SON DAKİKA
Hava Durumu

#Strong

Söz Bursa - Strong haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Strong haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı Haber

Kişi başı gelir 18 bin doları aştı: Bakan Bolat verileri açıkladı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54'üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "BURSA, TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAYI ALARAK BİRİNCİ SIRADA YER ALMIŞTIR" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl'de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı'nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200'ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28'inin Bursa'dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa'dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye'nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "FUAR GÜÇLÜ BİR TİCARET KÖPRÜSÜ İŞLEVİ GÖRMEKTE" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye'nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan'da 166, Ekim'de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl'ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "DÜNYA TİCARETİ; JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMLERİN GÖLGESİNDE DALGALI BİR SEYİR İZLEMEKTE" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8'e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1'e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4'e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1'e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9'a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0'a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "ÜLKEMİZ ZORLU ŞARTLARDA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "HEDEF PAZARLARDA TÜRK ÜRÜNLERİNİN BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL'lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL'lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL'lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ'LERE YÖNELİK KREDİ KULLANIM LİMİTLERİ ARTIRILMIŞTIR" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı' uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ'lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası'na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.

AK Parti Bursa’da İl Danışma Meclisi gerçekleştirildi Haber

AK Parti Bursa’da İl Danışma Meclisi gerçekleştirildi

AK Parti Bursa İl Başkanlığının 61. İl Danışma Meclisi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde AK Parti Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, il yönetimi, meclis üyeleri ve mahalle teşkilatlarının katılımıyla büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti belediyeciliğinin Türkiye’nin hizmet anlayışını değiştiren güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin yönetim anlayışını eleştiren Gürkan, Bursa Büyükşehir Belediyesinin su tarifesi konusunda aldığı kararların vatandaşın hayatını zorlaştırdığını belirtti. Gürkan, su fiyatlarında yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Bursa’ya baktığımızda maalesef beceriksizlik ve istikrarsızlıkla karşı karşıyayız. Göreve gelir gelmez suya yüzde 25 indirim yaptılar; çünkü maliyeti, hesabı bilmiyorlar. Ardından ‘Pardon, bize yanlış hesap verdiler’ diyerek bu kez yüzde 30 zam yaptılar. Fakat kümülatif hesaba baktığımızda bu düzenleme, vatandaşın faturasına yüzde 100’ü aşan artış olarak yansıdı. Bu şehir böyle yönetilemez." CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı'nın "Sanata ihtiyaç var, asfalta gerek yok" şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Gürkan, "Asfaltı olmayan yere kültür sanat götüremezsin. Bu şehir böyle bir yönetimi hak etmiyor." dedi. "GERÇEK TABLO GİZLENİYOR" Belediyede işten çıkarma süreçleri kamuoyuna farklı aktarıldığını belirten Gürkan, "Gerçek tablo gizleniyor. Son 1,5 yılda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde 8 binin üzerince çalışanın işine son verildiği iddiaları ile Büyükşehir ve iştiraklerine hangi özellikelerine göre kaç kişinin alındığının mutlaka ortaya net olarak açıklanması gerekmektedir. Bu şehir doğruluğu ve şeffaflığı hak ediyor. Başkan göreve gelirken 'kimseyi işten çıkarmayacağız' sözü verdiğini ancak bugün binlerce çalışanı haksız yere işsiz bıraktı" dedi. Bu dönem İl Danışma Meclisinin tüm ilçelerden meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Gürkan, "Meclis üyelerimizin sorumluluğu büyük. Milletimizin sesi olmalı, duruşumuzla Cumhurbaşkanımızın çizdiği yoldan ayrılmamalıyız" diye konuştu. "HIZLI TREN 2026'DA" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Bursa’ya yaptığı son ziyaretin önemine dikkat çeken Gürkan, pek çok projede önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti. Gürkan, şu ifadeleri kullandı; "Kuzey Otoyolu güzergâhı, Mudanya yolu düzenlemeleri, İnegöl-Yenişehir yolu, Gürsu Tren İstasyonu bağlantısı, Orhangazi kavşak düzenlemeleri, Bursa-Ankara Hızlı Tren çalışmaları gibi alanlarda çalışmaların hızla sürüyor. 2026 yılı geldiğinde hızlı trenle Ankara’ya yolculuk yapılabilecek. Bakanımız her adımı titizlikle takip ediyor." Şehir Hastanesi bağlantı yoluyla ilgili sürece değinen Gürkan, Büyükşehir Belediyesinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi sebebiyle projenin Ulaştırma Bakanlığı tarafından devralındığını söyledi. "Bazı kesimler bu konuda kamuoyunu yanlış bilgilendiriyor. Gerçekler ortada. Bakanlığımız bu projeyi Bursa için üstlendi" diye konuştu. Konuşmasının önemli başlıklarından biri de teşkilat çalışmaları oldu. Gürkan, Bursa teşkilatına yönelik yoğun ilgiyi şu sözlerle duyurdu: "Sadece son bir haftada 5 bin 284 yeni hemşehrimiz AK Parti Bursa ailesine katıldı. Her yeni üye, Cumhurbaşkanımıza duyulan güvenin ve AK Parti’ye inancın en güçlü göstergesidir." Açılış konuşmasının ardından, üye çalışmaları kapsamında teşkilata en fazla üye kazandıran meclis üyelerine plaket takdim edildi.

Palandöken: "Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı" Haber

Palandöken: "Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından 4 oturum halinde Antalya'da düzenlenen ‘TESK İstişare, Değerlendirme, Eğitim ve Mesleki Dayanışma Toplantısı' gerçekleştirildi. Toplantının açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, eski Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ile Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan katıldı. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in ev sahipliğinde yapılan toplantıda ayrıca TESK'e bağlı 82 birlik ve 13 mesleki federasyon başkanı olmak üzere yaklaşık 800 yönetici yer aldı. Toplantının kapanışına ise Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü Taha Enes Şener katılım sağladı. ESNAFIN KREDİ FAİZLERİ YENİ YILDA DÜŞECEK Toplantıda esnaf ve sanatkarların güncel sorunları detaylı şekilde ele alınırken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yeni yılda esnafın kullandığı kredi faizlerinin düşeceğini açıkladı. Bakan Bolat, bu önemli gelişmeyle birlikte esnaf ve sanatkara yönelik diğer müjdelerini de toplantı salonunda birebir aktardı. Bu kapsamda, finansman maliyetlerinin yüzde 25'in altına çekileceğini duyurdu. "AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ ALINMALI" Toplantıda 'basit usul' uygulamasının esnafı hazırlıksız yakaladığını söyleyen TESK Genel Başkanı Palandöken, enflasyonla mücadelenin en önemli ayağının rekabet kurallarının tam olarak işlemesi olduğunu, rekabetin olmadığı bir ülkede enflasyonun düşmeyeceğini kaydetti. Palandöken, "Bu nedenle esnaf yaşasın ki ekonominin gerçek rekabet gücü oluşsun. Bugün böyle bir yapıda artık sanatkar da kalmadı; babasının mesleğini sürdürecek genç de kalmadı. Yanında çalışan işçi 7 bin 200 prim günüyle emekli olurken esnaf 9 bin günde emekli oluyor. Biz de diyoruz ki bizi de 7 bin 200 günde emekli et, dükkanımızı başkasına devretmek zorunda kalmayalım. Maaş istemiyoruz, para istemiyoruz. Ekonomi düzelsin, ondan sonra maaş da verirsin. Peki biz neden ayda 14 bin lira fazla prim ödüyoruz? Bu haksızlık giderilsin. Vergi sisteminde olması gereken bellidir; az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı. Biz vergi vermeyelim demiyoruz. Muhasebecilerin yaptığı hesaplamada ne çıkıyorsa gidip devletimize ödeyelim. Yeter ki adaletsizlik düzelsin" açıklamalarında bulundu.

Gürkan:  "Su şehri Bursa, CHP belediyeciliğiyle susuzluğun şehri oldu" Haber

Gürkan: "Su şehri Bursa, CHP belediyeciliğiyle susuzluğun şehri oldu"

AK Parti Bursa İl Başkanlığı'nın 60. İl Danışma Meclisi toplantısı, AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Osman Mesten, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra AK Parti Bursaİl Yönetim Kurulu üyeleri, Bursa’daki 11 AK Partili belediye başkanı, 17 ilçe başkanı ve mahalle başkanlarının katılımıyla Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, mahalle başkanlarının partinin "sahadaki kalbi" olduğunu vurguladı. "Bu toplantı bir danışma meclisinden çok daha fazlasıdır; bir gönül buluşmasıdır." diyen Gürkan, "Sizler bu davanın sahadaki vicdanı, emeği, yüreğisiniz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; mahalle başkanları bu partinin bel kemiğidir" ifadelerini kullandı. Mahalle başkanlarının gece gündüz demeden vatandaşla birebir temas kurduğunu hatırlatan Gürkan, "Sizlerin emeği olmadan bu dava ayakta duramaz. Cumhurbaşkanımızın sizlere olan güveni tam, bizim size olan inancımız sonsuzdur" dedi. "SU ŞEHRİ BURSA, CHP BELEDİYECİLİĞİYLE SUSUZLUĞUN ŞEHRİ OLDU" Konuşmasında CHP’li belediyelere eleştirilerde bulunan Gürkan, Bursa’daki su sıkıntısına da şu şekilde değindi; "Bir zamanlar su şehri olarak anılan Bursa, bugün susuzlukla anılır hale geldi. Kaynaklarıyla övündüğümüz bu şehirde vatandaş musluğunu açtığında su bulamıyor. Bu vizyon eksikliğinin bir sonucudur. Biz Bursa’nın susuzluğunu da çözeceğiz, yeniden bereketin ve hizmetin şehri yapacağız" dedi. "BU HİZMETLERİ YAPMAK VİZYON MESELESİDİR" Bursa’nın sorunlarının vizyon eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Gürkan, "Yağmur yağıyor ama su yok; çünkü sorun su değil, vizyon sorunu. Biz bu kenti vizyonla, akılla, planla yöneteceğiz. Eğitim, sağlık ve ulaşım alanındaki yatırımlar ortadadır. Sadece iki yılda Bursa’ya 60 milyar liralık yatırım kazandırdık. Bu, AK Parti hizmet anlayışının somut göstergesidir" diye konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE, SÜRECİ YENİ BİR DÖNEMİN HABERCİ" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin güvenlik alanında geldiği noktaya dikkat çeken Gürkan, "Bugün artık terörsüz bir Türkiye’den bahsedebiliyoruz. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle başlatılan kararlı mücadele sonucunda ülkemiz yeni bir döneme girdi. Artık sadece sınırlarımız içinde değil, sınır ötesinde de huzuru hissediyoruz. Dünyanın savaş ve kargaşa içinde olduğu bir dönemde, AK Parti’nin inşa ettiği güçlü devlet yapısı sayesinde ülkemiz huzur ve güven ortamını koruyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen "Yüzyılın Konut Projesi - Ev Sahibi Türkiye" programına değinen Gürkan, Bursa’ya kazandırılacak yeni sosyal konut müjdesini hatırlattı. Gürkan, "Yapımına daha önce başladığımız 8 bin 656 konutla birlikte, Bursa’mıza 15 bin 625 yeni sosyal konut daha kazandırarak hemşehrilerimizi ekonomik, sıcak ve güvenli yuvalarına kavuşturacağız." diyen Gürkan, "Bu büyük vizyonun öncüsü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şehrimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "HER YENİ ÜYE, BU DAVANIN KÖKLERİNE DİKİLEN BİR FİDAN" Teşkilat çalışmaları ve üye seferberliği konusuna da değinen Gürkan, "Her yeni üye, Cumhurbaşkanımıza olan sevginin ve güvenin göstergesidir. Bizim gücümüz, teşkilatımızın gücüdür" diyerek sahadaki çalışmaların önemine dikkat çekti. Yeni üye kazandıran mahalle başkanlarına plaketleri takdim edildi. Bu çerçevede, Yıldırım Hacısayfettin Mahalle Başkanı Vedat Kolaçoğlu, Osmangazi Soğanlı Mahalle Başkanı Mustafa Erden, Gürsu Kumlukkalan Mahalle Başkanı Suat Uzun, Osmangazi Bağlarbaşı Mahalle Başkanı Bülent Yasa, İnegöl Yunusemre Mahalle Başkanı Rahim Seydul ve Keles Düvenli Mahalle Başkanı Yaşar Gülşen, emek ve gayretleri dolayısıyla ödüllendirildi. Plaket töreninin ardından, mahalle başkanlarının hem AK Sistem üzerinden hem de sözlü olarak ilettikleri soru, öneri ve talepler, İl Başkanı Davut Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.

Ekrem İmamoğlu'nun 'casusluk' soruşturmasında itirafçı olan Hüseyin Gün'ün ifadesi ortaya çıktı Haber

Ekrem İmamoğlu'nun 'casusluk' soruşturmasında itirafçı olan Hüseyin Gün'ün ifadesi ortaya çıktı

Hüseyin Gün, Ekrem İmamoğlu'nun ekibinden Necati Özkan'ın yönlendirmesiyle Osint isimli açık kaynak istihbaratı programı vasıtasıyla İBB'ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreleri ulaştıklarını, yaptıkları analizleri de İmamoğlu'na ilettiklerini söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ, teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün ve şüpheli Melih Geçek’e yönelik 'casusluk' iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında şüpheli Gün, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek ifade verdi. Gün ifadesinde, "10 Haziran 2019’da manevi annem Seher A.'nın yönlendirmesi ile Necati Özkan ile tanıştım, sonrasında ilk seçim tarihi olan 31 Mart 2019 ile ikinci seçim tarihi olan 23 Haziran 2019 tarihleri arasında seçim süreciyle alakalı beraber çalıştık. Necati Özkan, Ekrem İmamoğlu’nun hem siyasi danışmanı hem de seçim kampanyasının menajeriydi. Benim ‘Piiq’ isimli firmam vardı ve Darren, Aaron ile Ed isimli ortaklarım vardı. Aaron eski istihbarat servisi çalışanıdır. Şirketteki tüm analiz işlemlerini teknik ekip ile birlikte Aaron yapardı. ‘Osint’ (Açık kaynak istihbaratı) programı vardır, bu program şemsiye programıdır. Bu şemsiyenin altında ‘darkweb’ gibi internette hassas bilgiye ulaşabileceğiniz bilgiler vardır. Bu, internetin yeraltıdır" dedi. "YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMADA İBB’YE AİT ÇOK SAYIDA KURUMSAL MAİL VE ŞİFRELER VARDI. BU MAİL VE ŞİFRELERLE BELEDİYENİN EN DERİNLERİNDEKİ BİLGİYE ULAŞABİLME KABİLİYETİ VERİYORDU" Necati Özkan’ın kendisinden ‘Osint’ isimli programa bakmasını istediğini belirten şüpheli Gün, "Osint’de yaptığımız araştırmada İBB’ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreler vardı. Bu mail ve şifrelerle belediyenin en derinlerindeki bilgiye ulaşabilme kabiliyeti veriyordu. Burada belediye içi yazışmalar ve bilgi akışı görülebiliyordu ancak sadece bilgi temini vardı. Herhangi bir müdahale yapılamıyordu. Necati Özkan da bu ‘Osint’ alemine hakimdi. Ben de zaten ofisindeyken genel bir bilgilendirme yapmıştım. Dolayısıyla, Necati Özkan oradaki verilerin neye mal olabileceğini bilecek durumdaydı. Osint’te tekrar yaptığımız kontrollerde ilk gördüğümüz datadan daha fazlası olduğunu gördük. Beni Osint’e yönlendiren Necati Özkan’dır. Zaten bir kez girdiğiniz zaman sonradan gelen bilgilere de sahip oluyorsunuz. Osint’deki veriler ya hacklenme yoluyla ya da birinin oraya yüklemesiyle orada olur. Bu sahip olduğumuz imkanın sadece yüzde 10’udur. Biz ayrıca elimizdeki yazılımla sosyal medya hesapları üzerinden iç yazışmaları görüp buna göre algı oluşturmaya çalışıyorduk" şeklinde konuştu. "YAZIŞMALARDA ‘MAYOR’ OLARAK GEÇEN KİŞİ DE EKREM İMAMOĞLU’DUR" Şüpheli Gün ifadesinin devamında, "Yaptığımız analizleri ben Necati Özkan ile paylaşıyordum. Bizim şirket olarak sahip olduğumuz çok geniş yetkileri olan yazılımın mucidi Amerika istihbarat servisinde kapalı operasyon direktörüydü. Bu programın adı ‘pq’dur ve bu kişi benim ortağım olan Aaron’du. Aaron zaten istihbarattan emeklidir. Ben yaptığım analizleri Necati Özkan’a verirdim, bunları başkana iletmesini söylerdim. O da başkana iletirdi. Başkan olarak kastedilen kişi Ekrem İmamoğlu’dur. Yazışmalarda ‘Mayor’ olarak geçen kişi de Ekrem İmamoğlu’dur. 2019 seçiminden sonra Melih Geçek, Necati Özkan, Yavuz Saltık ve Şenay isimli şahıslar vardı. Bu toplantıda ‘İstanbul Senin’ isimli bir projenin tanıtımını yaptık fakat o dönem böyle bir uygulama yoktu. Melih Geçek isimli şahıs bildiğim kadarıyla da IT konusunda en yetkili şahıslardan birisiydi. Toplantıda Geçek’i özel sektörde IT olarak tanıttılar, yakın zamanda da belediyede çalışacağını söylediler" diye konuştu. Şüpheli Hüseyin Gün, diğer şüphelilerden Merdan Yanardağ’ı da manevi annesinin tanıştırdığını söyleyerek, "Dönem dönem elden cüzi miktarlarda para verirdim, parayı kanalına destek maksadıyla verirdim. Merdan Yanardağ’ın Kemal Kılıçdaroğlu’yla yaptığı röportaj yayınında sorulmasını tarif ettiğim soruları ilettim ve aynı olmasa da benzer nitelikte sorular soruldu. Benimkisi tamamen tavsiyeydi. Genel olarak 2019 seçimlerinde analiz ve raporlamalar yaparak İmamoğlu’nun seçim kampanyasına destek oldum. İrtibatım Necati Özkan’laydı. Özkan da İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde bizimle çalıştı. Yönlendirmelerimiz de büyük oranda buydu. Bazen de uymadığı noktalarda serzenişlerimiz oldu. Seçim sonrasında da manevi annem Seher ile birlikte çalışma ofisinde Saraçhane’de belediye binasında tebrik ettik. O da bize yardımlarımız için teşekkür etti. Dolaysıyla teşekkür etmesinden de anlaşılacağı üzere tüm faaliyetlerimizden haberdardı" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.