SON DAKİKA
Hava Durumu

#Soğan

Söz Bursa - Soğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması! Haber

Mutfakların gizli şifası: Bağışıklık dostu zeytinyağlı Yer Elması!

Kış aylarının en sağlıklı ama bir o kadar da kıymeti az bilinen sebzelerinden biri olan yer elması, tezgahlardaki yerini aldı. Hem bağışıklık sistemini güçlendiren hem de sindirim dostu olan bu mucizevi sebzeyi sofralarınıza taşımaya ne dersiniz? İşte tadı damağınızda kalacak tam ölçülü tarifi ve sağlığımıza olan inanılmaz faydaları... Doğal bir prebiyotik kaynağı olan yer elması, düşük kalorisi ve zengin mineral yapısıyla diyet listelerinin vazgeçilmezi konumunda. Özellikle Bursa pazarlarında taze taze bulabileceğiniz yer elmasını, portakal suyuyla birleştirerek tam bir vitamin deposuna dönüştürebilirsiniz. YER ELMASININ BİLMENİZ GEREKEN 5 MUCİZEVİ FAYDASI Güçlü Bir Prebiyotiktir: İçerdiği inülin sayesinde bağırsaktaki dost bakterileri besler ve sindirim sistemini düzenler. *Bağışıklık Kalkanı: Yüksek oranda C vitamini ve demir içerir, vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur. *Diyabet Dostu: Kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur, ani acıkma hissini önler. *Cilt ve Saç Sağlığı: İçeriğindeki mineraller sayesinde cildin parlamasına ve saç köklerinin güçlenmesine katkı sağlar. *Kalp Sağlığını Korur: Potasyum bakımından zengindir, kan basıncını dengeleyerek kalp üzerindeki yükü azaltır. ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI TARİFİ MALZEMELER: 500 gram yer elması 1 adet orta boy havuç 1 adet kuru soğan 1 adet patates (isteğe bağlı) Yarım çay bardağı zeytinyağı 1 adet portakalın suyu Yarım limonun suyu 1 tatlı kaşığı toz şeker Bir tutam tuz ve servis için ince kıyılmış dereotu HAZIRLANIŞI: Temizlik: Yer elmalarını yıkayıp incece soyun. Kararmamaları için limonlu suda bekletin. Soteleme: Zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları ve halka havuçları hafifçe yumuşayana kadar soteleyin. Pişirme: Süzdüğünüz yer elmalarını tencereye ekleyin. Üzerine portakal suyu, limon suyu, şeker ve tuzu ilave edin. Demleme: Kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Servis: Oda sıcaklığına geldiğinde üzerine bolca dereotu serperek servis yapın.

Lahmacun değil "Antep lahmacunu": Soğan giremez, sarımsaksız olmaz! Haber

Lahmacun değil "Antep lahmacunu": Soğan giremez, sarımsaksız olmaz!

Gaziantep'in önemli lezzetlerinden olan ve Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret alarak tescillenen ‘Antep Lahmacunu' kentte kıyma, maydanoz, sarımsak, domates, biber ve çeşitli baharatlarla hazırlanıyor. Çok eski bir Anadolu yiyeceği olan ve yaklaşık 300 yıldır da sevilerek tüketilen lahmacun Gaziantep'te günlük yemeklerde, törenlerde, cenazelerde, pikniklerde ve Ramazan ayında iftar sofralarında sıklıkla tüketilen yiyeceklerin başında geliyor. LAHMACUNA SOĞAN YERİNE SARIMSAK KONULUR Gaziantep'in vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan, diğer lahmacun çeşitlerinden farklı olarak soğan içermeyen ve en önemli özelliği ise sarımsaklı olması ‘Antep Lahmacunu' içeriğinde kullanılan sebze, baharat ve sunum açısından diğer lahmacunlardan ayrılıyor. Koyun eti, domates, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber ile farklı bir tada ulaşan lahmacun, lokantalarda ya da mahalle fırınlarında pişiriliyor. GEVREK OLARAK TÜKETİLİYOR Gastronomi dalında UNESCO'nun "fark oluşturan şehirler ağına" dahil edilen ve Türkiye'nin en zengin mutfaklarından birine ev sahipliği yapan Gaziantep'in AB tescilli lezzeti lahmacun merdane ile açılmış hamurun üzerine zırh ile kıyma haline getirilen kuzu eti ve diğer sebzelerle hazırlandıktan sonra taş fırınlarda pişiriliyor ve gevrek olarak tüketiliyor. Antep Lahmacunu için kuzu etinin döş ve kaburga kısımları kullanılırken, taş fırında 4-5 dakikada pişen lahmacun tüketime hazır hale geliyor. Sıcak olarak servis edilen, ayran ve çeşitli yeşillikler ve limon ile servis edilen lahmacunun tanesi ise 100 TL'den satılıyor. Antep lahmacununa konulan sarımsak, lahmacunu daha lezzetli hale getirirken, Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. "GAZİANTEP'TE LAHMACUN SARIMSAKLI YAPILIR" Lahmacunun yapımıyla ilgili bilgi veren restoran işletmecisi Şükrü Savun, "Gaziantep'te biz lahmacunu bol sarımsakla yaparız. Gaziantep'te lahmacunu sarımsak, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber, domates, kuzu etinin döş ve kaburga kısımları ile yaparız. Bazı illerde lahmacunu soğan ile yapıyorlar ve farklı sebze koyuyorlar. Gaziantep'te lahmacun atalarımızdan bu yana sarımsaklı yapılır. Gaziantep'te biz lahmacunun sebzesini zırhta çekeriz. Sonra da etini çekeriz. Et ile sebzeyi birbirine karıştırırız. Güzel bir karışım olur ve bu karışımın sonrasında ‘Antep Lahmacunu' olur" dedi. "ZIRHLA ÇEKİLEN ET VE SEBZE SUYUNU BIRAKMAZ" Zırhta çekilen lahmacun malzemesinin daha lezzetli olduğunu belirten Savun, "Çünkü zırhla çekilen et ve sebze suyunu bırakmaz. Etin suyu ve sebzelerin suyu içerisinde kalır. ‘Antep Lahmacun'u Avrupa Birliği tarafından tescillenen bir lezzettir. Gaziantep'te lahmacuna büyük bir ilgi var. Öğle veya akşam yemeklerinde her yemekten önce lahmacun yenilir. Ramazan ayında da lahmacun sofralardaki yerini alır" ifadelerini kullandı. "RAMAZAN AYINA ÖZEL OLARAK FINDIK LAHMACUN YAPIYORUZ" Gaziantep'te lahmacunun pide ekmek boyunda yapıldığını belirten Savun, Ramazan ayına özel olarak ise "fındık lahmacun" yaptıklarını anlatarak, "Fındık lahmacunu bir lahmacunun yarım yumağından yapıyoruz. Fındık lahmacun bu ayda tadımlık oluyor. İnce ve gevrek bir şekilde fındık lahmacun yapıyoruz ve Ramazan ayında lahmacun iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetlerindendir" şeklinde konuştu. "SARIMSAK LAHMACUNA AYRI BİR LEZZET VE TAT VERİR" Vatandaşlardan Şevki Yılmaz ise, "Bir lahmacun sevdalısı olarak lahmacunu çok seviyoruz. Kebap, içli köfte, yuvalama ve diğer yemeklerimiz güzel ama lahmacunu ayrı seviyorum. Lahmacunu sevdiren en büyük özelliği ise sarımsakla yapılması. Lahmacuna soğan girmez. ‘Antep Lahmacunu' sarımsaklı olur. Sarımsak lahmacuna ayrı bir lezzet ve tat verir. Soğanlı lahmacun biraz fazla kaldığında koku yapar ama ‘Antep Lahmacunu' sarımsakla yapıldığı için 1-2 günde kalsa koku yapmaz" diye konuştu.

Bugün iftarda ne pişirsek? İşte hem hafif hem pratik "Huzur Menüsü" ve tarifleri Haber

Bugün iftarda ne pişirsek? İşte hem hafif hem pratik "Huzur Menüsü" ve tarifleri

Günün Menüsü *Şifalı Terbiyeli Sebze Çorbası *Fırında Sebzeli Tavuk Baget *Cevizli ve Nar Ekşili Çoban Salata *Hafif Sütlü İrmik Tatlısı BAŞLANGIÇ: ŞİFALI TERBİYELİ SEBZE ÇORBASI Ramazan’da mideyi yormadan başlangıç yapmak isteyenler için vitamin deposu bir seçenek. Malzemeler: 1 adet kabak, 1 havuç, 1 patates, 1 yemek kaşığı zeytinyağı. Terbiyesi için; 1 kase yoğurt, 1 yumurta sarısı ve yarım limon suyu. Hazırlanışı: Sebzeleri minik küpler halinde doğrayıp tencerede az yağda çevirdikten sonra üzerine sıcak su ekleyip haşlayın. Diğer yanda yoğurt, yumurta sarısı ve limonu çırpın. Kaynayan çorbanın suyundan bir kepçe alıp terbiyeye ekleyerek ılıştırın ve karışımı tencereye yavaşça dökün. Bir taşım kaynatıp üzerine nane serperek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA SEBZELİ TAVUK BAGET Hem hazırlaması zahmetsiz hem de oldukça doyurucu bir lezzet klasiği. Malzemeler: 6 adet tavuk baget, 2 adet patates, 2 adet sivri biber, 1 adet soğan, 2 diş sarımsak, kekik, pul biber ve zeytinyağı. Hazırlanışı: Tavukları ve doğranmış sebzeleri derin bir kapta baharatlar, ezilmiş sarımsak ve zeytinyağı ile harmanlayın. Fırın tepsisine dizip üzerine bir miktar su ekleyin (veya fırın poşeti kullanın). 200 derece fırında tavuklar nar gibi kızarana kadar yaklaşık 45-50 dakika pişirin. SALATA: CEVİZLİ VE NAR EKŞİLİ ÇOBAN SALATA Sofranın ferahlık kaynağı olan bu salata, ana yemeğin yanına çok yakışacak. Malzemeler: Domates, salatalık, sivri biber, kuru soğan, bol maydanoz, yarım su bardağı ceviz içi. Hazırlanışı: Tüm sebzeleri klasik "çoban salata" usulü ince ince doğrayın. Üzerine zeytinyağı, limon ve nar ekşisi gezdirin. Servis tabağına aldıktan sonra üzerine iri kırılmış cevizleri serpiştirin. TATLI: HAFİF SÜTLÜ İRMİK TATLISI İftar sonrası ağır şerbetli tatlılar yerine mideyi rahatlatacak bir final. Malzemeler: 1 litre süt, 1 su bardağı irmik, 1 su bardağı toz şeker, 1 paket vanilya. Hazırlanışı: Süt, şeker ve irmiği bir tencereye alıp koyulaşana kadar sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca vanilyayı ekleyip karıştırın ve ocaktan alın. Hafifçe ıslatılmış bir borcama dökerek oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. Üzerine tarçın veya Hindistan cevizi serperek servis edin. Hayırlı İftarlar Dileriz!

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler Haber

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler

Bu tarifler, yılbaşı ruhunu masanıza taşıyacak; hem hafif hem de doyurucu seçenekler sunarak uzun geceye eşlik edecek. Şimdiden bol kahkahalı, lezzet dolu ve unutulmaz bir yeni yıl sofrası dileriz! Afiyetle ve iyi eğlenceler... Tahinli köz kırmızı biber Tarifi İçin Malzemeler *6 adet kapya biber *5 adet ceviz *30 gram beyaz peynir *3 diş sarımsak *1 yemek kaşığı nar ekşisi *1 tutam tuz *1 tatlı kaşığı sirke *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 tutam maydanoz *2 yemek kaşığı tahin -Biberleri yıkayın ve üstlerine bıçakla birer delik açtıktan sonra yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. -Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika közleyin. -Közlenmiş biberlerin kabuklarını soyun ve ince ince doğrayıp bir kaba alın. -Üstüne ufalanmış beyaz peynir, dövülmüş sarımsak, doğranmış ceviz içi, ince doğranmış maydanoz, zeytinyağı, nar ekşisi ve sirkeyi gezdirin. -Tuzunu da ekledikten sonra güzelce karıştırın. Bir servis tabağına alın ve üstüne tahin gezdirdikten sonra servis edin. HUMUS Tarifi İçin Malzemeler *500 gram koçbaşı nohut (Haşlanmış, kabukları alınmış hali ile yaklaşık 2-3 su bardağı) *1,5 çay bardağı ılık su Humus için; *1 çay bardağı ılık su *1/2 (yarım) çay bardağı tahin *1 çay kaşığı kimyon *4 çorba kaşığı limon suyu *3-4 diş sarımsak (ezilmiş) *Tuz Süslemek için: *Kimyon *Kırmızı pul biber *Sumak *Kıyılmış maydanoz *Arzuya göre salatalık turşusu ve turp -Nohutlarınızı bir gece önceden ıslatın, düdüklü tencereye alın. -Bir taşım kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün. -Tekrar sıcak su ekleyip düdüklü tencerenizde tam pişirin(hafif çatlasın ve kabukları kolay çıkabilecek hal alsın. Yaklaşık 15-20 dakika) -Nohutların kabuklarını temizleyin, ölçüdeki nohudu elde edin.. -Kabuksuz nohutları,1,5 çay bardağı su ile orta derinlikte bir tencereye alın -Tekrar ocağa koyun, tahta kaşıkla ezerek suyunu hafifçe çektirin. Ilınmış nohudunuzu el püre yapıcınızdan geçirerek pürüzsüz hal almasını sağlayın. -Nohut katı bir hal alacak. (Bu aşamada derin dondurucuda saklayabilirsiniz) -2. kez kısık ateşe aldığınız nohuta 1 çay bardağı ılık su ekleyin. -Yumuşatın, sürekli karıştırarak açılmasını sağlayın(1 dakika). Ateşten aldığınız sıcak nohuta tahin, limon suyu, ezilmiş sarımsak, tuz ve kimyonu ekleyin. Çok iyi karıştırın. -Servis tabağınıza aldığınız ve yaydığınız humusu kimyon, kırmızı pul biber, sumak, kıyılmış maydanoz ile süsleyin. -Üzerine incecik zeytinyağı gezdirin. -Humus mezesini ılık servis yapın. FAVA(BAKLA EZMESİ) Tarifi İçin Malzemeler *2 su bardağı kuru iç bakla (kabuksuz) *1 baş soğan * ½ çorba kaşığı şeker *1 tatlı kaşığı tuz *½ su bardağı zeytinyağı -Kuru baklaları akşamdan soğuk suya ıslatın, ertesi sabah düdüklü tencere alın, sıcak su ekleyerek kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün.(15 dk. kaynatın) -Tekrar sıcak su ekleyin. (bakla seviyesinin 1 parmak altında olacak) -Soğanı 4’e bölün ekleyin. -Ardından tuz ve şekeri de ekleyerek düdüklünün kapağını kapatarak 20 dk pişmeye bırakın. -Hafif ılınan baklayı el blendırından geçirin, Pürüzsüz hale getirin, yarım su bardağı zeytinyağını ekleyin. Ezilmiş baklanız koyu boza kıvamında olmalı… -Cam kaba dökerek soğutun, ardından 7-8 saat buzdolabında bekletin… -Servis esnasında üzerine zeytinyağı gezdirin. Kıyılmış dereotu, soğanla favanızı zenginleştirecektir

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü Haber

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü

Mezeler: Sofranın Rengi ve Lezzeti 1. GİRİT EZMESİ (KREMALI PEYNİR LEZZETİ) Malzemeler: *200 gr Taze Beyaz Peynir (Az tuzlu) *100 gr Labne Peyniri *1 adet Kırmızı Kapya Biberi *Yarım demet taze fesleğen (veya 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen) *2-3 diş sarımsak *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 çay kaşığı pul biber *Ceviz içi (üzeri için) Hazırlanışı: Kırmızı kapya biberini fırında veya ocakta közleyip kabuğunu soyun. Peynirleri, közlenmiş biberi, fesleğeni, sarımsağı ve zeytinyağını mutfak robotuna alın. Tüm malzemeler krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı servis tabağına alın, üzerine pul biber serpin ve ceviz içiyle süsleyerek servis yapın. 2. KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI (KLASİK VE DOYURUCU) Malzemeler: *3 adet büyük boy kemer patlıcan *2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt *2 diş sarımsak *1 yemek kaşığı zeytinyağı *Tuz, karabiber *Sosu için: 1 yemek kaşığı tereyağı, pul biber. Hazırlanışı: Patlıcanları ocakta, fırında veya airfryer'da iyice közleyin. Kabukları soyulabilecek kıvama gelmeli. Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup, içini kesme tahtasında ince ince kıyın. Kıyılmış patlıcanı bir kaseye alın. İçine süzme yoğurdu, rendelenmiş sarımsağı, zeytinyağını, tuz ve karabiberi ekleyip iyice karıştırın. Servis tabağına aldığınız salatanın üzerine tereyağını eritip pul biber ekleyin ve bu sosu gezdirerek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA KUZU İNCİK (LOKUM KIVAMINDA) Malzemeler: *4 adet Kuzu İncik *2 adet orta boy soğan (iri doğranmış) *4 diş sarımsak (bütün) *1 su bardağı sıcak su *2 yemek kaşığı zeytinyağı *Marinasyon/Sosu için: 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı pul biber, tuz, karabiber. Hazırlanışı: Geniş bir kasede salça, zeytinyağı ve tüm baharatları karıştırın. Kuzu incikleri bu karışıma bulayarak 1 saat marine edin (vaktiniz varsa bir gece buzdolabında bekletin). Büyük bir fırın poşetinin içine iri doğranmış soğanları ve sarımsakları yayın. Üzerine marine edilmiş incikleri yerleştirin. Fırın poşetine 1 su bardağı sıcak su ekleyin ve poşeti sıkıca kapatın. Poşetin üzerine hava çıkışı için birkaç delik açın. Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 2.5 - 3 saat pişirin. Etler kemiğinden kolayca ayrılacak kıvama geldiğinde servise hazırdır. Yanında pilav veya patates püresi ile servis edebilirsiniz. TATLI: KOLAY SUFLE (AKIŞKAN MUTLULUK) Malzemeler (4 kişilik): *100 gr kaliteli bitter çikolata *50 gr tereyağı *2 adet yumurta *2 yemek kaşığı toz şeker *1 yemek kaşığı un *Bir tutam tuz Hazırlanışı: Tereyağı ve bitter çikolatayı benmari usulü (kaynar suyun üzerindeki bir kapta) eritin ve karıştırın. Hafif soğuması için kenara alın. Ayrı bir kapta yumurtaları ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Eriyen çikolatalı karışımı yumurtalı karışıma yavaşça ekleyin ve spatula ile karıştırın. Ardından unu ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam edin. Karışımı, yağlanmış ve unlanmış sufle kaplarına veya ısıya dayanıklı küçük kaselere paylaştırın. Önceden ısıtılmış 200°C fırında tam 8 ila 12 dakika pişirin. (Kenarları pişip ortası akışkan kalmalı). Fırından çıkar çıkmaz dondurma veya pudra şekeri ile sıcak servis yapın! Afiyet olsun!

Soğanda bereket! Verim de fiyat da sevindirdi Haber

Soğanda bereket! Verim de fiyat da sevindirdi

Geçtiğimiz yıl sıcak havalar nedeniyle verimi düşen soğan bu sene soğuk hava nedeniyle çiftçinin yüzünü güldüren ürünler arasında yer aldı. Kent genelinde 36 bin dönüm alanda ekilen soğanda hasat başladı. Şu anda dönüme 7 ile 8 ton arası verim alınan soğandan şehir genelinden ortalama 250 bin ton rekolte hedeflendiği belirtildi. Erkenci soğanlar için Türkiye'nin farklı bölgelerinden kente gelen tarım işçileri erken saatlerden itibaren tarlalara girdi. İşçiler soğanların tek tek sökümünü yapıp çuvallara doldurarak ağzını da dikip satışa hazır hale getirdi. Soğan elçileri tarafından da soğanlar sayılarak kamyonlara yüklendi ve talebe göre başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına gönderilmeye başlandı. "DEPOLARDA 50 BİN TON KIŞLIK SOĞAN VAR" İhlas Haber Ajansı'na bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Erkenci soğanlar 3 boyuta ayrılıyor ve işçiler toplamaya başladı. Şu anda erkenci soğanın kilogram fiyatı 18-20 lira arasında. Depolarda yaklaşık 50 bin ton kışlık soğan halen var. O soğanların kilogram fiyatı da 12-14 lira arasında değişiyor. Bu yıl Adana'da geçen yıla oranla soğan ekimimiz fazla. Havaların sert ve soğuk geçmesi soğan için iyi oldu" dedi. "YURT DIŞINDAN ÜLKEMİZE SOĞAN GİRMESİN" Ramazan Bayramı'ndan sonra hasadın hızlanacağını aktaran Doğan, "Ramazan Bayramı'ndan sonra hasat daha da hızlanacak. Çiftçimiz bu fiyatlara soğanı satmaya devam ederse para kazanacak. Adana'da soğan hasadı başladı ancak Mısır'dan taze, Özbekistan'dan kuru soğan ülkemize girmekte. Eğer bu soğanlar ülkemize girmeye devam ederse çiftçimiz para kazanamayacak. Soğan dışında hangi ürün hasada başlamışsa o ürün ülkemize girmesin" dedi. Öte yandan, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, soğan rekoltesinin fazla olduğunu, önümüzdeki günlerde ihracat izninin verilmesini beklediklerini ardından da yurt dışına ihraç edilebileceğini söyledi. "SOĞANDAN YÜZÜMÜZÜN GÜLMESİNİ UMUYORUZ" Soğan üreticisi Mehmet Kayalı ise, "Fiyat yüzümüzü güldürüyor. Dönüme de güzel verim alıyoruz. İnşallah yurt dışından soğan girmez, bu fiyatlara soğanı satarız. Patates de üretiyoruz, patatesi don vurdu ve ondan zarar ettik. Soğandan yüzümüzün gülmesini umuyoruz" diye konuştu.

Soğan tarlada yandı Haber

Soğan tarlada yandı

Polatlı, soğan tarlaları ve depolarıyla Türkiye'nin önde gelen soğan üretim merkezleri arasında yer alıyor. 2021 yılında tescil edilen “Polatlı Soğan”ı Türkiye'nin soğan ihtiyacının da yüzde 36'sını karşılıyor. “İklimlerin değişmesinden soğanlar azaldı” İklim Değişikliğinin olumsuz etkilerinin en fazla hissedildiği Türkiye'de soğanı sıcaklıklar vurdu. Her yıl Ağustos ayında mahsul edilen soğanlar, bu yılın aynı ayında toplanamadan tarlada kaldı. Polatlı'nın Ilıca mahallesinde çiftçilik yapan Hayri Yürekli, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu sene havaların sıcak gitmesinden soğanlar olmadı. Soğanlar hastalık yaptı, suların azalmasından ve iklimlerin değişmesinden soğanlar azaldı” ifadesini kullandı. “Denizi de döksen soğanlar olmaz artık” Yürekli, “Soğanın bir kellesi en az yarım kilo olması gerekirken şu an 100 ila 200 gram. Bu çiftçinin maliyetini de kurtarmaz. Çok büyük zarar eder. Rekolte düşük, gördüğünüz yerde soğanlar hep yanmış. Denizi de döksen soğanlar olmaz artık. Yüzde 70 ila 80 böyle” diye konuştu. “Tarlada fiyat 6, pazarda 12 lira” Soğanın değerini ve olması gereken fiyatı da açıklayan Yürekli, “Tarlada fiyat 6 ila 7 lira. Pazar da şu an 10 ila 12 lira. Kışın ise 15 ila 20 lira olur. 10 ila 15 lira da olsa şimdi kurtarmaz. Maliyet yüksek verim az. Rekolte düşük. Çiftçi belki bunu da toplayamaz. Soğanın dönümü 6 ila 7 bin liraya mal oluyor. Maliyet zaten 8 ila 10 lira arası. O yüzden çiftçinin emeği bu sene boş” şeklinde konuştu.

Nisan ayı zam şampiyonu belli oldu Haber

Nisan ayı zam şampiyonu belli oldu

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat değişimleri ile aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişimlere ilişkin basın açıklaması yaptı. Bayraktar, nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 284,3 ile kuru incirde görüldüğünü belirterek, şunları kaydetti: “Kuru incirdeki fiyat farkını yüzde 229,9 ile limon, yüzde 227,4 ile karnabahar, yüzde 176,6 ile kuru üzüm, yüzde 169,5 ile patates takip etti. Kuru incir 3,8 kat, limon ve karnabahar 3,3 kat, kuru üzüm 2,8 kat, patates 2,7 kat fazlaya satıldı. Üreticide 115 lira olan kuru incir markette 441 lira 99 kuruşa, 7 lira 50 kuruş olan limon markette 24 lira 74 kuruşa, 10 lira 88 kuruş olan karnabahar 35 lira 61 kuruşa, 60 lira olan kuru üzüm 165 lira 99 kuruşa ve 10 lira olan patates 26 lira 95 kuruşa satıldı.” “Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün kuru soğan oldu” Nisan ayında markette 39 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 17’sinde ise fiyat azalışı görüldüğünü ifade eden Bayraktar, “Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 73,8 ile kuru soğan oldu. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 52 ile patates, yüzde 47,9 ile limon, yüzde 23,2 ile tavuk eti ve yüzde 22,9 ile karnabahar takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 51 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 50,7 ile sivri biber, yüzde 31,4 ile salatalık, yüzde 19,5 ile yumurta ve yüzde 14,5 ile kabak izledi” ifadelerini kullandı. “Üreticide en çok fiyat düşüşü patlıcanda görüldü” Nisan ayında üreticide 31 ürünün 8’inde fiyat artışı, 14 üründe fiyat düşüşü olduğunu söyleyen Bayraktar, “Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 60,4 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 58,6 ile sivri biber, yüzde 35,6 ile salatalık, yüzde 34,1 ile karnabahar, yüzde 25,8 ile yumurta ve yüzde 12,5 ile kabak izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 114,3 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 68,1 ile yeşil soğan, yüzde 20,1 ile maydanoz, yüzde 13,8 ile dana eti ve yüzde 7,2 ile kuzu eti izledi” açıklamasında bulundu. Üreticide yaşanan fiyat değişimlerine de değinen Bayraktar, “Limonda sezonun sonuna gelindiği için fiyatlar yükseldi. Arzdaki azalışa bağlı olarak yeşil soğan ve maydanozda fiyatlar arttı. Mevsim sonu itibarıyla havuca olan talebin azalmasıyla fiyat düştü. Yumurta sektöründeki dönemsel arz fazlası ile ihracatta yaşanan sıkıntılar birleşince yumurta fiyatları geriledi” şeklinde konuştu. Sera ürünlerinde ise fiyatların düştüğünü aktaran Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: “Genel Müdürlüğü verilerine göre şubat ayı son 53 yılın en sıcak ikinci şubat ayı, mart ayı ise son 53 yılın en sıcak dokuzuncu mart ayı oldu. Nisan ayında da sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olduğu, 30 dereceleri aştığı görüldü. Mevsim normalleri üzerinde gerçekleşen aşırı sıcaklıklar serada yetiştirilen sebzelerde erken olgunlaşmayı sağladı, verimi artırdı. Olgunlaşmanın hızlanması ile birlikte hasat edilen ürün miktarındaki artış, diğer taraftan ihracata giden ürün talebinde azalma ile patlıcan, sivribiber, salatalık ve kabakta fiyatlar düştü.” Bayraktar, nisan ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere ilişkin ise şöyle konuştu: “Ziraat odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre nisan ayında mart ayına göre 20.20.0 gübresi yüzde 1,8, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,7 ve DAP gübresi yüzde 1,6 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 2,6, amonyum nitrat gübresi ise yüzde 2,2 oranında düştü. Geçen yılın nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 40,2, ÜRE gübresi yüzde 38,7, DAP gübresi yüzde 31,2, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,5 ve 20.20.0 gübresi yüzde 26,5 oranında arttı. Nisan ayında mart ayına göre süt yemi yüzde 3, besi yemi yüzde 2,7, son bir yılda süt yemi yüzde 49, besi yemi yüzde 47 oranında arttı.” Bayraktar, tarım ilacı fiyatlarında ise yüzde 56,6 oranında artış yaşandığını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.