SON DAKİKA
Hava Durumu

#Stratejik Önem

Söz Bursa - Stratejik Önem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Önem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

Resmî Gazete’de yayımlandı: Karacabey stratejik önemiyle sınıf atladı! Haber

Resmî Gazete’de yayımlandı: Karacabey stratejik önemiyle sınıf atladı!

Türkiye genelindeki belediyeler nüfus ve gelişmişlik kriterlerine göre yeniden sınıflandırıldı. Buna göre Karacabey önemli bir yükseliş yaşayarak, 1. Grup ilçe belediyesi kategorisine dahil edildi. Sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyeliyle dikkat çeken ilçenin bu kategoriye yükselmesi, bölgenin ekonomik ve stratejik gücünün de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Karacabey'imizin 1. Grup belediyeler arasında yer alması bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağıdır. İlçemizi her alanda daha güçlü ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 4 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme ile Türkiye genelindeki belediyeler nüfus, ekonomik gelişmişlik ve stratejik önem kriterleri dikkate alınarak yeniden sınıflandırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme kapsamında belediyeler 5 farklı gruba ayrılırken, Karacabey önemli bir yükseliş yaşayarak 1. Grup ilçe belediyesi kategorisine dahil edildi. 2025 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri esas alınarak yapılan değerlendirmede Karacabey'in nüfusu 86 bin 543 olarak kaydedildi. Normal şartlarda 250 bin nüfusun altında bulunan ilçelerin daha alt gruplarda yer alması beklenirken, Karacabey'in sanayi, tarım, ticaret ve turizm açısından taşıdığı stratejik önem ile büyükşehir sınırları içinde yer alması ilçenin bir üst kategoriye yükseltilmesinde etkili oldu. Bu karar ile birlikte Karacabey, belediyecilik hizmetlerinde daha geniş yetki alanına sahip olan ve büyük ölçekli yatırımların planlanabildiği 1. Grup belediyeler arasında yer aldı. Yeni düzenleme kapsamında Bursa genelinde birçok ilçe de 1. Grup kategorisinde yer aldı. Yaklaşık 3 milyon 263 bin 11 nüfusa sahip Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere; 103 bin 652 nüfusuyla Mustafakemalpaşa, 124 bin 400 nüfusuyla Gemlik, 105 bin 799 nüfusuyla Gürsu, 306 bin 4 nüfusuyla İnegöl, 77 bin 374 nüfusuyla Kestel, 112 bin 225 nüfusuyla Mudanya, 578 bin 59 nüfusuyla Nilüfer, 81 bin 997 nüfusuyla Orhangazi, 886 bin 111 nüfusuyla Osmangazi, 55 bin 609 nüfusuyla Yenişehir ve 654 bin 589 nüfusuyla Yıldırım aynı kategoride değerlendirildi. Bu tablo ayrıca, Bursa'nın güçlü ekonomik yapısının ve ilçelerinin gelişmişlik düzeyinin bir kez daha ortaya konulduğu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yeni düzenlemeye göre belediyeler nüfus büyüklüklerine göre sınıflandırıldı. Buna göre 1. Grup'ta nüfusu 250.000'den fazla olan belediyeler, 2. Grup'ta nüfusu 100.001 - 250.000 arası olan belediyeler, 3. Grup'ta nüfusu 50.001 - 100.000 arası olan belediyeler, 4. Grup'ta nüfusu 10.001 - 50.000 arası olan belediyeler ve 5. Grup'ta nüfusu 10.000'e kadar olan belediyeler yer alıyor. Ancak düzenlemede yalnızca nüfus kriteri değil; sanayi, ticaret, turizm potansiyeli ve bölgesel stratejik konum gibi unsurlar da dikkate alınarak bazı belediyelerin üst gruplara çıkarılması sağlandı. "KARACABEY'İN GELİŞİMİNİN BİR GÖSTERGESİ" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Karacabey'in 1. Grup belediye kategorisine yükselmesinin ilçenin gelişim potansiyelinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Karabatı, söz konusu gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde, Karacabey'in 1. Grup belediyeler arasında yer almasının ilçe adına önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Karacabey'imizin 1. Grup belediyeler arasında yer alması bizim için gerçekten büyük bir gurur ve motivasyon kaynağıdır. İlçemiz yalnızca nüfusuyla değil; sahip olduğu güçlü tarımsal üretim kapasitesi, her geçen gün büyüyen sanayi altyapısı, canlı ticari hayatı ve doğal güzellikleriyle gelişen turizm potansiyeli sayesinde bölgenin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu karar, Karacabey'in yıllardır ortaya koyduğu gelişim çabasının ve sahip olduğu potansiyelin resmî kurumlar tarafından da görülüp tescillenmesi açısından son derece kıymetlidir. Tarımda ülke ekonomisine önemli katkılar sunan, sanayide üretim gücünü her geçen gün artıran ve stratejik konumuyla ticaretin önemli noktalarından biri olan Karacabey'in bu kategoriye yükselmesi, ilçemizin geleceğine yönelik hedeflerimizi daha da güçlendirmiştir. Önümüzdeki süreçte hemşehrilerimizin yaşam kalitesini yükseltecek projeleri hayata geçirmek, altyapı ve üstyapı yatırımlarını artırmak, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda ilçemizi daha ileri bir noktaya taşımak için çalışmalarımıza aynı kararlılık ve azimle devam edeceğiz. Karacabey'i her alanda daha güçlü, daha modern ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz."

Hürmüz Boğazı ve savaş riski piyasaları sallıyor! Petrol ve altın için korkutan senaryo Haber

Hürmüz Boğazı ve savaş riski piyasaları sallıyor! Petrol ve altın için korkutan senaryo

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtığı değerlendirilirken, uzmanlar güvenli liman talebinin yeniden altın ve gümüşe yöneldiğine dikkat çekiyor. ABD-İsrail hattında İran'a yönelik operasyonlar ve karşılıklı misillemeler sonrası artan tansiyon, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına ilişkin endişeleri gündeme taşıdı. Krizle birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket hızlanırken, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimi doğrultusunda altın ve gümüşte de güçlü alımlar gözlendi. Jeopolitik risklerin ekonomik verilerin önüne geçtiği bir fiyatlama dönemine girildiği belirtiliyor. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel sistem açısından da kırılma anlamı taşıdığını belirterek, "Artık dünyada belirleyici olan şey ekonomik veriler değil, jeopolitik kırılmalardır. Uluslararası kurumların caydırıcılığı zayıflamış durumda. Gücün belirlediği bir düzen zaten vardı; fakat bugün o düzenin bile kuralları ortadan kalkıyor. Bu durum tüm küresel sistemi etkiliyor" dedi. "BUGÜN ALTIN FİYATINI SADECE ENFLASYON, FAİZ YA DA DOLAR BELİRLEMİYOR" Kitiş, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin enerji piyasaları açısından kritik olduğuna işaret ederek, bu hattın küresel petrol ticareti için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Boğazdaki risk algısının artmasının petrol fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Kitiş, arz daralması ihtimalinin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti. Jeopolitik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların ilk yöneldiği varlıkların altın ve gümüş olduğunu belirten Kitiş, mevcut sürecin klasik ekonomik dinamiklerin ötesine geçtiğini dile getirerek, "Bugün altın fiyatını sadece enflasyon, faiz ya da dolar belirlemiyor. Siyasi ve askeri gelişmeler artık fiyatlamanın ana unsuru haline geldi. Ekonomik veriler ikinci planda kalıyor. Uzun vadede altının yükseliş eğilimi sürecektir. Çünkü belirsizlik geçici olabilir ama güven arayışı kalıcıdır. Devletler ve merkez bankaları rezerv tercihlerinde altını artırmaya devam ediyor. Bu yapısal bir dönüşümdür" diye konuştu. "PETROL ARTIŞI ENFLASYON BASKISINI TETİKLEYEBİLİR" Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerinde yeniden baskı oluşturabileceği, bunun da merkez bankalarının para politikalarını etkileyebileceği değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde büyüme üzerinde sınırlayıcı etki oluşturabileceği ifade ediliyor. Hususa ilişkin Kitiş, "Dünyada yaşanan bu kırılma, sadece askeri ya da siyasi bir gelişme değil; aynı zamanda küresel varlık dağılımının yeniden şekillendiği bir dönemdir. Faiz iner çıkar, piyasalar dalgalanır; fakat belirsizlik derinleşirse yatırımcı rotasını değiştirmez. Önümüzdeki süreçte geri çekilmelerin geçici olacağını, asıl yönün yukarı olduğunu düşünüyorum. Altın ve gümüşte hikâye bitmedi; aksine yeni başlıyor" şeklinde konuştu.

Kılıç  : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor” Haber

Kılıç : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, yapımında yüzde 72 fiziksel ilerleme sağlanan Karacabey Gölecik Barajı’nın tamamlanma sürecinin hızlandırılması için Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan talepte bulundu. Bakan Yumaklı, barajın 2027 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşmeleri sırasında söz alan Milletvekili Ahmet Kılıç, Gölecik Barajı’nın Bursa için stratejik önem taşıdığını belirterek, projenin şehrin su güvenliğinden tarımsal kalkınmasına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Milletvekili Kılıç, Gölecik Barajı’nın tamamlanmasıyla Bursa’nın hem içme suyu arzının güçleneceğini hem de tarımsal verimliliğin artacağını ifade ederek şunları söyledi: “Karacabey Gölecik Barajı, Bursa’mızın geleceğine vurulan stratejik bir mühürdür. Şehrimizin içme suyu güvenliğini güçlendiren, tarımsal üretimi destekleyen ve bölgenin kalkınmasına doğrudan katkı sağlayan bu dev eser, Bursa’ya yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Suyun ve üretimin her zamankinden daha kritik olduğu bir dönemde, Gölecik Barajı sayesinde hem Karacabey’in hem de tüm Bursa’nın önü açılmaktadır. 23 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Bursa’mıza eser kazandırıyoruz. Bu yatırım, lafla değil işle konuşan bir anlayışın ürünüdür.” Kılıç, ayrıca Bursa’da üretimin artarak devam ettiğine dikkat çekerek, son 23 yılda sebze ve meyve üretiminin 3 milyon tondan 7 milyon tona ulaştığını hatırlattı. Bursa’nın ahududu üretiminde Türkiye birincisi olduğunu, böğürtlen, armut, bezelye ve şeker kamışında da ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Milletvekili Kılıç, komisyon görüşmelerinde ayrıca Keles Avdan Göleti ve Osmangazi Güneybayır Göleti’nin iz bedelli statüden çıkarılarak yatırım ödeneği ayrılmasını ve Bursa Ovası sulamasının yatırım programına alınmasını talep etti. Bakan Yumaklı: “430 milyon TL ödenekle çalışmalar sürüyor” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, komisyon çalışmalarında Kılıç’ın talebine yanıt vererek Gölecik Barajı’nda gelinen son durumu şöyle açıkladı: “Bursa Karacabey Gölecik Barajı ikmal işi kapsamında 2025 yılında sağlanan 430 milyon TL ödenekle çalışmalar devam etmektedir ve %72 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Söz konusu işin 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.” Bakan Yumaklı, ayrıca Bursa Ovası sulamasına ilişkin proje yenileme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.