SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sözleşme

Söz Bursa - Sözleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sözleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dalgıç "Helvacı Kağıdı" dedi, otel yönetimi yargıya gitti: Mudanya’da restleşme! Haber

Dalgıç "Helvacı Kağıdı" dedi, otel yönetimi yargıya gitti: Mudanya’da restleşme!

Bursa'nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç'ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç'ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi'ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği'nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi'ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği'nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No'lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye'de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.

Fenerbahçe’den Passolig imzası: "Rekor tutarlı yeni anlaşma tamam!" Haber

Fenerbahçe’den Passolig imzası: "Rekor tutarlı yeni anlaşma tamam!"

Fenerbahçe tarafından, maç biletleme sağlayıcısı olan Passolig ile ilgili, "Kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" açıklaması yapıldı. Fenerbahçe, Passolig anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinden yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: "Son günlerde, Kulübümüzün biletleme sistemi anlaşmasına ilişkin kamuoyunda dolaşıma sokulan eksik, çarpıtılmış ve gerçeği yansıtmayan değerlendirmeleri dikkatle takip etmekteyiz. Kulübümüzün Passolig ile ilk anlaşması 2014 yılında, ikinci anlaşması ise 2019 yılında imzalanmıştır. Bahsi geçen her iki dönemde de yapılan anlaşmalar kapsamında, Kulübümüz imza bedellerini peşin olarak tahsil etmiştir. Mevcut sözleşmenin 2024 yılı itibarıyla sona ermesinin ardından Kulübümüz tarafından bu süreçte yeni bir sözleşme imzalanmamış; 2025 yılı içerisinde farklı biletleme sağlayıcılarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır. Passolig ile yapılan bu anlaşma kapsamında elde edilen gelir, kulübümüzün biletleme süreçlerinin ilgili platform üzerinden yürütülmesine ilişkin iş birliğinin imza bedeli niteliğinde olup; gelecekteki sezonlara, maçlara veya hasılatlara ilişkin gelirlerin önden kullanılması gibi bir durum söz konusu değildir. İddia edilenlerin tam aksine; yapılan bu yeni anlaşma, tüm şartlarıyla Kulübümüz lehine yeniden yapılandırılarak imzalanmıştır. Camiamızın bilgisine sunar; aksi yönde oluşturulmaya çalışılan algılara itibar edilmemesini önemle rica ederiz."

İnegölspor’da Koray Palaz dönemi başladı! Haber

İnegölspor’da Koray Palaz dönemi başladı!

TFF 2.lig temsilcisi Sultan Su İnegölspor, Teknik Direktör Koray Palaz ile sezon sonuna kadar anlaşma sağladı. Kulüp tesislerinde düzenlenen imza törenine, Kulüp Başkanı Kani Ademoğlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninde konuşan İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu, "İnegölsporumuz 2025-2026 sezonuna İnegöl'ümüzün evladı dediğimiz İsmail Güldüren hocamızla başlamıştık. Yaklaşık Erbaa maçına kadar kendisiyle güzel günler geçirdik. İnsan inandığı insanla yola çıkmak ister. Koray hocamı da dün davet ettim, bugün sağ olsun kendisi geldiği zaman İsmail hocamda da dediğim gibi para konuşmam. Koray hocamın da özellikle o kelimesi oldu. Ben para konuşmam dedi, ne uygunsa onu verirsiniz dedi. Bizlerinde böyle dışarda dostlar biriktirmesi kendi açımızdan hoşumuza gidiyor. Çünkü İnegölspor özellikle bu sene ne kadar hedefe gitsek de mali disiplin şeyinde de taviz vermek istemedik. Çünkü zorlu bir süreçten geçiyoruz, zorlu bir ekonomi var. İnşallah bu senede başarılı bir şekilde play offu bitirmiş şekilde olacağına inanıyorum" dedi. Burada hizmet eden bir ekip vardı. Ben İsmail hocayla sadece futboldan değil, futbolun dışında da dönem dönem sohbet ettiğimiz bir meslektaşım. Takımı getirdiği nokta kendisinin ve ekip arkadaşlarının takımı getirdiği nokta var. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Sonuçta futbolun içerisinde ne kadar bir yere gitmek varsa oradan ayrılmak da olabiliyor. Bu anlamda huzurunuzda teşekkür ediyorum. Dün akşam 21.00-21.30 civarlarında Kani başkanım beni aradı, hayırlı bir geceydi İslam alemi için. Kadir gecesinde böyle anlamlı bir telefon almak beni çok mutlu etti. Niye mutlu etti? Bir kere Kani başkanı ben başkanken tanıdım. Kendisi başkan olmadığı süreçte biz daha iyi, daha sık diyalog kurabiliyorduk. Malum kulüp başkanlarının ve teknik adamlarının ve yönetim kurullarının üzerinde inanılmaz baskılar oluşur. Bu baskının en büyük sebebi şu anda yaşanan ekonomik, zor bir süreçten geçiyoruz dünya olarak böyleyiz. Zaten hayatı ikiye ayırmak lazım. Pandemi öncesi ve pandemi sonrası. Pandemi sonrası insanların hayatının çok değiştiğini görüyoruz. Geçen hafta iki tane meslektaşımızı kaybettik. Bunlar kolay süreçler değil. Her iki taraf içinde hayırlı olsun, Bir kere 42 yıllık bir camia uzun yıllardır bu liglerde mücadele ediyor. Bir üst ligi gördü, dönem dönem burada gelip çok zor zamanlar içerisinde müsabakalara çıktık. Özellikle geçen sezon, hafızalarımda kalan müsabakalardan birisi ki orada sonradan bir sükunet sağlandı ama kolay bir müsabaka olmamıştı. Burası her zaman zor bir deplasmandı, iklimi zordur, taraftarı zordur. Ama biz bugün bu zorlukları kolaya çevirmek istiyoruz. Kendi lehimize çevirmek istiyoruz. O yüzden taraftarın gücüne çok ama çok ihtiyacımız oldğun bir sürece giriyoruz." dedi. Sezonun kalan maçlarında takımı Koray Palaz’a emanet ettiklerini ifade eden Ademoğlu, "Takımızın tekrar Play-Off’un içine gireceğinden şüphemiz yok. Hocamıza ve ekibine başarılar diliyorum" dedi. Gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, Teknik Direktör Koray Palaz ile Kulüp Başkan Kani Ademoğlu arasında resmi sözleşme imzalandı. Koray Palaz’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak; Birol Hikmet, Batuhan Kemal Bakıcı, Yunus Emre Aslan, Caner Taban, Erdi Kaloğlu ve İsmail Hakan Gökkaya görev yapacak.

Bursa Milletvekili Pala yargıdaki "Siyasi Müdahale" kuşkusunu meclis’e taşıdı! Haber

Bursa Milletvekili Pala yargıdaki "Siyasi Müdahale" kuşkusunu meclis’e taşıdı!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, İstanbul’da faaliyet gösteren Özel Avrupa Şafak Hastanesi’ne ilişkin yaklaşık 40 soruşturma raporu bulunmasına rağmen, bu raporların bir kısmının yargı aşamasında ihtiyati tedbir kararlarıyla sonuçsuz bırakılması iddialarını gündeme taşıdı. “İlgili müfettiş raporlarında; hastalara gerçekte uygulanmayan işlemlerin faturalandırıldığı, ‘kampanya’ veya ‘ücretsiz muayene’ yoluyla hasta temin edilip Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olağanüstü yüksek tutarlı faturalar düzenlendiği gibi ciddi usulsüzlük bulguları yer almaktadır” diyen Pala, yüzlerce sayfalık ekler ve bilirkişi değerlendirmeleri içeren raporların bir gün gibi kısa bir süre içerisinde okunarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kamuoyunda kuşku yarattığını ifade etti. Bu kuşkunun kamuoyunda “Yenidoğan Çetesi Meclis Araştırma Komisyonu” olarak bilinen Komisyonun toplantılarında gündeme getirilmesi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem’in yaptığı açıklamaların, yargı süreçlerinde siyasi veya başka tür müdahalelerin var olup olmadığı sorusunu doğurduğunu ifade eden Pala, yazılı yanıt istemiyle Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a bir soru önergesi iletti. İlgili kamu kurumları tarafından derlenen bulguların mahkeme aşamasında hangi kriterlerle dikkate alındığına, ihtiyati tedbirlerin hangi somut gerekçelere dayanarak alındığına ve bu tedbirlerin usulsüzlük iddialarını nasıl ortadan kaldırdığına yönelik detaylı bilgi isteyen 21 Mart 2025 tarihli soru önergesine Bakan Tunç, Anayasa’nın 98’inci maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük süre dolmasına rağmen Bakanlığı süresince yanıt veremedi. “Yasal süreç net bir şekilde açıklanmadıkça ‘siyasi müdahale’ kuşkusu sürecek!” Soru önergesinin gerekçesinde Komisyon tutanaklarından alıntı yapan Milletvekili Pala, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem’in açıklamalarına şu şekilde yer verdi: “İki Şafak Hastanesi şu anda konkordatoda, hâlâ daha fesihle alakalı bir süreci gerçekleştiremiyoruz, mahkeme kararıyla durduruluyor. Şafak örneği sizin sorularınızın dışında bir örnek oluyor, gerçekten üzerine de gidilmedi değil. Geçtiğimiz dönemde Sayın Bakanımız özellikle bunun üzerine gidileceğini deklare etti, Mecliste de bütçede de ve gerçekten de üzerine gidildi ama her defasında alınmış teftiş raporlarına ve idari işlemlere ilişkin olarak mahkemelerden ihtiyati tedbir kararları alındı.” Milletvekili Pala, Komisyon toplantılarında bu ve benzeri açıklamaların, yenidoğan soruşturmasının ardından özellikle Özel Avrupa Şafak Hastanesi’nin yasal sürecinin, sözleşmesi feshedilen diğer hastanelerden farklı yürütüldüğünü gösterdiğini belirtti. “Bakan Yardımcısı Adnan Ertem aynı toplantıda Özel Avrupa Şafak Hastanesi ile 2018 yılında bir sözleşme yapıldığını ve sözleşmenin Ocak 2025 tarihinde hâlâ devam ettiğini belirtmişti. O tarihte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hastaneyle devam eden 189 davası olduğu açıklanmış, adalet sistemindeki çok ciddi bir yapısal sorun gözler önüne serilmiştir” diyen Pala, Adalet Bakanı’na, ihtiyati tedbir kararlarının verilme sürecinde “siyasi müdahale” veya başka tür baskı iddialarının incelenmesi adına bugüne kadar atılan herhangi bir adım olup olmadığını sordu. “Ülkemizde bazı kişi ve kurumlar için bir günde karar verilebilmesinin nedeni nedir?” Milletvekili Pala, soru önergesinin sonunda kamuoyunda oluşan kuşkunun giderilmesi için yasal süreç içinde alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini ifade etti. İhtiyati kararların, yıllarca süren soruşturmalar sonucunda düzenlenen ve çok sayıda bilirkişi değerlendirmesini içeren müfettiş raporlarının bir gün gibi kısa bir süre içinde incelenerek nasıl alındığını sorgulayan Pala, bu incelemelerin tam anlamıyla yapılıp yapılmadığının denetimine ilişkin de açıklama istedi ve “Özel Avrupa Şafak Hastanesi ve benzeri hastanelere uygulanan ihtiyati tedbirlerin hangi ölçütlere göre ve ne şekilde verildiği açıklanmalıdır. Ülkemizde kısa sürede işlemeyen adalet sistemi içinde, bazı kişi ve kurumlar için bir günde karar verilebilmesinin nedeni nedir?” diye sordu. “Yasal sürecin şeffaflaştırılmasının yanı sıra, denetimlerde ortaya çıkan kamu zararına yönelik yaptırımların ‘ihtiyati tedbirler’ yoluyla durdurulması uygulamasından da derhal vazgeçilmelidir” diye ekleyerek sözlerini tamamladı.

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!" Haber

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!"

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 6 Şubat depreminde yıkılan Hatay Ulucami'nin restorasyon işini Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden aldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, inşaatın yüzde 60 seviyesine geldiğini, çalışmaların Haziran ayında bitmesini planladıklarını ifade ederek, "Bu haksız karardan Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi. Hatay Antakya Ulu Cami'nin restorasyon projesini yürütürken, CHP Genel Başkanı Özgür Güzel ile Hatay ziyaretinde açılışta cuma namazı kılma sözünü verdiklerini hatırlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Hızlı biçimde programlarımızı yaptık, restorasyona devam ettik. Belgeler elimizde. Ben hiç kimseden ne saklıyorum ne gizliyorum ne de farklı söylüyorum. 7 Ekim'de Antakya'da o sözü verdikten iki gün sonra 9 ekimde bilim kurulu projeyi onayladı. Birileri konuşuyor. Yalan söylemeyin bari, yazık ya. 9 Ekim'de proje onaylandı Bilim Kurulu tarafından, onca çabamıza rağmen Nisan'da Bilim Kuruluna veriliyor, Bilim Kurulu onaylamıyor. Bir ara onaylanıyor, tekrar bizden ilave evraklar istedi. Arkadaşlarımız yoğun biçimde çalıştı. Neticede biz bu göreve gelirken de o projeyi ele aldık. Bursa'nın Ulu Cami'nin aynı ismini taşıyan, isimdaşı, buraya sahip çıkmak. Hele hele Antakya'da 2023'te 6 Şubat‘ta o depremden sonra yerle bir olmuş o bölgeye katkı sağlamak amacındaydık. 22 gün o bölgede kaldım. O dönemde yönetici de değildim. Ne olduğunu biliyorum, o camiyi yapmak. Yıllarca Bursa'da beni çok iyi bilirler, Nilüfer'de neyi ne yaptığımızı, ibadet alanlarımıza nasıl sahip çıktığımızı. Göstermelik değil, bizim göstermelikle işimiz yok. Biz yaparız, yürekten yaparız, ama canı gönülden yaparız. Birileri gibi göstere göstere, biz yapıyoruz demeyiz. Yaparız insanlar kullanır. O hizmeti üretiriz orada, gerçekleştiririz" dedi. 9 Ekim'de projeye başladıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, "Deprem olmuş 6 Şubat'ta, proje onaylanmış 2024 9 Kasım'da. Ya da sizin döneminiz diyelim ki 2024 Mart sonu bitti. O güne kadar niye projeleri onaylatmadınız, niye yaptırmadınız. Ya kaybetme tehlikesini demek ki görmüşler, bundan o anlaşılıyor. Biz yapmayalım, oylayalım, geçsin bakarız sonrasında. Topluma yalan söylemeyin, toplum doğruları biliyor. Yoğun biçimde çalıştık arkadaşlar şu anda yüzde 60‘lara getirdik. Üstelikte en kötüsü, en uzun çalışma süresini alan temel seviyesidir. Onları tamamladık biz, bitirdik. Ancak bundan birkaç gün önce elimize bir yazı geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğü diyor ki 13'üncü maddeye göre iptal ettim, bundan sonra biz yapacağız diyor. Müteahhide 1 TL borcumuz yok. Üstelik de müteahhide dedim ki ‘yap, al parayı'. Öyle çalıştık. Bakın özellikle cami için, Antakya Ulu Cami için, müteahhit hangi hak işi getirdiyse parasının tamamını aldı, onu da sözünü verdik çünkü bir an önce tamamlayalım, bitirelim diye. Sözleşmesi 2026 Haziran'a sarkıyor öyle imzalamışsınız. Şimdi kalkıp, ‘efendim işte şu tamamlandı', ‘bu tamamlandı', ‘burası bitmedi'. Allah aşkına yalan söylemeyin bu topluma, toplum bu kadar cahil değil. Belgeler var, siz sözleşmeyi imzalamışsınız, ben imzalamadım. Diyorsunuz ki ‘2026'nın Haziran'ıda bitireceğim', sözleşme imzalıyorsunuz, niye o zaman 2025'te şu tarihte bitireceğim diye imzalamadınız. Hakikaten ben öyle siyasi değilim, öyle yönetici değilim. Arkadaşlar yalanla işimiz yok. Yüzde 60'ını tamamladık arkadaşlar. 97 milyonluk ihale yapılmış, 54 milyonu bunun ihale, ödediğimiz 86 milyonun geri kalanının fiyat farkı, keşiflerini de hazırlayan yine vakıflar. Yani o keşif üzerinden ihaleye çıkılmış. Durumdan Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum. Şu an orada kesintisiz 16 kişi çalışıyor aktif olarak. Bitirilmesi konusundaki hassasiyetlerini en üst seviyeye çekiyorlar. ‘Efendim şurası bitti', ‘yanındaki şu bitti' diyorlar, o bittiyse onun projesi demek ki daha önce alınmış, daha önce yapılmış. Yıkım Rölevesi Koruma Kurulu onayı tarihi 12.12.2023. Siz ne zaman yaptığınız bu sözleşmeyi dokuzunda yani eylülde yaptınız. 12.12'de sadece yıkımla ilgili kısmı onaylanmış. Kalıntı Rölevesi Koruma Kurulu tarihi 14.03.2024. Restitüsyon Projesi Koruma Kurulu onay tarihi 28.06.2024. Güçlendirme Projesi, ki bu buna göre yapılıyor binalar, onay tarihi 09.10.2024. Arkadaşlar yani ne zaman, Antakya'da biz Haziran 2026'da orada cuma namazını kılacağız, genel başkanımızla birlikte, genel başkanımıza da söyledi. Dediğimiz günden iki gün sonra onaylandı. Daha da ilginç bir şey söyleyeyim size Minare Projesinin Koruma Kurul onayı 22.10.2025. Arkadaşlar niyet televizyona çıkıp da yalan söylüyorsunuz. Belge burada, buna göre yapıyoruz zaten biz. Yazıktır, günahtır. Hele hele bu tür projeleri projesi yapmak mümkün değil, cezası bile var" ifadelerini kullandı.

Mudanya Belediyesi’nde sözleşme sevinci Haber

Mudanya Belediyesi’nde sözleşme sevinci

Mudanya Belediyesi ile DİSK’e bağlı Genel - İş Sendikası arasında altı aydır devam eden ve MUD – BEL Personel A.Ş. bünyesindeki 464 personeli kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde mutlu sona ulaşıldı. Belirlenen zam oranı sevinçle karşılanırken, belediye personeli davul zurna ile sözleşmeyi kutladı. Yıldıztepe Yerleşkesi’nde gerçekleşen imza törenine Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Belediye Meclis Üyeleri, Genel – İş Sendikası Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Aslan, Şube Sekreteri Hasan Özdemir, Toplu Sözleşme Daire Müdürü Engin Sezgin ile sendika temsilcileri katıldı. Görüşmelerin geldiği son noktayı anlatan, sendika temsileri ve personeline teşekkür eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Ben sizlerle beraber masanın aynı tarafındayım. Mudanya için daha iyi işler yapmak için çalışıyoruz” dedi. “OLABİLECEĞİN ÜZERİNDE BİR ORAN BELİRLEDİK” Görüşme sürecinin uzadığını ve bazen yanlış anlaşılmaların olduğuna da değinen Dalgıç şöyle konuştu: “Sizleri temin ediyorum. Talepleri elimizden geldiğince karşılamaya çalıştık. Geçim sıkıntınızı biliyoruz. Maalesef ülkemizde çok önemli bir ekonomik sıkıntı var. Bizde savurganlığı önlemeye çalışıyoruz. Gereksiz harcama yapmamaya çalışıyoruz. Sakın yanlış anlamayın sizlerin geliri ve maaşlarınız en gerekli harcamadır. Tasarrufu teşvik etmeye çalışıyoruz. İşlerimizi hesaplarla yapmayı seviyoruz. O yüzden sözleşme üzerinde çok çalıştık. Amacımız temelde Mudanyalıların refahını ve hayat standardını artırmak. Bunu en önce başlatacağımız yerde iş arkadaşlarımız olmalıydı. Sizin refahınız ve performansınız ne kadar artarsa, o kadar fazla hizmet ederiz. Fedakarlık ederek, bütçemize bakarak, gelirlerimizi planlayarak gerçekten olabileceğin üzerinde, bütçemizin dışında bir oran belirledik. Herkes çok çaba gösterdi. Sizlere çok güveniyorum. Önümüzdeki yıllarda çok daha iyi şartlarda, ferah içerisinde olacağız.  Hepinize sabrınız için teşekkür ederim. Hepimize hayırlı olsun” dedi. Yapılan görüşmeler neticesinde yevmiye ve sosyal haklara yüzde 27.73 oranında zam yapılırken, ikramiye 60 güne çıkarıldı. 2025 yılından itibaren geçerli olmak üzere çalışma saatleri 40 saate düşülürken, kıdem zammının onaylandığı Toplu İş Sözleşmesi kapsamında personele her altı ayda bir enflasyon farkına ek yüzde 3 zam yapılması kararlaştırıldı.  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.