik.yeni-parti.org.tr adresi üzerinden veya İl ve İlçe Başkanlıklarımızdan gerçekleştirebilirsiniz. Bu çağrı, 'Artık yeter, bu ülkenin kaderi birkaç kişinin kararına bırakılamaz' diyenlerin çağrısıdır” dedi. "SADECE TABELASI OLAN BİR YAPI OLMAYACAĞIZ" YENİ Parti'nin sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir yapı olmayacağını ifade eden Yeşiltaş, partinin mücadele anlayışını şu sözlerle özetledi: Sözü Olanların Partisi: "YENİ Parti, yalnızca tabelası olan bir siyasi yapı olmayacaktır. Sözü olanların, itirazı olanların, değiştirmek ve mücadele etmek isteyenlerin partisi olacaktır." Halkla Birlikte Çözüm: "Biz kimseye 'Kenarda dur, biz senin adına karar veririz' demiyoruz. Tam tersine; gelin, birlikte karar verelim, sorunları birlikte çözelim diyoruz." Toplumsal Örgütlenme: "Bu ülkenin en büyük ihtiyacı seyirci kalan milyonlar değil, sorumluluk alan milyonların ortak iradesidir." "BURSA DEĞİŞİMİN VE YENİLİĞİN MERKEZİDİR" Bursa’nın üretim gücüne ve mücadele geçmişine dikkat çeken İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, kentin önemine vurgu yaparak konuşmasını tamamladı: "Bursa; sanayinin, tarımın, ticaretin ve emeğin kentidir. Bu kent, tarih boyunca değişimin ve yeniliğin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bugün de Bursa’dan yükselteceğimiz bu mücadele, Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir söz olacaktır. Mahalle mahalle, sokak sokak halkımızla buluşacağız. Geleceğine sahip çıkmak isteyen tüm vatandaşlarımızı YENİ Parti’ye üye olmaya ve bu büyük yürüyüşe omuz vermeye davet ediyorum."

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Bu tüm Türkiye'nin başarısıdır" Haber

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Bu tüm Türkiye'nin başarısıdır"

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkat ve titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu süreci sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız" dedi. Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi yasalaştıktan sonra gazetecilere açıklama yaptı. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tarihi bir güne şahitlik ettiklerini söyleyerek, "Uzun saatler süren bir oturumun sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekili arkadaşımızın oylarıyla tasarı, teklif kabul edilmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Öncelikle şunu söylemek isterim ki, geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları, aslında 'Terörsüz Türkiye' yolunda kapının aralanmasıydı. Bugün burada alınan sonuçla birlikte de bu kapı açılmıştır. Şimdi Türkiye'nin önünde sadece bir yasanın kabulü değil, bununla birlikte tam manasıyla terör örgütünün silahlarını bırakması, kendisini feshetmesiyle birlikte ülkenin hemen her yerinde huzurun, barışın, kardeşliğin ve gerçekten dayanışmanın hakim olacağı yeni bir dönemi hep birlikte inşa edeceğiz. Burada bu sürecin bu noktaya kadar gelmesinde emeği olanlara milletimiz adına şükranlarımızı ifade ediyoruz. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi bu sürece başlangıcından itibaren çok büyük bir güç vermiş ve sürecin önünün açılmasına büyük destek olmuştur. Yine aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, bugün de 11'den itibaren oturumun bitişine kadar mecliste dikkatle süreci takip etmesi ve her zor kavşakta fevkalade büyük bir vukufiyetle yol açıcı önerileriyle birlikte bu noktaya kadar gelinmiştir. Komisyon çalışmaları sırasında titizlikle komisyona destek veren 50 milletvekili arkadaşımıza, bütün siyasi partilere, o günkü adıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, DEM Parti'ye, Yeni Yol Grubu'na ve diğer bütün grubu olmayan partilerden de katılan bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Başından itibaren AK Parti grubu da meclisin birinci partisi olarak her aşamada sürece fevkalade büyük bir öncülük yapmıştır. Arkadaşlarımızın hepsinin emeği var olsun" ifadelerini kullandı. Konunun çok önemli olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Türkiye'de Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla başlayan bu 'Terörsüz Türkiye' hedefi aynı zamanda bir Türkiye modelinin inşasıdır. Bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan dünyadaki diğer bütün uygulamalarından farklı olarak tamamıyla yerli, milli, Türkiye'nin kendi siyasi kararlılığı içerisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücü içerisinde ortaya konulmuş olan bir çalışmadır, çabadır. Şunu da takdirle ifade etmek isterim ki, zaman zaman bazı eleştirilerin olduğuna hep beraber şahit oluyoruz. O da özellikle yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde parlamentonun hiçbir gücünün kalmadığı, parlamentonun hiçbir etkisinin kalmadığı gibi maksadını aşan yorumlarla karşılaşıyoruz. Bugün burada yapılan müzakere ve onun sonucu ortaya konulan bu siyasi kararlılık parlamentonun fevkalade büyük bir gücü olduğunu ve bu siyasi gücün de Türkiye'nin en önemli kazanımlarından birisi olduğunu ortaya koyuyor. Ben bütün emeği geçen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu sürece katkı sunan bütün siyasi partilerimizi, siyasi partilerin yöneticilerini, genel başkanlarını tebrik ediyorum. Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkat ve titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu süreci sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız" dedi. Teklifin 467 milletvekili oyuyla kabul edildiğini hatırlatan gazeteciye Kurtulmuş, "Bu çok nadir görülen bir şey. Anayasa oylamalarında bile bu kadar yüksek bir konsensüs ortaya çıkmaz. Fevkalade büyük bir mesele ve bu sürecin siyasi partiler eliyle millet tarafından da sahiplenildiğini gösteriyor. Yani eğer bu siyasi partilerin bağlıları, bu siyasi partilere destek olan insanlar destek vermemiş olsalardı milletvekilleri ve onların bağlı olduğu siyasi partiler gelip bu kadar büyük bir desteği ortaya koyamazlardı. Tarihi bir başarıdır, onun için çok önemsiyoruz. Bu aynı zamanda şunu da gösteriyor, Türkiye eğer iyi çalışılır, üzerinde titizlikle müzakere edilirse en zor meselesini bile ittifakla aşabilecek bir siyasi kudrete sahiptir" şeklinde konuştu.

Bursa Milletvekili Hasan Öztürk çerçeve yasaya ret gerekçesini açıkladı Haber

Bursa Milletvekili Hasan Öztürk çerçeve yasaya ret gerekçesini açıkladı

TBMM Genel Kurulu'nda Çerçeve Yasa görüşmeleri sürerken, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk oylamadaki kararını net bir dille kamuoyuna duyurdu. Gerekçelerini tek tek sıralayan Öztürk, yürütülen sürecin şeffaf olmadığını ve toplumun sorunlarından uzak bir siyasi hesap barındırdığını savunarak yasaya "HAYIR" diyeceğini belirtti. "MÜESSES NİZAM MEVCUT DÜZENİ KORUMA DERDİNDE" 31 Mart yerel seçimlerinde milletin iktidara sandıkta açık bir mesaj verdiğini hatırlatan Öztürk, iktidarı kaybetme kaygısıyla hareket edildiğini öne sürdü. Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Millet 31 Mart’ta iktidara sandıkta mesajını vermiş, iktidar yerel seçimi kaybetmiştir. İktidarı kaybetme ihtimalini gören müesses nizam da Bahçeli üzerinden Öcalan’la yeni bir süreç başlatmıştır. Bu sürecin amacı Türkiye’yi demokratikleştirmek değil, Cumhur İttifakı'nı ve siyasi ittifakları genişleterek mevcut düzenin devamını güvence altına almaktır." "HALK GEÇİM DERDİNDEYKEN BU SÜREÇ TESADÜF DEĞİL" İşçinin, emeklinin, çiftçinin ve esnafın ağır ekonomik sorunlarla boğuştuğu bir dönemde bu adımın atılmasına dikkat çeken Öztürk, "Milli irade" söylemlerinin samimiyetini yitirdiğini savundu. Seçilmiş belediye başkanları, milletvekilleri ve siyasetçilerin tutuklu yargılandığı, kayyum atamalarının devam ettiği bir iklimde demokrasi inşa edilemeyeceğini vurguladı. "HEMŞERİLERİMİN VE BALKAN CAMİASININ HİSSİYATINA TERCÜMAN OLUYORUM" Temsil ettiği Bursa halkının ve mensubu olduğu Balkan-Rumeli camiasının kapalı kapılar arkasındaki pazarlıklara karşı aynı çekinceleri taşıdığını belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne karşılığında neyin vaat edildiğini bilmediğimiz eksik ve yetersiz bir Çerçeve Yasa’ya 'yetmez ama evet' demek benim için mümkün değildir. Bizim itirazımız barışa, demokrasiye ya da Terörsüz Türkiye’ye değil; hukuku askıya alanların, muhalefeti susturanların, seçilmişlere kayyum atayanların kapalı kapılar ardında yürüttüğü ve millete hesabı verilmeyen bir sürece. Bu nedenle bugün yapılacak Çerçeve Yasa oylamasında 'HAYIR' diyeceğim." Aşağıdaki gerekçelerimle Çerçeve Yasa’ya “HAYIR” diyorum! Millet 31 Mart’ta iktidara sandıkta mesajını vermiş, iktidar yerel seçimi kaybetmiştir. İktidarı kaybetme ihtimalini gören müesses nizam da Bahçeli üzerinden Öcalan’la yeni bir süreç başlatmıştır. Bu sürecin amacı… pic.twitter.com/3yKtZZ2pir— Hasan ÖZTÜRK (@mvhasanozturk) August 10, 2026

Osmangazi MHP’de bayrak değişimi: Yeni ilçe başkanı Burulday Haber

Osmangazi MHP’de bayrak değişimi: Yeni ilçe başkanı Burulday

Milliyetçi Hareket Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi, Merinos Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tek adayla gidilen kongrede Kerim Gürsel Çelebi, ilçe başkanlığı görevini Serdar Burulday’a devretti. Kongrede konuşan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, “Terörsüz Türkiye” hedefinin milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi, partililerin ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın Divan Başkanlığını yaptığı kongreye; MHP MYK Üyesi ve Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Erzurum Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Bünyamin Savaş Albayrak ile ilçe teşkilatları, sivil toplum kuruluşları ve sendikaların temsilcileri, muhtarlar, delegeler ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan kongrede MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mesajı okundu. Faaliyet ve mali raporların kabul edilmesinin ardından siyasi konuşmalara geçildi. Tek listeyle gerçekleştirilen seçim sonucunda Serdar Burulday, MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevine seçildi. “AMACIMIZ TÜRKİYE YÜZYILI’NDA TERÖRÜN SIFIRLANMASI” Kongrede konuşan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışının merkezinde ülkenin ve milletin geleceğinin bulunduğunu belirterek, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışına vurgu yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışına dikkat çeken Büyükataman, “Biz ‘Türkiye varsa biz varız’ anlayışı içerisinde bu mücadeleyi veren bir hareketin mensubuyuz. Anlık küçük hesaplar içerisinde hiç olmadık, bundan sonra da olmayacağız” ifadelerini kullandı. Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefine geniş yer ayıran Büyükataman, hedeflerinin terörün tamamen sona erdirilmesi ve milli birliğin daha da güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Büyükataman, “Amacımız; terör örgütü PKK’nın bütün unsurları ile kayıtsız şartsız silah bırakması, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda terörün sıfırlanması, milli birliğimizin pekiştirilmesidir. Hedefimiz iç cephemizi tahkim etmek, toplumsal mutabakatımızı sağlamak ve yeni yüzyılda ayakları daha sağlam basan güçlü Türkiye’nin inşasıdır. Bu hedefimizden asla geri dönüşümüz yoktur.Cumhur İttifakı olarak terörü Türkiye’den ve bölgeden temizleme konusunda kararlıyız.” dedi. Teşkilat mensuplarına birlik çağrısında da bulunan Büyükataman, “Yenilenen, güçlenen teşkilatlarımızla Bursa’da bayrağı en üst noktalara taşıyabilmek için el ele, omuz omuza, gönül gönüle yine birlikte mücadele vereceğiz. Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmaksızın çalışacağız” diye konuştu. “GÜÇLÜ TEŞKİLAT, GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEKTİR” MHP MYK Üyesi ve Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu da “Terörsüz Türkiye” hedefinin, Türk ve Türkiye Yüzyılı idealinin hayata geçirilmesinin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin terörden tamamen arınmasının ülkenin ekonomik, siyasi, diplomatik ve askeri gücünü daha da artıracağını ifade eden Zırhlıoğlu, hedeflere ulaşmanın güçlü teşkilatlardan geçtiğini belirterek “Güçlü teşkilat, güçlü Milliyetçi Hareket Partisi demektir. Güçlü Milliyetçi Hareket Partisi, muktedir ve lider Türkiye demektir. Siyasetteki varlığımızın yegâne gayesi devleti ebed-müddet kılmak ve milleti muzaffer eylemektir” ifadelerini kullandı. “YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR” MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin yaptığı konuşmada, dünyada yeni bir siyasi düzenin şekillendiğine dikkat çekerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kesinlikle bir aklıselimi var, bir devlet aklı var. Tarih boyunca bu topraklar, zor dönemlerde dahi sağduyusunu kaybetmemiş, devlet geleneğini ve millet iradesini birlikte yaşatmayı başarmıştır. Bugün de aynı bilinç ve kararlılıkla hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin yaşanan küresel ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak, “Eksikler olabilir, kırmayalım. Hatalar olabilir. Her şeyden önce mübarek bir dava var. Bu gazi topraklarda 2 bin yıllık Türk devlet felsefesi yaşamakta. Bunu yarınlara taşımak, yeni bir Türk-İslam medeniyetinin inkişafını sağlamak bu kadroların eseri olmalıdır” dedi. “GÖREVLER GEÇİCİ, GÖNÜLLERDE İZ BIRAKMAK ÖNEMLİ” Görevini devreden Kerim Gürsel Çelebi, sorumluluk süresi boyunca sahadan hiç kopmadıklarını vurgulayarak, “Her gün seçim varmış gibi bir anlayışla arkadaşlarımızla kapı kapı dolaştık; ev ev, hane hane gezerek sıkılmadık el, girilmedik sokak bırakmadan yoğun bir çalışma yürüttük. Mevki ve makamlar geçicidir. Ancak asıl olan, gönüllerde kalıcı bir iz bırakabilmektir. Var olduğum sürece, nefes aldığım müddetçe bu şerefli davanın gölgesinde yürümekten onur duyacağım” ifadelerini kullandı. “KAPIMIZ DA GÖNLÜMÜZ DE SONUNA KADAR AÇIK” MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevini devralan Serdar Burulday ise, “Teşkilatımızda küskünlüklere, kırgınlıklara ve ayrışmalara asla yer vermeyeceğiz. Her ülküdaşımızın fikrine, emeğine ve alın terine değer veren ortak aklı esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz. Kapımız da gönlümüz de sonuna kadar açık. Kapısını çalmadığımız, elini sıkmadığımız, derdini dinlemediğimiz tek bir hemşehrimiz kalmayıncaya kadar durmadan, yorulmadan çalışacağız” diye konuştu. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimde Serdar Burulday ve yeni yönetimi göreve seçilirken, kongre birlik ve beraberlik mesajlarıyla tamamlandı. MHP Osmangazi İlçe Başkanı Serdar Burulday’ın yönetimi şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ahmet Günhan, Ahmet Aras, Ahmet Palaoğlu, Duru Kevser Özdemir, Emrah Kurulay, Erkan Şentürk, Fatih Aktaş, Fatih Düzenli, Ferah Şardağ, Fırat Bayrak, Ruhi Gökberk Sinanoğlu, İbrahim Yetim, İsmail Bursalı, Mehmet Saraç, Mevlüt Soner Yazıcı, Murat Medik, Mustafa Aslan, Mustafa Tuncer, Mutlu Melemez, Nurgül Yertses, Oğuzhan Yıldırım, Orhan Ay, Sefa Yılmaz, Selim Aktaş, Ahmet Erten, Yusuf Ürküt. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Salih Aktaş, Cahit Destan, Semih Korkmaz, Mustafa Oğuz Şimşek, Ömür Kolay, Turgay Öz, Furkan Mercan, Metin Taner, Yahya Yalçın, Cemil Yurtlu, Emir Ahmet Alparslan, Cemil Altıntaş, Ali Aybey, Barış Civelek, Uğur Cömert, Muammer Gürbüz, Ömer Faruk Çelebi, Mehmet Demirci, Birol Dirhemsiz, Mehtap Ergün, Ahmet Kanoğlu, Emin Uysal, Emine Kara, İbrahim Kurtul, Recep Tüfekçi, Hakan Uğur.

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye milli bir devlet politikasıdır Haber

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye milli bir devlet politikasıdır

Adalet Bakanı Akın Gürlek, çerçeve yasa teklifine ilişkin, "Meclisimizin gündemine gelen teklifte terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Hiçbir kişiye özel statü tanınmamakta, düzenleme başka yapılara teşmil edilmemektedir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin birçok açıdan kazanımının olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, teklifte terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerini şehit edenlere ilişkin bir düzenlemenin yer almadığını söyledi. "OLUŞAN GÜVEN VE HUZUR ORTAMINI KALICI HALE GETİRECEK HUKUKİ, SOSYAL VE KURUMSAL ADIMLARI ATMAK ORTAK SORUMLULUK HALİNE GELMİŞTİR" Terörsüz Türkiye sürecinin milli bir devlet politikası olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye yüzyılını inşa ediyoruz. Daha müreffeh, daha adil ve daha huzurlu bir geleceğe kararlılıkla ilerliyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılmak için çıktığımız bu yolda Terörsüz Türkiye vizyonumuz ile tarihi bir aşamaya hep birlikte şahitlik ediyoruz. Kuşkusuz Terörsüz Türkiye hedefi milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan milli bir devlet politikasıdır. Bilindiği üzere milletimizin feraseti, devletimizin kararlılığı ve güvenlik güçlerimizin fedakarlıkları sayesinde terör tehdidinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Oluşan güven ve huzur ortamını kalıcı hale getirecek hukuki, sosyal ve kurumsal adımları atmak ortak sorumluluk haline gelmiştir. Bu anlayışla Meclisteki siyasi partilerimiz el ele vermiş, milletimizin kazanımlarını kalıcı kılacak tarihi bir irade ortaya koymuştur. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulmuştur. Adalet Bakanlığı olarak hazırlıklarına katkı sunduğumuz 12 maddelik teklif, 360 milletvekilimizin güçlü iradesiyle Gazi Meclisimizin gündemine gelmiştir" açıklamasında bulundu. "TEKLİF HÜKÜMLERİNİN UYGULANABİLMESİ İÇİN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN FİİLİ VARLIĞI TAMAMEN SONA ERMELİDİR" Meclise sunulan teklifin toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi, ortak aidiyet duygusunu pekiştirmeyi ve terörün yeniden istismar edebileceği zeminleri ortadan kaldırmayı amaçladığını söyleyen Gürlek, "Söz konusu teklif, belirli soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerine ilişkin düzenlemeler içermektedir. Burada temel ilke açıktır. Teklif hükümlerinin uygulanabilmesi için terör örgütünün fiili varlığı tamamen sona ermelidir. Kontrolündeki bütün silah ve mühimmat eksiksiz ve geri dönülmeyecek bir şekilde imha edilmelidir. Bu durum güvenlik kurumlarınca açık ve kesin bir biçimde tespit edilecektir. Tespit Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek, karar Resmi Gazete'de yayınlanacaktır. Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında bir kurul, Meclisimizde ise bir izleme komisyonu oluşturulacaktır. Gazi Meclisimizin ilgili komisyonu sürecin işleyişini takip edecek ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunacaktır" ifadelerini kullandı. "MECLİSİMİZİN GÜNDEMİNE GELEN TEKLİFTE TERÖR SALDIRISI TALİMATI VERENLER İLE GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ ŞEHİT EDENLERE İLİŞKİN BİR DÜZENLEME YER ALMAMAKTADIR" Türkiye Cumhuriyeti’nin her türlü terör tehdidiyle mücadele edecek iradeye, kararlılığa ve güce sahip olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Meclisimizin gündemine gelen teklifte terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Hiçbir kişiye özel statü tanınmamakta, düzenleme başka yapılara teşmil edilmemektedir. Bütün işlemler anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde milletimizin hassasiyetleri gözetilerek yürütülecektir. Şehit ailelerimizin ve kahraman gazilerimizin hassasiyetleri sürecin temel ölçüsü olacaktır. Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır" diye konuştu. "TERÖRÜN SONA ERMESİ DIŞ MÜDAHALE ALANLARINI DARALTACAK, TİCARET KORİDORLARININ, ENERJİ PROJELERİNİN VE ULAŞTIRMA HATLARININ GÜVENLİĞİNİ ARTIRACAKTIR" Türkiye’nin terör sorununu aştıktan sonra birçok alanda daha hızlı ilerleme kaydedeceğini söyleyen Gürlek, "Terörsüz Türkiye 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef daha güçlü ekonomi, daha güçlü demokrasi, daha güçlü yatırım ortamı ve daha güçlü kalkınma demektir. Aynı zamanda güçlü bir iç cephe, pekişen toplumsal dayanışma ve ebedi kardeşlik demektir. Milletimizin desteğiyle ilerleyen süreç hedefine ulaştığında kazanan Türkiye, kazanan aziz milletimiz olacaktır. Terörsüz Türkiye vizyonu yalnızca ülkemizin iç güvenliği ile de sınırlı değildir. Bu vizyon terörden arındırılmış bir Suriye, daha istikrarlı bir Irak, daha huzurlu bir Orta Doğu ve daha güçlü bölgesel işbirliği anlamına gelmektedir. Terör örgütlerinin vekil güç olarak kullanıldığı bir dönemden geçiyoruz. Terörün sona ermesi dış müdahale alanlarını daraltacak, ticaret koridorlarının, enerji projelerinin ve ulaştırma hatlarının güvenliğini artıracaktır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlar, yatırımlar ve demokratikleşme adımları kalıcı huzurla taçlandırılacaktır. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan kalkınmaya kadar her alanda daha güçlü adımlar atılacaktır. İç cephesini tahkim eden Türkiye, kardeşliğin ve huzurun vizyonunu inşa edecektir" ifadelerine yer verdi. "TEKLİFİN HAZIRLANMASINA KATKI SUNAN TÜM SİYASİ PARTİLERE, PAYDAŞLARA VE EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM" Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti ilkelerinden hiçbir zaman ayrılmayacağını belirten Bakan Gürlek, "Meclis gündemine gelen teklif, Terörsüz Türkiye hedefimizin hukuki zemininin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adımdır. Hedefimiz güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin kalıcı olduğu güçlü bir Türkiye'dir. Kanun teklifinin ülkemiz ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu tarihi iradeye liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Teklifin hazırlanmasına katkı sunan tüm siyasi partilere, paydaşlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.