SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sürdürülebilir Üretim

Söz Bursa - Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Alüminyumun devleri Nürnberg’de buluştu: Yeşilova Döküm’den entegre çözümler Haber

Alüminyumun devleri Nürnberg’de buluştu: Yeşilova Döküm’den entegre çözümler

13–15 Ocak tarihleri arasında Nürnberg’de düzenlenen fuarda Yeşilova Döküm; otomotiv, raylı sistemler ve endüstriyel uygulamalara yönelik yüksek hassasiyetli alüminyum döküm çözümlerini, sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla birlikte sergiledi. Fuar boyunca Yeşilova standı, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeden sektör profesyonelinin yoğun ilgisini çekti. Fuar katılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşilova Döküm Genel Müdürü Ümit Semerci, şunları söyledi: “Euroguss, Avrupa döküm endüstrisinin bugünü ve geleceğini aynı platformda görme imkânı sunan çok değerli bir fuar. Yeşilova Döküm olarak burada yalnızca ürünlerimizi değil, mühendislik yaklaşımımızı, kalite anlayışımızı ve uzun vadeli iş ortaklığı vizyonumuzu da paylaştık. Özellikle Avrupa pazarına yönelik geliştirdiğimiz çözümlerin gördüğü ilgi, doğru yolda ilerlediğimizi bir kez daha gösterdi.” Yeşilova, fuar süresince mevcut iş ortaklarıyla stratejik görüşmeler gerçekleştirirken, yeni projeler ve iş birlikleri için de önemli temaslar kurdu. Randevu bazlı görüşmeler ve dijital iletişim destekli fuar stratejisi sayesinde ziyaretçi profili ve etkileşim kalitesi artırıldı. Semerci, Yeşilova’nın Avrupa vizyonuna da şu sözlerle dikkat çekti: “50. yılımızı kutladığımız bu dönemde, Avrupa’daki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. ‘Sürdürülebilir Başarı Güvencesi’ yaklaşımımız doğrultusunda; güvenilir üretim, sürdürülebilir süreçler ve mühendislik odaklı katma değer yaratmaya devam edeceğiz.” Yeşilova, Euroguss 2026 katılımının ardından uluslararası fuar ve sektörel iletişim faaliyetlerini artırarak Avrupa pazarındaki büyüme stratejisini kararlılıkla sürdürmeyi planlıyor.

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor Haber

GOTEC-G emin adımlarla ilerliyor

Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde 20 yıldır kauçuk-metal ve plastik parçalar için yüzey işlemleri ile yapıştırma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türk-Alman ortaklı GOTEC-G, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik belirsizliklere rağmen üretim gücünü ve sektördeki konumunu korumayı başarırken, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmaya devam edecek. GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan yaptığı açıklamada, 2025 yılını değerlendirirken 2026’ya yönelik beklenti ve hedeflerini dile getirdi. “Maliyet baskılarını verimlilikle yönettik” 2025 yılında Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kabiliyetini muhafaza ettiğini ifade eden Doğan, artan enerji, işçilik ve finansman maliyetlerinin sanayi şirketleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün değişen dış pazar koşullarına hızlı uyum sağlayarak sanayinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Doğan, “2025’te maliyet enflasyonu ve finansmana erişim sektörün temel risk başlıkları arasında yer aldı. GOTEC-G olarak bu süreci; verimlilik artışı, etkin maliyet yönetimi, kalite odaklı üretim anlayışı ve esnek operasyon yapımız sayesinde dengeli bir şekilde yönettik” dedi. 2026’da dengeli büyüme beklentisi 2026 yılına yönelik öngörülerini de paylaşan GOTEC-G Genel Koordinatörü İldem Doğan, daha dengeli bir ekonomik büyüme beklendiğini ancak maliyet ve finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Otomotiv sektöründe teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin belirleyici olacağını belirten Doğan, şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını güçlendirerek ana sanayiye daha rekabetçi çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bu adımlar, GOTEC-G’nin sektördeki konumunu daha ileri taşırken uzun vadeli büyümemizi de destekleyecek.” Sanayi yatırımları ve istihdam vurgusu Pandemi sonrası oluşan ekonomik ve toplumsal etkilerin kalıcı şekilde giderilmesi için sanayi yatırımlarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Doğan, verimlilik odaklı dönüşümün ve istihdamın Türkiye’nin küresel rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Nitelikli insan kaynağının ülkede tutulmasının stratejik bir gereklilik olduğuna işaret eden İldem Doğan, gençlere yönelik istihdam ve gelişim olanaklarının artırılması gerektiğini söyledi. Doğan açıklamasında, “Genç neslin ülkesine güvenle bağlanabilmesi, inovasyonu ve üretimi destekleyen güçlü istihdam olanaklarıyla mümkün. Beyin göçünün önüne geçmek ve gençlerimize geleceğe dair umut vermek, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için hayati önemdedir” şeklinde konuştu. “Katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” GOTEC-G olarak bu hedeflere katkı sunma sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade eden İldem Doğan, “Üretim gücümüzü, teknoloji odaklı yatırımlarımızı ve çözüm odaklı yaklaşımımızı geliştirerek hem ana sanayiye hem de ülke ekonomisine değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Burpol’e Yeşil Dönüşüm ödülü Haber

Burpol’e Yeşil Dönüşüm ödülü

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisinde Ülker Bisküvi ve Tüpraş’ın ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu. 2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde “Çevre”, “Enerji Verimliliği” ve “Sürdürülebilirlik” ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor. Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, “Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum” dedi. “Gurur duyuyoruz” “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, “Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum” diye konuştu. Yıldırım, “Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor” dedi. Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözümlemeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin önemi artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam” Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, “Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin “Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması”nda “En Çevre Dostu kadın Girişimci Ödülü”ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği “Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni”nde “Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar” kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

BOSAB’ın yeni vizyonu 'yeşil çevre' Haber

BOSAB’ın yeni vizyonu 'yeşil çevre'

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), 2025 yılı genel değerlendirme ve 2026 yılı bilgilendirme toplantısını BOSAB Konferans Salonu’nda, bölge sanayicilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Toplantıda, geride kalan yılın çalışmaları ele alınırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ve öncelikler de paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan Barakfakih OSB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, göreve geldikleri günden bu yana bölgenin altyapıdan çevreye, hizmet kalitesinden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Akyıldız, "Sanayicimizin üretim gücünü kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde desteklemek temel önceliğimiz. Bu anlayışla, su arzının sürekliliği, altyapı arıza müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, yol ve yüzey kaplama çalışmaları ile çevre ve temizlik hizmetlerinde ciddi mesafeler aldık" dedi. Konuşmasında Yeşil OSB sürecine de özel bir parantez açan Akyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan Yeşil OSB başvurusunda sona gelindiğini belirterek, "Enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve sürdürülebilir üretim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk. Barakfakih OSB olarak bu dönüşüme hazırız ve sanayicimizi de bu sürecin güçlü bir paydaşı haline getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Akyıldız, proses suyu geri kazanımı ve alternatif su kaynakları konusunda yürütülen çalışmalara da dikkat çekerek, yeni projenin DSİ onaylarının tamamlanmasının ardından ihale aşamasına geçildiğini ve bu sürecin bölge sanayisi için stratejik bir kazanım olacağını vurguladı. Ayrıca Yeşil Çevre Kooperatifi ile iş birliği içinde hayata geçirilen uygulamalarla, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Akyıldız konuşmasının sonunda, 2026 yılı hedeflerine de değinerek, bölgenin yangın güvenliği için hayati önem taşıyan İtfaiye Binası’nın yer tahsisi ve hafriyat işlemlerinin tamamlandığını, inşaatın hızla başlayacağını belirtti. Toplantıda sunum gerçekleştiren Barakfakih OSB Bölge Müdürü Semih İdil ise 2025 yılı boyunca yürütülen teknik çalışmalar, altyapı yatırımları ve idari faaliyetler hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. İdil; kayıp-kaçak oranlarının önemli ölçüde düşürülmesi, altyapı bakım ve onarım süreçlerinin güçlendirilmesi, yüzey kaplama uygulamaları, temizlik ve sıfır atık faaliyetleri ile kalite ve çevre yönetim sistemleri kapsamında yapılan çalışmaları detaylarıyla aktardı. Programın son bölümünde sanayicilerin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantı, 2026 yılına ilişkin planlamalar ve bütçe bilgileri paylaşımıyla sona erdi.

Osmangazi’de 'Girişimci Kafası Söyleşisi': Özden Dalkılıç ilham verdi Haber

Osmangazi’de 'Girişimci Kafası Söyleşisi': Özden Dalkılıç ilham verdi

Osmangazi Belediyesi, gençlerin girişimcilik alanında farkındalık kazanmalarını hedefleyen söyleşilerine bir yenisini daha ekledi. ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ programı kapsamında son olarak Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, katılımcılarla bir araya geldi. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen Girişimci Kafası Söyleşisi’nde iş dünyasındaki deneyimlerini katılımcılara anlatan Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, girişimciliğin yalnızca hayal kurmakla sınırlı kalmadığını, bu hayali gerçeğe dönüştürmenin ise istikrarlı çalışma, cesaret ve doğru planlamadan geçtiğini ifade etti. Mürvet Özçelik’in moderatörlüğünü üstlendiği programda düşünme, marka oluşturma ve sürdürülebilir üretim hakkında önemli bilgiler aktaran Dalkılıç, katılımcıları kendi projelerini hayata geçirme konusunda cesaretlendirdi. Girişimcilik yolculuğuna çıkmadan önce basın sektöründe çalıştığını belirten Özden Dalkılıç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Üniversiteden mezun olduktan sonra farklı kurumlarda pek çok deneyim edindim. Yaklaşık on yıl boyunca aktif olarak muhabirlik yaptım. Zor ama keyifli bir işti. Hamileliğimle birlikte önceliklerim değişti. Çocuğuma daha çok vakit ayırmak istedim ve kendi tercihimle işten ayrıldım. Yıllarca durmadan çalıştıktan sonra evde oturmak kolay olmadı. İçimde yeniden üretme isteği kabarmaya başladı. El işlerine olan yatkınlığım hep vardı. Ahşap boyar, takı tasarlar, örgü örerdim. Sonra seramik kurslarıyla bu dünyaya adım attım. Kendimi geliştirdikçe ‘Neden bunu bir atölyeye dönüştürmeyeyim?’ düşüncesi içimde filizlendi. Aslında bu çocukluğumdan beri kurduğum bir hayaldi. Bugün o hayalin peşinden gitmekten büyük mutluluk duyuyorum." Girişimciliğin samimiyetin ötesinde emek isteyen bir yol olduğunu söyleyen Dalkılıç, "Atölyemi kurabilmek için yeniden çalışmaya başladım ve kazandığım her kuruşu biriktirdim. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok kıymetliydi. Bir yandan ailemiz için o çalışırken, ben de hayalimi gerçeğe dönüştürmek için kendi sermayemi oluşturdum. Seramik atölyesinin en önemli parçası fırındır. Altı ay boyunca hem çalıştım hem biriktirdim, kalan tüm masrafları da kendi çabamızla tamamladık. Boyasını, badanasını bile biz yaptık. Tüm bu parçalar bir araya gelince, yıllardır içimde büyüttüğüm hayalim sonunda hayata geçti" dedi. Yaptığı hiçbir işi aceleye getirmeyi sevmediğini belirten Özden Dalkılıç, "Beğenmediğim bir şeyi sunmam. Çünkü her ürüne emeğimi tek tek katıyorum. Çamura şekil verip bardağı oluşturuyorsunuz, pişiriyorsunuz, renklendiriyorsunuz, yeniden fırınlıyorsunuz. Bir bardak bile bazen bir haftada tamamlanıyor. Bu süreç sabır istiyor. Bu da benim huyum. Her aşamasıyla tek tek ilgilenmeyi sevdiğim için, ortaya çıkan ürünün hikayesi de ayrı bir değer taşıyor" açıklamalarına yer verdi. Tüm girişimci adaylarını korkmadan üretmeye devam eden Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, anlamlı organizasyonu hayata geçiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a yürekten teşekkür etti.

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret Haber

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret

Bağlantı elemanları sektörünün çatı kuruluşu Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk liderliğinde yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcilerinden oluşan heyet ile birlikte, Bursa sanayisinin teknolojik dönüşümüne öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; kampüste hayata geçirilen projeler, laboratuvar çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve sanayiye yönelik teknik çözümler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Teknoloji ve Üretim Altyapısında Kapsamlı İnceleme BESİAD heyeti ziyaret kapsamında Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM), BTSO Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezini gezerek kurumların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. Heyet, ileri üretim tekniklerinden verimlilik artırıcı model uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede bağlantı elemanları sektörünün Ar-Ge, kalite, verimlilik ve nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına katkı sağlayabilecek iş birliklerini değerlendirdi; kampüste yürütülen çalışmaların sanayinin dönüşüm sürecine etkilerini sahada gözlemledi. “Nitelikli istihdamdan üretimde sürdürülebilirliğe tüm alanlarda sektörün gelişimini odağımızda” Bağlantı elemanları sanayisinin Türkiye’nin üretim gücündeki stratejik rolüne dikkat çeken BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıkların nitelikli iş gücü, üretim verimliliği ve dijital dönüşüm süreçlerine uyum olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bağlantı elemanları sektörümüzün gelişiminde nitelikli istihdamın güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim pratikleri en öncelikli başlıklarımızı oluşturuyor. BESİAD olarak firmalarımızın rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı destekliyor; üyelerimizin geleceğin üretim teknolojilerine uyum sağlamalarını önemsiyoruz. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü gibi vizyoner yapılar, hem eğitim altyapısı hem de teknik donanımıyla sektörümüz için büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Kampüs ziyaretimiz, üyelerimiz açısından verimli bir perspektif sundu. Sektörün gelişimi için hedeflerimiz doğrultusunda bu tür iş birliklerini son derece değerli buluyoruz. Ev sahiplikleri için BTSO’ya teşekkür ediyorum.” ‘BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya Uzanan Yapımız Sanayimizin İnovasyon Gücünü Artırıyor’ Ziyaretle ilgili değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Eğitim ve Teknoloji Kampüsümüz, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve firmalarımızın dijital ve sürdürülebilir dönüşüm sürecini desteklemek amacıyla kurguladığımız bütüncül bir ekosistem. BUTEKOM’dan BUTGEM’e, MESYEB’den Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezi’ne kadar kampüs bünyesindeki her bir yapı, üretim kalitesini, verimliliği ve inovasyon kapasitesini artırmaya hizmet ediyor. Bağlantı elemanları gibi yüksek standart ve hassas üretim gerektiren bir sektörde faaliyet gösteren BESİAD üyelerinin bu altyapıyı yakından tanımasını son derece kıymetli buluyoruz.” dedi.

Burkay: “Teknoloji ve verimlilik üretimin standardı olmalı” Haber

Burkay: “Teknoloji ve verimlilik üretimin standardı olmalı”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Uludağ Gıda Zirvesi’, sektörün liderlerini bir araya getirdi. “Sürdürülebilir Gıda, Güvenilir Gelecek” temasıyla düzenlenen zirve, tarımdan sanayiye, tedarikten ihracata kadar gıda ekosisteminin tüm halkalarını aynı çatı altında buluşturdu. BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi’nin çalışmaları doğrultusunda iş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen zirvede, iklim değişikliğinin tedarik zincirine etkileri, yerli üretimin güçlendirilmesi, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir arz modelleri gibi konular alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Kamu yöneticileri, akademisyenler, sektör temsilcileri ve yerel yöneticileri bir araya getiren zirvenin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel dönüşüm çağında akıllı, yeşil ve sürdürülebilir üretimin geleceği şekillendirdiğini belirterek, teknoloji ve verimlilik temelli bir tarım-sanayi entegrasyonunun Türkiye’nin gıda güvenliği ve rekabet gücü için hayati öneme sahip olduğunu söyledi. “Köklü Bir Zihniyet Dönüşümünden Geçiyoruz” Başkan Burkay, günümüzde şirketlerin değerini toprakları ya da fabrikaları değil; veriyi yönetme gücü, yenilik üretme kabiliyeti ve dönüşümü öngörme becerisinin belirlediğini ifade etti. Bursa Business School’un, iş dünyasının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstlendiğini vurgulayan İbrahim Burkay, “Uludağ’ın kalbinde oluşturduğumuz bu vizyon okulu, bilgiyle güçlenen, yenilik üreten ve geleceğe yön veren bir düşünce platformudur. Enerjiden çevreye, dirençli şehirlerden girişimciliğe kadar uzanan zirvelerle burada köklü bir zihniyet dönüşümünü hep birlikte inşa ediyoruz.” mesajı verdi. “Güvenlik ve Refah Meselesi Haline Geldi” İklim krizinin etkilerinin derinleştiği ve jeopolitik risklerin küresel ticareti yeniden şekillendirdiği bir dönemde gıda ve tarımın güvenlik ve refah meselesi haline geldiğine işaret etti. Bursa’nın tarımsal üretim potansiyeline değinen İbrahim Burkay, su kaynaklarının tarımdaki kullanım oranının yüzde 70 seviyesinde olduğunu, bu nedenle verimlilik ve teknoloji odaklı planlamanın kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, en az enerji kadar stratejik hale gelen suyun da verimli kullanılması gerektiğini belirterek, Bursa’nın toplam 10 bin 800 kilometrekarelik yüzölçümünün içinde tarıma ayrılan payın yüzde 30,9 olduğunu, sektörün kent ekonomisindeki payının ise yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çekti. “Yüksek Verimi Planlama ve Teknolojiyle Sağlayabiliriz” Avrupa’da sınırlı su kaynaklarına rağmen tarım ve hayvancılık sektörlerinde teknolojik yatırımlar ve verimlilik esaslarıyla birbirinden başarılı örneklerin bulunduğunu dile getiren İbrahim Burkay, “Yüksek verim, sadece toprak ve suyla değil; bilgiyle, planlamayla ve teknolojiyle sağlanabilir. Altını özellikle çizmek isterim ki bizler sanayiyle tarımı birbiriyle rekabet eden değil, birbirini tamamlayan zenginlik alanı olarak görüyoruz. Sanayide küresel üretim ve inovasyonun merkezleri olan ABD, Almanya ve Çin, aynı zamanda tarım sektöründe de küresel verimlilik ve üretim liderleri arasında yer alıyor. Üretim zincirinin her halkası bir diğerini güçlendirdiğinde, hem sektörün tüm paydaşları kazanır hem de ülkemizin refahı artar.” dedi. “Ne Kadar Verim Aldın Sorusuna Yanıt Vermek Zorundayız” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilir gıda sistemlerinin teknoloji, veri ve ortak akılla güçlenmesi gerektiğini belirterek, “Artık ‘ne kadar destek verdin’ değil, ‘ne kadar verim aldın’ sorusuna yanıt vermek zorundayız.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, “Teknoloji ve verimlilik, üretimin standardı olmalı. Dijital toprak haritaları, akıllı sulama ve geri kazanım sistemleriyle üreticimizi teknolojiyle buluşturabilirsek, hem verim artar hem gıda fiyatları dengelenir hem de doğal kaynaklarımız korunur.” dedi. İbrahim Burkay, konuşmasının son bölümünde Bursa Food Point Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı ile Turfood Horeca Fuarının Uludağ Gıda Zirvesi’nin devamı niteliğinde olacağını ifade ederek, “Bu ekosistemi büyütmek, bilgi paylaşımını kalıcı hale getirmek ve Bursa’nın gıda sektöründeki küresel gücünü daha da artırmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. “Bursa, Türkiye’nin Gıda Üretiminde Kilit Bir Merkez” BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, zirvede yaptığı konuşmada Türkiye’nin bereketli toprakları, iklim çeşitliliği ve üretim potansiyeliyle dünyanın önde gelen tarım ülkeleri arasında yer aldığını vurguladı. Bursa’nın güçlü sanayisi, verimli arazileri ve gelişmiş lojistik altyapısıyla ülkemizin gıda üretiminde kilit bir merkez konumunda olduğunu belirten Sayılgan, gıda sektöründeki başarıların kalıcı hale gelmesi için tüm paydaşların sürece dahil olması gerektiğine dikkat çekerek, “Üreticiden akademisyene, sanayiciden yerel yönetimlere kadar herkesin sürece katılımını sağlamalıyız. Politikaların üreticinin sesiyle, çiftçimizin tecrübesiyle şekillenmesi gerekiyor. Çünkü tarladaki emeği anlamadan sofradaki bereketin değerini bilemeyiz.” ifadelerini kullandı. “Dünya’da Üretilen Gıdanın 3’te Biri İsraf Ediliyor” Sürdürülebilir gıda ekosistemi inşasında güçlü bir iş birliğinin önemine işaret eden Sayılgan, ekonomide istikrar arayışlarının sürdüğü bir dönemde tarım sektörüne yönelik teşviklerin artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Teknolojik yatırımlar ve dijital tarım uygulamalarının sektörü geleceğe taşıyacak en güçlü adımlar olduğunu belirten Sayılgan, gıda israfının da önlenmesi gereken en kritik konulardan biri olduğunu söyledi. Dünyada üretilen gıdanın üçte biri, Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 25 milyon ton gıdanın israf edildiğini ifade eden Sayılgan, Uludağ Gıda Zirvesi’nin bu anlamda önemli bir misyon üstlendiğini dile getirdi. “Akıl Terine Ağırlık Vermeliyiz” Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Uludağ Gıda Zirvesi’nin sektörün geleceğine ışık tutan bir temayla düzenlenmesinin büyük anlam taşıdığını belirterek, “Bizim gelecekteki en önemli sıkıntımız su sorunudur. Dünyada su kıtlığı artıyor. Ülkemizde ve Bursa’da da artıyor. Suyun en verimli kullanıldığı yöntemleri geliştirmemiz ve bunun teknolojilerine gitmemiz şart. Bursa’mızda daha büyük ölçekte tarımsal faaliyetlerle yapılan üretimler yapan sektörümüz var. Bunlar gerçekten çok güzel çalışmalarla eksiği kapatmaya çalışıyor. Pandemide de gördüğümüz gibi insan hayatının olmazsa olmazı gıda. Gıda arzı ve bunun güvenilirliği çok önemli. Gıda arzında alın terimiz var ama akıl terimizi de kullanmamız gerekiyor. Mükemmel bir zirveye imza atıldı. BTSO Başkanı Sayın İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum. Bir işi doğru zamanda güzel bir merkezde yaptılar. Bursa her zaman her yönüyle örnek bir şehir.” dedi. “İbrahim Burkay’ın Erişilemez Vizyonuyla Tarihi Bina Büyük Bir Esere Dönüşmüş” Uludağ Gıda Zirvesi, açılış konuşmalarının ardından “Güvenilir ve Sürdürülebilir Gıda İçin Kurumsal Yol Haritası” oturumuyla gerçekleştirildi. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, zirvenin Bursa Business School’da düzenlenmesinin kendisi için farklı bir anlam taşıdığını belirterek, “Burada olmak benim için çok önemli. Bu yapının 50 sene öncesini hatırlıyorum. Öğrenciyken burada kalmışlığım var. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın erişilemez vizyonuyla bu binayı böyle görmek, orijinalliğiyle çağın gerekli imkanlarıyla Bursa’mıza ve ülkemize yeniden kazandırılmış olması benim için gerçekten çok büyük mutluluk. Kendisini tebrik ediyorum. Uludağ’ın tazeleyen havasında güzel bir zirve geçirilmesini diliyorum.” dedi. “Ortalama Çiftçi Yaşı 59’a Yükseldi” Muharrem Yılmaz, sürdürülebilir gıda üretimi ve güvenilir tedarik zinciri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Dünyada 700 milyon insanın açlık çektiğini, her yıl 1.25 milyar ton gıda israf edildiğini, dünya nüfusunun yüzde 28’inin yeterli gıdaya ulaşamadığını belirten Yılmaz, buna karşın yetişkinlerin yüzde 16’sının ise obezite ile mücadele ettiğine dikkat çekti. Muharrem Yılmaz, “Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,8 milyara ulaşması bekleniyor. Ayrıca kırsal bölgeler boşalıyor ve dünyada gençlerin yüzde 40’ı tarımı bırakma eğiliminde. Çiftçiler yaşlanıyor. Ortalama çiftçi yaşı 59’a yükseldi. Türkiye’de genç çiftçilerin oranı yüzde 5 düzeyinde. Gelecek için kadroları da yetiştiremiyoruz.” diye konuştu. “İş Yapış Biçimlerimizi Dönüştürmek Zorundayız” Küresel sıcaklık artışının devam ettiğini, dünyada tarım arazilerinin yüzde 33’ünde toprakların yıprandığını dile getiren Muharrem Yılmaz, “Her yıl ciddi sıcaklık dalgaları var. İklimde çok ciddi şoklar yaşıyoruz. Milyarlarca dolarlık tarımsal ürün kaybı yaşanıyor. Tüm bu sorunlar ve karşımıza çıkan tehditler dikkate alındığında sektörü sürdürülebilir kılmak, doğal kaynakları korumak, verimliliği artırmak, herkes için adil ve kaplayıcı bir gıda sistemi oluşturmak durumundayız. Bu nedenle iş yapış biçimlerimizi dönüştürmek ve gıda sistemlerimizi gözden geçirmeliyiz. Hepimiz aynı gemideyiz ve aynı zincirin halkasıyız. Güvenilir gıdayı herkes için erişilebilir hale getirmeliyiz.” dedi. Sektörün Gelecek Stratejisi Uludağ’da Ele Alındı Zirve programı kapsamında ayrıca; “Gıda Güvencesi İçin Yerli Hamle: Verimli Tarım, Yeni Nesil Kooperatifçilik ve İhracat Odaklı Üretim”, “Tarladan Sofraya Sorumluluk: Bilinçli Tüketim ve Sürdürülebilir Gıda İçin Kooperatif Vizyonu”, “Gıdanın Geleceği İçin Sürdürülebilir Gıda Sanayinde Dönüşüm” ve “Gıda Arzında Kırılganlık: İklim Krizi, Maliyetler, Tedarik Zinciri” başlıkları da alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Yerelden Küresele Sürdürülebilir Büyüme Uludağ Gıda Zirvesi, Türkiye’nin gıda sektöründe sürdürülebilir üretim, dijitalleşme, yeni nesil tarım teknolojileri ve çevre dostu üretim modelleriyle küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Zirve, sektörün öncü kurumları arasında iş birliği ağlarının güçlendirilmesine, bilgi paylaşımının artırılmasına ve Türkiye’nin gıda stratejisinin yeniden şekillendirilmesine katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.