SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sümerler

Söz Bursa - Sümerler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sümerler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel’den Kocaeli’de "Vergi" çıkışı: "Tayyip Bey vergiden vergi almayı icat etti" Haber

Özgür Özel’den Kocaeli’de "Vergi" çıkışı: "Tayyip Bey vergiden vergi almayı icat etti"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli'de "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde yaptığı konuşmada, "1999'dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ni kazanamadık ama burada kusuru Kocaeli'nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli'ye küsmedik" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli'de partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91. buluşmasına katıldı. Mitingde konuşan Özel, "1999'dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ni kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli'nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli'ye küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık. Kocaeli'ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi'ni iki seçimdir kazanırken, bu seçimde onun yanına Derince'yi ve Karamürsel'i ekledik. Geçen seçim Kocaeli Büyükşehir için gerekli cesareti, gerekli sorumluluğu vaktiyle gösteremedik. Öyle olsaydı, o önemli rüzgarda Türkiye'nin yüzde 65'ini kazandığımız, Ege'de kazanmadık il bırakmadığımız o büyük zaferin akşamında, hiç şüphe yok ki Kocaeli büyükşehir de bizde olacaktı. Ama söz veriyoruz, önümüzdeki seçimlerde halkçı belediyeciliği Kocaeli'nin tamamına getireceğiz" diye konuştu. "KOCAELİ VERGİYİ VERİRKEN KEPÇEYLE VERMİŞ AMA KOCAELİ'YE HİZMET YAPILIRKEN ÇAY KAŞIĞININ UCUYLA VERİLMİŞ" Kocaeli'nin vergi sıralamasında bazen üçüncü, bazen ikinci olduğunu belirten Özel, "Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi. Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede yüzde 98'lik oranla açık ara her zaman birinci. Vergiyi gözünü kırpmadan veren Kocaeli, örneğin geçen yıl 1 trilyon lira vergi vermiş. Ama hizmet almaya gelince yatırım bütçesinde Kocaeli'ye 36 milyar lira ayrılmış. Yani 30 verip 1 bile alamamış. Kocaeli vergiyi verirken kepçeyle vermiş ama Kocaeli'ye hizmet yapılırken çay kaşığının ucuyla verilmiş" şeklinde konuştu. "SAĞLIK HİZMETLERİNDE KOCAELİ, 81 İL İÇİNDE 61. SIRADA" Özel, "Bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım. Ama söylediler, inanmadım. Sağlık hizmetlerinde Kocaeli 81 il içinde 61. sırada. Böyle olunca insan, 'Nasıl olur?' diyor. Mesela Darıca. 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca'da hastane var ama tabelası yok. Bir başka hastanede ise metro çalışmaları nedeniyle boşaltılması gündemde. Zaten 61. sırada olan sağlık yatırımı her geçen gün daha da geriye gidiyor" ifadelerini kullandı. "HADDANE MESELESİNDE KOCAELİ HALKININ, ÇEVRENİN VE DOĞANIN YANINDAYIZ" Kartepe'de Yıldız Demir Çelik tarafından yapılması planlanan haddehane projesiyle ilgili Özel, "Şehirde o kadar boş arazi var. Ancak Kartepe gibi bir yerde tarım arazilerinin üzerine haddane yapmaya karar vermişler. Bu konuda bana mühendis ve mimar odaları geldi. Bütün meslek odaları, STK'lar ve sendikalar geldi. Kendi örgütümüz de hassasiyetleri iletti. Hatta şehirden gelenler diyor ki; 'Bu projeden yana kimse yok. Herkes bu haddane karşı. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup olanlar bile karşı. Yan yana gelince AK Partili milletvekilleri de bizimkiler de istemiyor, nasıl yapacağız bilmiyoruz' diyor. Bu durumda dava açıldı. Mahkeme çevresel etki değerlendirme raporunu iptal etti. Buna rağmen, yandaş bir şirket olduğu için kanunun ve raporun arkasından dolaşılmaya çalışılıyor. Haddane meselesinde Kartepe'ye hep birlikte şunu söylüyoruz, Kocaeli halkının, çevrenin ve doğanın yanındayız" dedi. ÖZEL'DEN KAMERAMANA ESPRİLİ UYARI: "TARKAN DİNLEME, BENİ DİNLE" "Kartepe'yi, Kansertepe, İzmit'i kanser ovası yaptırmayacağız. Hurda demir çelik fabrikasına hayır diyor" yazılı pankartı okuyan Özgür Özel, çekim yapan kişiye, "Ben neyden bahsediyorsam onu çekeceksin. Tarkan dinleme, beni dinle. Bak, tamam diyor. Ne çalıyor? Ben de Tarkan'ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor. Oynama şıkıdım şıkıdımı da çal bir yandan, ver müziği ve pankartı çek" diyerek tekrardan pankartı okudu. Özel, "Tarkan'da inşallah bunu duyar ve Kartepe'ye destek atar. Kocaeli, Tarkan'dan destek bekliyor" ifadelerini kullandı. "RECEP TAYYİP ERDOĞAN VERGİDEN VERGİ ALMAYI İCAT ETTİ" Emekli maaşı ve asgari ücretle ilgili Özel, "Recep Tayyip Erdoğan'ı biraz eleştirdik ama bir konuda kendisini tebrik edeceğim. Karşı çıkmayın; gerçekten büyük bir mucit. Parayı ilk olarak Recep Tayyip Erdoğan bulmadı elbette. Parayı ilk bulanlar, Manisa'daki Sardes'te yaşayan Lidyalılar oldu. Vergiyi de Sümerler, Mezopotamya ve Eski Mısır uygarlıkları ilk kez sistematik olarak topladı. Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz? Vergiden vergi almayı icat etti. Mesela cep telefonu alıyorsun, içinde çeşit çeşit para var, TRT kesintisi var, Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası. Önce ÖTV konuyor, ardından toplam üzerinden KDV hesaplanıyor; yani alınan ÖTV'nin de KDV'si alınıyor. Bu nedenle, bu uygulamayı dünyada vergiden vergi alan bir örnek olarak eleştirenler var. O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir. Dünyada vergiden vergi alan ilk siyasetçi Tayyip Bey'dir. Biz de bu icadı yapanı derhal emekli etmeye karar vermiş bir milletiz" dedi.

Dünyanın en eski parfümü yeniden yapıldı Haber

Dünyanın en eski parfümü yeniden yapıldı

1929 yılında Mezopotamya'da bulunan 4500 yıllık Sümerce çivi yazısı tableti inceleyen Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve öğrencisi, yazıların bir parfümün tarifi olduğunu fark etti. Asırlar önce Mezopotamya'da kullanılan parfüm, formüldeki hammaddelerin birleştirilmesi sonucu yeniden yapıldı. Mezopotamya'da 1929 yılında bulunan Sümerce çivi yazılı tablet ilk kez Alfred Pohl tarafından 1937 yılında tercüme edilmiştir. Bugün Hilprecht Collection, University of Jena, Jena Germany da muhafaza edilmektedir. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve 5 yıldan beri öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksel ile yazmaya devam ettiği koku kitabının çalışmaları esnasında tabletteki bilgileri fark etti. Önceden beri koku ve parfüm yapma konusunda deneyimi olan doktora öğrencisi Meryem Karakurt Göksel, tabletteki bazı hammaddelerin karışımından parfüm yaptı. Bu parfüm 4500 yıllık parfümün yeniden yapılışı olarak ortaya çıktı. Böylece Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve Doktora öğrencisi Meryem Karakurt Göksel yapmış olduğu çalışmanın adını “ Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” koydular. Bu kokuyu seri üretime geçme çalışmalarını sürdürürken bu konu hakkında yardım istediklerini belirttiler. “MEDENİYETİN GÜNEŞİ: 4500 YILLIK KOKUNUN YENİDEN DOĞUŞU” Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç, öğrencisiyle yapmış olduğu koku kitabı esnasında inceledikleri Sümerce tablette 17 ayrı parfüm maddesinin fark ettiklerini ve bunun bazılarını bir araya getirerek bir katı parfüm elde ettiler. Yapmış oldukları katı parfümün adını ise “Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” koyduklarını belirten Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Öğrencim Meryem Karakurt ile birlikte bir koku kitabı yazarken daha önce bulunmuş bir Sümerce tablete rastladık. Bu Sümerce tablete baktığımız zaman 17 ayrı parfüm maddesinin yazılı olduğunu fark ettik ve bu maddelerden bazılarını bir araya getirerek burada bir katı parfüm yaptık. Sonrasında da bunun sıvı parfümünü yaptık. Parfümümüzün adını “Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” olarak koyduk. Böylece kokumuzu ortaya çıkardık. Bunu çıkarttıktan sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) tarafından bize İstanbul'a Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılan bir toplantıya çağırdılar. Orada da sergimizi ve sunumumuzu yaptık. İnşallah devam ederse biz bu parfümü hayata geçirip 4500 yıllık Sümer Parfümünü yeniden canlandırmak istiyoruz” dedi. “ŞUANA KADAR ELE GEÇEN BELGE VE KEŞİFLERE GÖRE DÜNYANIN EN ESKİ PARFÜMÜ” Prof. Fr. Yusuf Kılıç, şuana kadar ele geçen belge ve keşiflere göre şuanda dünyanın en eski parfümün olduğu ve Sümer Kraliçesi Puabi'nin ve Sümer halkının sıkça kullandığını belirtti. Ayrıca 4500 yıllık parfümün yapılması çok büyük bir şans olduğunu bunu tam teşekkürlü bir şekilde hayata geçirerek tarihi ve kültürel değerin yanında ekonomik değerin olacağını belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Elimizdeki şuana kadar ele geçen belge ve keşiflere göre şuanda dünyanın en eski parfümü diyebiliriz. Bu parfümden daha öncesi şuana kadar yok. O dönemde bu parfümün özellikle kadınlar tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını biliyoruz. Yoğun bir şekilde kullanıldığını biliyoruz çünkü Sümer Kraliçesi Puabi'nin mezarına yapılan kazılarda çeşitli makyaj malzemesinin yanı sıra çeşitli koku şişeleri de bulunmuştu. Ayrıca erkekler tarafından da kullanıldığını biliyoruz. Tabii kokuyu genellikle ritüellerde de kullanıyorlar o dönemde kokusu güzel olduğu için bir nevi kutsallık şeklinde de oluyor. Yanı sıra ölü hediyesi olarak kullanıyorlar. Öteki dünyada da kullanılsın diye koyuyorlar. 4500 yıllık bu parfüm tabletinin elimize geçmesi çok büyük bir şans. Eğer biz bunu yeniden tam teşekkürlü bir şekilde hayata geçirirsek tabi tarihi ve kültürel değerin yanında bir de ekonomik değerin oluşturacağına inanıyorum” ifadelerinde bulundu. 4500 YIL ÖNCE SÜMER İNSANLARI KATI PARFÜMÜ NASIL KULLANIYORDU? Ayrıca Sümer insanlarının katı parfümün nasıl kullandığını anlatan Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Sümerli insanlar 4500 yıl önce bu katı parfümü eline alıp önce kulunç elinin damar kısmına sürdükten sonra iki damarı üst üste getiriyormuş. Ardından sürdüğü yerden almış ve kulaklarının altındaki 2 önemli damara sürmüş. Özellikle damara sürdüğü zaman parfümün kokusu daha kalıcı oluyor ve kokusunu daha erken hissediyorsunuz” şeklinde kullanıldığını belirtti. “GEREKLİ DESTEK GELDİĞİ TAKDİRDE SERİ ÜRETİME GEÇECEĞİZ” 4500 yıllık katı parfümün yanı sıra içinde parfüm olduğunu düşünülen şişelerinde olduğu söyleyen ve seri üretime geçmek için gerekli destek sağlanması karşılığında seri üretime geçmeyi planladığını belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Bizim bu 4500 yıllık tabletimizde tespit ettiğimiz ham maddelerin bazılarını kullanarak böyle katı bir parfüm yaptık. Aynı zamanda şişelerde bulduk ama bu şişelerin içinde de sıvı parfümlerin olduğunu biz tespit ettik. Bizde o dönemin geleneğini devam ettirerek katı parfüm ve sıvı parfüm yapmaya başladık. İnşallah biz bunu seri bir şekilde üretmek için gerekli destek sağlandığında seri üretimleri geçeceğiz” dedi. “BİNLERCE YIL ÖNCE KULLANILAN BU KOKUYU YENİDEN CANLANDIRARAK O DÖNEMLERİN HİSLERİNİ BUGÜNE TAŞIMAYI AMAÇLIYORUZ” Çalışmaları yaparken çeşitli anabilim dallarını kullanarak çalıştıklarını ve bu çalışmanın asıl amacı binlerce yıl önce kullanılan bu kokuyu yeniden canlandırarak aslında o dönemin hislerini bugüne taşımayı amaçladıklarını belirten Akdeniz Üniversitesi Doktora Öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksal, “Çalışmalarımıza devam ederken Tarih, Eski Çağ Tarihi, Coğrafya, Botanik, Arkeobotanik gibi bütün anabilim dallarıyla beraber disiplinli bir şekilde bir çalışma yapıyoruz. Burada 4500 yıllık bir kokuyu rastladığımızda elbette çok heyecanlandık. Deneysel arkeoloji metoduyla binlerce yıl önce kullanılan bu kokuyu yeniden canlandırarak aslında o dönemin hislerini bugüne taşımayı amaçlıyoruz. Amacımızı da eriştiğimizi düşünüyorum. Yaklaşık iki ay çalışmalarımız var fakat gerisinde beş yıllık bir çalışmayla biz bunları devam ettirdik. Bu kokuyu da yeniden doğuş olarak adlandırmamızın de Antik dönemde kullanılıp binlerce yıl sonra Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve tarafımca yapılan çalışmalarla beraber yeniden kazandırılmasını borçlu olduğumuza belirtmek isterim” şeklinde konuştu. “4500 YILLIK PARFÜM; GÜL, SAFRAN, MİSK, AMBER GİBİ TARZ KOKULAR BARINDIRIYOR” 4500 yıllık parfümün özellikleri deyiyen ve parfümün içinde gül, safran, misk, amber gibi tarz kokuların barındığını belirten Doktora Öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksal, “Parfüm özellikleri içerik olarak ham maddelerinde o dönemde nasıl kullanıldıysa yani antik dönemden bugüne yansıyan kokuların aslında zaman ve mekan değişse de kokunun ve kokuyu oluşturan ham maddelerin hiçbir zaman değişmiyor. Kullanım alanlarının o dönemdeki insanların da çok iyi bildiğini yapılan çalışmalar sonucunda öğrendik. İçerisindeki ham maddeler bugün lüks olarak adlandırabilecek gül, safran, misk, amber bu tarz kokuların barındırdığını belirtmek isterim” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.